Topluca La ilahe illallah okumanın kaynağı?
Dini Hüküm , Fetva , Mahmud Efendi Hz , Tahkikat , Tarikat / 10 Ağustos 2026

Allah’ın yüce adıyla Kaynak Sorunsalı  İsmailağa gibi ilim ve irfan merkezi camilerde sabah ve yatsı namazı akabinde topluca okunan 10 kere la ilahe illallah ve salat-ı devaiye dediğimiz “Allahümme salli ala seyyidina Muhammed biadedi külli dain..”  salavatının kaynağı nedir?  CEVAP 10 kere لا اله الا الله okumanın kaynağı  Kur’an: فاعلم انه لا اله الا الله bilmiş ol ki Allah’tan başka ilah yoktur”  Hadis: Kim sabaha çıktığında 10 kere okursa la ilahe illallahu vahdehu la şerike lehu, lehul mulku ve lehül hamdü ve huve ala külli şeyin kadir” derse bir köle azad etmiş gibi sevap kazanır. Akşam okuyan için de aynı..” Bu muazzam zikrin özü la ilahe illallah kelimeyi tevhididir, tamamını okumayan en azından özünü okur. Nitekim yalnızca la ilahe illallah okumaya teşvik eden nice ne nebevi hadisler vardır 3 kere Salat-ı Devaiyye okumanın kaynağı  Kur’an:  صلوا عليه وسلموا تسليما  Allah ve melekleri o peygambere salat eder ey müminler sizler de ona salatü selam ediniz Hadis: bana bir kere salavat okuyana Allah on rahmet eder  Şafi ve Hanefi uleması bela ve musibetin kalkması için müminlerin toplanıp topluca dua etmelerini caiz ve müstehap görmüşlerdir  Salat-ı devaiyye اللهم صل على سيدنا محمد وعلى ال سيدنا محمد بعدد كل داء ودواء وبارك وسلم عليه…

Menzil Tarikatı Neden Hedefte ?

Bismillahirrahmanirrahim Türkiye’nin en büyük Tarikatı Menzil Nakşibendi tarikatı laik ve bidatçı kesimin taarruzu altındadır. Rasulullah efendimizin nesli pâkından gelen bu silsile bu Tarikat Türkiye’de etkisi en büyük en yaygın Tarikat olduğu için şeriat ve tarikat muhaliflerinin sürekli kara propagandasına maruz kalmaktadır.  Bu karalama faaliyetine bazen bindikleri bir araba bazen yedikleri bir yemek bahane olurken bu defa cami içinden bir görüntü servis edilmiş ve güya ki müridler şeyhe secde ediyorlarmış gibi propaganda yapılmaktadır  Seyda Saki efendi cemaate dönük oturmuş cemaat namaz kılmaya devam ediyor” videosunun izahı Menzil’i bilen bir Seyda tarafından şöyle açıkladı   “Gece namazı kıldılar sonra Hanefi cemaat başka bir imamla vitir namazını kılmaya durdu. Seyda vitir namazını gece Teheccüd sonunda kıldığı için hatim okumak üzere kürsüye geçti. O anda cemaat namaza devam edince böyle bir görüntü oluştu. Ancak önünde kürsü yani cemaatla arasında sütre olduğu için aslında namazda sıkıntı yok. Ancak bazı art niyetli kişiler bu görüntüleri kasıtlı çekip servis ederek sanki Mendilde insanlar şeyhe secde ediyorlarmış gibi göstererek hainlik yapmışlardır.” Tarikat ehli olarak bizler menzili her zaman savunur müdafaa ederiz. Nitekim Şeyhimiz Mahmud Efendi Hazretlerimiz menzil şeyhlerine ne kadar hürmetli ve saygılı olduğunu herkes bilir. Onların cenaze namazını kılmaya kıldırmaya gittiğini de herkes bilir. O günden bugüne…

