Bismillahirrahmanirrahim Mustafa İslamoğu’nun Kur’an’ı anlama metodu kitabı çelişki ve tutarsızlıklarla doldu.. O kitaptan notlar: 34 03:25 Mustafa islamoğlu çelişkilerle dolu.. hem “Kuran çok açık der, hem de “dünyada en çok okunup da en çok anlaşılmayan kitap Kurandır” der. şu halde ya açık değil ki anlaşılmıyor ! veya anlaşılıyor (ehli sünnet gayet anlamıştır) ama senin anlayışına uygun düşmediği için onu doğru anlayıştan saymıyorsun! “ 08:35 Mustafa bey kitap ehlini şirke nispet etmiştir, bu önemli bir ayrıntı, çünkü kurancılar arasında tartışmalı bir konu bu. en azından mustafa beyin ehli kitap şirk içinde cennete gidemezler dediğini burada görmüş olduk, kenarda dursun ileride lazım olacak bu” 11:52 M. i.oğlo sayfa 31de “Mushaf sahibi olduğu bilinen sahabiler Hz Ali Hz Ömer..vs” demiş saymış ancak bunların hiçbiri hakkında mushaf sahibi oldukları kesin tespit edilememiştir. Nüzul sırasına göre kuran inşa etmek için sanırım bu zayıf habere sarılmış 12:13 M. Maymunoğlu (evrime/maymundan gelmeye inandığı için böyle demek içimden geldi) Namazın şekli ve rekat sayısının hadislerle sabit olduğunu inkar ettiği için buna Kuran dışında bir kaynak aramış ve “namaz tarihi seyir içinde bu ümmete Yahudilerden geçmiştir diyebilmiştir! ve delil! olarak da bundan 400 sene önce haham ben abraham adlı bir yahudinin çıkardığı “resimlerle namaz kitabını” öne sürmüştür. Halbuki onlar…
Allah’ın yüce Adıyla Göz doktoruna hayasız bir avrat geliyor, kocasına açması gerektiği etini butunu açıp saçıp teşhir etmiş ortalıkta dolaşıyor.. Göz doktoru Allaha ve ahiret gününe iman etmiş, helala harama riayet eden dürüst bir mümin. “Hazır ocağıma düşmüş şunun bir güzel rontgenini çekeyim!” dememiş, Gözden içeri girecek haramın kabirde mahşerde gözlerine kalbine nasıl ateş ve işkence olacağının farkında.. Dürüstlük burada ki inancıyla ameli birbiriyle uyum içinde. İçi dışı bir. Doktorumuz ben bu hastaya bakamam deyip arkasını dönüyor yani Peygamberimiz gibi davranıyor. Hz Rasulullah sas efendimiz baldızı Esmayı ince bir tülbent içinde görünce arkasını dönmüş ve onu uyarmıştır. “Ya Esma Mümine bir hanıma şurası (avuç içi) ve şurası (yüzün azı) hariç görünmesi helal değildir” Hâlbuki tülbent sadece başında idi, ve belki boynunu sisli buğulu şekilde istem dışı gösteriyordu. Bu vb ise etini budunu bütünüyle kasıtlı açıyor ve bunu şeytani bir davanın gönüllüsü olarak yapıyorlar. Batıl davaları bu: Biz Kemalistiz, laikiz, Müslüman bir idareci istemiyoruz helal haram sınırlarını kabul etmiyoruz. O yüzden onların reddettiği sevmediği herşeyi kasıtlı olarak yerine getiriyoruz..!!” Yani olay kesinlikle ‘kadının beğenilme takdir görme’ arzusuyla ilgili değil. Çünkü bu tarz giyimlerde bunu kimse takdir etmez şeytan ve dostları dışında. Eski İstanbul’da ilk defa kısa etekle dolaşan Ermeni bir kadındı…
Allah’ın yüce adıyla.. Laiklik – Şeriat savaşı devam ediyor. Müslüman halkı Şeriattan koparıp toptan laik yapmak isteyen Vatikan komitesi son yıllarda bu iş için müslüman görünümlü ilahiyatçılar piyasaya sürdü. İlahiyatçı etiketiyle kendini Allah hakkında, Din hakkında konuşmaya, yeni şeyler uydurmaya yetkili zanneden bu gizli papazlar 1400 senedir duyulmamış görülmemiş şeyleri dine sokmaya çalıştılar. Kur’an Ayetlerini evirip sündürüp manasını tahrif etmekten ibaret çürük yöntemleriyle nice cahilleri arkalarından sürükleyi de başardılar Bu kabilden “Laiklik Kur’an’ın emridir” lafını öteden beri duyar işitir ve umursamazdık. Bunun tutmadığını, İslam milleti nezdinde kabul görmediğini fark eden Vatikan komiteleri şimdilerde yeni bir laf icat ettiler ve haşa ki “Allah laik bir varlıktır. Laiklik Allah’ın gizli ismidir” gibi en çirkin küfürleri pervasızca savurmaya başladılar. Bunlara hak ettiği cinsten verilecek cevap Bediüzzaman’ın dediği gibi “Vatikan bizden 6 sayfalık cevap istemişler, ben onlara 6 sayfa değil 6 cümle değil 6 kelime değil bir tek “hkrrak tuh” suratlarına tükürdüğüm bir tükürükle cevap verdim” Deccalizm çağına yaklaştığımız bu asırda “hakkı batıl batılı hak” gibi göstermek zamanın en tehlikeli fitnesi olmuş, Din Allah düşmanı şeytanlar “kurtarıcı kahraman! olurken Allah’ın dostları âlimler seyyidler ise -haşa- sahtekar işbirlikçi hain diye yaftalanmıştır. Hakkı haykıran alimler fesli deli!, iki lafından biri yalan olanlar ise bilim adamı, cesur…
Tek olan Allahın Adıyla.. Aşağıdaki yazı (anket) e-mail adresime gönderildi. Bunların ücretsiz dağıttığı kitaplardan “dinin ötesinde” adlı bir müsveddeyi talep etmiştim, okuyup okumadığımı ve etkilenip etkilenmediğimi güya test ediyorlar..! Müslümanların Hak Dini yayma konusunda ne kadar gayretli olmamız gerektiğini gösterme açısından manidar. Ayrıca bu hıristiyuanların sahip olduğu şirk itikadını gözler önüne göstermesi bakımından incelemeye değer. Paylaşım gayemiz budur. Sayın Isa, istediğiniz “Dinin Ötesinde” adlı kitabın anketini size gönderiyoruz. E-posta olarak aşağıda bu kitabın anketi bulabilirsiniz. Kitabı okuduktan sonra anketi doldurup bize e-posta olarak veya WhatsApp hatına fotoğraf çekerek geri gönderebilirsiniz. ANKET (cevabınızı listede X harfi ile işaretleyiniz ya da ayrı bir cevap yazınız) Bu kitabımızda karşılaştığınız İsa ile daha önceden size öğretilen İsa aynı mı? Yoksa, bu kitapçıkta İsa hakkında farklı bilgilerle mi karşılaştınız? A. Önceden İsa’nın sadece bir peygamber olduğunu öğrenmiştim. B. Önceden de İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olduğunu biliyordum. C. Önceleri pek fazla bilgim yoktu. Şimdi bu konuları daha fazla araştırmak ve öğrenmek istiyorum. Eklemek istedikleriniz varsa yazınız… Bizlerden farklı olarak İsa Mesih annesinin adıyla ve “Meryem Oğlu” diye anılır, Çünkü O’nun bizim gibi bu dünyadan bir babası olmamıştı. İsa’nın böyle olağan dışı bir şekilde doğmasının nedeni sizce ne olabilir? A. İsa dünyada hiç günah işlemeden yaşayabilmiş tek kişidir….
Zekeriyya Beyaz öldü evet bir zamanlar seküler televizyonların ekran yüzü, ramazan maskarası, verdiği fetvalarla laiklerleri sevindirip güldüren, müminleri sinirlendirip üzen Zekeriya Beyaz.. Bu yazıda 80 yıllık bedbaht bir ömrün gerisinde neler bırakıp gittiğini ibretle okuyacaksınız. Beyaz, “Sancak” adında bir gazete çıkarıyordu. Onunla çok operasyon yapmıştı. Refah Partisi Millî Görüş hareketinin kapatılması işinde aktif rol oynamıştı. Böyle bir konuşma olmadığı halde, Erbakan’ın, 13 Mayıs 1991 günü Sivas Çermik’te partili arkadaşlarına, “RP cihad ordusudur. Cihada para vermeyen cennete gidemez’’ dediğini yazmış bu yolla partiyi gerekli mihraklara jurnallemişti. Savcı Vural Savaş da Erbakan’ın ağzından çıkmadığı halde, Sancak gazetesinde kullanılan o ifadeleri RP’nin “laiklik aleyhtarı faaliyetlerin odağı” iddiasına delil olarak kullanmış ve Parti’nin kapatılmasını sağlamıştı. Yapılanlar tam bir tiyatro, danışıklı dövüştü. Siyasette tutunamayınca, akademik kimliği üzerinden kariyer planlaması yaptı. Milletlere has Müslümanlık olmayacağı halde, “Türk Müslümanlığı” kavramını savundu. “Biz İslam’la mükellefiz, Arapların örf ve adetleri ile sorumlu değiliz” dedi. ‘‘İslam ve Giyim Kuşam (Başörtüsü Sorununa Dini Çözüm)’’ başlıklı bir kitap yazarak tesettüre savaş açtı. “Ne türban ne pantolon, en kutsalı don…” sözleri, laikçi azınlığın diline pelesenk oldu. Zekeriya Beyaz Kadınların mini etek ve göğüsleri tamamen açık bir şekilde namaz kılabileceği fetvasını verdi ! Erkeklerin de şortla namaz kılabileceğini söyledi. “Orucu, beyinsiz iş yapan tutsun”…
Allah’ın yüce Adıyla B-ilime uymuyor diyerek nice nebevî Hadisleri inkar eden ve Allah dostlarının kerametlerini reddedenlere sorarım şu hadis hakkında ne dersiniz ? Mezhebiniz bunu da inkar etmeyi gerektirir zira : Allah eski ümmetlerden salih bir zata öyle üstün meziyetler vermiş ki.. rüzgara emreder dilediği yöne estirirmiş, o rüzgara biner istediği yere zahmetsiz gidermiş, hayvanları, uçan kaçan kuşları hatta görünmez cinleri şeytanları emrine amade etmiş, bunlarla konuşur dillerini anlar istediği her ağır işi yaptırırmış.. Yüksek muhkem binalar, saraylar inşa ettirir, denize daldırır, inci mercan çıkarttırırmış.. Bu zatın öyle yardımcıları varmış ki göz açıp kapayıncaya kadar uzak memleketlere gider devasa ağır eşyaları anında alır getirirlermiş? Bu zat öyle bir mülk ve saltanata nail olmuş ki tüm dünyaya sultan olmuş.. insanlara cinlere şeytanlara hayvanlara rüzgarlara ve yeryüzü hazinelerine hakim olmuş..” Ne dersiniz bu hadis/menkıbe hakkında ? Herhalde modernist ilahiyatçı bu hadisi “B-ilime uymuyor, cin kuş rüzgar kimsenin emrine girmez” diyerek inkar edecek..! Vahabi sefeliler ise “bu kişiyi ilah yapmışlar.. şirk şurk!” diyerek onlar da bu menkıbeleri inkar edecektir..! Ancak bu anlatı ne bir kul sözü, de ne uyduruk bir masal ! Bu Allah’ın ayetleriyle sabit Allah’ın peygamberi Hz. Süleyman Aleyhisselam ! İsa Erdoğan
