Burçlar, Yıldızı düşük olmak var mı?

Rahman ve Kahhar olan Allah’ın adıyla  Sual: Hocam yıldızı düşük olmak nedir? bunlar doğru mudur?  Kuran ve Sünnette ve müctehid alimlerin sözlerinde “yıldızı düşük olmak, yüksek olmak” gibi tabirler tespitler mevcut değildir. Esasında Yıldızların insan üzerinde tesiri olduğuna inanmak en başından islam itikadına aykırıdır.[1] Bununla beraber Allah her insanı muhtelif akıl, şeciyye ve istidatta yaratmıştır. Lakin bu farklardan hiç biri kişiyi Allahın emir ve yasaklarından muaf kılmaz. Meğer ki aklı bunları idrake yeterli olmamış olsun.. Yıldızı düşük olmaktan kasıt kimine göre “kısmeti kapalı olmak veya her şeyden, kem gözden vs çabuk etkilenmek miş !” Kısmet de etki de Allah’ın elindedir. “Allah fazlını kimseden esirgemis değildir. Allah kullarına adil bir şekilde infak ve tasarruf eder. Ancak farklılık kul cihetindendir kimi Allah’ın fazlını alır, kabul eder kimi ise rededer. Allah’a sırt dönmek, Allah’tan gafil yaşamak mahrumiyet sebebidir ve Allahın fazlını reddetmektir” der İmam-ı Rabbani ks Ayrıca kişinin Allah’a inancı, zannı nasılsa Allah’ın ona muamelesi de öyle olacaktır. Allah’tan umudu kesen, nasip kapılarını kendine kapatmış, zarar kapılarını açmıştır.. Itaat, dua, sebeplere sarılmak ve tevekkülle Allah’ın fazlını aramalı ve daima ümitvar olmalı ve Allaha hüsnü zann içre yasamalıdır. Peygamberler gibi.. 90 yaşında da olsa çocuk sahibi olmaktan umudu kesmemeli, düşman ordusu ile deniz arasında…

İzmir Hatıralarım 11
Hatıralarım , REDDİYELER , Tahkikat , Tarikat / 19 Aralık 2020

Allah’ın ismiyle.. 11) Şia misyoneri olan asker ve mücadelemiz Adıyamanlı Mehmet adına bir asker vardı. Sanki kaçmış kaçmış da yakalanmış getirilmiş gibi yaşı büyükçeydi.. Mescide dadandı ve açıktan şiilik propagandası yapmaya başladı. Gerçi ben mescitte buna konuşma fırsatı vermedim tanıyınca ama o orada askerlerle tanışıyor özellikle aleviler üzerinde etkili oluyordu. Ne mi yapıyordu ? Sahabeyi kötülüyordu. Güya onlar Rasulullahın vefatı sonrasında islamdan çıkmışlar! hepsi kafir olmuşlar! hatta dört büyük halife bile ! Öyle bir zehir tükürüyordu ki zerresi bulaşsa adamı dinden imandan eder.. Ben de bunun tezviratına cevap yetiştirmekle uğraşıyordum. O sıhıyor batırıyor biz temizlemeye çalışıyorduk. Sonra bu zehirleri nerede içtiğini anlattı. İran’a gitmiş ve orada Gum şehri varmış.. başlarına yıkılsın. Orada bir okula alıyorlarmış bunun gibi dışarıdan gelenleri ve Ehli Sünnete karşı nasıl mücadele edeceklerini öğretip ülkelerine iran misyoneri olarak salıyorlarmış.. elinde bir sürü kitap mitap var. Bir o askere veriyor, o askerden alıp ötekine veriyor.. Doğu usulü medrese tahsili yapmış bir molla vardı Bilal onunla birlikte olduk buna karşı cevaplar veriyor Sahabeyi Hulefa-ı Raşidin’i Ehli Sünnet yolunu mudafaa etmeye çalışıyoruz. Yeterli olabildik mi ? İtiraf ediyorum Hayır. Ben izhar Tuhfe okumuş gelmişim Bilal tamam beş sene okumuş Molla Camiye gelmiş ama o da ben de bu konularda -yetersiz…

