Neden Kuranı Hatmetmeliyiz ?

Çocuklar Soruyor: Kuran’ı Neden Hatmetmeliyiz ? Hoca vaazında “Kuranda bazı surelerin özel fazileti var. Mesela bir ihlas okumak Kuranın üçte birine denktir, 3 ihlâs okursak bir Kuran hatim sevabı alırız” deyince bir çocuk: O zaman neden hatim okumak için çabalıyoruz? Hep ihlas okuyalım!?” demiş. Cevap Allah Rasulu salât ve selâm olsun “camide safların en sevaplı yeri sağ taraf olduğunu” beyan edince sol taraflar boş kaldı. Bazı sahabeler “sol taraf boş kalıyor ya Resulullah” deyince Allah Resulü sas “camimizin boş yerlerini dolduranlara Allah rahmet ihsan eylesin” buyurdu ve sağ sol her yer doldu. Bu itibarla bazı Surelerin hususi bir fazileti varsa, diğer surelerin de bu cihetten bir fazileti vardır. O yüzden fıkıh kitaplarında yazar “namazı bazı Surelere hasretmek mekruhtur çünkü bu Kur’an’ın bazı kısımlarını terk etmek olur..” Ayrıca Kur’an-ı tamamen okuyup hatmedene verilen sevap Fazilet kabul dua hakkı başkasına verilmiyor.. o yüzden hatim denen bir kavram vardır hayatımızda. Hani insanlar sorar “Kuranı kaç kere hatmettin..!? Evet okuyucu sen de düşün kaç güne bir Allah’ın kitabını hatmetmiyorsun ? Yoksa Kuranı terk edenlerden misin..! Vee, Kuran okumanın tek gayesi sevap almak değil. Kuran’ın vaazını ibretini ilim ve marifetini; hasılı Kuran’ın Hidayetini almaktır asıl gaye. Bu ise tamamını okumakla mümkündür. isaerdogan.com

Kadir Gecesini Arayıp Bulmak
Dini Hüküm , İktibas / 8 Mayıs 2021

Bismillahirrahmanrrahim Özet: Kadir Gecesi, Ramazan ayının son on gününde aranmalıdır. Çünkü Hz Kuran Ramazan aynında ve Kadir Gecesi nazil olduğu Kur’anı Kerîm’in açık ifadesiyle sabittir. En kuvvetli ihtimalle, Kadir Gecesi ramazan ayının 27. gecesidir..” Rasulullah’ın (sas) sağlığında bu gecenin hangisi olduğu araştırma mevzuu olduğu gibi vefatından sonra başta Hz. Ömer (ra) olmak üzere Ashab-ı Kiram hazeratı tarafından da araştırma konusu yapılmıştır. İbn-i Hacer (ra), Kadir Gecesi’nin hangi gün olduğuna dair şer’i delillere dayanarak ileri sürülen görüşleri sayarken toplamda 46 görüş kaydeder. Kadir Gecesi’nin Ramazan ayı içerisinde olduğuna dair âlimlerin kuvvetli bir ittifakı vardır. Fakat Ramazan ayının ilk onunda mı, ikinci onunda mı yoksa son onunda mı olduğu konusu ihtilaf etmişlerdir. Genel olarak Ramazan ayının son onunda olduğuna kail olmuşlar ve 21, 23, 25, 27, 29. geceler gibi tek gecelerin birinde olduğunu ifade eden rivayetleri daha kuvvetli bulmuşlardır. Kadir Gecesi en kuvvetli görüşe göre Ramazan ayının 27.  gecesinde aranmalıdır Kadir Gecesi, Ramazan ayının son on gününde aranmalıdır. En kuvvetli ihtimalle, Kadir Gecesi ramazan ayının yirmi yedinci gecesidir. Hz. Ömer (ra) bu hususta kuvvetli bir kanaate varmak arzusuyla Ashab-ı Kiramı toplayıp fikirlerini alır. Hepsi de Ramazan ayının son onunda olduğunda icma’ ederler. İbn-i Abbas (ra) ve bazı sahabelerin görüşü özellikle yirmi yedinci…

Cami İmamının Aldığı Maaş Helal mi ?

