2019 seçimlerinde CHP mi Dindarlık mı?
ANALİZ , Siyaset , Türkiye Gündemi / 28 Haziran 2019

Allah’ın yüce Adıyla  23 Haziran istanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimini kim kazandı? Laik Atatürkçü CHP gerçekten kazandı mı ? 2019 yılı itibariyle artık partilerin çizgi ve duruşları öyle net ve belirgin değil. Halis dindarlığı ve katıksız dinsizliği savunan bir parti yok artık. Ne Akepe eski AKP ne de cehape eski CHP. Körle yatan şaşı kalkar misali mecliste meydanda bu kadar uzun süre yan yana oturan koşturan bu iki zihniyet birbirinden etkilendi. Akp biraz laiklik atatürkçülük ithal etti, chp de bir miktar din iman transfer etti. Bu sebeple ilk çıkışta birbirine zıt olan bu iki firka halkın gözünde yakınlaştı ve aralarında artık oy gecişi olabilmektedir. Ak parti’yi doğuran ve bir anda siyasetin zirvesine taşıyan aslında chp olmuştu. Chp nin din iman karşıtlığı, dindar tesettürlü düşmanlığı.. Akp’ye gelen oyların önemli kısmı chp’nin o meşum tutumuna tepki ve arayış oyları idi. Yarım asırdır galibiyet yüzü görmeyen CHP hatasına uyandı ve “kucaklama” sloganıyla çıktığı seçim yarışında yüz yıldır dışladığı ötelediği dindar insanla barıştığını ilan etti. Propaganda afişlerinde dindar figürü kullanarak, “benim de bacım kapalı ninem hacı” edebiyati yaparak, chp adayı halkın iftar sofralarına iştirak edip her firsatta eller duada poz vererek, camide kamera önünde kuran okuyarak zihinlerdeki “din düşmanı chp” imajını kırabilmiş ve Akp…

Türkiye Uzmanı Alman Klaus Gunter’den Türkiye Hakkında Şok Bilgiler
Genel , Haberler , İktibas , Türkiye Gündemi / 23 Haziran 2019

Yaygın alıntı haber: ALMAN HABER KANALINDA TÜRKİYE HAKKINDA EZBER BOZUCU BİLGİLER Alman haber kanalının muhabiri, İTÜ’de gizli gizli cami yapılması haberini Türkiye’den canlı yayın yaparak şu sözlerle duyurdu “Türkiye’de çok enteresan şeyler yaşanıyor sayın seyirciler! Resmen yüzde 98’i Müslüman olan ülkede, en önde gelen üniversitelerden birinde, Müslümanlar gizli gizli cami yapmak çabası içine girmişler.Bundan daha sarsıcı ve şaşkınlık verici olan şey, Ülkede etkin şekilde habercilik yapıp sürekli olarak “özgürlük”, “eşitlik”, “adalet”, “fikir ve vicdan özgürlüğü”, “tarafsız habercilik” söylemlerini dile getiren haber kuruluşları bile “İTÜ’de gizlice cami temeli atıldı” şeklinde başlıklarla gelişmeleri izleyici ve okuyucularına adeta bir terör suçu işlenmiş ya da en azından bir üniversitede çok büyük bir yolsuzluk yapılmış gibi bir tavır ile duyurdular.” Bizleri oldukça şaşırtan ve kafamızdaki Türkiye olgusu ile de çatışan bu olaydan sonra, konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Türkiye uzmanı, tecrübeli araştırmacı, gazeteci ve aynı zamanda ödüllü tarihçi Klaus Gunter’e canlı yayın üzerinden bağlanıyoruz. Klaus Gunter, genç kadın muhabirin şaşkınca sorduğu sorular karşısında, özetle şu cümleleri kurdu; “Şu anda yaşananları doğru yorumlamak için biraz geçmişe bakmak lazım. Ben Türk tarihi üzerinde de uzman birisiyim. Alman toplumu da dâhil, bütün Avrupa toplumları Türkiye’yi çok yanlış tanırlar. Türklerin gerçek İslam ile bağları kopalı nerede ise iki asır…

