Tespihi Cemaat halinde Çekmek Bidat mı ?

Allahın Yüce Adıyla Özet: Müezzinin sünnet olan zikirleri ilan etmesinde “Sübhanallaaaaah..” demesinde bir beis yoktur. Cemaatin bu ilanlara uyarak aynı anda sübhanallah Elhamdülillah Allahu ekber” demesinde bir sakınca yoktur. Müezzinin bu ilanları sesli yapması ise müstehaptır, Evet “aslolan namaz sonrası tesbihi herkes kendi yapması, lakin birlikte yapmakta da kuvvet var” demiştir islam alimleri. Yani bidat sayılmaz Necati Koçkesen hocanın meseleye yaklaşım biçimi vahabice! Bunların tezi : Rasulullah sas yapmadı ise bidattır! Bidatın geçerli tanımı bu değil halbuki.  Bu yaklaşıma göre: tesbih aleti kullanmak bidat, yere seccade sermek bidat! camide nafile namaz kılmak bidat ! ölüye Kuran Fatiha okumak bidat! minare bidat! medrese yapmak bidat ! türbe bidat ! fıkıh hadis tefsir kitabı tedvin etmek bidat ! sela okumak bidat ! kandil geceleri bidat ! tarikat bidat..! Necati hocanın isabete yakın durduğu nokta, “Bidatın sağlaması bir sünneti kaldırıyor olması” İmam Rabbani bunun için şu örneği verir; “Dil ile niyet nasıl çirkin bidat olduğunu anlayın ki değil bir sünneti, hatta farzı iptal ediyor.. dille telaffuz, kalple namaza hazır olma farzını yok ediyor” der İmam Rabbani ra Necati K. de “müezzin Allahumme entesselaam..” çekerken cemaat susuyor söylemiyor, susarak o sünneti ihmal ediyor. Demek ki müezzinin komut vermesi bidat !” hatalı yargısına varıyor CEVAP:…

İran Bahane Şiileştirme şahane

Allah’ın yüce Adıyla  İran müdafaası kılıfıyla Şiileştirme Furyası Yazan: isa Erdoğan, 10.03.26 ist. ABD İsrail-İran savaşının sürdüğü bu günlerde Türkiye’de oluşan ABD-izraile karşı İran taraftarlığı, ciddi ölçüde İran’ın dini/mezhebi olan Şiiliğe ilgi ve sempati duymaya evrilmiş, bu da haklı olarak Ehli Sünnet (Peygamber ve Ashabının) yolunda olan alimlerin feveran etmesine sebep olmuştur. Savaşan iki taraftan biri kan içici, masum çocuk katili İzrail olunca bunun karşısında kim olsa, vicdan sahibi halkların ona destek ve taraftar olması tabiidir. Kaldı ki İran İslam ülkesi bilinir ve üstelik Türkiye’nin komşusudur. Yani İzrail-Amerika’ya karşı İran’ı destekleme, gönülden taraf olma sebepleri gayet baskındır. Lakin sıkıntı savaşta İran tarafını tutma olgusunun siyasi konjonktürden çıkıp dinî itikadi bir boyuta verilmesi ve bazı mihrakların bu süreçte kasıtlı rol üstlenmesi. Bu yazıda milletimizi bilerek veya bilmeyerek irancılaştırmada rol üstlenen kesimleri tespit edeceğiz ve korunma yollarını inşallah göstereceğiz Bu arada not olarak kaydedelim; Türkiye’de bulunan azılı azınlık, hani bir sarıklı sakallı çarşaflı görünce “yuhh defolun İran’a..” diğe bağıran, ve bunların elitleri, kimi isminin baş kısmı, kimi omuzu kalabalık, kimi kasası şişik tayfası, Türkiye’de hükümet eliyle ne zaman dini ahlaki bir adım atılsa hemen köpürüp “Türkiye laiktir laik kalacak Türkiye asla bir iran olmayacak” diye parmak sallayanlardan da bunca ‘İran güzellemerine’ karşı…

Kabir Nur Namazı var mı | Diyanete sorduk
Dini Hüküm , Diyanet , Fetva / 25 Şubat 2026

Allah’ın yüce Adıyla Diyanete soruldu “oturarak kılınan kabir nur namazı var mı ? Diyanet sözcüsü “hayır yok, uydurma” diye çıktı işin içinden..! Biz de hadisi şeriflere müracaat ettik sonuçta ibadet yollarını açıklayan Hz peygamber efendimiz O, “Evet var” dedi. Belki adı kabir namazı değil ama gecenin sonunda Rasulullah efendimiz oturarak 2 rekat namaz kıldığı ve “..Hatta zürtüm el mekabir” sûresini okuduğunu tespit ettik. işte ilgili hadisi şerif : “Allah Rasulü ﷺ vitir namazından sonra oturarak hafif iki rekat namaz kılardı” Ümmü Seleme validemizden tahriç edenler: İbni Mace, Tirmizi, Ahmed b Hambel, Taberani ١ – كان رسول الله ﷺ يُصلِّي بعدَ الوِترِ رَكعَتَينِ خَفيفَتَينِ وهو جالسٌ. الراوي: أم سلمة • شعيب الأرنؤوط، تخريج زاد المعاد • رجاله ثقات • أخرجه وابن ماجه بلفظه، والترمذي ، وأحمد ، والطبراني في (الأوسط) باختلاف يسير. Ve   :عن عبدالله بن الشخير  أتَيتُ رسولَ اللهِ ﷺ وهو يُصَلِّي قاعِدًا، أو قائِمًا، وهو يَقرَأُ: {أَلْهاكُمُ التَّكاثُرُ}، حتى ختَمَها.  تخريج المسند لشعيب ١٦٣٢٥ • إسناده حسن • أخرجه النسائي في «السنن الكبرى ، وأحمد  واللفظ له Demekki Türkiye’de tarikatlar cemaatler bazı şeyleri Diyanetten daha iyi biliyor ve tatbik ediyor.. Darılmaca yok. İlgili video Kabir Nur Namazı var mı ?

Şüpheli Gün ve Şüpheli İşler

Bismillahirrahmanirrahim Bu yazı cübbeli hoca ve etrafındakilerin Mahmud efendiye muhalefet ederek onun tavrından nasıl ayrıldıklarını gösteren önemli bir tespit. Türkiye DİYANET işleri başkanlığı 2026 yılı ramazan ayını 19 şubat perşembe günü olarak ilan etti. Cüppeli hoca ise arabistanın açıkladığı çarşamba günü için “bugün oruç tutun diyerek talimat gönderdi. oruç tutun dediği gün ise Rasulullahın şek günü dediği ve şek gününde oruç tutmayınız diye ümmetine emir buyurduğu gün.. Mahmud efendi hz sağlığında da bu durum defalarca yaşanmış arabistanın hilali gördük haberi efendi hzretlerine sorulmuş o hazret “Biz türkiye ile hareket edeceğiz” diyerek diyaneti işaret etmiştir. yarı oruç tutalım diye soran herkese hayır demştir ve asla cüppelinin yaptığı gibi ihtiyaten nafile tutun da dememiştir.. Nafile tutabilir miyiz diyene “adeti tutmak olan varsa evet” buyurmuştur.. Tıpkı Rasulullahın dediği gibi.. bu konuda onun etrafında olan hocaların videoları nette dolaşmaktadır  İşte Fatih Kalenderin “Mahmud Efendi hazretleri yurtdışından gelen “Hilal görüldü yarın Ramazan!” Haberlerine itibar etmezdi. Türkiye ile birlikte hareket ederdi dediği videosu  https://youtube.com/shorts/WgEKcltnwd8?si=WpBf0QXf8eLhsgF2 Çarşamba (şüpheli) gününde, yani Şaban Ayın’ın son günü kimler NAFİLE oruç tutabilir?? * Her ayın başını ve sonunu devamlı olarak oruç tutanlar yarın tutabilir * Her hafta çarşamba günlerini oruç tutanlar yarın nafile oruç tutabilir * Davut aleyhisselam orucunu tutanlar Yani bir…

Bayrampaşa’dan Bir Müftü Geçti: İzzet Şener Hocaefendi

Bismillahi.. Resimdeki zat, İzzet Şener hoca efendi. Emektar Bayrampaşa müftüsü. Benim ilk müftüm. Medrese hocalarının imtihanla camilere yerleştirildiği o yıl ilçesine en fazla medrese hocası alabilmek için büyük camilerin kapalı olan ikinci kadrolarını açtı. Bu kontenjan üzerine Bayrampaşa Bilali Habeşi camiine yerleştim. 9 molla olmuştuk. İzzet hoca bizi topladı benim bir hayalim vardı dedi şimdi siz onu gerçekleştireceksiniz dedi. Burada sizinle Beyzavi Tefsiri okuyacağız” dedi. Ve müftülükte Müftü İzzet hocanın kütüphaneye çevirdiği odasında Beyzavi okumaya başladık. Dersi sırayla okuyorduk. Tani Beyzavi demir leblebi.. mütalaa etmeden mümkün değil. Mütalaa için şerh lazım o da bende yok.. .şöyle bir ikram oldu; Kağıthanede imam olan bir arkadaşım elinde devasa boyutta kalın 4 cilt kitapla bana geldi.. İsa Hoca bu kitapları sana hediye ediyorum ben bunları ne okuyabilirim ne anlayabilirim dedi. Baktım.. tam da bana lazım olan Beydavi şerhi “Şeyhzade” Subhanallah! Dile bende ne dilersen demek isterdim lakin gücüm yetmez. Hasılı İzzet Hoca sanki hasbelkader müftü olmuş bir ilim ve gönül adamıydı. Onun babası, Mahmud Efendi Hz’nin ilk halka has müridanından Hilmi efendi idi. Oğlunu önce hafız yapmış sonra medresede okutmuş Şeriat ilimleri ve tarikat sırlarıyla mücehhez etmişti zzet Hoca dışarıdan derslerini vererek önce imam, sonra müftü olmuştu. Müftülük vazifesi boyunca İslami hizmetlere dini…

