Cemaatlere Operasyon Umudu !

7 Ağustos 2018

Allah’ın Adıyla..

15 temmuz darbe kalkışması sonrası Türkiye’de işler eskisi gibi değil..

F.Gülen, Kuytul, Hanzala, Oktar ve Haydar’ın başına gelenlerden sonra.. İslam’ın sivil kurumları olan büyük hak cemaatlere operasyon beklentisi içinde olanlar var.. Bunlar çok beklerler..!

Çünkü devlet bir cemaati resmen suç örgütü olduğunu ispat etmeden cemaat olarak üstüne gidemez.
En fazla yapacağı şey cemaat içinde bazı suçlu gördüğü kişileri alması.
Çünkü “Suçun şahsiliği esastır” prensibi adaletin temelidir.

F. cemaat örneğinde..
Devlet önce cemaati suç örgütü olmakla damgalamış sonrasında ancak fertlerini tevkıf edebilmiştir “suç örgütüne üye olmak” suçundan..

F. cemaati dışında yapılan tüm operasyonlar “cemaat operasyonları” değil, şahsa ve ferde yapılan operasyonlardır.

Adnan Oktar örneğinde; Devletin operasyonu Harun Yahya cemaatine karşı olmamış, cemaat içerisinde suça karıştığı tespit edilen Adnan Oktar ve yakın çevresindeki belirli kişilere olmuştur. Eğer cemaate yapılan bir operasyon olsaydı Adnan Oktar’ın kitaplarını satan okumaya devam eden, bununla ilişkisi olduğu tespit edilen herkesin içeri alınması gerekirdi.
Ama hayır. Bakın bunun bazı adamları adliye önüne kadar gelip medya önünde Oktara destek şovları yapmışlar ve kıllarına zarar gelmemiştir.

Alpaslan Kuytul (furkan vakfı) Hanzala (halis bayuncuk) ve Haydar Baş olayında da durum aynı. Operasyon bunların cemaatine değil şahsına yapılmıştır. Operasyon sebebi cemaatin eylem ve fikirleri değil, ilgili kişinin karışmış olduğu şahsi suçlardır. Cemaatin diğer tüm üyeleri ellerini sallayarak dolaşmaktadır nitekim.

Şimdi bu girişten sonra Menzil, İsmailağa ve Süleyman Efendi cemaatlerine yapılacak bir operasyon olabilir mi ? Bunu konuşalım.

Devletin bu cemaatlere operasyon yapabilmesi için evvela cemaati bir suç örgütü olarak ilan etmesi gerekir dedik.

Bu cemaatler ne yapıyor ki suç örgütü olsun!? buna bakalım.

İsmailağa Cemaati

Kurmuş olduğu vakıf ve dernekler aracılığı ile evet zenginlerden bağış zekat toplanıyor ve bununla fakir kişilere yardım ediliyor. Cemaatin bilgili şuurlu fertleri bulundukları yerlerde çocuklara gençlere büyüklere Kurân-ı Kerîm ve ilmihal öğretiyorlar ve medrese adını verdikleri evlerde Arapça üzerinden Kur’an ilimleri tahsil ediyorlar. Bazı vakıf ve dernek merkezlerinde toplanıp birlikte sohbet ediyor, çay içiyorlar ve belki Allah’ı zikrediyorlar..

Şimdi yukarıda sayılanlardan hangisi suç?
Dernek ve Vakıflar aracılığı ile para toplamak suç mu ? Suç ise bütün derneklerin kapatılması, ellerindeki mühürlü makbuzların toplatılması lazım!
Toplanan paraları fakirlere vermek suç mu? Hayır. Bunlar derneklerin onanmış tüzüklerinde olan hizmetler..
Bazı insanları teşvik edip Kur’an dersleri vermelerini sağlamak suç mu ?
Beş on kişi bir evde toplanıp tefsir okumak, Arapça çalışmak suç mu ?

Eğer bunlar suç ise bu insanlar bu suçları kabul ediyorlar ve bu rahmani suç(!) için canlarını ortaya koymaya hazırlar.

Ancak bunlar suç değil ve devlet bunun farkında. Dolayısıyla bu yönüyle cemaatlere operasyon umudu içinde olanlar avucunu yalar.

Netice

Bir cemaat suç örgütü haline dönüşmediği sürece “cemaate operasyon” yapılması söz konusu değildir. Ancak cemaatin bazı fertlerine yapılıyorsa bu herhangi bir vatandaşa yapılandan farklı değil.

Evet belki şu olabilir:

Devlet “resmi izni olmayan, milli eğitime ve diyanete bağlı olmayan bütün eğitim yuvaları yasaktır” deyip kursların medreselerin üstüne gidebilir. Kemalist cumhuriyet yılları, inönü yılları, 28 şubat yıllarında olduğu gibi..

Eger devlet böyle bir fecaate teşebbüs ederse.. -Aslında bunu yapacak olan devletin kendisi değil, devlet içinde yuvalanmış yine bir sol cemaatin/örgütün eylemi,cüreti olacaktır-

..O şerli zamanlarda ne oldu ise şimdi de o olur. Islamın samimi neferleri Kuru gürültüye papuç bırakacak değiller. Hak galip gelir malup olmaz.

“الحق يعلو ولا يعلى عليه”

isa erdoğan 07.08.2018 ist.

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın