Ömer Öngüt ve Misyonu

Allah’ın yüce Adıyla.. Ömer Öngüt’ün kimliğini deşifre  Bu yazı Ömer Öngütün ölümü üzerine yapılmış bir çalışma değil, Ömer Örgüt henüz görevinde aktif iken biz onu deşifre etmişiz ve karanlık mihrakların piyonu olduğunu tespit etmişiz.. Öncelikle Ömer Öngütün kendini nasıl tanımladığını, elemanlarının onu neyle anlattığını görelim, sonra da kendi lafları, kitapları ve yerine getirdiği misyon üzerinden onun hakkında biz bir deşifre yapalım Ömer Öngüt kendinden menkul olarak “Şeyh Esat Erbil’inin halifesi şeyh Yakup Efendi’nin müridi ve halifesi imiş. Gündüzleri Yakup Efendi’nin irşadı altındayken geceleri Esad efendinin manevî terbiyesi altında yetişmiş! Yakup Efendi’nin ölümü üzerine güya düzce Adapazarı yöresinde irşad(!) görevine başlamış! manevi mertebeleri öyle bir katetmiş ki hatemül evliya mertebesine yükselmiş..!” Buyur, kendine evliyaların sonuncusu diyen bir nadan! Kendi müritleri (elemanlarına) göre ise Ömer Öngüt zamanın en büyük evliyası! kutbu azamı! ve evliyaların sonuncusu! O mürşidi kamil ve seyyid! Ümmetin 73 fırkaya bölündüğü bir asırda kurtulucu tek fırka Öngüt fırkası! Ve 72 fırkanın sıfatını vasfını ifşa ederek insanları kurtulucu tek fırkaya -kendi örgütüne- çağıran kurtarıcı ! Yine müritlere göre Ömer Öngüt sır denizi, hakikatin menbağı! O yüzden vakfının adı hakikat vakfı ! Çıkardığı dergi hakikat dergisi, onun ciltler dolusu kitapları ilham yoluyla kaleme alınmış birer hakikat huzmeleri! İlhamla yazıldığı için vahiy…

Geberdi Öldü Vefat etti arasındaki fark
Bilgi , Siyaset , Türkiye Gündemi / 12 Şubat 2023

Ölmeyen Allah’ın yüce Adıyla..  Birinin hayatı son bulduğunda bu iki tabirden hangisini kullanmalıyız? Öldü mü vefat mı etti?  Bu önemli mi bir konu mu ? Evet biz müslümanlar için önemli. Çünkü Hz Allah “Allah yolunda can feda edenler için “ölü” demeyin” [2:154] “Allah yolunda katledilenleri ölüler sanmayın. Onlar diridir Allah katında yiyip içiyorlar” [3:168] buyurarak kelimelerimizi yerli yerinde kullanmamızı ister. Artık cahilliği bırakıp neyi nerede söylemek gerektiğini bilmemiz lazımdır. Bir kişi Allah yolunda hayat sürdü ise demekki Allah yolunda can vermiştir, bunun için “vefat etti” deriz “ölü” dememek için. Eğer düşman tarafından katledildi ise bu apaçık şehittir buna şehit oldu deriz Böyle bir durumu yoksa yani Allah yolunda gitmiş biri değilse ona da “öldü” deriz. Maalesef görmekteyiz nice gafil Müslümanlar Allah dostları hakkında hatta peygamberler hakkında bile “öldü” tabirini kullanabiliyor ! Buna karşılık ehli dünya kendi içlerinden biri öldüğünde “öldü” demekten imtina ediyorlar bizim kelimelerimizi kullanarak “vefat etti” diyorlar veya “hayata gözlerini yumdu” gibi ifadeler kullanıyorlar. Halbuki adam/madam laiklik uğruna mücadele etmiş, ömrü sefahet içinde geçmiş ve ölmüş.. Bu bir ölüdür. Buna “öldü” diyeceksiniz, bunda tereddüt yok Bir ahiret insanı şu dünyacılar kadar bu konularda hassas olmazlarsa yazık onlara! ve Kuran’ı Kerim apaçık yasaklamış “ölü demeyin” demiş iken..! Nerede Allah’a…

İslam’da 4 Metaforu
Bilgi , Genel / 20 Ekim 2022

Allah’ın yüce Adıyla.. İslam dört dörtlük Allah’ın Dinidir : Şeriatın delilleri 4 Büyük Halifeler 4 Hak mezhepler 4 Büyük veliler 4 Geriye Kalan dörtlüler: Büyük melekler 4, büyük kitaplar 4, Kuranda sure sayısı 114, İlahi kitaplar 104, Embiyalar 104 bin, Öğlen ikindi yatsı 4 rekat, ezanda tekbir 4 kere, nikah hakkı 4, Kabenin yüzleri 4, Cuma 4 kişi ile kılınır, Haram aylar 4, Kocası ölmüş kadının iddeti 4 ay, îlâ yapan adam 4 ay bekler, zina suçu 4 şahitle sabit olur, İbrahim as 4 kuş aldı, Musa Rabbisi ile 10x 4 gün buluştu, kişi kemal yaşı 10 x 4 yıl..