Büyük Bayram Hoca Kimdir

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla  Bayram Karamustafaoğlu veya Büyük Bayram Hoca 28 ekim 2024 günü ilerlemiş yaşına rağmen ismailağa’ya Fikrî Efendi Hz’ni ziyarete gelmesi ve hatm-i Hacegan’a iştirak etmiş olması üzerine.. 1938 doğumlu olan Büyük Bayram hoca Mahmud Efendi hazretlerimizin gençliğinde Of’ta açtığı medresenin ilk talebelerinden ve en kıdemli ihvanındandır.  Mahmud Efendi hz okutmuş yetiştirmiş ve icazetname alma işini hocası Allâme Dursun Efendiye tevdi etmiş ve böylece Bayram Karamustafaoğlu hoca efendi o hazretten icazet almaya şerefyab olmuştur  O Büyük Bayram hoca ki 2010’larda gördüğü zuhurat üzerine Efendi Hazretleri Hasan Efendi’yi halife tayin etmiştir. Zuhuratta “Mahmud efendiye söyle bir halife tayin etsin” buyurulmuş ve Mahmud Efendi Hazretleri birçoklarının rüyasına zuhuratına itibar etmezken Büyük Bayram Hocanın zuhuratını önemsemiş ve bu iş için kolları sıvamıştı. Şimdi o sayede silsilemiz muselsel olarak devam ediyor Elhamdülillah. Hasan Efendi Hz’nin döneminde kendisine rabıta hakkında sual edildiğinde “Ben Hasan Efendi’ye rabıta ediyorum” demekten çekinmemiş ve tarikatta olması gereken asıl şeyin yaşayan şeyhe rabıta etmek olduğunu acemi kıdemli cümle ihvana talim etmiştir  Neden Büyük Bayram Hoca? Cemaatte iki tane bayram Hoca olunca büyük Bayram hoca yaşça (şehid) Mektubatçı Bayram Ali Hoca’dan ileri olduğu için aralarını ayırmak için bu lakabı almış ve kendisine ‘büyük’ Bayram hoca denmiştir. Yaşça büyüklüğün…

HASAN EFE ŞEYHTİR

ALLAHIN YÜCE ADIYLA KONU : Efendi Hz’nin Hilafeti Hasan Efendiye bırakma sürecinde yaşanan zorluklar, Silsilenin devam edeceği müjdesi ve Metin hoca merhumun şahitliği “Selamun aleyküm kıymetli kardeşlerim tarihte saklı bir olaya sizleri şahit tutmak için bu mesajı yazıyorum. Hasan Efendi Hz’nin halifeliğine (şeyh olacağına) dair Efendi Hazretlerinin kararını tebliğ ettiği heyet işi evrak ve imzaya dökmeye hazırlık yaparken Metin hoca rahmetliye bir telefon geliyor. Telefon Mahmud Efendi Hazretlerinden : “Ben hayattayım onlara söyle vazifemin başındayım daha ölmedim!” Telefonu alan Metin Hoca efendinin tansiyonu yükselir telaşlanır abdest alıp iki rekat namaz kılar hemen toplantının olduğu yere gidip Efendi Hz’nin sözünü tebliğ eder. Bir müddet sonra da Metin hoca ailesiyle Suriye’ye ilimini geliştirmeye giderler. Efendi hazretlerimiz tekrar telefon açtırarak bu defa Metin hocayı haneye davet eder “onu burada misafir edelim” der. Efendi hazretleri hanede bir ara Metin hocayla yanlız kalınca “Ne yaptın o telefonda söylediğimi ? diye sorar. Metin hoca “Onlara gittim söyledim” diye cevap verince Efendi Hazretleri buyurur ki “Heyetle ne karar aldıysak odur, beni sana zorla söylettiler. Ama bunu şimdi söylemeyelim. Beni zorluyorlar ‘Mehdiye bırak bu vazifeyi’ diye. Mehdiye kavuşursak tamam. Ama oldu kavuşamadık.. Silsile-i Aliyye yoluyla devam edecek tarikatımız” Metin hoca Haneden ayrılırken Şefik Hc ve Muhammed Keskin Hocaya…

Menzil Şeyhi Abdulbaki El-Huseyni Hakka yürüdü

Ölmeyen Diri Allah’ın yüce Adıyla Menzil Tarikatı lideri Nakşibendi şeyhi Abdulbaki El Hüseyni Gavsi Sani hazretleri bugün saat 14 sularında fani dünyaya gözlerini yummuş ve Rabbi rahimine kavuşmuştur. Cenazesi yarın Adıyaman menzil köyünde kılınacaktır. Seyda Hazretleri arkasından 3 oğul dolayısıyla 3 halife bırakmakla menzil tarikatı için zorlu bir sürecin başlangıcı olmuştur. Allah bu süreçte hak ve hakikate muvaffak eyleye