İblis Baş Öğretmen

Kötülük bulaşıcıdır. Pislik gibi. Pisliğe düşen, dokunan bulaşan anında kirlenir. Aids kötülerin hastalığı. Fuhşiyatla bulaşır. Pisin teki ötekine temas eder ve onu da hasta eder. İblis yeminli düşman. Tüm insanlığı saptıracağına ant içmiş. Bunun için bütün bilgi birikimini kullanıyor. O şunu çok iyi biliyor: bozmak kolay. Kirletmek tahrip etmek kolay: al eline pisliği ona buna sür.. herkesi anında kirletirsin En büyük kötülük Allaha isyan. Günaha cüret. İblis bu konuda uzman. Baş öğretmen. Denilir ki insanlar kendi cinsine şehvetle yönelmedi tarih boyunca.. ta ki iblis ilk defa insan kılığına girip önce kendini düzdürdü ve bu ahlaksızlığı avanesine bulaştırdı. Ve böylece yayıldı. İlk günah yine iblisin başı altından çıktı. Allaha isyan etmeye ilk cüret eden iblis. Şerde baş öğretmen. İlk günahı işledi ve öğretti. “Korkma bu meyveyi ye” dedi, yemin etti “size yarayacak” dedi. Ve günah iblisten insanlığa bulaştı. Sonra ilk adam öldürme.. yine aktör iblis; görevi günahı süslemek, pisliği temiz göstermek, cüret aşılamak, Allahı ve azabı unutturmak.. Ve pislik böylece insandan insana yayılır durur. Allahın lütfu burada şu ki her insan temiz yaratılır, günahsız, fıtrat üzere.. tertemiz, sıfır kilometre. Ancak ne olursa bu insana sonradan olur. Onu ilk bozan anne babadır, kardeşleri, sonra öğretmeni, sonra arkadaş çevresi ve sosyal görsel medya….

Erbakan Sonrası Milli Görüş Nerede Hata Yaptı ?
Siyaset , Tahkikat / 29 Nisan 2019

Bismillahi..  1) SP Milleti kucaklayamıyor. Nefret ve kahır dili kullanarak Milleti kendileriden uzaklaştırıyorlar.2) Bu nefret, akıl ve şuurlarını bürümüş, doğru analiz yapamıyor ve olumlu hareket edemiyorlar.3) Tayyip siyasi arenada muhalif tamam, ancak bunlar muhalefeti düşmanlık seviyesine çıkarmışlar, onun islamda din kardeşleri olduğunu unutuyorlar. Kardeşe reva görülmeyecek muamele ediyorlar.4) Eleştirileri yapıcı değil, yıkıcı. eleştirilerden akp seçmeni olumlu bir etki nasihat alamıyor. Aslında eleştirdikleri kesim halkın yarısı.. Herkesi hatalı, kendini doğru görmek de ayrı bir hastalık..5) Yapılan bunca iyi ve faydalı icraatleri takdir etmiyorlar. Bu ise onları nankör yapıyor/gösteriyor, nankör kişileri Allah da Kul da sevmiyor5) Allahın takdirini göremiyor, Tarihte emsali görülmemiş bir teveccühün ilahi seçki olduğunu anlamıyorlar.. ve sonuçlara itiraz ederken adeta kadere itiraz ediyorlar. (buna da itiraz edecekler) “Bu Aziz ve Alim olanın takdiridir” diyemiyorlar6) “Eğer ortaya Tayyip çıkmasa, Akp olmasa idi halk oyunu bize verecekti!” gibi basit hatalı bir hayale kapılmışlar. Bunun için siyasi hareket noktaları “Tayyyibi ve Akp yi bitirmeye” dönük olmuş.. bu kompleksli siyaset para etmiyor. konuştukça batıyorlar.7) SP kadroları.. Eğer derdiniz bu millete hizmet etmek ise hazır akp gibi %50 lik güçlü bir teşkilat kurulmuş.. Kibir ve egonuzu kırıp Tayyibe yaklaşın, bükemediğiniz eli öpün ve bu hizmet kervanında bir yer edinmek yolunu tutun.. Hayır kibirleri buna…

Çağdaş Kâfirler

Kafir, Cehennem hapishanesinde sonsuz azap görecek kişidir. Peki kafir ne yaptı, suçu nedir ki bu kadar büyük bir cezayı hak ediyor ? Kafirin suçu tek kelimeyle “hakkı gizlemek” Yapılan iyiliği görmezden gelmektir. İyiliğin üstünü örtmek, var olan yok göstermektir. İşte Allah katında en büyük suç budur. Yoksa kafir haktan haberi olmayan cahil kişi değildir. Bilakis kafir hak ve hakikati görmüş, iyice bilmiş anlamış, ancak içindeki fesatlıktan ötürü bunu itiraf etmekten geri duran, bile bile reddeden inatçı ve kibirli kişidir. Allahın kafire ne denli gazap ettiğini ve kafiri neden Cennetten ebedi mahrum edeceğini etrafı kafirle dolu bu dünyadan kolayca anlayabiliriz. Mesela İstanbul trafiği ne kadar sıkışık bilirsiniz. Mevcut iki köprüye rağmen işe gidiş çıkış saatlerinde karşıya geçmek içkenceye dönüşür. Yeni bir köprü, bir tünele ihityaç olduğu gün gibi meydandadır. Bu köprü ve tüneli yapmak her gün trafik işkencesi çeken bu insanlara yapılacak en büyük iyilik olacaktır şüphesiz.. Köprü de yapılır tünel de.. Ve nankör kişi burada ortaya çıkar ve yapılan iyiliği reddeder. Her gün kullanacağı köprüler yollar hakkında sinir bozacak laflar eder ve hizmetin aleyhinde konuşur.. Bu iyiliğin sahibi olan siz o an elinizde olsa ne yaparsınız ? O köprüyü, o tüneli bu nankör herife yasaklamak istersiniz değil mi !? Evet….

