الموعظة الحسنة
İslami hayat , Özel / 3 Kasım 2024

بسم الله الرحمن الرحيم تارك الصلاة 1) Dünyaya Allah’a ibadet etmeye geldik. İnsan ömrü bir tencere dolusu süte benzer. Bu süt bozulmaması için maya ister namaz ömrün mayası. Namaz kılarsan bütün ömrün ibadet olur. Kılmazsan o süt bozulduğu gibi ömrün heba olur 2) Bozuk alet عند بائع المسكرات 1) Nasılsınız iyi misiniz. Allah iyilik afiyet versin helalinden hayırlı kazançlar dilerim. Senin dükkanda bir kilo uyuşturucu varmış deseler korkarsın değil mi operasyon yapılır mahkemeler hapishaneler mahallede itibarın sıfırlanması ne büyük zorluk.. uyuşturucu satmaktan korkuyorsun.. içki satmaktan da kork. Allah’ın ceza melekleri çok daha güçlü ve azapları daha çetindir namaz kılmaya vakit bulamıorum sana 24 altın verildi bunun 23 ünü dilediğin gibi meşru dairede harca bir altını ise sakla ki omunla selamet yurduna dönebilesin. ve illa seni tevkıf ederler hapse atarlar uzun yıllar çok zahmet meşakket çekersin.. Allaha iman bir mübarek ağaç ki kökleri yerin altında gövdesi dalları semaya yükselmiş.. her vakit meyve verir. (ibrahim suresi) Melekler için duvar, çelik engel değildir.. nötrino adındaki madde parçacığı taş demir dinlemeden maddenin içinden neredeyse hiç etkilenmeden hız kesmeden geçebiliyor    

Küçük Hile ve Kurnazlıklar | Hikayelerim 12
Hatıralarım , Özel / 3 Temmuz 2023

Allahın Yüce Adıyla.. 77 . Hikaye: Alın size Kola Turka 2005 yılı gibiydi.. Bizler Allah’a şükür Mahmud Efendi Hz nden aldığımız terbiye gereği asla kokakola pepsikola gibi yabacı gıda ürünleri tüketmiyoruz çünkü kâfirlere güven olmaz ve bir kuruş paramız Filistin’e kurşun olsun istemeyiz. Derken Ülker markası cola turka adında yerli bir kola üretti. Bundan da elini çekip ihtiyat ve takva yolunu tutanlarımız oldu, içimizde “yerli üretimdir güvenilir markadır” diyerek ruhsat bulup tüketenler de. Biz ikinci tayfa içindeydik. Bir zaman sonra piyasada yeterli pazarı elde edip müşteriyi tutunca başladılar fiyatı yükselmeye.. (ben böyle düşünüyordum en azından) su gibi içiliyor.. düşük gelirliler için el yakmaya başladı. Derken farklı yerli üretimler de pazara girdi. ihlas grubunun ürettiği cristal kola adında yerli bir üretim, kola turka nın yarı fiyatına raflarda yerini aldı. ben de başladım bundan almaya.. Sanki zaruri ihtiyaçmış gibi tükendikçe alıyorsun.. hesap et. (belki bu yüzden diyabet oldum ya!) Evdekiler lakin durumdan pek hoşnut değiller.. Cristal kolayı kalitesiz buluyor kola turka da kola turka diyorlardı. Ben “tadı aynı hiç farkı yok” desem de, yok dinletemiyorum. Bir gün sofrada önlerine Cola Turka şişesini koydum sevindiler, bardaklara doldurup içtiler “işte kola bu” dediler.. Hiç sesimi çıkarmadım. ne zaman ki bardaklar boşaldı keyifler yerine geldi…..

Resim Fotoğraf Albümü | isa er
Hatıralarım , Özel / 25 Nisan 2023

Allah’ın yüce Adıyla  2013 yer: Bayrampaşa. isa erdoğan kucağında Meryem. soldaki Muhammed Emin Adatepe (sütten oğlum)   2022 Yer İsmailağa. İmamlar toplantısı isa er, solumdaki Yusuf Çınar   2022 isa erdoğan Hurmacı dükkanında, Fatih   2021, Yer Sultanbeyli İbrahim Aydın hocanın medresesi Kubbealtı medresesi mezunları toplantısı. Solumda Muhittin Ödemiş   2020, yer Musab Hocanın evi. Fatih önümde: Musab Meral, solumda: Abdulaziz Akyüz   2021, Kucağımdaki Muhammed Yahya   2022, Yer Seyran tepe Hasenat medresesi soldan: Mehmet Coşkun, Eminali Yüksel, İsa er, A.Aziz Ak   2022, seyrantepe sağdan: Mehmet, Murat, Aziz, Osman, Metin, Eminali, isa er, Muhittin hocalar   2020 isa erdoğan   2020, Veli Efendi Fatih İrşad medresesinde.. sağdan: Ebubekir çınar, isa er, veli efendi   2022, Hicret Camii. Pakistan Bangladeşten tebliğciler camide beyan veriyorlar (vaaz). isa er tercüme ediyor   2013, Fatih Haliç. sağdan: isa erdoğan, müca. bin asım Harun ş, Anıl Atik, Talha Güzel   2013, yer: Horozum köyü İzmit sağdan: Allaattin efendi, isa er   15 temmuz 2015 günleri.. yer: Vatan caddesi           isa Erdoğan