Kuddûs olan Allahın Adıyla.. Kısa cevap: Evet imam, hatip (vaiz), müezzin ve Kur’an öğreticisinin aldığı maaş 4 mezhebe göre caizdir helaldir. Devlet gelirinin karışık olması durumu değiştirmez Açıklama Yüce Allah kullarına emretmiştir: Size verdiğimiz rızıkların helal olanlarından pak olarak yiyiniz.” Allah Rasulünün hadis-i şerifi: Kişi el emeğinden daha teniz bir rızık yememiştir, nitekim Allahın nebisi Davud aleyhisselam elinin emeğini yerdi” Açıklama: Evet, yüce yediğimize dikkat etmenizi ancak helal ve temiz planı yememizi buyurur. laikliğin hüküm sürdüğü bir ülkede devletin verdiği maaşın saf-i pak olduğunu iddia etmek ise zordur. Çünkü içki zina kumar faiz gibi haramlar serbest ve bunlardan alınan vergiler hazineye karışmakta, her türlü memur, asker polis öğretmen ve din adamlarının maaşlarına bulaşmaktadır. Elbette bu bizler müminler için bir zül ve ayıptır. Düzeltilmesi gereken önemli bir konudur. Ancak bu durum sadece din adamlarının maaşı için geçerli değil, maaşını ister devletten alsın ister almasın Türk lirası banknot kullanan herkes için geçerlidir.  Bu işleri düzeltmek için müminler bu davaya en yatkın siyasi kadroları desteklemeli ve yılmadan onlara hakkı tavsiye ederek o yüksek hedefe ulaşmalıdır. Bakınız müminlerin reyleri ile en azında içki ve kumar özelleştirilerek devletin uhdesinden çıkartıldı ve böylece Millet bu melanetleri irtikap etmekten kurtulmuş oldu. Daha güçlü bir kamuoyu ve daha…

Kuran Okumanın Faziletleri (Sure Faziletleri)
Dini Hüküm , Kuran İlimleri / 22 Nisan 2021

• Kuranı devamlı okuyan çok büyük bereketler bulur, Kuran ona şefaat eder, rızkı genişler, hidayet bulur, fikrinde isabet olur, kalbi yüzü nurlanır • Kuranı hatmeden kişiye bir kabul dua hakkı verilir • Kuran okuyana her harfine 10 sevap verilir • Fatiha-i şerife Kurana muadildir, hatim sevabı verir, şifadır • Yasin Kuranın kalbidir, ne garazla okunsa muradı hasıl olur • Tebareke Suresi her gece okuyanı kabir azabından korur • Vakia Suresi her gece okuyan yok çekmez muhtaç olmaz • Ayetel Kürsi, her namaz akabinde okuyana altmış faydası var, birisi: Cennetle arasında engel sadece eceli olur. Diğeri: Ölünce ruhunu Allah alır (Mahmud Efendi Hz) • Lev Enzelna, her sabah akşam okuyan şehit olur • Elemneşraheleke, devamlı okutana kalbi genişlik bulur, sıkıntısı zail olur • Zilzal Suresi, Kuranın yarısına muadildir • Tekasür Suresi, Kuranda 1000 ayet okumak kadar sevaptır • Kafirun Suresi, Kuranın dörtte birine muadildir • Ihlas-i Şerif suresi, Kuranın üçte birine muadildir, 3 kere okuyan hatim sevabı alır • Felak Nas sureleri, sihir büyü haset vesvese gibi muzırlardan korur isaerdogan.com

Peygamberler Günah İşler mi ?