Abdest Önlüğü Üzerinden Sünnet-Bidat Tartışması

Allahın Yüce Adıyla Soru: Abdestte kullanılmış su “necis” olduğu gerekçesiyle abdest önlüğü kullanan müslümanlar var ve tam zıttına buna “Bidat” diyenler var, bu işin hakikati nedir ? CEVAP: Abdest önlüğü, lavabodan abdest alırken kişinin önüne takarak giydiği ve namaza giderken çıkardığı bir giysi, bez parçası. Önlüğün Kurandan Delili: “Ve elbiseni temiz tut” Müddessir:4 Önlüğün Sünnetten delili: Helal haram bellidir ancak arada şüpheliler var ki insanların çoğu onları bilmezler. kim şüpheliden kaçınırsa ancak o dinini ve şerefini korumuş olur. Kim şüpheli şeylere dalarsa onun harama düşmesi yakındır…” Buhari-Müslim Açıklama: Abdestte kullanılmış suya biz kesin “necis” demiyoruz, ancak “Necis olabilir” diyoruz. Çünkü Imam Azam o suya necis demiştir1. Bu durumda üstüne çırayan o kirli su en azından şüphelidir. Şüpheliden kaçınmak ise Dinde ihtiyat ve takvadır. Demekki önlük kullanmak takvadır. Sahabeler diyelim ki önlük veya pamuk kullanmamış olsunlar.. Bu, onu bidat yapmaz. Çünkü onların bizde olduğu gibi yüksek lavabo ve tazyikli muslukları yoktu. Onlar abdesti yere çömelerek su kırbası veya maşrabayla ve gayet itina ile alıyorlardı.. Bu çömelme, kırba ve itina da bir korunma şeklidir. Demekki o sudan korunmalıdır. Bu asırda ise lavabo musluk kullanıyoruz. Bu yeni abdest aletleri yeni tedbirler almayı da beraberinde getirmiştir. ve işte takva bir cemaat o müstamel sudan…

MAHALLE BASKISI

Allahın Yüce Adıyla Laikler Turkiyede uzun süre “mahalle baskısı”ndan şikayet ettiler. Hatta sözcüleri Ayşe Arman laik kıyafet içinde Fatih Çarşambaya da geldi ‘nahallede ona ne kadar baskı yapılacak’ güya gözlem yaptı. Sonucunu aşağıda açıklayacağım. Laiklerin dediği şu: “Müslüman toplum içinde biz laikler istediğimiz gibi rahat yaşayamıyoruz. Tamam döven söven laf eden yok ama.. milletin bakışları bile, içten içe nefret ve ayıplamaları bile bizde baskılanmış hissi oluşturuyor rahat laiklik yapamıyoruz” Kardeşlerim, bu sözünü ettikleri görünmez baskı var ya.. Emin olun Dini Mübin-i Islam’ın en büyük garantörü, Ahlak ve edebin en kapsamlı koruyucusu idi. Bugünlerde biz Millet-i İslam olarak bu Baskı Gücünü kaybettik galiba.. Mahalle Baskısını ilk delen bir kadın olmuştur. Şehit Bayram hoca Ismailağa kürsüsünde anlatmıştı “Osmanlı imparatorluğu son yıllarında herkes fesli sarıklı çarşaflı peçeli iken İstanbulda kısa etekle dolaşan ilk kadın bir er-meni fahişeydi. Bütün istanbul halkı onun suratına tükürdü kınadı yuhaladı ancak o bunu dava edinmişti bunca mahalle baskısına aldırmadı ve yoluna devam etti. Sonuç: bugün binlerce milyonlarca kadın onun izinde, açıldılar saçıldılar.. Müslüman! Senin bu erme-ni kadar cesaretin yok mu şu fahişe kadar bir davan, Din iman derdin yok mu ! Bayram hocanın bu anlattığından da anlaşılıyor ki hak olsun batıl olsun davalar onun çilesini çekenlerin omuzlarında yükselir….

Abdest Önlüğü Kullanmak

Allahın ismiyle.. Soru: Abdestte kullanılmış su “necis” olduğu gerekçesiyle Abdest önlüğü kullanmak hakkında ne dersiniz? “Bidat” diyenler var, cevabınız nedir ? Önlüğün Kurandan Delili: “Ve elbiseni temiz tut” Müddessir:4 Abdest önlüğü kullanmanın Sünnetten delili: “..kim şüpheliden kaçınırsa ancak o zaman dinini ve şerefini korumuş olur..” Buhari-Müslim Cevap: Abdestte kullanılmış suya kesin “necis” demiyoruz, ancak “Necis olabilir” diyoruz. Çünkü Imam Azam o suya necis demiştir1 Şimdi eğer o su necis ise, demekki elbiseye sıçraması namaz için sakıncalı. Sahabelerin R.Ahm bu zamanda olduğu gibi yüksek lavabo ve tazyikli muslukları yoktu, Onlar abdesti yere çömelerek ve gayet itina ile alıyorlardı.. Bu da bir korunma şeklidir. Bu asırda ise lavabolar ve tazyikle su akıtan musluklar kullanıyoruz. Bu yeni abdest aletleri yeni tedbirler almayı da beraberinde getirmiştir. ve işte takva bir cemaat o müstamel sudan korunmak için önlük kullanmayı tercih etmişlerdir. Sahabenin yerde itina ile abdest alması ile önlük kullanmak arasındaki ilişki ortak hedef/illet’e hizmet etmesidir yani o sudan (mâ-i müsta’melden) korunmaktır. Dolasıyıyla önlük islamda var olan bir gayeye hizmet ettiği cihetiyle bidat değil, müstehap olur. Tıpkı sesi daha uzağa ulaştırmak için namazda ezanda hoparlör kullanmak gibi. Sesi uzağa ulaştırmak islamın hedefidir.. eskiden dama çıkmak bunun aracı iken şimdi ise hoparlör kullanmak bir araçtır. Gaye…

İslamı Yıkmada Eski Bir Numara
Genel , REDDİYELER , Tahkikat / 6 Ağustos 2020

Allahın Yüce Adıyla Islamı yıkmada kullanılmış eski bir numara: Daha üstün, daha iyi olana tutunmuş görünme hilesi ! Küfrün hilesi tarih boyunca aynıdır. Aynı olduğu için doğru-yanlışı, dostu-düşmanı tanımak için Kuran okumak yeter. Kuran-ı Kerim Hz Ademden Kıyamete değin kafirlerin tüm oyun hile ve tuzaklarını deşifre eder, müminleri ikaz eder. Numara şu: Hilebaz kafir bir hakikati inkar edeceği zaman güya daha üstün olanına tutumuş, daha iyisini öe sürüyor görünür. Buna biz “Üste sarılıp alt etme numarası” diyoruz. veya “Boyununa sarılıp karnı oyma hilesi” İşte örnekleri: ➡️ Bir deist Rasulullah’ı veya Kuranı mı inkar edecek ? Bu inkarını Tanrı (ilah) inancına sarılmış görünerek yapar.➡️ Bir vahabi Evliyaullah’ı, kerameti ve şefaatı mı inkar edecek ? Bunu Tevhid’e sarılma numarasıyla yapar➡️ Bir şii; Sahabenin Yolunu (Ehli Sünnet’i) inkar edecek ya, Ehl-i Beyte sarılası gelir!➡️ Bir Mealci; Hadisi Şerifleri mi inkar edecek ? Güya Kurancı olmuş, Kurana sarılmış gibi yapar !➡️ Bir Hıristiyan kul İsa’yı ve Muhammed as’ı inkar mı edecek? Güya daha üstün olana tanrı(!) İsa’ya iman etmiş görünür ! Haşa ve kella! Allah bu hilebazlara haddini bildirmektedir: “..Siz misiniz Kitabın bir kısmına iman edip diğer kısmını inkar eden ! Sizin cezanız dünyada alçak olmak Ahirette ise en şiddetli azaba çarpılmak..” Bakara:85 Islam…

Reddiye: Ehl-i Sünnete Tekfirci Yaftası Vuran Hilmi Karaaç’a Ret

Yüce Allahın Adıyla.. İlahiyatçı akademisyen Doç. Dr. Hilmi Karaaç bir makale (tez) yazmış 24 sayfa. Adı “EHL-I SUNNETE GORE TEKFIR PROBLEMATIGI” Yazıyı okuduğunuzda Ehli Sünnet Camiasını diğer Müslümanları olur olmadık “tekfir” eden, onları haksız yere dışlayan, ilim ve insafan uzak, taassup ve inatla hareket eden bir fırka gibi görürsünüz ! Ehli Sünnet hakkında çizilen manzara budur ! İşin dikkati calip tarafı bir takım ilahiyatçılar bu günlerde anlaşmışçasına ve EHLİ SÜNNET’İ tekfirci gibi gösterme çabası içine girmişler ve adeta Ehli Sünneti kendi silahıyla vurma yoluna gitmeleridir. Amaç ne ? Çalışmadaki betimleme ve tasvirler apaçık Ehli Sünnete yapılmış bir haksızlık ve iftiraydı ve elbette bir cevap verilmesi gerekiyordu E-Mail yoluyla kendisine gönderdiğimiz ret cevabımız aşağıdaki gibidir: 1) Hilmi Bey makalenizi okudum. Öncelikle aklıma gelen soru şu oldu: Siz hangi mezheptensiniz ? Siz Ehli Sünnet değil misiniz ? 2) Çalışmanız eksik, tamamlanmamış. “Tekfir alanlarını” sayarken “Sahabe, Hilafet, İmamet” konularını es geçmiş ve Şiaya hiç değinmemişiniz ! Bunun özel bir sebebi var mı ? Veya şöyle soralım: Tekfir’in Şiadaki durumunu konu alan bir çalışmanız var mı ? Yoksa hedef sadece Ehl-i Sünnet mi ? 3) Bugün tekfiri en yoğun kullanan iki akımdan biri; Kendini Ehli Sünnet sayan Vahhabiye (selefiyye) fırkasıdır. Bunların tekfir sebepleri “oy vermek, laik…

Demokrat Müslüman Olur Mu ?