Dini Günlerin Sene-i Devriyesi
Bilgi / 19 Ekim 2022

Allahın Yüce Adıyla Soru budur: Dini gün ve geceler güneş yılıyla mı devreder ay yılıyla mı ? Elbette dini günler geceler Kadir gecesi, miraç gecesi kurabn ve ramazan bayramları hac ayları ramazan ayının tespiti Ay yılıyladır. Nasıl ki ramazan ayı bu sene mart ayında olsa seneye de mart ayında başlamıyor.. on gün önce başlıyor diğer tüm önemli günler de böyledir. aslında bunların hiçbiri on gün önce falan değil. devam edecek  

Ak Parti ile gelen özgürlük ve yükselen dini ivme
Genel , REDDİYELER , Siyaset / 5 Ekim 2022

Allah’ın yüce Adıyla İddia ve isnatlar şu yönde “6284= Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve LGBT dir.! ETCEP = Eğitimde Cinsiyet Eşitliği = LGBT dir.! AKP = LGBT müsebbibi dir.! Gece sabahlara kadar tbmm de Torba Yasalar yapıp AB Uyum Yasaları adı altında (tam 2,100 madde) Toplumun Ahlakını 20 yılda bu İfsat maddeleri ile bütünüyle çökerttiler.! Hala ona buna çamur atarak ALGI yapıyorlar. AKP’nin gerçek niyetini anlayamayan varsa beri gelsin! Eşcinsellere özgürlük vereceğiz diye yola çıktılar mı? Evet! Vazgeçip düzelttiler mi?-Hayır!Zina konusunda yanlış yaptılar mı?-Evet!Yanlıştan vazgeçip düzelttiler mi?-Hayır!Domuz ile sofralarımızdaki engelleri kaldırdılar mı?-Evet!Hatalarını anlayıp düzelttiler mi?-Hayır!Eşcinsellere örgütlenme hakkı verdiler mi?-Evet!Hatalarını anlayıp vazgeçtiler mi?-Hayır!İstanbul sözleşmesi ile aileyi çökertmeye başladılar mı?-Evet!Hatalarını düzeltmek için bir adım attılar mı?-Hayır!6284 ve benzeri bize uymayan yasaları çıkarttılar mı?-Evet!Bunları düzetme yönünde en ufak bir adım attılar mı?-Hayır!En ahlaksız yayınlar iktidarı destekleyen tv.lerde mi yayınlanıyor?-Evet!Bu müstehcen ve ahlaksız yayınlar hız kesiyor mu?-Hayır!Toplumu mahveden kumar illetini devlet eliyle yaygınlaştırdılar mı?-Evet!Vazgeçeceklerine dair bir emare var mı?-Hayır!Stratejik ortak diye sarıldıkları ABD 15 Temmuz’u yönetti mi?-Evet!AKP ABD’nin kuyruğunu bıraktı mı?-Hayır!Avrupa Birliği bir Hıristiyan Birliği mi?-Evet!AKP bunların peşinden gitmekten vazgeçti mi?-Hayır!” 2017 Cevap kısaca : Kahrolsun adem-i layıklık Laiklik gereği bütün bunlar. laikliği minimize eden hükümet yine bu hükümettir. Şimdi gelelim tek tek doğruları söylemeye:…

