BİZ NAMAZLARI NEDEN CEM ETMİYORUZ Allah’ın yüce Adıyla “Beş vakit namaz” adı üstünde beş vakitte kılınmak için bize farz edildi. Peygamberimiz ve kıymetli Ashabı beş vakit namazlarını daima 5 vakitte kılmıştır Arafat hariç namazları cem etmemişlerdir. Allah Rasulü’nün bir defa cem ederek kıldığını ifade eden bir hadis (sahabe sözü) evet bizim kitaplarımızda mevcuttur ancak bu söz kendisiyle amel edilecek seviyede yeterli görülmediği için ne Ashab ne de Tabiin ne de Müctehid alimler namazları cem etmeye fetva vermemişler ve ümmet ilk asırdan beri 5 namazı beş vakitte kılmışlardır Elhamdülillah Bir video dolaşıyor internette Türkçe konuşan bir şii/Caferi/alevi eline bizim Sahih-i Müslim hadis kitabını almış “neden biz (aleviler) namazları cem ediyoruz” adında bir video çekmiş. Kitapta geçen İbn Abbas hadisini göstererek “işte bakın namazların cem edilebileceğine dair delil sizin kitaplarınızda da var Rasulullah aleyhisselam dahi cem ederek kılmış” türünden bir şeyler söylüyor. O Şiî aleviyi medyada gören cahillermiz önce bir şaşırıyor.. Sonra hocalara koşuyor “hocam bir cevap verin bir açıklama yapın lütfen!” Madem kendi mezhebine inancın, ilmin bu kadar zayıf ne diye dolanırsın ınstagram’ın facebook’un çöplüklerinde !? Bakın Ehli Sünnet olarak şii topluluklarına siz hiçbir şey anlatamazsınız. yani onlar sizi dinlemezler.. “Bizim alimlerimiz var bizim mollalarımız var biz onları dinleriz” derler.. Ama…
Allah’ın yüce adıyla Soru: Ramazan dışında sabah ezanı imsak saatinde değil yarım saat, belki kırk dakika sonra okunmaktadır. Hâlbuki ezana bakarak hareket eden çok insan var. bunlar sabah henüz olmadı diyerek imsaktan sonra yatsı namazı kılıyorlar. Bunun vebali kime ait olacak !? Cevap, Allah’ın yüce Adıyla.. Diyanetin talimatı güneşten bir saat önce ezan okumaktır. neden ? çünkü bizim insanımız ezanla uyanır abdestini alır camiye gelir. güneşe yarım saat kala da imam efendi farza başlar. ve Hanefi mezhebince müstehap olan vakitte (ortalık ışıdığı saatte) namaz kılınmış olur. Bu doğru bir yaklaşım. İmsak saatinde ezan okunsa namazı da erkenden yani henüz ortalık karanlık iken kılmış olacağız. hanefide bu makbul değildir. Gelelim işin mahzurlarına.. Hani nice insanlar vakte takvime değil ezana bakarak hareket ediyormuş ve buna göre yatsı namazını sabah ezanından az önce kılıyor muş dolayısıyla da vakit çıktıktan sonra namazı kılma durumuna düşüyormuş! Bu yanlış. vaktin son kısmını bilmede ezana göre hareket etmek imkansız. çünkü ezanı duyduğunda vakit bitmiş olacak. şu halde yatsı namazını son vakitte kılmak isteyen mutlaka takvime (cep tlf uygulamasına) bakmak durumundadır. orada da zaten imsak saati net olarak yazılıdır. şu halde ezanın imsaktan yarım saat sonra okunmasının namaza zararı yok. Ezan okunmadan saate bakıp sabah olmuş diyerek namaz…
Soru: Bazı kitaplarda “Allah kaza borcu olanın kılacağı nafile ibadeti kabul etmez, o boşuna yatıp kalkar” yazılıymış. Doğrusu nedir ? CEVAP: Biz İmam Azam Ebu Hanife Radıyallahu Anh’ın tabiileri olarak her hususta kendi imamımıza tabi olacağız ve üzerimizde kaza borcu olsa da revatib sünnetleri mutlaka kılacağız. Bir ibadeti kabul edip etmeyeceğine sadece Allah karar verebilir ve Allah kendi kararlarını bize Kur’an ya da hadisler yoluyla bildirir. Ne Kuran’da ne de hadiste “kazası olandan sünnet kabul etmem” şeklinde bir bildiri yok. Demekki bu beşer sözü. Bazı beşer öyle demişse gam değil, İmam Azam da böyle demiştir : “Sünnetler kılınacak, makbuldür” Bu elbette daha isabetli olandır. Hem şimdilerde o “kazası olan nafile kılamaz” sözü onlarca suistimal edilmektedir. Kılmadığı nice farz namazların kazasını üzerinde dururken bir kişi nafile ile meşgul olamıyorsa başka hiçbir abes işle de meşgul olamaz. Bu kişi oturup video izleyemez, kahve içemez, keyif çayı içemez, farz olan nafakası için çalışması ve yeterli bir uyku dışında devamlı kaza namazı kılması gerekir” demektir. Ama onlar ne yapıyorlar ? her türlü video oyun filim eğlence keyif boş durmalar.. Sonra sıra Rasulullah’ın (salât ve selâm olsun) sünnetini yapmaya gelince “olmaz, kılamam benim üstümde kaza borcu var!?” Yuh. Bu apaçık cürümdür, bu çifte cinayettir !…
Soru: Yatsı namazının ilk sünnetine dair Hadis var mı, birileri yok” diyorlar. Eğer yoksa bizler Dinimizi yaşama konusunda nasıl hareket etmeliyiz ? CEVAP: Bizler -müslümanların avamı- dinimizi hadislerden ayetlerden değil İslam Müctehitlerinin hazırladığı fıkıh ve ilmihal kitaplarından öğrenebiliriz. Dini yaşantımızı belirlemede meseleyi Kuran ve Hadise yükseltmek müctehitin işidir. Müctehit alimler işin mutfak kısmını 1000 sene önce tamamladılar ve bizlere hazır sofralar halinde sundular. Bu itibarla Fıkıh ve ilmihal kitaplarına müracaat ettiğimizde yatsı namazı öncesinde 4 rekat gayri müekked bir sünnet namazı olduğunu görmekteyiz. Gayri müekked sünnet demek müstehab demektir. Müstehab ise yapılırsa sevap olan yapılmazsa kınama dahi olmayan güzel ameldir. İslam alimleri Dinin kaynaklarında bu manayı tespit etmişler ki “var” diye kitaba yazmışlar. Rasulullahın asrına en yakın çağlarda, İslam Şeriatının hükümferman olduğu, ilim amel ihlas ve takvanın zirve olduğu bir dönemde yaşamış koskoca müctehit alimlerin bir sünnet için “var” demesi, onlardan bin sene sonra gelen, demokrasi, cehalet, bilgi kirliliği, dünyacılık, bencillik, fikir bulanıklığı, niyet bozukluğu hastalıklarının hüküm sürdüğü laik bir toplumda ortaya çıkan avamların “yok” demesinden çok daha güçlü ve sözleri çok daha itibara şayandır.. O derece ki mukayese dahi edilemez ! Peki bu müctehitler yatsının müekked olmayan ilk sünneti için “var” demeleri neye dayanmaktadır ? İşin bu kısmını doğrusu…