Allahın Yüce Adıyla.. Selamun aleyküm hocam. Bir Müslüman beşeri sistem ve ideolojileri kendisine sıfat edinebilir mi? Mesela “Ben demokrat Müslümanım” “Ben atatürkçüyum” “Ben sosyalistim” “Ben laik müslümanım” diyebilir mi ? Camide namaz için saf tuttuğu halde bu tür ideolojiler peşine koşan Müslümanın Allah katında durumu nedir? CEVAP: “..Bundan önce ve Kur’ân’da, Peygamberin size şahid olması, sizin de insanlara şahid olmanız için, size Müslüman adını veren O’dur. Artık namaz kılın, zekat verin, Allah’a (itaate) sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır” Hacc: 78 Ayetinde açıkça ifade buyurduğu üzere bizlere Müslüman adını Allah vermiştir. Bu ismi yeterli görmeyip önüne arkasına ilave sıfatlar Allah’a saygısızlıktır. Şimdi bu ilave sıfatlarının ne olduğuna bakalım ve Müslümanın kendisini bunlara nispet etmesi caiz midir, değil midir görelim. Demokrat, demokrasiye inanan ve demokratik düzene bağlı olan demektir. Demokrasi en basit tabirle “halkın kendi kendini yönetmesi” veya “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir!” sloganında ifade edilen yönetim biçimi. Demokrasi, diğer iki rejime “Monokrasi ve Teokrasiye” alternatif olarak çıkmış bir devlet yönetim şeklidir. Monokrasi tek kişinin yönetimi; Saltanat/krallık demekmiş, Teokrasi ise Dine dayalı yönetim biçimi, yani Şeriat. Görüldüğü gibi “ben demokratım” diyen bir Müslüman(?) aslında “Ben Dine dayalı bir yönetim biçimi istemiyorum, ben halkın kendini istediği gibi…

İblis Baş Öğretmen

Kötülük bulaşıcıdır. Pislik gibi. Pisliğe düşen, dokunan bulaşan anında kirlenir. Aids kötülerin hastalığı. Fuhşiyatla bulaşır. Pisin teki ötekine temas eder ve onu da hasta eder. İblis yeminli düşman. Tüm insanlığı saptıracağına ant içmiş. Bunun için bütün bilgi birikimini kullanıyor. O şunu çok iyi biliyor: bozmak kolay. Kirletmek tahrip etmek kolay: al eline pisliği ona buna sür.. herkesi anında kirletirsin En büyük kötülük Allaha isyan. Günaha cüret. İblis bu konuda uzman. Baş öğretmen. Denilir ki insanlar kendi cinsine şehvetle yönelmedi tarih boyunca.. ta ki iblis ilk defa insan kılığına girip önce kendini düzdürdü ve bu ahlaksızlığı avanesine bulaştırdı. Ve böylece yayıldı. İlk günah yine iblisin başı altından çıktı. Allaha isyan etmeye ilk cüret eden iblis. Şerde baş öğretmen. İlk günahı işledi ve öğretti. “Korkma bu meyveyi ye” dedi, yemin etti “size yarayacak” dedi. Ve günah iblisten insanlığa bulaştı. Sonra ilk adam öldürme.. yine aktör iblis; görevi günahı süslemek, pisliği temiz göstermek, cüret aşılamak, Allahı ve azabı unutturmak.. Ve pislik böylece insandan insana yayılır durur. Allahın lütfu burada şu ki her insan temiz yaratılır, günahsız, fıtrat üzere.. tertemiz, sıfır kilometre. Ancak ne olursa bu insana sonradan olur. Onu ilk bozan anne babadır, kardeşleri, sonra öğretmeni, sonra arkadaş çevresi ve sosyal görsel medya….

Hadisler Vahiy Olduğuna Aklî Delil

Internetin yayılmasıyla eski bir felsefe “hadisleri inkara dayalı Kurancılık” felsefesi yeniden baş göstermiştir. Bunların en önemli fikirlerinden biri Hadislerin Allahtan bir çeşit vahiy olduğunu inkar etmektir. Bunu inkar etmenin tutarsız çürük bir düşünce olduğunu ispat edeceğiz. Buyurun Hadisi şerifler Vahy-i Gayr-i Metluv’ dür. Bunu inkar etmek aşağıdaki 2 neticeden birini mutlaka gerkli kılar : 1) ya Allah Rasulü islam dini hakkında Kur’an dışında hiçbir şey söylememiştir! Yani bütün hadisler uydurmadır !? 2) ya da Allah rasûlü Islamda helaller haramlar, ibadetlerin şekilleri, ayetlerin tefsiri, eski ümmetler, gelecek olaylar hakkında yaptığı tüm açıklamaları kendi aklı ve zekası ile söylemiştir !? Birinci şıkkın olması mümkün değil. Kaldı ikinci şık. Ikinci şıkka gelince: Bu durumda Allah peygamberinin açıklamalarını ya onaylamıştır, ya da onaylamamıştır. a) Eğer onaylamadı derseniz, bu “peygamber dini bozmuştur!” demek olur ki mümkün değil. kaldı geriye diğer ihtimal. b) onaylamıştır. Din, geçmiş ve gelecek ile ilgili hadislerini Rasulullah kendi aklı ve zekasıyla söylemiş ama Allah hepsini onaylamıştır” demiş olursunuz. Neticece Allah’ın onaylaması da bir nevi vahiydir öyle ise her durumda *Hadisler vahy-i gayr-i metluv* dur. Ispat edildi. isaerdogan.com

