Selefi imam Oy Vermek Farz Dedi

Allah’ın yüce Adıyla.. Soru: Şimdilerde bir video dolaşmakta 13 yaşlarında doğulu bir çocuk “oy vermek şirk!” gibi laflar ediyor.. bunun üzerinden soruyorsunuz “oy vermek günah mıdır!?” Demokratik sistemde oy vermek şirk midir ? Laik düzende oy vermek küfür müdür ? Tekrar tekrar soruyorsunuz..? El-cevap : Bu soruların hepsi aynı şey. cevabı basittir: Neden oy veriyorsun ve kime oy veriyorsun? Eğer laiklik için dinsizlik (sekulerizm, hür yaşam, lgbt)  serbest olması için veriyorsan evet bu oyu vermek küfürdür.  Ancak aksine.. İslama Müslümanlara vatana millete hizmet edilsin, laikliğin zulmünü gidermek, küfür kanunların şerrini azaltmak veya elden geldiğince kaldırmak maksadıyla Müslüman kadrolara oy veriyorsan bu oyu vermek Cihattır, bu kadroları desteklemek FARZDIR. Doğu aksanlı çocuk videosu.. Daha ziyade sol kesimin yaydığı ve devamlı paylaştığı o videoda konuşan küçük vahabi apaçık yalan söylüyor. Yani Kur’an’a göre İslam’a göre yalan söylüyor demiyorum, o zaten var. Kendi vehabi/selefi öğretisine göre de yalan söylüyor. Çünkü bunların imamları Arabistan’da ibn Useymin ve İbn-i bazz isimli kişilerdir. Aşağıda delilleriyle belirttik ki vehabilerin bu en büyük hocaları “müminleri desteklemek için seçimlere katılmaya, müminlere oy vermeye farz” demişler iken Türkiye vahabileri kendi alimlerinin bu fetvasını bilerek ve kasten gizlemekteler, kendi davalarına da ihanet etmekteler.. Yani öyle ulu orta“seçimlere katılmak şirk!” fetvası sadece…

Muvahhid Müminlerin Özellikleri

Allah’ın yüce Adıyla • “İbadeti” namazı orucu cihadı yalnız Allah için yaparlar. Ve icabında polisi itfaiyeyi veya dostlarını yardıma çağırsalar da yardımı yalnız Allah’tan bilirler. Fatiha: 4 • Bir haksızlığa uğrayınca yardımlaşırlar, birbirlerinden yardım isterler. Şura: 39 • Onlar Allah’a yakınlaşmak için vesile edinirler sebeplerle sarılırlar. Maide 35 • Onlar Allah yolunda katledilmiş, ila-i kelimetullah uğruna can-feda etmiş uluların ölü olmadığına, bilmediğimiz bir hayatta diri olduklarına iman ederler. Bakara 154, Ali İmran 169 • Onlar Kafirler gibi olmazlar, diri kafirin ölüden umut kestiği gibi ölmüşlerden umut kesmezler. Dua bereket ve şefaatlerini umarlar. Saff: 13 • Bilgilerinin olmadığı bazı hususlarda zikir (ilim) ehline müracaat etmekten ar etmezler. Nahl 44 • İslam dininden ayrılmazlar başka dinler izimler felsefeler peşinde koşmazlar. Rum 32 • İslam’ın ana esasları üzerinde birleştikten sonra Allah’a giden sayısız yolların, mezhep ve meşreplerin olduğunu bilir müminleri “kâfir müşrik!” diye suçlamazlar. Ankebut 69 • Müşrikler gibi yapmazlar; müminler hakkında “bunlar kâfirlerden de sapık!” demezler. Nisa 51 • Allah’ın, kullarından dilediğini kendine “hkalil” dost seçeceğini bilir Allah dostlarını inkar etmezler. Nisa:125 • Allah’ı dost/veli edinmek müminleri dost veli edinmeye mani olmadığını bilirler. Bakara 257, Tevbe 71 • Allah’a yönelmiş bir mürşidin tarikatınan (yolundan) gitmeyi Allah’ın emri ve rızası bilirler. Lokman 15…

Kutsal Kurban İnancı ve Hıristiyanlaşma

Meşayıhtan bazı zatların vefatı üzerine ortalıkta bir yazı dolaştırılıyor “bir veli güya Ümmet üzerine inecek büyük bir belayı kendi üzerine çekmiş veya zuhuratta Hz Peygamberimiz bunu ona haber vermiş, o belayı bu veli tek başına göğüslemiş de bu sayede ümmet kurtulmuş! Kurban Bayramı arefesinde Allah bu ümmetten iki büyük Kurban almış, biri Mahmud Efendi Hz nin vefatı diğeri de o velinin fedakarlığı.. bu sayede ümmet selamete ermiş!” Cevap, Allah’ın yüce Adıyla  Kıymetli okuyucu, Bir Allah dostu sebebiyle Allah’ın azabı ref ve def etmesi evet vardır. Rasulullah Efendimiz sas ile bu durum başlamış, nice evliya ve asfiya bulundukları zamanın güvencesi olmuşlar, onlar sayesinde azab-ı ilâhi ref-ü def olmuştur.. “Sen onların arasında bulunduğun sürece Allah onlara da azap edecek değildir” “Biz seni alemlere ancak rahmet olarak gönderdik” Ancak.. azap ve belanın ümmetten kalkması azabın iptali veya te’cili yoluyla olmuştur “tüm belanın bir kişiye inmesi” şeklinde değil. Zira böyle bir def’ şekli Allah’ın sünnetinde yoktur. ümmetin hak ettiği belayı bir veliye tahmil şeklindeki iddia hem hikmete, hem vakıaya, hem de naslara aykırıdır  Hikmete aykırı.. Çünkü azabın dünyada inmesinden gaye insanların Allah’a rucu etmesi, tövbe etmeleri.. (Secde:21) Halbuki toplumunun hak ettiği bir belanın evliya’ya inmesinde bu fayda yok !  Vakıaya aykırı.. Peygamberlerin hayatında sahabelerin…

İmanla Yükümlü olmada Aklın Kâfi oluşu

Allah’ın yüce Adıyla.. Büyük İmam M.M.El-Maturîdî Kuran ve Sunnetten istihrac ettiği ilâhî hakikat “Aklı başında yetişkin her insan Allah’ı birlemekle mes’uldür. Şirk ve küfür üzere ölen cehennemliktir. Nebi görmese bile” Bu hakikati işiten her mümin boyun eğip amenna demeli, itiraz cihetine gitmemelidir. Çünkü delilsiz itiraz küfürdür. Delil muctehidin haddidir. Ancak şimdilerde ümmetin gençlerine okullarda küfür mikrobu sinsice verilmekte. “sorgulayan araştıran aydınlanan nesiller yetiştirme” adı altında gençliğimiz birer inkar makinelerine dönüşmektedir. Her hakikate itiraz edecek, her haberi/bilgiyi kurcalayıp igdiş edecek bu gençler maruz kaldıkları zehrin etkisini gösteriyorlar.. ve kaynağı Allah’ın kitabı olmuş, Allah’ın Nebisi olmuş hiç umursamadan bir çok şeyleri red ve inkar ediyorlar. İnkara muheyya ellerindeki tek malzeme “akıl !” laf bu: benim aklıma yatmıyor o yüzden yok hayır” Bence bu yanlış” bence bu saçma” işte eylem ve kapasite bu kadar ! Madem ki senin aklın bir şeyi inkar etmeye basıyor.. demekki ispat ve ikrar etmeye de basardı. ikrar etmiyorsa bunda sui kasıt var. işte küfür de budur: Kasten ve bile bile reddetmek..! Şu halde: 1) İmam Maturîdî RA içtihadında musîbdir biizniAllah; Akıl yeterli huccettir. Aklı başında olan kâfir bu küfürle ölür geberirse ebedîyyen ateşte yanacak. HafizanaAllah Lâilâhe illaAllah Hikmet: Kuran’ı inkar eden deist ateist kesim, ellerinde tutup bayraklaştırdıkları en…

Ateist müşrik midir ?

SORU: Şirk Allah’ın asla affetmeyeceği tek günah. “..Gerisini dilediğimden affederim..” (Nisa:48 ve 116) Şirk: Allah’a başkasını ortak etmek. Yani birden fazla ilahlar tanımaktır. ateist ise -sözde- hiç ilah tanımıyor ki birden fazla ilah tanımış olsun! Buna göre ateist-deist-agnoist kişiler teknik olarak müşrik sayılmazlar..!? Bu durumda aff ihtimali kapsamına girmiş oluyorlar mı !? Yani, Ateist müşrik midir ? Cevap: Allahın yüce Adıyla.. Evet, ateist müşriktir. Hem de en katmerlisinden. Bu itibarla ateist en şiddetli azaba çarpılacak ve asla cehennem ateşinden çıkmayacak.. ateist müşriktir çünkü..  ateiste sorsan “Yeri göğü kim var etti ? insanı var eden, yaşatan, öldüren kimdir ? Alacağın cevap her ne ise, işte ateistin tanrısı odur. Bunların cevabı “Allah” olmayacağına göre ateist müşriktir. Burada onları müşrik yapan şey Allaha ait sıfat ve fiilleri başkasına izafe etmeleridir. Yani “İyha, Hkalq, İmate, İbda, Terzîq’ gibi ilahlık sıfatlarını Allahtan başkasına yakıştırmaları onları müşrik yapmaktadır. Bu başka şeye ister bilim dsinler ister tabiat ister evren desinler.. fark etmez, bunlar Allah önünde müşriktirler. Soru “deist” müşrik midir ? Cevap: Evet deist de müşriktir. Deist bir Tanrıya inandığını itiraf edip, Tanrının aleme karışmadığını iddia eden ve Dini, Peygamberi ve Allah’ın kitaplarını inkar eden kafir kişidir. Deist de müşriktir çünkü aklını, nefsani hevasını kendine tanrı edinerek…

Caner Taslaman’ın “Evrim Kurana Uygun!” Masalını Ret

Caner Taslaman ve mızıka ekibi (m i.oğlu) ne diyorlar ? “Evrim Kuran’a uygunmuş, Kur’an evrimi reddetmez miş!”diyorlar. Ve kimse bunların yüzüne tükürmüyor.. biz hariç ! Nasıl reddetmez ? Allah “topraktan yarattım Ademi diyor topraktan çamurdan..” dediğimizde cevap olarak şöyle diyorlar: “ee efendim bak biz hayatta kalmak için ne yiyoruz ? Hıyar patates havuç değil mi ? Hee nolmuş ? “Olmuşu şu efendim bütün bunlar nereden çıkıyor ? topraktan değil mi. demekki biz topraktan hayat alıyoruz..” Ee yani ? “işte “Ademi topraktan yarattım demek bu demek efendim.. biz böyle şeyttik..” Cevap: Tuh senin suratına şeytanın tilmizi! Kuran bükülür de bu kadar mı bükülür !? Evrim masalı Kurân’a uymaz . Bir çok delilden biri: Çünkü Allah Hucurat 13’te “Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık..” buyurmakta. Taslaman ve M.Maymunoğlu gibilerin iddia ettiği gibi insanlık eğer maymundan evrilerek nihayet Adem’e dönüşmüş olsaydı, evrim tek tük bir iki maymun için geçerli olmuş olurdu ki evrim masalını anlatanların dediği bu değil. Onlara göre bir tür maymun koloni halinde insana dönüşmüş! Ayet ne diyor? “Bir erkek ve bir dişiden” yani sadece iki kişiden yaratıldı tüm insanlık. Demekki Kur’an evrimi reddeder yerin dibine çalar. isa erdoğan

Kur’an Sözlerinin Allah Kelamı Olduğunun Delili

Bismillahirrahmanirrahim Başını Türkiyede prof Mustafa Öztürk’ün çektiği gizli din düşmanları komitesi bu defa kaleyi içeriden yıkma planıyla, -bizden gibi görünerek- “Kuran sözlerinin Tanrıya ait olmadığı, Muhammed’e ait olduğu” küfrünü savurmaktalar. Ve içimizde yaşayan kimi kemalist laiklerden ve kimi Rum Ermeni Hiristiyan cemaatlerden delice alkış ve destek almaktadırlar. Tamamı gayrimüslimlerden oluşan bu tayfa Türkiye Müslümanlarını Kuran ve İslamdan uzaklaştırmak için bu yeni taktiği denemişler, ancak Anadolu Müslümanlarının feraseti bu tuzağı da fark etmiş ve ilahiyata sızmış bu gibi zındıklara fırsat vermeyerek bu proflar ülkeden kaçıp defolup gitmelerini sağlamıştır. Kuranı Kerim hem lafız, hem mâna olarak Allah’tan inme olduğunu ifade elden ayetler: الم * ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ ) (البقرة : 1 – 2) İşte kitap; onda asla şüphe yoktur. O, günahtan sakınanlar için bir rehberdir.” Bakara 1,2 إِنَّ هَـذَا الْقُرْآنَ يِهْدِي لِلَّتِي هِيَ أَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِنِينَ الَّذِينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْراً كَبِيراً ) (الإسراء :9). Şüphesiz ki bu Kur’an en doğru en sağlam yola iletir; amel-i salihte bulunan müminlere, kendileri için büyük bir ecir olduğunu müjdeler.” İsra: 9 لا يَأْتِيهِ الْبَاطِلُ مِن بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِهِ تَنزِيلٌ مِّنْ حَكِيمٍ حَمِيدٍ ) (فصلت : 42 -41) . O Kurana ne önünden ne arkasından batıl (hata) yaklaşamaz. Kuran…

Acaib Olaylar 2 | Allah’ın Varlığını Hissederken
Genel , Hatıralarım , İslam İnancı / 18 Kasım 2021

Allahın Yüce Adıyla.. 1. Acaip hadise : Bugün sabah namazında “Ey iman etmiş kullar iman et(meye devam ed)iniz” ayetini okudum. Öğlen vakti Mahmud efendi hazretlerinin bu ayet hakkında bir tembihini arkadaşlar yazmışlar gruplara durumlara atmışlar.. Şöyle ki: Bayram hoca merhum bir rüya görmüş rüyasında cami ağzına kadar dolu iken bir asker paşası gelmiş kafasını uzatarak bu ayeti bağırmış “Ey iman etmiş kullar iman ediniz” manasında “âminuu” diye bağırıyormuş.. Bayram Hoca bunu Mahmud efendi hazretlerine tevil ettirmiş. Hazret “Bu ayet kardeşler arasında muhabbet noksanlığına işaret var, bütün kardeşler birbirine muhabbet etmeli olduğuna tembih var” buyurmuş. Düşün ki bu ayeti bu sabah namazda okuyorum ve ikindi de aşır olarak okuyorum ve watsapa bakıyorum herkes bu ayetin ve bu kıssayı paylaşıyor.. Bu da tesadüf değil ya.. Allah apaçık “buradayım ben takdir ediyorum” diyor.. 09.11.2021 2. Acaip hadise : Bugün 13 kasım 2021 molla Mehmetle tanıştık halkalıda.. Bacanağa gelmiştik, namazı İbadullah camiinde kıldık çıkışta çay içtik cami bahçesinde.. Bacanağı camiden tanıyan Mehmet efendi Sordu bana “memleket nire ? Yozgatlıyım dedim. _Aa ! ben de Yozgatlı’yım, Neresinden? _Sarıkaya. _Ben de Sarıkaya’lıyım. Hangi köy ? _Yahyasaray köyü.. _Hangisi aşağı mı yukarı mı ? _Yukarı, Sen de mi Yahyasaraylısın yoksa? _Yok ben Aldemirci köyünden. Sarıkaya’da Melez yolunda…

Bu Da Mı tesadüf ! Allahın Elini Hissederken

Rahmna Rahim Allah’ın ismiyle başlarım, Habib-i Rasulü Ahmed Mahmud Muhammed’e salat ve selam ederim, ve âline ve ashâbına ya Rabb Bu yazı dizisini kaleme almamın sebebi milyarda bir.. gerçekleşmesi adeta mümkün olmayan olayların peşi sıra bir müminin hayatında gerçekleşmiş olmasıdır. Bu da apaçık Allah’ın varlığını ilgisini rahmetini bizlere hissettirmesidir sanki bizlere “Kullarım ben buradayım yanıbaşınızda sizinle her an alakadar oluyorum” demesidir.. ve lillahi el Hamd 1. Acaip Olay:  Sabah derste Mektubattan bir mektup okuduk İmam Rabbani hz davete icabet etmenin gerekli olduğunu ancak davet sahibi fasık, haramzade, riyakar, gösterişçi, israfçı biri olması durumda o davete icabet etmek caiz olmayacağını fıkıh kitaplarından aktarıyordu.. O gün bana bir davet geldi ! İstanbul Büyükşehir belediyesinin CHP li başkanı Ekrem İ.Oğlu sözde imamları yemek ziyafetine davet ediyordu.. O CHP ki “ezan okudu” diye imamları terörist gibi tutuklayan, camide öğrencilere Kuran öğretti diye rahleyi sırtına suç aleti olarak yükleyip karakollarda süründüren, hacı hocalara zikir çekmişler diye mahkemelerde eşkiya muamelesi yapan.. O CHP ki kimi camileri ahıra, meyhaneye çeviren, “fazla” diye nice camileri satan.. Şimdi bu zihniyet kalkmış bugünlerde kuzu postuna bürünmüş, hocalara güya değer veriyor, ziyafet veriyor ha !? Fırsatını bulsun tekrar eski zulümüne kaldığı yerden devam ederler bunlar.. Mektubat daha o meş’um davet gelmeden…

Tanrılar (âliheh)