İSTANBUL
EDEBİYAT , EĞİTİM , Genel / 9 Eylül 2022

Allah’ın yüce Adıyla Rüyalar şehri İstanbul, yaşayan efsane, ulu kametlerin megalo mefkuresi İstanbul. Nebiyyi zi şanın müjdesi, Fatih’in gururu iftiharı İstanbul. İki kıtanın kilit mührü, doğu ile batının sentezi merkezi, iki bahrin mecma’ı İstanbul. İstanbul’un adları tarihi sıraya göre : Bizantium, Konstantinopolis, Polis, Kustantıniyye (قسطنطنية), İslambol, Âsitâne, Babı-âlî, Der-saadet, Payitaht ve İstanbul. Burada -pol veya -polis eki şehir/devlet demek. Kelime içinde -p- yumuşayarak -bol olmuştur. Buna göre İslam-bol “İslam şehri” veya İslamiyetin bol olduğu yer veya orada “islam bul” manalarına gelmektedir. İlk adı Bizantium olan şehir imparator Konstantin’in ölümü üzerine onun onuruna Konstantin’in şehri manasında Konstantinopolis adı verilmiş. Peygamberlerimiz de hadisinde bu adı kullanmıştır: القسطنطنية ancak bir farkla; sonundaki yunanca eki atıp yerine Arapça bir ek (nispet ya’sı) ilave ederek. Bu da o kelimeyi aslında Arapçaya dönüştürmek oluyor ve Peygamberliğin şanına uygun şekilde başkasını taklitten uzak kendi değerlerini yüceltmek oluyor.  Sadece bu örnek bile Allah Rasulünün ilim yanında kültür seviyesinin de yüceliğini göstermeye yeterlidir. Çünkü o zamanın şartlarında Konstantino-pol kelimesinin bileşik iki kelimeden oluştuğunu bilmek bilgi ve kültür gerektirir. “Kostantıniyye elbette feth olunacak. Onu fetheden komutan ne iyi komutan, onu fetheden ordu ne iyi ordu”  Allah Rasulü’nün bu müjdesine nail olmak isteyen Müslümanlar Hz Ömer döneminden itibaren İstanbul’u fethetmek için…

Hakaret Ticareti | Fatih Altaylı
Genel , Haberler , İktibas , Türkiye Gündemi / 7 Eylül 2022

Fatih Altaylı denen o gazeteci İhsan Şenocak hocaya düşmanca tavırlarıyla dikkat çekmiş hatta hakaret ve iftiralar etmiş biri.. Bununla beraber kendi cephesinde dönen bazı dolapları da ifşa edecek bir karakter.. “Namaz kılmayı bilmem bile” diyerek cehaletini itiraf eden bu zavallının yazısı ibretlik:  “Çok şaşıracaksınız…! Bir süre önce bir lokantada dostlarımla yemek yiyorum. Kamuoyunun yakından tanıdığı bir hanımefendi yanıma geldi, yanında duran bir beyefendiyi tanıştırdı. “Avukat bilmem kim!” “Memnun oldum” dedim. Avukat hemen atıldı. “Biz hanımefendinin avukatlık işlerini yürütüyoruz. Size de yardımcı olmak isteriz” dedi. Nasıl olacak o iş dedim. Anlattı. “Siz bize bir vekaletname vereceksiniz. Bu vekaletname sadece size yönelik hakaret davaları için geçerli olacak. Biz gerek sosyal medyada, gerekse başka yerlerde düzenli taramalar yaparak size yönelik hakaret içeren paylaşımları ekibimizle tespit edeceğiz ve bunlara hemen dava açacağız. Sizin haberiniz bile olmayacak. Her ay hesabınıza ciddi bir para yatıracağız. Bizi görmeyeceksiniz bile.” İlk kez böyle bir şey duyuyordum. İlgilendiğimi zannederek peş peşe gazetecileri saymaya başladı. “Tüm bu meslektaşlarınızın bu konudaki avukatlığını biz yapıyoruz. Bazıları sadece bu hakaret davalarından ayda 300 bin TL’ye yakın gelir elde ediyorlar” dedi. İnanamadım. Kendilerine edilen hakareti geçim yolu haline getirmişlerdi. Küfürü yiyor, paraya çeviriyorlardı. Hatta muhtemelen daha çok küfür işitmek için, daha uç yazılar yazıyor,…