21.04.2019 – Salih Koçak: Hocam, Şeriatta Müslümanı öldüren kafirin cezası nedir ? “hidayete erebilir” diye öldürülmez diyorlar bu doğru mudur ? – Isa Hoca Cevaplıyor: Şeriatta bunun cezası idamdır. Yakalandığı an ile idam edileceği an arasında dine girip canını cehennemden kurtarmaya fırsatı vardır. Ancak bu ihtidası canını Şeriatın kılıcından kurtarmaz. Meğer ki maktulün velisi onu affetmiş ola.. Veli affederse canı bağışlanmıştır 22.04.2019 – Yalçın Özkan: hocam, baba anne “torunum ilim sahibi oldu” sevinci ile cemaat olmuş, buluğa ermemiş çocuk imamlık yaparak namaz kılmışlardır. Kıldıkları namazların hükmü nedir? – Isa Hoca Cevaplıyor: Buluğa ermemiş çocuk Hanefide yetişkinlere imam olması caiz değil. Iade gerekir. 22.04.2019 – Allahın Kulu: Gün içerısinde evde temizlık veya başka şeylerle meşgul olurken Tv den Bakara suresi yada Cüz açıyorum başında oturup dinlemiyorum ama kulağım hep orada..Başında oturup dinlemediğim için sormak istedim bu günah olur mu? – Isa Hoca Cevaplıyor: Caiz. Çünkü kasıtlı bir saygısızlık söz konusu değil. Bilâkis Kuranı sevmek var.. 22.04.2019 – Bir mümin: hocam 80 bin lira borcu olan biri fitre vermesi gerekiyor mu ? – Isa Hoca Cevaplıyor: Hayır. Fitreyi zekat verecek kişiler verir. Zekat alabilecek olanlar da alır. 22.04.2019 – Abdullah Akbudak: hocam saç ektirmek caiz mi hükmü nedir ? – Isa Hoca…
Allahın ismiyle.. Soru: Abdestte kullanılmış su “necis” olduğu gerekçesiyle Abdest önlüğü kullanmak hakkında ne dersiniz? “Bidat” diyenler var, cevabınız nedir ? Önlüğün Kurandan Delili: “Ve elbiseni temiz tut” Müddessir:4 Abdest önlüğü kullanmanın Sünnetten delili: “..kim şüpheliden kaçınırsa ancak o zaman dinini ve şerefini korumuş olur..” Buhari-Müslim Cevap: Abdestte kullanılmış suya kesin “necis” demiyoruz, ancak “Necis olabilir” diyoruz. Çünkü Imam Azam o suya necis demiştir1 Şimdi eğer o su necis ise, demekki elbiseye sıçraması namaz için sakıncalı. Sahabelerin R.Ahm bu zamanda olduğu gibi yüksek lavabo ve tazyikli muslukları yoktu, Onlar abdesti yere çömelerek ve gayet itina ile alıyorlardı.. Bu da bir korunma şeklidir. Bu asırda ise lavabolar ve tazyikle su akıtan musluklar kullanıyoruz. Bu yeni abdest aletleri yeni tedbirler almayı da beraberinde getirmiştir. ve işte takva bir cemaat o müstamel sudan korunmak için önlük kullanmayı tercih etmişlerdir. Sahabenin yerde itina ile abdest alması ile önlük kullanmak arasındaki ilişki ortak hedef/illet’e hizmet etmesidir yani o sudan (mâ-i müsta’melden) korunmaktır. Dolasıyıyla önlük islamda var olan bir gayeye hizmet ettiği cihetiyle bidat değil, müstehap olur. Tıpkı sesi daha uzağa ulaştırmak için namazda ezanda hoparlör kullanmak gibi. Sesi uzağa ulaştırmak islamın hedefidir.. eskiden dama çıkmak bunun aracı iken şimdi ise hoparlör kullanmak bir araçtır. Gaye…
