Ben Hırsızın Kafasını Keserim

5 Eylül 2022

Allah’ın yüce Adıyla..

Mahmud efendi hazretleri bir vaazında Allah’ın emrini okur “Hırsızlık yapan erkeğin kadının kesin ellerini.. [5:38]” Bütün cemaat huşu içinde vaazı dinler ancak arada başka niyette olanlar da vardır. Onlardan biri o gün içindeki inkarı daha fazla gizleyemez “bu zamanda el kesme olmaz böyle barbarlık olmaz!” diye bağırır. Efendi Hazretleri bu cahilden i’raz eder, cevap vermez konuya devam eder.. Ancak bunun cevabını ilahî takdir verecektir. O gece bunun arabası kapı önünden çalınır. Araba sahibi olmanın lüks ve zenginlik sayıldığı yıllar.. Bu deliye döner sağa sola saldırmak ister, ancak çaresiz.

Vaazda yaptığı terbiyesizliğe şahit olan komşusu buna sorar “hırsızı bulsan ne yaparsın ? “kafasını koparırım onun.” Müslüman o anda lafı gediğine koyar: Şeriat adamın kafasını değil bak sadece elini kesiyor.. Kesiyor ki bir daha başkasının canını yakmasın. Diğer hırsızlar da korksun, hiç yeltenmesinler.” Sonra gelip durumu Efendi Hazretlerine anlatır da Şeyh efendi bunu da vaazlarında ibret olması için söylerdi.

Bu vesileyle bizzat benim çevremde yaşanmış birkaç araba hırsızlığı hikayelerini aktaracağım.. Ta ki Allah’ın hükmü ne kadar yerinde herkes anlasın 

1. Vaka, Gariban hocanın Kliyo’su

Allah yoluna gönüllü hizmet eden bir hoca kardeşim dişinden tırnağından artırdığı, yetmemiş büyük bir borcun altına girip aldığı aldığı Clio marka bir arabası vardır, onunla medreseye sohbete gider, ailesini taşır.. Kendisi anlatıyor “sabahleyin ailemle beraber bir yere gidecektik arabanın yanına geldim. Baktım araba yok ! orada bir şok yaşadım, mosmor olmuşum sonra başım döndü acaba arka sokağa mı koydum diye o sokak bu sokak her yeri aradım bulamayınca anladım ki araba çalınmış. çevredeki esnaflardan kamera kayıtlarına bakmak istedim Benim arabam kameranın kadrajına girmiyordu Ama önündeki, kuş serisi bir araba içine bir adamın kapıyı kolaylıkla açıp girdiği görülüyor. adam şoför koltuğuna oturuyor sigarasını yakıyor direksiyonun altına eğiliyor arabayı çalıştırıp gidiyor.. Bu kadar rahat.. Meğer o araba da çalınmış o gece.. Bu görüntü kayıtlarını polise de teslim ettik ama bir şey çıkmadı. Benim arabanın başına ne geldiğini ise hiç öğrenemedik. Yıllar yılı çalınmış arabanın taksitlerini ödedim.

2. Vaka, Bora göz göre göre çalındı !

Üniversiteyi bırakıp medreseye gelen mücahit ruhlu bir kardeşimiz hafta sonu için İstanbul’a ailesinin yanına dönmüştü. Volkswagen Bora marka bir arabaları vardı o zamanın en iyi arabalarından. Şöyle anlattı “Sabah arabayı çalıştırmak istedik çalışmadı başka bir araçla akü takviyesi yaptık. bir süre kullandım bitmiş olan akü yeteri kadar şarj almıştır düşüncesi ile arabayı stop ettirdim ancak çalıştırmak istediğimde yine çalışmadı anlaşıldı tamirciye gitmesi gerekiyordu ve stop etmemem gerekiyordu. Yine bir işim için bir dükkan önünde arabayı çalışır durumda park ettim dükkandan bir şey alıp hemen arabaya döneceğim,. Tam o esnada bir adamın arabaya girdiğini gördüm robot suratlı bir adamdı ruhsuz..! Arabayı ileri geri vurarak yani önündeki ve arkasındaki araçlara çarpa çarpa arabayı park ettiğim yerden çıkardı. araba hareket ettiği için içeri giremedim ancak yan kapıyı açmış oldum açık olan o kapıyı da başka bir araca çarparak kapatmış oldu ve caddeden hızla uzaklaşmaya başladı. O her zaman işlek olan cadde Allah’ın işi o gün bir tek araç geçmedi! Bir araç geçseydi durdurup şu aracı takip edelim diyecektim ancak orada öylece kala kaldım. Milletvekili amcam vardı o da devreye girdi, kimler devreye girdiyse de yukarıdan talimatlar da geldiyse o aracı ne bir kamerada ne başka bir yerde izine rast gelemedik. Çarpmış olduğu araçların cezasını/masrafını da bize ödedik.