İzmitli Rabbanî Efendi RA

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla Rabbani Demirhan Efendi.. Allah rahmet eylesin. Salihlerin anıldığı meclise rahmet nazil olur. Bu yazıyı bir vefa kadirşinaslık icabı kaleme alıyorum. Rabbani efendi hakkında nette hiç bir malumatın olmayışı beni yazmaya daha çok sevk etti.. الا ان اولياء الله لا خوف عليهم ولا هم يحزنون İzmit’te bulunduğum (2000-2001) yıllar içinde tanıdığım istifade ettiğim sevdiğim salih insanlardan biriydi Rabbanî Efendi. Allah makamını âli eylesin Cemali ba-kemâl’ini seyrettirsin. amin Şeyh Rabbanî Demirhan kimdir? 1928 Kocaeli doğumlu olan Şeyh Rabbanî efendi, Şeyh Şemsettin Efendi (sol alttaki) nin halifesi olan Şeyh Eyüp Sabri Kalyoncuoğlu’nun (sağ alttaki) izmit halifesi bir Nakşibendi şeyhi idi. Rabbani efendi Türkiye’de cihad gayeli siyasî hareketin öncüsü Merhum Necmettin Erbakan’ın ilk partisi Milli Nizam’ın ve akabinde Milli Selamet in kurucuları arasında bulunmuştur.  Şeyh deyince öyle bildiğiniz bütün siretleri unutun. Onun ne etrafında hizmet için dolanan adamları ne de arkasında el bağlayan muridleri vardı. o yalnız bir şeyh idi adeta. Gayet mütevazı işinde gücünde günlük hayatın bir parçası idi. Rabbanî Efendi Seka kağıt fabrikasında bir ömür çalışmış oradan emekli olmuş  Emekli olduktan sonra asıl rağbet ettiği sanata marangozluğa yönelmiş ahşap ustası bir marangoz idi aynı zamanda. Belki bu yüzden çevre halkı onun kıymetini takdir edememiş onu sıradan…

Manevi Mirac : Tasavvuf Tarikat

Allah’ın yüce Adıyla.. Mîrac geceniz mübarek olsun manevi miracınıza vesile olsun.. Manevi Miraç dört merhaledir Ser-i illaAllah  Seyr-i fiAllah Seyr-i anillah biAllah Seyr-i fil-eşya.  ilk iki seyir velayet için gerekli, son iki seyir irşad için..  Burada seyir’den maksat kalp ayağı ile yapılan, hareket-i ilmiyyeden ibarettir. (Mektubat) Bu tabirlerden haberi olup bu işlere aşina olanlara ne mutlu.  Yani aslında seyr-i ruhanide bir mekandan başka bir mekana gitme yok. Kalpteki ilim/marifet anbean muzdad oluyor. Kul ile Mevla arasındaki 70.000 perde bir bir irtifa ediyor. Allah’ın Cemal ve Celal nurları her bir perde kalktıkça biraz daha parlıyor. Böylece salik Mevla’dan biraz daha haberdar oluyor. Bu farkındalığa Marifetullah diyoruz. Marifetullah arttıkça aynı istikamette kulun Allah’a olan sevgisi (Mehabbetullah) ve korkusu takvası (mehkâfetullah) da artıyor. Marifetullah arttıkça kulun takvası ihlâsı da artar. ibadet azmi, Rasulullaha ittiba şevki de artar. Sual: Manevi mirac ne ile yapılır, bunun aracı vasıtası nedir? Arifler dediler bunun yolu üçtür: Zikir, Rabıta, Murakabe (Marifetname) Zikir yani ALLAH, LAİLAHE İLLALLAH gibi nurlu kelimeleri günlük tekrar etmek Rabıta: Allah’ın cemali gönlüne doğmuş bir Arife gönül aynasını tutmak Murakabe: yazılmadı Tasavvuf/zikir yolunda ilerleyen sâlik haramdan kaçınmaya ve Sünnete ittiba etmeye herkesten fazla kuvvet bulur çünkü: “Şanım hakkı için muhakkak ki sizler; Allah’a ve ahiret…

Para Adamı Bozar Demişlerdi ve Bozulmayanlar
ANALİZ , İslami hayat , Tarikat / 9 Ocak 2023

Allah’ın yüce Adıyla. Çoban Vaktiyle bir alim şehrin gürültüsünden sıyrılıp bir süre başını dinlemek, inzivaya çekilip tefekkür etmek istemiş. Bunun için dağda bir kulübeye girmiş. Tam rahata erdim tefekkür için fırsatı buldum derken.. bakmış ki bir çoban sabah erkenden geliyor oralarda sürü otlatıyor elinde bir kaval akşama kadar kaval çalıyormuş. Alimin canı sıkılmış. Şehrin gürültüsünden kurtulduk derken bunun kavalına tutulduk demiş ve çıkmış kulübeden çobanla konuşmak istemiş “çoban kardeş Ne kadar güzel çalıyorsun ne kadar içli çalıyorsun Ben senin bu kavalından çok etkilendim O yüzden sana her sabah bir hediye vermek istiyorum sabah olunca şu taşın üzerinden Şu 1 lirayı alırsın olur mu” demiş. Çoban fakir memnuniyetle kabul etmiş ve daha bir şevkle çalmaya başlamış. Çalıyor çalıyor sabah olunca taşın üzerinde o 1 lirayı alıyormuş. Bir sabah bakmış para yok ! Belki unuttu diye düşünmüş yine çalmış. Ertesi gün bakmış yine para yok! Çoban alime kızmış “para yoksa ben de yokum” demiş ve kaval çalmayı bırakmış. Kıssa bu. Hal-i pür meali bu kıssadaki çoban gibi olan nice hizmet erleri var. O yüzden hocalarımız bu kıssayı anlatır, talebelere nasihat ederlerdi “Siz de buradaki çoban gibi olmayın. Buraya Allah için geldiniz sonra dünyacı olmayın. Bulamayınca küsüp gitmeyin” derlerdi.  Ancak bu iş bu…

