Allah’ın yüce Adıyla Abdullah Hoca* telefonda Ömer Keleş hocayı arar ve sorar +Hocam siz benim hakkımda “ona talebe verilmez sohbetine de gidilmez” dediniz mi? ortalıkta böyle sözler dolaşıyor? Ömer Mahmutoğlu (Keleş) : Bu soruya cevap vermem için sana birkaç soru sormam lazım +hocam buyurun sorun -rabıtayı kime yapıyorsun ? +Mahmud Efendi Hazretlerine yapıyorum -talebelerin kime yapıyor ? +onlar da Efendi Hazretlerine yapıyor -o zaman çık Fikri Efendi’ye rabıta yapılmaz o Şeyh değildir onun şeyhliği sahtedir! diye ilan et +Hocam ben sizin kadar cesaretli cüretkar değilim. eğer o bir şeyh ise mübarek olsun. Şeyh değil ise hesabını Allah’a versin ben ne diye çıkıp inkâr edeyim -tamam anlaşıldı Sen onu inkar edemiyorsun. senin ispat tarafın sağlam, nefi tarafın çürük! Bu durumda sen tarikat müşriksin” * müstear isim – – – Tarikat müşriki 2 | Ömer Mahmutoğlu (Keleş) Ömer Keleş hoca o kadar büyük(!) bir hocadır ki onun muhakemesine göre Mahmud Efendi’yi şeyh olarak kabul etmiş biri eğer onun devamı olan Hasan Efendi’yi veya Fikrî efendi yi de kabul ettiyse ve çıkıp inkar videosu çekmiyorsa onu kelime-i tevhidin ‘nefi ispat’ cihetine kıyas ederek Tarikat müşriki ilan edebiliyor ! Bunlara göre kişi dünyada Mahmud efendiden başka şeyh kabul ediyorsa -Allah’tan başka ilah kabul eden…
ALLAHIN YÜCE ADIYLA KONU : Efendi Hz’nin Hilafeti Hasan Efendiye bırakma sürecinde yaşanan zorluklar, Silsilenin devam edeceği müjdesi ve Metin hoca merhumun şahitliği “Selamun aleyküm kıymetli kardeşlerim tarihte saklı bir olaya sizleri şahit tutmak için bu mesajı yazıyorum. Hasan Efendi Hz’nin halifeliğine (şeyh olacağına) dair Efendi Hazretlerinin kararını tebliğ ettiği heyet işi evrak ve imzaya dökmeye hazırlık yaparken Metin hoca rahmetliye bir telefon geliyor. Telefon Mahmud Efendi Hazretlerinden : “Ben hayattayım onlara söyle vazifemin başındayım daha ölmedim!” Telefonu alan Metin Hoca efendinin tansiyonu yükselir telaşlanır abdest alıp iki rekat namaz kılar hemen toplantının olduğu yere gidip Efendi Hz’nin sözünü tebliğ eder. Bir müddet sonra da Metin hoca ailesiyle Suriye’ye ilimini geliştirmeye giderler. Efendi hazretlerimiz tekrar telefon açtırarak bu defa Metin hocayı haneye davet eder “onu burada misafir edelim” der. Efendi hazretleri hanede bir ara Metin hocayla yanlız kalınca “Ne yaptın o telefonda söylediğimi ? diye sorar. Metin hoca “Onlara gittim söyledim” diye cevap verince Efendi Hazretleri buyurur ki “Heyetle ne karar aldıysak odur, beni sana zorla söylettiler. Ama bunu şimdi söylemeyelim. Beni zorluyorlar ‘Mehdiye bırak bu vazifeyi’ diye. Mehdiye kavuşursak tamam. Ama oldu kavuşamadık.. Silsile-i Aliyye yoluyla devam edecek tarikatımız” Metin hoca Haneden ayrılırken Şefik Hc ve Muhammed Keskin Hocaya…
Allahın yüce adıyla Gazze’de İsrail zaliminin Filsitinli katliamına devam ettiği bu günlerde.. Sabah çocukları medreseye götürürken radyo açarım haber uçar dinlerim. Bugün Fıtrat radyo dedikleri Abduvulaziz Bayındır zındığının radyosu denk geldi. Şeytan 5 dakikada beş tane fecaatini bir anda kustu. Daha fazla küfür duymaya dayanamadım kapattım. Bu şeytana elbette İhsan Şenocak, Ebubekir Sifil gibi alimlerimiz okkalı cevaplar kifayetli reddiyeler yaptılar, bunu yılanı çıktığı deliğe geri soktular lakin bunları susturmak bu şekilde mümkün değil. Çünkü susmak mahcup olmaya bağlı bunlarda surat yok. Hakkı itiraf