Hakiki İmanı Nasıl Elde Edebilirim ?
ANALİZ , İslami hayat , Tahkikat , Tarikat / 18 Mart 2021

Allahın Yüce Adıyla Kuran-ı Kerimde yüce Allah bazı müminler için “işte onlar hakiki müminlerdir” [4:4] diyerek hakiki imandan haber vermektedir. ve ayrıca “Elbette sizi imtihan edeceğiz ve imanda samimi olanlarla yalancı olanları ayırt edeceğiz” [29:3] gibi ayetlerle bazılarının imanı gerçek (hakiki iman) olmadığını bildirmektedir. Sorum bu: Hakiki imanı elde etmek için ne yapmalıyız ? Bunun bir çalışması bir yolu var mı ? Evet var. Çaresi sağlam bir tarikata girmek ve Şeyh efendinin verdiği vazifeleri yapmaktır. Çünkü tarikat tam da bunun içindir: Hakiki iman elde etmek ve Şeriatı kolayca yaşayabilmek içindir. [İmam Rabbani] Tarikat itikatta yakîn’i (hakiki imanı) nasıl temin eder ? Bunu 4 yolla sağlar, Zikir yolu, Rabıta/muhabbet/in’ikas yolu, Murakabe yolu ve Keşif ilham yoluyla. Bir) Zikir Yolu: Tarikat giren mürid şeyhinden aldığı ders (virdi) gereği Allahı çokça zikreder. Bu zikrullah sayesinde imanı inkişaf eder ve en yüksek derece “itmi’nan”a ulaşır. “Kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur” ayeti bunun kesin delilidir. Günde 5000 Allah zikri, 5000 La ilahe illallah zikri elbette sahibini iman ve ikanda en yüksek derecelere çıkaracak. Zikir başlı başına bir ibadettir ve ibadetler içinde en yüksek, en şerefli, en faydalı olanıdır. “Allahın zikri en büyüktür” Dolayısıyla zikir yolundan giden kul elbette kullukta en ileri merhalelere ulaşacaktır. “İmanınızı…

PDF indir: Mearif-i Leduniyye, İmam Rabbani
İktibas , PDF , Tarikat / 11 Mart 2021

PDF indir >> imami-Rabbani-Maarifi-Ledunniyye-Necdet-Tosun-terc << Mearif-i Leduniyye Türkçe tercümesi Konular  : İÇİNDEKİLER MA’ÂRİF-İ LEDÜNNİYYE …………………………………………………………………………. 3 VAHDET-İ ŞUHÛD ………………………………………………………………………………… 3 Mukaddime ………………………………………………………………………………………… 8 1. Bölüm: “Allah” Kelimesi Hakkında ………………………………………………………….. 8 2. Bölüm: Mârife Bir Kelimeye Harf-i Ta’rîf Gelmesinin Sebebi……………………………. 8 3. Bölüm: Özel İsmin İki Tarif Sebebinden Oluşması……………………………………….. 9 4. Bölüm: Tarif Sebeplerinin Bir Araya Gelmesinin Asıl Gayesi …………………………… 9 5. Bölüm: Yaratılmışların Varlığı ve Hakikatleri ……………………………………………… 9 6. Bölüm: Tasavvuf Yolcusunun Manevî İlerleme Türleri ve Mertebeleri ………………. 10 7. Bölüm: İrşâd Makamı, Teşbih ile Tenzîhi Birleştirmek ve Fena Fillâh……………….. 11 8. Bölüm: Allah’ın Zât, Sıfat ve Fiillerinin Bir Oluşu……………………………………….. 11 9. Bölüm: Allah Vergisi Varlık…………………………………………………………………. 12 10. Bölüm: Zatî Tecellî ve Hakîkat-ı Muhammedî …………………………………………. 12 11. Bölüm: Haricî Suretlerin İlmî Suretlerle İrtibatı ………………………………………. 13 12. Bölüm: Allah’ın Zâtı Hakkındaki Bilginin Üç Mertebesi……………………………….. 14 13. Bölüm: Hakk’a Ulaştıran Yol Konusunda Kelâmcılar İle Sûfîlerin İhtilâfı ………….. 15 14. Bölüm: Allah’ın Varlığı …………………………………………………………………….. 18 15. Bölüm: Zât’a Zâid Sıfatların Varlığı……………………………………………………… 19 16. Bölüm: Vahdet-i Vücûd Ehlinin Hatâsı………………………………………………….. 21 17. Bölüm: Allah Teâlâ Zaman ve Mekâna Bağımlı Değildir……………………………… 21 18. Bölüm: Allah’ın Bilgisinin Bilinen Şeyle İrtibatı………………………………………… 22 19. Bölüm: Kudret ve İrâde …………………………………………………………………… 22 20. Bölüm: Şuûnlar ve Sıfatlar Arasındaki Fark……………………………………………. 23 21….

Şeyhe Bakmak İbadet mi ?

Bismillahirrahmanirrahim Soru: Bir videoda yaşlıca bir zat konuşma yapıyor “Bir Allah dostunun sohbetine katılmak kabule şayan yüz yıllık nafile ibadetten üstündür” diyor.. Bu olabilir mi ? Böyle sözler caiz mi ? Az bir amel yılların ibadetinden üstün olabilir mi ? Bunun Kitap ve Sünnette delil var mı ? Cevap: Evet olabilir. Kuran Sünnet ve Makul delillere göre bu mümkündür ve vakidir. KURANDAN DELİLLER 1) Bakara: 212. ayet “Allah dilediği kulunu hesapsız nasiplendirir” . Dikkat edin Allah hesabınız rakamlarınız onu hesap etmeye yetmeyecek oranda yani sonsuz olarak nasiplendirir rızıklandırır” buyuryor.. (ve Al-i İmran:37 ve Nur:38)  2) Bakara 261. ayet “Allah dilediği kuluna katman katman fazla verir..” Yudâifü” yani katlar katmanlandırır..  3) Bakara 269. Ayet: “Allah dilediği kuluna hikmet verir, kime de hikmet vermiş olursa ona çook hayırlar vermiş olur” 4) Al-i İmran 73, Hadid 22, Cuma 4, : Deki; Fazıl Allahın elindedir, onu dilediğine verir. Allah Vâsi ve Alîm’dir.”  5) Al-i İmran 74: Allah dilediği kullarını rahmeti için seçer. Allah çok büyük fazıl sahibidir” 6) Rad 26 ve İsra 30 ve Kasas 82 ve Ankebut 62 ve Rum 37 ve sebe 36,39, Zümer 52, Şura 12 : Allah dilediği kulları için rızkı geniş genişletir dilediği için daraltır..” 7) İbrahim 11 :…

Yıkılan Müridin Hikayesi

Allahın Yüce Adıyla.. Yıkılan bir müridin hikayesi.. Bizzat kendisinden dinledim* Şöyle anlattı: “Tarikatı aliyyeye girdim çok güzel ilerleyişler terakkiler elde ettim. Beş vakit namazım camide, gece teheccütlerim, teheccütte dersim zikirlerim, işrak kuşluk namazlarım, pazartesi ve perşembe oruçlarım.. her şey çok güzeldi. Sonra bir haller oldu baktım ki ibadetlerim bir bir elden gidiyor. Önceleri bir ibadeti terk edince üzülüyordum sonra sonra o üzüntü de gitti.. anladım ki ben iyiye gitmiyorum Şeyhim Mahmud Efendi hz‘ne çıktım kendimi şikayet ettim efendim bende geriye doğru gitme başladı elimden tutun yoksa sonum iyi değil dedim. Efendi Hazretleri bana bir tek şey söyledi “Ihvanı sev ihvanı sev ihvanı sev” Hayret ettim. O ana kadar o hastalığımdan habersizmişim sonra düşündüm baktım kalbime meğer ne kadar çok ihvana küsmüşüm haberim yok.. imama kızmışım camiye gitmiyorum, muezzine kızmışım ezanı dinlemiyorum, şu efendiye kızmışım hatmi haceye katılmıyorum.. bu efendiye kızmışım görünce yolumu değiştiriyorum..” Bu kadar nefret ve buğuzun olduğu bir kalpte hayır feyz kalır mı !? Sen Allahın adamlarına darılırsan Allah da sana darılır ve elini senden çeker nefsinle başbaşa kalır mağlup olursun. “Ey iman etmiş kullar hiç bir topluluk diğer toluluğu küçümseyip maskaraya almasın, olur ki onlar bunlardan daha hayırlı olmuş olurlar..” Hucurat:11 Niyazi Mısrî, Beyt: Ben sanırdım ki…

Vahdet-i Vücut | Muhyiddin İbnArabi KS
Misafir Yazar , Tarikat / 3 Ocak 2021

Allahın Yüce Adıyla Tenezzülât-ı hamse Muhyiddin ibn-i Arabî ve takipçileri demişlerdir ki, Allah’ın isim ve sıfatları onun zatının aynısıdır. Bunun gibi sıfatları da birbirlerinin aynısıdır.1Mesela ilim ve kudret sıfatı Allah’ın zatının aynısı olduğu gibi bunlar birbirlerinin de aynısıdır 2 Bu makamda başkalık ve fazlalık söz konusu değildir. Kısacası Allah’ın isim, sıfat, şe’n ve itibarlarına başkalık icmal ve tafsil itibariyle ancak ilim hazretinde ortaya çıkmıştır. VÜCUB MERTEBESİ İlim haziresinde bulunan iki taayyünü vücûp mertebesine dahil görür ve bu ayânın henüz haricî varlık kokusunu koklamadığını ileri sürerler31-taayyün-i evvel- vahdet makamı- hakikat-ı MuhammediyyeAllah’ın isim, sıfat, şen ve itibarlarına başkalık farklılık icmalî ise buna taayyün-i evvel denir2- taayyün-i sânî- vahidiyet makamı- mümkinâtın hakikatleri4Allah’ın isim, sıfat, şen ve itibarlarına başkalık farklılık Eğer tafsilî ise buna da taayyün-i sânî denir 1 Ehl-i sünnete göre iseHariçte var olan Allah’ın sekiz sıfatı, hariçte keyfiyet ve benzetme olmadan zorunlu olarak Allah’ınzatından ayrıdır. Bu sıfatlar aynı zamanda birbirlerinden de ayrıdır. 2 Ehl-i sünnete göre iseBu sıfatlar birbirlerinden ayrıdır Bu keyfiyetsiz temeyyüz Allah’ın yüce zatında da vardır. Çünkü Allahkeyfiyeti meçhul bir genişlikte geniştir. Bu emsalsiz temeyyüz ve keyfiyetsiz vüs’atla birlikte Allah’ın isim ve sıfatlarına ilim makamında da bir tafsil ve temeyyüz arız olmuş ve onlar (varlık alemine) bu haliyle aksetmişlerdir.3 hazreti…

Video: Dünyacıları Lanet Bulacak
İslami hayat , Tarikat , Video / 27 Aralık 2020

Konular: Imam Rabbani, Mektubat 1. cilt 197. mektup. Okuyan: isa erdogan • Lanet herkese inecek.. Sadece videoda açıklanan kişiler kurtulacak..” • Rabıtanın reddi imkansız açıklaması
• 100 senelik nafile namaz bir Allah dostunun sohbetine yetişemez..” sırrının izahı
• Dünyacılar kimler, Allah adamları kimler
• Zikrullahın muazzam faydaları
• Allah sevgisi kalbi tesiri altına alması, bu saadeti elde etmenin çaresi. Ayetler: فَأَعْرِضْ عَنْ مَنْ تَوَلَّىٰ عَنْ ذِكْرِنَا (Necm:29) ve وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَارْغَبْ (İnşırah:8)

İzmir Hatıralarım 11
Hatıralarım , REDDİYELER , Tahkikat , Tarikat / 19 Aralık 2020

Allah’ın ismiyle.. 11) Şia misyoneri olan asker ve mücadelemiz Adıyamanlı Mehmet adına bir asker vardı. Sanki kaçmış kaçmış da yakalanmış getirilmiş gibi yaşı büyükçeydi.. Mescide dadandı ve açıktan şiilik propagandası yapmaya başladı. Gerçi ben mescitte buna konuşma fırsatı vermedim tanıyınca ama o orada askerlerle tanışıyor özellikle aleviler üzerinde etkili oluyordu. Ne mi yapıyordu ? Sahabeyi kötülüyordu. Güya onlar Rasulullahın vefatı sonrasında islamdan çıkmışlar! hepsi kafir olmuşlar! hatta dört büyük halife bile ! Öyle bir zehir tükürüyordu ki zerresi bulaşsa adamı dinden imandan eder.. Ben de bunun tezviratına cevap yetiştirmekle uğraşıyordum. O sıhıyor batırıyor biz temizlemeye çalışıyorduk. Sonra bu zehirleri nerede içtiğini anlattı. İran’a gitmiş ve orada Gum şehri varmış.. başlarına yıkılsın. Orada bir okula alıyorlarmış bunun gibi dışarıdan gelenleri ve Ehli Sünnete karşı nasıl mücadele edeceklerini öğretip ülkelerine iran misyoneri olarak salıyorlarmış.. elinde bir sürü kitap mitap var. Bir o askere veriyor, o askerden alıp ötekine veriyor.. Doğu usulü medrese tahsili yapmış bir molla vardı Bilal onunla birlikte olduk buna karşı cevaplar veriyor Sahabeyi Hulefa-ı Raşidin’i Ehli Sünnet yolunu mudafaa etmeye çalışıyoruz. Yeterli olabildik mi ? İtiraf ediyorum Hayır. Ben izhar Tuhfe okumuş gelmişim Bilal tamam beş sene okumuş Molla Camiye gelmiş ama o da ben de bu konularda -yetersiz…