Oda tv röportajı | 6 yaşında evlilik

Allahın Yüce Adıyla Fısk fucur odağı Odatv aileye ulaşmış, Kübra  “Bir de bizi dinleyin ne olur…” Ayşe Baykal röportajı 13 Aralık Salı 2022 11:19 – Son Güncelleme:13.12.2022 11:23 Günlerdir toplumun her kesimi tarafından konuşulan, ailesi tarafından 6 yaşında evlendirildiğini söyleyen H.K.G’nin haberini okuduğumda akıl ve vicdan sahibi olan her insan gibi ben de şoke oldum. H.K.G’nin iddialarını destekleyen fotoğrafları görüp ve ses kayıtlarının yazılı dokümanını da okuyunca olayla ilgili yazma ihtiyacı hissettim. Ayşe Baykal İsmailağa Cemaati’nin gerek üst düzey gerek mensuplarından tanıdığım herkesi aradım. Genel olarak kimse böyle bir şeyin olabileceğine ihtimal vermemekle birlikte, olmamış olması temennisinde bulunuyor. H.K.G’nin annesiyle söyleşi yapmak çok istedim ve bunun için ortak tanıdıklarımızla talebimi ilettim. Kendisi rahatsız olduğu için görüşemeyeceğini söyledi, toparlandığı zaman konuşabilmeyi ümit ediyorum. Fakat aileden -adının verilmesini istemeyen- biri ile konuşabildim. Sizinle söyleşiyi paylaşacağım. Bu arada, haberi yapan Birgün gazetesi muhabiri Timur Soykan’la konuşmak için aradım ve talebimi ilettim ama kendisinde de herhangi bir dönüş alamadım. Olay kabul edilebilir bir şey değil elbette. H.K.G’nin iddiaları adeta ülkeyi iki kutba ayırdı. Müthiş bir kavga var.   İKİ NOKTA Kavganın sebebi bir tarafın H.K.G’nin iddialarını tartışmasız kabul etmesi, diğer tarafın da iddiaların komplo olduğunu iddia etmesi. İki tarafı da birleştiren iki hususu atlıyoruz…

Zorla Güzellik Olur
Tahkikat , Tarikat / 30 Ekim 2022

Allah’ın yüce Adıyla.. Özet: Bu yazı insanı amele sevk eden “haz alma, sevgi, istek, hırs, gayret” gibi kalbi muharriklerin yoksunluğunda insanın çaresiz olmadığını ve bu iç dinamiklerden yoksunluk onun geri kalmasına mazeret olmayacağını konu eder. İçten dışa etki ve kontrol formülünü tersinden işletip dıştan içe tesir’in mümkün ve vaki olduğunu ispat eder.  Rasulullah’a sas ittiba Allah’ın emri, boynumuzun borcu. Bu ittibanın zerresi kainattan kıymetli. Allah tarafından sevilmenin çaresi bu ittibadır zira. İttiba Rasulullah efendimize muhabbete bağlıdır, ancak ne acaibtir ki Ona muhabbet etmek te Ona ittiba etmeye bağlı. Yani muhabbet ile ittiba arasında mübarek bir döngü vardır; biri diğerini tetiklemekte. Şu durumda bu döngünün dışında kalmış yani Peygamber efendimizi tam sevememiş ahir zaman insanı ne yapsın ? Yeterince sevgisi yok.. ittiba edemiyor, çünkü içinden gelmiyor. Tamsm, sevmek istiyor ama bu da ittibaya bağlı! Bu şimdi çaresiz ! Ne yapacak ? nasıl kurtulacak ? Bunun çaresi içinden gelmese de akıl ve iradesini kullanarak kalem kalem Rasulullah’ın sünnetlerini ifa etmek. Buna kendini zorlamak. Sevmediği işte çalışanlar, mantık evliliği yapan gençler gibi.. Mantık evliliği, hani iki genç hayatlarını birleştiriyorlar ancak gönül birliği (sevgi) henüz oluşmamış.. Yani kendilerini bir takım mantıklı sebeplerden dolayı bu evliliğe zorluyorlar. Dünyada en zor şey sevmeden bir arada durmak….

