İskenderpaşa Camiinde Cuma namazı

Bismillah elhamdülillah İskenderpaşa Cemaati Bugün cuma namazını İskender Paşa camiimde kıldım. Caminin adı olan İskenderpaşa, İsmailağa gibi bir cemaate, bir Tarikata da isim olmuş durumda. Mehmet Zahid Kotku Hazretlerinin müridlerine o yüzden İskenderpaşa cemaati denir. O hazretin ve akabinde halifesi olan Mahmut Esad Coşan hocanın manevi mirası olan bu mübarek mekanın yaşatılması İstanbul ve Türkiye için çok önemli.  Mehmet Zahid Efendi Hz son asrın ulu kametlerinden ve Türkiye yakın tarihi üzerinde önemli etkileri olan, ve nice siyasilerin ve akademisyenlerin hakka yönelmesine vesile olmuş, ilim-amel-ihlas eksenli Nakşibendilik geleneğinin ehemmiyetli bir mümessili Bir namaz vaktinde geldiğimde İskenderpaşa camiini nispeten ıssız görmüş ve üzülmüştüm. Bunun sebepleri üzerinde düşünmek lazım, en önemli sebebi galiba yaşayan canlı bir şeyhin camide/tekkede olmayışı demiştim.. Canlı şeyh o yüzden çok önemli.. Cuma Namazı Bugün cuma namazında İskenderpaşa camii çok şükür doluydu. Cumaya 15 dakika kala camiye girmiş oldum. bir hoca mihrapta cemaate vaaz ediyordu, önünde açık bir hadis kitabı vardı sanırım Ramuz el-ehadis ” bu onların zorunlu ders kitabı mahiyetinde. ve anhu..” ile başlayan bir hadis okudu ve geriye bakarak o aynı ravi kim görmek istedi. “Cennetin etrafı nefsin hoşlanmadığı şeylerle, cehennemin etrafı ise hoşlandığı şehvetlerle çevrildi” hadisini okudu. Konuşmasının bir yerinde Zahid efendiye atıfta bulundu. vaaz sonunda…

Tespihi Cemaat halinde Çekmek Bidat mı ?

Allahın Yüce Adıyla Özet: Müezzinin sünnet olan zikirleri ilan etmesinde “Sübhanallaaaaah..” demesinde bir beis yoktur. Cemaatin bu ilanlara uyarak aynı anda sübhanallah Elhamdülillah Allahu ekber” demesinde bir sakınca yoktur. Müezzinin bu ilanları sesli yapması ise müstehaptır, Evet “aslolan namaz sonrası tesbihi herkes kendi yapması, lakin birlikte yapmakta da kuvvet var” demiştir islam alimleri. Yani bidat sayılmaz Necati Koçkesen hocanın meseleye yaklaşım biçimi vahabice! Bunların tezi : Rasulullah sas yapmadı ise bidattır! Bidatın geçerli tanımı bu değil halbuki.  Bu yaklaşıma göre: tesbih aleti kullanmak bidat, yere seccade sermek bidat! camide nafile namaz kılmak bidat ! ölüye Kuran Fatiha okumak bidat! minare bidat! medrese yapmak bidat ! türbe bidat ! fıkıh hadis tefsir kitabı tedvin etmek bidat ! sela okumak bidat ! kandil geceleri bidat ! tarikat bidat..! Necati hocanın isabete yakın durduğu nokta, “Bidatın sağlaması bir sünneti kaldırıyor olması” İmam Rabbani bunun için şu örneği verir; “Dil ile niyet nasıl çirkin bidat olduğunu anlayın ki değil bir sünneti, hatta farzı iptal ediyor.. dille telaffuz, kalple namaza hazır olma farzını yok ediyor” der İmam Rabbani ra Necati K. de “müezzin Allahumme entesselaam..” çekerken cemaat susuyor söylemiyor, susarak o sünneti ihmal ediyor. Demek ki müezzinin komut vermesi bidat !” hatalı yargısına varıyor CEVAP:…

Bayrampaşa’dan Bir Müftü Geçti: İzzet Şener Hocaefendi

Bismillahi.. Resimdeki zat, İzzet Şener hoca efendi. Emektar Bayrampaşa müftüsü. Benim ilk müftüm. Medrese hocalarının imtihanla camilere yerleştirildiği o yıl ilçesine en fazla medrese hocası alabilmek için büyük camilerin kapalı olan ikinci kadrolarını açtı. Bu kontenjan üzerine Bayrampaşa Bilali Habeşi camiine yerleştim. 9 molla olmuştuk. İzzet hoca bizi topladı benim bir hayalim vardı dedi şimdi siz onu gerçekleştireceksiniz dedi. Burada sizinle Beyzavi Tefsiri okuyacağız” dedi. Ve müftülükte Müftü İzzet hocanın kütüphaneye çevirdiği odasında Beyzavi okumaya başladık. Dersi sırayla okuyorduk. Tani Beyzavi demir leblebi.. mütalaa etmeden mümkün değil. Mütalaa için şerh lazım o da bende yok.. .şöyle bir ikram oldu; Kağıthanede imam olan bir arkadaşım elinde devasa boyutta kalın 4 cilt kitapla bana geldi.. İsa Hoca bu kitapları sana hediye ediyorum ben bunları ne okuyabilirim ne anlayabilirim dedi. Baktım.. tam da bana lazım olan Beydavi şerhi “Şeyhzade” Subhanallah! Dile bende ne dilersen demek isterdim lakin gücüm yetmez. Hasılı İzzet Hoca sanki hasbelkader müftü olmuş bir ilim ve gönül adamıydı. Onun babası, Mahmud Efendi Hz’nin ilk halka has müridanından Hilmi efendi idi. Oğlunu önce hafız yapmış sonra medresede okutmuş Şeriat ilimleri ve tarikat sırlarıyla mücehhez etmişti zzet Hoca dışarıdan derslerini vererek önce imam, sonra müftü olmuştu. Müftülük vazifesi boyunca İslami hizmetlere dini…

