Allah’ın yüce adıyla Kaynak Sorunsalı İsmailağa gibi ilim ve irfan merkezi camilerde sabah ve yatsı namazı akabinde topluca okunan 10 kere la ilahe illallah ve salat-ı devaiye dediğimiz “Allahümme salli ala seyyidina Muhammed biadedi külli dain..” salavatının kaynağı nedir? CEVAP 10 kere لا اله الا الله okumanın kaynağı Kur’an: فاعلم انه لا اله الا الله bilmiş ol ki Allah’tan başka ilah yoktur” Hadis: Kim sabaha çıktığında 10 kere okursa la ilahe illallahu vahdehu la şerike lehu, lehul mulku ve lehül hamdü ve huve ala külli şeyin kadir” derse bir köle azad etmiş gibi sevap kazanır. Akşam okuyan için de aynı..” Bu muazzam zikrin özü la ilahe illallah kelimeyi tevhididir, tamamını okumayan en azından özünü okur. Nitekim yalnızca la ilahe illallah okumaya teşvik eden nice ne nebevi hadisler vardır 3 kere Salat-ı Devaiyye okumanın kaynağı Kur’an: صلوا عليه وسلموا تسليما Allah ve melekleri o peygambere salat eder ey müminler sizler de ona salatü selam ediniz Hadis: bana bir kere salavat okuyana Allah on rahmet eder Şafi ve Hanefi uleması bela ve musibetin kalkması için müminlerin toplanıp topluca dua etmelerini caiz ve müstehap görmüşlerdir Salat-ı devaiyye اللهم صل على سيدنا محمد وعلى ال سيدنا محمد بعدد كل داء ودواء وبارك وسلم عليه…
Bismillahirrahmanirrahim Konuyla ilgili ayet: Eğer insanlar küfre sapan bir ümmet haline gelmeyecek olsalardı, biz O Rahman olan Allah’ı inkâr eden kimselerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık. Onların evleri için gümüşten kapılar, üzerine yaslanacakları koltuklar yapardık.” 43:34 Kayırmak yani ona imtiyazlı davranmak, başkasına verilmeyen lütuf ve ikramları ona vermek.. Allah’ım bir kulunu kaydırması var mıdır onun adaletine uygun mudur başkalarına haksızlık sayılır mı ? Allah’ım kayırması evet vardır adaletine de uygundur bunun Kur’an’dan delili Allah dilediği kulunu hesapsız rızıklandırır.” Diğer bir delili “.. bu Allah’ın fazlı keremidir Allah onu dilediğine verir Allah Engin fazl-ı Kerem sahibidir” Allah mümin kulunu kaydırdığının göstergesi nedir ? Bu kayırma kendini nerede gösterir? Devam edecek inşallah
Bismillahirrahmanirrahim Alevilik hakkında net ve kesin tanılar tarifler yapmak esasında güçtür. Çünkü Aleviliğin yazılı net bir öğretisi yok. Yeni yeni yazılanlar üzerinde de Alevilerin bir ittifakı yok. Alevilik yöreden yöreye değişen bir kültürel oluşum mahiyetinde. Türkiye Diyanet kurumu İlahiyat akademisyenleri Aleviliği konumlandırmada yaptıkları çalışmada “Aleviliğin İslam dışı farklı bir din olmadığına” hükmettiler. Artık İslam içinde bir mezhep midir, yoksa tarikat benzeri bir oluşum mudur durumunu tespit etmek gerekiyordu. bağımsız mezhep olabilmesi için inanç veya amel boyutunda müstakil derli toplu bir söylemi olması gerekirdi ki yok ! Geriye bir tarikat olması durumu kalıyor ki ilim dünyası da Aleviliğin ancak bir tarikat olacağına karar verdiler. Alevi, kelime olarak Hz Ali’ye mensup olan, Ali taraftarı demektir. Hz Aliyi sevenler manasına gelebilir Alevi, Hz Ali ve 12 imam sevgisini merkeze koyan, Sünni ve şii olmayan, cami yerine cemevinde toplanan, namaz kılma yerine semah’a katılan, ramazan orucu yerine aşure orucu ve 12 imam orucuna inanan, Hac ve zekatı kendine zorunlu göremeyen, Hıristiyanlık-Şamanizm etkilerini barındıran İslami kültürün bir parçası olan kişi Alevi Müslüman mıdır ? Ben müslümanım diyen kimseye “hayır değilsin” deme hakkımız olamaz. Lakin İslam inancının 6 esası ve İslam’ın 5 ameli şartı var. Bunlara iman eden ve şartları kabul eden kişi Müslümandır. Ama İslam’da…
Allahın yüce adıyla, İslâm ve İslâm Tarihi 1) Ehl-i Sünnet itikadı ve ibadet şeklinin hakim olduğu günümüz İslamı birileri tarafından “Emevi dinî” “Emevi İslam’ı” yaftalmasıyla karşı karşıya. Güya Hz Muaviye gerçek İslamı bozarak farklı bir din uydurmuş ve onu kabul ettirmiş biz de bunun devamı imişiz ! Soru: Bu gibi iddialara yeterli ilmi cevapları hazırladık mı, gençlere orta yaş ve ileri yaş gruplarına doğruyu anlatabildik mi? 2) KURANI KERİM Türkiyede neden 200’ün üstünde Kuran meali var ? Bunların hangileri hak (ehli sünnete uygun) hangileri batıl (apokrif) ? Heva ve cehalet ürünü ? Diyanet işleri başkanlığı bu konuda bir çalışma yaptı mı ? Apokrif (batıl) mealleri açıkladı mı ? Kuran ayetleri sayısı neden farklı ? zemahşeri 6666 demiş bunu nerden çıkarmış..? besmeleyi de saymış olsa 6236 + 114 eder yine 6666 yapmaz. Bazı tek ayetler diğer kıraatlerde 2 veya 3 ayet sayılır dense.. bunlar hangi ayetler ? sağlaması yapılmış mıdır ? yoksa 6666 ifadesi bir takdir, yaklaşık bir rakam mıdır ? Fatiha suresi kesin 7 ayet. Hanefi mezhebinde besmele-i şerif, Fatihanın ayeti olmadığı halde hanefilerin mushaflarında neden besmele 1. ayet diye kodlanmış ? neden kimse bunu düzeltmiyor “gayrilmağdubi..” 7. ayet olarak kaydetmiyor ? Kuran ferdi içtimai bütün mesail ve meşakile çaredir,…
Allah’ın yüce Adıyla Adına ister İran Müslümanlığı (!) yani “şiilik” veya “Caferilik” veya “12 imamcılık” deyin, hepsi aynı şey, bu inanç insanları İslamdan soğutan, belki dinsiz mulhid olmaya sürükleyen çirkin bir inançtır.. Hıristiyanlık gibi. O yüzden dünya sonradan Müslüman olup ta Şiî olanı göremezsin..! Şiiler ancak müslüman halklar içinde adam devşirebilmişlerdir. O yüzden bütün çabaları sünni müslümanlar üzerindedir Şiilik akıl sahiplerini kendinden soğutur, bu noktada Hıristiyanlığa benzer, Çünkü ; Hıristiyanlık nasıl ki İsevi Müslümanlığın bozularak tanrı(!) isa inancıyla “beşeri” din formunu almış, şiilik de inancın merkezine “12 imamı” yerleştirerek vahiyden uzaklaşmış ve beşerileşmiştir. Beşere tapmaktan nefret etmiş mühtedileri ilk adımda kendinden soğutmuştur Hıristiyanlık, aslı itibariyle semavi ve ilahi olan İsevi Müslümanlığın Yahudi eliyle tahrif olmuş şeklidir, Şii-Caferilik de İslam’ın yine Yahudi eliyle bozulmuş, içine put şirk ve küfür karışmış halidir Ortak noktalar: Hıristiyanlık: isa kul değil, ilah! Şiilik: Ali kul değil ilah!, Bilakis resul, Hayır resulden ileri (şiilik içinde her 3 görüş de var) Hıristiyanlık: Papa masumdur, günah hata işlemez Şiilik: 12 imam masumdur günah hata etmezler Hıristiyanlık: 12 kardinal vardır 12. si gizlidir! Şiî-Caferilik: 12 imam vardır 12. si gizlidir! (gaybubet inancı) Hristiyanlık: Snt. Jesus (isa) göktedir, çam ağacına inmesi bekleniyor Şiilik: 12. imam ölmedi göktedir (1200 senedir) inmesi…
