Sarık Cübbeye Karşı Çıkanlar

Soru: Hocam beş vakit namaz kıldığı halde sarık ve cübbeye karşı olan kişinin durumu nedir ? Cevap. Allah’ın yüce Adıyla.. “Ameller niyete göredir” Fasık ve münafıkların neden karşı olduğu açıktır, onlar İslam’la İslam’a dair olan herşeyle kavgalılar. Onlar Allah’ın düşmanlarıdır. Bes vakit namaz kılan bir müslüman ise sarığa cübbeye neden karşı olabilir? Sarık cübbe Rasulullah’ın kıyafeti iken yüz binlerce alimler evliyalar imamlar bu kıyafeti bayrak gibi taşımışken..? Bu kişiler niyet ve maksadını gözden geçirmelidir, Eğer niyeti salih değilse düzeltmeli ve tevbe etmelidir Camide sarık Cübbe ile namaz kılan bir Müslüman gördüklerinde genelde şu sebeplerden karşı oldukları görülmektedir: 1) Sarık cübbe âlimlerin seyyidlerin kıyafetidir, herkes bunu kuşanamaz, kuşanmamalı” Cevap: Evet alimler, fazıl kişiler toplum içinde temeyyüz etmelidir ta ki insanlar kime tabi olacağını bilsin. Ancak bunun yordamı İslami kıyafeti âlimlere has kılıp, umum halkı frenk giysisi içine mahkum etmek değildir. Böylesi bir mahkumiyetin delili yoktur. Doğrusu alimler daha büyük sarık, daha geniş ve uzun cübbe giyerler avam ise kısa ve nispeten dar cübbe ve bir iki dolamlık hafif sarık sararlar ve böylece fark belirgin olur 2) Sarık cübbe giymeye ehil değilsiniz, hatalı işlerle bu kıyafete laf ve leke getiriyorsunuz” Cevap: Suç şahsidir. Bir kimsenin işlediği bir kabahat bir zümreye mal edilemez….

Kabe’de Tavaf ve Karma Eğitim

Allah’ın yüce Adıyla.. Kadın erkek karışık yaşamak, arada bir engel bir perde olmamak nefsi emmarenin öteden beri arzusudur. Ancak ne var ki bunun yeri cennettir. Şeriat buna dünyada musade etmez. Şeriat kadınları ayrı erkekleri ayrı ortamda tutar. Şeriatın bu kuralını delmek ve karışık eğitime bahane bulmak için şeytan akıl verir ; “Kabede bile erkek kadın karışık tavaf ediyor, bu zamanda eğitimde haremlik selamlık sevdası da neyin nesi’ deyin” demiş. Allah bu şeytanlığı Kuran’da reddeder : “Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar” (Nur:30) “Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.” (Nur:31 Yani Kabe’de bile olsak yabancı kadınlara karşı gözler neredeyse yumuk olmalı. Okulda, sınıfta kapalı gözlerle ders olmayacağına göre demekki kız-erkek karışık eğitime İslam’da fetva çıkmaz, günahtır, haramdır. Konunun şeytanla alakası şu ayeti kerimede açıklandı: “Üzerine Allah adı anılmayanlardan yemeyin. (Allah’ın adıyla başlamayan kitapları da okumayın) Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.” Enam:121. Allah her daim doğru söyler. Allah’ın bir yasağını (kızları dikizlemek) yine Allah’ın bir emri (Kabeyi tavaf etmek) ile delmeye çalışmak ancak şeytanın aklına gelebilirdi. Konuyla alakalı ilmi/aklî cevabımız : >> İslâm’da aslolan kadın ile erkeğin ayrı…

Vahabi / Selefi / Harici !