Gölge Sakallı Zavallılar ve Sinek Kaydı Hoca!ar

Şimdi Bazıları için moda: Gölge Sakal ! yani ne “sakallı” desinler ne”sakalsız” ? Allah erkeği sakallı yarattı. Kesilmesine müsaade etmedi. Allah Rasulü bunun ölçüsünü bir tutam olarak belirledi. Bu miktar sünnet sakalın ölçüsü oldu. Ümmet peygamberin izinde gitti. Uzun asırlar Sünnet üzere yaşadılar cihana hakim oldular. Sonra ahir zaman fitneleri.. Avrupa kültür ve modası zayıf müminleri etkiledi. Onlara hayranlık, hayranlık nispetinde avrupaya uyum başladı.. “adım adım, karış karış entegre oluş” Hani onlar muasırdı ya ! Oların seviyesine çıkmak hedefti ya !! Muratlarına erdiler, derekelerine indiler.. Sakallar yüzden kazındı. Sarık fes atıldı, fotör smokin kuşanıldı.. Efendilik verildi uşaklık alındı.. Ne zararlı bir ticaret ne kötü akibet ! Sakalsız parlak olmak resmi tip sayıldı. Sakalını günlük tıraş etmemiş öğrenci memur asker ihtar aldı. Bir de can sıkan bir paradoks yok mu beyinlerinde ! Her batıl paradokstur, her batıl sever içinde çelişiktir.. Bir taraftan “Sakal kıldır tüydür önemsizdir” teranelerini attılar, diğer taraftan o tüye düşmanlık derecesinde bir karşı koyuş geliştirdiler. “Dış görünüş önemsiz” diyerek sarığı sakalı ötelediler, sonra çıkıp kazınmış suratı, kravat ceket, açık giyimi kutsayarak “dış görünüşe” taparcasına önem verdiler !  Tüysüzlük resmi ideolojinin sembolü oldu. Sakalını tıraş eden bu ideolojiye biat etmiş sayıldı. Sakalını uzatan ise düşman addedildi. Devlet onları cezalandırdı:…

Deizme Götüren Öğrenci Soruları, Şüpheler ve Cevaplar

Düzce Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Doç. Dr. F. Günaydın İmam Hatip Okullarında bazı öğrencileri “deizm küfrüne” sürükleyen konular hakkında araştırmalar yapmış ve bunun sonucunda İmam Hatiplilerin yönelttiği çeşitli soruları derlemiş. İşte o vesvese içerikli 21 soru ve İsa Erdoğan hocanın o sorulara verdiği ilmi cevaplar : 1. Soru : Allah bizim Cennete ve Cehenneme gideceğimizi biliyorsa, neden bizi imtihan ediyor? Cevap: Suç gerçekleşmeden cezasını vermek adalete aykırı olduğu için. Örneğin, öğretmen hangi öğrencinin başarılı olacağını, hangisinin tembel ve başarısız olacağını bilir ancak sınav yapmadan kafadan not vermez. Vermiş olsa tembel öğrenciler itiraz eder, neden bizi imtihan etmedin belki sınavı geçerdik” diyerek itiraz ederlerdi.. Aynı böyle. Cennet güzel amellerin mükafatı, cehennem ise küfür ve isyanın cezasıdır. Mükafat ve ceza ancak eylemden sonra olur önce olmaz. 2. Soru : Öldükten sonra dirileceksek neden ölüyoruz? Cevap: Allah her cana belirli bir ömür biçmiştir. Buna ecel denir. Eceli gelen ölür. Neden ecel tayin etti ? Çünkü dünya hayatı meşekkatlidir ve zaman geçtikçe kişi yaşlanır, sağlığını kaybeder ve dünya hayatı çekilmez olur. Kulların ölümü Ölmeyen Diri Olanın büyüklüğünü gösterir hem.. Aynı olamazlar 3. Soru : Allah her şeyi bildiği halde neden bizi yarattı? Cevap: Bizim bilemeyeceğimiz yüksek gayeleri ve sırlı hikmetleri O bildiği için. Hem bizi…