Oda tv röportajı | 6 yaşında evlilik

Allahın Yüce Adıyla Fısk fucur odağı Odatv aileye ulaşmış, Kübra  “Bir de bizi dinleyin ne olur…” Ayşe Baykal röportajı 13 Aralık Salı 2022 11:19 – Son Güncelleme:13.12.2022 11:23 Günlerdir toplumun her kesimi tarafından konuşulan, ailesi tarafından 6 yaşında evlendirildiğini söyleyen H.K.G’nin haberini okuduğumda akıl ve vicdan sahibi olan her insan gibi ben de şoke oldum. H.K.G’nin iddialarını destekleyen fotoğrafları görüp ve ses kayıtlarının yazılı dokümanını da okuyunca olayla ilgili yazma ihtiyacı hissettim. Ayşe Baykal İsmailağa Cemaati’nin gerek üst düzey gerek mensuplarından tanıdığım herkesi aradım. Genel olarak kimse böyle bir şeyin olabileceğine ihtimal vermemekle birlikte, olmamış olması temennisinde bulunuyor. H.K.G’nin annesiyle söyleşi yapmak çok istedim ve bunun için ortak tanıdıklarımızla talebimi ilettim. Kendisi rahatsız olduğu için görüşemeyeceğini söyledi, toparlandığı zaman konuşabilmeyi ümit ediyorum. Fakat aileden -adının verilmesini istemeyen- biri ile konuşabildim. Sizinle söyleşiyi paylaşacağım. Bu arada, haberi yapan Birgün gazetesi muhabiri Timur Soykan’la konuşmak için aradım ve talebimi ilettim ama kendisinde de herhangi bir dönüş alamadım. Olay kabul edilebilir bir şey değil elbette. H.K.G’nin iddiaları adeta ülkeyi iki kutba ayırdı. Müthiş bir kavga var.   İKİ NOKTA Kavganın sebebi bir tarafın H.K.G’nin iddialarını tartışmasız kabul etmesi, diğer tarafın da iddiaların komplo olduğunu iddia etmesi. İki tarafı da birleştiren iki hususu atlıyoruz…

Anneciğim

Bismillahirrahmanirrahim Anneciğim Ayşe Erdoğan’ı 2022 de akciğer kanserinden kaybettik. Allah rahmet eylesin. Şehadet mertebesi ihsan eylesin 1972 yılında Yozgat Çayıralan ilçesi Yukarı Yahyasaray köyünde doğmuş bir Anadolu kadını. 9 erkek kardeş içinde onların tek bacısı. Babası Şıhduran (Şeyh Duran) ile annesi Anşa (Ayşe) nin biricik kızları. Annem Ayşe kızı Ayşe.. Yukarı Yahyasaray köyünde annem ilkokula dahi gitmemiş anne babası belki abileri okula salmamış okuma yazmayı öğrenmemiş evde annesine yardım etmiş. iyi de etmiş. Annem asla bunun eksikliğini ezikliğini yaşamış değildir. Anneciğim 20 yaşında iken köylüsü Yahya (26 yaş) ile evlenmiştir. Babam Yahya köyün hocası Mustafa Nuri Erdoğanın oğludur. Bu evlilikten 7 çocukları olmuş 2 kız 5 erkek. İlk çocukları Fatıma annesini hiç emmemiş ve 3. gün vefat etmiş.. Diğerleri sırayla İlyas (1973), İsa (76), Mustafa (78), Hatice (79), Abdullah (81) ve Abdurrahman (85)  Rüya Bugün annemi gördüm rüyamda çok güzel gördüm bir sofradaydık ve neşeli idi gülüyordu (27.05.2025) ..devam ediyor  

