Soru: Hocam beş vakit namaz kıldığı halde sarık ve cübbeye karşı olan kişinin durumu nedir ?
Cevap. Allah’ın yüce Adıyla..
“Ameller niyete göredir”
Fasık ve münafıkların neden karşı olduğu açıktır, onlar İslam’la İslam’a dair olan herşeyle kavgalılar. Onlar Allah’ın düşmanlarıdır.
Bes vakit namaz kılan bir müslüman ise sarığa cübbeye neden karşı olabilir? Sarık cübbe Rasulullah’ın kıyafeti iken yüz binlerce alimler evliyalar imamlar bu kıyafeti bayrak gibi taşımışken..?
Bu kişiler niyet ve maksadını gözden geçirmelidir, Eğer niyeti salih değilse düzeltmeli ve tevbe etmelidir
Camide sarık Cübbe ile namaz kılan bir Müslüman gördüklerinde genelde şu sebeplerden karşı oldukları görülmektedir:
1) Sarık cübbe âlimlerin seyyidlerin kıyafetidir, herkes bunu kuşanamaz, kuşanmamalı”
Cevap: Evet alimler, fazıl kişiler toplum içinde temeyyüz etmelidir ta ki insanlar kime tabi olacağını bilsin. Ancak bunun yordamı İslami kıyafeti âlimlere has kılıp, umum halkı frenk giysisi içine mahkum etmek değildir. Böylesi bir mahkumiyetin delili yoktur.
Doğrusu alimler daha büyük sarık, daha geniş ve uzun cübbe giyerler avam ise kısa ve nispeten dar cübbe ve bir iki dolamlık hafif sarık sararlar ve böylece fark belirgin olur
2) Sarık cübbe giymeye ehil değilsiniz, hatalı işlerle bu kıyafete laf ve leke getiriyorsunuz”
Cevap: Suç şahsidir. Bir kimsenin işlediği bir kabahat bir zümreye mal edilemez. O yüzden sadece o çirkin fiili işleyen üzerine gidilir, başkasına değil
3) Sarık cübbe giyerek toplumda aykırı bir duruş ve ayrılık oluşturuyorsunuz”
Cevap: Evet sarık saran cübbe giyen bir mümin halk içinde temayüz ediyor. Ancak Türkiye halkının umum kıyafeti aslında emanet, kendilerine ait değil. Avrupa kültürü ve giysileri bir şekilde yayılmış ve sanki Türkiye halkının kıyafeti olmuş! Sarık şalvar cübbe bu milletin asıl kıyafetidir. Bu durumda bunu kuşanan mümin doğrusunu yapmaktadır. Ve sizin gibi homurdanan yüzünden zorlanmakta ve sabrederek cihad sevabı kazanmakta.
4) Sıradan kişiler sarık cübbe giyinerek yaşlı başlı müminleri, hocaları kusurlu gösteriyorsunuz. “Bu dindarlıksa sizde neden yok” gibi ithamlarda sebep oluyorsunuz”
Cevap: Evet maalesef bunu da duydum. Edirne’de vazife yaptığım yıllarda namazı bizim camide kılan emekli vaiz Hüseyin Top bizzat yüzüme dedi bunu. Geçersiz bir itirazdır ilave cevap vermeyi gerekli görmüyorum.
…
———— * ————-
Sarık ve Cübbe Rasulullah’ın sünnetidir, Salih kulların sureti, Evliyanın siretidir. Bütün dünyada milyonlarcası ve Türkiye’de 10 binlerce imam efendiler, müezzinler, hafızlar mihraba sarık ve cübbe ile geçmekteler, müminlere bu şekilde dini önderlik etmektedirler.

Artık sarık cübbeye itiraz etmeye mahal yok.
İtiraz cami imamının mihrap kıyafetine değil bazı cemaat ve tarikatlarla özdeş olan sarık ve cübbeye” diyorsanız yine haksızsınız, çünkü bunun da özü peygambere ittiba, Müslümanca duruş olduğu ortadadır
“böyle de olsa ben yine de sarık cübbeye karşıyım” diyen kişi niyetini sorgulamalıdır. Aceba Rasulullah’ı gerçekten sevmediği için mi karşı çıkmakta? Eğer böyle ise iman nimetinden mahrum kalir Allah muhafaza.
Çünkü Rasulullah efendimizi seven onun sünnetini siretini suretini, her şeyini sever..
Kişi imanını yitirdikten sonra namaz da kılsa hacca da gitse fayda yok. Çünkü iman olmadan yapılacak her amel sıfırdır (00000) iman o sınırların başındaki 1’dir (100000)
Mevlana Ali Haydar Efendi Hz 1940’lı yıllarda Fatih camiine girmiş ayakkabılıklar fötr şapkasıyla dolu.. Allah’ın şeriatına zihnen karşı bazı kişileri namazda görünce “kaldırın yerden başınızı alnı secdeli kâfirler” demiştir. Yani kişi niyetini, ideolojisini Kur’an ve sünnete uyarlamadan kıldığı namazla ettiği sadakayla aldanmamalı.
Sarık cübbe şalvar sakal.. belli bir tarikatın, cemaatin hususi giysisi değil, Rasulullah Efendimize ittibadan kaynaklı tüm dünya Müslümanlarının ortak kıyafetidir. Bu sebeple bu kıyafeti istismar etmiş muhtemel bir iki edepsize bakarak kıyafete düşman kesilmek akıllıca bir iş olmaz. Art niyete dönük, fırsat aramaya matuf kasıtlı bir tepki olur.
Aynı zamanda bu kıyafet Batı’nın üzerimizde uyguladığı moda/kültür istilasına bir karşı duruş, milli kültürü, yöresel değerleri savunma cihetinden önemli bir cihaddır
Sarık sakal cübbe ve çarşafla sokağa çıkan bir müminin durumu, İslam sancağını düşman cephesine karşı dalgalandıran askerin durumu gibidir . Bu denli kutsal ve mâna yüklüdür.
Kendi kariyerini, ikbalini, dünyalık menfaatini feda etmek pahasına Milli ve Dinî değerleri müdafaa eden bu mücahitlerin bu fedakarlığı, onlarca ok yiyerek canını veren ancak bayrağı yere düşürmeyen Ulubatlı Hasan kadar takdire şayandır.
Yüce Allah’ımız buyurur: “Peygamberim sen öğüt ver, çünkü öğüt iman etmiş olanlara muhakkak fayda verir”
Peygamberimiz salât ve selâm olsun, buyurmuştur: Bütün ümmetlerim Cennete girerler, kaçınanlar hariç.” Kim kaçınır ki efendim? “Bana itaat eden cennete girer, bana asi olan ise kaçınmıştır” [1]
“Sarık cübbe, çarşaf.. Bu kıyafetle sokakta dolaşmanız dahi emri bil maruftur” demiştir İmam Mahmud efendi Hz
Bu kişileri yukarıdaki ifadelerle irşad etmeli, tefekkür etmelerini sağlayarak tövbelerini temin etmelidir.
isa erdogan
————
١- عن أبي هريرة: كلُّ أُمّتي يدخلون الجنَّةَ إلا من أبى، من أطاعني دخل الجنَّةَ، ومن عصاني فقد أبى
• صحيح البخاري
3 Yorum
O dönem de yaşayan Arap kavimlerinin kıyafetlerini sevmek ve giymek zorunlu, bunları sevmezsen kafirsin öyle mi?
SA, İsa efendi, önce belirteyim ki, namaz da kılsalar fayda yok. bunlar Mevlana Ali Haydar Efendi Hz’nin “alnı secdeli kâfirler” yaftasına mustehak olurlar. bölümünü haksız ve kastı aşmış buldum. Siz “çağrı” filmini izlediniz mi. İzlemediniz ise tekrar dikkatle izleyin, orada müminler de, müşrikler de sarıklı, sakallı ve cübbeli. Buradan Resulullah sav in sünnetini basitleştirdiğim aklınıza gelmesin. Ben uygulayamasam da gıpta ediyor ve saygı duyuyorum. Yalnız adet sünnetlerinden kabul ediyorum. Bu kadar yer verdiğiniz yazıda adetullah ve sünnetullah olan erkeklerin başını örtmeleri, sakal bırakmaları ve izdivaç hususunda ehemmiyet arz eden bir yazı göremedim. Müminler bunları da Resulullah sav a has bir sünnet zannediyorlar. Halbuki bütün peygamberlerin uyguladıkları bir sünnetullah idi. Bütün din müntesiplerinde de bunlar görülmektedir. selam ve dua ile.
Ahmet efendi
1) filim ile dizi ile ilmi bahis olmaz
2) ebu cehil eğer sarıklı idi ise ebu cehil Bedir günü geberdi ve sarık Rasulullaha kaldı. eğer kötü bir şey olsaydı Rasulullah Efendimiz diğer arap adetlerini iptal ettiği gibi bunu da iptal ederdi
3) velev ki Rasulullah Efendimiz sarık sarmamış olsa da ümmet bunu icad etmiş olsa.. yine sarık sarmak büyük Cihat niteliği taşır çünkü müslümana alameti farika olmuştur. arma gibi filama gibi.. minare gibi. Rasulullahın minaresi yoktu.
demekki sarık için adeta sünnet değerlendirmesi kusurlu zayıf bir değerlendirmedir. gerçek bu ki sarık semavi bir nişandır islam şiarıdır. bu bakımdan sünneti hudâ dır.