Mahkemede Boşanmakla Dini Nikah Gider Mi?
Dini Hüküm , Diyanet / 13 Aralık 2025

Allah’ın yüce Adıyla Mahkeme tarafından boşanmış bir çiftin dini nikahı durur mu ?  “Ben karıma boşsun demedim ki” diyerek mahkemede boşandığı halde evlilik hayatına devam eden kişinin durumu nedir? Kısa Cevap: Şeriata dayanmayan mahkemenin hükmü dinen geçersizdir. Adam hiç bir şekilde boşanmak istemediği durumda hâkimin sizi boşadım demesiyle eşler boşanmış olmaz, talak gitmez. Ancak Şu hususların netliğe kavuşması lazım: Boşanma anlaşmalı mı çekişmeli mi olmuş? ve adam avukata veya karısına vekalet vermiş mi? Buna göre durum değişir. Eğer adam en başından, boşanmayı asla istemedi ise, karısına veya avukata vekalet vermediyse, hakimin hükmünü onaylayıcı bir imza atmadıysa.. Bu adam boşanmayı istememiş ve mahkemenin hükmünü onlaylamamıştır dolayısıyla mahkemenin boşanma kararına rağmen Allah indinde nikahı devam eder. Ancak, Avukata vekalet verdiyse, hakimin hükmünü mahkemede onayladıysa.. Bu durumda boşanma hükmünü onaylamış olur ve en az bir talak gitmiştir. Bu durumda talak ricî (dönme hakkı saklı) olacağından eşine dönebilir. Soruda geçen kişi de dönmüş ve ancak bir talak da gitmiş olur Bazı işgüzar hakimler -ustüne vazife olmadığı halde- mecliste 3 kere “boşsun” dedirttiriyor. Bunu istemeyerek de olsa söyleyen kişinin 3 talakı da gider (Hanefide) Mevcut mahkemenin boşamasıyla dini nikah gider mi hususunu Üstad Mehmet Savaş hocaya Bizzat sordum “mahkemenin boşaması ile talak vaki olur mu?…

Cuma Hutbesi: Sahte Hocalar !

Allah’ın Yüce Adıyla.. Diyanet’in Hutbesi : Gaybın Bilgisi Allah’a aittir 21 Şubat 25 tarihli cuma Hutbesinin konusu büyü, fal, cincilik, gaygdan haber verme ve kutsal değerleri istismar idi.  Hutbe epey ses getirdi, bir kesim ciddi anlamda sevindi bir kesim ise üzüldü. Aslında bu hutbe Diyanetin bildik o mülayim kucaklayıcı tarzından çok farklıydı. Çünkü yaraya dokunuyor iddialı ve etkiliydi.  Hutbe okundu geçti ancak yankıları hala devam ediyor. Büyü fal cincilik ve gayıptan haber verme konularında hiç kimsenin itiraz edeceği bir şey yok. Ancak iki konu “Okuyarak tedavi etmeye ufürükçülük denmesi ve Peygamberimizin saçı sakalı ile bereketlenmeyi inkar etme bunu yapmaya bidat denmesi özellikle Tarikat tasavvuf ehlini rahatsız etmiştir.  Hutbeye hüsnü zanla yaklaşanlar ilgili ifadeleri “kutsal değerleri istismar edenler, saç sakalı taraftar toplama, müşteri çoğaltma aracı edenlerin kınanması şeklinde okumuşlar ve hutbede ciddi bir sıkıntı görmemişlerdir. Hutbenin eleştirilen bir diğer yönü ise Okuyarak tedavi olmayı inkar eder tutumu oldu.  Bu tarz okuyucular için “kendi hastalıklarına şifa veremiyorlar nerde başkasına şifa verecekler ufürükçü bunlar” denmesi hadis-i şeriflerle sabit olan okuyarak tedavi etmeyi inkar ettiği gerekçesiyle tenkit edilmiştir  Hutbenin Peygamber Efendimizin saçı sakalı ile bereketlenme hakkında “bidat” denmesi, okuyarak tedavi etmeyi reddetmesi isabetli bulunmamış bunların sahabenin hayatında varlığına delillerle hutbeye reddiyeler yapılmıştır  Hutbenin bu…

