Kabir Nur Namazı var mı | Diyanete sorduk
Dini Hüküm , Diyanet , Fetva / 25 Şubat 2026

Allah’ın yüce Adıyla Diyanete soruldu “oturarak kılınan kabir nur namazı var mı ? Diyanet sözcüsü “hayır yok, uydurma” diye çıktı işin içinden..! Biz de hadisi şeriflere müracaat ettik sonuçta ibadet yollarını açıklayan Hz peygamber efendimiz O, “Evet var” dedi. Belki adı kabir namazı değil ama gecenin sonunda Rasulullah efendimiz oturarak 2 rekat namaz kıldığı ve “..Hatta zürtüm el mekabir” sûresini okuduğunu tespit ettik. işte ilgili hadisi şerif : “Allah Rasulü ﷺ vitir namazından sonra oturarak hafif iki rekat namaz kılardı” Ümmü Seleme validemizden tahriç edenler: İbni Mace, Tirmizi, Ahmed b Hambel, Taberani ١ – كان رسول الله ﷺ يُصلِّي بعدَ الوِترِ رَكعَتَينِ خَفيفَتَينِ وهو جالسٌ. الراوي: أم سلمة • شعيب الأرنؤوط، تخريج زاد المعاد • رجاله ثقات • أخرجه وابن ماجه بلفظه، والترمذي ، وأحمد ، والطبراني في (الأوسط) باختلاف يسير. Ve   :عن عبدالله بن الشخير  أتَيتُ رسولَ اللهِ ﷺ وهو يُصَلِّي قاعِدًا، أو قائِمًا، وهو يَقرَأُ: {أَلْهاكُمُ التَّكاثُرُ}، حتى ختَمَها.  تخريج المسند لشعيب ١٦٣٢٥ • إسناده حسن • أخرجه النسائي في «السنن الكبرى ، وأحمد  واللفظ له Demekki Türkiye’de tarikatlar cemaatler bazı şeyleri Diyanetten daha iyi biliyor ve tatbik ediyor.. Darılmaca yok. İlgili video Kabir Nur Namazı var mı ?

Şüpheli Gün ve Şüpheli İşler

Bismillahirrahmanirrahim Bu yazı cübbeli hoca ve etrafındakilerin Mahmud efendiye muhalefet ederek onun tavrından nasıl ayrıldıklarını gösteren önemli bir tespit. Türkiye DİYANET işleri başkanlığı 2026 yılı ramazan ayını 19 şubat perşembe günü olarak ilan etti. Cüppeli hoca ise arabistanın açıkladığı çarşamba günü için “bugün oruç tutun diyerek talimat gönderdi. oruç tutun dediği gün ise Rasulullahın şek günü dediği ve şek gününde oruç tutmayınız diye ümmetine emir buyurduğu gün.. Mahmud efendi hz sağlığında da bu durum defalarca yaşanmış arabistanın hilali gördük haberi efendi hzretlerine sorulmuş o hazret “Biz türkiye ile hareket edeceğiz” diyerek diyaneti işaret etmiştir. yarı oruç tutalım diye soran herkese hayır demştir ve asla cüppelinin yaptığı gibi ihtiyaten nafile tutun da dememiştir.. Nafile tutabilir miyiz diyene “adeti tutmak olan varsa evet” buyurmuştur.. Tıpkı Rasulullahın dediği gibi.. bu konuda onun etrafında olan hocaların videoları nette dolaşmaktadır  İşte Fatih Kalenderin “Mahmud Efendi hazretleri yurtdışından gelen “Hilal görüldü yarın Ramazan!” Haberlerine itibar etmezdi. Türkiye ile birlikte hareket ederdi dediği videosu  https://youtube.com/shorts/WgEKcltnwd8?si=WpBf0QXf8eLhsgF2 Çarşamba (şüpheli) gününde, yani Şaban Ayın’ın son günü kimler NAFİLE oruç tutabilir?? * Her ayın başını ve sonunu devamlı olarak oruç tutanlar yarın tutabilir * Her hafta çarşamba günlerini oruç tutanlar yarın nafile oruç tutabilir * Davut aleyhisselam orucunu tutanlar Yani bir…