Allah’ın yüce Adıyla Bizleri hak İslam kaidesi, kurtulucu fırka Ehli Sünnet yoluna hidayet eden Allah’a hamd ederim, Ehli Sünneh vel cemaat, yani Rasulullah ve Ashabına tabi olanlar şeklinde hak yolu açıklayan Peygamberimize salat ve selam ederim ABD İsrail – İran savaşında Ayetullah (!) Ali Hamaney öldürüldü. Bu vesileyle Şiî inancında Ayetullah ne demek, velayet-i fakih diye uydurdukları 12. İmamın naibi neymiş neciymiş bir görelim istedik Yembih: Burada soruları soran biziz, cevapları veren CGPT, yani kesin doğru olarak yanlış olur Allahın yüce Adıyla SORU: Ayetullah ne demek yetkileri nedir? Şiî toplumunda mevkii nedir GPT: Ayetullah (Arapça: آية الله), kelime anlamıyla “Allah’ın ayeti/delili” demektir. Bu unvan, özellikle On İki İmamcı (Caferî) Şiîliğinde en yüksek dereceli din âlimleri için kullanılır. Ayetullah kimlere denir? GPT: Şiî ilim geleneğinde uzun yıllar medrese eğitimi görmüş, içtihat seviyesine ulaşmış ve dinî konularda bağımsız hüküm çıkarabilecek âlimlere verilir. Genel hiyerarşi kabaca şöyledir: 1. Hüccetü’l-İslâm 2. Ayetullah 3. Büyük Ayetullah (Ayetullah el-Uzma / Merci-i Taklid) — Yetkileri nelerdir? 1) İçtihat yetkisi Ayetullah, Kur’an ve hadislerden bağımsız fıkhî hüküm çıkarma yetkisine sahiptir. Buna müçtehitlik denir. 2) Fetva verme Takipçileri (mukallidler), dinî meselelerde onun fetvalarına uyar. Özellikle: ibadet hükümleri helal–haram meseleleri muamelat hükümleri — 3) Merci-i taklid olursa (Büyük Ayetullah ise)…
Allah’ın yüce Adıyla Diyanete soruldu “oturarak kılınan kabir nur namazı var mı ? Diyanet sözcüsü “hayır yok, uydurma” diye çıktı işin içinden..! Biz de hadisi şeriflere müracaat ettik sonuçta ibadet yollarını açıklayan Hz peygamber efendimiz O, “Evet var” dedi. Belki adı kabir namazı değil ama gecenin sonunda Rasulullah efendimiz oturarak 2 rekat namaz kıldığı ve “..Hatta zürtüm el mekabir” sûresini okuduğunu tespit ettik. işte ilgili hadisi şerif : “Allah Rasulü ﷺ vitir namazından sonra oturarak hafif iki rekat namaz kılardı” Ümmü Seleme validemizden tahriç edenler: İbni Mace, Tirmizi, Ahmed b Hambel, Taberani ١ – كان رسول الله ﷺ يُصلِّي بعدَ الوِترِ رَكعَتَينِ خَفيفَتَينِ وهو جالسٌ. الراوي: أم سلمة • شعيب الأرنؤوط، تخريج زاد المعاد • رجاله ثقات • أخرجه وابن ماجه بلفظه، والترمذي ، وأحمد ، والطبراني في (الأوسط) باختلاف يسير. Ve :عن عبدالله بن الشخير أتَيتُ رسولَ اللهِ ﷺ وهو يُصَلِّي قاعِدًا، أو قائِمًا، وهو يَقرَأُ: {أَلْهاكُمُ التَّكاثُرُ}، حتى ختَمَها. تخريج المسند لشعيب ١٦٣٢٥ • إسناده حسن • أخرجه النسائي في «السنن الكبرى ، وأحمد واللفظ له Demekki Türkiye’de tarikatlar cemaatler bazı şeyleri Diyanetten daha iyi biliyor ve tatbik ediyor.. Darılmaca yok. İlgili video Kabir Nur Namazı var mı ?
Bismillahirrahmanirrahim Bu yazı cübbeli hoca ve etrafındakilerin Mahmud efendiye muhalefet ederek onun tavrından nasıl ayrıldıklarını gösteren önemli bir tespit. Türkiye DİYANET işleri başkanlığı 2026 yılı ramazan ayını 19 şubat perşembe günü olarak ilan etti. Cüppeli hoca ise arabistanın açıkladığı çarşamba günü için “bugün oruç tutun diyerek talimat gönderdi. oruç tutun dediği gün ise Rasulullahın şek günü dediği ve şek gününde oruç tutmayınız diye ümmetine emir buyurduğu gün.. Mahmud efendi hz sağlığında da bu durum defalarca yaşanmış arabistanın hilali gördük haberi efendi hzretlerine sorulmuş o hazret “Biz türkiye ile hareket edeceğiz” diyerek diyaneti işaret etmiştir. yarı oruç tutalım diye soran herkese hayır demştir ve asla cüppelinin yaptığı gibi ihtiyaten nafile tutun da dememiştir.. Nafile tutabilir miyiz diyene “adeti tutmak olan varsa evet” buyurmuştur.. Tıpkı Rasulullahın dediği gibi.. bu konuda onun etrafında olan hocaların videoları nette dolaşmaktadır İşte Fatih Kalenderin “Mahmud Efendi hazretleri yurtdışından gelen “Hilal görüldü yarın Ramazan!” Haberlerine itibar etmezdi. Türkiye ile birlikte hareket ederdi dediği videosu https://youtube.com/shorts/WgEKcltnwd8?si=WpBf0QXf8eLhsgF2 Çarşamba (şüpheli) gününde, yani Şaban Ayın’ın son günü kimler NAFİLE oruç tutabilir?? * Her ayın başını ve sonunu devamlı olarak oruç tutanlar yarın tutabilir * Her hafta çarşamba günlerini oruç tutanlar yarın nafile oruç tutabilir * Davut aleyhisselam orucunu tutanlar Yani bir…
Allah’ın yüce Adıyla Mehmet Okuyan isimli ilahiyatçının Ehl-i Sünnete aykırı, Kuran ve Sünnete zıt lafları görüşleri, bazı bilgisiz müminlerin kafasını karıştırmaya devam ediyor. Bu kabilden “cehennemden çıkış yok. cehennemde sayılı gün kalıp çıkarız lafı Yahudilerin lafıdır. Yok öyle şey. Cehenneme giren çıkamaz!” demiştir ancak bu laf, ümmetin müctehid imamlarına aykırıdır ve bir çok açıdan da sakıncalıdır Mehmet Okuyan’ın bu görüşü evvela ona ait değil, “cehenneme giren günahkar orada ebedî kalır çünkü cehennemden çıkış yok” görüşünü ilk defa dile getirenler tarihte sapkın Haricî topluluğu, sonrasında ise sapkın Mutezile fırkasıdır. Mehmet Okuyan bu tavrıyla Ehl-i Sünneti değil sapkın fırkaları izlemiş ve dinleyenleri de oraya kanalize etmiş oluyor. “Yok ben onları değil Kur’an’ı takip ediyorum kurandan ben anladığımı söylüyorum” diyorsa ona sorarlar “Bunca müctehid alimlerin Kur’an ve Hadisten anladıkları sana yetmedi mi!? Sen müctehid değilsin, ama müctehidlerin sahasına kaçak giriyorsun ve sonra insanları çürük fikrine davet ediyorsun. Senin o “cehennemden çıkış yok” lafın Kur’an’ın söylemi değil, senin kendi bozuk anlayışın Kendi bozuk anlayışını Kuran yerine koyup “Bakın ben demiyorum Kuran diyor” çıkışı bu tip cüretkar cahillerin ortak tavrıdır Ehl-i Sünnet hak inanca göre “müminler içinde bazı asiler cehenneme girecekler ve ancak bir süre sonra Allah’ın af ve mağfiretiyle oradan çıkacaklardır” Bu hüküm müctehid…
Rahman Rahîm olan Allah’ın adıyla Konuya girerken.. İnsan beden ve ruhtan müteşekkil. Ruhsuz beden bir ceset, kadavra. Bedensiz ruh da işlevsiz adeta bir ölü.. Ruh latif bir varlık, letafetinden mutlaka bir berende durmak zorunda. Cismani bedenden soyulunca manevi başka bir bedene girer. “Ruh hakkında sana soruyorlar De ki ruh Rabbimin emrindendir. Doğrusu size ilimden çok az şey verildi” Bu yazının mevzuu bedenden soyutlanmış mücerret ruh değil. Belki bedeniyle ruhuyla insanın kendisi Cüce Ruh Cüce ruh, yani gelişmemiş, ruhu inkişaf etmemiş.. nereden belli olur ? İki şeyden: Gelişmisiz çocuk nasıl iki lokma yeyince doygunluk hisseder,midesi küçüktür, bu da öyle : manevi gıdaya çabuk doyar. Haftada iki rekat (cuma) kıldıysa doygunluk duyar yetinir. Bundan beteri senede iki rekât (bayram) kılanlar, kadınsa iki mevlüt okutur ve dinden ibadetten hazzımı aldım zanneder.. bunlar en cüce en gelişmiz ruhlar. Bunlar dünyada ancak nefislerini (egoyu) büyütmüşler.. Ruh gıdasını almamış ruh cüce kalmış Ortalama Ruh İkinci seviye ruh tipi cüce değil, ortalama bir gelişim sağlamış ama yüce de değil.. Bunun alameti farzları yerine getirir ve doyar. Bu kadar. Bu öne gidemez orta gerilerde kalmaya razıdır, on üzerinden 5, 6 alan öğrenci gibi tek hedefi sınıfta kalmamak.. Türkiye şartlarında ekseriyet bu kadarını da yapmayınca kendini önlerde zanneder. Bu…
Allahın Yüce Adıyla.. Allah rasulü buyurdular “sizden öncekilerin yolundan adım adım karış karış gideceksiniz..” Kim bir topluluğa benzemeye özenirse onlardandır” Düşün bir kere, Manto ve pardösünün kökeni nedir? Kelime olarak her ikisi de Fransızca Latince. İthal eşyalar karşılığı bizde yoksa kendi adıyla birlikte gelir telefon televizyon gibi.. Üstümüze başımıza bir bakalım, giyindiğimiz her bir kıyafetin adı Fransızca. Cihan devleti Osmanlı bakıyyesi bu necip millet için zül değil midir ar değil midir ? Canına namusuna kast eden bir düşmanın var, sokağa onun sana gönderdiği kıyafetlerle çıkıyorsun.. ne derler? Vah teslim olmuş! bunu kendine köle etmiş” derler. Şu giydiklerinizin hepsi Fransız İngiliz : Pantolon ceket manto palto pardösü tişört atlet külot fanila pijama buluz badi tayt şort tişört pardesü manto palto.. Yuh! Bunları bu milleten alsak anadan üryan çıplak kalacaklar !! Nerede bize özgü esvabımız! nerede bizim heybetli nurlu kıyafetlerimiz !
Allah’ın yüce Adıyla Mahkeme tarafından boşanmış bir çiftin dini nikahı durur mu ? “Ben karıma boşsun demedim ki” diyerek mahkemede boşandığı halde evlilik hayatına devam eden kişinin durumu nedir? Kısa Cevap: Şeriata dayanmayan mahkemenin hükmü dinen geçersizdir. Adam hiç bir şekilde boşanmak istemediği durumda hâkimin sizi boşadım demesiyle eşler boşanmış olmaz, talak gitmez. Ancak Şu hususların netliğe kavuşması lazım: Boşanma anlaşmalı mı çekişmeli mi olmuş? ve adam avukata veya karısına vekalet vermiş mi? Buna göre durum değişir. Eğer adam en başından, boşanmayı asla istemedi ise, karısına veya avukata vekalet vermediyse, hakimin hükmünü onaylayıcı bir imza atmadıysa.. Bu adam boşanmayı istememiş ve mahkemenin hükmünü onlaylamamıştır dolayısıyla mahkemenin boşanma kararına rağmen Allah indinde nikahı devam eder. Ancak, Avukata vekalet verdiyse, hakimin hükmünü mahkemede onayladıysa.. Bu durumda boşanma hükmünü onaylamış olur ve en az bir talak gitmiştir. Bu durumda talak ricî (dönme hakkı saklı) olacağından eşine dönebilir. Soruda geçen kişi de dönmüş ve ancak bir talak da gitmiş olur Bazı işgüzar hakimler -ustüne vazife olmadığı halde- mecliste 3 kere “boşsun” dedirttiriyor. Bunu istemeyerek de olsa söyleyen kişinin 3 talakı da gider (Hanefide) Mevcut mahkemenin boşamasıyla dini nikah gider mi hususunu Üstad Mehmet Savaş hocaya Bizzat sordum “mahkemenin boşaması ile talak vaki olur mu?…
Allah’ın yüce Adıyla Soru: hayvanlara vurulan sakinleştirici iğnelerin zararları nelerdir Kurbanlık hayvana bu iğneyi vurmak caiz midir? Hayvanlara uygulanan sakinleştirici iğneler (sedasyon veya anestezi amaçlı kullanılan ilaçlar), belirli durumlarda gerekli olsa da, her ilaç gibi potansiyel zararları ve yan etkileri olabilir. Bu zararlar, kullanılan ilacın türüne, dozuna, hayvanın yaşına, genel sağlık durumuna ve ırkına göre değişiklik gösterebilir. İşte sakinleştirici iğnelerin potansiyel zararları ve dikkat edilmesi gerekenler: Genel Riskler ve Yan Etkiler * Solunum Problemleri: En sık görülen yan etkilerden biridir. Özellikle yüksek dozlarda veya hızlı enjeksiyonlarda solunumun yavaşlaması (hipoventilasyon) veya kısa süreli solunum durması (apne) görülebilir. * Kardiyovasküler Etkiler: Kalp atış hızında düşüş (bradikardi), kan basıncında düşüş (hipotansiyon) veya kalp ritminde bozukluklar (aritmi) oluşabilir. Bazı ırklar (örn. Boxer köpekler) kardiyovasküler yan etkilere daha duyarlı olabilir. * Vücut Sıcaklığında Değişimler: Vücut sıcaklığı geçici olarak yükselebilir veya düşebilir (hipotermi). Hipotermi, anestezinin etkisinden çıkmayı ve doku iyileşmesini yavaşlatabilir. * Mide-Bağırsak Sorunları: Kusma, iştahsızlık, mide gazı veya bağırsak hareketlerinde azalma gibi yan etkiler görülebilir. * Nörolojik Etkiler: Aşırı uyku hali, sersemlik, denge sorunları, titreme, istemsiz göz hareketleri (nistagmus), kas sertliği, konvülsiyonlar veya epileptiform nöbetler nadiren de olsa ortaya çıkabilir. Bazı ilaçlar, hayvanlarda ajitasyon, huzursuzluk veya tam tersi aşırı hareketlilik gibi davranış değişikliklerine neden olabilir….