Atatürkçüler ve Biz
ANALİZ , Genel , Türkiye Gündemi / 14 Nisan 2019

Allah’ın yüce Adıyla  Bu yazıda şu soruların cevabını arayacağız:1) Bir insan neden atatürkçü olur ?2) Atatürkçülüğün kökeni nedir ? Atatürkten önce atatürkçü var mıydı ?3) Atatürkçüler Dindar idarecileri neden istemez ?4) Atatürkçüler İslam Şeriatına karşı iken Hıristiyan batıyla neden barışıktır ? Atatürkçüler kendi tanımlarıyla “çağdaş yaşamcı” “laik” kişilerdir. Laik; yani Din’in insan hayatına müdahalesini istemeyen ve “çağdaş yaşam” dedikleri seküler hayatı arzulayan kişilerdir. Bu arzularının karşılığını “atatürkçülük” fikri içinde bulurlar. Kemal Atatürk’e sarılmalarının sebebi budur. Dinî ve ilahî hiç bir baskı, hiç bir telkin tavsiye altında kalmak istemezler. Dinin norm ve yasalarına uyma gereği hissetmeden dünya hayatını gönüllerince sürdürmek isterler. Hz Kur’an bu arzuya “nefsin hevasına uymak” “Hevasını tanrı edinmek” der. Meselenin kilit noktası budur: Hevaya uymak. Atatürkçünün istediği tek şey de bu: “Benim yaşantıma kimse karışmasın, canım nasıl istiyorsa öyle yaşarım, nelerden zevk alıyorsam onu yaparım” Adına “Din baskısı” dedikleri “İslamın farz ve haramlarından” soyutlanmış bu tür gönlünce yaşamaya “çağdaş yaşam” ve “laiklik” “batılı olmak” “aydınlanmak” demişlerdir. İslam Şeriatını Türkiye topraklarında iptal edip bu çağdaş yaşamı bunlara sunduğu için Kemal Atatürke minnettardırlar. Yeniden dine dayalı idare biçimine imkan tanımadığı için de “atatürkçülük” ve “laikilik” bunların dünya görüşüdür. Allah ise bu Din-i mübin-i İslamı, nefsin hevasını iptal etmek için indirmiştir….

İMAM

Allah’ın yüce adıyla. “İmam” lider, önder demektir. Bu kelimeyi ilk defa Kuran’la duyduk Hz Allah, dostu İbrahim’e “seni insanlığa imam yapacağım” dediğinde1. Ve Allah’ımız “ahiret günü her insanı imamıyla çağıracağız”2 buyurmuş olunca.. Yani dünyada hangi liderin (imamın) izinden gittin ise, ahirette onunla birlikte olacaksın..” Bir de Müslümanların duası var “Allahım bizleri mütteki kullara imam eyle“3 O yüzden.. Rasulullah efendimiz imamdı sas Hz Ebubekir RA efendimiz imamdıHz Ömer Ra Efendimiz imamdıHz Osman Ra efendimiz imamdıHz Ali Ra efendimiz de imamdı.. imamlığın kıymetini anlamak için bu kadarı kafi.. Hayır, Türkiyede cami imamı bundan farklı değil. Bizzat budur, Kuranda sözü edilen imamdır. Belki imamlarımız amel cihetinden makamın yerini tam dolduramıyor. Ancak bu şan, bu fazilet o makamın içeriğinde münderictir. Dünyada en büyük rütbe Cuma Namazına liderlik yapmaktır.4 Sahabe geldi “Ya Rasulallah bana bir amel öğret ki onu yaparsam Cennete gideyim” deyince Peygamber Efendimiz ona “imam ol” buyurdular. “Eğer olamazsan imama en yakın ol, namazını imamın gölgesinde kıl.”5 Diğer bir hadisinde “Allah namaza liderlik yapan İmamın başını sıvazlar”6 ve “Allah namazda imamın kalbine nazar eder, onda hayır arar, görürse daha cemaate bakmaz, bütün cemaati ona bağışlar namazlarını toptan kabul eder”7 İmam olmak mı üstün, müezzin olmak mı ? Konusunda müçtehit alimler ihtilaf edince “Müezzinlik…