Teşhircilikle Mücadele ve Mücahid Doktor

Allah’ın yüce Adıyla Göz doktoruna hayasız bir avrat geliyor, kocasına açması gerektiği etini butunu açıp saçıp teşhir etmiş ortalıkta dolaşıyor.. Göz doktoru Allaha ve ahiret gününe iman etmiş, helala harama riayet eden dürüst bir mümin. “Hazır ocağıma düşmüş şunun bir güzel rontgenini çekeyim!” dememiş, Gözden içeri girecek haramın kabirde mahşerde gözlerine kalbine nasıl ateş ve işkence olacağının farkında.. Dürüstlük burada ki inancıyla ameli birbiriyle uyum içinde. İçi dışı bir. Doktorumuz ben bu hastaya bakamam deyip arkasını dönüyor yani Peygamberimiz gibi davranıyor. Hz Rasulullah sas efendimiz baldızı Esmayı ince bir tülbent içinde görünce arkasını dönmüş ve onu uyarmıştır. “Ya Esma Mümine bir hanıma şurası (avuç içi) ve şurası (yüzün azı) hariç görünmesi helal değildir” Hâlbuki tülbent sadece başında idi, ve belki boynunu sisli buğulu şekilde istem dışı gösteriyordu. Bu vb ise etini budunu bütünüyle kasıtlı açıyor ve bunu şeytani bir davanın gönüllüsü olarak yapıyorlar. Batıl davaları bu: Biz Kemalistiz, laikiz, Müslüman bir idareci istemiyoruz helal haram sınırlarını kabul etmiyoruz. O yüzden onların reddettiği sevmediği herşeyi kasıtlı olarak yerine getiriyoruz..!!” Yani olay kesinlikle ‘kadının beğenilme takdir görme’ arzusuyla ilgili değil. Çünkü bu tarz giyimlerde bunu kimse takdir etmez şeytan ve dostları dışında. Eski İstanbul’da ilk defa kısa etekle dolaşan Ermeni bir kadındı…

Amin
Dini Hüküm , Diyanet , Fetva , Hadis / 28 Eylül 2024

Bismillahirrahmanirrahim Amin, Allah’ım lütfen kabul et” Allah Rasulü aleyhisselam efendimiz buyurdular “İmam namazda amin dediğinde siz de amin deyiniz. Nitekim melekler de o vakit amin derler. Kimin amin’i meleklerin amin’ine muvafık düşerse o kişinin geçmiş günahı affı mağfiret edilir.” Buharî-Müslim Bu vb. Hadislerden çıkan neticeler: •Namazı cemaatle kılmanın çok/gizli faziletleri vardır •İmam Fatiha sonunda amin dediği anda cemaat da amin demelidir. meleklerin amin’ine denk düşüren kazanır haberi bile olmaz •Amin “Allah’ım kabul et” demektir ve duaların mührüdür, mühürsüz dua makbul değildir •Dua edenin duasına amin diyen o duayı aynen yapmış gibi sevap alır Amin namazda sesli mi ? Şafi Maliki Hanbeli mezheplerinde cemaat amini sesli söyler Hanefi’de sessiz yani kısık sesle söylenir  Hutbede amin demek  Şafii Maliki Hanbeli mezheplerinde imamın duasına cemaatin sesli amin demesinde bir sakınca yoktur. Hanefi mezhebinde ise cemaat amini sessiz olarak içinden söyler. Ama eğer bir Hanefi sesli olarak da amin demişse sakıncası yoktur demektedir İmam-ı Kâsani Bedai’de, çünkü amin demek konuşmak sayılmaz. Diyanet işleri fetva kurulu bu fetvayı nakletmektedir. Bugün insanlar amin demekten kendilerini alıkoyamadıkları için bu fetvayı vermek Ümmet için daha faydalıdır. Nitekim “avamın mezhebi olmaz, onların mezhebi müftinin verdiği fetvadır” der İbn-i Abidin RA. ———  قال رسول الله صلى الله عليه وسلم :…

Eski Kıyafetler Temizlik bezi olur mu?

Soruyorsunuz: Hocam “eskiyen bir giysinin temizlik bezi olarak kullanılmasının bereketsizlik getireceği” Marifetname’de geçtiği söylenir, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerine atfedilen böyle bir söz var. Bu konuda Hadis veya Mahmud Efendi hazretlerimizin ks. uygulaması var mıdır ? Cevap Bismillahirrahmanirrahim Marifetnameye bakmak lazım nasıl demiş tam olarak ne kastetmiş.. Önemli olan fıkhın ne dediği. Çünkü biz fıkıhtan sorumluyuz. Fıkıh kitaplarında şöyle yazar: Bez, kumaş ile istinca etmek mekruhtur.” Yani tuvaletinde necaseti bez ile silmek mekruh, Şeriatça razı olunmayan çirkin bir iş. Sebebi bezin kıymetli bir şey olması. O yüzden kağıt ile istinca da mekruhtur yazı aleti kıymetli eşya olduğu için.. İstinca mekruh olunca artık bez ister sıfır olsun ister elbiseden koparma ikinci el bez olsun, mekruhtur. Bezle istinca etmek ile evin, mutfak banyo tuvaletin sair pisliklerini silmek eşit görüldüğü durumda yine mekruh dememiz gerekir.. Ancak böyle değil. Eğer o eski elbise çöpe gidecek, heder olacaksa kesip temizlikte kullanmak ona ikinci bir hayat vermek, israftan kaçınmak olacağından caizdir. Esasında eski elbiseleri fakirlere verip en güzel şekilde değerlendirmek gerekir. Böyle yapmak varken yırtıp temizlik bezi yapmak evet mekruh olur, her mekruh gibi bu da bereketsizlik sebebi olur. Ancak yırtık pırtık eski bir iç giysi (atlet, fanila) bunu bu zamanda hiç bir fakir kabul etmez hakaret…

