Ölmeyen Diri Allah’ın yüce Adıyla.. Kamil Şenocak hoca efendi, kendileri Mahmud Efendi Hz’nin Samsun vekili ve İhsan Şenocak hocanın babası.. Bugün 7 tem 2025 te vefat etmiş, ebedi istirahatgâhına irtihal etmişlerdir. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet, makamı âli olsun, ihsan hocam başınız sağolsun Kamil hoca İsmailağa’ya karşı ihtilafta, oğlu İhsan Şenocak gibi tekke ve silsile tarafında durmuş ve daima Şeyh Fikrî Efendiye muhabbet ve sadakatini izhar etmiştir. Kamil Şenocak hoca kimdir? 1940 yılı Of’ta dünyaya gelir, ilk eğitimini köyünde alır, sonra Çuvaruksa (Uğurlu) beldesinde bulunan Reis-ul Kurra Mehmet Rüştü Aşık Kutlu efendiye gider ve onun maiyetinde 9 yıl kalır. Bu 9 yılın belli bir kısmı talebelik, geri kalanı hocalık yapmak şeklindedir. Aşık Kutlu Hocaefendi bir yere gideceği zaman Kamil Şenocak hocayı yerine bırakır, bu derece hocasına yakınlaşır ve onu vekili olur. Kamil Şenocak ve Mahmud Efendi Hz Kamil Şenocak hoca efendi Mehmet Rüştü Aşık Kutlu Efendinin maiyyetinde olduğu yıllarda her yıl ziyarete gelen müstakbel şeyhi Mahmud Efendi Hazretlerini görür, hocasının ona ne denli hürmet ve tazim ettiğine tanık olunca Mahmud Efendi’nin yüceliğini idrak eder ve “ben de mutlaka bu zata gideceğim ve ona intisap edeceğim” der ve 1961 yılında 21 yaşındayken İstanbul’a gelir ve Şeyh Mahmud efendi hazretlerine biat eder. Mahmud efendi Hz…
Allah’ın yüce Adıyla ‘Samimî cemaatlerin birincil misyonu, âlim yetiştirmek için yatırım yapmak olmalıdır 29 Nisan 2024 Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bedri Gencer İsmailağa hareketinin çağdaş İslâm dünyasında oynadığı benzersiz rol anlaşılamamıştır dedi. Röportaj: F. KOÇAK Mahmud Efendi ve Hasan Efendinin vefatları sonrasında yoğun bir şekilde gündeme gelen İsmailağa Cemaati üzerine camiayı yakından tanıyan Prof Dr Bedri Gencer ile konuştuk. İsmailağa cemaati, hangi geleneğe yaslanıyor? İsmailağa cemaati, Nakşibendî geleneğe dayanır. Türkiye gibi ideolojik akıl tutulmasının hâkim olduğu bir ülkede birbirine karıştırılan tarikat ile cemaat kavramları, ancak aralarındaki aynılık ve ayrılık ile tam anlaşılabilir. 1) Cemaat: Dünyanın bütün dillerinde “cemaat”, aslen “Allah’ın huzurunda toplanan insanlar, mabet (havra, kilise, câmi) topluluğu” demektir. Müminler topluluğu, câmide Peygamberin (s.a.v.) “arkasında” namaz kılarak kardeş ve cemaat olurlar. 2) Tarikat: Müminler topluluğu, câmi dışında da “tarikat-ı Muhammediye” denen Peygamberin (s.a.v.) “yolundan” (tarikat, sünnet) giderek kardeş ve cemaat olurlar. Bu yüzden “brotherhood=uhuvvet” kelimesinde cemaat ile tarikat mânâları birleşir. İki kavram arasındaki aynılık ve ayrılığı şöyle gösterebiliriz: Aynılık: cemaat: tarikat Ayrılık: tarikat >kol >cemaat Nakşibendîlik, tarikat, Gümüşhânevîlik, onun kolu, İskenderpaşa, onun cemaatidir. Bu fark, altın silsile denen şeyhler listesinde görülür. Nakşibendiye’nin altın silsilesi, 30. halkayı teşkil eden Mevlânâ Hâlid Bağdâdî’den (Kuddise Sirruhû) sonra ayrılır, Gümüşhânevî İskenderpaşa…
Ölmeyen Diri olan Allah’ın adıyla Bugün itibarıyla Mesut Demir Hocaefendi Adapazarı karasu’da bulunduğu bir esnada kalp krizi geçirerek vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun, geride kalanlarına Allah sabır afiyet ihsan eylesin Mesut Demir hoca kimdir Aslen Manisalı olan Mesut Demir Hocaefendi 1973 doğumlu olup İsmailağa cemaati içinde, Mahmud Efendi Hazretlerinin bir muntesibidir. 