Bazen bir kitabın başlığında, bazen bir videoda hatta çocukların izlediği bir çizgi filmde duyarız “Tanrılar” lafını. Sizi bilmem ama ben nerede ne zaman duysam kızarım hatta diyenlere söverim.. Nedenini anlarsınız. Allahtan başka tanrı olmadığı için. İlah=tanrı. Çocukların bilinçaltına şirk’i empoze etmeye çalıştıkları için.. Sonra şöyle bir inkişaf oldu: Tanrılar lafı içinde Allah yokmuş meğer. Bu bende ciddi bir rahatlama sağladı. Yokmuş derken yani hem Kuran’ın hem Hadisin dilinde “tanrılar, arapçası: âliheh” ifadesi Allah’ı kapsamıyor. Allah (Azze ve Celle) o çoğul ifadenin içinde girmeyecek kadar yüce ve münezzehtir.. Hatta bu konuda alimlerimiz o kadar hassas hareket etmişler ki, Lafzatullah değil çoğul bir ifadenin parçası olmak, Allah 2’si olan “1” rakamıyla “bir olmaktan” da münezzehtir, çifti olan “tek” ile tek olmaktan da münezzehtir. O yüzden Allah ehaddir. Ehad’in ne 2’si var ne de çifti.. Elhamdülillah “Kul HuwAllahu Ehad..” “TANRILAR” SADECE “PUTLAR” DEMEKTİR Kuranda “tanrılar” lafının Allahı kapsamaksızın sadece “putlar” demek olduğuna örnekler: “Siz yoksa Allahtan başka “tanrılar” olduğuna mı tanıklık ediyorsunuz..” En’am 19 “İsrailoğullarını denizden geçirdik, derken kendilerine ait putlara tapınan bir kavme rastladılar ve İsrailoğulları “Ey Musa bak bunların tanrıları (putları) var, sen de bize bir tanrı (heykel, put) yapsana” dediler. Musa dedi ki siz zır cahil bir topluluksunuz” Araf 138…

Cübbeli Hoca İmam Hatip Düşmanı mı ?

Değil.. Asla. Allah’ın yüce Adıyla.. Cübbe Hoca şöyle dedi ve gürültü buradan koptu: “Çocuğunu İmam Hatip lisesine vermektense düz liseye ver, daha az tahribat alır..!” Doğrusu ben şahsen bu görüşte değilim. İmam hatip okullarında Kuran okuyan, Hadis okuyan o çocukların ömür boyu Allah’ı seven Peygamberini önderi olarak gören nesiller olacaklarını hüsn-ü zan ediyor ve zannın da ötesinde böyle olduğunu müşahede ediyoruz. Vatanı için can verecek, ülkesini milletini üç beş menfaate satmayacak olan nesiller yine İmam Hatip okullarından geçen nesiller olacağını görüyor duyuyorum. İşte o okulların yetiştirdiği bir Allah eri bugün bu vatanı bu milleti yerlerde sürünmekten kaldırmış, zirvelere doğru yükseltmiştir. İmam Hatip okullarından geçen ekser çocukların o yiğidin izinde yürüyeceklerini, onun gibi vatanperver, dindar olacaklarını umuyorum. Bugün bazıları yere düşüp üstü başı günah kirine bulanıysa gam değil, mutlaka ayağa kalkıp işi düzeltecekler ve doğru adrese döneceklerdir. Cübbeli hocanın sözüne gelince.. Yaptığı irticali bir konuşmada İmam Hatip neslinin okuldan bidat/sapkın fikirler alma konusunda düz liseden beter durumda oldukları fikrinde ısrarcı olacağını sanmıyorum. Vermek istediği mesajın çarpıcı olması için kullanmış olduğu bir retorikti o ve hedefini de buldu. Söz dağları aştı ve sağır sultan bile işitti herkes bunu tartıştı Nitekim konuşmanın ilerleyen dakikalarında bunu kendisi açıkça ifade ediyor.. “İmam hatiplerin çoğunluğunun istikamet üzere olduğunu”…

CİNN 2
İslam İnancı , Tahkikat / 27 Haziran 2021

İns-i Cinn’in Rabbisi Allah’ın İsmiyle.. Cinler Hakkında Acaip Bilgiler, Yanlışlar Doğrular Bu yazıda “insan’ı cin çarpması” “cin’i insan çarpması” “muhabbet muskası” “karabasan” sabah kalkınca elde ayakta kına izleri” “ev içinde duyulan ölü insan kokusu” “kafir cinlerin tesirleri” “cinlere karşı korunma yolları” Hızır Efendiden duyduğum garip hakikatler, Cinni hastalıklar uzmanı Arif Coşkun hocadan duyduklarımız ve Muska (havas) kitapları hakkında mütalaalarımız konu edilecek İnsan’ı cin çarpması Cinler insanı çarpabilir. keyfiyetini tam bilemediğimiz bu çarpma bazı alametlerle kendini gösterir. akli meleklerinle bozukluk olur. konuşma kabiliyetinde bozukluk olur ağzı bir oraya bir buraya hareket eder. Sebepsiz nefret sebepsiz sevgi ve tutukluklar yaşayabilir..  Arkadaşım Nur Muhammed anlattı Arif Hoca ile aram iyiydi bazen Onu ziyarete giderdim oturur konuşurduk bir gün yanında 11 yaşında bir çocuk zengin bir iş adamı geldi. Hocam bu benim çocuğum kolunu açamıyor götürmediğim doktor hastane kalmadı film çekiliyor filmler sağlam çıkıyor. Fizik tedavide doktor biraz zorlasa çığlık atıyor.. Arif Hoca çocuğu inceledi cin musallat olduğunu tespit etti okudu üfledi bağırdı çağırdı vurdu etti çocuk kolunu açtı. Adam dünyalar kadar sevindi hocam dile benden ne dilersen dedi Cin’i insan çarpması yazılıyor.. Muhabbet muskası Bir büyü çeşididir ve yine kullanılan şey cinlerdir. Uzaktan yapılan bir muskanın bir okumanın başka türlü tesir imkanı yok….