Allahın El-Mümin” İsmi bereketiyle.. Kendine “selefi” diyen tekfirci hariciler malumunuz hepimize şirk kâfir tükrüğü tükürürler, ve bu tükürük gerisin geri suratlarına şlap diye yapışır. Ne diyor bunlar ? “TC içinde görev mi aldın imam müftü mü oldun oy mu verdin? Kâfir oldun ! “Haşa! Allah Teala bizzat bu tekfircileri yalanlıyor. Şöyleki ; Kuran’da “mümin” nişanı verilen tek bahtiyar, Firavun hükümetinde görev almış bir kişidir. [Mü’min:28]. “Ben tanrıyım” diyecek kadar azgın bir gavurun sarayında ve devletinde (danışman olarak) görev yapan ve imanını gizleyen adama Allah “mümin adam” diyorken.. Bu vahabi sefeli tayfa ne yapıyorlar, tam tersini ! Apaçık mümin olanlara ‘kâfir’ diyorlar ve o küfürle aslında kendilerini damgalıyorlar. selefi mi, vahabi mi ? Sakın bu haricilere selefi demeyiniz. Selefi demek selef’in yolundan giden demek. Selef Sahabelerdir, İmam Azam, imam Şafidir. Bu anlamda selefi olan, selef’in yolunda giden biziz. Çünkü sahabeler ve imamlar Kıble Ehlini asla tekfir etmediler, müminin canını malını ırzını helal saymadılar. Ama selefi etiketini çalıp üstüne takanlara bakın, kâfirin davrandığı gibi müminlere davranırlar; Müslümanın canını malını ırzını helal sayar fırsat bulsa talan ederler.. Yakın tarihte İbni Abdülvehhab’ın yaptığı gibi. Osmanlı’nın zayıflamasını fırsat bilip Hicazda büyük bir soygun, talan ve yağma yapmıştı. O yüzden bunlara vahabi denir (bir h ile) ve…

Bilime Uymayan Efsane Hadis !

Allah’ın yüce Adıyla B-ilime uymuyor diyerek nice nebevî Hadisleri inkar eden ve Allah dostlarının kerametlerini reddedenlere sorarım şu hadis hakkında ne dersiniz ? Mezhebiniz bunu da inkar etmeyi gerektirir zira :  Allah eski ümmetlerden salih bir zata öyle üstün meziyetler vermiş ki.. rüzgara emreder dilediği yöne estirirmiş, o rüzgara biner istediği yere zahmetsiz gidermiş, hayvanları, uçan kaçan kuşları hatta görünmez cinleri şeytanları emrine amade etmiş, bunlarla konuşur dillerini anlar istediği her ağır işi yaptırırmış.. Yüksek muhkem binalar, saraylar inşa ettirir, denize daldırır, inci mercan çıkarttırırmış..  Bu zatın öyle yardımcıları varmış ki göz açıp kapayıncaya kadar uzak memleketlere gider devasa ağır eşyaları anında alır getirirlermiş?  Bu zat öyle bir mülk ve saltanata nail olmuş ki tüm dünyaya sultan olmuş.. insanlara cinlere şeytanlara hayvanlara rüzgarlara ve yeryüzü hazinelerine hakim olmuş..”  Ne dersiniz bu hadis/menkıbe hakkında ?  Herhalde modernist ilahiyatçı bu hadisi “B-ilime uymuyor, cin kuş rüzgar kimsenin emrine girmez” diyerek inkar edecek..!  Vahabi sefeliler ise “bu kişiyi ilah yapmışlar.. şirk şurk!” diyerek onlar da bu menkıbeleri inkar edecektir..!  Ancak bu anlatı ne bir kul sözü, de ne uyduruk bir masal ! Bu Allah’ın ayetleriyle sabit Allah’ın peygamberi Hz. Süleyman Aleyhisselam ! İsa Erdoğan

Allah Hak Tarikata Nasıl Yardım Eder ?

Sual: Hak Tarikatı gözden düşürmek, insanları Allah Dostlarından koparmak için içimize salınan şeyh kılığındaki yılanların başından geçen taciz tecavüz vakalarını nasıl yorumluyorsunuz ? Bu tacizler oyunun bir parçası mı yoksa program dışı mı olmakta ? Cevap: Allahın Adıyla.. Çok mühim bir hususa temas ettiniz. Evet şeytanın partisi insanların Allah dostlarına olan teveccühünü kanun zoruyla, tekke ve tarikatları kapatarak kıramayınca yeni arayışlara girdiler. Sahte şyehler ortaya sürüp bunları parlatmak meşhur etmek, ve aksine hakiki meşayıhı ise iftira ve kara propagandayla levm etmek yolu.! Ancak gerçek Şeyh Efendiler ve müridleri dünyada Allah’ın ordusudur Allah ordusu galip gelir mağlub olmaz. [Saffat:173] Allah kendisine (dinine) yardım eden bu hak Tarikatlara mutlaka yardım edecektir ve nitekim sahte olanların foyasını ortaya çıkarmak suretiyle yardımını göndermektedir. Bu zokayı yutmuş ilk etapta en az 4 şey-h tan aklıma geliyor.. daha nicesi vardır  Bunlardan biri Ali Kalkancı, Müslüm Gündüz diğeri Fatih bi-Nurullah ve İskenderos evrenos keferos.. İlk ikisinin adının çıktığı karı ilgili mihrakların bizzat eğitip olta ucunda gönderdiği bir yem. Demekki miatları dolmuş. Son ikisi ise program dışı vuku bulmuş, mahza mekr-i ilahi. Dünyada taklidini yapmak en zor kişi Allah Dostlarıdır. Bu fasık herifler kim.. Allah Dostu gibi görünmek kim..! Filmini bile çekerken sırıtıyorlar, rol üzerlerine oturmuyor. Suratları bir…

Ateist müşrik midir ?

SORU: Şirk Allah’ın asla affetmeyeceği tek günah. “..Gerisini dilediğimden affederim..” (Nisa:48 ve 116) Şirk: Allah’a başkasını ortak etmek. Yani birden fazla ilahlar tanımaktır. ateist ise -sözde- hiç ilah tanımıyor ki birden fazla ilah tanımış olsun! Buna göre ateist-deist-agnoist kişiler teknik olarak müşrik sayılmazlar..!? Bu durumda aff ihtimali kapsamına girmiş oluyorlar mı !? Yani, Ateist müşrik midir ? Cevap: Allahın yüce Adıyla.. Evet, ateist müşriktir. Hem de en katmerlisinden. Bu itibarla ateist en şiddetli azaba çarpılacak ve asla cehennem ateşinden çıkmayacak.. ateist müşriktir çünkü..  ateiste sorsan “Yeri göğü kim var etti ? insanı var eden, yaşatan, öldüren kimdir ? Alacağın cevap her ne ise, işte ateistin tanrısı odur. Bunların cevabı “Allah” olmayacağına göre ateist müşriktir. Burada onları müşrik yapan şey Allaha ait sıfat ve fiilleri başkasına izafe etmeleridir. Yani “İyha, Hkalq, İmate, İbda, Terzîq’ gibi ilahlık sıfatlarını Allahtan başkasına yakıştırmaları onları müşrik yapmaktadır. Bu başka şeye ister bilim dsinler ister tabiat ister evren desinler.. fark etmez, bunlar Allah önünde müşriktirler. Soru “deist” müşrik midir ? Cevap: Evet deist de müşriktir. Deist bir Tanrıya inandığını itiraf edip, Tanrının aleme karışmadığını iddia eden ve Dini, Peygamberi ve Allah’ın kitaplarını inkar eden kafir kişidir. Deist de müşriktir çünkü aklını, nefsani hevasını kendine tanrı edinerek…

Avuntu Sus Payı
ANALİZ , EĞİTİM , Genel , Tahkikat / 6 Şubat 2022

Allah’ın yüce Adıyla.. “..Bana malla mı imdad edeceksiniz (…) Bu hediyelerinizle ancak siz sevinir (avunur) sunuz” Neml:36 Avuntu hastalığı nedir ? “Suriye’de donmak üzere olan fakir insanlara 10 lira yardım göndermek için 70*2 ye sms gönder..” Avuntu bu sms’i gönderip gönül rahatlığıyla sıcacık evinde yatmaktır. “10 lirayla ben görevimi yaptım” duygusuna kapılmaktır avuntu. “Herkes on lira gönderse 10×80 milyon, 800 milyon eder! Bir ailenin kömür ihtiyacı 2000 lira olsa bu parayla 40 bin fakir ailenin ihtiyacı görülür” felsefesi de avuntuyu besleyen, muhtemel bir vicdan sızlamasında sızıyı gideren pansumandır. Bunun gibi nice avuntularımız vardır Allah bilir.. Allah bilir, kula da hissettirir. İşte görüp hissettiğimiz bazı avuntu örnekleri :  • Camiden çıkarken dilenciye attığımız 1 lirayla ben sadakamı verdim” deyişimiz • Kur’an Kursundan gelen görevliye bir çay parası, 5 lira verip “ben hayrımı yaptım” deyişimiz • Seneden seneye tertip ettikleri bir mevlüt merasimi ile dağıttıkları bir lokma ile biz bu sene kulluk görevimizi de yaptık hayır hasenatımızı da yaptık demeleri • Yazdan yaza çocuğunu camiye gönderip ben çocuğuma dini eğitimini verdim” demektir. okul dersleri bahanesiyle bir sene boyunca ne eline bir Kur’an tutturur, ne de bir defa daha camiye gönderir. Çünkü kırık dökük Yaz kursu onu avutmuştur. • Üç beş vakit camiye…