İzmir Hatıralarım 7

Allah’ın Yüce ismiyle.. Gürsel Yüzbaşı ve Tokat İzmir istihkam alayı destek kıtaları karargah bölüğü komutanı Nezih yüzbaşı gitti Yerine Gürsel Yüzbaşı geldi. İlginçtir ki gelişi üzerine iki veya üç defa cuma namazına mescide geldi arkamda namaz kıldı hutbeyi dinledi. gayet memnun oldum. “ben kadere inanmıyorum” diyen birinden sonra camiye gelip askerle saf tutan Allaha secde eden bir bölük komutanı bizi ancak sevindirir. Geldiği ilk günlerde yazanedeki arkadaşlar bana haber getirdiler “Gürsel yüzbaşı mescid emrini yeniden çıkarttı” Ne demek olduğunu tam anlamadım ama yine de sevindim.. Hutbe almak için her perşembe çarşıya çıkmam ne kadar işin sefası ise, iki aşamalı imzalatma işi de daha önce anlattım- bir işkenceydi benim için.. o yüzden kendi kendime dedim ki “bu komutan yeni geldi, bilmiyor, hutbe incelemeye bunu hiç alıştırmayım..” ve hutbeyi ona götürmeden doğruca isithbarat albaya götürdüm. imzalattıktan mescide geçtim, cuma hazırlığına başladım.. Cumaya bir saat vardı ki bir asker geldi Gürsel yüzbaşı seni çağırıyor.. Hayrola dedim ve gittim yanına. Sordu sen hutbeyi ne yapıyordun benden önce ? “Önce bölük komutanına sonra albaya götürüyordum..” dedim. Hiç beklemeden yüzüme bir şamar vurdu.. Din adamına saygıları bu kadar işte ! Neden bana getirmedin ? Bundan sonra sadece ben imzalayacağım albaya götürmeyeceksin” dedi. Ooh ! Bu benim için çok…

Sahabeyi Nedir Sahabe Yapan ?

Bismillahi.. Önce Sahabe nedir kimdir ahlakı ameli takvası nicedir bir bakalım görelim.. ..yazılıyor Sahabeyi Sahabe yapan, Rasulullah’ın kalbinden onlara yansıyan Allahın nuru feyzidir. Sahabeler sadece Kur’an ve Sünnetin metinleri ile sahabe olsalardı o metinler elimizde mevcut ama sahabenin tırnağı olamıyoruz. Demek ki O nur’a, o sohbete ihtiyacımız var. O nur belli bir ölçüde Allah dostlarının kalbinde mevcuttur. İntisab, Rabıta muhabbet ve ittiba yoluyla o nurdan hisse almalıyız. Yetişmek istiyorsak, adam olmak istiyorsak yok budur. Hadisi Şerif “Herşeyin alındığı bir madeni vardır Takvanın madeni ise Arif kulların kalbidir.” İmam Süyûti, El-Camiüssağîr isa erdoğan

Barikat Şeyinden Cinsel Taciz Şoku !
Tahkikat , Tarikat , Türkiye Gündemi / 3 Eylül 2020

Allah’ın yüce Adıyla.. Fatih Nurullah lakaplı müteşeyyıh hakkında taciz haberi gündeme bomba gibi düştü.. Bir müslüman, başına bir musibet gelse, bir günaha düşse bizim tepkimiz kendi başımıza gelmiş gibi teessüf edip istirca’ etmek” olmalıdır. Ve o müslümanın halası için toplumun ıslahı için dua etmek.. O kişinin hakiki mümin olduğuna hüsnü zan edip انا لله وانا اليه راجعون diyoruz.   Eğer doğru ise.. Üzmez’in haberi Efendi Hz’ne iletildiğinde Ef Hz “Bu nefus ‘benim keyfim yerine gelsin de kainat yıkılırsa yıkılsın der” buyurmuşlar. “Bu nefis” demek suretiyle kabahati mutlak nefsi emmareye vermiş, bu nefis herkeste var olduğuna nazaran tehlike hepimiz için olduğunu, kimse emniyet içinde olmadığını ima etmişlerdir. Bu yaklaşım, bir mümini kınamadan meseleyi savuşturmanın şüphesiz en muvafık yoludur. Mürşidimiz bizleri bu konuda da irşad etmişlerdir.  Eğer isnatlar yalan ve iftira ise.. Haber sunurlurken “Fatih Nurullah isimli şahıs” denmiyor. Özellikle bir tarikat şeyhi olduğuna vurgu yapılıyor.. Bu ise Tarikat Tasavvuf ehlini büyük töhmet ve su-i zanlar altına sokmuş olduğundan bu durum, şüphesiz hepimizi etkileyen büyük bir musibettir. Bunun için tekrar انا لله وانا اليه راجعون .  Bazı mollaların habere reaksiyonları gibi “zaten sapık bir şıh idi..” “Hz Muaviye aleyhinde konuşurdu Cubbeli hoca bunun hakkında uyarmıştı ve işte belasını buldu! iyi oldu” demek hatalıdır….