CİN الجن
Genel , Hatıralarım , İslam İnancı , Tahkikat / 26 Haziran 2021

İns-i Cinn’in Rabbisi Allahın Adıyla.. Bu çalışmada şu soruların cevabını konu edeceğiz: 1. Cin çağırmak var mı ? 2. Cnle Konuşmak var mı ? 3. Cin kullanmak mümkün müdür ? Kısa ve öz Cevap: Üçü hakkında da evet, bir yere kadar. İnsan, gözüne görünmeyen bu cinni varlıklarla kısıtlı ölçüde temasa geçebilir, onlara “kitabı sağa çevir, sola çevir, kapıya vur” gibi basit komutları yaptırabilir, bazı kolay sorular sorup cevaplarını alabilir. Bunlar mümkündür. bu sayılanların mümkün olduğu nice tecrübeden anlaşılmıştır. Kendim cinci değilim ancak benim de tecrübelerim var.. Bir ikisini aşağıda anlatacağım. Cinlerle diyalog “nispeten, kısıtlı ölçüde mümkün” dediğimin sebebi bir yanlış algıyı düzeltmek; bazılarının iddia ettiği gibi bu cinleri kapı kölesi yapıp, onları “huddam” hizmetçi gibi kullanmak söz konusu değil. Bu ancak Alaattin’in Lambası gibi masallarda olur. Aksine “Benim cinlerim var onları emrim altına aldım, onlar benim huddam’ım” diyenlere baktığımızda genelde kendileri cinlerin kontrolü altına girmiş, cinlerce yönetilen zavallılar olduklarını müşahede ettik. Bunlar bir süre sonra haddini aşan iddialara kalkışırlar yok şeyh! olurlar, yok mehdi! olurlar ve sair..! Ancak cinlerle irtibata geçip bazı cevapları gerçekten alabiliyoruz. Basit bir iki örnek üzerinde sağlama yapıldığında doğru cevaplar verdikleri de görülebiliyor ancak derin konularda ve ciddi meselelerde iş zıvanadan çıkıyor. “Şu büyüyü bu adama…

İslamda bilgi Kaynakları Nelerdir ? PDF

PDF İNDİR: islamda_bilgi_kaynaklari İslam’da bilgi kaynakları ya da İslamda bilgiye erişim yolları  İslam dini, insanın yaptığı her şeyi, bilinçli olarak yapmasını ister. Bu açıdan insanın her davranışının bilgiye dayalı olmasını öğütler. Dinimize göre doğru bilginin kaynağı üçtür: 1) Selim akıl 2) doğru haber 3) salim duyular. Salim akıl (Akl-ı selîm) İnsan, aklıyla iyiyi, kötüyü, doğruyu ve yanlışı, faydalı ve zararlı olanı kavrar. İradesi ile de seçimini yapar ve buna göre de sorumlu tutulur. Allah‘a hakkıyla kulluk edebilmek için Kur’an’ın ne dediğini anlamak, neleri yapmak ve nelerden kaçınmak gerektiğini bilmek gerekir. İslam Dini kendisini akılla temellendiren bir dindir. Aklı kullanıp Kur’an’ı anlamaya çalışmak kadın-erkek her Müslümanın görevlerindendir. İslam alimleri akla dünya ve ahiret mutluluğunu kazanmaya vesile olması dolayısı ile büyük değer vermişlerdir. Selim akıl, insanın doğru karar vermesini sağlayan, yaratılışındaki temizliği koruyan akıllıdır. Aklın Selim olarak adlandırılmasının sebebi, doğru bilgiye ancak sağlam, şartlanmamış düşünme ve karar verme yetkisine sahip akıl ile ulaşılabileceğinden dolayıdır. Şartlanmış, içinde yaşanılan kültürün düşünme biçimleri ile olay ve olgulara yaklaşan akıl, bilginin kaynağı olarak değerlendirilmez. Kur’an’da pek çok ayette ” Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak misiniz?” (Hud 11:51) “Hâlâ düşünüp ibret almıyor musunuz?” (Müminun 23:85) denilerek insanların akıllarını kullanmaları emredilmektedir Başka bir ayette ise şöyle buyurulmaktadır:” Göklerin ve yerin yaratılışında,…