Rasulullah İle Doğrudan Görüşen El-Hadimi

Allahın yüce Adıyla.. “2. Mektup: 7 Nisan 1953, Faziletkar bir huzura, Büyük üstadımız efendimiz Ebu’l Ula beyefendi Hazretleri müsaade-i fadînalerini istirham ederek kıymetli vaktinizi işgal edeceğim. İlk defa huzurda ders takrir eden 4. dedem Ebu Said el-Hadimi merhum hakkında bu mektubumda yazdığım hikayeyi yüksek affınıza sığınarak bir malumat kabilinden olmak üzere arza mücaseret eyledim. Hammer[*] tarihinde Resmi Efendi tarihine atfen yazdığı sütunda 16 Asrın başından 18 asır ortalarına kadar geçen vakıaları anlatırken 1. Mahmud devrinde Kızlarağası olan Hacı Beşir Ağa için Haremeynin en büyük mensabında bulunmuş olan 37. Darüssaade Ağası Beşir Ağa diye bahseder [203] Hacı Beşir Ağa Hicaz’da bulunduğu sırada Medine-i Münevverenin Harem ağlığı vazifesinde de bulunmuştu bir gün padişah Birinci Mahmut RhA ile mülakatı esnasında padişah “Hacı Beşir Ağa, Harem-i Şerif’te ne kadar kaldığını bu kadar müddet zarfında harikulade ne gibi hallere muttali olabildiğini” sual edince Hacı Beşir Ağa “Harem-i Şerif’te geçirdiğim bu kadar müddet zarfında fevkalâde olarak 3 hale muttali oldum” der ve bu üç halden birisini şöyle anlatır: “Ravza-i Mutahhara’daki Cibril kapısı gecenin seher vaktinde yakın bir zamanda aralanırdı, gireni anlamak ve tecessüs etmek isterdim fakat vücuduma arız olan rehavet ve durgunluk neticesi içeri giren zatın kim olduğuna muttali olamıyordum. Bir gece yine Cibril kapısı açıldı….

Dokuz Eylülden Cihat Kısa Küfürleri

Allahın Yüce Adıyla . Not: buradaki değerlendirme internette yayılan ses kaydına göredir. “Kayıtta montajlama var” diyorlarsa aslını yayımlamak onlara aittir. . Dr Cihat Kısa adlı ilahiyatçı derste anlatıyor; “Benî İsrail içinde bir kadın zina etmiş Yahudiler Hz İsaya baskı yapmışlar onu recm et Yahudi Şeriatını uygula diye.. Hz İsa’nın canı sıkılmış, bunu yapmak istemiyormuş çünkü. Nihayet demiş “tamam yapacağım ama ilk taşı içinizde kim günahsız ise o atacak!” Herkes elindeki taşını yere düşürmüş.. Yaşlı bir kadın hariç. O atmış taşı ama isabet ettirememiş. Bir taş daha atmış. O da isabet etmemiş ! Yerden bir taş daha alınca Hz İsa “anne yeter artık” demiş “Ben küçükken sen de beni bırakıp bir yerlere gidiyordun” yani “sen de çok masum değilsin! attığın taş o yüzden o suçluya isabet etmiyor” demiş! Haşa vestağfirullah. . Bu masal üzerinden Hz Meryem’e fuhuş(!) isnadı yapan bilim(!) adamı Dokuz Eylül Ü. ilahiyat fakültesinden Dr Cihat Kısa ! . Hem ilahiyatçı hem de Kuran’ı inkar edebiliyor ! Kur’an-ı Kerim Yahudilerin iftirasından Hz Meryem’e beraat verirken “Onun en iffetli, tertemiz bir hanımefendi, bütün dünya kadınlarına örnek olduğunu ilan ederken bu vatandaş “yahudi ağzı” ile ona zina suçu atabiliyor ! Ve bunu uyduruk masallarla yapıyor. Bu apaçık Kuran’ı inkar etmektir, Allah’ın…