3. Vaka, Halil abinin Opel’i gitti

Halil abi kurulu işini düzenini bırakmış hem kendisi hem iki oğlu medreseye yerleşmiş, Allah’ın dinine ilmine kendini vakfetmiş bir mucahittir.  Hali vakti yerinde, ismailağada evi var. Her yıl hocaları davet eder iftar verir yedirir içirir. O yıl da iftar verdi yedik içtik sohbet ettik dağıldık. Ortam havalandırmak için camı açmışlar.  işte o gece açık kalan bu camdan hırsız girmiş. Hayır evleri zemin katta değil bilakis 3 katta. geçen senelerde o binanın zemin katına hırsız girmiş ev sahibi de camlara demir yaptırmış. ertesi yıl hırsız o demirlerden tırmanarak 2. kata girmiş. O da camlara demir yaptırmış. İşte o yıl hırsız o demirlerden de tırmanarak 3. kata Halil abinin evine girmiş.. Doğruca yatak odasına sızmış ve komodin üzerinde bulunan arabanın anahtarını alıp kapıdan çıkmış gitmiş. Halil abi diyor ki benim uyanmamam mümkün değil odaya ne sıktı bu ? spreyi mi sıktı ! iyi ki de uyanmamışım uyanıp ne yapayım şimdi gece yatak odasındaki hırsızı !? elimden kan çıkması lazım..!?

Ancak arabanın kaskosu varmış ve çalınmalara karşı da zararı bütünüyle ödemekteymiş. Lakin şöyle bir sorun ortaya çıkmış “Eğer araba kendi anahtarı ile çalındıysa bu bu durumda şirket ödeme yapmıyormuş” Halil abi diyor ki bunun da bir çaresi vardı istesem o hileye başvurup arabanın parasını kaskodan alabilirdim ancak hile hurda bizim işimiz değil. harama yalana tevessül hiç istemedim yine etmem. sineye çektim Allah’a tevekkül ettim. üzerinden bir sene geçti bir telefon geldi “emniyetten arıyoruz lütfen karakola gelir misiniz aracınız bulundu.” önce şaka sandım.. gerçekmiş, gittim baktım benim araba bir çizik dahi bile yok bir köşeyi bırakmış gitmişler. 

4. Vaka, komşunun arabası..

Caminin karşısında arsadan bozma bir otopark var. Mahalleli araçlarını oraya park ederler. 3-4 ay geçmez ki bir aracın 4 tekeri birden çalınmasın..! Her seferinde ekipler Cami odasına gelir kameralara bakar giderler.. polislerle bir konuştuğumda arabayı orta yerde değil de kaldırımın dibinde park etmek hırsızların planını bozacağını söylemişti.. Yani kaldırımın dibinde olan arabanın tekerini kolayca sökemiyorlar..

Bu defa çalınan teker değildi arabanın kendisiydi 400 bin lira değerinde Skoda marka bir araba çalındı. 5 vakit namazı ön safta kılan sarıklı sakallı cübbeli nurlu bir amcamızın damadının arabası.. Adamcağız kirada oturan gariban bir işçi. Gece gündüz çalışarak dişinden tırnağından artırarak satın almış olduğu arabası bir gecede uçup gitti..

Yine aynı şekilde araba anahtarla çalınmış kameradan gözüküyor hiç uğraşmadan binip gidiyor.. “muhtemelen iş yerinde birisi çantadan anahtarı aldı çektirdi” diye aklına geliyor.. O yüzden paralı otoparklarda anahtar bırakırken çok dikkat etmek lazım.

5. Vaka, Canib abi araba hırsızıyla boğuştu

yazılmadı 

Mal canın yongası demişler.. Mali durumu ne olursa olsun böylesi hırsızlıklar insanın canını yakar. Ancak zor şartlar altında güç bela bir araba satın almış garibanların yürek yangısı herhalde çok daha fazladır. Kişilerin bela ve imtihanı makamının yüceliğine göre..

Şimdi araba deyip geçmemek lazım. İslam’a göre bir binek, insan yaşamının zaruri ihtiyaçlarındandır. O yüzden ne kadar pahalı da olsa zekat düşmüyor.

Çalınan arabalar Neden bulunamıyor ? konuya hakim olan birisi dedi ki çalıntı arabaların da bir piyasası var bazı bodrum atölyeler var arabanın cinsine markasına göre peşin para ödüyorlar. mesela Bora 30 bin lira al götür teslim et 30 bin lirayı tık para al git ! onlar da anında arabayı parçalıyorlar ve parça parça satıyorlar bulmak mümkün değil. 

Helal mal geri gelir mi !?

Bazı araçlar bulunup sahibine iade ediliyor bu durumda insanların tepkisi “helal paraymış bak geri geldi” şeklinde olabiliyor.. Durum tam olarak böyle değil arkadaşlar. Arabası/malı çalınıp de geri gelmeyenlerin parası “haram olduğu için gelmedi” demek asla doğru değil. Allah-ü Teala’nın cilveleri farklı farklıdır, kimine dünyada verir kimine ahirette kat kat verir.

Dünyada geri gelmedi demek ahirette de geri gelmeyecek demek değil. Son gülen iyi gülecek.

Korunmak için..

Böylesi musibetlerden korunmak için sabah akşam namazından sonra korunma dualarını okumak lazımdır. ve arabayı besmele ile açıp Allah’ın ismiyle kapatmalı.

isa Erdoğan 05.09.22

2 Yorum

  • İsa Erdoğan 7 Eylül 2022, 15:39

    Araban çalındı mı hiç? Rahat koltuğunda herkes söyler böyle taklit sözler..

  • MUSTAFA 5 Eylül 2022, 15:16

    kahrında hoş, lutfunda hoş

Bir Yorum Yazın