Allahın Yüce Adıyla Soru: Ehli Sünnet “Peygamberlerin ismet sıfatına sahip günahsız, masum kişiler olduklarını beyan eder. Ama Peygamberimiz sas Abese Suresinin inmesine sebep olan o Ama ile alakalı hadise Onun da günah işlemiş olacağına delil getiriliyor! Cevabınız nedir ? CEVAP: Hayır günah işlememiştir. O hadise, Peygamberimiz Sallallahu aleyhi ve sellem, müşriklerin ileri gelenlerine, Müslüman olmaları halinde islamın kuvvet bulacağı umuduyla tebliğ ile meşgulken, âma sahabilerden, Abdullah b. Ümmü Mektum, dinini öğrenmek maksadıyla, Peygamberimizin kapısına gelmiş onu meşgul etmiş, bu sebeple Peygamberimiz “şimdi mi” der gibi yüzünü çevirerek hoşnutsuzluk ifade eden bir tavır takınmıştır. Bunun üzerine Abese ilk ayetleri nazil olmuş “o gavurlar iman etmye yanaşmadıkları halde neden onlarla meşgul oluyorsun, onun iman etmemesinden sana ne..” buyurarak “vaazını seve seve dinleyerek temizlenmek için gelenden yüz çevirmeye değmeyeceği..” yönünde, strateji hatası yaptığını, dini terviç etmek niyetiyle de olsa, kendine sadık olanları kayırmanın, düşmanı kendi tarafına çekmekten, ya da uzlaşmaktan evla olduğunu vurgulamıştır. İşlenen bir günah söz konusu değildir. Peygamberlik makamına yakışan, daha üstün olan yol bu şekilde beyan edilmiştir. Özellikle İslam idarecilerinin çokça pay çıkarması gereken bir ayettir. Hangi sahih niyet üzerine bina edilirse edilsin, müminleri incitecek, kafirleri sevindirecek siyasi hamleler doğru bir strateji değildir. Her makamın kendine göre adabı vardır. Bu…

Doğrudan Allaha Bağlı Olmak ?

Ben doğrudan Allah’a bağlıyım” sözü doğru mudur ? Hayır bu söz İslama göre doğru değildir. Çünkü Kuran ve Sünnette bu sözün karşılığı yoktur. Bağlanmak arapça ifadeyle “biat” etmek veya intisab etmek.. “Ben doğrudan Allah’a bağlıyım” diyen kişi “bir şeyhe bağlı değilim, kimseye biat etmem ben doğrudan Allah’a biat ederim” demek istiyor ki bu mümkün değil. Çünkü Rasule biat eder gibi doğrudan Allah’a biat etmek yoktur. Bakınız Kuran-ı Hakim ne diyor: “Sana biat edenler ancak Allah’a biat etmiş oldular. Allahın Yed’i (eli) onların elleri üzerindedir” Fetih 10 Ayette açıkça anlatılığı üzere sahabeler RA doğrudan Allah’a bağlanamadılar. Ancak Rasulullah’a sas bağlanarak, onun aracılığı ile Allah’a bağlanmış oldular. Keza, Rasulullahı görememiş kişiler de Sahabeye biat ederek, sahabe aracılığı ile ancak Rasule ve ondan Allah’a bağlanabilmişlerdir. ve bu bağlılık silsile ile devam etti Allah dostları eliyle günümüze kadar ulaştı. Demekki biat noktasında Allaha doğrudan bağlanmak iddiası boştur ve gerçeğe aykırıdır. Eğer mümkün olsaydı Allah kullarını buna çağırırdı “gelin doğrudan bana biat edin!” derdi. Ama öyle demiyor “Peygamberime biat eden bana biat etmiş olur” diyor ve bağlanma konusunda bir insanı adres gösteriyor. Bu zamanda Allaha bağlanmak isteyen kişi, el ele ekli bir silsilenin son halkası kamil bir Şeyh’e baglanmak durumundadır. Şeyhe bağlanmak istemeyenler kendi nefslerine…