19 Açıdan Hıristiyanlara Benzememek

Rahman Rahim olan Allah’ın ismiyle.. Salât ve selâm habibi-,Hüda Rasulü kibriya Ahmed Mahmud-u Muhammed’e ve âline ve ashâbına Ya Rabb Aşağıdaki deliller müslümanın Yahudi Hıristiyan ve müşriklere benzemekten kaçınmasıyla alakalıdır: Ayet: “Sen onların dinlerine tabi olmadıkça Bu Yahudi ve hıristiyanlar asla senden razı olmazlar (artık onları memnun etme fikrinden uzak dur) Şanım hakkı için ki eğer sana ilim (vahiy) geldikten sonra onların heva ve heveslerine uyarsan sana Allah’tan ne bir dost ne bir yardımcı yok” Bakara: 120 Ayet: “Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.” Hûd: 113 Hadisi şerif: “Kim bir topluma benze(mek iste)rse onlardan olur.”   Teşebbüh haramdır, yüzlerce hikmetinden biri insan dışınını onlara benzetmekle, iç’inin de benzemesine sebep olacaktır. Kafirlerin içinde ise küfür var, Allaha isyan ve günaha cüret var. Hadis-i şerif: “Sizler karış karış, arşın arşın sizden öncekilerin yolunu izleyeceksiniz/onların inançları ve yaşayışlarını ölçü edineceksiniz. İnsanın giremeyeceği küçük bir keler / kertenkele deliğine girecek olsalar, siz de onları takib edeceksiniz.” (Hz. Peygamberin gelecekle ilgili bu ürpertici açıklaması üzerine biz sahâbîler) sorduk: “Ya Rasûlellah! (izlerini takib edeceğimiz bu topluluklar) Yahûdiler ve Hristiyanlar mı ?” Şöyle buyurdu:  “Ya başka kimler olacaktı?” (Buhari, Enbiya 50; Müslim, İlm 6) Hadis-i şerif: “Zaman gelecek…

Fenafişşeyh Fenafirrasul Fenafillah’ın İslamda Yeri
İslami hayat , Tahkikat , Tarikat / 3 Aralık 2021

Bismillahi ve billahi tevekkeltü ala Allahi Yüce Allah Beyyine suresinde “Halbuki onlar ihlasla Allaha kulluk etmekten başka şeyle emrolunmadılar” buyurmakta. Tarikatta ise müridlere “fenafişşeyh” olmak hedefi gösterilir, sonrasında Fenafirresul, sonrasında Fenafillah varmış!.. Bunlarla emrolunmamıştınız, Yalnız Allaha kulluk etmekle emrolunmuştunuz” şeklindeki soruya ne dersiniz ? CEVAP: Fenafirresul ve Fenafillah olmak Allaha kulluğun dışında şeyler değil.. Bir çok itirazlar aynı dili konuşmamaktan kaynaklanır. O yüzden “Fenafirrasul” Fenafillah” ile ne kastettiğimizi açıklamamız uygun olacak. Fenafirrasul: Allah Rasulünde fani olmak demektir yani Ona olan sevgi ve muhabbette o raddeye erişmek ki kalp onun sevgisiyle dopdolu olmak. Buhari Müslimin aktardığı “Allah ve Rasülünü herkesten çok sevmedikçe iman etmiş olmazsınız” hadisinde bizden istenen muhabbet seviyesine yükselmektir fenafirrasul. Demekki bununla emrolunduk. “Ama Beyyine suresinde “sadece Allaha kullukla emrolundunuz” yazmakta..? Cevap: Fenafirresul olan kişi ne yapar ? Rasulullahın yaptığını yapar, Onun gibi sarık sarar, Onun gibi sakal uzatır, Onun gibi cübbe giyer, Onun gibi gece gündüz namaz kılar, Onun gibi Hafız olur, müfessir alim olur, Onun gibi sabah akşam Şeriat için çalışır..” Allaha kulluk da bu değil miydi; Rasulullaha tabi olmak ? Evet. Demekki Rasulullah(ın sevgisinde) fani olmak Allah’a kulluğa zıt şey değil, bilakis yardımcı. Geriye kaldı Fenafişşeyh.. Fenafişşeyh Şeyhin sevgisinde fani olmak; onu o derece sevmek ki…

İmam-Cemaat Etki Tepki Seremonisi
Dini Hüküm , Hatıralarım , Tahkikat / 1 Aralık 2021