Tesettürün Ruhu Çarşaf

Rahman ve Rahîm Allah’ın yüce Adıyla Haberler şöyle ; Çarşaflı bir hanım efendiye Kocaeli’nde aşüfte bir avrat sözlü saldırıp taciz eder.. Benzer bir vukuat bir kaç gün önce İstanbul’da metroda vuku bulur.. Soru bu “Neler oluyor? Bu aşufteler çarşaftan neden bu kadar rahatsız? Saldırılar neden çarşafa? O ki hakiki tesettür çarşaftır, şeriatı gösteren çarşaftır, şeytanın dostları başka değil “Çarşafa” düşmandırlar. Çarşaf, yüz yıllardır çarşaf olarak kaldı. Cumhuriyetle beraber mantoya dönüştüğü anda küfür bize ilk golünü atmış oldu. o yüzden cumhuriyeti kuranlar Osmanlı kadının çarşaftan soyma kampanyaları düzenlediler. Çarşafını çıkarıp teslim eden kadına bedava manto verdiler. Alimi cahili abidi zahidi.. herkes bu zokayı yuttu. Fetva hocaları “adam, önemli olan tesettür, şekil önemli değil ! manto da strediyor işte kadının tüm cesedini örtüyor.. caiz!” dediler.. Şeytanın hilesine düştüler, faka bastılar.. Ancak Rabbanî âlimler müstesna. Onlar Allah’ın nuruyla mantodaki hileyi, ayrıntıdaki şeytanı fark ettiler. ve ferevan ettiler “Çarşafı çıkarıp manto giyinmek asla caiz değil” dediler.. Hayat 50 sene içinde Rabbani alimlerin haklı olduğunu gösterdi. Tesettürün sadece T’si kaldı. Şimdilerde tesettürün geldiği bu noktada herkes şikayetçi. Şikayetçiler ancak hâlâ işi anlamış değiller. Hala asla dönmeyi, tövbe etmeyi düşünmiyorlar. “Çarşaf” diyen âlimler haklıydı deyip hakkı teslim edemiyorlar. Kibir putunu kırıp tevazuyla hatalarını kabul edemiyorlar. Üstad…

Hocanın Fetva Siyaseti
ANALİZ , EĞİTİM , Fetva , Mahmud Efendi Hz / 21 Eylül 2022

Allah’ın yüce Adıyla  Ortalık karışık. Ahlak ve edep seviyesi diplere inmiş. Bahusus sosyal medya ortamında. İnsanlar hoca dinlemiyor, din adamı demiyor eğer konuşulan şeyleri beğenmezse çok galiz küfürler hakaretler savuruyor.. Hesabı sorulacak elbette.. Din adamına saygı Allah’a saygının gereğidir.  Kimi gafil var İsmailağa fıkıh heyeti gibi en mümtaz bir kurumu yere vurmak için bahane arıyor ve heyetin “Biz Toki’ye caiz değil diyoruz ancak caiz diyenlere de saygımız var” sözünde hinlik arayarak “bu fetva hükümete yaranmak için söylenmiş!” diyor, verip veriştiriyor..! Kimi de var tam aksi: “Neden İsmailağa fetva vermiyor, neden tabiilerin önünü kapatıyor, onları mahrum ediyor muş” diyerek verip veriştiriyor. Görüldüğü üzere bir takım mihraklar sanki sövmek, bahane ile adam dövmek için pusuda bekliyor “evet” desen de sövecek “hayır” desen de.. Dili tutulasıca ! Bu durumda “TOKİ konutları caiz mi” gibi hükümet siyaset mevzularında en selametli yol belki de susmak olacaktır. “Konu siyasidir biz bu konuda görüş beyan etmiyoruz” diyebilmek.. Tıpkı imam Mahmud Efendi Hz nin son seçimlerde yaptığı gibi. Evet hazret bir işaret verdi ancak açık bir beyanatı olmadı. Bu da mürşidin irşad siyasetidir, bütün kesimleri elinde tutma, herkese hitap etme siyaseti 🤌 O yüzden Hz Şeyh efendi hocaların siyasete bulaşmasını şiddetle men eder, bulaşanları levm eder “Bir hoca…

TOKİ Konut Caiz mi ?