Allah’ın Yüce Adıyla.. Deist ateist ikiz kafirler toplaşmışlar ellerine Kur’an tercümesi alıp güya içinde açık gedik aramışlar.. ve işte aşağıdaki itiraz, küfür ve iftiraları üretmişler.. Aslında bir cevap bekledikleri de yok. Ateist zaten kararını kesin vermiş, küfürde inat eden demektir. Kimseye sormaz ve cevap da beklemez. Bu aşağıdaki 99 maddeyi “neden müslüman değilim” başlığı ile yayıyorlar.. Onlara cevap değil ama iki çift lafım var : Birincisi: “Kuran’a ancak tertemiz olanlar dokunabilir” Çekin Kuran’dan o pis ellerinizi İkinci lafım : “Kulumuz Muhammed’e indirdiğimiz Kur’an hakkında şüphe duyuyorsanız benzerinden bir sure getirin ve Allah’tan başka tüm yardımcılarınızı da çağırın eğer iddianızda dürüst iseniz. Eğer yapamıyorsanız ki asla yapamayacaksınız, şu halde kafirler için hazırlanmış olan ateşe karşı gardınızı alın” Yani aklınız varsa Allah’a iman edin. Şimdi biz Allah’a, Resulüne ve Kitabına iman etmiş bir müminin bu soruları sorduğunu var sayarak cevaplıyacağız. Deist ateist kâfirlerin cevabını yukarıda verdik. 1. Kuran köleliği yasaklamıyor mu ? Cevap: Kuran-ı Kerimi bizlere gönderen Allah evet köleliği yasaklamaz. Ancak teşvik de etmez. Köleliğin şartlarını zorlaştırarak, bazı cürüm ve günahların keffaretini “köle azat etmek” olarak belirleyerek adeta hürriyeti teşvik eder, köleliğin sınırlarını daraltır. Köleliğin hepten kaldırılmaması insanlık için en uygun olandır. Çünkü Allah insanı kendisine kul olmak üzere (ibadet için yaratmıştır….
Mustafa İ.oğlu: “Ayasofyanın camiye çevrilmesi Kur’an’a aykırı bir eylemdir Kuran’ın kabul etmediği bir eylemdir!” Diyor. Güya bu dönüşüm Hacc:40. Ayete aykırıymış ! Bütün mabedler ilahi koruma altındaymış. “Deccalden önce küçük deccaller çıkacak” diye haber veriyordu Allah Rasulü sas. Nedir deccal ? Hakkı batıl, batılı hak diye yutturabilen, ifsat ve aldatmada bu denli maharetli şeytan askeri. İşte bu Mustafa i.oğlu geçirdiği evrim sonucu bu noktaya gelmiş durumda! Gerideki videoda Ayasofya müzesinin yeniden camiye çevrilmesi gibi 2 milyar müslümanın yürekten takdir ettiği büyük bir faailyeti güya “Kur’an’a aykırı!” gibi takdim edebiliyor. Bunu yaparken 2 ayet kullanıyor Deccalin tahrif ettiği iki ayetten ilki : Fetih Suresi fetih ayeti. Güya Allah’ın dininde öyle ülke şehir fethetmek yokmuş gönül fethetmek varmış ! Fetih suresi sanıldığı gibi Mekke fethi üzerine inmemiş Hudeybiye barışı üzerine inmiş ! Bu iftiralar cevap vermeye değer mi bilmiyorum ama cahil maalesef çok. Buna da kanacak belki birileri çıkar diyerek bir cevap verelim : Enfal 39: Ortalıkta fitne (küfür) kalmayıp, din tamamıyla Allah’ın dini oluncaya kadar onlarla savaşın..” Nasr Suresi: Allah’ın zaferi ve fetih geldiğinde..” Hadid 10 : Sizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir..” Hani kılıçla silahla savaşla fetih yoktu İslam’da !? Deccalin suistimal ettiği ikinci…