Kader ve İsra 13

Allah’ın yüce Adıyla İsra 13. Ayetin Doğru Tefsiri ve Sapığın İftirasına Cevap  وَكُلَّ إِنْسَانٍ أَلْزَمْنَاهُ طَائِرَهُ فِي عُنُقِهِ﴾ إسراء ١٣ ﴿ Diyanet İşleri meali: Her insanın boynuna işlediklerini dolarız ve kıyamet günü açılmış bulacağı Kitap’ı önüne çıkarırız. Elmalı’lı Hamdi Yazır meali: Her insanın amel defterini boynuna doladık, kıyamet günü açılmış bulacağı kitabı önüne çıkarırız. Ehli Sünnet vel Cemaatin ayeti tercümeleri bu minvalde. Gördüğünüz gibi hiç bir alim “biz insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık“(!) şeklinde tercüme etmemiştir Ana tefsirler ise bu ayeti iki türlü tefsir ettiler : 1) Her insana, yaptığı amellerini boynuna bağladık. Kıyamet günü açılmış (okunaklı) bir kitap olarak onun için çıkaracağız.” Bu tefsire göre (طائر) ifadesi ameller manasına gelir. Aslında “tair” kuş demek. Ve kuşun uçup gittiği gibi kişinin amelleri maziye uçup gider. Allah bunların boşlukta kaybolmadığını, zabt ve kayıt altına alınıp kişinin boyununa dolandığını haber vermiştir. 2) Diğer Ehli Sünnet tefsire göre ayetin manası: “Her insanı boynundan kaderine bağladık..” Bu tefsire göre (طائر) kelimesi kader demektir ve kişi kaderine boynundan bağlıdır onun ne gerisine ne de ilerisine geçemez. Bu manayı verenler Allah Rasulü sallallahu aleyhi vesellem’ın şu hadisine dayanır: “Her doğanın boynunda asılı bir kağıt vardır, şaki midir said midir yazılıdır” İmam ibni Kesir’in İmam Mücahit’ten yaptığı…

Gölge Sakallı Zavallılar ve Sinek Kaydı Hoca!ar

Şimdi Bazıları için moda: Gölge Sakal ! yani ne “sakallı” desinler ne”sakalsız” ? Allah erkeği sakallı yarattı. Kesilmesine müsaade etmedi. Allah Rasulü bunun ölçüsünü bir tutam olarak belirledi. Bu miktar sünnet sakalın ölçüsü oldu. Ümmet peygamberin izinde gitti. Uzun asırlar Sünnet üzere yaşadılar cihana hakim oldular. Sonra ahir zaman fitneleri.. Avrupa kültür ve modası zayıf müminleri etkiledi. Onlara hayranlık, hayranlık nispetinde avrupaya uyum başladı.. “adım adım, karış karış entegre oluş” Hani onlar muasırdı ya ! Oların seviyesine çıkmak hedefti ya !! Muratlarına erdiler, derekelerine indiler.. Sakallar yüzden kazındı. Sarık fes atıldı, fotör smokin kuşanıldı.. Efendilik verildi uşaklık alındı.. Ne zararlı bir ticaret ne kötü akibet ! Sakalsız parlak olmak resmi tip sayıldı. Sakalını günlük tıraş etmemiş öğrenci memur asker ihtar aldı. Bir de can sıkan bir paradoks yok mu beyinlerinde ! Her batıl paradokstur, her batıl sever içinde çelişiktir.. Bir taraftan “Sakal kıldır tüydür önemsizdir” teranelerini attılar, diğer taraftan o tüye düşmanlık derecesinde bir karşı koyuş geliştirdiler. “Dış görünüş önemsiz” diyerek sarığı sakalı ötelediler, sonra çıkıp kazınmış suratı, kravat ceket, açık giyimi kutsayarak “dış görünüşe” taparcasına önem verdiler !  Tüysüzlük resmi ideolojinin sembolü oldu. Sakalını tıraş eden bu ideolojiye biat etmiş sayıldı. Sakalını uzatan ise düşman addedildi. Devlet onları cezalandırdı:…

Mevlid ve Diğer Kandilleri Kutlamak ?

Allah’ın yüce Adıyla  Soru: Kandil denilen Mübarek Geceleri Kutlamak İslam’da var mıdır?  Kadir Regaib Beraat Miraç Kadir ve Mevlid gecelerini kutlamaya karşı olan kesimin itirazları 3 maddede toplandı, ve cevapları verildi: 1. Itiraz: “Dinde özel gece yok, diğerlerinden faziletli gün ve gece olmaz çünkü bütün geceler Allahındır ve eşittir” derler.. 2. Itiraz : faziletli gün ve geceler olsa bile bunlarda özel ibadet ve merasim düzenlemek yoktur. Olmayan ibadeti icad etmek dine bidat sokmaktır” derler.. 3. İtiraz : ibadet her gün ve gece olmalıdır. Bir kaç geceye özel ibadet merasimi düzenlemek diğer geceleri boş vermeye sebep olmaktadır. Kandil geceleri kutlamak bu açıdan fayda yerine zarar verir” derler Cevab 1) Allah bazı insanları diğerleri üzerine üstün kıldığı ve Mekke Medine gibi bazı mekanları başkaları üzerine faziletli kıldığı gibi bazı gün ve geceleri de diğerleri üzerine faziletli kılmıştır, Deliller: “Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır” “Cuma gününde bir saat var; dua isabet etse müstecab olur, namaz isabet etse kabul olur” “Her gecenin son üçte birinde Allah dünya semasına nüzul eder ve “var mı dua eden icabet edeceğim var mı şifa isteyen vereceğim..’ şeklinde nida eder.” Kandil geceleri hakkında da sahih veya zayıf hadisler var olduğu için hususi bir fazilete sahip oldukları sabit olmuştur. Çünkü…