Allah’ın yüce Adıyla Özetle: Caiz, alınabilir  Türkiye Müslümanları, başlarında Şeriat devleti, Halife ve Şeyhülislam olmayışından ötürü çıkan her yeni meselede ihtilafa düşmekte ve bu durum insanları güvendikleri mercilerce fetva sormaya yöneltmektedir. Bu mercilerin ilmi seviyesi takva ve dirayeti ve meseleye bakış seviyeleri farklı olması hasebince ortaya farklı fetvalar çıkmaktadır. Biz bu çalışmada Türkiye halkının itibar ettiği Hoca ve kurumların 2022 yılı “Toki 250 bin konut projesi” hakkında verdikleri fetvaları derlemeye çalıştık. Önce kısa ve net fetva, sonra tafsilatı aktardık Elif-ba sırasına göre: Diyanet işleri Yüksek kurulu: Caiz Eminali Yüksel Hoca: Caiz Halil Gönenç Hocaefendi: Caiz Hamdi Döndüren hoca: Alınabilir. Hüsamettin Vanlıoğlu Hocaefendi: Caiz demiyoruz ancak caiz diyenler var onlara da sözümüz yok (onların fetvasını alabilirsiniz) >> video izle << Mehmet Savaş Hocaefendi: 2022 için görüş beyan etmedi Ancak Daha önceki benzer projelere caiz demiştir  Orhan Çeker hocaefendi: Caiz Soner Duman hoca : Caiz TAFSİLAT VE İLMÎ TAHLİL  İsmailağa fıkıh heyeti adına Hüsamettin Vanlıoğlu: Biz İsmailağa fetva heyeti olarak TOKİ’nin bu şartlarla sattığı konutlar “ödeme miktarı belirsiz olduğu için “caiz değil” görüşünü beyan ettik ancak bu ictihadî bir konudur. (Ayet hadisin kesin ifadesi değil) Farklı müctehitlerin görüşlerine dayanarak farklı hocalar ‘caizdir” fetvası vermişlerdir. Buna da saygımız vardır. Halil Gönenç Hocaefendi :…

Yetim Olan Evde Yemek Yenir Mi ?

Soru: Yani babaları ölmüş yetimlerin evine dul kadının mahremi olan akrabası gelmiştir o kadın da sofra kurup ikram etmiştir.. Bu sofradan yiyebilir mi ? Buradan yemek yasaklanan yetim malı yemek midir ?  Cevap. Allah’ın yüce Adıyla Bu sofradan yemek helaldir, ikramı reddetme ve gönül incitme kabalığından kaçınmış olacağından yetimlere bir sahiplik kol kanat germe hissi tattıracağından sevap bile olur. En son ihtimal çıkarken çocukların eline harçlık verir, içinden yemeğin ücretine niyet eder  Yetim olan evden yemek yenmez” fikri bazı yörelerde yerleşmiş batıl inançtır. Doğrusu “Yetimin malını zulüm ve haksızlıkla yiyenler karınlarına ateş yemişlerdir yakında cehenneme sokulacaklar.” (Nisa:10) Bu ve benzeri ayetlerin nüzulü akabinde yetim barındıran Sahabeler RA yetimlerin sofralarını yemeklerini ayırmış büyük bir külfetin altına girmişlerdi. Yetimler kendi sofrasından yiyor onlar ayrı yaptıkları yemelerini yiyorlar, yetimlerin yedikleri önde yemedikleri icabında bozuluyor.. Yetim bakmak bir işkenceye dönüşmüştü. Geldiler Rasulullah Efendimize arz ettiler. sas “Yetimlerin malına ahsen suretle olandan başka yaklaşmayın” “Yetimlerin malını zulmen yiyenler karınlarına ateş yemişlerdir..” Ayetlerinden murad-ı ilahinin bu olmadığı inen şu ayetle ifade edildi “Sana yetimlerden soruyorlar de ki onların maslahatına çalışmak en iyisi.. Ama eğer onları kendi aranıza katarsanız onlar (din) kardeşleriniz. Allah bilir, bozguncuyu ıslah ediciden ayırt eder (merak etmeyin) (Bakara: 220) Bu ayet nazil olduktan…

Namaz Kılmayanın Orucu Kabul müdür ?