Hanefi Fıkhında Teravih Namazında 1 Selam ile Kaç Rekat Kılınabilir? Meselesi Kaynak Eser: Mebsut, Şemsul Eimme Imam Serahsi r.a Terc: isa bin Yahya Er. ğufiralehuma 1] Teravih namazının 1 selamla 6 rekat veya 8 rekat kılınması.. Bu konuda mutekaddim ulema ile muteahhir ulema arasında ihtilaf oldu. 2] Mütekaddim ulema aralarında ihtilaf.. Imam Muhammed ile Imam Ebu Yusuf arasında olan ihtilaftır.. Ve mustehap rekat sayısı hakkındadır ki o (en fazla) 4 rekattır. Zira nafilelerde 4’den fazla kılmak mustahsen değildir. 3] imam Ebu Hanife rahimehullah nezdinde ise ihtilaf bir selamla caiz olabilecek rekat sayısı hakkında vakidir. Bu sayı Imama göre (camiussağir rivayetinde) en fazla 6 rekattır. (kitabussalat rivayetinde ise) 8 rekattır. 4] Eğer adam beş oturuşta 10 rekatı 1 tek selam ile kılarsa Imam Azamdan şaz bir rivayete göre mekruh olmakla beraber caizdir. Mekruh çünkü bu açık/galip fetvalara aykırıdır. 5] Bir selam ve tek oturuş ile 4 rekat toplu kılma konusu.. Kaideye göre bu caiz olmasa gerekir… 6] (Teravih namazının müstehap şekilde kılınışı hakkında Hanefi uleması) 2 rekatta 1 selam dediler. Çünkü bu bedene daha çok rahatlık (revh) verir (Revh; teravih kökünden) Yoplumun katıldığı ibadetlerde kolay olan tercih edilir zira. Ancak daha zor olanı daha efdaldir.” Mebsut, Imam Serahsi (Şamile) SONUÇ: Bu açıklamalara…
_ Satılan mal kendine ait olmak (borcu ödenmemiş malı satamaz) _ İslama göre satılabilir nesne olmak (organ, kan, domuz, insan olmaz) _ Mal satıcının elinde mevcut olmak (önce satış yapıp sonra mal tedarikine gidemez) _ Satış akti bir meclis içinde olmak _ Malın fiyatı satış anında belirli olmak _ Satıştan sonra mal veya fiyata değişiklik yapmamak _ Kusurlu malın kusurunu bildirmek, bilinmeyen bir kusurdan ötürü iadeyi kabul etmek. _ Yalan söylememek, olmayan vasfıyla malı övmemek. _ Müşteriyi aldatmamak, bilgisizliğinden yararlanmak suretiyle aşırı fiyattan satmamak Görüldüğü üzere malın satışı için belli bir kar oranı tayin edilmiş değildir. yuzde 100 kar ile de satabilir yeter ki müşteriyi aldatmıyor, bilgisizliğini kullanmıyor olsun. Yani sattığı fiyat piyasada makul bir fiyat ise caizdir yüzde yüz de olsa.
Allahın Adıyla Fitre ramazan ayı içinde oruçların kabulu hataların keffareti Allaha şükür için fakire verilen bir sadakadır. “Fitre verilmeden oruçlar Allaha yükseltilmez semada askıda kalır.” Buyuruyor Allah rasulü sas _Kurban kesebilen fitre de verir. _Zekat alabilen fitre de alır. _Bayram namazı öncesinde verilmiş olmalıdır. _Ailede kaç kişi varsa o kadar fitre verilir. Aile reisi herkes için verir. _Reşit olan aile fertleri için veriyorsa haber vermelidir senin fitreni veriyorum demelidir. _Fitre miktarı fakirin bir günlük yiyeceğini karşılayacak miktardir. Bu sene 15 lira olarak tespit edildi. Daha fazla verilirse iyi olur. _Para yerine kumanya verilirse olur. Elbise eşya vs olmaz _Fidye miktarı ile fitre miktarı aynıdır.