etmeye bağlı bunlarda hakkaniyet yok. Sukut hür vicdan işi, bunlar belli mihrakların paralı işçileri susmaya, hakkı kabul etmeye izin vermezler Süleymaniye vakfı ismini kirleten bu güruh neyin mesidir ? Ele başları A.Bayındır kimdir önce bir hatırlayalım. Laik rejim eliyle erken yaşta prof etiketi yapıştırılan Bayındır İstanbul Üniversitesinde derslere giren ve Süleymaniye Camiinde de cuma öncesi kürsüye çıkan biriydi. Kürsüden okuduğu mavallara fazla dayanamayan cami cemaatinin şikayeti üzerine zamanın diyanet yönetimi tarafından kürsüden indirilmiş bir daha da çıkmasına izin verilmemiştir. Yüce Allah’ı bir insan gibi basit, yarın ne olacağınını bilmeyen menzilesine indirgeyen Bayındır bu cürmü ile Avrupalı papazlara nasip olmayan bir küfür ortaya koymuştur. Ayırca bizzat kendi sitelerinde verdikleri habere göre 2007 yılında Bayındır, Pensilvanyada Fethullah Gülenle buluşmuş…
Allah’ın yüce Adıyla Yazıyı bir vaiz arkadaşım tavsiye etti “şuna bir bak” dedi. Linki tıkladım Yeni Akit sayfasından okudum. Uzun bir yazı. tavsiye olduğu için baştan sona okudum.. Yazarımız Mahmud Bıyıklı kaht-ı rical’den şikayet ediyor. şuna benzer ifadeler kullanıyor “Önceleri bundan 30-40 yıl önce İstanbul’da ilmiyle İrfanıyla insanlara bir feyz bir Hidayet nefesi sunan nice adamlar vardı nice hakiki âlimler etkili yetkili hocalar vardı.. Şimdi ise hepsinin yeri boşalmış ve geriye insanların hoca diye dinlediği yutub fenomenleri kalmış. ağzı bozuk üslubu hatalı yaparken yıkan İslam’dan bahsederken soğutan yutup şovmenleri.. kala kala bunlara kaldık..!” Kaht-ı rical’den müşteki olmak güzel olumlu bir şey.. Her devirde benzer serzenişler olmuştur. Ancak bu zamanda hakiki irşad ehli bulmak gerçekten zor.. Sonra yazarımız Mahmut Bıyıklı bir önceki dönemde mevcut ulu kametleri bir bir sayıyor “Hâlbuki önceleri hakiki hocalar vaaz ederdi. Sultanahmet ten Edirnekapıya yürüdüğünüzde Filan filan Hocaları bulurdunuz..” diyor. işte kendi ifadeleri: Fatih camii’nden çıkıp Edirnekapı’ya doğru giden bir kimse ilk olarak uğrayacağı cami hangisidir ? Elbette ismailağa camii. Fatih camii’nden Edirnekapıya yürüyen bir kimse en çok neyle karşılaşacaktır ? dikkatini ne çekecektir ? Tabi ki başlarına sarık, nurlu yüzlerinde sakal ve sırtlarında çarşaf olan büyüklü küçüklü yüzlerce hakiki müminlere.. Ancak yazarımız Fatih camii’nden sonra Edirnekapı’ya…
Allah’ın Yüce Adıyla Reddiyecilikte gelinen nokta: Dostunu düşman ilan etme!! Bazı hocalar, youtuburlar bu zat hakkında videolar çekmişler Sabır Meşhur aleyhine reddiye vs yapıyorlar.. Bunun üzerine bu Türkiye dostu büyük mücahidi hakkaniyet adına müdafaa edeceğiz Evvela: Sabır Meşhur kimdir ? Sabır Meşhur Mısırlı araştırmacı yazar ve gazeteci, Mısır Lideri Muhammed Mursi’nin müdafiilerinden, onun yakın ekibinden. Muhammed Mursinin darbe ile indirilmesi sonucunda Türkiye’ye iltica etmiş ve var gücüyle İslamı Müslümanları ve özelde Türkiye’yi koruma ve mudafaa etme, Tayyip Erdoğan hükümetini islam ve müslümanların menfaati uğruna destekleme çalışmalarına girmiş bunun için onlarca etkili videolar çekmiştir. 1. Husus: Sabır Meşhur mezhepsiz” iddiası Hoca arkadaş atını mahmuzlamış bağırıyor : “Sabır meşhur mezhepsiz miş çünkü şöyle demiş “mezhebini sorarsa biri sana, Hanefiyim demek olmaz” sonra hükmü basıyor “Desene sen mezhepsizsin !” Tashih: Sabır’ın ilgili videosunu dinledik “mezhebini sorarsa biri sana Hanefiyim demek olmaz” demiyor ki !! “Sen kimsin diye sorulduğunda Müslümanım dersin nispet İslam’a dır, şahıslara değildir. şahıslara nispet yapılsaydı hepimizin Muhammedi denilmesi lazımdı Hz Muhammed sas Ebu Hanifeden elbette üstündür” diyor ve çok enfes bir tespit yapıyor Allah razı olsun. Hatırlayınız (Mahmud Efendi hz müridleri) için birileri “Mahmutçular” ismi takmışlar da Efendi Hazretleri ne kadar üzülmüştü “Mahmudcular diyorlar mış Rica ederim Mahmud yeni bir din…