Ben Hırsızın Kafasını Keserim

Allah’ın yüce Adıyla.. Mahmud efendi hazretleri bir vaazında Allah’ın emrini okur “Hırsızlık yapan erkeğin kadının kesin ellerini.. [5:38]” Bütün cemaat huşu içinde vaazı dinler ancak arada başka niyette olanlar da vardır. Onlardan biri o gün içindeki inkarı daha fazla gizleyemez “bu zamanda el kesme olmaz böyle barbarlık olmaz!” diye bağırır. Efendi Hazretleri bu cahilden i’raz eder, cevap vermez konuya devam eder.. Ancak bunun cevabını ilahî takdir verecektir. O gece bunun arabası kapı önünden çalınır. Araba sahibi olmanın lüks ve zenginlik sayıldığı yıllar.. Bu deliye döner sağa sola saldırmak ister, ancak çaresiz. Vaazda yaptığı terbiyesizliğe şahit olan komşusu buna sorar “hırsızı bulsan ne yaparsın ? “kafasını koparırım onun.” Müslüman o anda lafı gediğine koyar: Şeriat adamın kafasını değil bak sadece elini kesiyor.. Kesiyor ki bir daha başkasının canını yakmasın. Diğer hırsızlar da korksun, hiç yeltenmesinler.” Sonra gelip durumu Efendi Hazretlerine anlatır da Şeyh efendi bunu da vaazlarında ibret olması için söylerdi. Bu vesileyle bizzat benim çevremde yaşanmış birkaç araba hırsızlığı hikayelerini aktaracağım.. Ta ki Allah’ın hükmü ne kadar yerinde herkes anlasın  1. Vaka, Gariban hocanın Kliyo’su Allah yoluna gönüllü hizmet eden bir hoca kardeşim dişinden tırnağından artırdığı, yetmemiş büyük bir borcun altına girip aldığı aldığı Clio marka bir arabası vardır, onunla…

Suriyeli Göçmenlerden Memnunuz, Sorun yok
ANALİZ , Genel , Siyaset , Türkiye Gündemi / 4 Eylül 2022

Allah’ın yüce Adıyla.. Vatandaş Suriyelilerden rahatsız mış! öyle midir ? 700 liralık köhne evi 1500e kakan ev sahipleri içinden rahatsız olanı duymadık. Günlük cirosunu ikiye katlayan esnaf içinde de rahatsız olanı görmedik. Ucuz işçi temin edip maliyeti düşüren sanayici, suriyeli işçi sayesinde kârını ikiye katlayan işverenlerin de rahatsız olduğunu ne duyduk ne gördük ! Ee kim rahatsız!? Haliç kıyısına keyif çatmaya gitmiş de haliçte bir çok suriyeli varmış mış.. Mallof istanbula girmiş, yok forum istanbula gitmiş de oralarda bir hayli suriyeli müslümanları görmüş müş de rahatsız olmuş..  rahatsuz olanlar hep lüzumsuzlar, ehli keyf..  Bre nankör zalim adam.. merhametsiz kadın! noldu? Malı sen kapacaktın da hemen o mu kaptı.. sana mal mı kalmadı?? Niye rahatsız oluyorsun ha!? Ama k.çı başı açık donsuz dinsiz turist görünce hiç rahatsız olmuyorsun !? Neden müslümandan rahatsızsın ? O beğendin turist gavur dilinde sana belki sövüyor belki sana kin besliyor vatanına göz dikiyor.. ondan rahatsız olmuyorsun ama arapça konuşan Kuran lisanıyla anlaşan müminleri duyunca mı rahatsız oluyorsun!?  Demekki sende maraz var. Istersen hoca değil allame de olsan, eğer gavurdan duymadığın rahatsızlığı müslümandan duyuyorsan marazlısın arkadaş. Git tedavi ol. Suriyeli din kardeşimden, – Chpli rahatsız çünkü Reise düşman değiller – Ateist rahatsız çünkü Allaha iman ediyorlar –…

Kıssa: Bu Çocuklara Umre vizesi çıkmaz

Allah’ın yüce Adıyla.. 2011 yılında yine Mahmud Efendi Hazretlerinin umreye gideceği haberi etrafı sardı. Bütün İhvanı tatlı bir heyecan bir telaş sardı. özellikle 2005 umresine gelemeyenler.. o vakit Beyoğlu çıksalın Mahallesi’nde Hz Ali camisi’nde fahri olarak müezzin, ve bir dernekte de yine Hoca olarak görevliyim ve ayrıca medrese açmışım 15 tane talebem var Arapça İslami ilimler okutuyorum. Maaşımı dernekten alıyorum aylık 1000 lira bunun 400 lirası oturduğum cami lojmanında kiraya kesiliyor, elime giren 600 lira. 3 tane çocuğum var.. Yani bu parayla umre’ye gitmem imkansız. Dolayısıyla en uygun en ucuz umre’ye gitme çarelerini arıyorum.  Duyduk ki bazı hocalar karayoluyla umreye götüreceklermiş. Bunlardan birisi Ali Kara Hoca (Allah rahmet eylesin) kendisini çok severim hukukumuz vardır. o vakit kaç liraya götürdüklerini şimdi nedense hatırlamıyorum belki kayıtlarıma bakmam lazım. ancak uçakla gitmekten çok daha uygun olduğu kesin. ve karayoluyla, ayağın yere basa basa o kutsal yolculuğa gitmek evet sıkıntılı olmakla birlikte ayrı bir feyz. Bunu tatmak istiyordum ve belki o yolu öğrenip ileride kendi imkanlarımla gitmeyi/götürmeyi hedefliyordum. Bu sebeple mutlaka kara yoluyla gitmeliyim dedim.  Ali Kara hocaya yani onun Zeytinburnundaki derneğine müracaat ettik. 15 kişilik sayı verdim bilirsiniz 15 kişi toplayanlara bir kişilik ücretsiz gidiş hakkı oluyor.  Benim ekibim içerisinde 18 yaşını tutmayan…