Sahte Gelin | imam nikahı

Allah’ın yüce Adıyla Yalancı gelin gerçek soygun ve imam nikahı! Haber resimde, Adanalı gidiyor Bodrum’da bir avratla önce flört ediyor sonra yavuklu hamile kalmış evlenmek istiyor, kadın yeni boşanan 10 ay doldurmadan evlenemez kanununa takılıyor bunlar da soluğu imamın odasında alıyorlar. İmam nikahı oluyor ve pırr kadın düğün için kendisine takılan bütün altınları alıp kaçıyor..   Tahlil Analiz Yorum ve Tavsiye Benzer bir dolandırılma hadisesi çevremde bir arkadaşın başından geçince haber ilgimi çekti. Demekki bu işler çoğaldı. Çare Hükümet nikahı olmadan kesinlikle imam nikahı kıymamak. 2. Çare: asla flört yoluyla evlenmeye kalkışmamak, düğün öncesi karı koca ilişkisi asla yaşamamak.. Allah’ın belası ve cezası boşuna değil Bakın herifler flört ediyor kırıtıyor nikahsız ilişki yaşıyor.. işi toparlamak imama düşüyor! Kadın düğün yalanıyla altınları koluna takıp toz oluyor.. Bak imam efendi bu kabak senin başına patlar. devlet nikah kıymıyor sana mı düştü nikahı kıymak!! Tamam laik devletin bir çok kanunu Şeriata aykırı. Ancak bazı kararları çok yerinde, bin yıllık devlet tecrübesinin sonuçları Allah’ın şeriatında kocasından boşanan bir kadın 3 dönem (ay) iddet bekler, Eğer hamile olmadığı belli olursa bundan (3ay) sonra evlenebilir. Bu 3 ay içerisinde hamile olduğu anlaşılırsa o çocuk önceki kocasına aittir ve onu doğurmadan evlenemez. Tc kanunu bu bekleme (iddet)…

Şeyh Said Kıyamı ve Şeyh Kıyımı

Bismillahirrahmanirrahim  “Sevgili Dostlarım, aşağıdaki yazıyı ibretle okumanızı tavsiye ediyorum ———————————————— Yavuz Bülent BAKİLER ve Hasip YILANLIOĞLU : HATIRALAR 1925-1930 yıllarında Kastamonulu Hasib Efendinin dilinden o günleri bir dinleyelim: “…O, 1925’li, 1930’lu yıllar korkunç yıllardı. Allah bize bir daha öyle yıllar, öyle günler göstermesin! 1925 yılında ben, 15-16 yaşlarımdaydım. Kur’an’ı çoktan hıfzetmiştim. O yıllardı Kastamonu’da Benli Sultan Şeyhi Nurettin Karasu Efendi vardı. Şeyh Efendi, beni ve hafız-ı kelam olan Ömer Aköz’ü alarak İstanbul’a götürdü. O zamanlar, Kelâmî Dergâhı, Topkapı’da, Çapa Kız Muallim Mektebi karşısındaki sokaklardan birindeydi. Beni Kelâmi Dergâhı Şeyhi Erbilli Mehmed Esat Efendi Hz’ne teslim ettiler. M. Esat Efendi, Irak Türklerindendi. Seksen yaşının üzerinde bir âlim adamdı. Arapçası, Farsçası mükemmeldi. Nakşibendi tarikatına mensuptu. Onun, imâ yoluyla olsun siyasî meselelere girdiğini, şu veya bu siyasî kişi hakkında şöyle veya böyle konuştuğunu hiç duymadım. Siyasetle kıl kadar ilgisi yoktu. Said-i Nursî Hz’ni de ben o Kelâmî Dergâhında tanıdım. Esad Efendiye gelir-gider, Onu can kulağıyla dinlerdi. Kelâmî Dergâhında benim gibi yirmi kişi daha vardı. Hoca Efendiden Arapça-Farsça yanında, fıkıh, kelâm, sarf, nahiv, tecvid gibi dersler de görüyorduk. Dergâha gireli daha bir yıl bile olmadan Şeyh Said ayaklanması başlamasın mı? Esad Efendi üzüntüden ne yapacağını şaşırdı. Bir gün beni yanına çağırdı: “Oğlum, dedi İslamın sancılı…

Cuma Hutbesi: Sahte Hocalar !