Silsile-i Zeheb Altın Silsile
Tarikat / 4 Ocak 2020

ALTIN SİLSİLE Bu Altın Silsiledir, Allah sırlarını takdis eylesin, şefaatlarıyla bizlere imdad eylesin Seyyidüna ve senedüna ve Mevlana Muhammed Rasulullah sallallahü aleyhi ve sellem Mevlana Ebu Bekir Sıddık radıyallahü anh Mevlana Selmanü farisî radıyallahü anh Mevlana Kasım bin Muhammed (r.a) Mevlana Cafer-i Sadık (r.a) Mevlana Ebuyezidi Bestami (r.a) Mevlana Ebu l-Hasan Harkani (r.a) Mevlana Ebu Ali Faremedî (r.a) Mevlana Yusuf Hemedani (r.a) Mevlana Abdülhalık Gucdüvani (r.a) Mevlana Arif Rivegeri (r.a) Mevlana Mahmud İncir-i Fağnavi (r.a) Mevlana Ali Remiteni (r.a) Mevlana Muhammed Baba Es-Semmasi (r.a) Mevlana Emir Külal (r.a) Mevlana Muhammed şah- Nakşibend Bahaüddin Buhari (r.a) Mevlana Aladdin-i Attar (r.a) Mevlana Yakub-u Çerhi (r.a) Mevlana Ubeydullah Ahrar Semerkandi (r.a) Mevlana Muhammed Zahid (r.a) Mevlana Derviş Muhammed (r.a) Mevlana Haceki Semerkandi (r.a) Mevlana Muhammed Baki Billâh (r.a) Mevlana Ahmed Faruki Serhendi İmam-ı Rabbani Müceddid-i Elfissani (r.a) Mevlana Muhammed Masum es-Serhendi (r.a) Mevlana Seyfeddin Ebul Berekat Ahmed Serhendi (r.a) Mevlana Nur Muhammed Bedayuni (r.a) Mevlana Habibullah Can-ı Canan Mazhar (r.a) Mevlana Abdullah Dehlevi (r.a) Mevlana Muhammed Halid Bağdadi (r.a) Mevlana Abdullah Mücavir Beledillahi (r.a) Mevlana Muhammed Mustafa İsmet Garibullah Büyük Şeyh Efendi (r.a) Mevlana Halil Nurullah Zağravi (r.a) Mevlana Ali Rıza Bezzaz (r.a) Mevlana Ali Haydar Ahıshavi (r.a) Mevlana Mahmud-ül  Ûfi (r.a) Mevlana…

Cemaatlere Operasyon Umudu !

Allah’ın Adıyla.. 15 temmuz darbe kalkışması sonrası Türkiye’de işler eskisi gibi değil.. F.Gülen, Kuytul, Hanzala, Oktar ve Haydar’ın başına gelenlerden sonra.. İslam’ın sivil kurumları olan büyük hak cemaatlere operasyon beklentisi içinde olanlar var.. Bunlar çok beklerler..! Çünkü devlet bir cemaati resmen suç örgütü olduğunu ispat etmeden cemaat olarak üstüne gidemez. En fazla yapacağı şey cemaat içinde bazı suçlu gördüğü kişileri alması. Çünkü “Suçun şahsiliği esastır” prensibi adaletin temelidir. F. cemaat örneğinde.. Devlet önce cemaati suç örgütü olmakla damgalamış sonrasında ancak fertlerini tevkıf edebilmiştir “suç örgütüne üye olmak” suçundan.. F. cemaati dışında yapılan tüm operasyonlar “cemaat operasyonları” değil, şahsa ve ferde yapılan operasyonlardır. Adnan Oktar örneğinde; Devletin operasyonu Harun Yahya cemaatine karşı olmamış, cemaat içerisinde suça karıştığı tespit edilen Adnan Oktar ve yakın çevresindeki belirli kişilere olmuştur. Eğer cemaate yapılan bir operasyon olsaydı Adnan Oktar’ın kitaplarını satan okumaya devam eden, bununla ilişkisi olduğu tespit edilen herkesin içeri alınması gerekirdi. Ama hayır. Bakın bunun bazı adamları adliye önüne kadar gelip medya önünde Oktara destek şovları yapmışlar ve kıllarına zarar gelmemiştir. Alpaslan Kuytul (furkan vakfı) Hanzala (halis bayuncuk) ve Haydar Baş olayında da durum aynı. Operasyon bunların cemaatine değil şahsına yapılmıştır. Operasyon sebebi cemaatin eylem ve fikirleri değil, ilgili kişinin karışmış olduğu şahsi…

Ismailağa Cemaatini Bitirecek 4 Zafiyet

Bismillah elhamdülillah Mahmud Efendinin Hazretlerinin sohbet ve vaazları zahiren kesildikten sonra cemaatte hem amel, hem de fikir ve söylem bakımından bir takım zafiyetler oluştu. Bu zafiyetlere karşı mütenebbeh olup telafi yoluna gidilmezse bir kaç on yıl içinde tükeniş yok oluş kaçınılmaz olacaktır HafizanaAllah  1. Zafiyet: Medrese fikrinden uzaklaşma; Efendi Hazretlerinin her fırsatta ve her ortamda, hatta Başbakanlık konutunda verilen davette bile söylediği : “Her mahalleye bir erkek bir kız medresesi açınız, bunu yapın ve bütün millet bu medreselerden geçsin, eğitim alsın. Allah’ın izniyle 3 senede İslamiyet galip gelir”. “Besmelesiz mekteplere (okula) değil, çocuklarınızı medreseye gönderin” diyebilme cesareti. Şu an cemaat olarak gösterilemiyor. Özellikle geniş kitlelere hitap eden vaiz ve hocalarımız sohbetlerinde “gençler medreseye gidin mutlaka medresede okuyun” şeklinde telkinlerde bulunmuyorlar. Bu da Medrese’nin bir anlamda zayıflamasına, revacının azalmasına ve kaliteli öğrenci akışının durmasına sebep olacaktır. Bu elbette en önemli bir zaafiyettir, derhal telafi edilmedir. 2. Zafiyet: Manaya olan inanç zaafiyeti Şeyhimiz Mahmud Efendi hazretleri olaylara bakış açısı daima şu minvalde olmuştur “Allah’ın bizlere ihsan ettiği bütün muzafferiyetler, din hürriyeti, emniyet.. bütün bunlar ihlâslı gençlerin Kur’an’a ve sünnete sarılmaları sebebiyledir” “Gençlerin sakal bırakması, genç hanım efendilerin çarşafa bürünmeleri vesilesiyle azap def-ü ref oluyor” “Medreselerde okuyan talebelerin kendilerini Kur’an’a adamaları, teheccütlere kalkıp…

İtiraf: Tarikat Okulunda Sınıfta Kaldık 1

Allah’ın Yüce Adıyla Allah bütün inananları kardeş yaptı, Pâk Eşleri annelerimiz, Muhammed aleyhisselam da babamızdır. Müslüman bu büyük ailenin bir ferdidir. Bu aileye mensubiyet en büyük mensubiyettir. Bu mensubiyet ve bu aidiyetin ötesinde başka bir mensubiyet gerekli değil aslında.. Tarikat ve Cemaatler Tarikata (veya cemaate) giren bir müslüman yeni ve küçük bir aileye daha girmiş olur. Burada yeni ihvanlar/kardeşler edinir ve o tarikatın şeyhini baba bilir. Allah’ın tesis ettiği büyük aileye ilaveten gerek var mıydı bu küçük ailecikler ? Tarikat ve cemaatlerin çıkışı bir ve diri o büyük Aileyi parçalamak değil midir? Cevab: Hayır parçalamak değil, bilakis gaye birleştirmektir. Çünkü Tarikat bir okuldur. Kişiyi hakikî Müslüman yapma okulu. Zaman uzamış, Allah Rasulü sas ile aramıza uzun asırlar girmiş olduğundan Peygamber ile Ümmet arasında olması gereken baba-evlad ilişkisi kopmuş, rehber-tabii bağlılığı kaybolduğundan Tarikat bu kusurları telâfi etmek için kurulmuş bir okul bir eğitim kurumudur. Şöyle ki Mürid, baba gibi sevdiği ve bağlandığı şeyhine duyduğu bu muhabbeti sayesinde ‘büyüğe muhabbet ve ittiba’yı öğrenmiş olacak ve bir gün Şeyh kendini aradan çekmekle mürid bu muhabbet ve itaatini asıl sahibine; Peygamberine yöneltecek idi. Tarikatın tabiriyle; Mürid fenafişşeyh olduktan sonra Fenafirrasûl olacaktı.. Ayni şekilde.. İslam ailesinin ekser mensupları amel-i salihi terk etmiş, bidat ve fesada…

Bayındır-İsmailağa Münazarası 1993

Allahın yüce Adıyla.. . Ahmet Vanlıoğlu hocanın ayarlaması ile Abdulaziz Bayındır bidatçısı İsmailağa alimleriyle “istiğase ve rabıta” konularında tartışmak için gelir. Elinde bir Mushaf getirmiştir. Delilleri çok güçlü, Allahın ayetleridir..! Mahmud Efendi Hazretleri talebelerini çağırır.. Şuna ve şahsında tüm münkirlere vafi bir cevap vermelerini ister. İçlerinde benim bildiğim Ahmet Vanlıoğlu hocanın yanı sıra Mehmet Talu hoca, Şehit Bayram Ali Öztürk hoca ve Cübbeli Ahmet Ünlü hocalar var. Ancak Cübbeli hoca geç gelir münazaraya yetişemez.. Ve Münazara başlar. Ilk atan Bayındır olur, onun isteği ile olduğu için.. Bayındır sorar: İstiğase hakkında ne diyorsunuz. Bu sizin tarikatınızda var mı ? İslamiğa: Allahın izniyle vardır ve haktır Bayındır: Allahtan başkasından yardım istemek şirktir! Mahmud Efendi Hz müdahil olur: Sen Abdülkadir Geylaniyi kabul ediyor musun? Bayındır: Hayır kabul etmem Mahmud Efendi Hz : Şu halde biz de seni kabul etmiyoruz. . 1. Raşha Hazreti şeyh efendimiz tevcih ettiği bu latif suali ile münazarada aranan en mühim bir hususa tembih etmiştir: ortak müştereklerin tespiti. Evet münazarcılar eğer ortak kabuller noktasında bir anlaşma sağlayamazsa münazara olmaz, münakaşa olacaktır. Münazara: Tarafların hakkı ortaya koyabilmek için ortak delillerden hareketle sözlerini ilka etmeleri Münakaşa: Tarafların kendini üstün kılmak için laf oyunlarıyla, cerbeze ile söz sarfetmeleri. . 2. Raşha Hazreti…

Dini Cemaatler Ümmet Birliğine Fayda mı Zarar mı ?

SORU: Müslümanların cemaat ve tarikatlara ayrılması doğru mudur ? Bu durum Ümmet birliğine zarar teşkil etmez mi ? Bunca Tarikat ve cemaatlerle İslam birliği nasıl tesis edilebilir ? Özet Cevap: Tarikatlar ümmetin birliğine aykırı değildir, tarih boyunca hiç olmamıştır. Tarikatları cami veya okul gibi düşünelim. Bir şehirde onlarca cami, bir o kadar imam var. Her imam ve vaizin kendine tabi farklı cemaatleri var.. Ancak bunlar, ayrışma ve savaşma sebebi değil, kaynaşma ve tanışma sebebidir. Eğer aralarında bazı rekabet oluyorsa bu da iyidir. Çünkü camilerin rekabeti hayır yolunda olacaktır. “Bu cami şöyle bir hizmet başlatmış.. biz de başlatmalıyız..” gibi. Bunun ne zararı olur ki ! Kurandan 1. Delil : “İslâm’ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile, iyilikle onlara tabi olanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O’ndan razı olmuşlardır…” Tövbe suresi 100. ayette Allah, Peygamberimizin cemaatini Muhacir, Ensar ve Onlara Tabi olanlar şeklinde üç farklı cemaat olarak takdim etmiş ve “Madem ki hepiniz müslüman oldunuz, aranızdaki Muhacir Ensar ve Tabiiler ayrılığını kaldırıyorum, tek ümmet olmanız için bundan böyle bu sıfatları kullanmayacaksınız!” dememiş, bilakis onları Kuranda bu sıfatlarıyla üç ayrı sahabe cemaati halinde yâd etmiştir. Kurandan 2. Delil : Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden…

