Ayetullah – Velayeti Fakih Safsatası

Allah’ın yüce Adıyla  Bizleri hak İslam kaidesi, kurtulucu fırka Ehli Sünnet yoluna hidayet eden Allah’a hamd ederim, Ehli Sünneh vel cemaat, yani Rasulullah ve Ashabına tabi olanlar şeklinde hak yolu açıklayan Peygamberimize salat ve selam ederim  ABD İsrail – İran savaşında Ayetullah (!) Ali Hamaney öldürüldü. Bu vesileyle Şiî inancında Ayetullah ne demek, velayet-i fakih diye uydurdukları 12. İmamın naibi neymiş neciymiş bir görelim istedik Yembih: Burada soruları soran biziz, cevapları veren CGPT, yani kesin doğru olarak yanlış olur SORU: Ayetullah ne demek yetkileri nedir? Şiî toplumunda mevkii nedir GPT: Ayetullah (Arapça: آية الله), kelime anlamıyla “Allah’ın ayeti/delili” demektir. Bu unvan, özellikle On İki İmamcı (Caferî) Şiîliğinde en yüksek dereceli din âlimleri için kullanılır. Ayetullah kimlere denir? GPT: Şiî ilim geleneğinde uzun yıllar medrese eğitimi görmüş, içtihat seviyesine ulaşmış ve dinî konularda bağımsız hüküm çıkarabilecek âlimlere verilir. Genel hiyerarşi kabaca şöyledir: 1. Hüccetü’l-İslâm 2. Ayetullah 3. Büyük Ayetullah (Ayetullah el-Uzma / Merci-i Taklid) — Yetkileri nelerdir? 1) İçtihat yetkisi Ayetullah, Kur’an ve hadislerden bağımsız fıkhî hüküm çıkarma yetkisine sahiptir. Buna müçtehitlik denir. 2) Fetva verme Takipçileri (mukallidler), dinî meselelerde onun fetvalarına uyar. Özellikle: ibadet hükümleri helal–haram meseleleri muamelat hükümleri — 3) Merci-i taklid olursa (Büyük Ayetullah ise) Eğer bir Ayetullah,…

Yılbaşı Yeniyıl Kutlamak Neden Küfür

Yılbaşı kutlamak küfür olduğu hükmü üzerine bir tahkik Allah’ın yüce Adıyla  Yılbaşı Kutlamak yani bu geceye mahsus işler yapmak; hediye vermek almak, ikramiye vermek, süsleme yapmak, çam dikmek, kırmızı şapka veya don giymek neden küfürdür imanı neden iptal eder? Çünkü bütün bunlar Allah’ın dinini ve peygamberini inkar etmek hüviyeti taşıyan işlerdir. Şöyleki: bu gece Fransız kafirleri lisanıyla noel gecesi, İngiliz dilinde ise Christmas gecesi. Her iki kelimeye göre bu gece Hıristiyanlık dinince Khristo’nun yani İsa Mesih’in doğumunu kutlama yortusu.. Yani dini bir bayram günü/gecesi. Bunu kutlayan bir nevi Hristiyanlık dinini kabul etmiş olur ki bu apaçık küfürdür, manı iptal eder ve bütün amelleri, yapılmış haccı, kılınan namazları, verilen zekatları sadakaları siler sıfır eder. Sual: İsa Mesih’in doğumunu kutlamak neden İslam’ı inkar etmek olsun ! sonuçta o da hak peygamber? Cevap: Hadise bir peygamberin doğumuna sevinmekten ötedir. iş Hıristiyanlık batıl dininin bir bayramına dönüşmüştür ve Hıristiyanlık âlemi onu bir kul peygamber olarak değil Allah’ın –haşa- oğlu bir tanrı gibi görmektedir. Artık kutlama işin bu yönüne; şirke bakmaktadır. Kutlama bir nevi şirke razı olmak olur ve küfre rıza küfürdür Sual: Noel, Christmas veya Hıristiyanları taklit etme aklından geçmeyen sadece bir kültür bir adet olarak geceye özel işler yapan kişi küfre girer mi…

