Allah’ın yüce adıyla
Kaynak Sorunsalı
İsmailağa gibi ilim ve irfan merkezi camilerde sabah ve yatsı namazı akabinde topluca okunan 10 kere la ilahe illallah ve salat-ı devaiye dediğimiz “Allahümme salli ala seyyidina Muhammed biadedi külli dain..” salavatının kaynağı nedir?

CEVAP
10 kere لا اله الا الله okumanın kaynağı
Kur’an: فاعلم انه لا اله الا الله
bilmiş ol ki Allah’tan başka ilah yoktur”
Hadis: Kim sabaha çıktığında 10 kere okursa la ilahe illallahu vahdehu la şerike lehu, lehul mulku ve lehül hamdü ve huve ala külli şeyin kadir” derse bir köle azad etmiş gibi sevap kazanır. Akşam okuyan için de aynı..”
Bu muazzam zikrin özü la ilahe illallah kelimeyi tevhididir, tamamını okumayan en azından özünü okur. Nitekim yalnızca la ilahe illallah okumaya teşvik eden nice ne nebevi hadisler vardır
3 kere Salat-ı Devaiyye okumanın kaynağı
Kur’an:
صلوا عليه وسلموا تسليما
Allah ve melekleri o peygambere salat eder ey müminler sizler de ona salatü selam ediniz
Hadis: bana bir kere salavat okuyana Allah on rahmet eder
Şafi ve Hanefi uleması bela ve musibetin kalkması için müminlerin toplanıp topluca dua etmelerini caiz ve müstehap görmüşlerdir
Salat-ı devaiyye
اللهم صل على سيدنا محمد وعلى ال سيدنا محمد بعدد كل داء ودواء وبارك وسلم عليه وعليهم كثيرا
Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala âl-i seyyidina Muhammed bi adedi külli daim ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesira
Bu lafız ile salavat okuyup Allah’tan yardım istemeyi arif’i billah Mevlana Halit Bağdadi hazretleri namaz akabinde emretmiş ve veba ve tağunun Şam diyarını istila ettiği yıllarda Bu sayede korunmuşlar ve tağun bi-iznillah def olmuştur. Tarihi kaynaklar bunu kaydetmiştir
Mevlana Halid, tağun ve veba yıllarında bunu her namaza kabinde emretmiş ise de ismailağa’da şimdilerde veba olmadığı için bu, sabah ve yatsı namazlarına hasredilerek kaybolup unutulmaması sağlanmıştır. Maddi veba yoksa da manevi vebaların varlığı gözetilmiştir de diyebiliriz
Burada en önemli kaynak Şafi ve Hanefi ulemasının “bela ve musibet anında müminlerin topluca dua ve Allah’a iltica etmelerinin caiz ve müstehap” görmeleri
Bundan sonra dua ve iltica hafızları bakılır, eğer şeriata uygun ise (sözlerde gulüvv taşkınlık yoksa) caizdir, sözler Kur’an ve hadisten alındıysa müstehap ve sünnettir
İtiraz etmişler:
Bela ve musibet yok siz topluca zikir çekiyorsunuz..
Denirse,..
Vahabi eğimli sözde selefi İbn el Baz gibi müteşedditler evet birçok şeye bida muhdese dedikleri gibi buna da bidat demişlerdir. Nitekim toplu şekilde namaz sonrası tesbihleri çekmeye de bidat derler ve toplu şekilde elimizi kaldırıp dua ettiğimize yine bidat derler, hatmi hace gibi toplantılara da bidat derler..!
Kandil gecelerini kutlamaya bunun için camilerde toplanmaya da yine bidat derler!
Artık bu anlayışı zayıf kişilerin ümmetçe kabul görmüş bu tür toplu zikir ve dualara bidat demesinin bir ehemmiyeti yoktur.
Onlar bidat diye dursun, Mısır Suriye ve Anadolu ve Maveraunnehir uleması da ibadete talim ve teşvik ettiği haysiyetle bütün bunlara cevaz vermişlerdir

Önemli Bilgi
Bir hastalığın ve bir musibetin def ve izalesi konusunda insanlar tarafından tecrübe edilmiş (haram olmayan) bir terkip, maddi ve manevi bir reçete varsa bunun için daha kaynak senet aranmaz. Tecrübe real gerçekliktir en sağlam kaynaktır..” demiştir ümmet alimleri
Nazar gibi bir takım manevi tesirlerin izalesi ve şifası için bazı alimlerin tavsiye ettiği “köz terkibi” mesela bu hakikate dayanır. Madem tesir ediyor ve şifa sağlıyor kaynak aranmaz
Duanızı bekler:
İsa Erdoğan 10.08.26 Osmaniye
Yorum Yapılmamış