Allah’ın Yüce Adıyla.. Diyanet’in Hutbesi : Gaybın Bilgisi Allah’a aittir 21 Şubat 25 tarihli cuma Hutbesinin konusu büyü, fal, cincilik, gaygdan haber verme ve kutsal değerleri istismar idi.  Hutbe epey ses getirdi, bir kesim ciddi anlamda sevindi bir kesim ise üzüldü. Aslında bu hutbe Diyanetin bildik o mülayim kucaklayıcı tarzından çok farklıydı. Çünkü yaraya dokunuyor iddialı ve etkiliydi.  Hutbe okundu geçti ancak yankıları hala devam ediyor. Büyü fal cincilik ve gayıptan haber verme konularında hiç kimsenin itiraz edeceği bir şey yok. Ancak iki konu “Okuyarak tedavi etmeye ufürükçülük denmesi ve Peygamberimizin saçı sakalı ile bereketlenmeyi inkar etme bunu yapmaya bidat denmesi özellikle Tarikat tasavvuf ehlini rahatsız etmiştir.  Hutbeye hüsnü zanla yaklaşanlar ilgili ifadeleri “kutsal değerleri istismar edenler, saç sakalı taraftar toplama, müşteri çoğaltma aracı edenlerin kınanması şeklinde okumuşlar ve hutbede ciddi bir sıkıntı görmemişlerdir. Hutbenin eleştirilen bir diğer yönü ise Okuyarak tedavi olmayı inkar eder tutumu oldu.  Bu tarz okuyucular için “kendi hastalıklarına şifa veremiyorlar nerde başkasına şifa verecekler ufürükçü bunlar” denmesi hadis-i şeriflerle sabit olan okuyarak tedavi etmeyi inkar ettiği gerekçesiyle tenkit edilmiştir  Hutbenin Peygamber Efendimizin saçı sakalı ile bereketlenme hakkında “bidat” denmesi, okuyarak tedavi etmeyi reddetmesi isabetli bulunmamış bunların sahabenin hayatında varlığına delillerle hutbeye reddiyeler yapılmıştır  Hutbenin bu…

Namazları Neden Cem Etmiyoruz ?

BİZ NAMAZLARI NEDEN CEM ETMİYORUZ Allah’ın yüce Adıyla  Beş vakit namaz, adı üstünde beş vakitte kılınmak için bize farz edildi. Allah Rasulü ve yüce Ashabı beş vakit namazı daima 5 vakitte kılmıştır Arafat hariç namazları cem etmemişlerdir.  Allah Rasulünün bir defa cem ederek kıldığını ifade eden bir hadis (sahabe sözü) evet bizim kitaplarımızda mevcuttur ancak bu söz kendisiyle amel edilecek seviyede yeterli görülmediği için ne Ashab ne de Tabiin ne de Müctehid alimler namazları cem etmeye fetva vermemişler ve ümmet ilk asırdan beri 5 namazı beş vakitte kılmışlardır Elhamdülillah  Bir video dolaşıyor internette Türkçe konuşan bir şii/Caferi/alevi eline bizim Sahih-i Müslim hadis kitabını almış “neden biz (aleviler) namazları cem ediyoruz” adında bir video çekmiş. Kitapta geçen İbn Abbas hadisini göstererek “işte bakın namazların cem edilebileceğine dair delil sizin kitaplarınızda da var Rasulullah aleyhisselam dahi cem ederek kılmış” türünden bir şeyler söylüyor. O Şiî aleviyi medyada gören cahillermiz önce bir sarsılıyor.. Sonra hocalara koşuyor “hocam nolur cevap verin nolur açıklama yapın biz çok fena afalladık!!” Madem imanın ilmin bu kadar zayıf ne diye dolanırsın ınstagram’ın Facebook’un çöplüklerinde !? Bakın ehli sünnet olarak şii topluluklarına siz hiçbir şey anlatamazsınız. Onlar sizi dinlemezler.. “Bizim alimlerimiz var bizim mollalarımız var biz onları dinleriz” derler…..

Kıyametin 3 Alameti ve 3 Anekdot

Bismillahirrahmanirrahim Bu sabah cami sohbetinin mevzuu Kıyamet alametlerinden “ilim kaldırılacak cehalet yerleşecek, içki şarap içilecek, zina açıkça görülecek” hadisi üzerine idi Hadis-i şerif Buhari:  قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : إنَّ مِن أشْراطِ السّاعَةِ: أنْ يُرْفَعَ العِلْمُ ويَثْبُتَ الجَهْلُ، ويُشْرَبَ الخَمْرُ، ويَظْهَرَ الزِّنا. الراوي: أنس بن مالك، صحيح البخاري Bu hadisi ibretamiz kılan husus ilim hakkındaki o nebevî ihbar; 1. Kıyamet alameti “Bir zaman gelecek ilim/bilgi yok olacak, cehalet dünyayı kaplayacak.. Burada Rasulullah Efendimizin haber verdiği ilim ne tür ilimdir ? Onların bilim dediği mi ? Hâlbuki dünya gözüyle bilim-teknik yok olacak gibi görünmüyor, bilakis git gide ilerliyor. Makro teknoloji mikro teknoloji.. tır kadar bilgisayar kol saatine girdi, kuantum çağına geçiş yapıldı, süpersonik füzeler, güneşi taklit eden güneş füzyonları ve robotizm yapay zeka teknolojileri teknik ilimler günden güne ilerliyor.. Demekki “yok olacak kalkacak, herkes cahil kalacak” denilen ilim, dünyalık bilim ve teknoloji değil. Anlaşıldı ki yeryüzünden kalkacak ilim: ŞERİAT ilimleridir yani MEDRESE EĞİTİMİ. O yüzden “Her mahalleye Medrese mutlaka açmalıyız. Her mümin şeriat ilimleri tahsili mutlaka yapmalı..” demektedir Mahmud Ef. Hz 2. Alamet ve mefsedet “zina gözle görülecek, bu denli yaygın ve insanlar hayvanlar gibi azgın ve ahlaksız olacak” Son zamanlarda bazı fasıkların alenen zina öncüsü fiilleri toplum…