Kıssa: Bu Çocuklara Umre vizesi çıkmaz

Allah’ın yüce Adıyla.. 2011 yılında yine Mahmud Efendi Hazretlerinin umreye gideceği haberi etrafı sardı. Bütün İhvanı tatlı bir heyecan bir telaş sardı. özellikle 2005 umresine gelemeyenler.. o vakit Beyoğlu çıksalın Mahallesi’nde Hz Ali camisi’nde fahri olarak müezzin, ve bir dernekte de yine Hoca olarak görevliyim ve ayrıca medrese açmışım 15 tane talebem var Arapça İslami ilimler okutuyorum. Maaşımı dernekten alıyorum aylık 1000 lira bunun 400 lirası oturduğum cami lojmanında kiraya kesiliyor, elime giren 600 lira. 3 tane çocuğum var.. Yani bu parayla umre’ye gitmem imkansız. Dolayısıyla en uygun en ucuz umre’ye gitme çarelerini arıyorum.  Duyduk ki bazı hocalar karayoluyla umreye götüreceklermiş. Bunlardan birisi Ali Kara Hoca (Allah rahmet eylesin) kendisini çok severim hukukumuz vardır. o vakit kaç liraya götürdüklerini şimdi nedense hatırlamıyorum belki kayıtlarıma bakmam lazım. ancak uçakla gitmekten çok daha uygun olduğu kesin. ve karayoluyla, ayağın yere basa basa o kutsal yolculuğa gitmek evet sıkıntılı olmakla birlikte ayrı bir feyz. Bunu tatmak istiyordum ve belki o yolu öğrenip ileride kendi imkanlarımla gitmeyi/götürmeyi hedefliyordum. Bu sebeple mutlaka kara yoluyla gitmeliyim dedim.  Ali Kara hocaya yani onun Zeytinburnundaki derneğine müracaat ettik. 15 kişilik sayı verdim bilirsiniz 15 kişi toplayanlara bir kişilik ücretsiz gidiş hakkı oluyor.  Benim ekibim içerisinde 18 yaşını tutmayan…

Mescidi Nebevîde 40 vakti tamamlama çabası

Allah’ın yüce Adıyla  Özet: 2005 Umre ziyaretimizde Rasulullah efendimizin mescidinde 40 vakti tamamlamak bize mümkün görünmüyordu, tur şirketinin aldatmasından sebep.. Ancak Hz Allah ol deyince olduruyor..  2005 yılı.. Mahmud Efendi Hazretleri umreye gideceği haberi duyuldu. Bütün ihvanlar gibi biz de hareketlendik. Durumum iyi değildi, umreye gidecek imkanım yoktu doğrusu. Beni götürecek bir sponsorum da. Hatta bazı Edirneli ihvanlar “bizi bırakıp nasıl gider!” demişler. Hasılı destek değil, köstek bile vardı. Onlara “Ama Şeyh Efendi bütün müritlerini bırakıp gidiyor !?” diye cevap vermiştim. Ve önceki sene arabamla memlekette kaza yapmıştım, borçlarım vardı. Bazı yakınlarım bunu hatırlamışlar “Borçlarını ödemeden nasıl gider!” demişler. Kimseyi dinlemedim her şeye rağmen gidecektim bu fırsatı kaçıramazdım Mahmud Efendi Hazretleri şeyhimle umre yapma fırsatı kolay ele geçer şey değildi.. Bazı arkadaşlar umreci topluyordu 750 dolar yetiyordu bir kişi için. Ben bir bebek ve 2 yetişkin kişiydim 1.500 dolar benim için yetecekti bebeğe ücret almıyorlardı. Bazı akrabalardan borç aldım, altın dolar buldum buluşturdum parayı denkleştirdim ve Allah’a şükür umreye gidebilecektim. En ucuzundan, otelimiz yemeksiz olacaktı. Yani yemekleri kendimiz pişirecektik en uygun seçenek buydu. Doğrusu şimdiki aklımla yemeksiz oteli kimseye tavsiye etmiyorum. Sıkıntı.. tavatı saydi ibadetti derken yoruluyorsun.. Sonra otele gel bu meşgale arasında bir de yemek yapmakla uğraş.. düzgün malzeme…

İzmit Yıllarım 6 (son)
Hatıralarım , Özel / 9 Haziran 2022

Yüce Allahın Adıyla.. Kurs Medrese faaliyetlerim 1) Mehmet Ali Paşa Camiinde bir sığınmacı olarak başladım hizmet hayatıma. Beş ay boyunca cami imam odasında kaldım umumî tuvaletleri kullandım vakıf aşevinden yedim 2) Sonra tertip ettiğim arapça dersi ile gelişen çevremle, edindiğim ekiple o mahallede daire tuttuk ve o dairede açtığımız ilk medreseyle hizmetimiz şahlandı 3) ve Paksoyların binasına geçişimizle hizmetimiz palazlandı. Medrese olarak kullandığımız binalar bununla sınırlı değil. Paksoylar apt nındaki Medresemiz polis baskınıyla mühürlenmesi sonucu orayı terk etmek durumunda kaldık  4) Aynı mahallede bir kadına ait daireyi tutarak yolumuza devam ettik. 5) Tam karşı tarafında bulunun Şenerlerin binasını da (komple bina) yaz kursu için kiraladık ve yaz Kuran kursunun ikincisini orada icra ettik. Aynı anda Şenerler mescidini de biz yeninden hizmete açtık ve faaliyete soktuk  Bursa’ya derse gidiş Askerlik öncesi kısa süreli bir Bursa maceram olmuştu. İsmailağa’da Bursa talebelerini görüyor ve Efendi Hazretlerine olan muhabbet ve ittibalarına hayran oluyordum. O yüzden o hocadan mutlaka istifade etmeliyim diyordum. Şunun şurasında askere gitmeme 2 ay kalmıştı bu 2 ayı mutlaka Bursa’da Ahmet İslamoğlu hocanın yanında geçireceğim onun feyzinden maneviyatından istifade edeceğim diyordum. Bu gaye ile kalktım Bursa’ya gittim hocanın medresesini buldum. Hoca ile görüştüm beni çok güzel yumuşak karşıladı. bana dedi ki…