Deizme Götüren Öğrenci Soruları, Şüpheler ve Cevaplar

Düzce Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Doç. Dr. F. Günaydın İmam Hatip Okullarında bazı öğrencileri “deizm küfrüne” sürükleyen konular hakkında araştırmalar yapmış ve bunun sonucunda İmam Hatiplilerin yönelttiği çeşitli soruları derlemiş. İşte o vesvese içerikli 21 soru ve İsa Erdoğan hocanın o sorulara verdiği ilmi cevaplar : 1. Soru : Allah bizim Cennete ve Cehenneme gideceğimizi biliyorsa, neden bizi imtihan ediyor? Cevap: Suç gerçekleşmeden cezasını vermek adalete aykırı olduğu için. Örneğin, öğretmen hangi öğrencinin başarılı olacağını, hangisinin tembel ve başarısız olacağını bilir ancak sınav yapmadan kafadan not vermez. Vermiş olsa tembel öğrenciler itiraz eder, neden bizi imtihan etmedin belki sınavı geçerdik” diyerek itiraz ederlerdi.. Aynı böyle. Cennet güzel amellerin mükafatı, cehennem ise küfür ve isyanın cezasıdır. Mükafat ve ceza ancak eylemden sonra olur önce olmaz. 2. Soru : Öldükten sonra dirileceksek neden ölüyoruz? Cevap: Allah her cana belirli bir ömür biçmiştir. Buna ecel denir. Eceli gelen ölür. Neden ecel tayin etti ? Çünkü dünya hayatı meşekkatlidir ve zaman geçtikçe kişi yaşlanır, sağlığını kaybeder ve dünya hayatı çekilmez olur. Kulların ölümü Ölmeyen Diri Olanın büyüklüğünü gösterir hem.. Aynı olamazlar 3. Soru : Allah her şeyi bildiği halde neden bizi yarattı? Cevap: Bizim bilemeyeceğimiz yüksek gayeleri ve sırlı hikmetleri O bildiği için. Hem bizi…

Arapça Öğrenmek Bu Kadar Zor Değildi

Rahman Rahim Olan Allahın ismiyle.. Türkiye’de benim tespit ettiğim üç dört çeşit Arapça öğretim metodu var. Medrese usulü, İmam Hatip Lisesi metodu, özel kursların metodu ve hafıza teknikleri yöntemi.. Medrese usulü, en köklü ve en sağlam usuldür. Bunun Doğu usulü ve İstanbul usulü gibi farklı çeşitleri de mevcut. Yazının son kısmında bu usule geleceğiz. İmam Hatip okullarında takip edilen metod adeta öğrenciyi oyalama, yıllarca Arapçayla meşgul olsun ama asla tam  olarak öğrenmesin! türünden bir taktik. En zeki ve başarılı imam hatip öğrencilerinin mezun olduklarında Arapça konuşamadığı gibi Arapça bir eseri de okuyamadıkları bunun göstergesidir. Mustafa hoca bir imam ve 90 lı yıllarda tam altı yıl imam hatip lisesi okudu. Sarıkayada ve Kayseride.. Çok da istekli şuurlu çalışkan ve zekiydi. Son sınıfa geldiğinde sonuçtan pek memnun olmamıştı. Arapçayı öğrenmiş sayılmazdı Kuran’ı Hadisi anlayamıyordu. Meslek dersi öğretmenine bunun sebebini sordu. Öğretmeni şöyle diyebilmişti “Arkadaşlar bu okul kitaplarıyla Arapça öğrenmeniz mümkün değil. Bakın bunu ilk defa size açıklıyorum “İzhar” isminde bir kitap var Osmanlı medreselerinde en temel Arapça ders kitabıydı. Arapçayı öğrenmek için Mutlaka onu okumanız gerekir..” Evet gerçekten de İmam Birgivi Hz‘nin kaleme aldığı İzhar kitabı medrese hayatım boyunca okumaktan en çok zevk aldığım öğretici doyurucu feyizli bir kitap olmuştur. Akşamları bazen…