Bir hoca sohbetinde “Namaz kılmayan kişinin orucu kabul olmaz” demiş. Nedir bu işin iç yüzü ? Sizin düşünceniz ne yönde ? Cevap, Allah’ın yüce Adıyla İbadetlerin kabulü Allah’ın elinde. Biz bu konuda Ondan öğrendiğimiz dışında yorum yapamayız. Allah’ın kimden kabul edeceğini beyan bir ayet budur : “Ey Muhammed! Onlara, Adem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınan takva kullardan kabul eder” demişti. işte benim düşüncem bu yönde: “Allah ancak mütteki kullardan kabul eder..” Günde beş kere Rabbisinin çağırısına icabet etmeyen, namazı zayi eden için “Allah’a saygılı mütteki kul” demek zor.  Peki namaz kılmayan, ancak oruç tutanlar devam etsinler mi, orucu da bıraksın mı ? diye sorarsanız: Kesinlikle devam etsinler tabi ki. Allah’la namaz bağlantısı kopmuş bir kul oruç ile Rabbisine bağlanmış oluyor.. Nasıl bu bağlantıyı da koparsın deriz !? Hem oruç tutmanın nuru çoğu zaman kişiyi kuşatır ve namaza da başlamaya vesile olur. “Mümin olduğu halde kim salih amel ederse onun emeği inkâr edilmeyecektir. Biz şüphesiz onu yazmaktayız.” Enbiya: 94 Hem İslam Fıkhında yerleşik kaidedir “her amel müstakildir” yani amellerin hesabı ayrı ayrıdır…

“Dinde Zorlama Yok” mu ?

Soru: “Din’de zorlama yok” mu ? İlgili Ayette geçen “Din” ve “zorlama” nın sınırları nedir ?   CEVAP: Allahın yüce Adıyla.. “Din’de zorlama yok” kaidesi Bakara 256. ayetin gereğidir. Yüce Allah mealen: “Din(e girme)de zorlama yoktur. Doğru eğriden açıkça ayrılmıştır. Artık kim sahte tanrıları reddeder de Allah’a inanırsa kopmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah her şeyi işitir ve bilir.” demektedir. [Diyanet]   Bu itibarla ayet üzerinde iyice düşünülürse ayetin teması “Allah’ın dinine girmek” hakkında olduğu anlaşılır. Yani Allah’ın dinine girmesi için kimseyi zorlamak yoktur, zorlamaya gerek bile yoktur çünkü rüşd (hidayet) yolu, ğay (sapıklık) yolundan apaçık ayrı ve belirgindir. Kişi az bir tefekkürle Allah’a iman etmenin hak olduğunu anlar ve kendiliğinden girer.. Artık kim tağutu/şeytanı/yalancı tanrıları inkar eder ve Allah’a iman ederse o en sağlam kulpa tutunmuş olur..”   Bu ayetin iniş sebebi olarak birkaç kıssa zikredilir. Abdullah b Abbas RA dan nakledildiğine göre: “Medine’de yaşayan bir Sahabenin iki oğlu var, dışarıdan, şamdan gelen tüccarların propagandası ile iki oğlu birden Hristiyan olmuşlardır ve onlarla birlikte Rum diyarına doğru gitmektedirler. Bu Sahabi hemen Peygamber efendimize gelerek Ya Rasulallah iki oğlum da hiristiyan oldu, anlattım hiristiyanlıktan başka şey tanımıyorlar şimi rum diyarina gidiyorlar arkalarına düşüp onları men edeyim mi bizim dinimize girmeleri…

Allah’ın Adına Saygısızlık Allah’a Saygısızlıktır

Allah’ın Yüce Adıyla.. Allah’ın Adına saygısızlık Allah’a saygısızlıktır çünkü Ehli Şünnete göre isim müsemmadan başka değildir.  Dün camide bir vatandaş ölmüşleri hayrına okutma yaptı ve mevlit şekeri dağıttı. Şeker dolu kağıt huni elime ulaştığında ben şok oldum. Ölünün adı yazan etikette bir de Allahın ismi yazılmıştı.  Apaçık vaziyette  “بسم الله الرحمن الرحيم” yazılıydı. Bu kadar ihmal, bu kadar gaflet olamaz ! Yuh olsun” dedim.. Tabii bir çokları o ihmal ve gafletin ne olduğunu anlamadı. Arkadaşlar buradaki sıkıntı, bu şekeri yiyecek olan çocuklar, adamlar ne yapacaklar ? Elbette boş ambalajı kaldırıp atacaklar! değil mi ? Yani Allah’ın ismini yerlere çöplere atacaklar ! Fetva Büyük Makamdan 1940’lı yıllarda ilk defa İslami(!) bir gazete basılıp gazeteye Allah’ın ayetleri yazılınca Mevlana Ali Haydar Efendi “Allah’ın Ayetlerini gazeteye yazmak küfürdür” demiştir. Çünkü gazetelerin yere atılacağı kesin. Her türlü işte, paketleme, yere serme ve hatta tuvaletlerde kullanılan gazete kağıdına Ayet yazmak Ayete hakarettir. Ve Allah’ın Ayetlerine kasıtlı olarak hakaret etmek tabi ki imanı iptal eder  Ancak esefle müşahede ediyoruz ki bu konuda dindarlar, olmayanlar kadar gafil ve laubali. Görünüşte mütedeyyin sanılan bir ustanın terzihanesine girdim.. doğrusu giremedim kapıda kalakaldım çünkü yerlere paspas çekmiş kuruması için de gazete sermiş. Yazılara basamazdım, onu kapıdan uyardım “mübarek bunları yere nasıl…

Düşük Faizle Kredi Çekmek..