Allah’ın yüce Adıyla Sayfanın alt kısmındaki eğik yazılar, asılsız isnatlar ateist kafirlerin laflarıdır. Bir kısım doğrular içine serpiştirilmiş yalanlar ve bazı bilgiler içine sokuşturulmuş cahillikler. Bu yazı onlara cevap verecektir. Bu hazımsız kıskanç kafirlerin laflarını tek tek analiz etmeden önce doğru nedir, hakikat nedir” bilmemiz gerekiyor. Hakikat şudur: 1) Hz Muhammed sas kendi başına bir şey yapmadı, kendi fikriye şuradan bunu alıp buradan bunu kopyalayıp şuraya yapıştırmadı. Bu tür kopyala yapıştır işlerini ancak siz yaparsınız ateist gavurcuklar ! 2) Hz Muhammed aleyhisselam Allah’ın vahyine tabi oldu. Gelen vahiy ona ne emrettiyse onu yaptı. Bir kelimesini dahi değiştirmeden. 3) Gelen vahiy içinde Yüce Allah kendinden Allah ve Rahman diye söz ediyordu. ve aslında Allah’ın ismi Kuran inmeden önce de biliniyor ve Allah olarak saygı görüyordu. Nitekim Peygamberimizin babasının adı Abdullah. yani Allah’ın kulu. Demekki hz Muhammed “kabedeki bir putun adını aldı biraz değiştirdi ondan Allah yaptı!” masalı 21. yy atesit kafirlerinin masalıdır. “Andolsun ki onlara, “Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir?” diye sorsan “Allah” derler. O halde nasıl (haktan) çevrilip döndürülüyorlar? Ankebut: 61″ Bu ayetten anlaşılıyor ki “Allah” ay tangrısınin adı madı değil ayı da güneşi de yaratan ve onları iki memur gibi emrine amade eden Kainatın…
Rahman ve Kahhar Olan Adıyla.. Cevap: Hayır, asla. O kainatta en salih en takva kuldur. Bu çirkin iddia, cehennemlik kafirler tarafından Allah’ın elçisine atılmış bir iftiradır. Allah’ın peygamberi bizlere getirdiği Kitapta “Oğlunun helali ile evlenmenin babaya haram olduğunu” apaçık bildirmiştir. Evlatlık ise yani sonradan başkasının çocuğunu evlat edinme ise Allah’ın dininde geçersizdir. bu evlatlığın bir hükmü yoktur, yabancı gibidir. Bu itibarla Zeyd ra Rasulullah’ın oğlu değildi, Hz Muhammed Zeydin babası değildi, Hz Zeyneb de Rasulullah’ın gelini değildi. Bitti. Rahman Rahim olan Allah’ın ismiyle başlar, Nebisi son Rasul Hz Muhammed e salât ve selâm ederim ve âline ve Ashabına Rasulullah Efendimizin azatlı kölesi ve evlatlığı Hz Zeyd’in eski eşiyle evlenmesi konusu Bu meseleyi diline dolayan inançsızların saptırma ve iftiralarına karşı beş açıdan cevap vereceğiz 1) Hadise Kuran’da apaçık geçmekte. Demekki bütün müminler bunu bilir ve iftihar eder. Ateist kâfirin dediği gibi ne gizleme ne utanma söz konusu değil 2) Allah Rasulü ne yaparsa en güzelini yapar ve doğru odur, ölçü odur. Sözgelimi Zeyd ra karısı Rasulullah’ın gelini olmuş olsa ve Rasulullah efendimiz gelini ile evlenmiş olsa demekki kişi eşinden boşanan gelin ile evlenmek doğru olurdu Allah razı olurdu.. 3) Ancak durum böyle değil. “Gelini ile evlendi” lafı kâfirlerin iftirası. Aksine, Allah…