İzmit Yıllarım 5
Hatıralarım , Medrese , Özel / 6 Haziran 2022

Allahın yüce Adıyla İcazetname alıyoruz Medreseden ayrılırken hemen icazetimizi almadık. Eski hocaların usulü imiş mezun olan talebeye bakarlar imiş bu ne yapacak Allah yoluna Kur’an ilimlerine hizmet mi edecek dünyaya mı dalacak..? Böyle birkaç sene gözlemler sonra çağırır istikamet üzere olursa icazetlerini verirlermiş. hocalarımız da bize böyle muamele ettiler mezun olduktan yaklaşık 2 sene sonra icazetimizi aldık. o zamanlar şartlar fazla müsait olmadığı için ulu camilerde herkesin gözü önünde icazet merasimleri yapılmıyordu hocalarımız tarihi bir mekanda restoran gibi bir yerde orayı tutmuşlar sayılı sınırlı misafirlerin gözetiminde icazetname rasimimiz icra edildi. Ancak bereket versin Hasan Efendi hocamız şeyhimiz nezaretinde gerçekleşti Onun dua ve teveccühleriyle 30 kadar arkadaş cazetimizi almış olduk sene 2002. Hilal Hanımla Tanışma Maraşlı bir hoca arkadaşımı bir izmit arabasında görmüş karşılaşmıştım. Hemşerisi Mustafa Adatepe ile birlikte. İşte o Mustafa bana bacanak olacaktı. Hoca arkadaşım askerlik öncesi memleketinde hizmet etmek için bir sohbet halkası kurar. Bu halkanın önemli bir müdavimi Teaş Termik Elektirk santarlinde memur olarak çalışan Ahmet beydir. Ahmet beyin üç kızı da İstanbulda Mahmud efendi hz nin medreselerinde okumuşlardır.. en büyükleri Hilal hoca hanım tahsilini tamamlamış diğerleri bir sebeple yarıda bırakmış ve dünya evine girmişlerdir. Ahmet bey bir gün bu hocaya hoca kızından bahseder. Fikri fikrinde zikri…

Hızır Efendi Kimdir ? Hızır Ali Muratoğlu

Allah’ın yüce Adıyla.. İsmailağa’nın 1. mihrap şehidi Hızır Efendi kimdir !? Haliyle merak ediyor yeni yetişenler, Hızır’a yetişemeyenler. 1942 Rize doğumlu olan Hızır Efendi hocamız, Mahmud Efendi hz’nin biricik damadıdır. Allah dostları sıradan kişileri damat edinmez.. Buradan bilmeli evvela kadr-i faziletini. Hızır Efendi Çukurbostan camiinin imamı, Rabbani bir islam alimi, samimi bir müslüman idi. Mahmud Efendi Hz’ne damat olmakla halinde tevazusunda bir değişiklik olmamış -bilmeyen onu sıradan bir mürid zanneder- mahfiyet sahibi hakiki bir tasavvuf eriydi. Hocalar, müridler arasında fazileti, tefevvuku herkesçe müsellem muttefekun aleyh bir zât idi. Belki şehadetine sebep husus da bu oldu; Cümle alemin teveccühünü üzerinde toplamış olması..! {haşiye} Bu itibar ve teveccüh, bir zaman öyle bi raddeye varmış ki kendisi bundan rahatsızlık duymaya başlamış. Müritlerin teveccühünü kırmak, ilgi ve iltifatı kendine değil, Şeyh efendiye yöneltmek için Hızır Efendi hocamız sokakta çorap satmış, yazın dondurma satmış. İşe yaramış da.. Çok zuhurat gören hal ehli bir muridine Şeyh efendi şöyle demişti “Bu hallerini gizle. Bak filan kişi gizleyemedi ihvan ile aramda set oldu, Hızır Efendi ise gizledi ihvan ile aramda köprü oldu” Gerçekten Hızır Efendi insanları mürşid-i kâmil’e yönlendirir güneşten istifade etmelerini sağlardı. O yüzden Cumartesi akşamları sohbet eder, sohbetin konusu Mahmud Efendi Hz’nin pazar sohbetinin tekrarı idi….