Çocuk Ağzını Cami Anahtarıyla Aç!

Allah’ın yüce Adıyla Hani şu Instagram’da meşhur olan video.. “Konuşamayan veya kekeleyen çocukların tutukluğunu açan Cami anahtarı videosu..! Cahil bir kadın video çekmiş internete koymuş “Konuşamayan çocukların ağzını Cami Hocasına götürün o hangi duaları okuyacağını biliyor caminin dış kapı anahtarı ile çocuğunuzun ağız kilidini açsın..” diyor. Bu Instagram videosu üzerinden şu ana kadar bana iki kadın geldi yanlarında birer çocuk “Hocam bu çocuğum konuşamıyor siz bunun ağzını açar mısınız? Bereket versin bana da o videoyu gösterdiler de olaydan haberim var. İnstagram’da mı gördünüz diye sordum? Evet dediler Tabii “ben bilmiyorum” veya “yok öyle bir şey” demedim. Cahil laf anlamaz. Hem Kur’an şifadır. “Otursun çocuk şurada okuyayım” dedim ve şifa ayetlerini, Fatiha-i şerif’eyi okudum.. Sonra hocalarla bunu istişare ettik. Var mı böyle bir şey bilen? Okumak dua etmek tamam neyse de, Cami anahtarını çocuğun ağzına sokup açıyor gibi çevirmek de neyin nesi ? Bunu kim uydurdu hanginiz icat etti? Baktım bir tane hoca bile bundan haberi yok, kimse bilmiyor.. Cami hocalarının işi değil. İnsan bir işin peşine düşsün yeter ki.. Allah o sırrı ona açıyor ..ve Cami kapısının anahtarı ile konuşamayan çocuğun ağzını açmak yortusu kime aitmiş, kim uydurmuş bize nereden gelmiş sonunda ortaya çıktı ! İşte resme bakın bunlardan gelmiş…

Din Adamlarını Eleştiri ve Özeleştiri
DİN HİZMETİ - CAMİ , Diyanet / 23 Kasım 2024

Allahın yüce adıyla Biz de kendimizi eleştirmeliyiz. Mahmud efendi hazretlerine bir hoca geldi “insanlar benim hakkımda şöyle diyorlar” diye şikayetlendi.  Şeyh efendi kalbini işaret ederek “sen buraya bak. Burada sıkıntı yoksa milletin ne dediğine aldırma” buyurdu. Bu itibarla.. biz, bize yapılan tenkitler noktasında kendi içimize yönelip kendimizi sorgulamalıyız. Bu tenkitlerin ne kadarı haklı, ne kadarı bende var ? Ne kadarı haksız..? Eğer vicdanımız rahtasa zaten eleştiriler dokunmaz vız gelir. Ama rahat değilse o zaman yaraya parmak sokmuş gibi acıtır. Bu durumda parmak sokana da darılırız belki.. Ama ârif kişi “söyleyene değil söyletene bak” şuuruyla eksiğini telafi etme yoluna gitmelidir Geçen gün bir sohbet çıkışı dernek yerinde (B.S.D) hizmet ekibiyle çay içiyoruz, aralarında bir sofi benim de imam olduğundan zühul ederek başladı imamları eleştirmeye “Hem dinden geçinirler hem dini mübin-i islama hizmet etmezler” gibi laf etti. Ben savunma refleksiyle topu karşı kaleye atmaya çalıştım “işi imamlara yıkıp kendimiz kenara çekilmeyelim. Her mümin dinin görevlisidir” dedim. Ama onların geçimi maaşı din üzerinden dedi.. ve golu doksandan çaktı! Aslında bu tarz eleştiriler piyasada oldukça yaygın. Belki bunun yolunu Üstad Kadir Mısıroğlu açtı apaçık videosu var “Bu imamların çoğu eğer maaş almasınlar camiye bile gelmezler” derdi. Benzer şekile Metin Balkanlıoğlu hoca merhum da meslektaşlarını…