Allah’ın yüce Adıyla İddia ve isnatlar şu yönde “6284= Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve LGBT dir.! ETCEP = Eğitimde Cinsiyet Eşitliği = LGBT dir.! AKP = LGBT müsebbibi dir.! Gece sabahlara kadar tbmm de Torba Yasalar yapıp AB Uyum Yasaları adı altında (tam 2,100 madde) Toplumun Ahlakını 20 yılda bu İfsat maddeleri ile bütünüyle çökerttiler.! Hala ona buna çamur atarak ALGI yapıyorlar. AKP’nin gerçek niyetini anlayamayan varsa beri gelsin! Eşcinsellere özgürlük vereceğiz diye yola çıktılar mı? Evet! Vazgeçip düzelttiler mi?-Hayır!Zina konusunda yanlış yaptılar mı?-Evet!Yanlıştan vazgeçip düzelttiler mi?-Hayır!Domuz ile sofralarımızdaki engelleri kaldırdılar mı?-Evet!Hatalarını anlayıp düzelttiler mi?-Hayır!Eşcinsellere örgütlenme hakkı verdiler mi?-Evet!Hatalarını anlayıp vazgeçtiler mi?-Hayır!İstanbul sözleşmesi ile aileyi çökertmeye başladılar mı?-Evet!Hatalarını düzeltmek için bir adım attılar mı?-Hayır!6284 ve benzeri bize uymayan yasaları çıkarttılar mı?-Evet!Bunları düzetme yönünde en ufak bir adım attılar mı?-Hayır!En ahlaksız yayınlar iktidarı destekleyen tv.lerde mi yayınlanıyor?-Evet!Bu müstehcen ve ahlaksız yayınlar hız kesiyor mu?-Hayır!Toplumu mahveden kumar illetini devlet eliyle yaygınlaştırdılar mı?-Evet!Vazgeçeceklerine dair bir emare var mı?-Hayır!Stratejik ortak diye sarıldıkları ABD 15 Temmuz’u yönetti mi?-Evet!AKP ABD’nin kuyruğunu bıraktı mı?-Hayır!Avrupa Birliği bir Hıristiyan Birliği mi?-Evet!AKP bunların peşinden gitmekten vazgeçti mi?-Hayır!” 2017 Cevap kısaca : Kahrolsun adem-i layıklık Laiklik gereği bütün bunlar. laikliği minimize eden hükümet yine bu hükümettir. Şimdi gelelim tek tek doğruları söylemeye:…
Meşayıhtan bazı zatların vefatı üzerine ortalıkta bir yazı dolaştırılıyor “bir veli güya Ümmet üzerine inecek büyük bir belayı kendi üzerine çekmiş veya zuhuratta Hz Peygamberimiz bunu ona haber vermiş, o belayı bu veli tek başına göğüslemiş de bu sayede ümmet kurtulmuş! Kurban Bayramı arefesinde Allah bu ümmetten iki büyük Kurban almış, biri Mahmud Efendi Hz nin vefatı diğeri de o velinin fedakarlığı.. bu sayede ümmet selamete ermiş!” Cevap, Allah’ın yüce Adıyla Kıymetli okuyucu, Bir Allah dostu sebebiyle Allah’ın azabı ref ve def etmesi evet vardır. Rasulullah Efendimiz sas ile bu durum başlamış, nice evliya ve asfiya bulundukları zamanın güvencesi olmuşlar, onlar sayesinde azab-ı ilâhi ref-ü def olmuştur.. “Sen onların arasında bulunduğun sürece Allah onlara da azap edecek değildir” “Biz seni alemlere ancak rahmet olarak gönderdik” Ancak.. azap ve belanın ümmetten kalkması azabın iptali veya te’cili yoluyla olmuştur “tüm belanın bir kişiye inmesi” şeklinde değil. Zira böyle bir def’ şekli Allah’ın sünnetinde yoktur. ümmetin hak ettiği belayı bir veliye tahmil şeklindeki iddia hem hikmete, hem vakıaya, hem de naslara aykırıdır Hikmete aykırı.. Çünkü azabın dünyada inmesinden gaye insanların Allah’a rucu etmesi, tövbe etmeleri.. (Secde:21) Halbuki toplumunun hak ettiği bir belanın evliya’ya inmesinde bu fayda yok ! Vakıaya aykırı.. Peygamberlerin hayatında sahabelerin…