Salatı Tefriciye ve Yaşanmış İki Tecrübem

Allahın yüce Adıyla.. İmam Rabbani KS “Bir mürşidden alınmış tarikat virdi müstesna, kişiyi Allah’a yakınlaştıracak en önemli bir vird salevat okumaya devam etmektir” der. Salevatı şerifeler arasında Salat-ı Tefriciyye’nin müstesna bir yeri vardır. Evet Peygamber Efendimiz sas tarafından öğretilmiş duaları okumak sünnettir ve ancak bunun dışında insan her türlü duayı da canı gönülden yapabilir. Bu salevat da bu kabildendir. belki de Allah dostlarının kalbine ilham edilmiştir. Salat-ı Tefriciye islam dünyasında meşhur olup müminler tarafından kabule şayan olmuştur. İhlas ve samimiyetle devam edildiğinde hastalık, zorluk ve sıkıntılarının kalkması ve isteklerin hasıl olmasında çok etkili olduğu tecrübe edilmiştir. İmam Kurtubi “Her gün 41 veya 100 defa okumaya devam eden kimsenin, zaman içerisinde sıkıntısı gider, işi kolaylaşır, içi nurlanır, itibarı artar, hali güzelleşir, rızkı bollaşır, ona hayır kapıları açılır..” demiştir. Muratların bu salât sebebiyle çabuk gerçekleşmesi dolayısı ile Salat-ı Tefriciye veya Salât-ı Nâriye denmiştir. Yine İmam Kurtubî belanın def’i gibi önemli ve hayırlı işlerin hasıl olması için 4444 kez okunmasını tavsiye etmiştir.(*) Biz İslam ulemasına itimat ederek bu salevatı o sayı ile defaaten okumuş, okutmuş ve her seferinde Allah’tan faidesini görmüşüz. Salevatın makbul bir siğa olduğunu böylece tecrübe de etmişiz ElhamdüLillah Salat-ı Tefriciyye okumanın meşruiyyeti Bizler günlük dualarımızda elimizi açıp türkî lisanla Allah’a dua, peygamberine…

KURANDA RABITA
ANALİZ , Dini Hüküm , Tahkikat / 16 Mart 2021

Bismillahirrahmanirrahim KURANDAN RABITAYA DELİL 1 لَّقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا (21) “Allah Rasulünde size güzel bir örneklik var, sizden Allaha kavuşmayı ve ahiret gününe çıkmayı uman ve Allahı çokça zikredenler için..” Ahzab Suresi: 21 > Örnek olmak, oturması kalkması ibadet-i taati ile daima göz önünde olmaktır. Rasulullahı bil-fiil görmekten mahrum olan bizler için bu durum ancak kalp gözüyle Onu görür gibi hatırlayıp örnek almakla mümkündür. Rabıta da budur KURANDAN RABITAYA DELİL 2 dvm.. isa erdoğan 

İslamda bilgi Kaynakları Nelerdir ? PDF

PDF İNDİR: islamda_bilgi_kaynaklari İslam’da bilgi kaynakları ya da İslamda bilgiye erişim yolları  İslam dini, insanın yaptığı her şeyi, bilinçli olarak yapmasını ister. Bu açıdan insanın her davranışının bilgiye dayalı olmasını öğütler. Dinimize göre doğru bilginin kaynağı üçtür: 1) Selim akıl 2) doğru haber 3) salim duyular. Salim akıl (Akl-ı selîm) İnsan, aklıyla iyiyi, kötüyü, doğruyu ve yanlışı, faydalı ve zararlı olanı kavrar. İradesi ile de seçimini yapar ve buna göre de sorumlu tutulur. Allah‘a hakkıyla kulluk edebilmek için Kur’an’ın ne dediğini anlamak, neleri yapmak ve nelerden kaçınmak gerektiğini bilmek gerekir. İslam Dini kendisini akılla temellendiren bir dindir. Aklı kullanıp Kur’an’ı anlamaya çalışmak kadın-erkek her Müslümanın görevlerindendir. İslam alimleri akla dünya ve ahiret mutluluğunu kazanmaya vesile olması dolayısı ile büyük değer vermişlerdir. Selim akıl, insanın doğru karar vermesini sağlayan, yaratılışındaki temizliği koruyan akıllıdır. Aklın Selim olarak adlandırılmasının sebebi, doğru bilgiye ancak sağlam, şartlanmamış düşünme ve karar verme yetkisine sahip akıl ile ulaşılabileceğinden dolayıdır. Şartlanmış, içinde yaşanılan kültürün düşünme biçimleri ile olay ve olgulara yaklaşan akıl, bilginin kaynağı olarak değerlendirilmez. Kur’an’da pek çok ayette ” Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak misiniz?” (Hud 11:51) “Hâlâ düşünüp ibret almıyor musunuz?” (Müminun 23:85) denilerek insanların akıllarını kullanmaları emredilmektedir Başka bir ayette ise şöyle buyurulmaktadır:” Göklerin ve yerin yaratılışında,…