Sen Kendi Güneşinin bulutusun
ANALİZ , EĞİTİM , Tarikat , Tasavvuf / 14 Eylül 2022

Allah’ın yüce Adıyla  Tasavvufta bir söz vardır, altın harflerle yazılsa gerek: انت غمامة شمسك Sen kendi güneşinin bulutusun” Yani sana en büyük engel yine sen” O yüzden tasavvufi terbiye altındaki mürid kendiyle yarış halindedir. Kendi nefsini ezmeye onu adam etmeye çalışır. Aslında burada “kendi nefsi” tabiri hatalı. Çünkü kend ile nefs aynı şey. Ben ve nefsim diye farklı iki şey yok. Nefsim ben’dir, ben nefsimdir. Altın sözü bir daha oku “..sen” dedi de “senin nefsin” demedi. Bu manayı destekleyen diğer altın sözler: “Darlığın varlığındandır” Yani bütün sıkıntı ve problemlerin kaynağı “ben de varım” deyişin, benlik iddia edişin.. Varlığını iptal ettiğinde bütün kavga gürültü anında biter ortalık süt liman olur. Trafikte maganda birden önüne mi kırdı? Varlığını bitirmiş kul “buyur kardeşim” diyerek yol verir. Kalabalıkta biri ayağına mı bastı? Afedersiniz zahmet verdim” der sulh yoluna gider..  Beyazid-i Bestami Hz bir gece mezarlıkta Kur’an okumak ister kabristanın yolunu tutar. O günlerde bir nebbaş (kefen hırsızı) mezarlığa dadanmış mezarlık bekçisi burnundan solumaktadır. Beyazid Bestami Hz’i mezarlığa girerken “işte yakaladım diyerek üzerine çullanır ve oracıkta fena hırpalar. Hazret kanter içerisinde eve döner. Sabahleyin müridlerine bir miktar para vererek “bu parayla güzel bir sopa alın mezarlık bekçisine gidin, ona takdim edin, dün gece sopası kırıldı,…

Allah Hak Tarikata Nasıl Yardım Eder ?

Sual: Hak Tarikatı gözden düşürmek, insanları Allah Dostlarından koparmak için içimize salınan şeyh kılığındaki yılanların başından geçen taciz tecavüz vakalarını nasıl yorumluyorsunuz ? Bu tacizler oyunun bir parçası mı yoksa program dışı mı olmakta ? Cevap: Allahın Adıyla.. Çok mühim bir hususa temas ettiniz. Evet şeytanın partisi insanların Allah dostlarına olan teveccühünü kanun zoruyla, tekke ve tarikatları kapatarak kıramayınca yeni arayışlara girdiler. Sahte şyehler ortaya sürüp bunları parlatmak meşhur etmek, ve aksine hakiki meşayıhı ise iftira ve kara propagandayla levm etmek yolu.! Ancak gerçek Şeyh Efendiler ve müridleri dünyada Allah’ın ordusudur Allah ordusu galip gelir mağlub olmaz. [Saffat:173] Allah kendisine (dinine) yardım eden bu hak Tarikatlara mutlaka yardım edecektir ve nitekim sahte olanların foyasını ortaya çıkarmak suretiyle yardımını göndermektedir. Bu zokayı yutmuş ilk etapta en az 4 şey-h tan aklıma geliyor.. daha nicesi vardır  Bunlardan biri Ali Kalkancı, Müslüm Gündüz diğeri Fatih bi-Nurullah ve İskenderos evrenos keferos.. İlk ikisinin adının çıktığı karı ilgili mihrakların bizzat eğitip olta ucunda gönderdiği bir yem. Demekki miatları dolmuş. Son ikisi ise program dışı vuku bulmuş, mahza mekr-i ilahi. Dünyada taklidini yapmak en zor kişi Allah Dostlarıdır. Bu fasık herifler kim.. Allah Dostu gibi görünmek kim..! Filmini bile çekerken sırıtıyorlar, rol üzerlerine oturmuyor. Suratları bir…

Fenafişşeyh Fenafirrasul Fenafillah’ın İslamda Yeri
İslami hayat , Tahkikat , Tarikat / 3 Aralık 2021