Doğan Cüceloğlu’nun “Cici Amerikalı” Yazısına Cevap

Doğan Cüceloğlu yazmış “Eğitim almış amerikalı çok cici çok iyi biri oluyor.. onunla geceyi geçirir sabaha kadar gözüm kapalı uyurum hiç korkmam ! Ama eğitimsiz amerikalılardan korkarım 5 dolar için boğazımı kesebilir! miş..” CEVAP: Alâkası yok. Eğitim almış bir kâfir daha büyük bir kafir, daha şiddetli bir zalimdir. Afganistana tecavüz edenler, Iraka tecacuz edenler, iSLAM Dünyasını kana göz yaşına boğanlar evsiz eğitimiz amerikalilar değil..! Ey Aklı zayıf, fikri isabetsiz Doğan Cüceloğlu ! Eğitim almış amerikalı gavurda gördüğünü sandığın cicilik centilmenlik karnı tok olduğu için..  Işi var parası var kariyeri var evi var aşı var eşi var.. ve karnı tok, derdi yok..! Allahsız kitapsız eğitimi onu insan yaptı sanma. Bu sanı kişiyi imandan eder. “Onlar hayvanlar gibidir” ayetini inkar etmiş olur. “Egitimsiz amerikalılardan korkuyorum” diyorsun. 5 dolar için gırtlağını kesebilirmiş.. Neden ama ? Kapitalist Amerikada sokakta çöplükte gebermeye mahkum olduğu için.. Karnı aç olduğu için ! Tespitin “Türkiyede eğitim” kısmına gelince.. Cüceloğlu “Türkiyede durum tam tersi: eğitimsiz Türk insanından hiç korkmam ondan zarar gelmez ancak eğitimli şehirli kişiler çok insafsız sadece kendi çıkarını düşünür..” demiş.. Çünkü Milli Eğitimin temeli sekülerizm, hedefi kemalizm, örneği ise batılı kafirlerdir. Bu iki İzm arasında ideolojik eğitim alan zavallı Türk insanı öz değerlerinden, İman ve irfandan…

Şefaat Ya Rasulallah Demek Caiz Mi ?

Özet: “Şefaat Ya Rasulallah” demekte bir beis bir günah yoktur. Çünkü Peygamberimizin şefaat edeceği hak ve gerçektir. Şefaat ya rasulallah diyen mümin bir iç geçirme kabilinden bir temennide bulunmuş olur. bu bir dua değildir, belki bir çağırıdır. İnsanlar bazen uzakta olana hatta ölmüş olana karşısında imiş gibi hitap ederler “ah babacığım yanımda şimdi sen olacaktın ki” diyen gibi. Buna şirk veya küfür demek ya fesattan, ya da cahilliktendir.

Allah Ahirette Kulun Günahını Saçacak Mı ?

Allahın Yüce Adıyla.. Geçenlerde WhatsApp programı “kullanıcı bilgilerini paylaşma” izni isteyince insanlar tabii ki buna müsaade etmediler ve farklı arayışlara girdiler. O günlerde bazı Müslümanlar bu hadise’den bir ibret çıkarmışlar, insanlara nasihat etmeye durdular. Şöyle bir yazı o günlerde epey dolaştı : “Ey Müslüman vatsap senin bilgilerini zaten biliyordu ancak ne zaman ki bu bilgilerini paylaşacağım dedi, sen o zaman bir telaşa kapıldın bir korkuya kapıldın.. Ancaak ! Allahü Teala senin bütün bilgilerini biliyor ve yarın Mahşerde milyarlar önünde günahlarını herkesle paylaşacak ve belki rezil olacaksın ama bundan ötürü hiç telaşa kapılmıyorsun! hiç bir korku emaresi göstermiyorsun..! Yazık sana !! vs” Bu yanlış arkadaşlar. Allahımız öyle bir Allah değil ! Bunun yanlış olduğunu biliyordum ve ilgili hadisi o günlerde aradım ancak bulamadım. Dün sabah derste Buhari’den seçme hadis ezber kitabımız Sırac’ül Muttakin¹ okurken önümüze geldi. Peygamber Efendimiz buyuruyor: “Yüce Allah kıyamet günü Mümin kuluna yakınlaşır üzerine hıfz-i himayesini gerer ve onu örter. Ona der “kulum şu günahını hatırlıyor musun ? Şu günahını biliyor musun? Ve şu günahını.. Kul Evet ya Rabbi Evet ya Rabbi der. O anda kul bütün günahlarını itiraf eder ve kendi içinden Eyvah ben helak oldum diye düşünürken Yüce Allah “Dünyada günahlarını gizlemiştim (seni aleme rezil etmedim)…