Diyanet Akademi

Bismillahirrahmanirrahim  Reis Aday imamlar Akademisi mezuniyet töreninde konuştu. En yüksek perdeden şeriat müdafaası yaptı. Şeriat düşmanlığı yapmak ile din düşmanlığı özünde aynı şey olduğunu vurguladı. Allah güç kuvvet basiret cesaret ihsan eylesin.. Diyanet Aday imamlar Akademisi  Gelelim bu akademi nedir ne değildir meselesine.. Geçen sene itibariyle Diyanet Teşkilatında imam müezzin olarak görev almak isteyen herkes bu akademiye girmek zorunda. ister imam Hatip mezunu ve Hafız olsun, ister ilahiyat fakültesi mezunu olsun bütün adaylar ilave olarak bir yıllık DİYANET Akademi adı verilen bir kursta -yatılı olarak- okumak zorunda artık. Bu akademiye girmek için üç sınavı (KPSS ve DHBTS ve mülakat) başarıyla geçmek durumunda olduğu gibi akademi sonunda yine yazılı ve sözlü mülakatı geçebilmeli. Yani artık Din hizmetlerinde maaş aslanın ağzında. aslanın pençesinden görev bilgi ve liyakat gücüyle alınacaksa eyvallah Ancak bu akademi adındaki bir yıllık yatılı kamp ve önünde arkasında yapılan mülakat adı verilen o eleme mekanizmaları yandaş yoldaş seçmeye, tipini beğenmedim geniş pantolonunu takkeni sakalını beğenmedim türünden ideolojik ayrımcılıklara sebep olacaksa.. buraya bir soru işareti koymamız lazım. Geçen sene bir kardeşimiz Medrese eğitimi almış arapça ilmi eserleri kaynağında okuyacak eğitimi var, edepli terbiyeli öz güvene sahip imam hatip lisesi diploması var hafızlık var ilahiyat önlisans diploması var DGS sınavını geçmiş…

Cami Merkezli Eğitim

Allahın yüce Adıyla.. İbrâhim peygamber oğlu İsmail’i Kabe’nin yanına yerleştirdi, henüz küçücükken “Namazı dosdoğru kılsınlar” için, Allah’ını seven sayan itaat eden bir kul olsunlar diye.. “Ben hidayet önderiyim benim yanımda olur bu iş” demeksizin, Allah’ın evini, onun civarını tercih ederekten. Peki, muradına erdi mi ? Elbette Neticede o çocuk bir peygamber oldu, onun evladı da Peygamber oldu, onun zürriyeti -Muhammed as- da peygamber oldu. Demek ki evladını ‘nereye niçin’ yerleştirdiğin çok önemli. Bu derde “Namazı dosdoğru kılsınlar..” derdine sahip olmak çok önemli İmran’ın hanımı dünyada sahip olduğu tek varlığını biricik yavrusunu daha doğmamışken Allah yoluna nezretti. Onu -diğer kıblemiz- Mescidi Aksaya adadı. Bu erkek çocukların işiydi ama o kız doğurdu.. üzüldü ama Allah onu kabul etmişti bir kere.. Bütün teamüllere zıt şekilde bir kız Mescidi Aksaya alındı.. daha küçücükken. Anne şefkatinden alınıp Allah’ın merhametine teslim edildi. Allah emanetleri zayi etmez. o kız Hz Meryem oldu “..bütün âlemlerin kadınları üstüne seçkin..” kılındı. O, Ruhullah Hz İsa peygamberin annesi oldu. Bunu annesi Al-i İmran’ın fedakarlığına borçluydu Sahabiler, ümmetin ilk yatılı talebeleri O yüzden Allah evinin gölgesi, cami civarı çok bereketlidir, çünkü “..etrafını mübarek kıldık..” o yüzden Allah Rasulü sas eğitim faaliyetini cami içinde Allah’ın rahmeti bereketi içinde gerçektirdi. O yüzden Rasulullah’ın yatılı…

ABD ılımlı İslam Planı ve Raporu PDF

Allah’ın Yüce Adıyla.. ABD dinimizi bozmak için “Çağdaş İslam” (contemporary Islam) raporu hazırlatmış sene 2003’te. Bunun için neler yapılmalı” sorusu altında bulunan bazı başlıklar şöyle Kur’an hakkında şüpheler oluşturmalı Hadisler hakkında şüpheler oluşturmalı Modern kişileri İslam din önderi sıfatıyla ön plana çıkarmalı..!” demişler. Bu tarz modern hocaları desteklemeli (fonlammalı)  vs.. İsrail’de “Telaviv İslam Üniversitesi” nin bulunması uzun yıllardır Ümmetin kafasını kurcalamış, genel öğrencş alınmına kapalı ve mossad kontrolünde faaliyet yapan bu üniversiteyi kurmakla “amaç ne olabilir” sorusu bu raporla aslında açıklığa kavuşmuştur Fasıkların şimdiye kadar tespit edilen ifsat çabaları: Kuran yeter” sloganıyla hadislerin dindeki konumunu inkar etmek Hadislerin peygamber asrından çok sonra yazıldığı iddiasıyla güvenirliğine gölge düşürmek Hadissiz bir islam inşa etmeye çalışarak islamın içini boşaltmak Müctehit alimlere, mezhep imamlarına olan güveni sarsarak müminlerin mezhebe bağlılıklarını zayıflatmak vs..   Bu raporla haricî ellerin dokunamadığı MEDRESE EĞİTİMİNİN önemi tekrar anlaşılmış oldu. Vaktiyle hepsini çözmüş ve yıllardır bunlarla mücadele ediyoruz. Dinin safiyetini korumak için cihad edenlere ne mutlu Rapora karşı Rapor İslam’ın safiyetini muhafaza için neler yapmalı? Ehli Sünnet alimlerin beyan ettiği İslam Akaidinden kıl kadar ayrılmamalı. Her mahallede medrese açmalı, bütün mahalleye oradan din eğitimi vermel. Hoca dinlerken, kitap okurken çok seçici olmalı, Ehli Sünnete aykırı bir tek fikri görüşü olanın…