18 12 2015, 21:54 – Cihat: Hocam namazı bilerek kazaya bırakmanın hükmü nedir? CEVAP : قال رسول الله صلى الله عليه و سلم من فاته صلاةُ العصر فكانما وُتر اهلُه ومالُه Allah Rasulu buyurdu sas Kim ikindi namazını kaçırırsa bütün ailesini, malı mülkünü kaybetmiş kadar zarar eder. 19 12 2015, 15:17 – ENES: Selamun aleykum hocam namazda imam kiraatte takıldığında yanindaki kişiyi imamı düzeltmesi için dürten kişinin durumu nedir. Namazi bozulur mu? CEVAP : Ve aleykümselam Muhtemelen hareketi yesire ile yapmış olacağından bozulmaz. Ve dahi sebep lizatihi namaz olduğu için.. 19 12 2015, 18:04 – Serkan: Hocam bir polis veya asker nöbet esnasında vakit namazını kaçıracak kadar uzun nöbet tutsa fakat etrafında nöbeti devr alacak kimsede bulunmasa nöbete ara verip namaza dursa bu durumdada belkide insanların Canlarına mal olma ihtimali olduğundan namazı kazaya bırakabilirmi? CEVAP : Namazı hiç bir şekilde kazaya bırakmaya müsade yok. Ancak nöbetçi ise ve düşman korkusu varsa düşmanın geleceği yöne doğru namazını kılar (kıbleden muaf olarak) Secde ve ruku ile.. Bu da çok tehlikeli.. imkan yoksa ayakta ima ile kılar, kılmalıdır 19 12 2015, 19:56 – Ercument: İki isimli olan çocuğa ezan verilirken kulağına iki ismin de okunması gerekir mi? yoksa kullanacağı,ona seslenilecek ismi mi söylemek…
Allahın Yüce Adıyla Soru: yemek yerken konuşmak sünnetmidir, yemekte olan diğer sünnetler nelerdir ? Cevap: evet yemek anında konuşmak sünnettir. Şöyle ki yemek anında sukut etmek mecusi adetidir. Onlara benzememek için güzel faydalı şeyler konuşmalıdır. En azından hal hatır sorulur, sukut bozulmuş olur. Aşağıda ki ibarede son zaman Hanefi muctehitlerinden Ibni Abidin ra yemeğin sünnetlerini şöyle sayıyor _Başında Allahın adını anmak; bismillah demek _Sonunda Allaha hamd ve şükür etmek; Elhamdülillah demek _Başında elleri yıka, fakirliği giderir _Sonunda elleri yıka berekettir _Başında elleri kurulama, sonda kurula. _Başta yıkamada öncelik gençlerin sonunda yaşlının. Bizim örfte başında da yaşlı öne alınır tazim için. _ Başında ve sonunda tuz al. 70 derde devadır _Önünden ye -ortasından değil- (ortak kaptan ye) Bir kaba uzanan el ne kadar çok olursa o kadar bereketli olur. Hadis _Aynı yerden ye, çorba ise.. _Farklı yerden alabilirsin meyve gibi farklı yiyecekler ise.. _Sol dizi yay sağ dizi dikerek yerde otur. _Çok sıcak yeme _Sesli üfleme _ Sukut durma, mecusiyle benzeşme zira bu mekruhtur, iyilik konuş. _Tabağı ve parmakları peçeteye silmeden yala/ ekmekle güzelce sıyır, böyle yapan için ‘tabak senin için istiğfar eder beni şeytandan kurtardığın gibi Allah seni ateşten kurtarsın’ der. Hadis _Kırıntıları topla _Ekmek sofraya geldi ise ona hurmeten…
ALLAH’IN YÜCE ADIYLA.. 28 11 2015, 20:00 – Fethat Fenerci: S. Aleyküm hocam annem ve kayınvalidemi umreye gondermek niyetindeyim ikisini yalnız gonderebilirmiyim başında benim gitmem gerekir mi ? CEVAP : Allaha ve ahiret gününe iman etmiş bir kadın için üç gün üç gecelik yola mahremiz gitmesi helal olmaz. Hadisine nazaran alimlerimiz 90 km yi geçen yola kadınların mahremsiz gitmesini caiz görmediler. Farz olan Hacc ile nafile olan umre de aynıdır. 