Bidatlar ve Çirkin Sonuçları

Bismillahi.. Bidat b-d-e (ب د ع) kökünden isimdir ve lugatte yeni şey demektir. İslami bir terim olması itibariyle BİDAT : Din-i Mübini İslam’a yeni bir inanç veya amel ilave etmek. Herkesin anlayacağı bir tabirle BİDAT: Kuran, Sünnet, İcma ve Kıyas’ın onaylamadığı bir inanca sahib olmak veya bir eylemle sevap ummak. Görüldüğü üzere bidat ikiye ayıldı: 1. itikadi bidatler,2. ameli bidatler 1) İtikadi bidatler yani islam inancına yeni maddeler ilave etmek, bu anlamda Rasulullah ve Ashabının inancında olmayan şeylere inanmak kişiyi, Fırka-ı Naciyye’den (kurtulacak tek fırka olan) Ehli Sünnet’ten çıkarır ve fırkayı dâlle içine sokar. İslam ulemasının beyanıyla “sapıklık” demek olan itikadî bidatlere sahip olanların cezası ahirette Allah önünde affı olmayacak” der Ruhul Beyan Sahibi İsmail Hakkı ra. Sapık inanca sahip olmak affın kapsamı dışında kalmakta, bu bakımdan en mühim bir mesele olarak her asırda müslümanların dikkatine sunulmuştur. Buna misal olarak aşağıda sayacağım inançlar bidattır ve sapıklıktır: -“islamda mezhep, tarikat, cemaat yoktur!” diye inanarak müntesiplerini dalalete nispet etmek (!)-“Din akılla kesişmez” deyip aklını temel referans sayıp her meseleyi akılla çözeceğine inanmak (!)-“Hadislere gerek yok kuran yeter!” demek-Şefaat olmayacak!” demek.-Allah cennetten görülmeyecek!” demek.-“İnsan ne yapıyorsa onu yapmaya mecburdu o yüzden yapar!” demek-“Allahın bizim gibi eli ayağı oturması kalkması var!” demek-Kuranın manası Allahdan…

Allah’a İmanın Delilleri
ANALİZ , İslam İnancı / 8 Ocak 2021

Allahın yüce Adıyla Birinci delil: Allah’ın varlığına ve birliğine en büyük delil Allah’ın kendisidir. Açıklama: Allahü Teala hazretlerinin öz Zatı Pak-ı Sübhaniyesi bizzat kendi mevcudiyetine ve vahdaniyetine en birinci ve en kuvvetli delildir. Allah şahittir ki Allah vardır ve birdir Ondan başka ilah, ondan gayrı Yaradan yoktur. İkinci delil: Peygamberlerin Allah’tan haber vermesi ikinci büyük delildir ki Allah vardır ve birdir. Açıklama: Sözü sadık ve hal ve tavırları mutedil, ahlakı en güzel olan Salih zatlar Allah’ı dastik ve ikrar ve şehadetleri, Allah’a imanın en kuvvetli delildir. Bu yüksek zümrenin zirvesi olan Yüz binlerce enbiya ve ülül-azm peygamberlerin adil şehadetleri ve yüz binlerce mucizelerle Vahdaniyet-i ilahi’yi isbatları ve milyonlarca asfiya ve evliyanın  şehadetleri ve milyarlarca salih müminlerin itikad ve imanları en kuvvetli birer delillerdir ki Allah vardır ve birdir. O peygamberler ki her ne demişse doğru demişler yemin etmişse yerine getirmişler söz vermişse vefa göstermişler emanete riayet etmişler fakiri vikaye etmiş mazlumu himaye etmişler ve asla yalan söylememişler ve kimseyi aldatmamış ve kimseye haksızlık etmemişler ve herkesin makbulü ve herkesin mahbubu ve sayısız erdemlerin sahibi olmuş o peygamberler Allah’ın vahdaniyetine şahitlik ediyorlarsa bu, vahdaniyetin en kuvvetli bir delili olur. Zira cemiyet bu zatlardan daha ziyade sözüne itimad edecek bir kişi bulamaz….