Ümmetle Arasına Duvar Örenler

Allah’ın yüce Adıyla  Sabah çocukları medreseye götürürken radyoyu açtım, baktım Abdulmetin Hocam merhum konuşuyor… Ama ne konuşuyor mübarek ağzından bal akıyor.. Aklımda kaldığı kadar: “Çocuklarınızla ilgilenin. ailenizle ilgilenin. Bunun için tatile mi gideceksiniz bunu ibadet sayın. umreye mi gideceksiniz grupla gitmeyi birakin ailecek gidin. 24 saatinizi birlikte geçirin onları tanıyın. arkadaşları çocuklarınızı sizden iyi tanıyor ben de dahil. çocuklarınızı holivut patentli kilise tandasli çizgifilmlerin eline terk etmeyin. çocuklar sizin ama birileri onları sizin elinizden öyle bir alır ki.. onlarla gönül bağları kurun. vazgeçilmez olun. “annem ne der sonra.. babam üzülür ama” diyecekleri bir konuma gelin üzüntünüzü dahi hesap edecekleri bir mevkiniz olsun onların dünyasında Eşinizle iyi geçin hanımınızı kazanın kocanızı kazanın. Mübarek hoca efendi sözüdür şöyle derdi “bu insanın kendine ettiğini gavur yapamaz” siz kendinize ettiğiniz zararı düşman size edemez. Adem as o yasak ağaçtan yeyince hatasını anladı ağlamaktan cennet sel oldu ancak bu onu oradan çıkmaktan kurtaramadı. işlenen hatanın sonucunu hep birlikte çektiler çekmekteyiz.. Bir anlık öfkene mağlub olursan o yuvan dağılır Allah eşini senden alır başkasının eline verir onun da hevesi geçer her iş olur sonra onu boşarsa sen de defolu olarak geri almak durumunda kalırsın.. ne gerek vardı alttan alsaydın tamam sen haklısın canım deseydin.. Arkadaşlar bana…

Yaşlı Hafızlar İCAZETNAME Aldılar

Bismillahirrahmanirrahim Kıymetli dostum Davut hoca kardeşim bir davet gönderdi.. “İcazetname” merasimi varmış. Kimin diye merak ettim meğer kendi icazetnamesiymiş.. Bu ilginçti.. adam 47 yaşında.. Demekki oluyormuş.. Azim yaş dinlemiyormuş. Bunu yazmaya değer buldum  Yer Mehmet Ağa camii, Çarşamba Fatih İcazetname merasimleri bizim için hayatın en önemli anlarından İmam Mahmud Efendi Hazretlerini bir açılış var diye götürürler.. Meğer dükkan açılışı imiş. Hz imam sağına bakar, soluna bakar dünya için koşturan insanlar görür.. çok darlanır “Benim burada ne işim var ! Ben de sandım bir medrese açılışı, bir icazetname.. Beni buraya neden getirdiniz!?” der ve kalkıp gider Bizler Medrese cami ortamlarında, müminler arasında rahat ederiz. İcazetname merasimleri bizler için düğün dernekten sevimlidir. Kur’an’ın garip kaldığı şu zamanda bu tür merasimlere iştirak bizim için Kur’an’a hizmet, Kur’an ehline destek manası taşır. Bu şuur ve niyetle gideriz, Yanımızda ailelerimizi çocuklarımızı da götürür onların da heveslenmesini, o feyzden istifade etmesini, yapılacak dualardan nasiplenmelerini isteriz Bir çok icazet merasimine iştirak ettik Kimi talebelerimiz Medresede İslami ilimler eğitimini tamamlamışlar “hocalık” icazeti almıştı. Kimi yavrularımız koskoca Kuran’ı azîmüşşanı ezberlemiş yutmuş “Hafızlık” icazeti almışlardı.. Ancak bu İcazet merasimi diğerlerinen farklı idi. Burada önemli bir fark vardı ki her konuşmacı bu farka mutlaka değindi, böylesi bir icazete ilk defa iştirak…