İslamî Kıyafetin Mânâ ve Gücü

“Sokaklarda Sarık cübbe ile dolaşmanız bile görenlere emri bil maruftur” Hakikati üzerine.. Bir Müslüman her ortamda söz tavır ve kıyafetiyle “Ben Müslümanlardanım” [Fussilet:33] demelidir. insanların Allah tarafından iki sınıfta değerlendirildiği bu dünyada [Mücadele:19,22] kişi her haliyle “Allah’ın tarafında” olduğunu dost düşmana göstermelidir. Bu itibarla Sakal Sarık Cübbe bir bütün olarak -ve çarşaf- o kişinin ancak Müslümanlardan olduğunu gösterir ve onu gören müminlere iman telkin eder, manevi kuvvet hasıl eder. Kafir münafıklara ise korku keder salar, onları kızdırır [Fetih:29] morallerini bozar umutlarını tahrip eder. 1. Raşha Hocam Şehit Hızır Efendi ks bir sohbetinde şöyle anlattı. Osmanlının yetim evladı bu zavallı Millet laiklik kasırgasının etkisi altında kendi değerlerine yabancılaştırılmış.. Şeriat Sünnet karşıtlığının kuvvetli olduğu yıllarda.. Çarşaflı bir hanımefendi “İstanbulda vapura bindim tek çarşaflı tesettürlü benim” diyor.. İnsanların yadırgayan, kınayan bakışları altında öz vatanımda kendimi garip ve yalnız hissettim. Gönlüm daraldı. Mahzun oldum.. Derken içeriye bir Müslüman girdi. Başında bembeyaz sarığı, sünnet sakalı, uzun cübbesi, yüzünde namazın eseri [Fetih:29] nurlu simasıyla bir Müslüman.. ve boş bir yere oturdu. Onu öylece görmek yetti bana.. Öyle bir feyz aldım öyle genişledim ki.. Bütün ızdırabım gitti sekinet ve huzur buldum. Allaha hamd ettim ona dua ettim.” 2. Raşha Mahmud Efendi Hz’nin Emr-i Bil Marufla vazifelendirdiği talebeler başkanı…

Kadına Şiddet Bahanesiyle Hocaya Şirret

Bir hoca Kuranın bir ayetini teferans tutarak kadının icabında kocası tarafından dövülebileceğini uzun uzun anlatıyor: “Maksad kadına eziyet vermek olmadan erkeğin itaatsiz karısı karşısındaki acizliğini ve stresini gidermek ve böylece anlaşıp barışma yoluna gitmek ve evliliği sarsacak radikal katarlar almaktan kurtulmak olduğunu..” izah ediyor.. Bu aslında çok eski bir konuşma. Ancak 8 Mart Dunya kadınlar günü denilen bir zamanada şeriat karşıtı medya organları tarafindan kasıtlı olarak bu videoyu internette televizyonlarda o kadar yayımlanıyor ki bir anda Türkiyenin gündemine oturyor ve sn Cumhurbaşkanı da bu konuda açıklama yapma gereği duyuyor. Kısaca söyledikleri: “Din adamı olarak ortaya çıkıp da kadınla ilgili çok farklı açıklamalarda bulunup dinimizde kesinlikle yeri olmayan bazı içtihatta bulunan kişiler ortaya çıkıyor. Anlamak mümkün değil. Bunlar ya bu asırda yaşamıyorlar, çok farklı bir dünyada yaşıyorlar. Çünkü İslam’ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar. İslam’ın hükümlerinin güncellenmesi var. Siz İslam’ı 14 asır öncesi hükümleri ile bugün uygulayamazsınız.Beni birçok hoca efendi tefe koyacak o ayrı mesele. Rabbim bizi tefe koymasın..” Aslında Reis Osmanlının son hazırlattığı iskam hukuku Mecelle-i Ahkam-ı Adliyede gecen bir hükmü söylüyor: تبدل الأحكام بتغير الأزمان “Zamanın değişmesiyle islamın bazı hükümleri de değişebilir..” Tabi burada değişmesi mümkün olanlar muamelat kabilinden olan içtihatlardır. Çünkü hakkında nass (Dîni metin) varid…

Sahte Mehdiyi Yıkmak İsterken, Dîni Temelden Yıkmak!

Özet : – Diyanet ve İlahiyat şöyle demekte : insanımızı bozuk akımlardan, sahte mehdilerden korumak görevimiz. Bunun için “İslamda mehdi inancı yok! demeliyiz” + Ama Sahih hadislerde Mehdi var ? – O zaman o hadisleri de inkar ederiz. Akla ve bilime uymuyorlar çünkü ! + Bu durumda “akıl ve bilim” sizin Din tespit ölçünüz ! Bu ölçü ile hareket edecek nesiller Dini her türlü şekle sokarlar, kırparlar yontarlar ve akibet ortada ne Din kalır ne Diyanet ! Böylece kendi bindiğiniz dalı kesmiş olursunuz ! Tafsilatlı Yazı: Sahte mehdileri yıkmak isterken Dini temelden yıkmak ! “Gençleri bozuk akımlara kapılmaktan nasıl koruyabiliriz” konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı bu günlerde bir çalışma yapmış ve rapor yayınlanmış. Raporda dikkatimi çeken husus, gençlerin Adnan Oktar gibi “ben mehdiyim” diyen kişilere ilgi duyduğunu tespit etmeleri, çözüm olarak da gençlere “İslam dininde kişilerin bir mehdi arama ve tabi olma gerekliliği olmadığını öğretmek” olacağını ifade etmeleridir. Yani kısaca “Halkın Mehdi inancını yıkmalıyız!” demişler. Mehdî inancını yıkmak gerçekten çözüm müdür ? Yoksa Din hayatında daha büyük yeni sorunlar üretmek midir ? Bizce asla çözüm değil. Çözüm olmadığı bir kere şuradan belli; Bakınız Türkiye ilahiyatçıları otuz kırk yıldır “Mehdi beklemeyin gelmeyecek” derler ve ancak “gelecek” inancı canlı bir şeklide varlığını korur…

