Sen Kendi Güneşinin bulutusun

14 Eylül 2022

Allah’ın yüce Adıyla 

Tasavvufta bir söz vardır, altın harflerle yazılsa gerek: انت غمامة شمسك Sen kendi güneşinin bulutusun” Yani sana en büyük engel yine sen” O yüzden tasavvufi terbiye altındaki mürid kendiyle yarış halindedir. Kendi nefsini ezmeye onu adam etmeye çalışır.

Aslında burada “kendi nefsi” tabiri hatalı. Çünkü kend ile nefs aynı şey. Ben ve nefsim diye farklı iki şey yok. Nefsim ben’dir, ben nefsimdir. Altın sözü bir daha oku “..sen” dedi de “senin nefsin” demedi.

Bu manayı destekleyen diğer altın sözler: “Darlığın varlığındandır”

Yani bütün sıkıntı ve problemlerin kaynağı “ben de varım” deyişin, benlik iddia edişin.. Varlığını iptal ettiğinde bütün kavga gürültü anında biter ortalık süt liman olur.

Trafikte maganda birden önüne mi kırdı? Varlığını bitirmiş kul “buyur kardeşim” diyerek yol verir. Kalabalıkta biri ayağına mı bastı? Afedersiniz zahmet verdim” der sulh yoluna gider.. 

Beyazid-i Bestami Hz bir gece mezarlıkta Kur’an okumak ister kabristanın yolunu tutar. O günlerde bir nebbaş (kefen hırsızı) mezarlığa dadanmış mezarlık bekçisi burnundan solumaktadır. Beyazid Bestami Hz’i mezarlığa girerken “işte yakaladım diyerek üzerine çullanır ve oracıkta fena hırpalar. Hazret kanter içerisinde eve döner.

Sabahleyin müridlerine bir miktar para vererek “bu parayla güzel bir sopa alın mezarlık bekçisine gidin, ona takdim edin, dün gece sopası kırıldı, gece gece ona zahmet verdik hakkını helal etsin” der

 “Bu nefs öyle şerli öyle kötü ki ‘nefsim’ diyerek kendime dahi izafe etmek istemiyorum” demiş Allah’ın Ârif kulu. 

Nefs kara bulut gibi nerede araya girse orada sıkıntı, İlahi inayetin nurları senden ihtifa eder. 

Adam cihada gider efrenc kuffarıyla kılıç kalkan cenk eder, nihayet canını feda, kanını isfak eder de bir bakmışın kaybetmiş halde cehennem yolunu tutar.. Neden? o cengi, o cihadı “kendi” şan ve şöhreti hesabına çevirdiği için, cihat ile Allah arasına “nefs” girdiği için. 

“Sen kendi güneşinin bulutusun” 

Bir hafız bir ömür Kuran tilavet eder canını bezleder terini irâq eder de bakmışın o gâzi gibi nâr-ı cahîm yoluna sevk olunur. Sebep aynı: araya nefs girmiştir, işi berbad etmiştir.

O yüzden Hz Rasulullah Efendimiz sas Allah’ın sevgilisi de olsa bu nefs’in şerrinden sakınmış Allaha sığınmış. O yüzden nefs’in liderlik “riyaset” davası ariflerden en son çıkan şeymiş. O yüzden Yüce Allah Şeriat’ı Muhammediyye’yi bu nefs’in keyfini saltanatını imha edici mahiyette inzal etmiş. Nefsin en sevmediği şey o yüzden Şeriat olmuş. O yüzden kamil mürşidler müridleri terbiye yolunda bu nefs’i ezici terkipler uygulamış kimine dilencilik kimine hela temizliği kimine kanlı pasaklı ciğer satıcılığı görevi vermişler.. Alimler ise nefsi “ben bilirim’le beslediği için Mürşid bazen de “tüm kitaplarını nehre at öyle gel” demişler. Hz Şemsi Tibrizi atanı almış, atmayanı müridliğe kabul etmemiş

 Bende-i Rabbani 

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın