Kıyamet Ansızın Mı Kopacak..?

Soru: Selamün aleyküm hocam. Tekirdağ ilahiyat fakültesinde bir öğretim görevlisi “Kıyamet Allah’u Teala’nın dilediği vakitte kopacak, biz buna inanıyor bunu kabul ediyoruz” dedi. Hocam “bazı hadislerde “Şu türlü alametler olmadan kıyamet kopmaz” buyuruluyor ama’ dediğimizde “öyle bir şey yok” demiştir. Bu konuda bizi aydınlatır mısınız, Kıyamet alametleri var mıdır ?  Cevap  Allah’ın yüce Adıyla  Kıyametin ansızın kopacağını bildiren Ayet onun alametleri olduğu gerçeğine zarar vermez. Kıyametin elbette alametleri vardır, bunlar hem Kuranda hem Hadis-i şeriflerde açıklanmıştır Kıyametin kopma alametlerini inkar eden bu tür kişiler “Kuran’da olmayanı kabul etmeyiz” diyen kalbi marazlı, çürük fikirli kişilerdir. Bunların bu sözleri gerisinde Hadislerin dinde kaynak olduğu gerçeğini inkar etmeleri vardır.  Hakiki müslümanlar ise “Allah’a ve Allah’tan gelene ve Rasulullah’a ve Ondan gelene iman etmişlerdir. Bütün ümmet kabul etmiştir ki dinin ana kaynağı ikidir: Kuran ve Hadis. ve İcma ve Kıyas’ta birer teşri kaynağı olarak ümmetçe kabul edilmiştir. Ehli Sünnet yolu budur. Kıyamet evet yalnızca Allah’ın bildiği ve dilediği vakitte ve ansızın kopacak. Kur’an’da bir çok ayette böyle buyurulmuştur “Ansızın” yani insanların gaflette olduğu ve tevbe etmeye fırsat bulamadığı bir anda.. Yoksa “ansızın” ifadesinden Kıyamet öncesinde bazı özel hadiseler olmayacak demek değil.   Bu hadiselere “kıyametin şartları/alametleri” ismini veren de bizzat Allah Teâlâdır (47:18) “Artık onlar,…

İslamoğlu Öztürk – ABD ilişkisi

Bismillahi ve Neğužübillah MUSTAFA İSLAMOĞLU NERELERDEN BESLENİYOR ? Mustafa İslamoğlu’nun Amerika Birleşik Devletleri’nde seminerler verdiğini biliyor musunuz?  Almanya gibi gurbetçilerimizin olduğu ülkelere de gidip “gurbetçi vatandaşlarımıza sohbet veren hocalar da var” diye hemen itiraz etmeyin.  Mustafa İslamoğlu’nun faaliyetlerinin bunlar ile bir ilgisi yok. ABD üniversitelerinde herkese seminer verdirmezler, ancak beraber iş tuttukları akademisyenlerin faaliyetlerine izin verirler.  Mustafa İslamoğlu ABD ile birlikte ortak proje çalışmaları olan bir kişidir.  O kadar ki, Merkezi Washington’da bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) Mustafa İslamoğlu’na ödül vermiş.  Mustafa İslamoğlu’nun bu örgütten para yardımı da aldığını söylemeye gerek var mı ?  Mustafa İslamoğlu’nun değirmeni nasıl döndüğünü bilmiyorsanız öğrenin.  Tabi sadece Abd’den değil İran’dan da beslendiğini çok iyi biliyoruz. Hasılı, Mustafa islamoğlu 1997 yılında Hellman Hammett Human Rights Watch 1997 ödülünü almıştır.” imza: Burhan Yılmaz Şunu da ben ilave etmiş olayım, bilgi zayi olmasın: Edirne’li emekli asker Turgut Oğuztürk abiden dinledik. Onun tanıdığı bir albay Amerika’ya gitmiş ABD’nin davetlisi olarak. İslam’la mücadele kurumu mu ne varmış orada.. Albay demiş ki Turgut abiye “Orada bizim Yaşar Nuri hocayı da gördüm” yani yaşar Nuri Öztürk’ü !  Anlaşılan her dönemde batılı abilerinin talimatıyla Hakiki İslam aleyhine çalışan kripto hocalar her zaman var olmuştur. Onlar da gelmişler Türkiye’ye islam neferi postu içinde…