Kadına Şiddet Bahanesiyle Hocaya Şirret

Bir hoca Kuranın bir ayetini teferans tutarak kadının icabında kocası tarafından dövülebileceğini uzun uzun anlatıyor: “Maksad kadına eziyet vermek olmadan erkeğin itaatsiz karısı karşısındaki acizliğini ve stresini gidermek ve böylece anlaşıp barışma yoluna gitmek ve evliliği sarsacak radikal katarlar almaktan kurtulmak olduğunu..” izah ediyor.. Bu aslında çok eski bir konuşma. Ancak 8 Mart Dunya kadınlar günü denilen bir zamanada şeriat karşıtı medya organları tarafindan kasıtlı olarak bu videoyu internette televizyonlarda o kadar yayımlanıyor ki bir anda Türkiyenin gündemine oturyor ve sn Cumhurbaşkanı da bu konuda açıklama yapma gereği duyuyor. Kısaca söyledikleri: “Din adamı olarak ortaya çıkıp da kadınla ilgili çok farklı açıklamalarda bulunup dinimizde kesinlikle yeri olmayan bazı içtihatta bulunan kişiler ortaya çıkıyor. Anlamak mümkün değil. Bunlar ya bu asırda yaşamıyorlar, çok farklı bir dünyada yaşıyorlar. Çünkü İslam’ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar. İslam’ın hükümlerinin güncellenmesi var. Siz İslam’ı 14 asır öncesi hükümleri ile bugün uygulayamazsınız.Beni birçok hoca efendi tefe koyacak o ayrı mesele. Rabbim bizi tefe koymasın..” Aslında Reis Osmanlının son hazırlattığı iskam hukuku Mecelle-i Ahkam-ı Adliyede gecen bir hükmü söylüyor: تبدل الأحكام بتغير الأزمان “Zamanın değişmesiyle islamın bazı hükümleri de değişebilir..” Tabi burada değişmesi mümkün olanlar muamelat kabilinden olan içtihatlardır. Çünkü hakkında nass (Dîni metin) varid…

Sahte Mehdiyi Yıkmak İsterken, Dîni Temelden Yıkmak!

Özet : – Diyanet ve İlahiyat şöyle demekte : insanımızı bozuk akımlardan, sahte mehdilerden korumak görevimiz. Bunun için “İslamda mehdi inancı yok! demeliyiz” + Ama Sahih hadislerde Mehdi var ? – O zaman o hadisleri de inkar ederiz. Akla ve bilime uymuyorlar çünkü ! + Bu durumda “akıl ve bilim” sizin Din tespit ölçünüz ! Bu ölçü ile hareket edecek nesiller Dini her türlü şekle sokarlar, kırparlar yontarlar ve akibet ortada ne Din kalır ne Diyanet ! Böylece kendi bindiğiniz dalı kesmiş olursunuz ! Tafsilatlı Yazı: Sahte mehdileri yıkmak isterken Dini temelden yıkmak ! “Gençleri bozuk akımlara kapılmaktan nasıl koruyabiliriz” konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı bu günlerde bir çalışma yapmış ve rapor yayınlanmış. Raporda dikkatimi çeken husus, gençlerin Adnan Oktar gibi “ben mehdiyim” diyen kişilere ilgi duyduğunu tespit etmeleri, çözüm olarak da gençlere “İslam dininde kişilerin bir mehdi arama ve tabi olma gerekliliği olmadığını öğretmek” olacağını ifade etmeleridir. Yani kısaca “Halkın Mehdi inancını yıkmalıyız!” demişler. Mehdî inancını yıkmak gerçekten çözüm müdür ? Yoksa Din hayatında daha büyük yeni sorunlar üretmek midir ? Bizce asla çözüm değil. Çözüm olmadığı bir kere şuradan belli; Bakınız Türkiye ilahiyatçıları otuz kırk yıldır “Mehdi beklemeyin gelmeyecek” derler ve ancak “gelecek” inancı canlı bir şeklide varlığını korur…