Allah’ın yüce Adıyla.. Az önce noldu? Mahallede bir genç önümü kesti. Hocam vaktin var mı bir iki soru soracağım? Buyur sor. Hocam tağut nedir ? Tağut’un ne olduğunu biliyor musunuz ? Sorunun ikinci şıkkı hoşuma gitmedi. İmtihan oluyordum ! Gencin cehaletine bağışladım. + Eğer ben tağutun ne olduğunu bilmeyeceksem bu görevi bırakmam lazım. – Ya hocam biri var da.. konuşuyoruz bana öyle diyor “git bu imamlara sor bir tanesi tağutun ne olduğunu bilmez..” diyor + Biliyorum o zümreyi hatta imamları tağuta hizmet etmekle suçlarlar. – Evet hocam evet.. siz diyanete başlarken bir yemin yapıyor muşunuz “a.türk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma..” + Hayır yalan! Böyle bir yemin mevcut değil. Vallahi böyle bir yemin yapmadık – Bak işte.. _Şimdi sana tağut’un ne olduğunu söyleyeceğim. TAĞUT Kuran’da iki manada geçer Biri : Şeytanın kendisi. Diğeri de : Allah’tan başka tapılan herşey, her sahte ilah. Kuran’da tağuta küfretmekle, inkar ve reddetmekle emrolunduk. Esasında her Müslüman tağutu red ve inkar eder “la ilahe illallah” derken “la ilahe” kısmı tağutu inkar kısmıdır. Dolayısıyla adını belki tağut diye bilmez ama her müslüman tağutu inkar etmiştir. Yani kendine selefi diyen bizim vahabi dediğimiz kişilerin elinde değil bu iş. Onlar Kuran’ın hak olan tabir ve kavramlarını batıl manalarda…
Allahın El-Mümin” İsmi bereketiyle.. Kendine “selefi” diyen tekfirci hariciler malumunuz hepimize şirk kâfir tükrüğü tükürürler, ve bu tükürük gerisin geri suratlarına şlap diye yapışır. Ne diyor bunlar ? “TC içinde görev mi aldın imam müftü mü oldun oy mu verdin? Kâfir oldun ! “Haşa! Allah Teala bizzat bu tekfircileri yalanlıyor. Şöyleki ; Kuran’da “mümin” nişanı verilen tek bahtiyar, Firavun hükümetinde görev almış bir kişidir. [Mü’min:28]. “Ben tanrıyım” diyecek kadar azgın bir gavurun sarayında ve devletinde (danışman olarak) görev yapan ve imanını gizleyen adama Allah “mümin adam” diyorken.. Bu vahabi sefeli tayfa ne yapıyorlar, tam tersini ! Apaçık mümin olanlara ‘kâfir’ diyorlar ve o küfürle aslında kendilerini damgalıyorlar. selefi mi, vahabi mi ? Sakın bu haricilere selefi demeyiniz. Selefi demek selef’in yolundan giden demek. Selef Sahabelerdir, İmam Azam, imam Şafidir. Bu anlamda selefi olan, selef’in yolunda giden biziz. Çünkü sahabeler ve imamlar Kıble Ehlini asla tekfir etmediler, müminin canını malını ırzını helal saymadılar. Ama selefi etiketini çalıp üstüne takanlara bakın, kâfirin davrandığı gibi müminlere davranırlar; Müslümanın canını malını ırzını helal sayar fırsat bulsa talan ederler.. Yakın tarihte İbni Abdülvehhab’ın yaptığı gibi. Osmanlı’nın zayıflamasını fırsat bilip Hicazda büyük bir soygun, talan ve yağma yapmıştı. O yüzden bunlara vahabi denir (bir h ile) ve…
Mart ayı hakkında çıkan bela musibet ayı olduğuna dair lafların geçersiz olduğunu dini deliller ile ispat eder
Asıl ismi Suzin Yıldırım. Sonra Fatma Sezen Yıldırım ve meşhur olunca Sezen Aksu ! Birilerinin minik faresi, dokunulmaz sanatçı putu ! Son şakırdısında “selam söyleyin o cahil Havva ile Ademe..” gibi bir laf ediyor. Hedef nedir ? Neye hizmet ediyorlar ? Hz Meryeme iftira eden Cihat Kısa’nın bindiği merkep ne ise Suzin Akusyan’ın bindiği merkep te o ! Gaye Kuran’ı geçersiz kılmak ! Kuran’ın muhtevasını tahrip etmek. Kuran’ın öğretsini hafife almak ve nihayet Kuran’ı nazaran düşürmek ! Vatikan merkezli küresel İslam düşmanlığı komitesi güya sırasıyla tarikatları mezhepleri hadisleri bitirdi ! sıra Kuran’a geldi. Bundan sonraki hedef Rasulullah’a iman ve sonuç Allah’a imanı iptal ve imha etmek.. Asla ! Müminler Allahın ordusudur asla mağlub olmaz. 2. Yazı Dikkat ettiniz mi ? Hep biz saldırı altındayız. Onlar saldırıyor biz müdafaa yapıyoruz. Neden ? Çünkü biz onların kumarına zinasına içkisine sı.kısına karışmadığımız için. Hak ile batıl yerinde durmaz mücadele devam eder. Sen taarruz etmezsen, sana taarruz ederler. Top gibi.. yerinde durmaz. sen vurmazsan rakip takım vurur. Olay budur. Gerçi biz de vurduk topa bir iki.. Lgbt’ye çaktı bi ara Diyanet Reisi Ali Erbaş.. nasıl köpürmüşlerdi ama. Avrat pantuluna çalmıştı İhsan hoca.. yer yerinden oynadı. Eee, başka !? Aklıma gelmiyor hepsi bu. Gerisi onların…