Müminin niyeti amelinden hayırlıdır
ANALİZ , Genel , Hadis , İslami hayat / 7 Ağustos 2022

Allah’ın yüce Adıyla.. “Müminin niyeti amelinden hayırlıdır” bu sözü şifahi olarak naklettiğimde çok bilmiş hoca arkadaşın biri “olmaz öyle şey! bu amel-i salihi küçük göstermektir” gibi bir itiraz yaptı. Sonra kitapta yerini “sahih” olarak görünce hatasını anladı. Aslında çok bilmediğini de anlamış oldu. Demekki bir şey ilk duyduğunda insan, yadırgamış da olsa, hemen itiraz etmemeli, araştırmalı. ilmî duruş bunu gerektirir.  Şimdi gelelim bu hakikatin bize öğrettiği şeylere:  1) Müminin niyeti amelinden hayırlıdır” Yani mümin güzel bir niyetle yola çıkar ama işini o kadar da beceremez. Mesela müminlerden zekat toplayarak açılan tv ler oldu. Zekat paralarıyla açılan o tv’lerde şimdi köçek oynatılıyor.  “Kapitalist sistem içerisinde eziliyoruz. küçük sermayelerimizi bir araya getirelim büyüyelim dev holdinglerle rekabet edelim, Anadolu kazansın” gibi güzel bir niyet ve düşünce ile yola çıkan Kombassan ve Yimpaş bugün içler acısı durumda..  Bunun gibi nice dernekler vakıflar iyi niyetlerle yola çıkmış ama sonradan istikametlerini bozmuşlardır.  “Okul okuyacağım yüksek makamlara geleceğim devletime milletime hizmet edeceğim” diyen nice gençler kızlar o makamlarda erimiş, yolunu kaybetmiş, değil millete hizmet etmek bugün kendilerine bile faydaları yok!  Bütün bu yaşananlar “Mümin’in niyeti amelinden hayırlıdır” hakikatinin tezahürleridir. 2) Bu hadisin/hakikatin bir başka yüzü de var: çoğu zaman yanlış gördüğümüz işler hatalı bulduğumuz sözler aslında bir…

En büyük iyilik: Arapça bilmek

El-Muhsin Olan Allah’ın yüce Adıyla  özet: Sana Arapça öğreten bir hoca sana çok büyük iyilik etmiştir. Çünkü Arapça bilmek 1) Kuran’ı Hadisi ve ilmi kitapları anlamak, dini kaynağından okuyup öğrenebilmektir. 2) Allah’a muhatap olmaktır 3) Namazı huşu ile kılmak, okuduğunu idrak etmektir 4) Dünya müslümanları ile ortak dili konuşmak, onlarla iletişime geçebilmektir. 5) Dini tebliğ vaaz ederken özgüven sahibi, sağlam olmaktır  Üzerinde en çok durduğu husus şüphesiz Medrese okuyun, nasara yensuru öğrenin demesidir. Genç yaşlı, işli işsiz demeden elinden tuttuğu herkesi medreseye soktu. Medreseleri böyle böyle doldurdu. “Son bir nefesim kalsa size diyeceğim şey “okuyun okuyun (medresede) okuyun” sözleri kulaklarımızda tazedir. Okuduk elhamdülillah. “nasara yensuru” da çektik, Fakru zaruret içinde, polis jandarma korkusu eşliğinde okumanın tüm mihnetini de seve seve çektik. O şimdi aramızda değil Rabbisine yürüyeli fazla olmadı. Meğer bize ne büyük iyilik etmiş de gitmiş.. Arapça öğretmekle, Kuran’ı Hadisi, namazı anlamayı sağlamış olmakla.. Hele ki namaz !Ağzımızdan çıkan Kuran’ı, tesbih ve duaları anlıyoruz ya.. Elhamdülillah. Bu ne büyük niğmet, ne büyük fazilet eğer bilene.. Bu yazıda bir nebze bu işin büyüklüğünü göstermeye çalışacağız. Evvela laftan sözden anlamayan kişinin Kuran’da nasıl kötülendiğine bakalım “Allah nezdinde en şerli/değersiz canlı anlamayan ve düşünmeyen sağır dilsizlerdir” Enfal: 22. Diğer bir ayette “sarhoş…

Mahmud Efendi Arkasından Ne Dediler ?