Sahte Şey-h Masum Bayraktarın 2012 de Silinen yazısı

Yüce Allah’ın adıyla.. Kıymetli okuyucu, tarih boyunca her değerli metanın çakması, her pahalı eşyanın sahtesi olduğu gibi Peygamberin de sahtesi çıkmış Mürşidlerin de sahte kopyaları çıkmıştır. Hatta şeytanın avanesi sahtelik üretmede sınır tanımamış ilah’ın bile sahtesini çıkararak kullarını Allah’tan koparmak istemiştir. Bu bakımdan insanların bir uğraşı da her devirde sahteyi gerçeğinden ayırt etme meselesi olmuştur. Bunun için türlü aletler, marka tesciller, patent sistemleri icat etmişlerdir. İnsan meslekleri arasında sahte olanı gerçeğinden ayırt etmek için ise diploma/ icazetname sistematiği ihdas etmişlerdir. Dolayısıyla bir mürşid,  bir Tarikat şeyhinin hakiki ve gerçek olabilmesi için Şeriatta istikametli, Sünnete ittibalı olması yanında sağlam hakiki bir mürşid elinde terbiye görmüş, kemal’e ermiş ve ondan irşad konusundaki izinli icazetli olması gerekmektedir. Masum Bayraktar’a gelince.. Masum Bayraktar sayılan şartlardan hiç birini taşımaz. Bir mürşid elinde terbiye görmemiştir, herhangi bir izni, icazeti, yeterliliği de yoktur ve hatta şeriatta istikamet sahibi olmaktan bile uzaktır. Bu Masum Bayraktar adlı şahsın şeyhlik taslaması her açıdan geçersizdir boştur. Nefsani emellerine matuf, saf ve bilgisiz insanları kandırıp peşine takmaktan ileri bir şey değil. Bunun Tarikatta en yüksek bir noktaya; şeyh olmaya nasıl göz diktiğini İsmailağa Mahmud Efendi Hz tarikatı büyükleri yıllar öncesinde tespit etmişler ve bunu afişe ederek halkı uyarmışlardır.  Bu o zamanlar o garazını…

M İslamoğlu Ayasofya Yorumuna Reddiye

Mustafa İ.oğlu: “Ayasofyanın camiye çevrilmesi Kur’an’a aykırı bir eylemdir Kuran’ın kabul etmediği bir eylemdir!” Diyor. Güya bu dönüşüm Hacc:40. Ayete aykırıymış ! Bütün mabedler ilahi koruma altındaymış. “Deccalden önce küçük deccaller çıkacak” diye haber veriyordu Allah Rasulü sas. Nedir deccal ? Hakkı batıl, batılı hak diye yutturabilen, ifsat ve aldatmada bu denli maharetli şeytan askeri. İşte bu Mustafa i.oğlu geçirdiği evrim sonucu bu noktaya gelmiş durumda! Gerideki videoda Ayasofya müzesinin yeniden camiye çevrilmesi gibi 2 milyar müslümanın yürekten takdir ettiği büyük bir faailyeti güya “Kur’an’a aykırı!” gibi takdim edebiliyor. Bunu yaparken 2 ayet kullanıyor Deccalin tahrif ettiği iki ayetten ilki : Fetih Suresi fetih ayeti. Güya Allah’ın dininde öyle ülke şehir fethetmek yokmuş gönül fethetmek varmış ! Fetih suresi sanıldığı gibi Mekke fethi üzerine inmemiş Hudeybiye barışı üzerine inmiş ! Bu iftiralar cevap vermeye değer mi bilmiyorum ama cahil maalesef çok. Buna da kanacak belki birileri çıkar diyerek bir cevap verelim : Enfal 39: Ortalıkta fitne (küfür) kalmayıp, din tamamıyla Allah’ın dini oluncaya kadar onlarla savaşın..” Nasr Suresi: Allah’ın zaferi ve fetih geldiğinde..” Hadid 10 : Sizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir..” Hani kılıçla silahla savaşla fetih yoktu İslam’da !? Deccalin suistimal ettiği ikinci…

Regle Olan Kadını ALLAH Kovuyor mu | Başak Kablan’a cevap

Başak Kablan adında yutubır bir kadın yaptığı yutubda Caner Taslaman’a bir soru soruyor (26.dak) “Ben regle (hayız) olduğumda beni kirli kabul eden beni makamına kabul etmeyen bir Allah var ! Diyor ki “regleysen eline Kuran alamazsın abdest de alamazsın oruç da tutamazsın namaz da kılamazsın..!” Ya belki ben dua etmek istiyorum beni nasıl kovarsın! beni neden kovarsın makamından !?” diyor cahil. Caner Taslaman da “maalesef bunu birileri dine sokmuşlar” diyerek baştan bir inkar tavrı sergiliyor sonra “Kuran o (hayız) dönemin sıkıntı olduğunu ve nelerin yasak olduğunu söyler ancak böyle bir yasaktan söz etmez.. “Cinsel birliktelik yasak” der ama “namaz kılamazsınız” demez.. yani Allah (haşa) unuttu da mı onu söyledi de bunu söylemedi ?” demektedir. Yani “Kuran’da hayızlı kadın Namaz kılamaz oruç tutamaz yazmadığına göre demekki İslam’da böyle yasaklar yok, sonradan dine eklenmiş” demiş oluyor ! El CEVAP Bu yazıda her ikisine de cevap vereceğiz, Sırayla önce Başak Kablana sonra Caner Taslamana. Başak Kablan ve benzerleri Allaha dua etmek istiyorlar ve ancak İslamda regle olan kadın “dua edemez” dendiği için edemiyorlar mış ! Öyle mi ? Öyle ise sıkı durun: “Hayızlı kadın İslamda dört mezhebe göre her zaman dua edebilir. İster hayızlı olsun isterse abdestsiz olsun..” Bak işte, İslam öyle güzel…