Caner Taslaman ve mızıka ekibi (m i.oğlu) ne diyorlar ? “Evrim Kuran’a uygunmuş, Kur’an evrimi reddetmez miş!”diyorlar. Ve kimse bunların yüzüne tükürmüyor.. biz hariç ! Nasıl reddetmez ? Allah “topraktan yarattım Ademi diyor topraktan çamurdan..” dediğimizde cevap olarak şöyle diyorlar: “ee efendim bak biz hayatta kalmak için ne yiyoruz ? Hıyar patates havuç değil mi ? Hee nolmuş ? “Olmuşu şu efendim bütün bunlar nereden çıkıyor ? topraktan değil mi. demekki biz topraktan hayat alıyoruz..” Ee yani ? “işte “Ademi topraktan yarattım demek bu demek efendim.. biz böyle şeyttik..” Cevap: Tuh senin suratına şeytanın tilmizi! Kuran bükülür de bu kadar mı bükülür !? Evrim masalı Kurân’a uymaz . Bir çok delilden biri: Çünkü Allah Hucurat 13’te “Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık..” buyurmakta. Taslaman ve M.Maymunoğlu gibilerin iddia ettiği gibi insanlık eğer maymundan evrilerek nihayet Adem’e dönüşmüş olsaydı, evrim tek tük bir iki maymun için geçerli olmuş olurdu ki evrim masalını anlatanların dediği bu değil. Onlara göre bir tür maymun koloni halinde insana dönüşmüş! Ayet ne diyor? “Bir erkek ve bir dişiden” yani sadece iki kişiden yaratıldı tüm insanlık. Demekki Kur’an evrimi reddeder yerin dibine çalar. isa erdoğan
Allahın Yüce Adıyla . Not: buradaki değerlendirme internette yayılan ses kaydına göredir. “Kayıtta montajlama var” diyorlarsa aslını yayımlamak onlara aittir. . Dr Cihat Kısa adlı ilahiyatçı derste anlatıyor; “Benî İsrail içinde bir kadın zina etmiş Yahudiler Hz İsaya baskı yapmışlar onu recm et Yahudi Şeriatını uygula diye.. Hz İsa’nın canı sıkılmış, bunu yapmak istemiyormuş çünkü. Nihayet demiş “tamam yapacağım ama ilk taşı içinizde kim günahsız ise o atacak!” Herkes elindeki taşını yere düşürmüş.. Yaşlı bir kadın hariç. O atmış taşı ama isabet ettirememiş. Bir taş daha atmış. O da isabet etmemiş ! Yerden bir taş daha alınca Hz İsa “anne yeter artık” demiş “Ben küçükken sen de beni bırakıp bir yerlere gidiyordun” yani “sen de çok masum değilsin! attığın taş o yüzden o suçluya isabet etmiyor” demiş! Haşa vestağfirullah. . Bu masal üzerinden Hz Meryem’e fuhuş(!) isnadı yapan bilim(!) adamı Dokuz Eylül Ü. ilahiyat fakültesinden Dr Cihat Kısa ! . Hem ilahiyatçı hem de Kuran’ı inkar edebiliyor ! Kur’an-ı Kerim Yahudilerin iftirasından Hz Meryem’e beraat verirken “Onun en iffetli, tertemiz bir hanımefendi, bütün dünya kadınlarına örnek olduğunu ilan ederken bu vatandaş “yahudi ağzı” ile ona zina suçu atabiliyor ! Ve bunu uyduruk masallarla yapıyor. Bu apaçık Kuran’ı inkar etmektir, Allah’ın…