Allahın Yüce Adıyla.. Geçici dünya hayatında gelen gider doğan ölür.. Geriye hoş bir seda, müminlerin kalplerinde sevimli bir yer birakabilmek önemli. Çünkü “Sizler Allah’ın yeryüzündeki şahitleri siniz”¹ İmam Mahmud efendi Hz her fani gibi ebedi yurda irtihal etti. Müminler, alimiyle talebesiyle, havassı, avamıyla hüsn-ü şehadette bulundular.. Bu şehadetlerden bazılarını aktaracağız Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:  Bismillahirrahmanirrahim sevgili kardeşlerim bugün burada ilim irfan Hikmet sahibi bir önderimizi ebediyete uğurluyoruz. İstanbul İmam Hatip lisesinde okurken okul çıkışlarında İsmailAğa camisi’ne gider Mahmut Efendi Hazretlerinin arkasında namaz kılar onun feyizli sohbetlerinden istifade ederdik. taziye konuşmasında söylenenler söylendi üzerine ekleyecek bir şey yok. (Çıkan bazı bozuk sesler üzerine) Ben ülkenin cumhurbaşkanı olarak o gün cenazedeydim CHP’den bazı arkadaşlar da oradaydılar demek ki nasip olanlar da varmış..” Diyanet işleri başkanı Prof Dr Ali Erbaş Cenaze günü Fatih Camiinde Okuduğu cuma hutbesinde diyanet’in rutin hutbe metninin dışına çıkarak Mahmut Efendi’nin vefatına mahsus bir hutbe irade etmiş “Allah’ın dostlarına korku ve üzüntü yok..” ayeti kerimesi ile “alimler peygamberlerin varisleridir” hadis-i şerifini okuyarak Mahmut Efendi Hazretlerinin Allah katındaki mekanesine atıfta bulunmuştur. Prof Toktamış Ateş: Türkiye’de bir tane devrimci bilirim o da Mahmut Efendi diye bilinen bir cami imamı Mahmut Ustaosmanoğlu’dur. adam sessiz sedasız kanunları ayak altına aldı. Devrime karşı devrim…

DİAYDER Üyelerinin Terör Davası

DİAYDER üyelerinin terör davası başladı Terör örgütü PKK ile iltisaklı olduğu belirtilen Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının da aralarında bulunduğu 23 üyesi hakkında açılan davanın görülmesine başlandı. AA. Murat Kaya, Başak Akbulut İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada sanıkların kimlik tespitlerinin ardından avukatların talepleri alındı. Sanık avukatları, bazı sanıklar hakkında benzer suçlar ve eylemlerden İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinde geçtiğimiz yıl açılan devanın devam ettiğini belirterek, bu dosyaların birleştirilmesini istedi. Mahkeme heyeti, 5 sanık hakkında İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama sürse de her iki iddianame incelendiğinde, bu davadaki eylemlerin, diğer dava açıldıktan sonra gerçekleştiğini belirtti. Bu iddianamenin daha detaylı ve kapsamlı olduğunu ifade eden heyet, İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazılarak, 5 sanık hakkındaki dosyanın bu mahkemede birleştirilmesine yönelik olumlu yönde muvafakat yazılmasına karar verdi. Heyet, İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması süren sanık Fahrettin Ürgün’ün dosyasının birleştirilmesi talebinin ise daha sonra değerlendirilmesine hükmetti. DİAYDER Başkanının savunması Taleplerin tamamlanmasının ardından sanık savunmalarına geçildi. Duruşmada önce, kimlik tespitinde lise mezunu, emekli ve aylık ortalama 30 bin lira geliri olduğunu, tutuklanmadan önceyse ticaretle uğraştığını söyleyen DİAYDER Başkanı tutuklu sanık Ekrem Baran’ın savunması alındı. Baran, medrese mezunu ilahiyatçı imam ve hocaların biraya geldiği derneğin, kuruluşundan bu…