Sahte Doktor mu Sahte Hoca mı, hangisi daha zararlı ? Haberler yazdı: “Bütün Kuran Mealleri Diyanet kontrolünden geçecek. Onay almayan meal basılmayacak” Ne âlâ ! On yıllık doktorun diploması sahte olduğu anlaşılınca bütün mahalle nasıl da o doktorun suratına tükürüyor değil mi! “Adam on yıldır doktorluk yapmış, bizleri muayene etmiş, ilaç reçete yazmış hiç açık vermemiş.. “aman canım o da öğrenmiş doktorluğu yapıyor işte.. bırakın yapsın..” demiyor kimse. Bilakis herkes derhal tutuklanıp ceza almasını istiyor değil mi..! Neden ? Çünkü ehil ellerden geçerli ve yeterli bir eğitim almadığı için. Izinsiz doktorluk yapmaya kalkışıp hastaların sağlığını tehlikeye attığı için. Düşünün. Bir doktor bile yeterli eğitimi diplomayı almadan reçete yazamıyorsa, insan hayatını tehlikeye atmak suç sayılıyorsa.. Hiç bir dinî eğitim almadan, Kuran’ı daha okumayı bile bilmeden.. Tefsir nedir tevil nedir ? Delalet iktiza işaret ne demek oluyor “Nâsih mensuh ayetler hangileri?” bütün bunlardan haberdar olmadan, Allah’ın Kelamı hakkında kitap yazan, cahil cesaretiyle fetva basan ve böylece milletin ahiret hayatını tehlikeye atan bu sözde Kuran’cı mealci tayfaya elbette bu kadar göz yummak fazla idi. Önüne gelen meal yazmış, aklına esen Kur’anı açıklamaya kalkışmış..! Bir tek olan Kur’an sadece Türkiyede 70 den fazla meali çıkmış, biri diğerini tutmuyor! Bu serbesti içinde gizli din düşmanları…
Allah’ın Yüce Adıyla.. Deist ve ateist Teist Teu’yi (Dieu) yani Tanrıyı -sözde- kabul eden, Tanrı tanıyan.. A-teist ise tanrı tanımayan, teist’in zıttı hesapta.. Yalan ! Birbirine zıt değiller. Aslında ikiz, müttefikler. Çünkü her ikisinin ortak düşmanı Müslüman ! Teist de ateist de İslam’la, Kuranla, Müslümanlarla savaşır. Buradan anlaşılıyor ki her iki akımın da atası, komutanı aynı: şeytan. Allah lanet etsin Agnoist Ateist kafiri müslüman önünde mağlup oldu. “Neden Allah’a iman etmiyorsun” sorusuna “çünkü kanıt yok” dedi. Şu halde neden “tanrı yı inkar davası güdüyorsun. Yok olduğuna hiç kanıtın yok !? Sorusu önünde ateist kâfiri zelil oldu. Şeytan düşündü kaşındı ve agnostizm’i icad etti : “tanrının ne varlığını ne yokluğunu iddia etmeyen..” güya bu konuya ilgisiz ve tarafsız..! Tarafsız olan bertaraf olur Yani “yeter ki Allah’a iman etmesin, Allah’a teslim olmasın da bir şeytanlık daha bulur gavurlukta tutarız” ! Demekki agnostizm atesizmin piçi. Şeytanın üçüncü ahırı. İmana karşı savaşan üçüncü iblis askeri Hümanizm Ateist kafiri Müslümanın şu sorusu önünde cevapsız kaldı “ateist olmak neye yarar? Bir amacı yok. Hayvan olmak bile bundan üstün” Şeytan tekrar kafa yordu düşündü kaşındı ve ateist kullarına bir amaç icad etti: hümanizm Ey deist ateist agnoist humanist kafirler.. Cehennem hakkınızdan gelir İsa Erdoğan