Allahın Yüce Adıyla Hocalar Olumlu Tepki Bekler Hepimiz yaşamış görmüşüzdür bir hocamız vaaz ediyordur, arada dua cümlesi telaffuz eder, cemaatten cılız bir “amin” sesi gelir ve hoca memnun olmaz, müdahale eder: “cemaat aminleri duyamadık, yoksa istemiyor musunuz !?” “Cemaat ölü gibisiniz daha canlı amin diyelim lütfen..” O günleri geçirenler canlı olarak anlatıyorlar; Mısırın yetiştirdiği en büyük Kıraat Makam üstadı Hafız Mustafa İsmail RhA Türkiye ziyaretine çıkmıştır 1970 li yıllar.. Ankara ile başlar ve Kocatepe Camiinde tilavet eder. Kıraat tamam olur ancak Üstad Mustafa İsmail keyifsizdir “hemen dönelim memleketimize” der. Ankaradan mı, camiyi doldurmayan Türk cemaatten sebep mi bilmiyorum bizi beğenmez. Belki de o enfes Kıraatinden, müthiş nağmelerinden de etkilenmeyen, ölü gibi sessiz, hissiz, tepkisiz, durağan cemaatten rahatsız olmuş ve turu yarım bırakıp hemen dönmek istemiştir. Neyse ki yardımcıları onun kadar hisli değiller, “Üstadım bir de İstanbula gidelim, orada da cemaati beğenmezsek döneriz” derler ve Üstad Mustafa İsmail’i İstanbulda kıraat etmeye ikna ederler. Hakkaten İstanbul cemaati Ankara gibi değildir, Üstadımız İstanbul cemaatini beğenir ve devam ederler.. Zeyl: Üstad bu İstanbul seferinde hiç farkında olmadan büyük hizmetler yapmıştır. Koskoca bir alimi, bir islam Şehidini, Mahmud efendinin müridi, cihanşümul bir vaizi, Ayaklı Kütüphane lakaplı Mektubatçı Bayram hocayı avlamıştır. Bayram hocamız “Sultan Ahmet Camiinde…

Rüya Nedir Bilmez Tabire Kalkışır !
ANALİZ , Dünya Gündemi , Genel , Tahkikat / 20 Kasım 2021

İnternette arama yaparsanız rüya “tabiri” yapan onlarca site bulursunuz. Peki bunlardan bu işi hakkıyla yapan bir kişi var mıdır ? Ben bulamadım yok ! Hemen hepsi nefsin o anda fısıldadığı, kimi şeytanın vızırdadığı şeyleri “rüya tabiri” diye muhatabına tükürmektedir. “Ehadisin te’vili” ilme sahip olmadan rüya tabiri yapanlar, özellikle de Dini ilimlerden, Allahtan Peygamberden habersiz olanların “senin rüyanın manası bu” demesi Allaha resmen iftiradır. Çünkü rüya Allahın elindedir ve tabiri gerçekleştirecek olan Odur. İşte Allaha iftira edenlerden birine misal. Bakın heriflerin gözünde rüya neymiş : ” Rüya Nedir? Rüyalar, uyku esnasında zihnin yarattığı hikayeler ve imgeler bütünüdür. Eğlenceli, romantik, rahatsız edici, korkutucu ve bazen de tuhaf şeyler barındırabilir. Bilim insanları ve psikoloji doktorları için halen daha çözüme kavuşturulamayan gizemli bir oluşumdur. Ve akla rüyalarla ilgili birçok soru gelmektedir. Bunlardan bazıları; “Rüya neden görülür?, Rüyalar nasıl oluşur?, Rüya görmeye neden olan şey nedir?, Rüyalar kontrol edilebilir mi?” olmaktadır. Rüyalar, bilişsel dünyanın bir önceki günden ayrılan geçmişin, bugünün ve geleceğin bölümlerini bünyesinde barındırır. Ünlü psikanalistler Carl Jung ve Sigmund Freud hayallerin önemini ele almışlardır. Bilinçli ve bilinçsiz tasvirler arasındaki bağlantıyı gösteren unutulmuş dili yeniden canlandırmak adına araştırmalar yapmışlardır. Rüyalar kişileri bilinçdışına doğru yönlendirir; ruhun en derin ve en samimi sığınağını keşfetme şansı sunar. Ruhun gerçekte ne…