Şükür yerinde Küfür

Zengin Olan Allah’ın Adıyla.. Fakirdir mağdurdur, mutad yardım edersin maaş gibi her ay ödeme yaparsın. mecbur değilsin vermeye veya onu tercih etmeye.. Sonra bir gün verdiğin 300 liraya burun kıvırır. Bu az der. Daha fazlasını ister, kapıdan ayrılmaz insanı çileden çıkarır. Hayır verdiğine vereceğine pişman olmak değil. Nerede yanlış yapıyorum diye düşünmeye başlıyorsun. Teşekkür yerine neden surat asıkılığı oluyor..!? Konuyu tahlil ediyoruz. “iyiliği kendine hak bilme” problemi ile karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. hakkını aldığını düşünen kişi teşekkür etmez. kesildiği zaman da bunu kendine yapılan haksızlık bilir isyan eder beddua eder.. Şükür ve Küfür 2 Bir diğeri kocası ölmüş 4 kız çocuğu ile bir başına kalmış. Büyük kızı evlendi yetim sayılmaz. Dernek olarak buna da yardım ediyorsun bir kira parası kadar aylık ödeme yapıyorsun. aylar boyu. sonra bu taşınıyor memleketine dönüyor.. oradan feveran ediyor neden benim paramı kestiniz devam etmelisiniz! “biz kendi mahallemizden sorumluyuz dediğimizde bulduğumuz karşılık isyan ve kahır. En zor zamanımda elimden tuttunuz” yok neden paramı kestiniz vermiyorsunuz” var. kaldı ki devlet 2500 dul aylığı bağlamış yoktan iyidir. Problem aynı “sadakayı kendine hak bilme” tabi ki verecekler. babalarının parasını vermiyorlar ya” nankörlüğü Çözüm: Kimseye yardım sözü vermemek. Her ay vereceğiz dememek. Böylece iyiliği bir hak olarak görmeyecektir. Benzer Bir…

İslam’da Boks Kingboks Neden Caiz değil

Allah’ın yüce Adıyla.. Çünkü İslam Peygamberi Muhammed aleyhisselam dövüşte/savaşta bile yüze vurmayı nehyetmiştir. Buhari Müslim hadisi “Sizden kim dövüşür/savaşırsa yüze vurmaktan sakınsın”  Gerçek savaşta bile yüze kastetmek caiz değilse.. nerede kaldı -güya spor için- yüze yumruk atmak !?  ١- [عن أبي هريرة:] إذا قاتَلَ أحَدُكُمْ فَلْيَجْتَنِبِ الوَجْهَ.   • [صحيح] • أخرجه البخاري ، ومسلم • imam Nevevi hadisin şumulünden “..Hatta hayvanın dahi yüzüne vurmak caiz değildir. terbiye maksatlı da olsa evladın hizmetçinin yüzüne vurmak hayli hayli haram” hükmünü çıkarmıştır. İslam alimleri yasağın gerekçesini açıklarken şöyle demişlerdir “çünkü yüz insanın en muhterem azasıdır yüz insanın kimliğidir yüze vurmak insan için en önemli duyu organlarına zarar verir görme konuşma işitme idrak etme gibi..” boks işi ile uğraşanların sonunda felç olmaları islam alimlerinin ne kadar haklı olduklarını ve tespitlerinde ne kadar isabetli olduklarını göstermeye yeterlidir İlgili hadisin Müslim kaydında Allah Rasulüne isnaden şöyle bir gerekçe beyan edilmiş:  “Çünkü Allah Adem’i kendi sureti üzere yarattı” [٥] Şekilce benzemekten münezzeh olduğu halde..  ٥- [عن أبي هريرة:] إذا قاتلَ أحدُكم فليجتَنبِ الوجهَ فإنَّ اللَّهَ خلقَ آدمَ على صورتِهِ ابن خزيمة (ت ٣١١)، التوحيد ٨٤‏/١ • أخرجه مسلم (٢٦١٢) Soru: “Melekler onların canını aldıkları zaman yüzlerine ve arkalarına nasıl vururlar.. (bir bilsen)”  فكيف إذا توفتهم الملائكة…