Bismillahirrahmanirrahim ALTIN GÜNÜ YAPMAK CAİZ MİDİR? Halk arasında yaygındır, kadınlar günü olarak da bilinir. Daha çok altınla yapıldığı için “altın günü” denilir. Uygulamada bir grup insan ayda bir kez toplanırlar sırası gelene bir küçük altın verirler ve bunu, gruptaki herkes hakkını alınca gün tamamlanmış olur. Örneğin, 12 kişilik bir grupta 12 ay boyunca bir küçük altın veren kimse, sırası geldiği ayda da kendisi 12 altın alıp ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Aylık devriyede altın alacakların sıralaması kura ile yapılabileceği gibi, anlaşma yoluyla da yapılabilmekte. Uygulamanın İslami açıdan bir mahsur içerip içermemesi hususunda farklı mütalaalar mevcuttur. Farlılığın bir sebebi, altın günü uygulamasının ne tür bir akit olduğu yönündeki farklı yaklaşımlardır; yani uygulama, bir satım akdi midir, borç verme akdi midir? Diğer bir sebebi de, uygulamanın bazı fıkhî esaslara ters düştüğü yönündeki getirilen itirazlara yapılan tahlillerin farklılığıdır. Yazımızda, altın günü uygulamasının bu iki açıdan, itiraz ve cevaplar halinde kısa bir değerlendirmesini yapacağız. Muvaffakiyet Allah’tandır. 1. İtiraz: Uygulama, faiz çeşitlerinden gecikme faizini (ribe’n-nesîe) içeren bir satım (bey’) akdidir. Zira güne katılan kişi, verdiği altının/paranın karşılığını aylar sonra almakta veya tam tersi erken aldığı altının karşılığı geç ödemekte, böylece gecikme faizi gerçekleşmektedir. Bu ise haramdır. Cevap: Para, altın, gümüş gibi nakitlerin mübadelesinde (değiş-tokuş), vadeden dolayı gerçekleşen gecikme…
BİZ NAMAZLARI NEDEN CEM ETMİYORUZ Allah’ın yüce Adıyla Beş vakit namaz, adı üstünde beş vakitte kılınmak için bize farz edildi. Allah Rasulü ve yüce Ashabı beş vakit namazı daima 5 vakitte kılmıştır Arafat hariç namazları cem etmemişlerdir. Allah Rasulünün bir defa cem ederek kıldığını ifade eden bir hadis (sahabe sözü) evet bizim kitaplarımızda mevcuttur ancak bu söz kendisiyle amel edilecek seviyede yeterli görülmediği için ne Ashab ne de Tabiin ne de Müctehid alimler namazları cem etmeye fetva vermemişler ve ümmet ilk asırdan beri 5 namazı beş vakitte kılmışlardır Elhamdülillah Bir video dolaşıyor internette Türkçe konuşan bir şii/Caferi/alevi eline bizim Sahih-i Müslim hadis kitabını almış “neden biz (aleviler) namazları cem ediyoruz” adında bir video çekmiş. Kitapta geçen İbn Abbas hadisini göstererek “işte bakın namazların cem edilebileceğine dair delil sizin kitaplarınızda da var Rasulullah aleyhisselam dahi cem ederek kılmış” türünden bir şeyler söylüyor. O Şiî aleviyi medyada gören cahillermiz önce bir sarsılıyor.. Sonra hocalara koşuyor “hocam nolur cevap verin nolur açıklama yapın biz çok fena afalladık!!” Madem imanın ilmin bu kadar zayıf ne diye dolanırsın ınstagram’ın Facebook’un çöplüklerinde !? Bakın ehli sünnet olarak şii topluluklarına siz hiçbir şey anlatamazsınız. Onlar sizi dinlemezler.. “Bizim alimlerimiz var bizim mollalarımız var biz onları dinleriz” derler…..