Kitap Tanıtımı: Mektubat Tercümesi | İsmailağa İlmi Heyet

Mektubat Tercümesi 1-46. Mektuplar (İsmailağa) Yazarlar: Hüsamettin Vanlıoğlu, Fatih Kalender, Abdullah Hiçdönmez, Eminali Yüksel ve İsa Osman Şangar Bu kitap mart 2020 de ilk baskısını yaptı. 680 sahife orta boy sarı şamua 1. hamur kağıt. Ve 1. ciltte ilk 45 mektubun tercümesi yapılmış durumda. İmam Rabbani hazretlerinin muazzam eseri Mektubatın bir çok tercümesi önceden yapılmış olsa da bu eserin ehemmiyeti başkadır. Birkaç açıdan:  Evvela, Tercümeyi yapanlar alim ve sufi kişiler. Bundan öncekiler ya ilim sahibi ancak tasavvufun özünden uzak idiler, ya da tasavvuf erbabı lakin ilimden nasipleri az kişilerdi.  İkinci husus, Mektubat’ın piri imam Mahmud efendi hazretleridir. Bu tercümenin yazarları da o hazretin görev ve icazet verdiği en yetkili zatlardır, yani Hz İmamın ilmen varisleridir. Onlar da bu ilimlerini mektuplara izahat ekleyerek okuyucuya sunmuşlardır  Üçüncüsü, Bu tercüme Mektubat’ın aslı farsça ile mukayese edilerek yapıldı ve tespit edilen bazı sehivlere işaret edildi.  Mektubatta geçen bir mevzu diğer mektuplarda konuyla ilgili verilmiş malumat ile desteklendi.  Mektubatın mevzularıyla alakalı eğer Risale-i Kutsiyye şerhinde varsa izahat yeri geldikçe ilave edildi. Mektupların gönderildiği zatlar hakkında kısaca bilgi verildi. Bu Mektubatı daha iyi anlamaya yarayacaktır. 

Bu Da Mı tesadüf ! Allahın Elini Hissederken

Rahmna Rahim Allah’ın ismiyle başlarım, Habib-i Rasulü Ahmed Mahmud Muhammed’e salat ve selam ederim, ve âline ve ashâbına ya Rabb Bu yazı dizisini kaleme almamın sebebi milyarda bir.. gerçekleşmesi adeta mümkün olmayan olayların peşi sıra bir müminin hayatında gerçekleşmiş olmasıdır. Bu da apaçık Allah’ın varlığını ilgisini rahmetini bizlere hissettirmesidir sanki bizlere “Kullarım ben buradayım yanıbaşınızda sizinle her an alakadar oluyorum” demesidir.. ve lillahi el Hamd 1. Acaip Olay:  Sabah derste Mektubattan bir mektup okuduk İmam Rabbani hz davete icabet etmenin gerekli olduğunu ancak davet sahibi fasık, haramzade, riyakar, gösterişçi, israfçı biri olması durumda o davete icabet etmek caiz olmayacağını fıkıh kitaplarından aktarıyordu.. O gün bana bir davet geldi ! İstanbul Büyükşehir belediyesinin CHP li başkanı Ekrem İ.Oğlu sözde imamları yemek ziyafetine davet ediyordu.. O CHP ki “ezan okudu” diye imamları terörist gibi tutuklayan, camide öğrencilere Kuran öğretti diye rahleyi sırtına suç aleti olarak yükleyip karakollarda süründüren, hacı hocalara zikir çekmişler diye mahkemelerde eşkiya muamelesi yapan.. O CHP ki kimi camileri ahıra, meyhaneye çeviren, “fazla” diye nice camileri satan.. Şimdi bu zihniyet kalkmış bugünlerde kuzu postuna bürünmüş, hocalara güya değer veriyor, ziyafet veriyor ha !? Fırsatını bulsun tekrar eski zulümüne kaldığı yerden devam ederler bunlar.. Mektubat daha o meş’um davet gelmeden…

Camiye gelen memurlardan acaib bilgiler!

Allah’ın Adıyla.. Camiye akşam vakti emniyet’ten arkadaşlar geldi, Bilişim uzmanı dedektifler.. Bizim caminin güvenlik kamerasına bakmaya gelmişler. Cami’nin karşısındaki bir otoparkta dün gece sabah saat üç-dört arası bir arabanın dört tekeri birden çalındı. Hırsız arabayı taşa oturtmuş lastikleri sökmüş, çalmış gitmiş. Bu olay ara ara olur buralarda biz de artık alıştık şaşırmıyoruz. O parkı gören kamera bizim caminin kamerası olduğu için memur arkadaşlar da her seferinde gelir bakarlar. Bugün gelenlerle biraz sohbet ettik. Çok garip şeyler dinledik doğrusu ! Küresel Hırsızlık Şebekesi Türkiyede Bunlardan bir tanesi “Biz emniyet teşkilatı olarak sadece kendi hırsızlarımızla uğraşmıyoruz.. Bir de dünyadan gelen global hırsızlarla uğraşıyoruz.. Kolombiyadan Güney Amerika’dan Rusyadan ekip hâlinde gelip burada profesyonel tarzda ekip halinde hırsızlık yapıyorlar.. Kuyumcu kasalarını patlatıyorlar.. Öyle alet edevatlar yakalıyoruz ki aklınız durur. O Amerikan aksiyon filmlerinde görülen banka soygunları gibi.. Sadece filmde olur zannettiğiniz garip garip aletler.. işleri bitince bırakıp gidiyorlar. Bazen yakaladığımız aletin ne işe yaradığını çözemiyoruz interpola yazarak kriminal bilgi talep ediyoruz. Bizim savcılar bunları sorgularken diyorlar “Siz ne ayaksınız lan! dünyada her yeri bitti de Türkiye mi kaldı, neden buraya geliyorsunuz, bizim alnımızda enayi mi yazıyor !? Global hırsızların verdiği cevap ibretlik “çünkü türkiyede ceza az” Türk Ceza Kanunun Acziyeti Polis arkadaş anlatıyor: “Benim…