1960 Almanya’ya Sevk edilen Türk işçilerine Türkiyeden Nasihat
Genel , Haberler , Türkiye Gündemi / 5 Mayıs 2022

1960 Almanyaya işçi göçü esnasında Türkiyenin işçilere yaptığı tavsiye ve nasihatların vesikası ele geçti.. Hakkında nice belgeseller filimler çekilen türküler ağıtlar yakılan o hazin göç yakın Türkiye tarihinin en önemli toplumsal olaylarından biri. Almanya Türkiye’ye gönderdiği heyet tarafından hayvan satın alır gibi işçilerimizin dişlerine bile bakmış, maksadı bu işçileri kısa sürede kendi kültüründe öğütüp gavur yapmak (entegre) adı altında nüfusuna katmaktı. Giden ilk nesil hakkında umduğunu bulamayan Almanya şimdilerde 4 nesil işçiler hakkında maalesef umutlu.. Aşağıdaki resim 1960′ larda Almanya’ya işçi/köle gönderen Türkiye’nin işçilere yaptığı tavsiyelerin vesikası. Bu günlerde sosyal medyada büyük ilgi gören bu nasihat vesikası işçi sevkiyatını takip eden İş-Kur tarafından yapılmış. Babam 1970 lerde Fransa’ya gitmiş. Böyle bir nasihat onun eline verildiğini kendisinden duymadık. Dayımlar da 1960 ta Almanya’ya gitmişler onlardan da duymadık.. Belki de o zamanlar için basit bir şey gibi görüldü.. Nasihatler güzel ama. Keşke yeni nesiller de bu nasihatleri tutsa.. Türkiye’ye gönderdiği heyet tarafından hayvan satın alır gibi işçilerimizin dişlerine bile bakan Alaman kafirinin maksadı bu işçileri kısa sürede kendi kültüründe öğütüp gavur yapmaktı. (entegre) Eğer bu nasihat kağıdından haberi olsaydı Almanya herhalde buna da karşı çıkar cebinde kimin bu kağıt varsa tekmeyi basıp kapıya kor “sen gelme” derdi. o işçilerin seçim alım süreci,…

Vecizeler | Kibar-ı Kelâm (Türkçe)
EDEBİYAT , EĞİTİM , Genel , Medrese / 2 Mayıs 2022

Yek nazar eylese ol Ârif-i billah Asl-ı kemherâyı mücevher eyler *** Alem cemî eczâsı ile Hak ile kâim Mirât-ı Muhammed’den Allah görünür dâim *** Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl  Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl  *** Basmasa idi kadem-i şerifin ruy-i zemîne  Pâk etmezdi kimseyi hkâk ile teyemmüm ***  Muhammed bir beşer ama benzemez ona bir beşer Bilakis o yâkut gibi ise, insanlar olur hacer *** Semavat daim oldukça Salât ve selâm Ona ve Aline ya Rabb.. Derleyen: İsa Erdoğan

Zekeriyya Beyaz öldü. Geriye ne bıraktı ?

Zekeriyya Beyaz öldü evet bir zamanlar seküler televizyonların ekran yüzü, ramazan maskarası, verdiği fetvalarla laiklerleri sevindirip güldüren, müminleri sinirlendirip üzen Zekeriya Beyaz.. Bu yazıda 80 yıllık bedbaht bir ömrün gerisinde neler bırakıp gittiğini ibretle okuyacaksınız.  Beyaz, “Sancak” adında bir gazete çıkarıyordu. Onunla çok operasyon yapmıştı. Refah Partisi Millî Görüş hareketinin kapatılması işinde aktif rol oynamıştı. Böyle bir konuşma olmadığı halde, Erbakan’ın, 13 Mayıs 1991 günü Sivas Çermik’te partili arkadaşlarına, “RP cihad ordusudur. Cihada para vermeyen cennete gidemez’’ dediğini yazmış bu yolla partiyi gerekli mihraklara jurnallemişti. Savcı Vural Savaş da Erbakan’ın ağzından çıkmadığı halde, Sancak gazetesinde kullanılan o ifadeleri RP’nin “laiklik aleyhtarı faaliyetlerin odağı” iddiasına delil olarak kullanmış ve Parti’nin kapatılmasını sağlamıştı. Yapılanlar tam bir tiyatro, danışıklı dövüştü. Siyasette tutunamayınca, akademik kimliği üzerinden kariyer planlaması yaptı. Milletlere has Müslümanlık olmayacağı halde, “Türk Müslümanlığı” kavramını savundu. “Biz İslam’la mükellefiz, Arapların örf ve adetleri ile sorumlu değiliz” dedi.  ‘‘İslam ve Giyim Kuşam (Başörtüsü Sorununa Dini Çözüm)’’ başlıklı bir kitap yazarak tesettüre savaş açtı. “Ne türban ne pantolon, en kutsalı don…” sözleri, laikçi azınlığın diline pelesenk oldu.  Zekeriya Beyaz Kadınların mini etek ve göğüsleri tamamen açık bir şekilde namaz kılabileceği fetvasını verdi ! Erkeklerin de şortla namaz kılabileceğini söyledi. “Orucu, beyinsiz iş yapan tutsun”…