Görmekle Gelen Yakin ve Fazilet
ANALİZ , Dini Hüküm , Hadis / 5 Mart 2021

Allah’ın yüce Adıyla İnsan bir şeyden genelde iki türlü haberdar olur. Görmek ve işitmek. İman ki hayatımızın en mühim işidir, onun da gerisinde bilgi/haberdar olmak vardır. Kimse bilmediği şeye iman edemez. Allah’a imanın gerisindeki bilgiye marifetullah denir. Kişilerin iman dereceleri marifetleri miktarıncadır. Bu yazıda marifetin iki kaynağından “görme”nin, duymaya ne kadar üstün olduğunu işleyeceğiz.. Dünya gözüyle görmek, görmeyip başkasından duymaya nispetle derece derece üstündür, Bazı deliller : Allah Rasulü sas miraç gecesi “Allahı gördü” der İmam-ı Rabbani Ona bazı ayet ve alametlerimizi “gösterelim” için gece vakti isra ettiren Allah sübhandır.” İsra 1 Sahabe Rasulullah’ı gördüğü için sahabe oldu.. “En Hayırlı asır benim asrım” [Hadis]¹ Sahabeyi gören gözler tabiin oldu Tabiini gören gözler tebe-i tabiin oldu İbrahim as “Allah nasıl yaratıyor?” görmek istedi “Haber almak görmek gibi değildir” Hadisi şerif Bakın Musa as kavminin puta taptığını yolda gelirken haber almıştı ancak Tevratı (Elvahı) elinden atmamıştı ancak ne zaman ki onları bizzat o heykele taparken gördü, manzarının dethşetinden Tevratı yere attı/düşürdü” ² Görmekten hasıl olan yakin başka şeyle hasıl olmaz. “O yüzden sahabenin imanı şühudîdir, onları ikan derecesine kimse yetişemez.” ³ “Cebraili o en yüksek ufukta gördü” Necm:7 “Beni gören gözlere müjdeler olsun..” Hadis “Eraeyte..” gördün mü, görür gibi bildin mi ?…

Sizden Gelen Sorulara İlmi Cevaplar (Fetvalar)

21.04.2019 – Salih Koçak: Hocam, Şeriatta Müslümanı öldüren kafirin cezası nedir ? “hidayete erebilir” diye öldürülmez diyorlar bu doğru mudur ? – Isa Hoca Cevaplıyor: Şeriatta bunun cezası idamdır. Yakalandığı an ile idam edileceği an arasında dine girip canını cehennemden kurtarmaya fırsatı vardır. Ancak bu ihtidası canını Şeriatın kılıcından kurtarmaz. Meğer ki maktulün velisi onu affetmiş ola.. Veli affederse canı bağışlanmıştır 22.04.2019 – Yalçın Özkan: hocam, baba anne “torunum ilim sahibi oldu” sevinci ile cemaat olmuş, buluğa ermemiş çocuk imamlık yaparak namaz kılmışlardır. Kıldıkları namazların hükmü nedir? – Isa Hoca Cevaplıyor: Buluğa ermemiş çocuk Hanefide yetişkinlere imam olması caiz değil. Iade gerekir. 22.04.2019 – Allahın Kulu: Gün içerısinde evde temizlık veya başka şeylerle meşgul olurken Tv den Bakara suresi yada Cüz açıyorum başında oturup dinlemiyorum ama kulağım hep orada..Başında oturup dinlemediğim için sormak istedim bu günah olur mu? – Isa Hoca Cevaplıyor: Caiz. Çünkü kasıtlı bir saygısızlık söz konusu değil. Bilâkis Kuranı sevmek var.. 22.04.2019 – Bir mümin: hocam 80 bin lira borcu olan biri fitre vermesi gerekiyor mu ? – Isa Hoca Cevaplıyor: Hayır. Fitreyi zekat verecek kişiler verir. Zekat alabilecek olanlar da alır. 22.04.2019 – Abdullah Akbudak: hocam saç ektirmek caiz mi hükmü nedir ? – Isa Hoca…

