Bismillah.. Süleymaniler cemaatine neden operasyon yapılıyor ? Diğerlerine de sıra gelecek mi ? Herkes gibi biz de olanı biteni anlamaya çalışıyoruz. Bunun için farklı alan ve zaviyelerden bakan farklı görüş sahiplerini dinliyorum. yorumlar şöyle 1) “çünkü oy vermiyorlar o yüzden operasyonu yiyorlar..” Muhalif zihniyetin tahlil tetkikten uzak, ucuz v peşin fikri bu. 2) Tayyip Erdoğan 2006 yılında kurduğu düşünce kuruluşu (thing tank)in ilk icraatı: _”irili ufaklı bütün dinî oluşumlar cemaat ve tarikatlar Ak Parti’ye entegre edilecek. Çünkü Bundan önce laik iktidarlar döneminde din hizmetleri tehtid altındaydı lakin namazlı imanlı kadroların iktidarında bu tehlike bertaraf edildi ve AK parti din hizmetlerinin en büyük hamii v temsilcisi oldu. Bu bakımdan hepsi buna destek olmalıdır, olmayanlar tasfiye edilmelidir” thing tank’in oluşturduğu bu fikir üzerine hareket edildi ve gerçekten bütün cemaat ve tarikatlar AK Parti’ye entegre edildi. Birlikte hareketi kabul edenlerin her birisine büyük imkanlar verildi vakıflar arsalar fonlar binalar sunuldu. Süleymaniler boyun eğmediği için bugün bu operasyonlara maruz kaldılar” Bu ikinci fikrin sonu 1. ile aynı bitti gördüğünüz gibi. Başlangıçta farklı bir şey diyecek gibi iken sonu aynı oldu 3) Süleymaniyeler esasında Tayyip Erdoğan ve partisine uzak kişiler değillerdi. Nitekim annesi bizzat Süleyman Efendi’nin Muhibbi idi ve vefatında onun kabrinin yanına gömülmek istemiştir….
Bismillahi “Evvelce her mahallede bir Şeyh efendi vardı. O mahalleyi (dinen) ayakta tutardı..” demiştir şeyhimiz imam Mahmud Efendi Hz. Sonra bir kahtı rical, olgun insan kıtlığı oldu, millet Türkiye’nin bir ucundan o olgunu bulmak için seyahat etmek durumunda kaldı. Gerçek olgunlar yanlış yapmadılar, asla hiyerarşik izoterik yapılar kurmadılar.. Kaht-ı rical döneminde o kamil insan kibrît-i ahmer iken hepten kıymete bindi adeta zümrd-ü anka oldu. İnsanların bir feyz huzmesi bir bereket kırıntısı bulabilmek için etrafında pervane olması eline erişme, sakalının teline dokunabilme yarışı bundandır. Çünkü yok misli muadili.. Böyle iken yine de hiyerarşik (askeri nizam) bir örgüt oluşturma gayretine girmedi kamil insan. Dikkat: Mahmud Efendi Hz özelinde/örneğinde konuşuyorum. İşin örgüt/teşkilat kısmını oluşturan yöneten başkası (vakıf yönetimi) olmuştur hep. O yüzden tarikat (manevi intisab) ile vakıf (maddi bağ) birbirinden farklıdır. Vakfa bir zarar bir itham gelse bu tarikata bulaşmaz Bundan 15 sene kadar önce istihbarattan bir yetkiliyle yapılan sohbette demiş “bütün tarikatların cemaatlerin şeceresini çıkarttık ancak bu İsmail Ağa cemaati bir muamma kim kime bağlı kim kime ekli kim kime tabi belli değil..” tabii ki belli olamaz çünkü yok. olmayan şey belirlenemez. 30 sene kadar önce Hızır Efendi hocamız bir dersinde demişti “Türkiye’nin her bir bucağından gelip ders alan ihvanları bir defterde…
Allah’ın yüce adıyla Kaynak Sorunsalı İsmailağa gibi ilim ve irfan merkezi camilerde sabah ve yatsı namazı akabinde topluca okunan 10 kere la ilahe illallah ve salat-ı devaiye dediğimiz “Allahümme salli ala seyyidina Muhammed biadedi külli dain..” salavatının kaynağı nedir? CEVAP 10 kere لا اله الا الله okumanın kaynağı Kur’an: فاعلم انه لا اله الا الله bilmiş ol ki Allah’tan başka ilah yoktur” Hadis: Kim sabaha çıktığında 10 kere okursa la ilahe illallahu vahdehu la şerike lehu, lehul mulku ve lehül hamdü ve huve ala külli şeyin kadir” derse bir köle azad etmiş gibi sevap kazanır. Akşam