Allah’ın Yüce Adıyla Soru: Namaz kılmamak, namazı kasten terk etmek ‘insan öldürmekten, zina etmekten, yalancı gıybetçi iftiracı olmaktan, faiz yemekten’ daha büyük günah mıdır? Cevap: Eğer namazı (farziyetini) inkar ederek veya basit görerek, önemsiz sayarak kılmıyorsa bu kişi ittifakla kafir olur ve küfür elbette yukarıda sayılan tüm günahlardan daha büyüktür Eğer inkar etmiyor, günlük toplam 17 rekat farzların farziyetini kabul ediyor, ehemmiyetini itiraf ediyor ve kılmayarak büyük günah işlediğini biliyor, ama tembellikten kılmıyorsa bu kâfir olmaz. Ancak namazı tembellikte terk etmek de o denli büyük günahtır ki sayılan günahlara yetişir ve hatta onları da geçer. Namazı iman şartı gören bazı alimler bu şekil namazı terk edenler için de “bizzat küfre girmiştir” demişlerdir. Tabiinin büyüklerinden Abdullah b Şakik elUkayli ra “Ashabı Rasulullah RAh hiç bir amelin terkini küfür saymamışlar ancak namaz hariç. Namazın terkini küfür saymışlardır” demiştir “Namaz dinin direği..” Bu gibi delillere bakarak bazı müctehid alimler hiç namaz kılmayan kişinin mümin olamayacağını çünkü iman sahibi bir kişi böylesi büyük bir cürüme iman ile devam edemeyeceğini, devam ediyorsa buna tahammül ediyorsa bunu namaza inancı olmadığı için terk ettiğini tespit etmişler ve bu kişileri mümin saymamışlardır. Namazı bütünüyle terk etmeyip ama bir kılıp bir terk edenler ise küfürle itham edilmeseler de “namazı…
Bismillahirrahmanirrahim Amin, Allah’ım lütfen kabul et” Allah Rasulü aleyhisselam efendimiz buyurdular “İmam namazda amin dediğinde siz de amin deyiniz. Nitekim melekler de o vakit amin derler. Kimin amin’i meleklerin amin’ine muvafık düşerse o kişinin geçmiş günahı affı mağfiret edilir.” Buharî-Müslim Bu vb. Hadislerden çıkan neticeler: •Namazı cemaatle kılmanın çok/gizli faziletleri vardır •İmam Fatiha sonunda amin dediği anda cemaat da amin demelidir. meleklerin amin’ine denk düşüren kazanır haberi bile olmaz •Amin “Allah’ım kabul et” demektir ve duaların mührüdür, mühürsüz dua makbul değildir •Dua edenin duasına amin diyen o duayı aynen yapmış gibi sevap alır Amin namazda sesli mi ? Şafi Maliki Hanbeli mezheplerinde cemaat amini sesli söyler Hanefi’de sessiz yani kısık sesle söylenir Hutbede amin demek Şafii Maliki Hanbeli mezheplerinde imamın duasına cemaatin sesli amin demesinde bir sakınca yoktur. Hanefi mezhebinde ise cemaat amini sessiz olarak içinden söyler. Ama eğer bir Hanefi sesli olarak da amin demişse sakıncası yoktur demektedir İmam-ı Kâsani Bedai’de, çünkü amin demek konuşmak sayılmaz. Diyanet işleri fetva kurulu bu fetvayı nakletmektedir. Bugün insanlar amin demekten kendilerini alıkoyamadıkları için bu fetvayı vermek Ümmet için daha faydalıdır. Nitekim “avamın mezhebi olmaz, onların mezhebi müftinin verdiği fetvadır” der İbn-i Abidin RA. ——— قال رسول الله صلى الله عليه وسلم :…
Bismillahirrahmanirrahim Cezayir.. Eski bir Osmanlı vilayeti. İslam ümmetin’in bir parçası. 45 milyon nüfusu: iki milyon küsür m2 yüz ölçümü ile Afrika’nın ve Akdenizin en büyük ülkesi. Cezayir bugünlerde kuraklıkla mücadele ediyor ve Avrupalı kafirlerin hava raporları önümüzdeki 10 yıl için şu ankinden çok daha fazla bir kuraklığın olacağı yönünde. Allah bunları yalancı çıkarsın. tavsiye edilen çözüm ise Deniz suyunun tuzdan ve kanalizasyon suyunun necasetten arıtılıp tekrar kullanılması! ilki çok pahalı ve her ikisi ciddi sıkıntılı.. Cezayir ise itaatkâr bir bende gibi Fransız kafirinin dediklerini yapmaya çok istekli. Arıtılan(!) kanalizasyon suyunun kullanılması dinen ne kadar