Şüpheli Gün ve Şüpheli İşler

18 Şubat 2026

Bismillahirrahmanirrahim

Bu yazı cübbeli hoca ve etrafındakilerin Mahmud efendiye muhalefet ederek onun tavrından nasıl ayrıldıklarını gösteren önemli bir tespit. Türkiye DİYANET işleri başkanlığı 2026 yılı ramazan ayını 19 şubat perşembe günü olarak ilan etti. Cüppeli hoca ise arabistanın açıkladığı çarşamba günü için “bugün oruç tutun diyerek talimat gönderdi. oruç tutun dediği gün ise Rasulullahın şek günü dediği ve şek gününde oruç tutmayınız diye ümmetine emir buyurduğu gün..

Mahmud efendi hz sağlığında da bu durum defalarca yaşanmış arabistanın hilali gördük haberi efendi hzretlerine sorulmuş o hazret “Biz türkiye ile hareket edeceğiz” diyerek diyaneti işaret etmiştir. yarı oruç tutalım diye soran herkese hayır demştir ve asla cüppelinin yaptığı gibi ihtiyaten nafile tutun da dememiştir.. Nafile tutabilir miyiz diyene “adeti tutmak olan varsa evet” buyurmuştur.. Tıpkı Rasulullahın dediği gibi..

bu konuda onun etrafında olan hocaların videoları nette dolaşmaktadır 

İşte Fatih Kalenderin “Mahmud Efendi hazretleri yurtdışından gelen “Hilal görüldü yarın Ramazan!” Haberlerine itibar etmezdi. Türkiye ile birlikte hareket ederdi dediği videosu 

https://youtube.com/shorts/WgEKcltnwd8?si=WpBf0QXf8eLhsgF2

Çarşamba (şüpheli) gününde, yani Şaban Ayın’ın son günü kimler NAFİLE oruç tutabilir??
* Her ayın başını ve sonunu devamlı olarak oruç tutanlar yarın tutabilir
* Her hafta çarşamba günlerini oruç tutanlar yarın nafile oruç tutabilir
* Davut aleyhisselam orucunu tutanlar Yani bir gün iftar edip bir gün oruç tutanlar yarın oruca denk geldiyse onlar da tutabilir..

Diğerleri nafile oruç tutamaz

“Bugün oruç tutanlar Hz Muhammed Mustafa’ya asi olmuştur”
Sahabeden Ammar B..Yasir Şaban ayının 30. günü koyun pişirdi dostlarını buyur etti, orda olanlardan bazıları sofraya oturdu bazıları imtina etti, oruçluydular. Hz Ammar: Bu (şek) gününde oruç tutanlar Peygamberimizin “şek günü oruç tutmayınız” buyruğunu dinlemeyerek ona asi olmuştur” demiştir. Siz ihtiyatlı davrandınız iyi ettiniz dememiştir!!!

Mahmud Efendi Hazretleri Onun ne kadar alim abid ve takva olduğunu alem bilir. O Diyanete itibar eder Türkiye Müslümanları ile orucunu tutar birlikte bayram eder.. takva olmak budur.
O 80 yıllık hayatında hiç bir zaman ‘ihtiyatlı olalım bugünü oruç tutalım!’ demedi. ‘Nafile tutalım eğer ramazan ise farza sayılır değilse nafile kalır’ da demedi.. Allah Rasulü “şek günü oruç tutmayınız” demiş olunca onun üzerine bir kelime eklemedi.. Takva budur..

Hasılı kelam bu cübbeli hoca ve çevresine topladıkları Mahmud efendi hazretleri sağ iken asla şek orucu tutmadılar şek orucuna nafile kılıfı da giydirmediler çünkü Mahmud efendi’nin tavrı ve sünnete bağlılığı net idi.. şeyh efendi ne zaman ki vefat etti cübbeli şimdi” benim devrim başladı!” dercesine onun tavırını sünnetlerinin çiğnedi ve uyuntularına bugün mekruh olan orucu tutturdu.. olay budur. Mahmut efendi hazretleri sağlığında demişti sen benim yolumdan ayrılacaksın işte ispatı

Soru
“Hilal büyük okyanustan sabah 6.42’de görülebilir olacak..” diyanet
_Bu ifade Hilal görülmüştür” yerine geçer mi ? bunun üzerine hüküm bina edilir mi ?

cevap : Hayır

Bu mevzu ile alakalı ilmi cevap verilmeliydi bugün
Çünkü diyanetin o ifadesi sanki bu sabah hilal 6 42 de görülmüş te bu, imam Ebu Yusuf göre zevalden önce olduğu için bugün ramazan sayılırmış.. bu izah efendi hazretlerine yapılsa o da bugünü mutlaka oruç tutarmış..
Eli kamera tutan arkadaşlar bunu değerlendirmeliydi