Mehmet Okuyana Reddiye: Ehli Sünnet Rasulullahın İslam Öğretisidir

Soru: Ehli Sünnet vel Cemaat ne zaman ortaya çıktı ? Mehmet Okuyan tayfasının iddia ettiği “bu akım peygamberden sonra ortaya çıktığı!” iddiası doğru mudur ? [*] Cevap: Hayır yalan söylüyorlar. İmam Tirmizi, İmam Hakim, İmam İbni Mace, İmam Ebu Davud’un aktardığı sahih bir hadis-i şerifte [1] Allah rasulü sas buyurmuştur: “Yahudiler 71 fırkaya bölündü, Hıristiyanlar 72 fırkaya bölündü ve bu Ümmet de 73 fırkaya bölünecek, biri hariç hepsi cehenneme girecek.. Kim o kurtulacak fırka ya Rasulallah ? Allah rasulü: “Ben ve Ashabımın üzerinde olduğu itikad üzere olanlar” Diğer bir rivayette: “Onlar ana cemaattir” yani benim cemaatimden ayrılmayanlar.” İşte Ehli Sünnet vel Cemaat bu vb hadisi şeriflerin ifadesidir, yani bu ismi Allah rasulü koymuştur. Ve bu akım (!) Rasulullah ve Ashabının ortaya koyduğu İslami anlayış ve yaşayışın adıdır. Demekki Ehli Sünnet sonradan ortaya çıkmış bir akım değildir, Rasulullahın yaşadığı ve öğrettiği islamın adıdır. Sahabeler bunu Tabiine aktardı onlar da etba-i tabiine.. Onlar da müctehitler aracılığı ile bu islami öğretiyi kitaplara derc ettiler ve ila yevmil kıyame koruyup muhafaza ettiler.. Geri kalan 72 fırka bu cemaatten ayırlıp hak yoldan sapanlardır.. Bunların isimleri çok olsa da Ehli Sünnet ana cemaattir ve büyük çoğunluktur. 1) فقد ثبت في الحديث الصحيح أن النبي صلى الله…

“Biz İnsanın kaderini kendi çabasına mı bağladık”

Bismillahirrahmanirrahim وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَٓائِرَهُ فٖي عُنُقِهٖؕ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَاباً يَلْقٰيهُ مَنْشُوراً Soru: İsra 13. Ayetin manası “Biz insanın kaderini kendi çabasına bağladık ?” şeklinde midir ? Bu mana doğru mudur ? Cevap: Hayır, bu mana Allah’a ait değildir, meal yazarına aittir. Doğrusu “Biz her insanın kuşunu (amelini) boynuna dolayarak ondan ayrılmaz kıldık” şeklindedir. Hiç bir Kuran meali ve hiç bir muteber tefsir bu ayete “kaderini çabasına bağlı kıldık” manası vermiş değildir.. Ta ki M.İslmaoğlu kendi elleriyle meal yazıp felsefesini “ayet meali!” diye Kurana sokuşturana kadar! Mustafa İslamoğlu’nun bu ayete neden böyle mana vermek istediğini onu tanıyanlar bilir; Çünkü bu kişi İslam İnancı içinde olan “kadere iman”ı inkar eden bir tavır içindedir. Eğer düşünerek okursanız “ayet meali” diye kurduğu cümlesi kendi içinde çelişkilidir. “Biz insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık!” diyor. Kader Allahın belirlediği miktar, takdir, ölçü, yazgı demektir. “Kişisel çabaya bağlı kılınması” ise aslında kaderin “ilahi yazgı” değil, kendi tercihlerimiz olduğu iddiasıdır. Yani İslamoğlu kurduğu bu cümleyle “kader’e hem var, hem de yok demiş oluyor. Bu çelişkidir. Kader kelimesini açıkça telaffuz etmiş olarak varlığını, “0 aslında kişisel tercihtir” diyerek te yokluğunu ifade ederek çelişkiye düşmüştür. Her durumda yazgı anlamındaki “Kader’i” inkar ettiği açıktır. Neden İnkar ediyorlar ?…

