Allahın yüce adıyla
Biz de kendimizi eleştirmeliyiz.
Mahmud efendi hazretlerine bir hoca geldi “insanlar benim hakkımda şöyle diyorlar” diye şikayetlendi. Şeyh efendi kalbini işaret ederek “sen buraya bak. Burada sıkıntı yoksa milletin ne dediğine aldırma” buyurdu.
Bu itibarla.. biz, bize yapılan tenkitler noktasında kendi içimize yönelip kendimizi sorgulamalıyız. Bu tenkitlerin ne kadarı haklı, ne kadarı bende var ? Ne kadarı haksız..? Eğer vicdanımız rahtasa zaten eleştiriler dokunmaz vız gelir. Ama rahat değilse o zaman yaraya parmak sokmuş gibi acıtır. Bu durumda parmak sokana da darılırız belki.. Ama ârif kişi “söyleyene değil söyletene bak” şuuruyla eksiğini telafi etme yoluna gitmelidir
Geçen gün bir sohbet çıkışı dernek yerinde (B.S.D) hizmet ekibiyle çay içiyoruz, aralarında bir sofi benim de imam olduğundan zühul ederek başladı imamları eleştirmeye “Hem dinden geçinirler hem dini mübin-i islama hizmet etmezler” gibi laf etti. Ben savunma refleksiyle topu karşı kaleye atmaya çalıştım “işi imamlara yıkıp kendimiz kenara çekilmeyelim. Her mümin dinin görevlisidir” dedim. Ama onların geçimi maaşı din üzerinden dedi.. ve golu doksandan çaktı!
Aslında bu tarz eleştiriler piyasada oldukça yaygın. Belki bunun yolunu Üstad Kadir Mısıroğlu açtı apaçık videosu var “Bu imamların çoğu eğer maaş almasınlar camiye bile gelmezler” derdi. Benzer şekile Metin Balkanlıoğlu hoca merhum da meslektaşlarını tenkid eder kürsüden uyarırdı “bazı camiye giriyorum hiç cemaat yok iki üç kişi belki.. eğer orası dükkan olsa kirayı çıkaramayacak.. sen iki namaz arası ne yaparsın? Hangi tür adamla nasıl konuşurum kalbine nerden girer davamı nasıl anlatırım bunları kurgulayıp neden esnafı dolaşmazsın!?”
Sonra benzeri tenkitler halkta yayıldı. Kimi haklı kimi haksız.. Hocalar kendi içlerinden öncü ve başarılı dava adamlarının eleştirilerinden asla gocunmazlar. Abi nasihatı olarak görür ve kabul ederler. Çünkü Onlar bu davanın çilesini derdini çekmiş ve o derdin bir yansıması olarak konuşuyorlardır
Ancak kıskançlık, çekememezlik gereği veya Dine, din adamına duyulan nefretin neticesi yapılan tenkitler, eleştiriler can sıkıcı olmuştur. “Bu din adamlarının topluma ne faydası var! ne üretmişler ? Bunlardan bin tanesi bir doktor etmez..! gibisinden karşı mahallenin eleştirileri bu kabildendir.
“Andolsun onların ettikleri laflardan ötürü kalbinin daraldığını biliyoruz. Sen bu durumda hemen Rabbini övgüyle tesbih et..”
Bir hoca varmış şunu çok söylermiş “bu cami imamlarının arkasında namaz kılınmaz” biri de gitmiş bunu Mahmud Efendiye şikayet etmiş. Hazret “O hocadır hocalar boş konuşmaz bunu neden diyor sordunuz mu” cevabını vermiş. O da çünkü bu imamlar eğer maaş almasınlar camiye bile gelmezler” diyor demiş. Şeyh Efendi “Eğer dediği gibiyse doğru der” buyurmuş
..Devam edecek
isa erdoğan
Yorum Yapılmamış