İSLİMA

İSLAMİ İLİMLER ARAŞTIRMA

Bir yorum

  • İsa Erdoğan 18 Şubat 2026, 23:26

    ## HİLAL MESELESİNDE USUL, VAHDET VE ŞER’İ HAKİKAT REDDİYESİ

    Cübbeli Ahmet Hoca’nın, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın astronomik verilerini İmam Ebû Yûsuf’un bir içtihadıyla harmanlayarak “18 Şubat Çarşamba günü oruç tutmak farzdır” şeklindeki beyanı, hem usul-ü fıkıh hem de İslam’ın içtimai birliği açısından ciddi ilmi sakatlar barındırmaktadır. İşte bu iddiaya karşı ehli sünnet fıkhı ve takva anlayışı çerçevesinde hakikatler:

    ### 1. Astronomik Hesap “Rüyet-i Şer’iyye” Değildir
    Fıkıh kitaplarımızda orucun farziyeti “Rüyet” yani hilalin gözle müşahedesine bağlanmıştır. Diyanet’in “Büyük Okyanus’ta saat 06.42’de görülebilir” açıklaması matematiksel bir tespittir. Cübbeli Hoca, normalde hesaba itibar etmediğini savunurken, burada kendi görüşünü desteklemek için Diyanet’in “hesabını” mutlak bir “görme” (rüyet) yerine koymaktadır. Türkiye saatiyle imsaktan sonra gerçekleşen bir doğuş, Anadolu coğrafyası için o günü Ramazan kılmaz. Zira hilal, batıdan doğar; Türkiye’nin batısındaki bir rüyet, ancak bir sonraki gece için hüküm ifade eder.

    ### 2. Mezhepte Fetva Verilen (Müftabih) Görüş Terk Edilemez
    Hanefi mezhebinin direği olan İmam-ı Azam Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed’e göre: “Gündüz görülen hilal, ne zaman görülürse görülsün gelecek geceye aittir.” Bu, mezhebimizin ana yoludur. İmam Ebû Yûsuf’un “zevalden önce görülürse geçen geceye aittir” kavli, fıkıh literatüründe “mercuhtur” (tercih edilmeyen, zayıf kalan görüştür). Bir alimin, ümmetin ittifak ettiği ana caddeyi bırakıp, azınlıkta kalan bir görüşü “kesin farz” diye takdim etmesi, ilmi emanete uygun düşmez.

    ### 3. Mahmut Efendi Hazretleri’nin Yolu: “Cemaat ve İtaat”
    Mahmut Efendi Hazretleri (k.s.), her zaman Müslümanların birliğini (vahdeti) her türlü şahsi içtihadın üstünde tutardı. Onun meşhur düsturu şudur: “Müslümanların takviminden ayrılmayın, fitneye sebep olmayın.” Efendi Hazretleri, Diyanet’in ilan ettiği bir güne “Hata olabilir” diyerek muhalefet etmeyi değil, “Ümmetle beraber hareket etmekte rahmet vardır” diyerek beraberliği emrederdi. Gerçek ihtiyat, evinde tek başına “ben haklıyım” diyerek oruç tutmak değil; “Oruç, insanların hep beraber tuttuğu gündür” (Tirmizi) hadis-i şerifine uymaktır.

    ### 4. “Ulul-Emre İtaat” Şer’i Bir Zorunluluktur
    Fıkıh kaidesidir: “Hükmü’l-Hakim, yerfau’l-hilaf.” Yani bir meselenin vakti veya hükmü hakkında Müslümanların başında bulunan yetkili kurum (Diyanet) bir karar verirse, o andan itibaren bütün ferdi ihtilaflar kalkar. Diyanet, mezhebin en kuvvetli görüşüne dayanarak “Perşembe” demişse, artık o beldede Çarşamba gününü “farz” ilan etmek, şer’i otoriteyi sarsmak ve halkın kafasını karıştırmaktır.

    ### 5. Netice ve Hüküm
    Cübbeli Hoca’nın “İmam Ebû Yûsuf’a göre kesin Ramazan” ifadesi, fıkhi bir “ihtimali”, “mutlak bir farza” dönüştürme hatasıdır. 18 Şubat Çarşamba günü, Hanefi mezhebinin ana sütunları olan İmam-ı Azam ve İmam Muhammed’e göre Ramazan değil, Şaban’dır. Diyanet’in kararı sünnete, astronomiye ve fıkıh usulüne tam muvafıktır.

    Müslümanlar için aslolan; tek başlarına “garantili” ibadet yaptıklarını sanmak değil, ümmetin sevad-ı azamıyla (büyük çoğunluğuyla) beraber rüku ve secde etmektir.

    Abdurrahman Ürgün Hoca

Bir Yorum Yazın