okuyan için de aynı..” Bu muazzam zikrin özü la ilahe illallah kelimeyi tevhididir, tamamını okumayan en azından özünü okur. Nitekim yalnızca la ilahe illallah okumaya teşvik eden nice ne nebevi hadisler vardır 3 kere Salat-ı Devaiyye okumanın kaynağı Kur’an: صلوا عليه وسلموا تسليما Allah ve melekleri o peygambere salat eder ey müminler sizler de ona salatü selam ediniz Hadis: bana bir kere salavat okuyana Allah on rahmet eder Şafi ve Hanefi uleması bela ve musibetin kalkması için müminlerin toplanıp topluca dua etmelerini caiz ve müstehap görmüşlerdir Salat-ı devaiyye اللهم صل على سيدنا محمد وعلى ال سيدنا محمد بعدد كل داء ودواء وبارك وسلم عليه…
Allah’ın yüce adıyla Mekke anlaşması hayırlı mübarek olsun. Bugünleri gösteren Allah’a hamdü senalar olsun. Mekke anlaşması nedir ? Suudi Arabistan Pakistan ve Türkiye arasında imzalanan bu anlaşmaya göre bu ülkelerden herhangi birine yapılacak bir saldırı hepsine yapılmış sayılacak ve ortak hareketle birbirlerini müdafaa edecekler.. Bu muvakkayietlerin mimarı Recep Tayyip Erdoğan’ı Allah görünmez ordularıyla müeyyet ve muzaffer eylesin, basiret firaset ve hak yolda cesaretini müzdad eylesin 8 ağustos 2026 bu açıdan tarihi bir gündür, belki Bayram yapılmaya layık.. çünkü yıllardır şikayet ettiğimiz ümmetin parça pürçük olması ve bir avuç Yahudinin bu sayede bizi lokman lokman yutması durumuna karşılık ilk defa müslüman devletler ciddi anlamda bir araya gelmişler ve Ordu’da İslam natosunu kurmak gibi önemli bir karar almışlardır Bu ittifak ve anlaşmanın hedefine ulaşabilmesi için de müslümanlar var gücüyle buna sahip çıkmalı ve destek vermelidir Çünkü Filistin Doğu Türkistan gibi mazlum müminlerin kurtuluşu ancak bu türlü ittifaklara bağlıdır Bu arada teessüfle beraber görüyoruz ki Tayyip Erdoğan türkiye’si ne zaman güzel bir iş yapsa ve biz onu tebrik etsek dua etsek bütün Müslümanlar seviniyor amin diyor sadece bir zümre hariç : Saadet partici zavallı arkadaşlar O yüzden particilik haramdır. İnsana hakkı göstermez, iyiliğe ve güzelliğe karşı kişiyi kör eder. Müslüman bir yere kadar…
Allah’ın yüce adıyla Yeni rakı partisi kurulurken bir parti de siyasi hayattan çekildi: Ahmet Davutoğlu hocanın Gelecek Partisi. Bülent Arınç Bu çekilmeye dair bir yorum yapmış “Davutoğlu’nun AK Parti’ye muhalif bir parti kurmasını ben en başından doğru bulmamıştım, bu ayrılışı ve partiyi kapatmasını son derece yerinde buluyorum. Ak parti bizim evimizdi, Parti içinde kalıp eleştiri ve öneri hakkını içeriden kullanmalıydı. Erbakan’dan sonra bizim 2. hocamız Davutoğlu idi bu şeref ona yeter idi” demiş ve güzel konuşmuş. Bu konuda bir yorumum da benim olacak Bizim de gerçekten Ahmet Davutoğluna hüsn-ü zannımız tamdı. İlk başbakan olduğunda çok sevinmiş böylesi helal-haram hassasiyeti olan bir devlet adamının Türkiye’ye büyük hayır ve bereket getireceğine inanmıştık. Hatta molla’nın biri rüya görmüş ve fütursuzca internetten paylaşmıştı.. epey eleştiri de almıştı. işin bu kısmında biz yokuz. Davutoğlu girdiği ilk seçimde %40 alarak hükümeti kuracak Oya ulaşamamıştı. Bu noktada kendisi koalisyon kurma taraftarı olmuş ve Reise ilk burada karşı gelmişti. çünkü Reis ortaklığı reddediyor seçimin yenilenmesini istiyordu. O iki seçim arası 3 ay sürdü. Bu süreç içerisinde AK parti muhalifleri büyük bir umuda kapıldılar “şimdi AK parti bitti bitecek, haydin son darbeyi de vuralım! şehvetiyle kapı kapı gezmeye başladılar, AK parti seçmeni akraba ve dostlarına “bu defa refaha oy…