İzmit Yıllarım 4
Hatıralarım , Özel / 7 Mayıs 2022

Allah’ın yüce Adıyla.. Hikmet Paksoy “Allah’ın hikmeti..” deriz ya. Tam da öyle işte. Bu Allah’ın hikmetiyle açıklanabilir, başka türlü de açıklanamaz. Hayatımda iki tane hikmet abi var biri bu İzmitli Hikmet Paksoy diğeri de İstanbul Çıksalın mahallesindeki.. Ona söz gelecek  Hikmet Abi içeri girer girmez tanıdım ve işte o aradığım mübarek insan dedim. O konuşmaya başladı. Derdini düşüncelerini döktü adeta. Benim ekip içinde eli ayağı düzgün bir kardeşimiz Muharrem bir ara hemen laf arasına girerek meramımızı dile getirdi “Efendim biz sizden medrese için bir daire talep etmek için geldik..” gibi şeyler söyledi. Hikmet amca “7. katta boş bir daire var. orayı Medrese yapın onin üstü teras talebeler icabında terasa çıkar hava alırlar” dedi ve kaldığı yerden anlatmaya devam etti. Yani o kadar kolay vermişti ki adeta lafı bile olmaz der gibi.. Adamın gönlünü zerre kadar meşgul etmedi.. Arkadaşlar Hikmet amcadaki bu genişliği görünce bir ricada daha bulundular “Hikmet abi hocamız evlenecek bir daire de ona ayarlayabilir misiniz?” Hikmet abi hemencecik “ikinci kattaki daireye de hoca geçsin” dedi ve kendi konularına devam etti. Biz hepimiz çok şaşırdık ve çok sevindik. Böylesi bir genişlik böylesi bir cömertlik hayatta görmedik. Benim açımdan körün istediği bir göz buldu Allah’tan iki göz! Nasıl sevinmem nasıl…

İzmit Yıllarım 3
Hatıralarım , Özel / 1 Mayıs 2022

Allah’ın yüce Adıyla.. İzmit’te eski bir arkadaşım İzmit’te Medresemi açmışım hizmete devam ediyorum.. ve hafta sonları yine otobüse atlayıp İstanbul’a gidip geliyorum Şeyhimi ziyaret ediyorum ismailağa’yı görmüş oluyorum arkadaşlarımı görmüş oluyorum.. bu seferlerin birisinde otobüste takkeli birini gördüm o anda kim olduğunu çıkaramadım ensesinden görüyordum. otobüsten indim medrese’ye gideceğim Bir de baktım arkamdan bana seslendi isa hoca! Bir baktım eski arkadaşım Ooo Muhittin Hoca sen misin ? sarıldık. yanında biri var biz yaşlarında. Ayakta iki hoşbeşten sonra onu medreseye çağırdım geldi oturduk uzun uzadıya sohbet ettik. meğer garibim yanındaki hemşerisi kalebodurcu Mustafa Usta’nın yanında çırak olarak işe başlamış inşaatlarda işçi gibi çalışıyormuş. İzmit’e de büyük bir iş için numune yapmaya gelmişler beğenilirse işi alacaklar..  nerede yatıp kalkıyorsun geceleri diye sordum “inşaatta dedi. nasıl ortamın iyi mi rahat mı diye sordum “ne rahat olacak Her taraf çamur zibil dedi. Bırak inşaatta yatmayı gel buraya dedim. seve seve kabul etti. böylece 3-5 gün üst üste onunla birlikte oturma sohbet etme imkanı buldum. aslında bu hayatımı sonuna kadar değiştirecek çok büyük bir işin vesilesiydi. Diğer bir arkadaşım Hafız Halil  Medresede derslere devam ederken bir gün kapı çaldı baktım Aa Hafız Halil kardeşim. İbrâhim Yılmaz hocanın Medresesinden hafızlık arkadaşım. Buyur geç içeri. Hoş beş…

İzmit Yıllarım 2
Hatıralarım , Özel / 25 Nisan 2022

Allah’ın yüce Adıyla.. İzmit’e geldik Mehmet Ali Paşa camisini bulduk. Boyacı Hüseyin adında kıdemli bir ihvan cami bahçesinde bizi bekliyormuş görüştük. vazifemiz yaz kursu için gelecek öğrencileri yaz tatili boyunca okutmak. Cami deprende harap olmuş cam yok duvarlar yarıya yarıya yıkık dışarının tüm tozu gürültüsü içeride kulağınızın içinde patlıyor.. Boyacı Hüseyin sorumlu kişi. Cami başkanı İlyas bey ona tevdi etmiş yaz kursu işini. Kayıt yaptıran her öğrenciden 5 er lira alıyordu. toplamda üç grup oldu. benim grubum Hasan’ın grubu ve boyacı nın oğlu filanca nın grubu. pek hocaya benzemiyordu ama onu da çağırmış grup vermiş. Herşey rağmen benim açımdan güzel bir eğitim oldu. Öğrencilerle güzel bir iletişim kurduk. onları Kur’ana teşvik ettim hatim bitirmeye teşvik ettim.. para vs ödülle değil. bende yok ki öğrenciye ne vereyim. sözlerle sevap vaadi ile teşvik ettim. Sabah derse geldiğimde benden önce gelmiş öğrencilerim açmışlar Kur’an okuyorlardı. yarış halinde hayırda rekabet ediyorlardı. ezberlerini dinledim devamlı not veriyordum hafta birincisi tayin ediyor oturma sırası ona göre oluyordu. her öğrenciye eşit ilgi için önüme geleni saatle dinliyordum 4 dakika. bu süre içinde ne kadar satır okuduysa bu onun notu oluyordu. hata yaparsa düzeltiyordum. yani öyle basıp gidemiyor.. öğleden sonra ilmihal sohbet tarzı geçiyordu ders. ben anlatıyor onlar…

