Allah’ın Yüce Adıyla..
Allah’ın Adına saygısızlık Allah’a saygısızlıktır çünkü Ehli Şünnete göre isim müsemmadan başka değildir.
Dün camide bir vatandaş ölmüşleri hayrına okutma yaptı ve mevlit şekeri dağıttı. Şeker dolu kağıt huni elime ulaştığında ben şok oldum. Ölünün adı yazan etikette bir de Allahın ismi yazılmıştı. Apaçık vaziyette “بسم الله الرحمن الرحيم” yazılıydı. Bu kadar ihmal, bu kadar gaflet olamaz ! Yuh olsun” dedim..

Tabii bir çokları o ihmal ve gafletin ne olduğunu anlamadı. Arkadaşlar buradaki sıkıntı, bu şekeri yiyecek olan çocuklar, adamlar ne yapacaklar ? Elbette boş ambalajı kaldırıp atacaklar! değil mi ? Yani Allah’ın ismini yerlere çöplere atacaklar !
Fetva Büyük Makamdan
1940’lı yıllarda ilk defa İslami(!) bir gazete basılıp gazeteye Allah’ın ayetleri yazılınca Mevlana Ali Haydar Efendi “Allah’ın Ayetlerini gazeteye yazmak küfürdür” demiştir. Çünkü gazetelerin yere atılacağı kesin. Her türlü işte, paketleme, yere serme ve hatta tuvaletlerde kullanılan gazete kağıdına Ayet yazmak Ayete hakarettir. Ve Allah’ın Ayetlerine kasıtlı olarak hakaret etmek tabi ki imanı iptal eder
Ancak esefle müşahede ediyoruz ki bu konuda dindarlar, olmayanlar kadar gafil ve laubali. Görünüşte mütedeyyin sanılan bir ustanın terzihanesine girdim.. doğrusu giremedim kapıda kalakaldım çünkü yerlere paspas çekmiş kuruması için de gazete sermiş. Yazılara basamazdım, onu kapıdan uyardım “mübarek bunları yere nasıl serersin” Dedi ki bu gazeteler bildiğin türden değil bunlar ehli-dünya. Dedim ki “olsun biz hocalarımızdan kağıda basılmadığını öğrendik. Donra onların gazeteleri de olsa Allah’ın ismi olabilir, inşaAllah maşaAllah AbduAllah yazmış olabilirler” Yere eğildim, bir de ne göreyim “Kelime-i Tevhid” hem de Arapça “La ilahe illallah Muhammed Rasulullah” Al işte bak dedim.. Geldi orayı eliyle kesip aldı !
Ehli Dünya dediği gazete bir cenaze haberi için resim koymuş, tabutun üstündeki örtüde Kelimeyi Tevhid apaçık okunuyordu. Orayı yırtıp aldı ama sorun çözüldü mü ? Hayır. Dediğim gibi önlü arkalı binlerce küçük yazılar içerisinde Allah’ın ismi olabilir Peygamberimizin ismi olabilir. Latince yazılı da olsa o Allah’ın ismidir.
Buna karşılık Çarşamba’nın güler yüzlü cömert nalburu Metin abi.. Bakın dükkanın duvarlarına irili ufaklı yüzlerce Allah ismi ile dopdolu. İlk gördüğümde şaşırmış bir o kadar hoşuma gitmişti. Gazetede orada burada her nerede görmüşse Allah yazısını hürmetle kesip almış tazimle yükseğe, duvarlara asmış.. Allah razı olsun.
Dünya ağır šiklet boks şampiyonu Muhammed Ali Amerika’da ünlülerin isimlerinin yazılı olduğu yıldızlar sokağına kendi adını yere yazdırmamış “Ben Allah Rasûlü’nün adını taşıyorum, Muhammed ismi ayaklar altında olamaz” demiştir

O yüzden bizim ecdadımız bırakın üzeri yazılı kağıdı, yazı dahi olmasa kağıdı yere atmazlar, yerde görseler kaldırır, üstüne basmazlarmış “kağıt Allah’ın ilminin yazıldığı mahaldir” diyerek boş kağıda da hürmet ederlermiş. O yüzden Osmanlı oldular o yüzden Cihangir oldular.
İşte Allah’a hürmet ve tazimin gereği ilme tazim ve dolayısıyla kağıda tazim..
Bu kabilden bizler de Hz Şeyhimizden bizzat gördük; Hazret yere atılması muhtemel mektuplara dahi Allah adını 3 nokta rumuzuyla yazar. Ve kağıt peçete türünden hiç bir şeyi temizlikte kullanmaz, helada asla.