RABITA ve PEYGAMBER
İsmailağa Cemaati , Tarikat / 21 Mart 2017

RABITA Soru: Peygamber efendimizin rabıta yaptığı sabit değil. Onun yapmadığı bir şeyi yapmak Bidat değil mi ? CEVAP Peygamber efendimiz sas Allah’ın feyzinin ilk mazharı ve kaynağıdır. Feyz almak için ayrıca bir yere yönelmeye ihtiyacı yok. Bizler ise ona çok uzağız. Bu sebeple Ondan Sahabeye geçen ve Sahabeden Tabiine ve onlardan silsile ile zincirleme günümüze kadar ulaşan o feyze sahip Allah dostlarına yönelmeye, feyzi ilahiyi onlardan tahsil etmeye ihtiyacımız var. Çünkü, Allahın feyzi, marifeti, takvası muhabbeti ariflerin kalbindedir; ancak oradan alınabilir. [1] Bakın Allah Rasulu sas olmasaydı Sahabe yetişmez idi.. Sahabeyi Rasulullah yetiştirdi. Tabiini de yetiştiren Sahabedir.. Bu böyle devam eder. Hiç bir kemal sahibi kendi başına kemale ermemiş, daima bir üstadın elinden geçmiş de kemalata nail olmuş.. Eğer “hayır Sahabe Kuran ve Hadis ile sahabe oldu” diyorsanız buyurun öyle ise.. Aynı Kuran hem de topluca sizin elinizde mevcut. Aynı hadisler topluca mevcut.. Haydi sahabe olun.. Çocuklarınızı sahabe yapın !? Neden olmuyor !? Çünkü insan insandan aşılanır..[2] Üstadsız çırak yetişmez.. Üzüm üzüme baka baka kararır.. Kişi arkadaşının dini üzeredir. En hayırlı arkadaş görüldüğünde Allahı hatırlatandır.[3] Görünütüsü ALlahı hatırlatan hayali de elbet Allahı hatırlatır. İşte Tasavvuf bu ilahi kanunlar ekseninde insan yetiştirmeye çalışır. Aslolan günün ekser vaktini müritlerin Şeyh efendi ile…

RABITA ; Hayırla Terbiye Aracı

Soru: Gözü kapatıp şeyh efendiyi düşünmek (rabıta) dinde yok diyorlar.. Onlara en güzel ve kati cevabımız ne olmalı ? Kısa cevap: Dinde böyle bir yasak da yok. Madem ki rabıta yasak değil ve madem ki faydalı, hayra vesile.. demek ki sorun yok: caiz Uzun cevap: Dinde okul yapın yok Coğrafya okuyun yok Tarih yazın yok Fizik kimya yok Matematik okuyun yok Minare yapın yok Kubbe yapın yok Ameliyat yapın yok Organ nakli yok Kan bağışı yok Kulup açın yok Otel yapın yok Araba yapın yok Tren tramvay yok Dernek açın yok Kitap yazın yok Televizyon açın yok Radyo yapın yok Internete girin yok Filim çevirin yok Tiyatro oynayın yok Rehabilitasyon yok Onkoloji üroloji yok Binlerce yok yok! Ama bütün bunlar bizde çok! Islam bize ahiret saadetimiz için en gerekli olanı emreder, sevimli olanı tavsiye eder, zararlı olanı da yasak eder. Emir (farz) tavsiye (sünnet) ve yasak (haram) dışında kalan koca bir dünya daha var ki (mubah dairesi) en geniş dairedir ve yukarıda dinde yok listesinde bulunan maddelerin hepsi birer mübah olarak insanlara serbest edilmiş yaşam eğitim eğlence gereçleridir. Mubah ne yapılması ne de yapılmaması sevap veya günah olmayan iştir. Ancak bir mübah farz veya sünnete vesile olursa o zaman sevaba dönüşür….

Darbeyi Önleyen Allahtır

Allahın Adıyla Bugün Bilal-i Habeşi camiinde öğle vaazı konusu “Kullar Allahı hakkıyla takdir etmediler ‘Allah beşere bir şey indirmiş değil’ dediler..” [Enam:91] Ayetinin tefsiri idi. Tarzım şudur: Önümde duran Mushafı rast gele açar gözümün değdiği yeri ders yaparım. Ne garip bir tesadüf! ki bir önceki dersim de aynı mevzuda idi Hacc suresi 74. Ayette yüce Allah “Allahı hakkıyla takdir etmediler. Allah Kaviyy ve Azizdir.” buyurmuştu. Anladım ki bu tesadüf değil. İlahi irade bu konu üzerinde durmamızı murad ediyor. “İnsanlar Allahtan gelen bilgiyi hidayeti inayeti inkar ettiler. Allahı gereğince takdir etmediler.” Derken Allah inkarcılara gücendiğini beyan etmiştir. Bu inkar bazen İlahi kitapları yok sayarak bazen de onları bir şey saymayarak olmakta. ‘Kurana inanan Müslüman cemiyetler bu sebeple batıdan geri kaldılar teknolojide fende bilimde terakki edemediler!’ sözleri bu inkarın çağdaş versiyonudur. Halbuki bütün ilimler, bütün nimetler semadan indi. Maddi terakkinin temeli olan buluşların tamamı da semavidir. Kumdan camın nasıl yapılacağı, demirin nasıl işleneceği, ateş nedir nasıl yakılır ve hatta yünden pamuktan ketenden nasıl giysi yapılacağı bile peygamberler tarafından insanlığa öğretilmiş Allahın lütuflarıdır. Ve şalvar.. Şalvarı insanlığa öğreten de Allahtır. Pantolon ile şalvar aynı şey, bacaktan giyilir belde bağlanır. Geniş olanına şalvar boru gibi dar olanına da pantolon denir “İlk şalvar giyen İbrahim…