Bir Gezi 3 Fırsat: Dericide Bakın Nelerle Karşılaştım
Hatıralarım , Özel / 30 Kasım 2021

Allahın Yüce Adıyla Dericide Eski Bir dostumu ve Kadim bir Eserimi Buldum Kitap ciltlemek için deriye ihtiyacım var.. Hakiki deri. Yenibosna tarafında bir eski dostumun derici dükkanı vardı oraya bugün ince deri almaya gittim, Medreseden eski arkadaşım merhum Muharremin dükkanına..  Muharrem Erdoğmuş, baba mesleği deri işi yapıyordu.. 2 sene önce kanserden vefat etti 37 yaşında geriye 3 çocuk bırakarak.. . Dükkanı Muharremin abisi Muhammed Fatih devralmış ve o devam ettiriyor.. Resimde M Fatih sağda . Dükkanda beni tatlı bir sürpriz bekliyordu: Sınıf arkadaşım Harun hafız da meğer oradaymış.. en solda . Soldaki Harun, 20 sene sonra ilk defa burada görüştük.. Aslında burada işim bitince çıkıp onu arayacaktım onun da oralarda deri işi yaptığını biliyordum.. Ancak bu dükkanda bulacağımı bilmiyordum . Harun kardeşim sınıfın en zeki en çalışkan, güleryüzlü sevecen öğrencisiydi.. Dersleri kısa sürede mütalaa eder hazırlardı ve diğer arkadaşların çoğu onun etrafında toplanır ve dersi ondan dinlerlerdi.. Çünkü Molla Cami dersini biz çıkarıp/hazırlayıp sabah hocaya okumak zorundaydık.. Hocamız kura usulü dersi okuyacak kişiyi belirliyordu. Kura kime çıkarsa sınıfın huzurunda dersi hocaya o okuyordu. Bu da, Molla Camiyi şerhlerinden (Akdünnami, Abdulhakim, Abdulğafur) gibi şerhlerden mütalaa yapmayı gerektiriyordu. . Sınıf 20 kişiydi ancak bu şekil bir mütalaa ile dersi çıkarabilecek belki en…

Kitap Tanıtımı: Osmanlı Kurraları | Abdullah Akyüz
EDEBİYAT , EĞİTİM , Kuran İlimleri , Özel / 13 Kasım 2021

Yazar: Abdullah Akyüz. Kitap orta boy 645 sayfa. Kitabın konusu Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşamış, vazife ifa etmiş Kıraat Alimlerini bir kitapta toplamak ve haklarında bilgi vermek. . Kıraat ilmi: Kuranın okunduğu farklı lehçeleri tespit eden ilim dalı. Gaye o lehçeleri Kıraat imamından öğrenildiği şekilde muhafaza ederek kıyamete kadar Kuranı türlü lehçelerle de okumayı sağlamak. Yazar kitabın başında kıraat ilminden de bilgi verir. . Osmanlı Kurraları kitabı son dönem kıraat alimlerini de içermekte ve herkesin bildiği meşhur hocaları da konu etmektedir. Bunlardan Şeyh Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin hocası Oflu Aşıkkıtlu Mehmed Rüşdi efendi, İsmail Biçer ve Fatih Çollak’ın hocaları merhum Abdurrahman Gürses Efendi ve merhum üstad Gönenli Mehmet Efendi. Allah vefat etmiş olanlarına rahmet eylesin. . Kitabın verdiği bilgiye göre Aşıkkutlu Mehmed Ruşid efendinin kıraat ilmi alanında 7 eseri vardır. Bunlar: Aşere Kaideleri: Kıraat-ı aşere tarikince on imam ve ravilerinin usullerinin ele alındığı bir eser. Takrib Kaideleri: Şeyh Abdullah mesleği (usulü) üzere takrib ilmine ait kaideler ve kolaylıklar defteri. Vukuu çok olan Takrib Kaideleri” diye de adlandırılan 190 sayfalık bu eserde takrib tarikince 10 imam ve ravilerinin usulleri ele alınmaktadır Cezeri mukaddimesinin tercüme ve şerhi: Ünlü Kıraat alimi İbnu-l Cezeri’nin Mukkadime isimli eserinin 35 sayfalık bir tercüme ve şerhidir. Haşiyeli Tayyibe: İbnü-l…

Doğu Usulü Medreseye Gidiş Maceramız 2
ANALİZ , Hatıralarım , İslami hayat , Medrese , Özel / 25 Haziran 2021