Allah kaldıramayacağı taş yaratabilir mi sorusu

Soru: Allah kaldıramayacağı bir taş (!) yaratabilir mi !? CEVAP, Allah’ın yüce Adıyla  Bu soru “Allah her şeye gücü yeter” gerçeğinden hareketle Allah’ı güya aciz bırakma, müslümanı köşeye sıkıştırmak amacı güder ancak beyhude !  Bu tuzaklı soru iki ucu pis değnek gibi, evet desen de hayır desen de mağlub oluyorsun! Bunlar küstah ateist soruları. Allah’ı tanımamaktan doğan saçma sorulardır. Benzeri “Allah kendi gibi bir ilah yaratabilir mi !?” veya “kendinden daha güçlü bir ilah yaratabilir mi !?” Gibi zirvalar. Ancak merak etmeyin soru ne kadar mantıksız zırva olsa da cevabı basit ve kolay. O kadar kolay ki 1 tek cevap yeterli iken biz 6 tane cevap verdik. Her biri tek başına bu soruyu ateist kafirin ağzına tıkamaya yeter. Hadi başlayayım 1. Cevap Kuran’ı Kerim den: “.. Allah’tan korkun, eğer ona iman ediyorsanız onun hakkında saygısızca konuşmayın.” (Maide:112) Cevap 2 +Bana sonsuzdan daha büyük bir rakam söyle ben de senin bu soruna mantıklı cevap vereyim ? _sonsuzdan daha büyük rakam olamaz çünkü sonsuzun sonu yok. +Allah’ın gücünün de sonu yok ki onun aşacak bir taş olabilsin. Böyle bir taş veya ilah tasavvuru abestir saçmadır. Saçma sorularla Allah sorgulanmaz. 2. Cevabın b bendi: Allahın gücü her “şey”e yeter, O her “şeyi” yaratabilir….

Cemaatlere Operasyon Umudu !

Allah’ın Adıyla.. 15 temmuz darbe kalkışması sonrası Türkiye’de işler eskisi gibi değil.. F.Gülen, Kuytul, Hanzala, Oktar ve Haydar’ın başına gelenlerden sonra.. İslam’ın sivil kurumları olan büyük hak cemaatlere operasyon beklentisi içinde olanlar var.. Bunlar çok beklerler..! Çünkü devlet bir cemaati resmen suç örgütü olduğunu ispat etmeden cemaat olarak üstüne gidemez. En fazla yapacağı şey cemaat içinde bazı suçlu gördüğü kişileri alması. Çünkü “Suçun şahsiliği esastır” prensibi adaletin temelidir. F. cemaat örneğinde.. Devlet önce cemaati suç örgütü olmakla damgalamış sonrasında ancak fertlerini tevkıf edebilmiştir “suç örgütüne üye olmak” suçundan.. F. cemaati dışında yapılan tüm operasyonlar “cemaat operasyonları” değil, şahsa ve ferde yapılan operasyonlardır. Adnan Oktar örneğinde; Devletin operasyonu Harun Yahya cemaatine karşı olmamış, cemaat içerisinde suça karıştığı tespit edilen Adnan Oktar ve yakın çevresindeki belirli kişilere olmuştur. Eğer cemaate yapılan bir operasyon olsaydı Adnan Oktar’ın kitaplarını satan okumaya devam eden, bununla ilişkisi olduğu tespit edilen herkesin içeri alınması gerekirdi. Ama hayır. Bakın bunun bazı adamları adliye önüne kadar gelip medya önünde Oktara destek şovları yapmışlar ve kıllarına zarar gelmemiştir. Alpaslan Kuytul (furkan vakfı) Hanzala (halis bayuncuk) ve Haydar Baş olayında da durum aynı. Operasyon bunların cemaatine değil şahsına yapılmıştır. Operasyon sebebi cemaatin eylem ve fikirleri değil, ilgili kişinin karışmış olduğu şahsi…

Müslüman Olan Papaz ve Papaz Andrew

Uzun zamandır Amerika’yla aramızda var olan papaz krizi artık Amerika’nın Türkiye’ye bazı yatırımlar uygulayacağı noktaya gelmiştir. Bir takım fikirler ve ideolojiler (Hakkın batıla gelip gelmesi) yüzünden toplumlara ambargo uygulamak türünden yaptırımlar İslam tarihinde ilk defa müşriklerin Sahabelere uyguladığı ambargoya kadar uzanır. Yani bu ne ilk ne de son olacak. Kafir aynı kafirdir. Ve Müslümanların düşmanı olmaya devam ederler. Dost/Müttefik görünme maskesi arkasındaki gerçek düşmanlık suratını göstermesi bakımından bu tür hadiseler şer gibi görünse de hayırdır. Bir diğer iyi tarafı: Kapitalist şeytan’ın uyguladığı bu tür maddi yaptırımlar “kötü komşu mal sahibi yapar” kabilinden “kendi ayaklarımız üzerinde dikilmek ve kendi kendine yeterli olma” yolunda bizler için faydalı olacaktır. Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler. i.er 2. Bölüm. Amerika Papazı ve Yeni Türkiye Papaz Brunson’u ABD hükümeti Türkiye’den alenen istemiş bütün hukuk normlarını çiğneyip emrivaki yaparak “onu derhal gönderin” demiştir. Ancak eski Türkiye yok artık. Eskiden Türkiye, Amerika’nın tavsiyelerini, hatta arzu ve şehvetini bile emir telakki eder ve anında yerine getirirdi. Hatırlayın, Türkiye’ye Amerikan askeri gelecek diye türk hükümeti resmen genel evlerine, fahişelere genelge yayımlamış “güzel görünün iyi ağırlayın güler yüzlü olun” gibi resmi yazı ile amerikanın sefil askerini memnun etme alçaklığına yatmış idi.. O zelil türkiyeden, bütün dünya önünde abd’nin açıktan verdiği…