1990’lı yıllarda İslami ilimler temel eğitimini cemaatin önde giden hocalarından Muhammed Yelkenci hocanın medresesinde almış ve orada icazetname almıştır. Ayrıca Şehit Bayram Ali hocanın da hususi ilim halkasına iştirak ederek kendini geliştirmiştir. Mesut Demir Hoca Allah’ın dinini yüceltmek için gayret eden mücahit ruhlu bir hoca efendi idi. Sohbetten sohbete koşar il ilçe dolaşarak insanları Allah yoluna çağırırdı. Son zamanlarda bu irşad tebliğ hizmetini sosyal mecralara taşıyarak o alanda da etkili olmuştur. Mesut hoca o tebliğ ve emr-i bil maruf seferlerinde nice insanların hidayetine vesile olmuş nicesinin de medreseye başlayıp ilim yoluna girmesine sebep olmuştur. Zengin ibretlik kıssa yüklü sohbetleri, tatlı ve sakin uslubu ile on binlerin gönlünü fethetmiş olan Mesut Demir hocaefendi medrese faaliyetinden geri durmamıştır. Ben Edirne’de vazife ederken yolu uğramış beni ziyaret etmiştir. O ziyarette kendisinden kapıyla efendi hazretleri ile alakalı önemli nakiller dinlemişimdir. Mesut Demir hoca genç denilecek yaşta ani bir kalp krizi…
Allahın Yüce Adıyla Fısk fucur odağı Odatv aileye ulaşmış, Kübra “Bir de bizi dinleyin ne olur…” Ayşe Baykal röportajı 13 Aralık Salı 2022 11:19 – Son Güncelleme:13.12.2022 11:23 Günlerdir toplumun her kesimi tarafından konuşulan, ailesi tarafından 6 yaşında evlendirildiğini söyleyen H.K.G’nin haberini okuduğumda akıl ve vicdan sahibi olan her insan gibi ben de şoke oldum. H.K.G’nin iddialarını destekleyen fotoğrafları görüp ve ses kayıtlarının yazılı dokümanını da okuyunca olayla ilgili yazma ihtiyacı hissettim. Ayşe Baykal İsmailağa Cemaati’nin gerek üst düzey gerek mensuplarından tanıdığım herkesi aradım. Genel olarak kimse böyle bir şeyin olabileceğine ihtimal vermemekle birlikte, olmamış olması temennisinde bulunuyor. H.K.G’nin annesiyle söyleşi yapmak çok istedim ve bunun için ortak tanıdıklarımızla talebimi ilettim. Kendisi rahatsız olduğu için görüşemeyeceğini söyledi, toparlandığı zaman konuşabilmeyi ümit ediyorum. Fakat aileden -adının verilmesini istemeyen- biri ile konuşabildim. Sizinle söyleşiyi paylaşacağım. Bu arada, haberi yapan Birgün gazetesi muhabiri Timur Soykan’la konuşmak için aradım ve talebimi ilettim ama kendisinde de herhangi bir dönüş alamadım. Olay kabul edilebilir bir şey değil elbette. H.K.G’nin iddiaları adeta ülkeyi iki kutba ayırdı. Müthiş bir kavga var. İKİ NOKTA Kavganın sebebi bir tarafın H.K.G’nin iddialarını tartışmasız kabul etmesi, diğer tarafın da iddiaların komplo olduğunu iddia etmesi. İki tarafı da birleştiren iki hususu atlıyoruz…
Ölmeyen Hay Olan Allah’ın yüce Adıyla.. Özet: ihvanların Musa Amcası, hafızların Musa dedesi, Mahmud Efendi Hz’nin vefalı müridlerinden Musa Bayraktar vefat etti. Allah rahmet eyleye, mekanını Cennet, makamını âli eyleye.. Işte onun hakkında hüsn-ü şehadet eden bazı hoca arkadaşlarım, yani o zamanın talebeleri: Halit Duman Hoca: Rahmetli Hızır Efendinin daimi cemaati yol Arkadaşı ve en büyük destekçisiydi bir birlerine ayrı bir muhabbetleri vardı. Vefatı aynı güne denk gelmesi ne güzel tevafuk olmuş. Musa dede gibi eski ihvanlarımız Kitap olarak belki okumuşlukları fazla yoktur. Lakin Efendi Hzretlerimizin ilim Meclis’lerinde çokça bulundukları için damlaya damlaya aldıkları ilim ve feyzin bereketi çoğu hocadan iyidir. Fatih Yarar hoca: Rahmetli Hızır Efendi Musa Dedeyi çok severdi. Musa Dede Hızır Hocanın cumartesi sohbetlerini hiç kaçırmazdı. Sohbette ondan çok örnekler verirdi. Bir gün Hızır hocamız sohbette “Efendi hazretlerinin cemaatsiz hiç namaz kılmadığını, sahibi tertip olduğunu, en büyük kerametin istikamet olduğundan” bahsediyordu. “Musa Dede buradamısın” diye çağırdı. Sonra onu işaret ederek “Bakın şu adama 33 senedir bir defa teheccüt kaçırmamıştır dedi.. Yani müridi bile böyle ise siz Şeyh Efendiyi düşünün..” buyurdular Muhammed Yasin hoca: Kimler Musa dedemizden Efendi hz’inin sakalı şerifinden almadı ki..!? Yolda çevirir, ondan Efendi Hz’nin sakal telini isterdik.. o da cebinden bir zarf çıkarır verirdi….