Din Adamlarını Eleştiri ve Özeleştiri
DİN HİZMETİ - CAMİ , Diyanet / 23 Kasım 2024

Allahın yüce adıyla Biz de kendimizi eleştirmeliyiz. Mahmud efendi hazretlerine bir hoca geldi “insanlar benim hakkımda şöyle diyorlar” diye şikayetlendi.  Şeyh efendi kalbini işaret ederek “sen buraya bak. Burada sıkıntı yoksa milletin ne dediğine aldırma” buyurdu. Bu itibarla.. biz, bize yapılan tenkitler noktasında kendi içimize yönelip kendimizi sorgulamalıyız. Bu tenkitlerin ne kadarı haklı, ne kadarı bende var ? Ne kadarı haksız..? Eğer vicdanımız rahtasa zaten eleştiriler dokunmaz vız gelir. Ama rahat değilse o zaman yaraya parmak sokmuş gibi acıtır. Bu durumda parmak sokana da darılırız belki.. Ama ârif kişi “söyleyene değil söyletene bak” şuuruyla eksiğini telafi etme yoluna gitmelidir Geçen gün bir sohbet çıkışı dernek yerinde (B.S.D) hizmet ekibiyle çay içiyoruz, aralarında bir sofi benim de imam olduğundan zühul ederek başladı imamları eleştirmeye “Hem dinden geçinirler hem dini mübin-i islama hizmet etmezler” gibi laf etti. Ben savunma refleksiyle topu karşı kaleye atmaya çalıştım “işi imamlara yıkıp kendimiz kenara çekilmeyelim. Her mümin dinin görevlisidir” dedim. Ama onların geçimi maaşı din üzerinden dedi.. ve golu doksandan çaktı! Aslında bu tarz eleştiriler piyasada oldukça yaygın. Belki bunun yolunu Üstad Kadir Mısıroğlu açtı apaçık videosu var “Bu imamların çoğu eğer maaş almasınlar camiye bile gelmezler” derdi. Benzer şekile Metin Balkanlıoğlu hoca merhum da meslektaşlarını…

Amin
Dini Hüküm , Diyanet , Fetva , Hadis / 28 Eylül 2024

Bismillahirrahmanirrahim Amin, Allah’ım lütfen kabul et” Allah Rasulü aleyhisselam efendimiz buyurdular “İmam namazda amin dediğinde siz de amin deyiniz. Nitekim melekler de o vakit amin derler. Kimin amin’i meleklerin amin’ine muvafık düşerse o kişinin geçmiş günahı affı mağfiret edilir.” Buharî-Müslim Bu vb. Hadislerden çıkan neticeler: •Namazı cemaatle kılmanın çok/gizli faziletleri vardır •İmam Fatiha sonunda amin dediği anda cemaat da amin demelidir. meleklerin amin’ine denk düşüren kazanır haberi bile olmaz •Amin “Allah’ım kabul et” demektir ve duaların mührüdür, mühürsüz dua makbul değildir •Dua edenin duasına amin diyen o duayı aynen yapmış gibi sevap alır Amin namazda sesli mi ? Şafi Maliki Hanbeli mezheplerinde cemaat amini sesli söyler Hanefi’de sessiz yani kısık sesle söylenir  Hutbede amin demek  Şafii Maliki Hanbeli mezheplerinde imamın duasına cemaatin sesli amin demesinde bir sakınca yoktur. Hanefi mezhebinde ise cemaat amini sessiz olarak içinden söyler. Ama eğer bir Hanefi sesli olarak da amin demişse sakıncası yoktur demektedir İmam-ı Kâsani Bedai’de, çünkü amin demek konuşmak sayılmaz. Diyanet işleri fetva kurulu bu fetvayı nakletmektedir. Bugün insanlar amin demekten kendilerini alıkoyamadıkları için bu fetvayı vermek Ümmet için daha faydalıdır. Nitekim “avamın mezhebi olmaz, onların mezhebi müftinin verdiği fetvadır” der İbn-i Abidin RA. ———  قال رسول الله صلى الله عليه وسلم :…