uygun olur bunun fetvasını müftüler versin.. Ancak henüz yapılan Paris olimpiyatları çerçevesinde yüz yıldır içine insan giremeyen Sen nehri bu yıl yüzme müsabakaları için güya arıtılmış, tertemiz edilmiş (!) ve bunun için 1 milyar urodan fazla para harcanmış iken.. Suya giren yüzücüler “su içerisinde elimizi göremiyorduk su b** gibiydi tadı çok kötüydü arkadaşlarımız hasta oldular günlerce kustular” demiştir. Daha kendi suyunu aratamamış, çok istekli iken bunu başaramamış fransa şimdi gelecek Cezayir’in kanalizasyonlarını arıtcak ve cezayirlilere alın size temiz su diyecek öyle mi !! Maksat yine aciz Müslümanlar üzerinden kendi kasalarını keselerini doldurmak ! Ey müslümanlar daha ne kadar kendinizi kullandıracaksınız merkep gibi kafiri üstünüzde taşıyacaksınız !?…
Allah’ın yüce Adıyla İmam Zernuci talebenin adabı ve ilim tahsilinde başarılı olma yollarını anlattığı şaheseri Talim-ül Muteallim isimli kitabında aktarır : “Ulemadan bir zat hasta olur uzun süre derslere gelemez, bütün talebeleri ziyaretine gelirler, ikram ederler, duasını alırlar ancak biri var hiç uğramaz.. Hoca Efendi iyileşir, derse başlar o gelmeyeni görür sorar “neden hiç gelmedin? Der ki “annemin hizmeti ile meşgul oldum” o vakit o alim der : ترزق العمر ولم ترزق العلم “Uzun ömür sana nasip olur ama ilimden nasibin olmaz” İmam-ı Zernuji der ki “Aynen dediği gibi oldu, onun hayatı köylerde geçti bir türlü ilim halkası kuramadı, talebe/alim yetiştiremedi Bu kıssadan alcağımız ibret: Üzerimizde hakkı olanları ihmal etmemiz, kalplerini kırmamız, bize mahrumiyet olarak geri dönecektir. Buna göre •Anne babayı ihmal eden, ömrün bereketini göremez •Hocalarını ihmal eden, ilmin bereketini bulamaz •Meşayıhımızı ihmal edenler, onların himmet ve feyzinden mahrum kalır, seyr-i sülukta, manevi yol ve terbiyeden geri kalırlar Bu minvalde Mevlana Ali Haydar Efendi ks müritlerinden darıldığı bir kişi için: “O bir tesbih çekemez bir la ilahe illallah diyemez Beni sevmiyor ki diyebilsin !” demiş Buradan anlaşılan “müridlerin evradını günlük yapabilmesini şeyh efendinin gönül himmetine teveccühüne bağlıdır. Şeyh efendiyi gücendiren mürid o himmet ve teveccühü alamaz ve manevi seyrinde…
Allah’ın yüce Adıyla İRAN Dün camide biri geldi “Hadi hocam mujde olsun ölmüş” dedi. Önce anlamadım. “Helikopterdekilerin hepsi ölmüş şiaların lideri de ölmüş sevineceğinizi bildiğim için söyledim” dedi. Sevinecek bir durum yok biri gider diğeri gelir dedim. Ehli Sünnet itikadı derslerimiz oluyor, orada haliyle çirkin Şia’ya karşı reddiye yapıyoruz bazen Sahabe efendi’lerimiz için gayrete gelip yükseliyoruz.. Buna bakarak bana müjde vermek istemiş. Daha önce yine dedim “düşmanım da olsa tağutun hükmüyle hapse girene sevinmek benim tarzım olmadığı gibi geride dul kadın yetim çol çocuk bırakarak kazara ölenlere sevinmek de tarzım değil. Yahudi cenazesine ayağa kalktığı için “ama Yahudi o” diyene “olsun o da can değil mi” diyen bir peygamberin ümmetiyiz biz İbrâhim Reisin ölümü İran Cumhurbaşkanı Şiilerin dini lireri mi ! Hayır lider Ayetullah (!) Hamaney. Şii inancında lider 12 İMAM dır. O yüzden bunların mezhebine/dinine İMAMİYYE de denir. “12 imama inanmak imanın 6 şartından biridir!” inanç felsefeleri şöyle: “Ümmetin lideri/halife ancak Peygamber/Ali soyundan olabilir. Bunlar da 12 imamdır. 12. imam Hz Mehdi olacak sonra peşinden kıyamet kopacak. O yüzden ilk 3 halife geçersiz! Hz Ali biir, Hz Hasan ikii, Hz Hüseyin üüç, Caferi sadık döört.. Bu şekilde saydılar 10 Ali Naki, 11 Hasan Askeri, derkenn 12 ye geldileeer ve…