Regle Olan Kadını ALLAH Kovuyor mu | Başak Kablan’a cevap

Başak Kablan adında yutubır bir kadın yaptığı yutubda Caner Taslaman’a bir soru soruyor (26.dak) “Ben regle (hayız) olduğumda beni kirli kabul eden beni makamına kabul etmeyen bir Allah var ! Diyor ki “regleysen eline Kuran alamazsın abdest de alamazsın oruç da tutamazsın namaz da kılamazsın..!” Ya belki ben dua etmek istiyorum beni nasıl kovarsın! beni neden kovarsın makamından !?” diyor cahil. Caner Taslaman da “maalesef bunu birileri dine sokmuşlar” diyerek baştan bir inkar tavrı sergiliyor sonra “Kuran o (hayız) dönemin sıkıntı olduğunu ve nelerin yasak olduğunu söyler ancak böyle bir yasaktan söz etmez.. “Cinsel birliktelik yasak” der ama “namaz kılamazsınız” demez.. yani Allah (haşa) unuttu da mı onu söyledi de bunu söylemedi ?” demektedir. Yani “Kuran’da hayızlı kadın Namaz kılamaz oruç tutamaz yazmadığına göre demekki İslam’da böyle yasaklar yok, sonradan dine eklenmiş” demiş oluyor ! El CEVAP Bu yazıda her ikisine de cevap vereceğiz, Sırayla önce Başak Kablana sonra Caner Taslamana. Başak Kablan ve benzerleri Allaha dua etmek istiyorlar ve ancak İslamda regle olan kadın “dua edemez” dendiği için edemiyorlar mış ! Öyle mi ? Öyle ise sıkı durun: “Hayızlı kadın İslamda dört mezhebe göre her zaman dua edebilir. İster hayızlı olsun isterse abdestsiz olsun..” Bak işte, İslam öyle güzel…

“Biz İnsanın kaderini kendi çabasına mı bağladık”

Bismillahirrahmanirrahim وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَٓائِرَهُ فٖي عُنُقِهٖؕ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَاباً يَلْقٰيهُ مَنْشُوراً Soru: İsra 13. Ayetin manası “Biz insanın kaderini kendi çabasına bağladık ?” şeklinde midir ? Bu mana doğru mudur ? Cevap: Hayır, bu mana Allah’a ait değildir, meal yazarına aittir. Doğrusu “Biz her insanın kuşunu (amelini) boynuna dolayarak ondan ayrılmaz kıldık” şeklindedir. Hiç bir Kuran meali ve hiç bir muteber tefsir bu ayete “kaderini çabasına bağlı kıldık” manası vermiş değildir.. Ta ki M.İslmaoğlu kendi elleriyle meal yazıp felsefesini “ayet meali!” diye Kurana sokuşturana kadar! Mustafa İslamoğlu’nun bu ayete neden böyle mana vermek istediğini onu tanıyanlar bilir; Çünkü bu kişi İslam İnancı içinde olan “kadere iman”ı inkar eden bir tavır içindedir. Eğer düşünerek okursanız “ayet meali” diye kurduğu cümlesi kendi içinde çelişkilidir. “Biz insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık!” diyor. Kader Allahın belirlediği miktar, takdir, ölçü, yazgı demektir. “Kişisel çabaya bağlı kılınması” ise aslında kaderin “ilahi yazgı” değil, kendi tercihlerimiz olduğu iddiasıdır. Yani İslamoğlu kurduğu bu cümleyle “kader’e hem var, hem de yok demiş oluyor. Bu çelişkidir. Kader kelimesini açıkça telaffuz etmiş olarak varlığını, “0 aslında kişisel tercihtir” diyerek te yokluğunu ifade ederek çelişkiye düşmüştür. Her durumda yazgı anlamındaki “Kader’i” inkar ettiği açıktır. Neden İnkar ediyorlar ?…