Diyanet Akademi

Bismillahirrahmanirrahim  Reis Aday imamlar Akademisi mezuniyet töreninde konuştu. En yüksek perdeden şeriat müdafaası yaptı. Şeriat düşmanlığı yapmak ile din düşmanlığı özünde aynı şey olduğunu vurguladı. Allah güç kuvvet basiret cesaret ihsan eylesin.. Diyanet Aday imamlar Akademisi  Gelelim bu akademi nedir ne değildir meselesine.. Geçen sene itibariyle Diyanet Teşkilatında imam müezzin olarak görev almak isteyen herkes bu akademiye girmek zorunda. ister imam Hatip mezunu ve Hafız olsun, ister ilahiyat fakültesi mezunu olsun bütün adaylar ilave olarak bir yıllık DİYANET Akademi adı verilen bir kursta -yatılı olarak- okumak zorunda artık. Bu akademiye girmek için üç sınavı (KPSS ve DHBTS ve mülakat) başarıyla geçmek durumunda olduğu gibi akademi sonunda yine yazılı ve sözlü mülakatı geçebilmeli. Yani artık Din hizmetlerinde maaş aslanın ağzında. aslanın pençesinden görev bilgi ve liyakat gücüyle alınacaksa eyvallah Ancak bu akademi adındaki bir yıllık yatılı kamp ve önünde arkasında yapılan mülakat adı verilen o eleme mekanizmaları yandaş yoldaş seçmeye, tipini beğenmedim geniş pantolonunu takkeni sakalını beğenmedim türünden ideolojik ayrımcılıklara sebep olacaksa.. buraya bir soru işareti koymamız lazım. Geçen sene bir kardeşimiz Medrese eğitimi almış arapça ilmi eserleri kaynağında okuyacak eğitimi var, edepli terbiyeli öz güvene sahip imam hatip lisesi diploması var hafızlık var ilahiyat önlisans diploması var DGS sınavını geçmiş…

Dindar Nesil Yetiştirmek
ANALİZ , Diyanet , EĞİTİM , İslami cihad dava / 11 Aralık 2023

Bismillahirrahmanirrahim Dindar nesil yetiştirmek her dindar ailenin ve dindar eğitimcilerin hedefidir. Çünkü dünyaya getirdiğimiz evlatların ahiretini kazanması ebedi cehennemden kurtulup cennete ulaşabilmesi ancak samimi dindarlar olmalarına bağlıdır. BUnun için ise ekstra bir gayret göstermek gerektiği aşikar çünkü her dindar ailelerin çocuğu maalesef dindar olmuyor. Dini eğitim veren her okulun, her kursun talebeleri de hepsi dindar olmuyor.. Neden olmuyor ? İşin neresi eksik ? neyi ıskalıyoruz..? Bu sorular şüphesiz her eğitimcinin her pedagog ve sosyologun üzerinde kafa yorduğu önemli sorular.. “Videoyla televizyonla talebe yetişmez, Talebe hocanın yüzüne bakacak, hoca talebenin gönlüne himmet edecek talebe böyle yetişir” “Şu iki şey olursa talebe hocasını sever Bir: Dersi güzel verecek. İki: Talebenin başında duracak. Tavuk yumurtanın üstünde durduğu gibi hoca talebenin başında duracak, talebeyi soğutmayacak talebe o zaman hocasını sever hocasını seven talebe dersine çalışır..” “Hoca talebenin icabında muallimi, icabında müdiri, icabında abisi/ablası, icabında annesi/babası olacak” Talebeyi yetiştirme konusunda asrımızın büyük sufisi İmam Mahmud Efendi hazretlerinin altın tavsiyeleri böyleydi …devm edecek isa erdoğan

Mahmut Bıyıklı nın Köşe Yazısını Tenkit

Allah’ın yüce Adıyla Yazıyı bir vaiz arkadaşım tavsiye etti “şuna bir bak” dedi. Linki tıkladım Yeni Akit sayfasından okudum. Uzun bir yazı. tavsiye olduğu için baştan sona okudum.. Yazarımız Mahmud Bıyıklı kaht-ı rical’den şikayet ediyor. şuna benzer ifadeler kullanıyor “Önceleri bundan 30-40 yıl önce İstanbul’da ilmiyle İrfanıyla insanlara bir feyz bir Hidayet nefesi sunan nice adamlar vardı nice hakiki âlimler etkili yetkili hocalar vardı.. Şimdi ise hepsinin yeri boşalmış ve geriye insanların hoca diye dinlediği yutub fenomenleri kalmış. ağzı bozuk üslubu hatalı yaparken yıkan İslam’dan bahsederken soğutan yutup şovmenleri.. kala kala bunlara kaldık..!” Kaht-ı rical’den müşteki olmak güzel olumlu bir şey.. Her devirde benzer serzenişler olmuştur. Ancak bu zamanda hakiki irşad ehli bulmak gerçekten zor.. Sonra yazarımız Mahmut Bıyıklı bir önceki dönemde mevcut ulu kametleri bir bir sayıyor “Hâlbuki önceleri hakiki hocalar vaaz ederdi. Sultanahmet ten Edirnekapıya yürüdüğünüzde Filan filan Hocaları bulurdunuz..” diyor. işte kendi ifadeleri: Fatih camii’nden çıkıp Edirnekapı’ya doğru giden bir kimse ilk olarak uğrayacağı cami hangisidir ? Elbette ismailağa camii. Fatih camii’nden Edirnekapıya yürüyen bir kimse en çok neyle karşılaşacaktır ? dikkatini ne çekecektir ? Tabi ki başlarına sarık, nurlu yüzlerinde sakal ve sırtlarında çarşaf olan büyüklü küçüklü yüzlerce hakiki müminlere.. Ancak yazarımız Fatih camii’nden sonra Edirnekapı’ya…

Diyanet Medrese Mi Açıyor?
ANALİZ , DİN HİZMETİ - CAMİ , Diyanet / 17 Ağustos 2023

Allah’ın yüce Adıyla Diyanet işleri başkanlığı eğitim dairesinin aldığı yeni karar çerçevesinde Arapça Tefsir Hadis Fıkıh Kelam eğitimi almak isteyen vatandaşlar bunu Diyanet kurslarında alabilecek..” Haber görselde görüldüğü üzere böyle. Kıymetli ilim ehli, medreseli hocalar talebeler Bu konudaki düşünceleriniz nedir? Diyanet sizce buna neden gerek duydu ? Ne oranda başarılı olabilir? Bunun diğer gönüllü eğitim veren kurumlara (medreseye) etkisi ne olabilir ?  Benim düşüncem: Bismillahirrahmanirrahim  Diyanet bu hareketiyle kanımca cemaat ve Tarikatların elindeki potansiyeli kullanmak istiyor. Yani  medreselerde okumaya devam eden, devlet okulları yerine Medreseleri tercih eden gençleri oralardan çekmek istiyor.. Neden böyle görüyorum ? Çünkü Diyanet teşkilatı bir devlet kurumudur ve devlet bu ilimleri İmam-Hatip okullarında ve ilahiyat Fakültelerinde zaten vermekte ! Bu çağrı “iman hatip ve ilahiyat öğrencileri, bırakın okulu Diyanet kursuna gelin” demek olmadığına göre, doğrudan Medrese talebesine yöneliktir. Yani hedef kitle halkın açtığı Medreseli gençler. “madem ki sen imam hatip ve ilahiyatlarda verilen din eğitimini beğenmiyorsun, alternatif kurslara gitmek istiyorsun bana gel ben senin her ihtiyacını karşılarım..” denmiş oluyor. Yani devlet “benden yine bana kaçacaksın başkasına gidemezsin!” diyor 15 temmuz sonrası devletin Reaksiyoner tutumu bütün tarikat ve cemaatleri pasifize etmek, en azından örgütsel gücünü kırıp zayıflatmak olduğunu yakinen biliyoruz. Bu gaye dahilinde 4-6 yaş Kur’an kursu…

Diyanet Yurtdışı Din Görevlisi Sınavı
DİN HİZMETİ - CAMİ , Diyanet / 25 Haziran 2023

Allahın Yüce Adıyla Diyanet personeli imam müezzin vaiz murakıp Kurs Öğreticisi müdür müftü.. bütün kademelerde memurların talip olduğu görevlerden biri de yurt dışı imamlık görevidir. İmamlık diyorum çünkü Yurt dışında açılan camilerde olan ihtiyaç sadece imamlık oluyor. Buradan da imamlığın ne kadar önemli ve faziletli bir görev olduğu anlaşılmıştır.  Aşağıda 2023 yılı yurt dışı uzun süreli görevli seçme sınavı ile ilgili bilgiler: YURT DIŞINDA GÖREVLENDİRİLECEK DİN GÖREVLİLERİNİ SEÇME SINAVI DUYURUSU Başkanlığımızca yurt dışında görevlendirilmek üzere aşağıdaki tabloda belirtilen kontenjan dâhilinde sınavla din görevlisi seçilecektir. Görevlendirme süresi 1 (bir) yıl olup başarılı olunması halinde her defasında birer yıl olmak üzere en fazla 5 (beş) yıla kadar uzatılabilecektir. GRUP ÜLKELER DİL BİLGİLERİ YDS/ YÖKDİL KONTENJAN SAYISI Erkek Kadın 1.GRUP Avrupa Birliği Ülkeleri, ABD, Avustralya, Kanada İngilizce Fransızca *Hollandaca 35 80 – Almanya **Almanca 40 120 20 İsviçre ***Almanca, Fransızca 45 6 – Grup Ülkelerde Geçerli Vize, İkamet İzni ve Vatandaşlık Belgesi bulunanlar – 30 5 2.GRUP Avrasya Ülkeleri Arnavutça/Makedonca – 10 Bulgarca – 10 Boşnakça/Sırpça/Hırvatça – 5 Rusça 35 5 Kazakça/Kırgızca – 5 Arapça 35 5 İngilizce 35 5 Hüsn-i Tilavet (Tashih-i Huruf) kursunu tamamlamış olanlar – 10 Aşere-i Takrib Mezunu olanlar – 10 En az iki yıllık dinî yükseköğrenim mezunu olanlar…

TOKİ Konut Caiz mi ?

