Tespihi Cemaat halinde Çekmek Bidat mı ?

13 Nisan 2026

Allahın Yüce Adıyla

Özet: Müezzinin sünnet olan zikirleri ilan etmesinde “Sübhanallaaaaah..” demesinde bir beis yoktur. Cemaatin bu ilanlara uyarak aynı anda sübhanallah Elhamdülillah Allahu ekber” demesinde bir sakınca yoktur. Müezzinin bu ilanları sesli yapması ise müstehaptır,

Evet “aslolan namaz sonrası tesbihi herkes kendi yapması, lakin birlikte yapmakta da kuvvet var” demiştir islam alimleri. Yani bidat sayılmaz Necati Koçkesen hocanın meseleye yaklaşım biçimi vahabice! Bunların tezi : Rasulullah sas yapmadı ise bidattır! Bidatın geçerli tanımı bu değil halbuki. 

Bu yaklaşıma göre: tesbih aleti kullanmak bidat, yere seccade sermek bidat! camide nafile namaz kılmak bidat ! ölüye Kuran Fatiha okumak bidat! minare bidat! medrese yapmak bidat ! türbe bidat ! fıkıh hadis tefsir kitabı tedvin etmek bidat ! sela okumak bidat ! kandil geceleri bidat ! tarikat bidat..!

Necati hocanın isabete yakın durduğu nokta, “Bidatın sağlaması bir sünneti kaldırıyor olması” İmam Rabbani bunun için şu örneği verir; “Dil ile niyet nasıl çirkin bidat olduğunu anlayın ki değil bir sünneti, hatta farzı iptal ediyor.. dille telaffuz, kalple namaza hazır olma farzını yok ediyor” der İmam Rabbani ra Necati K. de “müezzin Allahumme entesselaam..” çekerken cemaat susuyor söylemiyor, susarak o sünneti ihmal ediyor. Demek ki müezzinin komut vermesi bidat !” hatalı yargısına varıyor

CEVAP: Osmanlı toprakları dışında evet müezzinden sesli ilan uygulaması yok.. Peki, bakalım o diğer milletlere, bu sünnetler onlarda ne kadar var ? yok kadar az. metruk olmuş. >> Demekki yine isabet eden Osmanlı. Aynen devam. Cahil cemaat müezzini dinlemede kalıp sünnet zikirleri okumaması, veya tesbihleri aceleyle gevelemesi müezzinin kabahati değil. Cemaatin kendi kabahati, bu cahil kalmanın sonucu. Yoksa müezzin ben sizin yerinize söylüyorum siz susun demiyor

Bu cevap, aşağıdaki iddiaya karşı yazıldı

Necati Koçkesen diyor: “Neden siz cemaat halinde tesbih çekmiyorsunuz?” böyle bir soru gelmiş. Hani biz burada cemaat oluyoruz hem de hani öbür camilerde gibi tesbihatta bulunmuyoruz biliyorsunuz. Bu topluca tesbihat sadece Türkiye’de var. Bid’attır, günah işliyorlar. Mekruhtur. Çünkü ne Allah rasûlü, ne sahabeler, ne tabiin, ne etbau tâbiîn, ne Emeviler devrinde, ne Abbasiler devrinde, ne Selçuklular devrinde, ne Osmanlının bin altı yüz yılına gelinceye kadar böyle bir şey yoktur İslâm tarihinde. Cemaat halinde tesbih çekmek diye bir şey yoktur. Bin altı yüz yıllarında şöyle denmiş Osmanlı’nın o duraklama devrinde, ya demiş cemaatin çoğu bunu bilmiyor müezzin bunu açıktan söylesin insanlar öğreninceye kadar müezzin bunu açıktan okusun demişler. Ne hikmetse dört yüz sene geçti hala, hâlâ öğrenememişler, hâlâ açıktan yapıyorlar. Sünnet nedir kardeşlerim? Müezzinin iki tane görevi vardır. Başka bir görevi yoktur müezzinin. Birisi ezan okumak, bir de farzdan önceki gameti yapmaktır.”

2. CEVAP: müezzinin ilanı sesli yapmasından ibaret olan uygulamanın bidat olduğuna dair delili yoktur. Çünkü bidat dine sokulan dine aykırı şeyler. sübhanallah demek sünnet zaten, sesini duyuracak kadar yükseltmek dine ilave unsur sayılmaz. Müezzinin ilanına uymak zorunda olmadığını cemaat bilmektedir. Bu imamın namazda verdiği komuta benzemez. Nitekim kimi cemaat namazına devam eder kimi başka şeyler yapar.. kimi geriden gelir. 

3. CEVAP: Rasulullah sas ve ashabın devrinde müezzin sesli ilan yapmadığı evet tespit edilebilir, ancak “emevi abbasi selçuklu ilk osmanlı” devrinde böyle bir uygulama var mıydı yok muydu bu konuda elinde veri yok. Dolayısıyla bunda da yoktu şunda da yoktu diyerek lafı kalabalık söylemek iddianı güçlendirmiyor

İLMİ TAHKİKAT

Bidat, dinde olmayan şeyleri Din’e sokmaktır. Bir şey dinde var mı yok mu bu da iki husus gözetilerek tespit edilir

1) Asrı saadet ve Hulefa-i raşidin döneminde olup olmadığına bakarak

2) Dinin kaynaklarına, Ayet ve Hadisi şeriflere uygun olup olmadığına bakarak

Bidatın mahiyetini bu şekilde net ortaya koyduktan sonra bakalım müezzinin namaz akbinde “Allahumme entesselam, sübhanallah..” gibi zikirleri sesli yapması bidat mıdır değil midir görelim. 

ilk soru şu olmalı : Müezzinin söylediği o zikirler dinde var mı ? Evet var. demekki işin bu kısmı bidat değil

ikinci husus: Müezzinin bunları sesli söylemesi dinde var mı ? mesnun olan zikirlerin sessiz olmasını emreden bir nas yok. Demekki namaz dışında serbestlik var, sesli söylemekte bir beis yok.

Ve, diğer müminlere bunları hatırlatmak, bildirmek için sesli söylenmesi ise -bir çok delile göre- sevap olur müstehap olur. Ashabı Rasulillah ferz namazın bitmiş olduğunu mescidden gelen ashabın uğultusu ile anladıklarını söylemişlerdir. Demekki selam verince sahabiler sesleri dışarıdan duyulacak kadar yüksek sesle zikirlerini tesbihlerini yapıyorlardı. 

Demekki müezzinin okunacak zikirleri sesli söylemesinde hiç bir beis yok, hatta sünnet sayılır

Ayetten deliller:

وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتْ بِهَا وَابْتَغِ بَيْنَ ذٰلِكَ سَب۪يلاً

Namazında veya duanda çok bağırma, çok da gizleme, ikisi arasında bir yol tut” ayetin gerisinde “ister Allah deyin, ister Rahman deyin hangisiyle dua etseniz en güzel isimler Onundur” demesinden burada (salatında) sesini hepten kısma emri duaya da şamil olduğu anlaşılır

Hadisten deliller: …

isa erdoğan

 

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın