İskenderpaşa Camiinde Cuma namazı

Bismillah elhamdülillah İskenderpaşa Cemaati Bugün cuma namazını İskender Paşa camiimde kıldım. Caminin adı olan İskenderpaşa, İsmailağa gibi bir cemaate, bir Tarikata da isim olmuş durumda. Mehmet Zahid Kotku Hazretlerinin müridlerine o yüzden İskenderpaşa cemaati denir. O hazretin ve akabinde halifesi olan Mahmut Esad Coşan hocanın manevi mirası olan bu mübarek mekanın yaşatılması İstanbul ve Türkiye için çok önemli.  Mehmet Zahid Efendi Hz son asrın ulu kametlerinden ve Türkiye yakın tarihi üzerinde önemli etkileri olan, ve nice siyasilerin ve akademisyenlerin hakka yönelmesine vesile olmuş, ilim-amel-ihlas eksenli Nakşibendilik geleneğinin ehemmiyetli bir mümessili Bir namaz vaktinde geldiğimde İskenderpaşa camiini nispeten ıssız görmüş ve üzülmüştüm. Bunun sebepleri üzerinde düşünmek lazım, en önemli sebebi galiba yaşayan canlı bir şeyhin camide/tekkede olmayışı demiştim.. Canlı şeyh o yüzden çok önemli.. Cuma Namazı Bugün cuma namazında İskenderpaşa camii çok şükür doluydu. Cumaya 15 dakika kala camiye girmiş oldum. bir hoca mihrapta cemaate vaaz ediyordu, önünde açık bir hadis kitabı vardı sanırım Ramuz el-ehadis ” bu onların zorunlu ders kitabı mahiyetinde. ve anhu..” ile başlayan bir hadis okudu ve geriye bakarak o aynı ravi kim görmek istedi. “Cennetin etrafı nefsin hoşlanmadığı şeylerle, cehennemin etrafı ise hoşlandığı şehvetlerle çevrildi” hadisini okudu. Konuşmasının bir yerinde Zahid efendiye atıfta bulundu. vaaz sonunda…

Sevki Yılmaz ve Mahmud efendi Hz

Allah’ın yüce adıyla Şevki Yılmaz 90’lı yılların efsane siyasetçisi.. “Beni bir saat TRT’de konuştursunlar Vallahi idama razıyım billahi idama razıyım” sözü bir replik haline dönüşmüş Milli Görüş davasının en parlak en önemlisi simalarından. Milli Görüş fikrinin yayılmasına vesile en önemli hatiplerden O zamanlar yegane televizyon TRT olduğu için böyle söylüyor. Ve o bir saat içerisinde bu Ümmet bu millet üzerinde oynanan büyük oyunları deşifre edeceğini, insanları 1 saat içinde uyandıracağını düşünüyor ve bunun da idama değeceğini ima ediyor. “Doğuda bir nöbet yerinde nöbet tutan askerlerin devamlı şehit edilmesi, bunun üzerine bir asker bu işin sırrını açığa çıkarmak için üniformasının içini samanla doldurup uzakta beklemesi ve orada nöbet tutan askeri öldürenin aslında PKK yanlısı bir komutan(!) olduğunu fark etmesi..” “Doğudaki PKK kamplarına erzak taşıyan helikopterlerin Amerika silahlı kuvvetlerine ait olduğunu..” “Türk silahlı kuvvetlerin PKK’yı sıkıştırıp tam imha edeceği anlarda “ateş etmeyin geri dönün” emirlerinin gelmesi..” Bu gibi ihanet ve hıyanet dolu haberleri bizler hep Şevki Yılmaz’dan dinlemiştik Biz Şevki Yılmaz’ı defalarca İsmailağa’da gördük. Bir gelişinde sabah namazıydı Mahmud Efendi Hazretleri kürsüdeydi birden vaazını kesti elini yukarı kaldırarak kapıya doğru baktı hiç yapmadığı bu hareket karşısında biz şaşırdık gördük ki Şevki Yılmaz gelmiş onu karşılıyordu. O da hemen merdivenlerden çıktı kürsüde sarıldılar….