Yeniden Kıyafet Inkılabı
Genel , İslami hayat , Türkiye Gündemi / 12 Eylül 2018

Ey müslüman Türkiye halkı! Üzerinize giydiğiniz kıyafet ve çamaşırların menşeini, hangi kültüre ait olduğunu biliyor muydunuz ? Giysi : menşei > orijinal adı Atlet : fransız > athlète Külot: fransız > culotte Pijama: fransız > pyjama Pantolon : fransız > pantalon Ceket: fransız > jaquette Kravat : fransız > cravate Bluz: fransız > blouse Tunik: fransız > tonique Tişört : ingiliz > T-shirt Palto : fransız > Paletot Manto : fransız > manteau Pardösü: fransız > pardessus Fötr: fransız > feutre Kasket : fransız > casquette Vestiyer : fransız > vestiare Portmanto : fransız > portemanteau 🇹🇷 Ya şimdi ? Hâlâ millî bir inkılap yapıp asıl kültürümüze, millî kıyafetlerimize dönmeyi düşünmüyor musunuz!? #i_er veya #isa_erdoğan 12.09.2018

Çarşaf Her Mü’mine Hanıma Gereklidir

Çarşafın Kuran kıyafeti olduğu gerçeğini mantıkî delillerle ispat Özet: Allah kadınlara tesettürü emretmiştir. Bunda şüphe yok. Tesettür örtünme demektir. Şu halde bir kıyafet ne kadar çok örtücü olursa Allahın emrine o denli sarılmak olacaktır ki bu çarşaftır. Çünkü en çok örten kıyafet budur. Açıklama: Ahzab:59 ..ve müminlerin kadınlarına da söyle üzerlerine cilbab çeksinler.. Ahzab:53 ..ve Nebi eşlerinden bir şey soracağınız zaman perde arkasından sorun. Bu kalplerin temiz kalması için daha uygun.. Nur:60 evlenme ümidi kalmamış kocakarı da olsalar kadınlar iffetli davranıp dışarı kıyafetini kuşanmaları daha iyi olur.. Ahzap:33 Peygamber eşleri eğer takva olmak istiyorsanız.. dahi evlerinizde oturun önceki cahillik döneminde ki gibi süslenip sokağa çıkmayın Bu ayetler ekseninde Tesettürün varlığını herkes kabul ettiğine göre, şimdi mantık ve akıl konuşacak: Tesettür s-t-r kökünden gelir ve örtmek gizlemek demektir. Insanı başkalarının gözünden gizlemenin aracı 3 şeydir: ev, perde ve kıyafet. Burada konumuz 3.sü yani dışarı kıyafeti. Malumdur ki “örtme, örtücü olma” vasfında kıyafetler içinde en düşük olanları var ve en yüksek olanları var. En düşük olanlar üç çeşittir. 1) Tülden imal edilmiş transperan gibi şeffaf kıyafetler. Bunlar boydan olsalar da cesedi örtmez gösterir. 2) sterç gibi dar olanlar. Bunlar da cesede yapışır ve kadın fizikini belli eder örtmemiş olur. 3) Dekolte kıyafetler….

Cemaatlere Operasyon Umudu !

Allah’ın Adıyla.. 15 temmuz darbe kalkışması sonrası Türkiye’de işler eskisi gibi değil.. F.Gülen, Kuytul, Hanzala, Oktar ve Haydar’ın başına gelenlerden sonra.. İslam’ın sivil kurumları olan büyük hak cemaatlere operasyon beklentisi içinde olanlar var.. Bunlar çok beklerler..! Çünkü devlet bir cemaati resmen suç örgütü olduğunu ispat etmeden cemaat olarak üstüne gidemez. En fazla yapacağı şey cemaat içinde bazı suçlu gördüğü kişileri alması. Çünkü “Suçun şahsiliği esastır” prensibi adaletin temelidir. F. cemaat örneğinde.. Devlet önce cemaati suç örgütü olmakla damgalamış sonrasında ancak fertlerini tevkıf edebilmiştir “suç örgütüne üye olmak” suçundan.. F. cemaati dışında yapılan tüm operasyonlar “cemaat operasyonları” değil, şahsa ve ferde yapılan operasyonlardır. Adnan Oktar örneğinde; Devletin operasyonu Harun Yahya cemaatine karşı olmamış, cemaat içerisinde suça karıştığı tespit edilen Adnan Oktar ve yakın çevresindeki belirli kişilere olmuştur. Eğer cemaate yapılan bir operasyon olsaydı Adnan Oktar’ın kitaplarını satan okumaya devam eden, bununla ilişkisi olduğu tespit edilen herkesin içeri alınması gerekirdi. Ama hayır. Bakın bunun bazı adamları adliye önüne kadar gelip medya önünde Oktara destek şovları yapmışlar ve kıllarına zarar gelmemiştir. Alpaslan Kuytul (furkan vakfı) Hanzala (halis bayuncuk) ve Haydar Baş olayında da durum aynı. Operasyon bunların cemaatine değil şahsına yapılmıştır. Operasyon sebebi cemaatin eylem ve fikirleri değil, ilgili kişinin karışmış olduğu şahsi…

Müslüman Olan Papaz ve Papaz Andrew

Uzun zamandır Amerika’yla aramızda var olan papaz krizi artık Amerika’nın Türkiye’ye bazı yatırımlar uygulayacağı noktaya gelmiştir. Bir takım fikirler ve ideolojiler (Hakkın batıla gelip gelmesi) yüzünden toplumlara ambargo uygulamak türünden yaptırımlar İslam tarihinde ilk defa müşriklerin Sahabelere uyguladığı ambargoya kadar uzanır. Yani bu ne ilk ne de son olacak. Kafir aynı kafirdir. Ve Müslümanların düşmanı olmaya devam ederler. Dost/Müttefik görünme maskesi arkasındaki gerçek düşmanlık suratını göstermesi bakımından bu tür hadiseler şer gibi görünse de hayırdır. Bir diğer iyi tarafı: Kapitalist şeytan’ın uyguladığı bu tür maddi yaptırımlar “kötü komşu mal sahibi yapar” kabilinden “kendi ayaklarımız üzerinde dikilmek ve kendi kendine yeterli olma” yolunda bizler için faydalı olacaktır. Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler. i.er 2. Bölüm. Amerika Papazı ve Yeni Türkiye Papaz Brunson’u ABD hükümeti Türkiye’den alenen istemiş bütün hukuk normlarını çiğneyip emrivaki yaparak “onu derhal gönderin” demiştir. Ancak eski Türkiye yok artık. Eskiden Türkiye, Amerika’nın tavsiyelerini, hatta arzu ve şehvetini bile emir telakki eder ve anında yerine getirirdi. Hatırlayın, Türkiye’ye Amerikan askeri gelecek diye türk hükümeti resmen genel evlerine, fahişelere genelge yayımlamış “güzel görünün iyi ağırlayın güler yüzlü olun” gibi resmi yazı ile amerikanın sefil askerini memnun etme alçaklığına yatmış idi.. O zelil türkiyeden, bütün dünya önünde abd’nin açıktan verdiği…

GERÇEK İSTİKLAL SAVAŞI

KRİTİK ANALİZ 1 Allahın adıyla.. Özet: Batının Türkiyede kurduğu kukla hükümet rejimleri çöküp müslüman halk iktidarı ele alınca batı bunu kendine en büyük tehdit olarak görmüştür ve türlü entrikalarla halkın iktidarını devirip yeniden kuklaları yerleştirmek istemiştir. ancak maşa örgütlere eliyle ortaya konan bütün çabalar sonuç vermeyince iş başa düşmüş ve patronlar sahaya çıkmışlardır. amerika almanya açıktan türkiyeye askeri müdahale yapma azmini deşifre etmiştir. bu müslüman halk gerçek hürriyet ve bağımsızlığına kavuşması için bu savaşın üstesinden gelmeye mecburdur. Acımasız ve pervasız kafir Trump başkanlığında Amerika yeni sömürüler yeni entrikalar peşinde. Avrupada romanyaya dünya kadar savaş malzemesi yığdı. PKK nın suriye kanadı YPG ye 300 Tır dolusu ağır silah verdi. Son hamlesi belli oldu; Katarı, petrolünü gazını zenginliğini yemeye karar verdiler. Önce piskolojik zemin hazırlanıyor. 11 Eylül bahaneyle Afganistanı, öncesinde ise Irakı yediği gibi.. Şimdi sıra Katarda.. Katarın teröre destek verdiği yaygarası başlatıldı.. Hem de komşu ve dindaş ülkeler elinden.. Katara saldırma konusunda dünya kamuoyunu kısa yoldan ikna etmek için. Çünkü bu yaygarayı Amerika İsrail yapsaydı plan deşifre olabilir dünya ikna olmazdı ! Bu durumda ülkeler yeni bir saf düzeni almak durumunda. Fazla seçenek yok. Amerika yandaşlığı veya Rusya-Çin taraftarlığı.. Ortadoğunun Sünni ülkeleri Amerikayı tercih ettiler. Üçüncü bir şık olabilirdi: İslam Ülkeleri…