Zekeriyya Beyaz öldü evet bir zamanlar seküler televizyonların ekran yüzü, ramazan maskarası, verdiği fetvalarla laiklerleri sevindirip güldüren, müminleri sinirlendirip üzen Zekeriya Beyaz.. Bu yazıda 80 yıllık bedbaht bir ömrün gerisinde neler bırakıp gittiğini ibretle okuyacaksınız.

Beyaz, “Sancak” adında bir gazete çıkarıyordu. Onunla çok operasyon yapmıştı. Refah Partisi Millî Görüş hareketinin kapatılması işinde aktif rol oynamıştı.
Böyle bir konuşma olmadığı halde, Erbakan’ın, 13 Mayıs 1991 günü Sivas Çermik’te partili arkadaşlarına, “RP cihad ordusudur. Cihada para vermeyen cennete gidemez’’ dediğini yazmış bu yolla partiyi gerekli mihraklara jurnallemişti.
Savcı Vural Savaş da Erbakan’ın ağzından çıkmadığı halde, Sancak gazetesinde kullanılan o ifadeleri RP’nin “laiklik aleyhtarı faaliyetlerin odağı” iddiasına delil olarak kullanmış ve Parti’nin kapatılmasını sağlamıştı. Yapılanlar tam bir tiyatro, danışıklı dövüştü.
Siyasette tutunamayınca, akademik kimliği üzerinden kariyer planlaması yaptı.
Milletlere has Müslümanlık olmayacağı halde, “Türk Müslümanlığı” kavramını savundu.
“Biz İslam’la mükellefiz, Arapların örf ve adetleri ile sorumlu değiliz” dedi.
‘‘İslam ve Giyim Kuşam (Başörtüsü Sorununa Dini Çözüm)’’ başlıklı bir kitap yazarak tesettüre savaş açtı.
“Ne türban ne pantolon, en kutsalı don…” sözleri, laikçi azınlığın diline pelesenk oldu.
Zekeriya Beyaz
Kadınların mini etek ve göğüsleri tamamen açık bir şekilde namaz kılabileceği fetvasını verdi !
Erkeklerin de şortla namaz kılabileceğini söyledi.
“Orucu, beyinsiz iş yapan tutsun” diyerek,”asker, doktor, gazeteci” gibi beyin işiyle meşgul olanları oruçtan muaf olacağı fetvasını uydurdu.
“İkna odaları”nın mucidi olan CHP’li Nur Serter, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne dekan olarak atanınca da Yaşar Nuri Öztürk ile birlikte fakültede istediği gibi at koşturdu.
Bir yandan manevi değerleri tahrif ile uğraşırken, diğer yandan güncel meselelerle ilgili yorumlar yaptı.
“Abdullah Öcalan asılmasın” dedi.
“Ermeniler öldürüldüler, canını kurtaranlar kaçtılar. Bunların toprakları ortada kaldı. Gözü açıklar buralara sahip oldular” diyerek, Orhan Pamuk’tan yıllar evvel Ermenilere yönelik sözde “soykırım” yapıldığı zırvasını dillendirdi.
İslam’a ve Müslümanlara büyük zulümler eden 28 Şubat’ın ceberut paşalarından Güven Erkaya için, “Mekânı cennet olsun’’ niyazında bulundu.
Bağımsız Türk Ortodoks Patriği Selçuk Erenerol için Panayia Kilisesi’nde düzenlenen cenaze töreninde Fatiha Suresi’ni Türkçe okuyarak, kilisedekilere dua ettirdi.
Açıklamalarıyla, Kemalistlerin gözde fetva hocası olmuştu.
Artık İslam şeriatına muhalif, hak itikada mugayir fikir ve düşünceleri savunan biri olarak daha üst makamları hak ediyordu !
Kemal Gürüz’ün tensipleriyle Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne dekan olarak atandı.
Dekan olur olmaz ilk işi “faiz”i helâl saymak oldu !
Akabinde, Marmara İlâhiyat’ı Nazi kampına çevirdi.
İlahiyat Fakültesinde katıldığı bir toplantıda başörtüsü konusunun tartışıldığı bir sırada çıkan karışıklıkta bir öğrenci tarafından bıçakla yaralandı.
YÖK Başkanı Kemal Gürüz, İstanbul Üniversitesi’nin yasakçı Rektörü Kemal Alemdaroğlu gibi isimler, ona yapılan saldırıyı “2. Kubilay Olayı” olarak isimlendirdi.
Aldığı birkaç çiziği bahane eden Marmara Üniversitesi Senatosu ve öğretim üyeleri, ortak kararla fakültede başörtüsü yasağını uygulamaya başladı. Yetmedi, ulû’lemre itaatin dini bir vecibe olduğunu söyleyerek, “Başörtüsünü çıkarmayıp saçını açmayanların günah işlediğini, küfre girdiklerini !” iddia etti.
Bir tek darbeci postalı yalamadığı kalmıştı…
Zekeriyya Beyaz “Allah, 28 Şubat’ı yapanlardan razı olsun, onlara kuvvet versin’’ diyerek, “irtica” bahanesiyle dine, dindara savaş açanları, İslami jargonla övdü.
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni ziyaret eden 1. Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Timur’u elini başına götürerek “asker selamı” ile uğurladı.
Derken…
Tarihler 1 Mart 2001’i gösterdiğinde, kendisini ilelebet unutturmayacak olan o saçma fetvayı verdi : Tavuktan da kurban olacağını söyledi.
Onun bu açıklaması, İslam dünyasında alay konusu oldu.
Geriye bir tek zinayı kutsamadığı kalmıştı.
Lakabı zaten “çıplak uyarıcı”ydı. Onda da çukuru boyladı. Başörtülü kadınlara “cinsellik fakiri” dedi. Genelev kazancıyla cami yapılacağını iddia etti.
Derken, Moon Tarikatı’nın toplantısı için gittiği Sheraton Oteli’nde, 40 milyon 226 bin liralık (40 bin TL) porno film izlediği ortaya çıktı.
Akabinde, dekanlık nüfuzunu kullanarak ‘nitelikli zimmet suçu’ işlediği gerekçesiyle görevden aldı.
Başörtülüleri hizaya getirmek için atandığı üniversiteden yolsuzluk gerekçesiyle kovuldu.
2009’da yapılan yerel seçimlerde DSP’nin adayı oldu.. ve seçimlerde hüsrana uğradı. O artık kullanım süresi dolmuş bir hiçti..
Evet!..
Laikçi azınlığın gözde hocası Prof. Dr. Zekeriya Beyaz’ın 84 yıllık ömrünün kısacık özeti böyleydi.
Hiç dost biriktirmemiş olmalı ki, dün Esenler Merkez Camii’nde kılınan cenaze namazında cami cemaatinin haricinde, sadece Kılıçdaroğlu, Akşener, Kaftancıoğlu ve Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin çelenkleri vardı.
İmam efendinin, “Allah sevdikleriyle haşr-u cem etsin” duası ise oldukça anlamlıydı…
Akit yazarı Zekeriyya Say’ dan uyarlayan
isa Erdoğan
Bir yorum
Abdullah b.ubey den sonra Rabbimiz peygamberimize kesin emir verdi.munafiklarin üzerine hiç bir zaman namaz kılma ve mezarlari başında durma.
Diyanetimizin işi de gerçekten zor.