Allah’ın yüce Adıyla  Gerinin özeti : İstanbulda okurken bazı propagandalar üzerine bir arkadaşımla eğitimimize Tillo’da devam etmeye karar verdik. Bunun için Tillo’yu bilen hocalarımızla istişare ettik, pek tavsiye etmediler. Şaban Hocanın “Bari tatilde gidin bir bakın hoşunuza giderse temelli gidersiniz ecele etmeyin” demesi üzerine İstanbul Çengelköyde doğu usulü okutan bir medreseye seviyeyi görmek ve kendimizle kıyaslamak için gittik.. Doğu usulü okutan medresede neler gördük ? Eğitimi medreseyi görmeye geldiğimizi söyledik, medreseye bizi kabul ettiler. Molla Cami (Nahiv’de son kitap) sınıfına çıktık 3 talebe vardı.. Biri Adem, hoca oldu. O esnada ertesi günün dersini hazırlamakla meşgüldüler. Bir köşeye oturduk müfettiş gibi izledik (o arkadaşların yerinde olmak istemezdim 🙂 Molla Cami’yi mütalaa yapmışlar, sırayla bir birlerine okuyorlardı. Biri El-Akdunnami’ye çalışmış, biri Abdulhakim’e diğeri de Abdulğafur’a.. Biz de öyle yapıyoruz bunların her üçüne bakıyor mütalaa ediyoruz.. yani bildik kitaplar. Galiba Abdulğafur okuyandı geldi geldi bir yerde takıldı, mana veremiyor ne ileri gidebiliyor ne geri.. öylece kilitlendi. Onların başkanı gibi duran Adem (hoca) ağzının içinden ona “düm düm” (دم) diyor kısık bir sesle bize güya duyurmadan.. Devam et çaktırma demek istiyor.. ama duyduk işte. Arkadaşlara muvaffakiyet dileyerek çıktık ve değerlendirmemizi yaptık: “Onlar da M.Camiyi mütalaa ediyordu biz de.. onlar da şerh ve haşiyelerin bir…

Doğu Usulü Okumaya Gidiş Maceramız 1
Hatıralarım , Medrese , Özel , Tarikat / 23 Haziran 2021

Allahın Yüce Adıyla.. Özet: 1999 yılında İstanbul’da İsmailağa medresesinde okurken daha sağlam olacağı propagandasına kapılarak Tillo’ya gidip tedrise orada devam etmek fikrine kapıldık. Bunun için doğu kökenli, doğu medreselerini bilen ders hocamız Seyyid Ahmet Hoca ve Şaban Sadoğlu hocalarımızla istişare ettik. Pek tavsiye etmediler. Şaban hocamız “Belki umduğunuz gibi çıkmayacak, o yüzden tatilde gidin önce bir bakın.. ona göre okumaya gidersiniz” şeklinde bir tavsiyede bulundular. Bunun üzerine İstanbul’da doğu usulü okutmakla maruf Çengelköy’de (şimdi Samandra) bir medreseye eğitim durumunu incelemek üzere gittik ve gördüklerimiz üzerine doğu usulünde vaz geçtik” …..  Doğu Usulü ve İstanbul Usülü (Karadeniz usulü) Bugünün Türkiye Medreselerinde takip edilen iki tür tedrisatın, adı.. Okutulan kitaplar ve okutulma biçimi üzerine doğan çeşitlilikten kaynaklı iki farklı programdır. İslam’da her alanda farklı yollar mezhepler ekoller oluştuğu gibi ilmin öğrenciye aktarılma metodlarında da medreseler arasında farklı usüller oluşmuştur. Biri, doğulu hocaların tarzı olması hasebiyle “Doğu usulü” adını alırken diğeri de daha ziyade Karadenizli (Oflu) hocaların tarzı olması itibariyle “Karadeniz usulü” ve İstanbulda temerküz etmeleri yönüyle de “İstanbul usulü” adını almıştır. Siirt Tillo’da Seyda Molla Burhan, Konya’da Molla Salih Ekinci ve İstanbul’da Şaban Sadoğlu Hocaefendi ile Molla Seyyid Ahmed gibi hocalar Doğu Usulünün duayenleri olurken Mevlana Mahmud Efendi ve talebeleri ile şeyh…

Hocanın Tamir Dosyası
Genel , Medrese , Özel / 18 Haziran 2021

Bismillah.. Tamiratı nasıl yapıyorum ? Küçüklüğümden beri eşyalarımı söküp içine bakmaya, bozuk olanlarını tamir etmeye meraklıydım. ancak bunun dışında herhangi bir kimseden tamirat eğitimi almış değilim. İlk söktüğüm şey babamın teybi oldu. Eski nostaljik diyebileceğimiz bir teybi vardı. 10 yaşlarında ben içindeki mıknatısları almak için sökmüş kablolarını koparmıştım. Babam akşam eve geldiğinde teybi o vaziyette görünce epeyce üzülmüş bizlere kızmıştı.. Ancak Allah için.. kızmak söylenmek dışında bir fiske dahi vurmadı. Babam dünyalık şeylerden dolayı bize asla vurmazdı. Babamın nostaljik yatay teybi.. O gün bugün bozulan eşyalarımı dolma kalemlerimi kapaklı kalemliğimi şifreli çantamı volkmenimi söküp içine bakmış tamir edebileceğim bir vaziyet görülüyorsa tamir etmişimdir, en azında denemiş yapmaya çalışmışımdır. Bundan sonra da evlilik hayatımda bir çok eşya bozulmuş veya sökülmüş veya kırılmıştır. Yerinden çıkmış dolap kapakları bozulan raf rayları, duşakabin kapağı, damlatan musluklar.. gibi kadınların başına gelen bir çok ev tamiratı benim işim olmuştur. Böylesi hiç bir basit şeye tamirci veya usta çağırmam. bir mobilyayı kendi başıma söker kendi başıma takarım. Kırılan yerlerini vidayla tutkalla ilave parçalarla tamir ederim. Doğrusu ev eşyası tamiratı konusunda ilk örneğim aile dostumuz Bursalı Rifat amca olmuştur. Rifat amcayı Fransa’dan hatırlarım bozulan arabasının altına yatar üstüne çıkar kendi tamir ederdi.. Hani bir keresinde elleri yağdan simsiyah…