Doğan Cüceloğlu’nun “Cici Amerikalı” Yazısına Cevap

Doğan Cüceloğlu yazmış “Eğitim almış amerikalı çok cici çok iyi biri oluyor.. onunla geceyi geçirir sabaha kadar gözüm kapalı uyurum hiç korkmam ! Ama eğitimsiz amerikalılardan korkarım 5 dolar için boğazımı kesebilir! miş..” CEVAP: Alâkası yok. Eğitim almış bir kâfir daha büyük bir kafir, daha şiddetli bir zalimdir. Afganistana tecavüz edenler, Iraka tecacuz edenler, iSLAM Dünyasını kana göz yaşına boğanlar evsiz eğitimiz amerikalilar değil..! Ey Aklı zayıf, fikri isabetsiz Doğan Cüceloğlu ! Eğitim almış amerikalı gavurda gördüğünü sandığın cicilik centilmenlik karnı tok olduğu için..  Işi var parası var kariyeri var evi var aşı var eşi var.. ve karnı tok, derdi yok..! Allahsız kitapsız eğitimi onu insan yaptı sanma. Bu sanı kişiyi imandan eder. “Onlar hayvanlar gibidir” ayetini inkar etmiş olur. “Egitimsiz amerikalılardan korkuyorum” diyorsun. 5 dolar için gırtlağını kesebilirmiş.. Neden ama ? Kapitalist Amerikada sokakta çöplükte gebermeye mahkum olduğu için.. Karnı aç olduğu için ! Tespitin “Türkiyede eğitim” kısmına gelince.. Cüceloğlu “Türkiyede durum tam tersi: eğitimsiz Türk insanından hiç korkmam ondan zarar gelmez ancak eğitimli şehirli kişiler çok insafsız sadece kendi çıkarını düşünür..” demiş.. Çünkü Milli Eğitimin temeli sekülerizm, hedefi kemalizm, örneği ise batılı kafirlerdir. Bu iki İzm arasında ideolojik eğitim alan zavallı Türk insanı öz değerlerinden, İman ve irfandan…

Reddiyesi Yapılmış Yazıların Asıl Metinleri

1.yazı: Muhammed bozdağ “şefaat ya rasulullah” demek konulu yazısına reddiye yapıldı >> Reddiyeyi oku << 2. yazı: 3. Yazı: 4. yazı: Birinci 1. yazı: Muhammed Bozdağ Bidatçısına Soru: Hocam, “Şefaat ya Rasulallah!” demenin şirk olduğunu söylüyorlar. Sürekli dilimizde oysa! Nedir bunun doğrusu ? Muhammed Bozdağın bozuk Cevabı: Manasının derinliğini bilmeyen bir bilgisiz söylerse manasını bilmediği ve de öğrenemediği için ümit ederim ve temenni ederim ki Allah affeder… Bu şekildeki duayı sünniler derler. Buna karşılık Caferiler veya Aleviler benzeri manada, medet (kurtar beni) ya Ali, ya Hüseyin derler. Onlar da imdadı, kurtarılmayı sünniler gibi, Allah yerine Peygamberden değil de Allah yerine itikatlarının merkezindeki en önemsedikleri din büyüklerinden isterler. Hıristiyanlardaki, “kurtar beni ey efendim/rabbim İsa” (Save me my Lord) ifadesinin anlamını da hatırlatıyorum bu bağlamda. Bu söylemin müslümanların diline, muhtemelen yakın bir tarihte, hristiyanlardan geçtiğini düşünüyorum. Allah’ın tek ve mutlak hakimiyetini inciten bu hatayı, sonradan oluşturulan salavatlara da karıştırdı müslümanlar. Mesela sela okunurken, Peygamberimiz sanki yanı başımızda, bizi duyuyor imiş gibi, dua ederken “ey Allah’ın Rasulü” diye hitap ediliyor. Dile dikkat edelim: “Bana şefaat et ey resulullah” dediğiniz zaman, diliniz Allahı atıyor bir yana ve dua hitabınızın muhatabı Allah değil peygamber oluyor. Oysa ki, “Allah’ım, bana resullulahın şefaatini nasip eyle.” deseydiniz Kuranda…