Ölmeyen Diri Allahın Adıyla.. Enes Kara kimdir? Enes Kara nereli? Enes Kara babası kim? Enes Kara’nın hayatını kaybetmesinden sonra bir hayli sorgulanır oldu. Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Enes Kara, Elazığ’da bir binanın 7. katından atlayarak canına kıydı. Peki Enes Kara niye, neden intihar etti? Enes Kara’nın babası Mehmet Kara ne dedi? Mehmet Kara kimdir? Enes Kara kaç yaşındaydı? Enes Kara’nın babası Mehmet Kara ne dedi? TELE 1’den Fırat Yeşilçınar’a konuşan Enes Kara’nın babası Mehmet Kara, yaşananları anlattı. “Sürekli telefonla oynuyordu. İçine kapanık birisiydi. Fazla konuşmazdı. Çevresiyle falan da konuşmazdı. Videosunu izledim. Kaldığı yer güzel insanların kaldığı yer. Talebelerin kaldığı yer. Orada kalmasını tavsiye ettim. Devlet yurdunda başvuru yapmadık. Durumumuz iyi. Manevi olarak ahiretine faydası olsun istedim. Kaldığı yerde hiçbir sorun yoktu. Sürekli arkadaşlarıyla iletişim halindeydik. Birkaç ay kalır sonra alışır dedim. Biz kimseden şikayetçi değiliz. Olaydan sonra durumunu daha iyi anladık.” ANALİZ Enes Kara adında bir Tıp Fakültesi öğrencisi intihar ediyor ve intihar etmeden kısa süre önce bir video çekiyor. Video 11 dakikalık. İslam karşıtı medya bu videonun sadece 3 dakikalık kısmını yayınlıyor, cemaat yurdunun sözde zor şartlarını anlattığı kısmı.. Videoda Enes Kara başındaki durumları, ailesinin durumunu ve üzerindeki baskıları dile getiriyor. Yurttaki dini hayatı aktarıyor.. Öyle…
Allahın Yüce Adıyla.. ======================================== ** YANITLANAN MESAJ Gönderen : HAKKANİAlan kişi : ATEİSTTarih : 05.10.2008 Bizim İddiamız : Künyada ateist mateist yok..! Tanrısını gizleyenler var ateizm tanrı tanımazlık demekse tanrı tanımayan ben adam görmedim.. ancak tanrısını tanımlayamayan ve kendine ateist adını veren yalancılar gördüm ======================================== Gönderen: ATEİSTİMAlan: HAKKANİTarih: 05.10.2008 15:49:00 Konu: Yn: dünyada ateist mateist yok.. hikaye bunlar Ben de tanrıya inanan insan görmedim sadece tanrı dedikleri kavrama yaltaklanan ondan geldiği iddia edilen şeyleri dahi okumayan, okuduklarını sorgulamaktan korkan aklını kullanamayan, aciz, cahil insanlar gördüm ======================================== ** YANITLANAN MESAJ Gönderen: HAKKANİAlan: ATEİSTİMTarih: 05.10.2008 19:32:00 Konu: Yn: Yn: dünyada ateist mateist yok.. hikaye bunlar aya ve güneşe hayata ve ölüme hükmeden kim veya ne? ! bu sorunun cevabında söyleyeceğin şey ne olursa olsun senin tanrı inancındır. ama vasıflarını doğru betimleyememişindir o ayrı bir dava.. işte bu noktada -Tanrının vasıflarını doğru bilmede- peygambere ihtiyaç zorunludur.. akıl tek başına bu meseleyi çözümleyemez.. peygamberin getirdiğine de inanan çıkar, inanmayan da.. ama tanrııszlık fikri çok saçma ve çok ilkel.. ======================================== ** YANITLANAN MESAJ Gönderen: ATEİSTİMAlan: HAKKANİTarih: 05.10.2008 21:03:00 Konu: Yn: Yn: Yn: dünyada ateist mateist yok.. hikaye bunlar Gercekten komik komik oldugu kadar da cehalet dolu bir soru. birincisi guneşe aya hukmeden bir guç yok….