Sert Vaaz ve Münafıkların uzaklaşması

Allah’ın yüce Adıyla Filenin sırtlanları üzerinden yorum ve değerlendirmeler devam etmekte. Bir vaiz kürsüden bunları “açık” oldukları için eleştirmiş ve güya cemaatten bu vaaza tepki gösteren bir iki kişi camiyi terk etmiş..” Konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? 1) Vaiz hocayı tebrik ediyorum. cemaatin böyle tepki vereceğini hesap etmemiştir. bundan sonra benzer tepkilerin olacağını bile bile Hakkı ve doğruyu yine söyleyebiliyorsa işte o zaman bu vaiz eli öpülecek bir vaizdir.. Hakkı ve hakikati işittiğinde hocaya tepki gösteren bu kişilerin camiyi terk edecek kadar rahatsız edilmeleri, hocanın buna vesile olması yerinde bir harekettir, Kur’an ahlakına uygundur. Çünkü yüce Allah Tebuk seferine münafıkların katılmasını istememiş, onları geri bırakarak müminler içinde bozgunculuk fitne çıkarmalarına mani olmuştur. [Tevbe:46,47] Keza yüce Allah gecenin iki karanlığında iki zor namazı emrederek münafıkların sabah yatsı camisine gelmelerini zorlaştırmıştır. Yine hazreti Kur’an münafıklarla mücadelede “onlara asla taviz verilmemesini onlara karşı sert ve katı olunmasını” emretmektedir [Tevbe:73, Tahrim:9] { یَـٰۤأَیُّهَا ٱلنَّبِیُّ جَـٰهِدِ ٱلۡكُفَّارَ وَٱلۡمُنَـٰفِقِینَ وَٱغۡلُظۡ عَلَیۡهِمۡۚ وَمَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِیرُ } Ey Peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla savaş. Onlara karşı katı ol. Onların varacakları yer cehennemdir ve orası ne kötü bir yerdir. [Tevbe suresi: 73] Şüphesiz insanlar kendisine karşı sert ve katı olanı dinlemek istemez ve orayı terk eder. Şu halde bazı münafıkların Camiyi-cemaati…

Mahmut Bıyıklı nın Köşe Yazısını Tenkit

Allah’ın yüce Adıyla Yazıyı bir vaiz arkadaşım tavsiye etti “şuna bir bak” dedi. Linki tıkladım Yeni Akit sayfasından okudum. Uzun bir yazı. tavsiye olduğu için baştan sona okudum.. Yazarımız Mahmud Bıyıklı kaht-ı rical’den şikayet ediyor. şuna benzer ifadeler kullanıyor “Önceleri bundan 30-40 yıl önce İstanbul’da ilmiyle İrfanıyla insanlara bir feyz bir Hidayet nefesi sunan nice adamlar vardı nice hakiki âlimler etkili yetkili hocalar vardı.. Şimdi ise hepsinin yeri boşalmış ve geriye insanların hoca diye dinlediği yutub fenomenleri kalmış. ağzı bozuk üslubu hatalı yaparken yıkan İslam’dan bahsederken soğutan yutup şovmenleri.. kala kala bunlara kaldık..!” Kaht-ı rical’den müşteki olmak güzel olumlu bir şey.. Her devirde benzer serzenişler olmuştur. Ancak bu zamanda hakiki irşad ehli bulmak gerçekten zor.. Sonra yazarımız Mahmut Bıyıklı bir önceki dönemde mevcut ulu kametleri bir bir sayıyor “Hâlbuki önceleri hakiki hocalar vaaz ederdi. Sultanahmet ten Edirnekapıya yürüdüğünüzde Filan filan Hocaları bulurdunuz..” diyor. işte kendi ifadeleri: Fatih camii’nden çıkıp Edirnekapı’ya doğru giden bir kimse ilk olarak uğrayacağı cami hangisidir ? Elbette ismailağa camii. Fatih camii’nden Edirnekapıya yürüyen bir kimse en çok neyle karşılaşacaktır ? dikkatini ne çekecektir ? Tabi ki başlarına sarık, nurlu yüzlerinde sakal ve sırtlarında çarşaf olan büyüklü küçüklü yüzlerce hakiki müminlere.. Ancak yazarımız Fatih camii’nden sonra Edirnekapı’ya…

Diyanet Medrese Mi Açıyor?
ANALİZ , DİN HİZMETİ - CAMİ , Diyanet / 17 Ağustos 2023

Allah’ın yüce Adıyla Diyanet işleri başkanlığı eğitim dairesinin aldığı yeni karar çerçevesinde Arapça Tefsir Hadis Fıkıh Kelam eğitimi almak isteyen vatandaşlar bunu Diyanet kurslarında alabilecek..” Haber görselde görüldüğü üzere böyle. Kıymetli ilim ehli, medreseli hocalar talebeler Bu konudaki düşünceleriniz nedir? Diyanet sizce buna neden gerek duydu ? Ne oranda başarılı olabilir? Bunun diğer gönüllü eğitim veren kurumlara (medreseye) etkisi ne olabilir ?  Benim düşüncem: Bismillahirrahmanirrahim  Diyanet bu hareketiyle kanımca cemaat ve Tarikatların elindeki potansiyeli kullanmak istiyor. Yani  medreselerde okumaya devam eden, devlet okulları yerine Medreseleri tercih eden gençleri oralardan çekmek istiyor.. Neden böyle görüyorum ? Çünkü Diyanet teşkilatı bir devlet kurumudur ve devlet bu ilimleri İmam-Hatip okullarında ve ilahiyat Fakültelerinde zaten vermekte ! Bu çağrı “iman hatip ve ilahiyat öğrencileri, bırakın okulu Diyanet kursuna gelin” demek olmadığına göre, doğrudan Medrese talebesine yöneliktir. Yani hedef kitle halkın açtığı Medreseli gençler. “madem ki sen imam hatip ve ilahiyatlarda verilen din eğitimini beğenmiyorsun, alternatif kurslara gitmek istiyorsun bana gel ben senin her ihtiyacını karşılarım..” denmiş oluyor. Yani devlet “benden yine bana kaçacaksın başkasına gidemezsin!” diyor 15 temmuz sonrası devletin Reaksiyoner tutumu bütün tarikat ve cemaatleri pasifize etmek, en azından örgütsel gücünü kırıp zayıflatmak olduğunu yakinen biliyoruz. Bu gaye dahilinde 4-6 yaş Kur’an kursu…

