Reis Aday imamlar Akademisi mezuniyet töreninde konuştu. En yüksek perdeden şeriat müdafaası yaptı. Şeriat düşmanlığı yapmak ile din düşmanlığı özünde aynı şey olduğunu vurguladı. Allah güç kuvvet basiret cesaret ihsan eylesin..
Diyanet Aday imamlar Akademisi
Gelelim bu akademi nedir ne değildir meselesine.. Geçen sene itibariyle Diyanet Teşkilatında imam müezzin olarak görev almak isteyen herkes bu akademiye girmek zorunda. ister imam Hatip mezunu ve Hafız olsun, ister ilahiyat fakültesi mezunu olsun bütün adaylar ilave olarak bir yıllık DİYANET Akademi adı verilen bir kursta -yatılı olarak- okumak zorunda artık.
Bu akademiye girmek için üç sınavı (KPSS ve DHBTS ve mülakat) başarıyla geçmek durumunda olduğu gibi akademi sonunda yine yazılı ve sözlü mülakatı geçebilmeli. Yani artık Din hizmetlerinde maaş aslanın ağzında. aslanın pençesinden görev bilgi ve liyakat gücüyle alınacaksa eyvallah
Ancak bu akademi adındaki bir yıllık yatılı kamp ve önünde arkasında yapılan mülakat adı verilen o eleme mekanizmaları yandaş yoldaş seçmeye, tipini beğenmedim geniş pantolonunu takkeni sakalını beğenmedim türünden ideolojik ayrımcılıklara sebep olacaksa.. buraya bir soru işareti koymamız lazım. Geçen sene bir kardeşimiz Medrese eğitimi almış arapça ilmi eserleri kaynağında okuyacak eğitimi var, edepli terbiyeli öz güvene sahip imam hatip lisesi diploması var hafızlık var ilahiyat önlisans diploması var DGS sınavını geçmiş ilahiyat lisans eğitimine devam ediyor.. bu kadar donanımıyla eğer akademi mülakatında eleniyorsa bu akademinin amacını sorgulamak hakkımız olur
Aynı kişi bu sene tekrar girdiği akademi mülakatından ise geçti. bir öncekiyle tek farkı kıyafetiydi; öncekinde camiyle imamlığa yakışır Osmanlı İslam bey efendisi gibi girmişti mülakata. Bu sefer ise batılı tipinde frenk takımı içinde..! “Bir yıllık yatılı akademi şartı gelecek..” haberleri ilk çıktığında kalbime gelen ilk şey “medreselerin önünü tıkamak istiyorlar” demiştim de Diyanet Haseki Eğitim Kurslarında hocalık yapan arkadaşlar itiraz etmişti. Bu tür bir akademinin mihrap ve minare için faydalı olacağından dem vurmuşlardı. “Hasekiye öyle kursiyerler geliyor ki.. henüz Kuran’ı yüzüne okuyamayan, toplum içinde oturtup kalkmasını bilmeyen insanlar geliyor demişlerdi
Adam 7 yıllık imam hatip lisesi okumuş, kimi içlerinde ilahiyat önlisans bitirmiş ve mezun olmuşlar ve hala Kur’anı yüzüne okuyamıyorlarsa..! burada sorun ilave bir yıllık akademi kampı eksikliği değil, bu okulların eğitim başarısı/başarısızlığıdır. 7 yıl boyunca imam olmak için eğitim alacak ve ancak imamlığa layık olamayacak!! Demekki bu okullar görevini yapamıyor. Demekki imam hatip öğretmenleri işini yapmıyor öğrenciyi eğitemiyor, haksız notla sınıf geçirtip zayi ediyorlar..!
Lakin benim burada asıl üzerinde durduğum mesele çok daha derin ve komplike. 15 tem darbesi sonrasında devlet farklı bir korunma geliştirdi. temelinde cemaatsal yapılara mesafeli durmak olan bu iradeye göre en makbul din görevlisi hiç bir tarikat ve cemaate intisabı olmayan kişidir.
Diyanet içinde bu husus zaten dillendirilir, en başından “sizler bütün topluma hitap ediyorsunuz cemaat üstü bir konumda durmalısınız” denir. Bu talebin haklılık yanları olabilir lakin özünde intisabın hatalı yorumlandığı açıktır. Mürşide intisab siyasi tarafgirliğe benzetilmiştir. Bu doğru değil. İntisab bir şeye benzetilecekse okula benzetilmelidir. Sonuçta herkes bir okulda okumuş bir hocanın önünde diz çökmüştür. Mürşid de bir hocadır.. en hakikisinden. Şu halde bunun sorun teşkil etmesi asıl sorundur
Yorum Yapılmamış