Yüce Allahın Adıyla Askerin “Dindeki Hurafeler” kitabı ! Askerde elime bir kitap geçti.. sene 1998’de. Teğmen rütbesinde bir askere yazdırılmış, yazarın adını hatırlamıyorum. Kitabın konusu “Hurafeler“. Kitabın bölümlerine baktım “Toplumda yaygın olan hurafeler” “Mezarlık hurafeleri” “düğün evlenme nişan hurafeleri” “kısmet konusundaki hurafeler” Buraya kadar her şey normal, birçok hurafe olduğu doğrudur. Ancak bir bölüm daha vardı görünce şok oldum: Hadislerde geçen hurafeler!” Hemen o bölümü açtım misal olarak ne yazacak merak ettim ve benim de ezberimde olan, onlar kere okuduğum dinlediğim asla hurafe kokusu almadığım Buhari kaynaklı bir hadisi şerifi oraya “hurafe” diye yazmış ! Hadis bu “Ey Bilal, Öğle ezanını biraz serinlikte oku çünkü öğlenin bu aşırı harareti Cehennemin soluğundandır” (إِنَّ شِدَّةَ الْحَرِّ مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ ) Cahil adam, Rasulullahın bu istiaresini hakikat gibi anlamış onu hurafe diye yaftalamış. Ustad Said Nursinin sözü aklıma geldi: Mecaz, ulemadan avamın diline düşerse hurafeye dönüşür” Yani Hurafe hadiste değil, onu bu şekil yanlış anlamada, yani senin zihniyetinde hey gafil. Hadisi şerifte Allah Rasulü aleyhisselam öğlenin aşırı sıcağını Cehennemin soluğuna benzetmiş, “Cehenneme tahammül nasıl zorsa Arabistan yazında öğlen sıcağına milletin tahammülü zor olacağından camiye gelecek cemaate meşakkat vermeyelim” demiştir. Ben Haziran ayında orada bulundum, 300 metrelik bir mesafeyi öğlen sıcağında yürümek neredeyse imkansızdı servisi bekliyor…
Allah’ın yüce Adıyla.. Özet olarak: İskender Evrenesoğlu iblis’in askerlerinden bir küçük şeytandır. “Allah Allah..” diyerek insanları aldatan, Kuran meali adı altında kendi görüşlerini Allah kelamı diye pazarlayan, tasavvuf terimlerine bozuk anlamlar yükleyen, “Risale-i Nur” isminin çakması “Risalet Nurları” adıyla bir kitap karalayıp kendi uydurduğu laflara utanmadan korkmadan “Tanrı buyruğu” diyen bir şarlatan. Evrenesoğlu sahte peygamberlik davası güden, asrın küçük bir deccalidir. O yüzden Türkiye Diyanet Şşleri Başkanlığı ve İçişleri bakanlığınca bütün kitapları yasak kitap ve bütün faaliyetleri yasa dışı korsan faaliyet olarak kabul edilmiştir. Görüldükleri yerde ihbar edilmelidir. izahat ve açıklama Allah’ın yeryüzüne gönderdiği son peygamber Hz Muhammed aleyhisselam dır. Ondan sonra kim “ben de rasulüm” diye ortaya çıkmışsa ümmet tarafından “yalancı” diye damgalanmış ve peşine bir asker gönderilerek bulunduğu yerde infaz edilmiş ve ölü köpek leşi gibi bir çukura atılmıştır. Ahirette ise cehennemin en pis en şiddetli bir hücresi onu ebedi işkence mekanıdır. Yalancı peygamberlerin cezası budur. Yalancı Peygamber Tarihte ilk defa Yemen’de ortaya çıkan Museyleme el-Kezzab ın başına gelen işte budur. Ve tarih boyunca böylesi yalancılar türemiş kimi “ben de nebiyım” kimi “resulüm” diyerek etraflarına insan toplamaya çalışmışlardır. İskender Evrenesoğlu yalancısı Türkiye Cumhuriyetinde basit bir memur iken Amerika’ya götürülmüş, bir misyon için yetiştirilmiş ve görevlendirilmiş bir ajan. Görevi…