O yüzden bizler helada kağıt peçeteyi taharette kullanmayız. Fıkıh buna mekruh der. O yüzden ucuz lokantalarda lavabolarda asılı kağıtlara elimizi kurulamazdık. O yüzden araba yıkamacıda döşeme üstüne paspas gibi serilen kağıtlara razı olmam..
Kuran Sayfalarının Geri Dönüşümü
İzmit yıllarımda muhterem bir zatla epey sohbetim oldu. Şöyle derdi: “Bu tuvalet kağıtlarını kullanmak asla caiz değil. Çünkü Seka Kağıt Fabrikasında çalışan tanıdıklarım var, onlara sordum “size gelen geri dönüşümlerde Kuran oluyor mu ? Oluyor tabii, hem de bir çok. Ne yapıyorsunuz bu Kuran’ları ? Maalesef akıbeti diğer hurda kağıtlarla aynı. Tekrar kazana giriyor ve hamur oluyor. İkinci hamur kağıttan üretilen mamuller bu tür geri dönüşümden üretiliyor” dedi bana. İşte bu peçetelerin içinde mübarek Kuranın mürekkepleri var, ayetlerin maneviyatı var. “Hamur oldu eridi yok oldu!” demeyin. Bak Kurandan bir dua cama veya kağıda yazılsa sonra o yazı suda çözülse sonra hasta o suyu içse şifa oluyor mu ? Evet oluyor. Demek ki Kuran yazıları hamur kazanına girmekle hepten uçup yok olmaz, maneviyatı o hamura işler..” Böyle diyordu Hüseyin efendi.. Allahu a’lem
Bir kitapta gördüm şöyle yazıyordu “Eğer Allah, hakaret edilen, yerlere atılan İsimlerindeki Kutsiyeti çekip almasaydı o bir tek hakaret yüzünden cihan başımıza yıkılırdı”
Yaşanmış Kıssalar:
Ellerindeki kitaplarını sere serpe götüren okul öğrencilerini görünce imam Mahmud Efendi “çocuklar kitaplarınıza hürmet edin yüksek tutun” diye uyarmış. Yanındakiler “Efendim onlar okul kitabı” diyerek önemsiz olduğunu ima etmişler. Hazreti Şeyh “Hayır kitap kitaptır” buyurmuş.
Yerde bulduğu bir kağıda, onda yazılı olan Allahın ismine hürmet ve tazim ettiği için bir ayyaşa Allah tevbe nasib ettiği, ve onu salih kulları arasına kattığı menkibe kitaplarında yazılıdır. “O ki sen bizim ismimizi kaldırdın, biz de senin adını yerden kaldırdık, o ki sen onu temizledin biz de seni günahından temizledik” tebşirlerine mazhar olmuş.
Son söz:
Sahabelerin RA “Kimdir Allah yolunda olan” sorusuna Peygamberimiz efendimiz sas : “Kim Allahın Adı en yüce olsun için savaşıyor, cihad ediyorsa Allah Yolunda olan odur” buyurmuş. [Buhari]
Şu halde Allahın adını yüceltmek evet “Onun ahkam-ı ilâhisini geçerli kılmakla, Şeriatı yaşayıp yaşatmakla”dır. Ancak Allahın mübarek ismi “Allah” lafzını göndere çekmek, tazim maksatlı dağlara taşlara yazmak ve özellikle ayak altına düşürmemek de “yüceltme” davasına dahildir. Bu sebeple Sahabeler RA ellerinin kesilmesine razı olmuşlar da Allahın Adı yazılı sancağın yere düşmesine razı olmamışlar.
Bu yüzden Allahın Adı yücelsin istemeyen, bilakis Onu düşürmek isteyenler “Allah” demeyi yasaklamışlar yerine “Tanrı” demeye inat etmişler. Allahın adını kitaplardan dairelerden okullardan silmişler, yerine kendi kutsadıkları isim ve resimleri koymuşlar..
O yüzden “ben Rabbim olan Allahın adını yüceltme derdindeyim” diyen her Müslüman bir yükseğe, bir araba arkasına isim yazacaksa bu mutlaka “Allahın İsmi” olmalıdır. İşte bu nokta ahir zaman Müslümanlarının en büyük imtihanıdır. Allah sınıyor “Beni seven kim, Şeriatımın düşmanlarını seven kim!?”
Hangi Kitap Okunmaz ?
Yazdığı bir kitabın en başına Allah’ın yüce ismini kasıtlı olarak yazmayan veya bunu unutan kişiler ya marazlıdır ya da gafildir. Bunların kitapları alınmaz ve okunmaz.
“Kişinin fikri neyse zikri de o odur” zira..
İsa Erdoğan, 09.12.2021 istanbul
Yorum Yapılmamış