Yenidoğan Bebek İslama Göre ?
Dini Hüküm , İslami hayat / 14 Şubat 2021

Allahın Yüce Adıyla Bebek doğar doğmaz sağ kulağına ezan sol kulağına kamet okunur. Bebeğe Müslümana yakışır güzel bir isim konur. Abdullah ve Abdurrahman ve “Abd.. ile başlayan isimler Allaha en sevimli isimlerdir. Sonra Peygamber isimleri.. Çevrede varsa fazıl muhterem bir zat, ona götürülür dua etmesi ve tahnik yapması (ağızında yumuşattığı hurmayı bebeğe emdirmesi) istenir. Bebekle birlikte çıkan eş (deri) çöpe atılmaz toprağa gömülür. Düşen göbek te aynı şekilde.. 7. gününde bebeğin saçı traş edilir ve ağırlığınca altın fakirlere infak edilir. İlk fırsatta erkek için 2 adet, kız bebek için 1 adet Akika Kurbanı kesilir ve Allaha şükür vazifesi yerine getirilmiş olur. Etin bir kısmı mahalledeki fakirlere bir kısmını da pişirerek konu komşuya ziyafet verilir, duaları alınır. iki sene boyunca annesi onu emzirir, emzirirken Allahın adını anmaya ve taharet üzere olmaya dikkat eder. Anneden başkası emzirecek olursa mutlaka bir yere yazılır, şahitler tutulur ve emziren kadın bebeğin süt annesi olduğu ve süt annenin diğer çocuklarına artık haram olduğu bilinir, ona göre hareket ederler. Ek gıdaya geçen çocuk Helal lokmayla beslemeye özen gösterilir. İçeriği şüpheli yabancı ürünlere dikkat edilir. İlk kırk gün içinde çocuğun duyacağı bir ses tonunda yanı başında bir Kuran Hatmi okumayı Anadolu Müslümanları adet edinmiştir. Güzel bir adettir İslama…

Şefaat Ya Rasulallah Demek Caiz Mi ?

Özet: “Şefaat Ya Rasulallah” demekte bir beis bir günah yoktur. Çünkü Peygamberimizin şefaat edeceği hak ve gerçektir. Şefaat ya rasulallah diyen mümin bir iç geçirme kabilinden bir temennide bulunmuş olur. bu bir dua değildir, belki bir çağırıdır. İnsanlar bazen uzakta olana hatta ölmüş olana karşısında imiş gibi hitap ederler “ah babacığım yanımda şimdi sen olacaktın ki” diyen gibi. Buna şirk veya küfür demek ya fesattan, ya da cahilliktendir.

İslamda Köle Cariye Var mı Tartışması

Allahın Yüce Adıyla.. Bu çalışma Muammer Esen adında biri şahsında “İslamda kölelik yok! Kuranda hükümleri olsa bile!” iddiası güden her bidatçıya reddiyedir: Bidatçının fesbuktaki yazısı bu: “Kölelik hukuku Kuranda geçiyor diye haşa Allah  kölelik mi istemiş oluyor ya da islamda kölelik mi olmuş oluyor?!” Allah, yeryüzü halifesi olarak özgür yarattığı insanın köle olmasını/edilmesini hiç ister mi?!. İstemez elbette, istememiştir. Kölelik insanlığın icadıdır. Vahyin indiği ortamda da (-dönemin tüm dünyasında olduğu gibi-) kölelik (-çokevlilik gibi-) sosyolojik bir olgu olarak vardı. Ancak Allah, son tahlilde köleliğin kaldırılmasını teşvik etti, özendirdi. Tek evlilikle yetinmeyi önerdi. Ama ne yazık ki, bazıları, dönemin bu sosyo-kültürel olgularını (vāqı’) “dinin temel unsurları” gibi vehmettiler. Bunlar, Allah’ın asıl tavsiyesini/önerisini görmezlikten gelerek onu arka plana ittiler. Böylece Dinde/Şeriatte esas olan gayeler, amaçlar (maqâsıt) gibi temel ilkeler bilinmedi, bilinmezlikten gelindi; bunlar ihmal edildi, geri plana itildi. Dinden olmayan türlü yerel-kültürel pek çok şey dine dahil edildi; pekçok ikincil (fer’) meseleler dinin aslındanmış gibi muamele gördü. Oysa kölelik..gibi meseleleri dinin de öngördüğü temel haklar bağlamında evrensel ilkesel hikmet bağlamında maqâsit fikhında çözüme kavuşturmak pekâlâ mümkündür. Ha bir de Allah Kur’an’da söz konusu ettiği her şeyi onaylıyor, öneriyor değil ki.. Kur’an’da “küfür”, “inkâr”.. Ebû Lehep..de geçiyor diye HÂŞÂ onlar İslam’dan mi olmuş…