Yaz Kuran Kursunda Sevdirme Odaklı Eğitimi İrdeleme

Allah’ın yüce Adıyla.. “Cami yaz Kur’an kurslarında çocuklara daha ziyade camiyi Kuran’ı sevdirme odaklı eğitim vermeli”  görüşü üzerine:  çocuklara somut bir fayda vermediğiniz zaman anne babalar cami dışında arayışlara giriyor ve talebe sayısında düşüş yaşanıyor. mesela benim Bayrampaşa bilal’i Habeşi camii’ne mücavir derneğim vardı. dernekte bizim Medrese hocaları okutuyordu. camiye gelen talebe kadar dernek te yükünü almıştı ve paralı olduğu halde. bunun sebebi burası daha iyi okutur daha iyi öğretir düşüncesi. yani aslında “camide bir şey öğrenemez” önyargısı bu duruma sevk ediyor Veli bakıyor, çocuk Kuran’ı okumayı öğrenmiş mi namaz sürelerini öğrenmiş mi namaz kılmayı kamet okumayı 32 farzı öğrenmiş mi.. Eğer cevap hayır ise sen istediğin kadar “biz sevdirmeye yönelik eğitim vermekteyiz” de.. öğrenciyi göndermez. camide sayının düşük olma bir sebebi bu Aynı sorun hafızlık kurslarında da var. Şimdi bir kurs, sözde öğrenciyi sevdirme yıldırmama ilkesi üzere hareket ediyor. anne babalar dinliyorum şikayetçiler. hafızlık zayıf ağız gevşek talim mahreç zayıf oldu çocuk zayi oldu.. diyorlar. buna karşılık hocalar var sert ciddi prensipli.. bir tek boşa müsamahaları yok.. evet çocuk başta sızlanıyor nazlaniyor ama büyüdüğünde rahmet okuyacak. hocamızdan Allah razı olsun onun ciddiyeti sayesinde iyi konumdayım diyecek bu yazdıklarım hiç birisi afaki değil hepsi yaşanmış tecrübe edilmiş şeyler bizim medreselerde…

Diyanet Yurtdışı Din Görevlisi Sınavı
DİN HİZMETİ - CAMİ , Diyanet / 25 Haziran 2023

Allahın Yüce Adıyla Diyanet personeli imam müezzin vaiz murakıp Kurs Öğreticisi müdür müftü.. bütün kademelerde memurların talip olduğu görevlerden biri de yurt dışı imamlık görevidir. İmamlık diyorum çünkü Yurt dışında açılan camilerde olan ihtiyaç sadece imamlık oluyor. Buradan da imamlığın ne kadar önemli ve faziletli bir görev olduğu anlaşılmıştır.  Aşağıda 2023 yılı yurt dışı uzun süreli görevli seçme sınavı ile ilgili bilgiler: YURT DIŞINDA GÖREVLENDİRİLECEK DİN GÖREVLİLERİNİ SEÇME SINAVI DUYURUSU Başkanlığımızca yurt dışında görevlendirilmek üzere aşağıdaki tabloda belirtilen kontenjan dâhilinde sınavla din görevlisi seçilecektir. Görevlendirme süresi 1 (bir) yıl olup başarılı olunması halinde her defasında birer yıl olmak üzere en fazla 5 (beş) yıla kadar uzatılabilecektir. GRUP ÜLKELER DİL BİLGİLERİ YDS/ YÖKDİL KONTENJAN SAYISI Erkek Kadın 1.GRUP Avrupa Birliği Ülkeleri, ABD, Avustralya, Kanada İngilizce Fransızca *Hollandaca 35 80 – Almanya **Almanca 40 120 20 İsviçre ***Almanca, Fransızca 45 6 – Grup Ülkelerde Geçerli Vize, İkamet İzni ve Vatandaşlık Belgesi bulunanlar – 30 5 2.GRUP Avrasya Ülkeleri Arnavutça/Makedonca – 10 Bulgarca – 10 Boşnakça/Sırpça/Hırvatça – 5 Rusça 35 5 Kazakça/Kırgızca – 5 Arapça 35 5 İngilizce 35 5 Hüsn-i Tilavet (Tashih-i Huruf) kursunu tamamlamış olanlar – 10 Aşere-i Takrib Mezunu olanlar – 10 En az iki yıllık dinî yükseköğrenim mezunu olanlar…