Rahman ve Rahîm Allah’ın yüce Adıyla
Haberler şöyle ; Çarşaflı bir hanım efendiye Kocaeli’nde aşüfte bir avrat sözlü saldırıp taciz eder.. Benzer bir vukuat bir kaç gün önce İstanbul’da metroda vuku bulur..
Soru bu “Neler oluyor? Bu aşufteler çarşaftan neden bu kadar rahatsız?

“Cumhuriyetten bu yana Mahalle baskısı” daima müslüman üzerine olmuştur
Saldırılar neden çarşafa?

O ki hakiki tesettür çarşaftır, şeriatı gösteren çarşaftır, şeytanın dostları başka değil “Çarşafa” düşmandırlar. Çarşaf, yüz yıllardır çarşaf olarak kaldı. Cumhuriyetle beraber mantoya dönüştüğü anda küfür bize ilk golünü atmış oldu. o yüzden cumhuriyeti kuranlar Osmanlı kadının çarşaftan soyma kampanyaları düzenlediler. Çarşafını çıkarıp teslim eden kadına bedava manto verdiler. Alimi cahili abidi zahidi.. herkes bu zokayı yuttu. Fetva hocaları “adam, önemli olan tesettür, şekil önemli değil ! manto da strediyor işte kadının tüm cesedini örtüyor.. caiz!” dediler.. Şeytanın hilesine düştüler, faka bastılar..

Ancak Rabbanî âlimler müstesna. Onlar Allah’ın nuruyla mantodaki hileyi, ayrıntıdaki şeytanı fark ettiler. ve ferevan ettiler “Çarşafı çıkarıp manto giyinmek asla caiz değil” dediler..
Hayat 50 sene içinde Rabbani alimlerin haklı olduğunu gösterdi. Tesettürün sadece T’si kaldı.
Şimdilerde tesettürün geldiği bu noktada herkes şikayetçi. Şikayetçiler ancak hâlâ işi anlamış değiller. Hala asla dönmeyi, tövbe etmeyi düşünmiyorlar. “Çarşaf” diyen âlimler haklıydı deyip hakkı teslim edemiyorlar. Kibir putunu kırıp tevazuyla hatalarını kabul edemiyorlar.
Üstad Kadir Mısıroğlu demiştir: “Şeytan komitesinin bu halka yaptığı ihanetler içerisinde 2 tanesi var ki telafisi imkansız derecesinde zor. Biri kadını soymaları, diğeri harflerimizi bozmaları. Gerisi bir şekilde telafi olur ancak bu ikisinin bu millete, bu dine verdiği tahribatın telafisi çok zor” Üstad bir şeyleri fark etmişti ancak çözümün adresini o da ıskalıyor “Çarşaftan başkası caiz değil” diyemiyordu. Çünkü aslında o tahribattan nasibini o da almıştı..
Küfür, fısk ve Allah’a isyanın hükümferma olduğu bu asırda akışın tersine yürüyebilmek, bozulanı asla uygun tamir etmek ancak dev adamların; Rabbanî alimlerin harcıdır. Bu tür âlimlere MÜCEDDİD denir. Müceddit gelir ve bozuk havali ıslah eder. Onun çevresinde isyan itaate, fısk takvaya dönüşür. O kimseden etki almaz, herkese etki eder. O bütün algı kurgu ve oyunları bozar. Dayatılmış kavramları reddeder, dikte edilmiş doktrinleri berhava kılar. Onun gönül gözü Cemalullah’ta, kafa gözü Kitabullah’tadır. Başkasını görmez duymaz umursamaz..
“Şekil mühim değil, mana ve ruhtur aslolan” diyreek kandırdılar. İnsana benzetirsek Şekil bedendir, Halk-ı ilahî o eşsiz heykeldir. Beden tahrip olunca hangi ruhtan bahsedebilirsin. Mezarlık ruhlarla dolu. kime ne faydası var !? Allah ruhları haşretmeyecek cesetleri tekrar diriltip bedenleri haşredecek. Bedensiz ruh bir hiçtir, sadece bir ölüdür. Tesettürün şekli çarşafı bozarak tesettürün ruhunu öldürdüler. Hala anlamayacak mısın!

tesettürün ruhunu böyle öldürdüler

Laik saldırılar Çarşafa. çünkü Kuran Tesettürü odur
isa Erdoğan
Yorum Yapılmamış