El-Muhsin Olan Allah’ın yüce Adıyla
özet: Sana Arapça öğreten bir hoca sana çok büyük iyilik etmiştir. Çünkü Arapça bilmek 1) Kuran’ı Hadisi ve ilmi kitapları anlamak, dini kaynağından okuyup öğrenebilmektir. 2) Allah’a muhatap olmaktır 3) Namazı huşu ile kılmak, okuduğunu idrak etmektir 4) Dünya müslümanları ile ortak dili konuşmak, onlarla iletişime geçebilmektir. 5) Dini tebliğ vaaz ederken özgüven sahibi, sağlam olmaktır
Üzerinde en çok durduğu husus şüphesiz Medrese okuyun, nasara yensuru öğrenin demesidir. Genç yaşlı, işli işsiz demeden elinden tuttuğu herkesi medreseye soktu. Medreseleri böyle böyle doldurdu. “Son bir nefesim kalsa size diyeceğim şey “okuyun okuyun (medresede) okuyun” sözleri kulaklarımızda tazedir.
Okuduk elhamdülillah. “nasara yensuru” da çektik, Fakru zaruret içinde, polis jandarma korkusu eşliğinde okumanın tüm mihnetini de seve seve çektik.
O şimdi aramızda değil Rabbisine yürüyeli fazla olmadı. Meğer bize ne büyük iyilik etmiş de gitmiş.. Arapça öğretmekle, Kuran’ı Hadisi, namazı anlamayı sağlamış olmakla..
Hele ki namaz !Ağzımızdan çıkan Kuran’ı, tesbih ve duaları anlıyoruz ya.. Elhamdülillah. Bu ne büyük niğmet, ne büyük fazilet eğer bilene.. Bu yazıda bir nebze bu işin büyüklüğünü göstermeye çalışacağız.
Evvela laftan sözden anlamayan kişinin Kuran’da nasıl kötülendiğine bakalım “Allah nezdinde en şerli/değersiz canlı anlamayan ve düşünmeyen sağır dilsizlerdir” Enfal: 22. Diğer bir ayette “sarhoş iken namaz kılmayın ta ki ağzınızdan çıkanı bilene kadar” der Allahımız (4:43)
Biz de öyle değil miyiz ? Konuş konuş, sanki karşındaki duvar olsa..!?
Konuşuyorsun, bir saat laf döküyorsun bakıyorsun ki hiç bir şey anlamamış! irreti olur arkanı döner gidersin. Hocaya en sevimli talebe babaya en sevgili evlat laf söz dinleyen, şıp diye anlayan, leb derken leblebiyi kavrayan akıllı evlattır. ve anladığını icraatiyle de ispat eden uslu evlat. 6000 ayât-ı beyyinât 60 bin ehâdis nebevî 600 bin fıkhî itikadî ahlaî ahkam karşısında sağır şuursuz gibi duran kul işte öyle nefreti mûcibtir. Demekki Hz Ustad bize Emsile Bina Avamil okutarak evvela bizi insan yapmış Kuran tilaveti karşısında şuursuz taş gibi hissiz kalmaktan bizi kurtarmış adam etmiş. “Avamil’e kadar okumayan eşşek oğlu eşektir” serzenişi demekki bu yüzdenmiş.
Üstadın “Bu 24 sîğa (emsile) bana Kainattan sevimlidir kim beğenmiyorsa beğenmesin” demesi daha bir anlam kazandı şimdi. Çünkü konu Kuran’ı anlamak, Allah’a muhatap olmaktı. Sanki Allah’ımız alemlere hitab ediyor “Ey Kullar..” Arapça bilip Kuran’ı anlayanlar “buyur Allah’ım” demiş oluyor da diğerleri hiç duymamış gibi işlerine devam ediyorlar ! Allah’a muhatap olmak ona yakın olmaktır vallahi kâinattan daha sevimlidir. Hele namaz içinde Sen konuşuyor münacaat ediyorsun Rabbin sana yönelip sana icabet ediyor.. sonra O başlıyor konuşmaya, sen huşu içinde, hazır ol vaziyette Onu dinliyor, ilahi buyruğa mazhar oluyorsun. Bütün bu yücelikler Lisan-ı Arabiyyin Mubîni bilmekte elde ediliyor..
Bitmedi.. okuduğunu fehm-i idrak etmenin diğer bir faidesi duaların kabul olmaya şayan oluşudur. Neden ? Çünkü Allah Rasulü sas buyurdular “Allah gafil gönülle yapılan duayı kabul etmez (Hâkim) Gafil, yani ağzından çıkanı gönül duymuyor, ağız başka yerde, gönül başka yerde.. Tam tersi; Arapça bilen kul günde beş vakit “Rabbenağfirlî.. “Rabbena âtinâ hasene.. derken ne istediğinin farkında. Bunca yıl elbette bunlardan biri icabet saatine isabet eder. Gönül de hazır, gafletten azâde, kabul olmaması için hiç bir sebep yoktur. Affolmak ta, dünya ahirette iyiliği güzelliği de senindir biiznillah. Neden? çünkü onlar dünyalık için İngilizce öğrenirken sen “nasara yensuru çekiyordun..
Rabbi Rahîmin kelamını anlamaya çalışıyordun. Bu çalışma öyle kutsal ki, yolunda ölmeye değer. “Yolda öleni kabirde tamamlayacaklar, âlimler zümresinde haşrolacak” diyor Hz Üstad.
Bir molla nasara yensuru çekerken vefat etmiş sorgu melekleri tenezzül edip sual etmiş “Men Rabbukee ?” Miskin talebe “men mukaddem haber, Rabbuke muahhar mubteda efendim” demiş. Melekler şaşmış kalmış Allah’a müracaat etmişler “Ya Rabbi biz anlamadık” Rahman Teâlâ “Kullarım benim kelamımı anlamak için dünyada bazı kaideler vaz’ ettiler. size o kaidelerden okudu, makbulumdür serbest bırakın onu” buyurmuş. Bakın nasara yensuru Rabbim Allah demek yerine geçti. bütün ün. orada tekrar etse kabul olur muydu !?
isa Erdoğan 01.08.2022
Yorum Yapılmamış