NELER OLDU? Diyanet işleri başkanlığına bağlı ilçe müftülüklerinin her cami gölgesinde bir 4-6 yaş okul öncesi kreş açma faaliyeti vardır. Bu kreşlerde çocuklar okul öncesi hayata hazırlanırken Kuran da öğrenmekte ve Allah Peygamber sevgisi Ahiret inancı da verilmekte. Özünde müslüman olan Türkiye Milleti de bu kreşlere yoğun ilgi göstermekte çocuğunu kayıt ettirebilmek için adeta yarışmaktadır. Dindar ahlaklı vatansever nesillerin yetişmesinde ilk adım olan bu kreşlerin varlığından bütün toplum memnun iken rahatsız olan bir azınlık kesim de yok değildir. İşte o rahatsızlık uzun süre içeride saklanmış yutulmuş ancak gaz yaptığı için artık saklama imkanı kalmayarak dışa vurmuştur. CHP’Lİ ÖZGÜR ÖZEL 4-6 YAŞ KUR’AN KURSU EĞİTİMİ İÇİN “ORTAÇAĞ ZİHNİYETİ” DEDİ Özel şu ifadeleri kullanmıştı: “Diyanet okul öncesi eğitim birimleri kuruyor. Okul öncesi eğitim Diyanet’in işi mi Milli Eğitim’in işi mi? Sübyan mekteplerini kurmuşlar, kurumsallaştırmaya zorunlu yapmaya çalışıyorlar. Bu kafayla, orada işte bilimin B’si, fiziğin F’si, matematiğin M’si de olmuyor üniversiteye gidince. Çocukları bütün dünya nasıl yetiştiriyorsa öyle yetiştirmek varken bir ortaçağ zihniyetine yönelmenin, bunu kurumsallaştırmaya çalışmanın ne bu Cumhuriyet’e ne bu millete faydası var; ne de Anayasa’ya uygunluğu var.” TEPKİLER ÇIĞ GİBİ Diyanet İşleri Başkanlığı Basın Müşaviri Burak Orhan, CHP’li Özgür Özel’in ifadeleri sonrası sosyal medyadan açıklama yaparak Özel’e tepki gösterdi. Orhan…
Bismillahirrahmanirrahim Başını Türkiyede prof Mustafa Öztürk’ün çektiği gizli din düşmanları komitesi bu defa kaleyi içeriden yıkma planıyla, -bizden gibi görünerek- “Kuran sözlerinin Tanrıya ait olmadığı, Muhammed’e ait olduğu” küfrünü savurmaktalar. Ve içimizde yaşayan kimi kemalist laiklerden ve kimi Rum Ermeni Hiristiyan cemaatlerden delice alkış ve destek almaktadırlar. Tamamı gayrimüslimlerden oluşan bu tayfa Türkiye Müslümanlarını Kuran ve İslamdan uzaklaştırmak için bu yeni taktiği denemişler, ancak Anadolu Müslümanlarının feraseti bu tuzağı da fark etmiş ve ilahiyata sızmış bu gibi zındıklara fırsat vermeyerek bu proflar ülkeden kaçıp defolup gitmelerini sağlamıştır. Kuranı Kerim hem lafız, hem mâna olarak Allah’tan inme olduğunu ifade elden ayetler: الم * ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ ) (البقرة : 1 – 2) İşte kitap; onda asla şüphe yoktur. O, günahtan sakınanlar için bir rehberdir.” Bakara 1,2 إِنَّ هَـذَا الْقُرْآنَ يِهْدِي لِلَّتِي هِيَ أَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِنِينَ الَّذِينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْراً كَبِيراً ) (الإسراء :9). Şüphesiz ki bu Kur’an en doğru en sağlam yola iletir; amel-i salihte bulunan müminlere, kendileri için büyük bir ecir olduğunu müjdeler.” İsra: 9 لا يَأْتِيهِ الْبَاطِلُ مِن بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِهِ تَنزِيلٌ مِّنْ حَكِيمٍ حَمِيدٍ ) (فصلت : 42 -41) . O Kurana ne önünden ne arkasından batıl (hata) yaklaşamaz. Kuran…
Allah’ın Yüce Adıyla.. ateist, deist veya agnoist kişilerin Müslüman gençlerin kafasına soktukları şüphe içerikli soruları derledik ve cevaplarını verdik. Biz bu çalışmayı takribi üç sene önce yaptık. Youtube’da yaptığımız aramada bizim cevaplarımızın kullanıldığını ve ancak siteye atıfta bulunmadıklarını gördük.. 