M İslamoğlu Ayasofya Yorumuna Reddiye

Mustafa İ.oğlu: “Ayasofyanın camiye çevrilmesi Kur’an’a aykırı bir eylemdir Kuran’ın kabul etmediği bir eylemdir!” Diyor. Güya bu dönüşüm Hacc:40. Ayete aykırıymış ! Bütün mabedler ilahi koruma altındaymış. “Deccalden önce küçük deccaller çıkacak” diye haber veriyordu Allah Rasulü sas. Nedir deccal ? Hakkı batıl, batılı hak diye yutturabilen, ifsat ve aldatmada bu denli maharetli şeytan askeri. İşte bu Mustafa i.oğlu geçirdiği evrim sonucu bu noktaya gelmiş durumda! Gerideki videoda Ayasofya müzesinin yeniden camiye çevrilmesi gibi 2 milyar müslümanın yürekten takdir ettiği büyük bir faailyeti güya “Kur’an’a aykırı!” gibi takdim edebiliyor. Bunu yaparken 2 ayet kullanıyor Deccalin tahrif ettiği iki ayetten ilki : Fetih Suresi fetih ayeti. Güya Allah’ın dininde öyle ülke şehir fethetmek yokmuş gönül fethetmek varmış ! Fetih suresi sanıldığı gibi Mekke fethi üzerine inmemiş Hudeybiye barışı üzerine inmiş ! Bu iftiralar cevap vermeye değer mi bilmiyorum ama cahil maalesef çok. Buna da kanacak belki birileri çıkar diyerek bir cevap verelim : Enfal 39: Ortalıkta fitne (küfür) kalmayıp, din tamamıyla Allah’ın dini oluncaya kadar onlarla savaşın..” Nasr Suresi: Allah’ın zaferi ve fetih geldiğinde..” Hadid 10 : Sizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir..” Hani kılıçla silahla savaşla fetih yoktu İslam’da !? Deccalin suistimal ettiği ikinci…

İsyanoğlu gibi lakaplar takmak caiz mi ?

Soru: C. Taslaman için tasmalı, M. İslamoğlu için “isyanoğlu” “ifsatoğlu” dediklerini duyuyoruz. Hatta siz bir defasında”maymunoğlu” demiştiniz.. Bu türlü ifadeler babaya da hakaret değil midir ? En azından Allah Kuran’da “birbirinize kötü lakap takmayın” diyor..? Cevap Allah’ın yüce Adıyla.. M. İ.oğlunun babasını tanıyorum evet salih bir zat idi. Lise yıllarında Kayseri Develiye gitmiştik Şevki Yılmaz’ın konferansını dinlemek için. Akabinde babamlar ve diğer Milli Görüşçü arkadaşlarıyla vardık Ahmet İslamoğlu hocayı ziyaret ettik, elini öptük duasını aldık. Yaşı kemale ermişti.. halim selim muhterem bir zat idi Allah için. Önce şunu bilmek lazım. Fasık (hak yoldan çıkmış) kişilere sahip oldukları yaldızlı güzel isimleri vermeyip değiştirmek caizdir ve avam insanlar onlara kanmasın için bu gereklidir de. İmam Rabbani Mektubatta “fasıklar sıfat-ı zemimeleri ile yad edilmelidir ta ki cahiller onlara meyletmesin” demektedir. O yüzden Eflatun’dan bahsederken kendileri “Eflatun el ahmak” der.. Sonra ona “isyanoğlu, maymunoğlu” derken buradaki “..oğlu” tabiri hakikat değil, mecazdır. “Aidiyet, mensubiyet” manasında. Demek ki o söz babaya dokunmaz. Hem ona “maymunoğlu, isyanoğlu” denmesi İslamoğlu adını hak etmediği için. Benim evet onun hakkında bazı kere “maymunoğlu” dediğim vaki. Sebebi kendisi; “çamurdan yaratılmaktansa maymundan gelmiş olmayı tercih ederdim” dediği için. Şimdi bu lafı geveleyen kişi maymunoğlu olmayı hak etmiyor mu !? “Onlar hayvanlar gibidir…..

Mehmet Okuyana Reddiye: Ehli Sünnet Rasulullahın İslam Öğretisidir

Soru: Ehli Sünnet vel Cemaat ne zaman ortaya çıktı ? Mehmet Okuyan tayfasının iddia ettiği “bu akım peygamberden sonra ortaya çıktığı!” iddiası doğru mudur ? [*] Cevap: Hayır yalan söylüyorlar. İmam Tirmizi, İmam Hakim, İmam İbni Mace, İmam Ebu Davud’un aktardığı sahih bir hadis-i şerifte [1] Allah rasulü sas buyurmuştur: “Yahudiler 71 fırkaya bölündü, Hıristiyanlar 72 fırkaya bölündü ve bu Ümmet de 73 fırkaya bölünecek, biri hariç hepsi cehenneme girecek.. Kim o kurtulacak fırka ya Rasulallah ? Allah rasulü: “Ben ve Ashabımın üzerinde olduğu itikad üzere olanlar” Diğer bir rivayette: “Onlar ana cemaattir” yani benim cemaatimden ayrılmayanlar.” İşte Ehli Sünnet vel Cemaat bu vb hadisi şeriflerin ifadesidir, yani bu ismi Allah rasulü koymuştur. Ve bu akım (!) Rasulullah ve Ashabının ortaya koyduğu İslami anlayış ve yaşayışın adıdır. Demekki Ehli Sünnet sonradan ortaya çıkmış bir akım değildir, Rasulullahın yaşadığı ve öğrettiği islamın adıdır. Sahabeler bunu Tabiine aktardı onlar da etba-i tabiine.. Onlar da müctehitler aracılığı ile bu islami öğretiyi kitaplara derc ettiler ve ila yevmil kıyame koruyup muhafaza ettiler.. Geri kalan 72 fırka bu cemaatten ayırlıp hak yoldan sapanlardır.. Bunların isimleri çok olsa da Ehli Sünnet ana cemaattir ve büyük çoğunluktur. 1) فقد ثبت في الحديث الصحيح أن النبي صلى الله…

“Biz İnsanın kaderini kendi çabasına mı bağladık”

Bismillahirrahmanirrahim وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَٓائِرَهُ فٖي عُنُقِهٖؕ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَاباً يَلْقٰيهُ مَنْشُوراً Soru: İsra 13. Ayetin manası “Biz insanın kaderini kendi çabasına bağladık ?” şeklinde midir ? Bu mana doğru mudur ? Cevap: Hayır, bu mana Allah’a ait değildir, meal yazarına aittir. Doğrusu “Biz her insanın kuşunu (amelini) boynuna dolayarak ondan ayrılmaz kıldık” şeklindedir. Hiç bir Kuran meali ve hiç bir muteber tefsir bu ayete “kaderini çabasına bağlı kıldık” manası vermiş değildir.. Ta ki M.İslmaoğlu kendi elleriyle meal yazıp felsefesini “ayet meali!” diye Kurana sokuşturana kadar! Mustafa İslamoğlu’nun bu ayete neden böyle mana vermek istediğini onu tanıyanlar bilir; Çünkü bu kişi İslam İnancı içinde olan “kadere iman”ı inkar eden bir tavır içindedir. Eğer düşünerek okursanız “ayet meali” diye kurduğu cümlesi kendi içinde çelişkilidir. “Biz insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık!” diyor. Kader Allahın belirlediği miktar, takdir, ölçü, yazgı demektir. “Kişisel çabaya bağlı kılınması” ise aslında kaderin “ilahi yazgı” değil, kendi tercihlerimiz olduğu iddiasıdır. Yani İslamoğlu kurduğu bu cümleyle “kader’e hem var, hem de yok demiş oluyor. Bu çelişkidir. Kader kelimesini açıkça telaffuz etmiş olarak varlığını, “0 aslında kişisel tercihtir” diyerek te yokluğunu ifade ederek çelişkiye düşmüştür. Her durumda yazgı anlamındaki “Kader’i” inkar ettiği açıktır. Neden İnkar ediyorlar ?…