5 Kesim İnsan Allah’a Sövmektedir

Yüce Allah’ın Adıyla “Kişi bazen bir söz söyler o anda kendi de önemsemez, çevresindekiler de ve ama Allah nezdinde çok ağır bir laf etmiştir, o lafı yüzünden cehennemin dibini boylar” demektedir Peygamberimiz sas Allah iyilerin en iyisi, güzellerin en güzeli.. Müslüman olup da Allah’a söven sövdüren, küfreden olabilir mi ! Oluyor maalesef ve hiç farkında olmadan. Sövmek kime neye olursa olsun, her durumda çirkin bir iştir. Müslümana sövmek kişiyi fasık eder. Dine Kitaba Peygambere Allaha sövmek ise kişide iman ve nikah bırakmaz.. Bunu herkes bilir ancak bilinmeyen şey insanların farkında olmadan da Allaha sövmüş olabilecekleri.. Söven cehennemin dibini boylar Bu yazı, farkında olmadan, istemeden Allah’a sövmekten seni kurtarma maksadıyla kaleme alındı. Müslümanlar içinde beş kesim insanlar Allaha ama dolaylı veya dolaysız sövmektedir. Ettikleri laflar Allah nezdinde böyle değerlendirilmektedir. Kim bunlar ? Birinci Kesim Allaha söven, küfredenler Allah Rasulü Muhammed aleyhüsselam efendimiz buyurdular “kimse anasına sövdürmesin” Sahabe şaşırdı, anasına da sövdüren kişi var mıdır ki Ya Rasulallah !? Evet var, sen onun anasına söversin o da senin anana söver anana sövdürmüş olursun” Bunun gibi sen onun taptığına söversin, o da senin Allahına söver ve sen Allaha sövdürmüş olursun, hiç farkında olmadan.. “Onların Allah’tan başka taptıklarına sövmeyin ki onlar da haddi aşarak…

Bidatlar ve Çirkin Sonuçları

Bismillahi.. Bidat b-d-e (ب د ع) kökünden isimdir ve lugatte yeni şey demektir. İslami bir terim olması itibariyle BİDAT : Din-i Mübini İslam’a yeni bir inanç veya amel ilave etmek. Herkesin anlayacağı bir tabirle BİDAT: Kuran, Sünnet, İcma ve Kıyas’ın onaylamadığı bir inanca sahib olmak veya bir eylemle sevap ummak. Görüldüğü üzere bidat ikiye ayıldı: 1. itikadi bidatler,2. ameli bidatler 1) İtikadi bidatler yani islam inancına yeni maddeler ilave etmek, bu anlamda Rasulullah ve Ashabının inancında olmayan şeylere inanmak kişiyi, Fırka-ı Naciyye’den (kurtulacak tek fırka olan) Ehli Sünnet’ten çıkarır ve fırkayı dâlle içine sokar. İslam ulemasının beyanıyla “sapıklık” demek olan itikadî bidatlere sahip olanların cezası ahirette Allah önünde affı olmayacak” der Ruhul Beyan Sahibi İsmail Hakkı ra. Sapık inanca sahip olmak affın kapsamı dışında kalmakta, bu bakımdan en mühim bir mesele olarak her asırda müslümanların dikkatine sunulmuştur. Buna misal olarak aşağıda sayacağım inançlar bidattır ve sapıklıktır: -“islamda mezhep, tarikat, cemaat yoktur!” diye inanarak müntesiplerini dalalete nispet etmek (!)-“Din akılla kesişmez” deyip aklını temel referans sayıp her meseleyi akılla çözeceğine inanmak (!)-“Hadislere gerek yok kuran yeter!” demek-Şefaat olmayacak!” demek.-Allah cennetten görülmeyecek!” demek.-“İnsan ne yapıyorsa onu yapmaya mecburdu o yüzden yapar!” demek-“Allahın bizim gibi eli ayağı oturması kalkması var!” demek-Kuranın manası Allahdan…