Allahın Yüce Adıyla Soru: Şimdilerde faiz oranları epey düştü. Hükumet faizle mücadele hamlesi başlattı.. Enflasyonun da altında faiz oranı veren bankalar var. Şimdi faiz oranı enflasyonun altında olduğu için banka kar yapmış olmuyor, yani sadece değer kaybeden parasını geri almış oluyor, bu durumda bankadan düşük faizli kredi çekmek caiz olur mu ? CEVAP Şimdilik dediğiniz gibi olabilir, faiz miktarı paranın değer kaybıyla eşit veya daha düşük olabilir. Bu durum bankalar için “karlı olmayan kredilendirme” demek de olabilir. Ancak bu durum yine de “faizle para çekmeyi” mübah yapmaz çünkü İslam “eğer banka kar etmiyorsa faizli para çekebilirsiniz” demiyor. “Allah faizi kesinlikle haram etmiştir” diyor. “Faize devam eden bana harp ilan etsin” diyor.. Yani faizin haram olma sebebi Allahın pazarlıksız haram etmiş olmasıdır, bankanın bundan kar edip etmediği meselesi değildir. Bu durum şuna da benzemez: Birileri sana 100 bin lira faizsiz kredi verir, ödeme zamanı geldiğinde bakarsınız ki 100 bin liranın alım değeri düşmüş, o zamanın 95 bin lirası kadar olmuş.. o 5 bin liralık zararını senden talep eder sen de verirsin ve bu İmam Muhammed’e göre caizdir “ne haksızlık yapın ne de haksızlığa uğrayın” ayetine istinaden tazmin-i zarar fetva verdiği için.. Bankaların bugün düşük faizle kredi vermesi yukarıdaki misale benzemez, çünkü…

İskat, Namaz Borcu Düşürmek Var mı ?

Soru: Hocam Vefat eden kişinin namaz borcu varsa öldükten sonra yakınları kefaret için para verse bu geçerli olur mu? CEVAP: Bilinen adıyla “iskatı salât” meselesini soruyorsunuz. Bu konuda 4 mesele var : 1) Namaz borcu olan ölü arkasından varislerin sadaka hayır yapmaları ölüye fayda eder mi ? _Evet eder. “yapılan iyilikler kötülükleri giderir” 2) Her namaz için verilecek bir fidye miktarı ölüden o borcu düşürür mü ? _Bilmiyoruz, ancak umut ediyoruz. Kesin “düşürür” diyebilmek için elde delil yok. “Tutulmamış oruçların mali bedeli (fidyesi) vardır, namaz oruçtan daha önemlidir, namazın kazasının artık kılınma imkanı kalmadığına göre kılınmamış namazlar karşılıksız kalmasın, oruç gibi bedeli olsun Allahın kabul edeceğini ve ölüyü affedeceğini umarız” şeklindeki bir kıyas ve ictihadın eseri olarak namaz ıskatı meşru görülmüştür. 3) Varislerin çıkardığı miktar, toplam namaz borcuna yeterli gelmiyorsa vekilin fakirle yapacağı devir işlemi (aldım geri verdim) geçerli midir ? _Bunun da kesin geçerli olacağını diyemiyoruz ancak Allahtan ümid kesilmez. Biz takva ehli hocalarımızı bu devri yaparken gördük ve talebe iken biz de çok defa devir yapmaya gittik 4) Meyyit sağlığında vasiyet etmediyse varisler bu iskatı yapmak zorunda mıdır ? _Alimler buna “hayır yapmak zorunda değiller” demişler. Ancak yaparlarsa o kişiye karşı bir vefa ve merhamet eseri olacaktır, etme…