Bismillahi ve billahi tevekkeltü ala Allahi Yüce Allah Beyyine suresinde “Halbuki onlar ihlasla Allaha kulluk etmekten başka şeyle emrolunmadılar” buyurmakta. Tarikatta ise müridlere “fenafişşeyh” olmak hedefi gösterilir, sonrasında Fenafirresul, sonrasında Fenafillah varmış!.. Bunlarla emrolunmamıştınız, Yalnız Allaha kulluk etmekle emrolunmuştunuz” şeklindeki soruya ne dersiniz ? CEVAP: Fenafirresul ve Fenafillah olmak Allaha kulluğun dışında şeyler değil.. Bir çok itirazlar aynı dili konuşmamaktan kaynaklanır. O yüzden “Fenafirrasul” Fenafillah” ile ne kastettiğimizi açıklamamız uygun olacak. Fenafirrasul: Allah Rasulünde fani olmak demektir yani Ona olan sevgi ve muhabbette o raddeye erişmek ki kalp onun sevgisiyle dopdolu olmak. Buhari Müslimin aktardığı “Allah ve Rasülünü herkesten çok sevmedikçe iman etmiş olmazsınız” hadisinde bizden istenen muhabbet seviyesine yükselmektir fenafirrasul. Demekki bununla emrolunduk. “Ama Beyyine suresinde “sadece Allaha kullukla emrolundunuz” yazmakta..? Cevap: Fenafirresul olan kişi ne yapar ? Rasulullahın yaptığını yapar, Onun gibi sarık sarar, Onun gibi sakal uzatır, Onun gibi cübbe giyer, Onun gibi gece gündüz namaz kılar, Onun gibi Hafız olur, müfessir alim olur, Onun gibi sabah akşam Şeriat için çalışır..” Allaha kulluk da bu değil miydi; Rasulullaha tabi olmak ? Evet. Demekki Rasulullah(ın sevgisinde) fani olmak Allah’a kulluğa zıt şey değil, bilakis yardımcı. Geriye kaldı Fenafişşeyh.. Fenafişşeyh Şeyhin sevgisinde fani olmak; onu o derece sevmek ki…

Hatm-i Hacegan Yapmanın İslam’da Yeri ?
Dini Hüküm , Hadis , İslami hayat , Tahkikat , Tarikat / 27 Temmuz 2021

Soru: tarikatlarda yapılan Hatm-i Hacegan nın dinde yeri nedir ?  Hatim: bir kitabı, bir zikri başından sonuna kadar okuyup bitirmek demektir.  Her biri alim hocalar olan Nakşibendi şeyhleri bazı sure, zikir ve duaları günlük okumuşlar, buna o yüzden “hocaların hatmi” manasında Hatm-i Hâcegân denmiştir. ‘Hatme’ de bunun kısaltmasıdır.  Hatm-i Hâcegân nedir o esnada neler yapılır, bir bir teşhis edip Kitab Sünnete arz edelim ki Hatmi Haceganın dindeki hükmünü tespit edebilelim. • Hatm-i Hâcegân besmele salevat ihlas suresi elemneşrahleke suresi, lahavle ve Baki Hayy Kayyum gibi bazı Allahın isimlerini okumaktan ibarettir. Okunan şeylere bakınca hepsi zikrullah hepsi nur ve şifa, zerre beis yok. • Hatm-i Hacegan bu zikir ve sureleri ya tek başına veya cemaat halinde topluca okumaktır.  Allah’ı tek başına zikretmek de cemaat halinde zikretmek.. her ikisi de dinimizde vardır ve her ikisi de hadisi şeriflerde övülmüştür. Camide cemaat halinde Allah’ı zikreden insanları görünce büyük Sahabeden Ebu Musa el eş’ari hazretleri vaziyeti beğenmiş ve onaylamıştır. • Hatmi Haceganda okunan zikir ve sureleri bir sayı dahilinde okumak vardır ki sayıya riayet etmek bizzat hadisi şeriflerde mevcuttur. “Her namaz akabinde kim 33 er kere SübhanAllah Elhamdülillah Allahu Ekber derse..” “Kim 1000 ihlas okursa..” gibi. • Hatmi Hacegan sayıları muhafaza etmek için eline…