AFGANİSTAN İSLAM DEVLETİ

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla  İsmailağa Camiası AFGANİSTAN’DA Afganistan Osmanlı imparatorluğu zamanından beri dost ve kardeş ülke. Hilâfet yıkılmasın halife mağdur olmasın için kendi fakirliklerine bakmadan Pakistan Hindistan Afganistan müslümanları o yıllarda ellerinde ne varsa altın takı mücevher bütün tedariklerini Halifeye göndermişlerdi.. Şimdi bu sadakatin teşekkürü mahiyetinde Usta Osmanoğlu evlatları olarak Yeni Afganistan İslam devletinde vaziyetimizi ilk günden itibaren aldık ve o mücahit ruhlu kardeş ülkeye ayni nakdi inşai yardım ve hizmetlerimizi ulaştırıyoruz. İsmailağa cihan kuruluşu İDDEF eliyle Afganistanın yüzlerce noktasında faaliyete girmiş cami medrese aşevi yetimhane mescid işliyor elhamdülillah Devam ediyor..

Yaşlı Hafızlar İCAZETNAME Aldılar

Bismillahirrahmanirrahim Kıymetli dostum Davut hoca kardeşim bir davet gönderdi.. “İcazetname” merasimi varmış. Kimin diye merak ettim meğer kendi icazetnamesiymiş.. Bu ilginçti.. adam 47 yaşında.. Demekki oluyormuş.. Azim yaş dinlemiyormuş. Bunu yazmaya değer buldum  Yer Mehmet Ağa camii, Çarşamba Fatih İcazetname merasimleri bizim için hayatın en önemli anlarından İmam Mahmud Efendi Hazretlerini bir açılış var diye götürürler.. Meğer dükkan açılışı imiş. Hz imam sağına bakar, soluna bakar dünya için koşturan insanlar görür.. çok darlanır “Benim burada ne işim var ! Ben de sandım bir medrese açılışı, bir icazetname.. Beni buraya neden getirdiniz!?” der ve kalkıp gider Bizler Medrese cami ortamlarında, müminler arasında rahat ederiz. İcazetname merasimleri bizler için düğün dernekten sevimlidir. Kur’an’ın garip kaldığı şu zamanda bu tür merasimlere iştirak bizim için Kur’an’a hizmet, Kur’an ehline destek manası taşır. Bu şuur ve niyetle gideriz, Yanımızda ailelerimizi çocuklarımızı da götürür onların da heveslenmesini, o feyzden istifade etmesini, yapılacak dualardan nasiplenmelerini isteriz Bir çok icazet merasimine iştirak ettik Kimi talebelerimiz Medresede İslami ilimler eğitimini tamamlamışlar “hocalık” icazeti almıştı. Kimi yavrularımız koskoca Kuran’ı azîmüşşanı ezberlemiş yutmuş “Hafızlık” icazeti almışlardı.. Ancak bu İcazet merasimi diğerlerinen farklı idi. Burada önemli bir fark vardı ki her konuşmacı bu farka mutlaka değindi, böylesi bir icazete ilk defa iştirak…

İman Küfür Savaşında Çatalca Cephesi

Bismillahirrahmaniirahim İMAN NÖBETİ Bugün ilahiyat sınavlarım vardı.. İsmailağa’da Tekamül İdaresiyle bir görüşmem vardı vs bir çok işimin arasında, orada sadece bir saat kalacağımı bile bile kalktım -bir saat gidiş bir saat dönüş- iki saatlik yola gittim. O ateistlerin gözü önünde tertip edilen bu içtimaya iştirak benim için bir iman nöbeti mesabesinde, büyük bir cihat idi. Bu Mücahitlerin kalabalığını çoğaltmak lazımdı. Allah “müminlerle kafirleri kızdırmak, dengelerini bozmak diler.. [Fetih:29] O müminlerden olmak istiyordum. Beş yüz evlerden bir hoca arkadaşımı da aldım gittik elhamdülillah Sekiz dönüm arazi üzerinde bulunan Medrese-Mescidin hikayesi: Bir mümin kardeşimize ait bu bahçenin yanına Allah’a Kitaba söven inkâr eden ateistler gelir vakıf kurma bahanesiyle yerleşirler. Kimsesiz terk edilmiş öksüz yetim çocukları toplayarak sözde bakar okuturlar. Bir ateistin elinden geçen çocuğun hâli ne olabilir! O mümin burada yanıbaşında Allah’ın kulları Allah’a düşman edildiğini gördükçe kahrolur ve tutar o bahçesini Türkiye’de ateizme en zıt Allah’a en yakın bir cemaate vermek ister gelir bizim o bölgede hizmet eden sarıklı sakallı Cübbeli mollalara Allah yolunda infak eder. Allah razı olsun Bizim mollalar da hemen oracıkta şiddetle ihtiyaç olan bir mescit inşa ederek işe başlarlar. Vakıf bahanesiyle Allah’ın nimetlerini keyfe keder sömüren ateistler yanıbaşında zuhur eden bu sakallı sarıklılardan rahatsız olurlar keyifleri neşeleri…