Avamın Mezhebi Olmaz Ne Demek ?
Dini Hüküm , Diyanet , Fetva / 28 Ağustos 2021

Mezheb dinde tutulan yol, dinî konularda muctehit alimin görüşü demektir. Imamı Şatibînin ra ifade ettiği ve Ibni Abidîn ra gibi bir çok alimin dillendirip adeta kaideleştirdiği söz budur: “Avama gelince, avamın mezhebi yoktur onun mezhebi müftînin mezhebidir” Açıklama: Dini hükümleri tespit edip amel etme konusunda insanlar genel anlamda 3 sınıfta mutalaa edilir: _Alim Müctehid _Cahil Mukallit _(ikisinin arasında) Ehli ilim Birinci tabaka: Müctehid, Kitap Sünnet icma ve kıyastan dini hükümleri bir usül çerçevesinde çıkarmaya yeterli ilim ve kudreti olan alimdir. Ve muctehid ancak kendi reyine/mezhebine tabi olmak zorundadır. Mezhebini bırakıp başkasının görüşüne uyması caiz değildir. Ikinci tabaka: Ilmî kudreti ictihat derecesinde olmasa da muctehit alimin fıkhını öğrenen ve usulünü bilen ve delillerini kavrayan ilim ehli de intibah ettiği müctehidin mezhebî sınırları içinde hareket etmek zorundadır. Vereceği fetvayı ancak mezheb alimlerinin fetvalarından vermelidir Cahil mukallide gelince.. Ictihada gücü yetmediği gibi müctehidin ictihadını hangi yolla yaptığını, delillerini menhecini de idrak edemez. Mutenakiz fetvalar içinden hangisini seçeceğini de bilemez.. Fıkıh kitaplarını asıllarından okuyamaz.. Bu durumda son çare güvendiği bir hocanın fetvasını alıp uygulayacaktır. Hocası (müfti) bunu nereden nasıl söylemiş isabetli mi hatalı mi değerlendirmesi yapamayacaktır. Demek ki avamın mezhebi; ilmî görüşü yoktur, onun dinde tutacağı yolu ancak müftünün, fetva aldığı hocanın yoludur. isa…

Cami İmamının Aldığı Maaş Helal mi ?

Kuddûs olan Allahın Adıyla.. Kısa cevap: Evet imam, hatip (vaiz), müezzin ve Kur’an öğreticisinin aldığı maaş 4 mezhebe göre caizdir helaldir. Devlet gelirinin karışık olması durumu değiştirmez Açıklama Yüce Allah kullarına emretmiştir: Size verdiğimiz rızıkların helal olanlarından pak olarak yiyiniz.” Allah Rasulünün hadis-i şerifi: Kişi el emeğinden daha teniz bir rızık yememiştir, nitekim Allahın nebisi Davud aleyhisselam elinin emeğini yerdi” Açıklama: Evet, yüce yediğimize dikkat etmenizi ancak helal ve temiz planı yememizi buyurur. laikliğin hüküm sürdüğü bir ülkede devletin verdiği maaşın saf-i pak olduğunu iddia etmek ise zordur. Çünkü içki zina kumar faiz gibi haramlar serbest ve bunlardan alınan vergiler hazineye karışmakta, her türlü memur, asker polis öğretmen ve din adamlarının maaşlarına bulaşmaktadır. Elbette bu bizler müminler için bir zül ve ayıptır. Düzeltilmesi gereken önemli bir konudur. Ancak bu durum sadece din adamlarının maaşı için geçerli değil, maaşını ister devletten alsın ister almasın Türk lirası banknot kullanan herkes için geçerlidir.  Bu işleri düzeltmek için müminler bu davaya en yatkın siyasi kadroları desteklemeli ve yılmadan onlara hakkı tavsiye ederek o yüksek hedefe ulaşmalıdır. Bakınız müminlerin reyleri ile en azında içki ve kumar özelleştirilerek devletin uhdesinden çıkartıldı ve böylece Millet bu melanetleri irtikap etmekten kurtulmuş oldu. Daha güçlü bir kamuoyu ve daha…

Sizden Gelen Sorulara İlmi Cevaplar (Fetvalar)

21.04.2019 – Salih Koçak: Hocam, Şeriatta Müslümanı öldüren kafirin cezası nedir ? “hidayete erebilir” diye öldürülmez diyorlar bu doğru mudur ? – Isa Hoca Cevaplıyor: Şeriatta bunun cezası idamdır. Yakalandığı an ile idam edileceği an arasında dine girip canını cehennemden kurtarmaya fırsatı vardır. Ancak bu ihtidası canını Şeriatın kılıcından kurtarmaz. Meğer ki maktulün velisi onu affetmiş ola.. Veli affederse canı bağışlanmıştır 22.04.2019 – Yalçın Özkan: hocam, baba anne “torunum ilim sahibi oldu” sevinci ile cemaat olmuş, buluğa ermemiş çocuk imamlık yaparak namaz kılmışlardır. Kıldıkları namazların hükmü nedir? – Isa Hoca Cevaplıyor: Buluğa ermemiş çocuk Hanefide yetişkinlere imam olması caiz değil. Iade gerekir. 22.04.2019 – Allahın Kulu: Gün içerısinde evde temizlık veya başka şeylerle meşgul olurken Tv den Bakara suresi yada Cüz açıyorum başında oturup dinlemiyorum ama kulağım hep orada..Başında oturup dinlemediğim için sormak istedim bu günah olur mu? – Isa Hoca Cevaplıyor: Caiz. Çünkü kasıtlı bir saygısızlık söz konusu değil. Bilâkis Kuranı sevmek var.. 22.04.2019 – Bir mümin: hocam 80 bin lira borcu olan biri fitre vermesi gerekiyor mu ? – Isa Hoca Cevaplıyor: Hayır. Fitreyi zekat verecek kişiler verir. Zekat alabilecek olanlar da alır. 22.04.2019 – Abdullah Akbudak: hocam saç ektirmek caiz mi hükmü nedir ? – Isa Hoca…