Allah’ın yüce Adıyla Özetle: Caiz, alınabilir  Türkiye Müslümanları, başlarında Şeriat devleti, Halife ve Şeyhülislam olmayışından ötürü çıkan her yeni meselede ihtilafa düşmekte ve bu durum insanları güvendikleri mercilerce fetva sormaya yöneltmektedir. Bu mercilerin ilmi seviyesi takva ve dirayeti ve meseleye bakış seviyeleri farklı olması hasebince ortaya farklı fetvalar çıkmaktadır. Biz bu çalışmada Türkiye halkının itibar ettiği Hoca ve kurumların 2022 yılı “Toki 250 bin konut projesi” hakkında verdikleri fetvaları derlemeye çalıştık. Önce kısa ve net fetva, sonra tafsilatı aktardık Elif-ba sırasına göre: Diyanet işleri Yüksek kurulu: Caiz Eminali Yüksel Hoca: Caiz Halil Gönenç Hocaefendi: Caiz Hamdi Döndüren hoca: Alınabilir. Hüsamettin Vanlıoğlu Hocaefendi: Caiz demiyoruz ancak caiz diyenler var onlara da sözümüz yok (onların fetvasını alabilirsiniz) >> video izle << Mehmet Savaş Hocaefendi: 2022 için görüş beyan etmedi Ancak Daha önceki benzer projelere caiz demiştir  Orhan Çeker hocaefendi: Caiz Soner Duman hoca : Caiz TAFSİLAT VE İLMÎ TAHLİL  İsmailağa fıkıh heyeti adına Hüsamettin Vanlıoğlu: Biz İsmailağa fetva heyeti olarak TOKİ’nin bu şartlarla sattığı konutlar “ödeme miktarı belirsiz olduğu için “caiz değil” görüşünü beyan ettik ancak bu ictihadî bir konudur. (Ayet hadisin kesin ifadesi değil) Farklı müctehitlerin görüşlerine dayanarak farklı hocalar ‘caizdir” fetvası vermişlerdir. Buna da saygımız vardır. Halil Gönenç Hocaefendi :…

Halil Konakçı Hocayı Müdafaa
ANALİZ , Dini Hüküm , Diyanet / 31 Temmuz 2022

imam hatip Halil Konakçı kürsüde neler söyledi? Laik kesim neden tepkili ?    Söyledikleri şeyler özet olarak şöyle: 1) erkek kadından üstündür dedi ve bunu Kuran ayetiyle delillendirdi. Ayet “erkekler kadınlar üzerine kayyumdur” yani idarecidir.    2) “Kadın çalışmayacak. Kadının rızık temin etme görevi yok. o senin görevin ey adam. ancak heryerde kadın istihdamı var neden? daha cazip çünkü. Araba reklamında kadın teker reklamında bile mini etekli kadın! Bu zamanda özgürlük verme adına kadının istismar edildiği gibi hiç bir cahiliye devrinde edilmedi” diyerek modern yaşamın en çok değer verdiği bir olguyu daha yerle bir etti.. Ee laikler de kızdı tabi.    3) “Erkek kadına dini inancı gereği baskı yapmalı. örtünmesini namaz kılmasını sağlamalı. çünkü Allah kendinizi ve ailenizi ateşten koruyunuz (Tahrim 5) buyuruyor” dedi. Haklı. Burada yine modern yaşamın kazanımları yerle yeksan..    4) Laik kadının “dekolte” modernite” çağdaş yaşam” diyerek soyunup açılmasını “kasaptaki ete” benzeterek küçümsedi. “ortalık kasap dükkanı gibi et görmekten içimiz dışımıza çıktı” dedi ve yine laikler çağdaşlar öfke küpü    5) Kızını karısını soyundurup sokağa salanları “teşhirci, kıskanmayan, ar damarı çatlamış vicdansız adan” diye betimleyerek onların övündüğü modern yaşamı yerin dibine soktu. …vb Halil Konakçı hoca üslubu sert ve moral bozucu olsa da aslında haklı. ve…