Kemalist Mealciler Fırkası 1

Allah’ın yüce Adıyla.. Bu yazıda sizlere İslam toplumun içinde nev-zuhur etmiş bir fırkadan bahsedeceğim: Kemalist mealciler fırkasından. Allah Rasulu salatü selam olsun “Benden sonra Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, kurtulacak tek fırka Ehli Sünnet vel Cemaat” olduğunu bildirmiş geriye kalan 72 fırkanın cehennemlik olduğunu haber vermiştir. Bu sapkın 72 fırkayı islam alimleri tespit etmişlerse de, bazıları tarihin çöplüğünde yok olarak günümüze kadar gelememiştir. Onların yerine bu zamanda yenileri türemiş ve dalalet ehli Allahın El-Mudill sıfatına mazhar olmaya böylece devam etmiştir Her müslüman bu sapkın fırkalardan haberdar olmalı ve kendini, aile akrabalarını bilgilendirip sakındırmalıdır.  Kemalist Mealciler Fırkası (K-Mealizm) Bunları biz şu sıfat üzere bulduk; K-mealciler namaz kılmazlar, oruç tutmaz, fukarayı gözetmez; zekat sadaka vermezler, Hacca umreye gitmezler.. Bunlar hadisleri toptan inkar ederler. Hak Mezhepleri, Allah Dostlarını, müctehit alimleri de inkar ederler, hatta ulema evliyaya iftira eder, söverler. Bütün bunları Kuran Mealinden pasajlar okuyarak yaparlar. müslümanları etkilemek için kendilerini “Kuran ehli, Kurancı, indirilmiş dinci” diye adlandırırlar. Bunlar sahte hesaplarla kimliklerini gizleyen ve bütün ifsatlarını internet üzerinden yapan zavallılardır. İnsan içine çıkmaya, senin benim karşıma geçip seviyeli bir şekilde tartışmaya cesaret edemezler..  Bütün argümanları şüphe uyandırıcı sorular vesveseler, yalan haber ve iftira türünden şeylerdir. “Bu yalanları ne kadar çok yayarsa ne kadar çok müslüman…

Kuran’da İnsan olmak !?
Dünya Gündemi , Genel , REDDİYELER / 15 Şubat 2018

Allah’ın yüce Adıyla  Şimdi birileri diline dolmaya başladı “Önce insan olmalıymış ‘bana insanlığın lazım’ mış, ‘dindarlığını Allaha göstersin” miş ! Cevap: “İnsanlık”çılık, “insanmerkezicilik” batı adıyla Humanity 21 asrın küfür dünyasında yükselen bir kavram. Atezimin evrilmiş halidir. İmandan yoksun yığınlar ‘hayat ne için? sorgusunun ağırlığından kurtulmak için “hayat insanlık için” lafını icat etmişler ve insanlıkçılığı İmandanİslamdan daha üstün saymışlardır..! Küfrün evrensel dünyasında sıkça telaffuz edilen bu ‘insancılık’ ideali, Allaha iman etmeye, müslüman olmaya bir alternatif olarak sunuluyor olması, bu yönüyle İman önünde bir set, bir çukur olmuş, bu sebeple o lakırdıya karşı bizde nefret yüklü bir tepki oluşmuş oluşmuştur  Nerde iman nerde insanlık!  “Siz hacıları sulamayı ve Mescid-i Haramın tamir bakım işlerini Allaha ve âhiret gününe İMAN etmeyle ve Allah yolunda CİHAD etmekle bir mi tutuyorsunuz! Bunlar Allah nezdinde asla eşit değildir..” Tövbe:19 Bakın bu ayette, susak insanlara su vermek, onların ihtiyacını gidermek, değer verdikleri yapıları onarmak türünden ortaya konan insanlık örnekleri asla Allahaimanetmek mertebesine çıkamamış, imandan yoksun ise bu kişinin sans göstereceği “insanlık” onu ebedi cehennem ateşinden kurtaramamıştır.. Demekki önce iman sonunda iman  Kuranda ‘İnsanlık’ veya Kuranda ‘insan olmak’ kavramı var mı?  Kuranda ‘insan olun’ diye bir tane emir yoktur.İnsan olunmaz insan doğulur.. Tin:4Mühim olan insan olmak değil kul olmak, Allaha kul….