28 11 2015, 20:45 – D Abdulkadir: S.a.hocam 5 sene evvel birine 5000 tl borc verdim o zaman dolar karsiligi 3700 dolardi simdi ben yani para enflasyon karsisinda alim degeri dustu simdi bu adam parayi tl olark getirse bize itiraz hakki dogar mi ? CEVAP : Ticaretten kaynaklanan alacaklarda vadeyi aşan sürede alacaklı zarar etse tazmin-i zarar’a gönül rahatlığı ile gider. Yani gecikmeden doğan zararı altın kuruyla hesap edip ödetebilir. Ancak ‘karzı hasen’ diye tabir edilen borç verme durumunda süre esasen geçersiz olduğundan ve maksat ticaret değil ahiret sevabı olduğundan zarara peşin bir rıza vardır ve aşırı bir zarar -paranın pul olması gibi- bir zarar ve maduriyet olmadığı sürece zararı ödetme yoluna gitmek muvafık değildir. Soru: Bir kadın zengin ise ve Hacc farz olduysa ama mahremi yoksa Hacca gidebilir mi ? CEVAP :…
8 12 2015, 23:53 – A SAMET: Hocam, Nişanliyim nişanlımın ailesi düğünün çalgılı olması konusunda ısrar ediyorlar. Ben kesinlikle reddettim olmaz dedim ama onlarda diğer türlüsüne olmaz diyorlar. Bana sundukları teklif ‘takın takılsın sen ve eşin çıkın salondan. Kalanlar çalgili bi şekilde düğüne devam etsinler.’ 9 12 2015, 10:06 – Nevzat: Hocam üstü kapalı suya okunduğu zaman faydası olurmu yoksa açık olarak mı okumak lazım CEVAP: Nefes suya isabet etmelidir 10 12 2015, 14:55 – AYKUT: Hocam namaz esnasında birisi Güler ise abdest bozulur namazı bozulur durumuna göre bugün namazda bir arkadaşımız takkesi düşünce hırıltı gibi bir ses çıktı gülücük yapmadı bu durumda abdest bozulur mu CEVAP : Hırıltı dediğin şey belli ki dışarıdan duyulmuş bunu çıkaran kendisi daha iyi bilir güldü.. ise abdest namaz bozulmuş 10 12 2015, 21:38 – A SAMET Edrne: Hocam kisinin uzerine bir damla kan damlasa onunla namaz olurmu. 10 12 2015, 21:40 – 0532 775 8311: Namaz Olur. Bozacak miktar değil 10 12 2015, 21:45 – Cihat Almanya: Hocam namazdayken tebessüm etsen ses cikmadan namaza mani olurmu CEVAP: Kulağı ile duyduğu nefesli veya sesli bir gülme olmadıkça tebessüm namazı bozmaz 11 12 2015, 07:51 – D Serkan Pilot: Hocam bir camide vakit namazı kamet getirilip…
Allahın Adıyla 19 11 2015, 12:47 – A SAMET Edrne: Hocam biri var alevi hanefi mezhebine girmek istiyorum ne yapmam lazim diye soruyo CEVAP: Gusul abdesti alsin, İki rekat namaz kılsın ve dua etsin ve Allahım niyet ettim imam azam efendimizin mezhebine uymaya sen kabul eyle desin. Bundan sonra hanefi islam ilmihali satın alsın ve okusun onunla amel etsin, tamamdır. 20 11 2015, 18:46 – Abdullah: Hocam ezanı minareden okumuyoruz, minarenin merdiveninin başında okuyoruz peki bazen okuyanlar caminin içerisinden okuyorlar Mikrofonun kablosu uzun olduğu için adabı aykırı bir durum var mı burda? CEVAP: Ezanı okurken sünnet olan açık alanda ve yüksek bir yere çıkıp oradan okumak.. Maksat sesi en uzağa ulaştırmak. Bu olmadıktan sonra minarenin dibi ile caminin içi musavi. Bana kalırsa camide okumayı tercih ederim hiç olmazsa karşında insan olur. Minarenin dibinde daracık hücrede kendi kendine bağırmaktan iyidir. 21 11 2015, 07:41 – .ENES: Birine hediye edilen bir esya, hediye edilen kisi vefat ettikten sonra kimseye sormadan geri alinabilir mi. Karsiligunda bissey alinmamis CEVAP:Ölüm hibeden dönmeye manidir. Mal varislerin olmuştur 21 11 2015, 11:36 – Osman Ates: hocam peki ölmemiş olsaydı durum ne olurdu, hediyeyi geri istese hediye sahibi vermese ne olur ? CEVAP: Mekruh olmakla beraber kişi hibesinden dönebilir yani karşılıksız…