4 Büyük Halifeye Dair İlham ve Keşfî Marifetler | İmam Rabbani

Hz Sıddîk-i Ekber ile Hz Omer el-Faruk (Allah onlardan razı olsun) bu ikisi, Nübüvvet-i Muhammediyyenin sıkletini tahammul etmişlerdir. Velayet-i Muhammediyyenin sıkletini ise tahammül eden zat İmam Ali kerramallahu vecheh olmuştur. Hz Zinnurreyn ise velayet gerek nübuvvet, her iki taraftan da engin bir nasibi vardır. Belki de ona “iki nur sahibi” denmesinin bir vechesi de budur. . İmam Ali kv velayet-i Muhammediyenin sıkletini yüklenmiş olması itibariyle Kutb-ul Aktab, Evtâd ve Abdâl gibi evliyaların terbiye ve tedbiri İmam Ali efendimize tevdi edilmiştir. Çünkü bu zatlar umum itibarla uzlet evliyası olduklarından bunlarda velayet ciheti ağır basmıştır ve bu yönleri itibariyle İmam Ali ile münasebetleri ziyade olmuştur da İmam Ali onların mürebbisi olmuştur. Hz Fatıma Ez-Zehra ile sevgili evlatları Hz Hasan ile Hz Huseyin velayet-i Muhammediyyenin sıkletini tahammül etmede babaları İmam Ali efendimize ortaktırlar. Allah onlardan razı olsun . İmam Rabbani, Mektubat 1:251 . Açıklama ve İzah . Peygamber efendimizin vefatı sonrasında Ona halife olmak manevi mirasına sahip olmakla mümkündür ki Onun manevi mirası iki şeydir: Nübüvvet (Halka bakan yüzü, Peygamberlik işi) ve Velayet, (Allaha bakan yüzü, Allah ile olan dostluk) yönü. Bu iki kısım mirası kamil manada tevarüs eden, üstlenen zatlar Rasulullahın vezirleri mesabesindeki 4 büyük halifeleridir. . Hz Ebubekir RA ile Hz Ömer…

Doğu Usulü Okumaya Gidiş Maceramız 1
Hatıralarım , Medrese , Özel , Tarikat / 23 Haziran 2021

Allahın Yüce Adıyla.. Özet: 1999 yılında İstanbul’da İsmailağa medresesinde okurken daha sağlam olacağı propagandasına kapılarak Tillo’ya gidip tedrise orada devam etmek fikrine kapıldık. Bunun için doğu kökenli, doğu medreselerini bilen ders hocamız Seyyid Ahmet Hoca ve Şaban Sadoğlu hocalarımızla istişare ettik. Pek tavsiye etmediler. Şaban hocamız “Belki umduğunuz gibi çıkmayacak, o yüzden tatilde gidin önce bir bakın.. ona göre okumaya gidersiniz” şeklinde bir tavsiyede bulundular. Bunun üzerine İstanbul’da doğu usulü okutmakla maruf Çengelköy’de (şimdi Samandra) bir medreseye eğitim durumunu incelemek üzere gittik ve gördüklerimiz üzerine doğu usulünde vaz geçtik” …..  Doğu Usulü ve İstanbul Usülü (Karadeniz usulü) Bugünün Türkiye Medreselerinde takip edilen iki tür tedrisatın, adı.. Okutulan kitaplar ve okutulma biçimi üzerine doğan çeşitlilikten kaynaklı iki farklı programdır. İslam’da her alanda farklı yollar mezhepler ekoller oluştuğu gibi ilmin öğrenciye aktarılma metodlarında da medreseler arasında farklı usüller oluşmuştur. Biri, doğulu hocaların tarzı olması hasebiyle “Doğu usulü” adını alırken diğeri de daha ziyade Karadenizli (Oflu) hocaların tarzı olması itibariyle “Karadeniz usulü” ve İstanbulda temerküz etmeleri yönüyle de “İstanbul usulü” adını almıştır. Siirt Tillo’da Seyda Molla Burhan, Konya’da Molla Salih Ekinci ve İstanbul’da Şaban Sadoğlu Hocaefendi ile Molla Seyyid Ahmed gibi hocalar Doğu Usulünün duayenleri olurken Mevlana Mahmud Efendi ve talebeleri ile şeyh…

Abdülhak İbrahim El-Ahsai’den İcazet mi Almış

Allah’ın yüce Adıyla  . Seyyid İbrahim Ahsai efendi vefat etti Allah rahmet eylesin. Derecesi âli olsun  . Şimdilerde bir laf dolaşıyor: “Abdulhak adıyla bilinen Kenan Bayülgen, bu İbrahim Ahsai efendiye gelmiş, o da buna kısa sürede şeyhlik(?) icazeti vermiş! Dolayısıyla Abdulhak yakında “işte şimdi şeyh oldum” diyerek ortaya çıkabilir..” denilmekte..! . Nedir bu işin aslı ? Ve İbrahim El Ahsai şeyhlik icazeti vermeye yetkisi var mı ? Kendisi tasavvufta bilinen şekliyle “şeyh” midir ? Seyr-i süluk yapmış mı ? Hangi tarikatın hakiki bir şeyhinden icazet almış !? Yoksa arapların her hocaya ve yaşlıya “şeyh” dediği kabilden sıradan bir hoca mıdır ? Bu yazıda bu sorulara cevap arayacağız  . Abdulhak kimdir önce bir hatırlayalım: . Asıl ismi Kenan Bayülgen olan Abdulhak 1980 li yıllarda ismailağa tekkesine gelmiş Mahmud Efendiye bağlanmış ve ilerleyen süreçte Mahmud Efendi Hz nin dikkatini çekerek tarikatın istiharecisi olmuştur. Yirmi yıl kadar bu görevde kaldıktan sonra Mahmut Efendi Hazretlerinin, sonraki şeyhi tayin etmesi meselesinde Ravzaya danışması onu Medine-i münevvere’ye gönderdiği o sefer bu, dönüşte “sıradaki şeyh beni tayin ettiler” diyerek tarikata ihanet etmiştir. bunun üzerine tarikattan tard edilmese de görevinden azledilmiştir. Abdulhak Rasulullah Efendimizin manevî işaretiyle 37. Şeyh kendisi olacağını iddia etmiş, Mahmud Efendi Hz ni ve ihvanını…