Yılbaşı Kutlamarını İzlemek

Allah’ın yüce Adıyla.. Soru: Yılbaşı Kutlamıyorum ancak tv’den yılbaşı programlarını izliyorum dinen sakıncası var mı ? Evet var. Yılbaşı kutlamak haram. Hıristiyanların Noeli (Batıl tanrısının doğumunu) kutlamak ise küfürdür. Bu kutlamaların yapıldığı programları açıp izlemek ise o günaha aynen ortak olmaktır. Çünkü izlemede rıza var. Harama razı olmak ise haramdır. Halbuki mümin, haram irtikabına razı olamaz, aksine gayz ve buğuz eder.. Buğuz, istemeden görse bile anında tv yi kapatmayı gerektirir, nerde kaldı ağzını ayırarak oturup izlesin ! Eğer izliyorsa demekki küfür içine siniyor, gönlü günaha açık. Şu halde onlarla beraberdir “Sizden kim bir münker görürse onu eliyle değiştirsin düzeltsin. Buna gücü yetmezse diliyle.. buna da gücü yetmezse kalbiyle buğuz etsin. Bu imanın en zayıfıdır” Hadisi şerifi münkere karşı bir mümin duruşunu açıkça belirtir. [Sahihi Müslim] En zayıf en pasif tepki kalben buğuz etmektir. “Bu, imanın en zayıf mertebesi..” buyurmakla Allahın Rasulü sas “..dahi buğuz etmeyen mümin olamaz” buyurmuş oldu. Işte bu nokta Imam Mahmud Efendi hz nin “Kim yılbaşı kutlama niyetiyle bir yumurta hediye verse kafir olur” dediği husustur. Kâle Rasulullah sas “Kıyamet öncesi öyle büyük fitneler olacak ki zifiri karanlık gece gibi ortaklığı kaplayacak o vakit kişi mümin olarak sabahlayacak kafir olarak akşamlayacak, mümin olarak akşamlayacak kafir olarak sabahlayacak.”…

Abdest Önlüğü Üzerinden Sünnet-Bidat Tartışması

Allahın Yüce Adıyla Soru: Abdestte kullanılmış su “necis” olduğu gerekçesiyle abdest önlüğü kullanan müslümanlar var ve tam zıttına buna “Bidat” diyenler var, bu işin hakikati nedir ? CEVAP: Abdest önlüğü, lavabodan abdest alırken kişinin önüne takarak giydiği ve namaza giderken çıkardığı bir giysi, bez parçası. Önlüğün Kurandan Delili: “Ve elbiseni temiz tut” Müddessir:4 Önlüğün Sünnetten delili: Helal haram bellidir ancak arada şüpheliler var ki insanların çoğu onları bilmezler. kim şüpheliden kaçınırsa ancak o dinini ve şerefini korumuş olur. Kim şüpheli şeylere dalarsa onun harama düşmesi yakındır…” Buhari-Müslim Açıklama: Abdestte kullanılmış suya biz kesin “necis” demiyoruz, ancak “Necis olabilir” diyoruz. Çünkü Imam Azam o suya necis demiştir1. Bu durumda üstüne çırayan o kirli su en azından şüphelidir. Şüpheliden kaçınmak ise Dinde ihtiyat ve takvadır. Demekki önlük kullanmak takvadır. Sahabeler diyelim ki önlük veya pamuk kullanmamış olsunlar.. Bu, onu bidat yapmaz. Çünkü onların bizde olduğu gibi yüksek lavabo ve tazyikli muslukları yoktu. Onlar abdesti yere çömelerek su kırbası veya maşrabayla ve gayet itina ile alıyorlardı.. Bu çömelme, kırba ve itina da bir korunma şeklidir. Demekki o sudan korunmalıdır. Bu asırda ise lavabo musluk kullanıyoruz. Bu yeni abdest aletleri yeni tedbirler almayı da beraberinde getirmiştir. ve işte takva bir cemaat o müstamel sudan…