Oğlum Muhammed Yahya
Özel / 16 Haziran 2021

20 ağustos 2020 de doğdu. Pandeminin tam ortasında. Ciddi uyku problemlerimiz var.. yarım saati az geçsin hemen uyanıyor ve tekrar uykuya dalması çok zor.. annesini çok yoruyor. bundan önce çocuk büyütme sıkıntısı çekmemişim diyor.. Oğlum bir garip emekliyor. sağ bacağının üstünde oturur vaziyette.. anlatamam görmen lazım Annesi diyor çok temkinli.. o yüzden hep dik vaziyette kalmak istiyor yatmıyor. hele yüz üstü hiç yatmıyor.. salıncağa bindiriyoruz az sallansın sıkı sıkıya ipten tutuyor.. Şimdi 9 aylık. Bir yere tutunup ayağa kalkabiliyor.. Ezan okunduğu vakit ezana eşlik ediyor uzun uzun sesler çıkarıyor.. Geçen gün kafasını sehpaya vurmuş ve ağlamaklı olmuş sonra tekrar denemiş kafasını yavaşça getirip aynı yere değdiriyormuş.. annesi diyor çok değişik bir çocuk bu hareketleri diğer kardeşelrinde hiç görmedik 🙂 Bugün 11 haziran 2023  Muhammed Yahya epey büyüdü. yavaş yavaş şekli rengi de ortaya çıkıyor. Şu an konuşabiliyor mu ? Tam olarak hayır. bir iki kelimelilk cümleler kurabiliyor. kendince bize bir şeyler anlatıyor. yaşadığı olaylardan heyecanlarından gelip adam akıllı anlatıyro ama kendi lisanıyla.. biz de bazı bölümlerini anlamasak ta haa hıı diyerek heyecanına sevincine ortak olmaya çalışıyoruz. Bugün annesi şöyle bir tespit yaptı: Tıplı masum. masum da yolun düzünde yürümezdi bu da aynı. nerede taş var duvar var çit var onlara…

İsa Erdoğan Hocayla Ropörtaj | Recep Çelik
Hatıralarım , İslami hayat , Medrese , Özel / 15 Haziran 2021

Allah’ın Yüce Adıyla Recep Çelik -Hocam İsmailağa Taş Medrese’nin 1991-2001 yılları arasını araştırıyorum. Siz de bir dönem burada ilim tahsilinde bulundunuz. Bu zaviyeden, hatıralarınızın o dönemi aydınlatmak için bize yol göstereceği muhakkak.. Başlangıç olarak, sizi tanıyabilir miyiz?   -İsa Erdoğan. 1976 yılında Yozgat-Çayıralan’da doğdum. 1994 yılında Kayseri’de bir Anadolu lisesinde okurken okulu bırakıp İsmailağa’ya, Mahmud Efendi Hz’ne geldim.   -Medreseye gelmenize ne vesile oldu hocam?   -Babam ben onu bildim bileli sakallı sarıklı cübbelidir. Sarık cübbeye babadan gelme bir ilgi ve sevgimiz vardı. Sarıkaya Milli Gençlik Vakfı’a Cübbeli Ahmed Hoca’nın video kasedi gelmiş onu dinlerlerdi. Ben de oraya gittiğim zamanlar görürdüm. Bizimkiler babam ve arkadaşları sarıklı sakallı müslümanlara hayrandılar resmen “Bunlar Mahmud Efendi’nin talebeleri” derlerdi. Sohbetlerde, meclislerde Mahmud Efendi’nin adı hürmet ve tazimle geçerdi. Tefsir yazdığından övgüyle bahsederlerdi. Sonrasında bilmem nereden kulağıma çalındı “Onun Kur’an Kursları var, Arapça okutuyor, Kur’ân’ın manasını öğretiyor. Hem de bedava ve herkesi alıyor. Talebelerden para almıyor” şeklinde kulağımda kalmış öyle. Yıllar içinde bu mesele içimde büyüdü. Kayseri’de okumaya devam ederken okula, dünyaya karşı içime bir soğukluk geldi. Ahirete karşı bir yöneliş hissettim. İmam Gazali’nin Ahiret ve Ötesi kitabı ve daha başka evliya menkıbelerini anlatan kitapların da tesiri oldu. İşte bu tesirler içinde bir çıkış kapısı arıyordum. Babamların…