01 Kasım 2021 İşte o vesvese içerikli 21 soru ve İsa Erdoğan hocanın o sorulara verdiği ilmi cevaplar : 1. Soru : Allah bizim Cennete veya Cehenneme gideceğimizi biliyorsa, neden bizi imtihan ediyor? Cevap: Suç gerçekleşmeden cezasını vermek adalete aykırı olduğu için. Yoksa Allah evet kimin nereye gideceğini biliyor. Ancak kendi bilgisiyle hareket edip suçluluları cehenneme doldursaydı mucrimler itiraz eder “bizlere bir elçi gönderip haber verseydin biz de senin buyruklarına uyup böyle bir zillete düşmemiş olurduk” [Taha:134] derlerdi. Bunun dünyadaki misali: öğretmen hangi öğrencinin başarılı olacağını, hangisinin tembel başarısız olacağını az çok bilir ancak sınav yapmadan kafadan not vermez “sen kaldın sen geçtin!” demez. Notu böyle vermiş olsa tembel öğrenciler kalkar “neden bizi imtihan etmediniz belki sınavı geçerdik” diyerek itiraz ederlerdi. Bunun gibi.. Cennet güzel amellerin mükafatı, Cehennem ise küfür ve isyanın cezasıdır. Mükafat ve ceza ancak eylemden sonra olur, önce olmaz. Taha 134: “Eğer bu (dünya hayatı) ndan önce onları bir azapla helâk etmiş olsaydık mutlaka şöyle diyeceklerdi: “Ey rabbimiz! Bize bir…
Bu kaçıncı bilimsel sahtelik? Kaçıncı aldanış ? Önce haberi okuyalım : “..Güneş Sistemi’nin ötesinden geldiği düşünülen ve uzayda akıllı yaşam arayan gökbilimcileri heyecanlandıran radyo sinyallerinin “yanlış alarm olduğu” ortaya çıktı. İncelemeler, sinyallerin aslında insan kaynaklı olduğunu gösterdi. Avustralya’daki Parkes Gözlemevi’nde bulunan Murriyang radyo teleskobu, 2019’da merak uyandıran bu radyo sinyallerini tespit etmişti. Sinyallerin Güneş’in en yakın komşusu Proxima Centauri yıldız sisteminden geldiği düşünülmüştü..” Meğer aslı yokmuş ! “Bu radyo sesi uzaydan geliyor dediler, uzaylılar var dediler, güya geldiği yıldızın resmini çektiler..! Ancak hepsi sahte ve yalan çıktı ! “Aya gittik bu taş aydan geldi” demişlerdi.. sahte çıktığı gibi ! “Mars çok büyük” dediler yalan çıktı ! Yani değerli okuyucular, anladık ki bunlar bir doğrunun yanında bir yalan eklemeyi marifet sayıyorlar. İstedikleri bir yalanı uydurup altına da sözde “bilimsel deliller! veriler döşemekten de hiç arlanmazlar. Yüce Allahın buyruğunu hatırdan çıkarmayalım: “Bir fasık size bir bilgi verirse inanmayın, onu araştırın” O yüzden biz, Allah’a ve Kuran’a inananlar Dini metinlerde okuduğumuz hakikatleri asla bunların bilimiyle değişmeyeceyiz. Kur’an neyi nasıl diyorsa o ! Bilime filime ters düşmüş diye tereddüt etmeyeceğiz isa erdoğan Oku: >> Bilimsel sahtekarlık 3″ okumak için tıkla <<
Başak Kablan adında yutubır bir kadın yaptığı yutubda Caner Taslaman’a bir soru soruyor (26.dak) “Ben regle (hayız) olduğumda beni kirli kabul eden beni makamına kabul etmeyen bir Allah var ! Diyor ki “regleysen eline Kuran alamazsın abdest de alamazsın oruç da tutamazsın namaz da kılamazsın..!” Ya belki ben dua etmek istiyorum beni nasıl kovarsın! beni neden kovarsın makamından !?” diyor cahil. Caner Taslaman da “maalesef bunu birileri dine sokmuşlar” diyerek baştan bir inkar tavrı sergiliyor sonra “Kuran o (hayız) dönemin sıkıntı olduğunu ve nelerin yasak olduğunu söyler ancak böyle bir yasaktan söz etmez.. “Cinsel birliktelik yasak” der ama “namaz kılamazsınız” demez.. yani Allah (haşa) unuttu da mı onu söyledi de bunu söylemedi ?” demektedir. Yani “Kuran’da hayızlı kadın Namaz kılamaz oruç tutamaz yazmadığına göre demekki İslam’da böyle yasaklar yok, sonradan dine eklenmiş” demiş oluyor ! El CEVAP Bu yazıda her ikisine de cevap vereceğiz, Sırayla önce Başak Kablana sonra Caner Taslamana. Başak Kablan ve benzerleri Allaha dua etmek istiyorlar ve ancak İslamda regle olan kadın “dua edemez” dendiği için edemiyorlar mış ! Öyle mi ? Öyle ise sıkı durun: “Hayızlı kadın İslamda dört mezhebe göre her zaman dua edebilir. İster hayızlı olsun isterse abdestsiz olsun..” Bak işte, İslam öyle güzel…