Doğrudan Allaha Bağlı Olmak ?

Ben doğrudan Allah’a bağlıyım” sözü doğru mudur ? Hayır bu söz İslama göre doğru değildir. Çünkü Kuran ve Sünnette bu sözün karşılığı yoktur. Bağlanmak arapça ifadeyle “biat” etmek veya intisab etmek.. “Ben doğrudan Allah’a bağlıyım” diyen kişi “bir şeyhe bağlı değilim, kimseye biat etmem ben doğrudan Allah’a biat ederim” demek istiyor ki bu mümkün değil. Çünkü Rasule biat eder gibi doğrudan Allah’a biat etmek yoktur. Bakınız Kuran-ı Hakim ne diyor: “Sana biat edenler ancak Allah’a biat etmiş oldular. Allahın Yed’i (eli) onların elleri üzerindedir” Fetih 10 Ayette açıkça anlatılığı üzere sahabeler RA doğrudan Allah’a bağlanamadılar. Ancak Rasulullah’a sas bağlanarak, onun aracılığı ile Allah’a bağlanmış oldular. Keza, Rasulullahı görememiş kişiler de Sahabeye biat ederek, sahabe aracılığı ile ancak Rasule ve ondan Allah’a bağlanabilmişlerdir. ve bu bağlılık silsile ile devam etti Allah dostları eliyle günümüze kadar ulaştı. Demekki biat noktasında Allaha doğrudan bağlanmak iddiası boştur ve gerçeğe aykırıdır. Eğer mümkün olsaydı Allah kullarını buna çağırırdı “gelin doğrudan bana biat edin!” derdi. Ama öyle demiyor “Peygamberime biat eden bana biat etmiş olur” diyor ve bağlanma konusunda bir insanı adres gösteriyor. Bu zamanda Allaha bağlanmak isteyen kişi, el ele ekli bir silsilenin son halkası kamil bir Şeyh’e baglanmak durumundadır. Şeyhe bağlanmak istemeyenler kendi nefslerine…

Muhammed Ali Sabûni R.A Hakka Yürüdü

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla  Asrımızın yetiştirdiği ender alimlerden Ehli Sünnetin Suudi Arabistandaki kalesi ve ahir ömründe Türkiye nazili, Safvet-üt Tefasir ismli muazzam tefsirin sahibi Muhammed Ali Es-Sabuni Hz bugün ruhunu Rahmana teslim etmiştir. Allah rahmet eyleye mekanı cennet makamını âli eyleye Muhammed Ali Sabuni hocamız bizlere kendi eserlerini okutmada umumi bir icazet vermiştir bununla beraber senedinde kendisi de bulunan bir hadis-i şerifi nakletmemiz konusunda da hususi bir icazet vermişlerdir. Allah Razı olsun Muhammed Ali Sabûnî, şeyh Mahmud Efendi Hz’ne intisaplı mıdır ? Merhum Muhammed Ali Sabuni Hz’nin çevresinde olan bazı arkadaşlar, bilmemekten veya farklı sebeplerden ötürü kendisinin Mahmud Efendi Hz’ne intisabını inkar cihetine gitmekteler ve oğlu Enes Sabuniyi delil göstermekteler..  Biz de bugün konuyu telefonla Hüseyin Avni hocaya sorduk. Sizin bu konudaki bilginize müracaat ediyoruz dedik. Hüseyin Avni Kansız hocaefendi “Ben de bunu Efendi Hazretlerimize sordum, Efendi hazretlerimiz şöyle anlattı “Muhammed Sabuni efendi benden Tarikat dersi almak istedi, ben de ona istihare yapmasını söyledim, o bana şimdi bir nispet ver dedi. Biz de ona tarikat dersini değil ama başka virdler verdik” buyurdular” dedi. ve ekledi “Bir cuma günü Mahmud Efendi Hazretlerimizi ziyaret etmek için teşrif odasında beklerken Fastan bir alim gelmişti 40 yaşlarında.. onun Efendi Hz ile görüşmesine…