DİAYDER Üyelerinin Terör Davası

DİAYDER üyelerinin terör davası başladı Terör örgütü PKK ile iltisaklı olduğu belirtilen Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının da aralarında bulunduğu 23 üyesi hakkında açılan davanın görülmesine başlandı. AA. Murat Kaya, Başak Akbulut İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada sanıkların kimlik tespitlerinin ardından avukatların talepleri alındı. Sanık avukatları, bazı sanıklar hakkında benzer suçlar ve eylemlerden İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinde geçtiğimiz yıl açılan devanın devam ettiğini belirterek, bu dosyaların birleştirilmesini istedi. Mahkeme heyeti, 5 sanık hakkında İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama sürse de her iki iddianame incelendiğinde, bu davadaki eylemlerin, diğer dava açıldıktan sonra gerçekleştiğini belirtti. Bu iddianamenin daha detaylı ve kapsamlı olduğunu ifade eden heyet, İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazılarak, 5 sanık hakkındaki dosyanın bu mahkemede birleştirilmesine yönelik olumlu yönde muvafakat yazılmasına karar verdi. Heyet, İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması süren sanık Fahrettin Ürgün’ün dosyasının birleştirilmesi talebinin ise daha sonra değerlendirilmesine hükmetti. DİAYDER Başkanının savunması Taleplerin tamamlanmasının ardından sanık savunmalarına geçildi. Duruşmada önce, kimlik tespitinde lise mezunu, emekli ve aylık ortalama 30 bin lira geliri olduğunu, tutuklanmadan önceyse ticaretle uğraştığını söyleyen DİAYDER Başkanı tutuklu sanık Ekrem Baran’ın savunması alındı. Baran, medrese mezunu ilahiyatçı imam ve hocaların biraya geldiği derneğin, kuruluşundan bu…

İmanla Yükümlü olmada Aklın Kâfi oluşu

Allah’ın yüce Adıyla.. Büyük İmam M.M.El-Maturîdî Kuran ve Sunnetten istihrac ettiği ilâhî hakikat “Aklı başında yetişkin her insan Allah’ı birlemekle mes’uldür. Şirk ve küfür üzere ölen cehennemliktir. Nebi görmese bile” Bu hakikati işiten her mümin boyun eğip amenna demeli, itiraz cihetine gitmemelidir. Çünkü delilsiz itiraz küfürdür. Delil muctehidin haddidir. Ancak şimdilerde ümmetin gençlerine okullarda küfür mikrobu sinsice verilmekte. “sorgulayan araştıran aydınlanan nesiller yetiştirme” adı altında gençliğimiz birer inkar makinelerine dönüşmektedir. Her hakikate itiraz edecek, her haberi/bilgiyi kurcalayıp igdiş edecek bu gençler maruz kaldıkları zehrin etkisini gösteriyorlar.. ve kaynağı Allah’ın kitabı olmuş, Allah’ın Nebisi olmuş hiç umursamadan bir çok şeyleri red ve inkar ediyorlar. İnkara muheyya ellerindeki tek malzeme “akıl !” laf bu: benim aklıma yatmıyor o yüzden yok hayır” Bence bu yanlış” bence bu saçma” işte eylem ve kapasite bu kadar ! Madem ki senin aklın bir şeyi inkar etmeye basıyor.. demekki ispat ve ikrar etmeye de basardı. ikrar etmiyorsa bunda sui kasıt var. işte küfür de budur: Kasten ve bile bile reddetmek..! Şu halde: 1) İmam Maturîdî RA içtihadında musîbdir biizniAllah; Akıl yeterli huccettir. Aklı başında olan kâfir bu küfürle ölür geberirse ebedîyyen ateşte yanacak. HafizanaAllah Lâilâhe illaAllah Hikmet: Kuran’ı inkar eden deist ateist kesim, ellerinde tutup bayraklaştırdıkları en…

Sabah Ezanı Neden İmsakta Okunmuyor

Allah’ın yüce adıyla Soru: Ramazan dışında sabah ezanı imsak saatinde değil yarım saat, belki kırk dakika sonra okunmaktadır. Hâlbuki ezana bakarak hareket eden çok insan var. bunlar sabah henüz olmadı diyerek imsaktan sonra yatsı namazı kılıyorlar. Bunun vebali kime ait olacak !?  Cevap, Allah’ın yüce Adıyla.. Diyanetin talimatı güneşten bir saat önce ezan okumaktır. neden ? çünkü bizim insanımız ezanla uyanır abdestini alır camiye gelir. güneşe yarım saat kala da imam efendi farza başlar. ve Hanefi mezhebince müstehap olan vakitte (ortalık ışıdığı saatte) namaz kılınmış olur. Bu doğru bir yaklaşım.  İmsak saatinde ezan okunsa namazı da erkenden yani henüz ortalık karanlık iken kılmış olacağız. hanefide bu makbul değildir. Gelelim işin mahzurlarına.. Hani nice insanlar vakte takvime değil ezana bakarak hareket ediyormuş ve buna göre yatsı namazını sabah ezanından az önce kılıyor muş dolayısıyla da vakit çıktıktan sonra namazı kılma durumuna düşüyormuş! Bu yanlış. vaktin son kısmını bilmede ezana göre hareket etmek imkansız. çünkü ezanı duyduğunda vakit bitmiş olacak. şu halde yatsı namazını son vakitte kılmak isteyen mutlaka takvime (cep tlf uygulamasına) bakmak durumundadır. orada da zaten imsak saati net olarak yazılıdır. şu halde ezanın imsaktan yarım saat sonra okunmasının namaza zararı yok. Ezan okunmadan saate bakıp sabah olmuş diyerek namaz…