Yılbaşı Kutlamarını İzlemek

Allah’ın yüce Adıyla.. Soru: Yılbaşı Kutlamıyorum ancak tv’den yılbaşı programlarını izliyorum dinen sakıncası var mı ? Evet var. Yılbaşı kutlamak haram. Hıristiyanların Noeli (Batıl tanrısının doğumunu) kutlamak ise küfürdür. Bu kutlamaların yapıldığı programları açıp izlemek ise o günaha aynen ortak olmaktır. Çünkü izlemede rıza var. Harama razı olmak ise haramdır. Halbuki mümin, haram irtikabına razı olamaz, aksine gayz ve buğuz eder.. Buğuz, istemeden görse bile anında tv yi kapatmayı gerektirir, nerde kaldı ağzını ayırarak oturup izlesin ! Eğer izliyorsa demekki küfür içine siniyor, gönlü günaha açık. Şu halde onlarla beraberdir “Sizden kim bir münker görürse onu eliyle değiştirsin düzeltsin. Buna gücü yetmezse diliyle.. buna da gücü yetmezse kalbiyle buğuz etsin. Bu imanın en zayıfıdır” Hadisi şerifi münkere karşı bir mümin duruşunu açıkça belirtir. [Sahihi Müslim] En zayıf en pasif tepki kalben buğuz etmektir. “Bu, imanın en zayıf mertebesi..” buyurmakla Allahın Rasulü sas “..dahi buğuz etmeyen mümin olamaz” buyurmuş oldu. Işte bu nokta Imam Mahmud Efendi hz nin “Kim yılbaşı kutlama niyetiyle bir yumurta hediye verse kafir olur” dediği husustur. Kâle Rasulullah sas “Kıyamet öncesi öyle büyük fitneler olacak ki zifiri karanlık gece gibi ortaklığı kaplayacak o vakit kişi mümin olarak sabahlayacak kafir olarak akşamlayacak, mümin olarak akşamlayacak kafir olarak sabahlayacak.”…

Burçlar, Yıldızı düşük olmak var mı?

Rahman ve Kahhar olan Allah’ın adıyla  Sual: Hocam yıldızı düşük olmak nedir? bunlar doğru mudur?  Kuran ve Sünnette ve müctehid alimlerin sözlerinde “yıldızı düşük olmak, yüksek olmak” gibi tabirler tespitler mevcut değildir. Esasında Yıldızların insan üzerinde tesiri olduğuna inanmak en başından islam itikadına aykırıdır.[1] Bununla beraber Allah her insanı muhtelif akıl, şeciyye ve istidatta yaratmıştır. Lakin bu farklardan hiç biri kişiyi Allahın emir ve yasaklarından muaf kılmaz. Meğer ki aklı bunları idrake yeterli olmamış olsun.. Yıldızı düşük olmaktan kasıt kimine göre “kısmeti kapalı olmak veya her şeyden, kem gözden vs çabuk etkilenmek miş !” Kısmet de etki de Allah’ın elindedir. “Allah fazlını kimseden esirgemis değildir. Allah kullarına adil bir şekilde infak ve tasarruf eder. Ancak farklılık kul cihetindendir kimi Allah’ın fazlını alır, kabul eder kimi ise rededer. Allah’a sırt dönmek, Allah’tan gafil yaşamak mahrumiyet sebebidir ve Allahın fazlını reddetmektir” der İmam-ı Rabbani ks Ayrıca kişinin Allah’a inancı, zannı nasılsa Allah’ın ona muamelesi de öyle olacaktır. Allah’tan umudu kesen, nasip kapılarını kendine kapatmış, zarar kapılarını açmıştır.. Itaat, dua, sebeplere sarılmak ve tevekkülle Allah’ın fazlını aramalı ve daima ümitvar olmalı ve Allaha hüsnü zann içre yasamalıdır. Peygamberler gibi.. 90 yaşında da olsa çocuk sahibi olmaktan umudu kesmemeli, düşman ordusu ile deniz arasında…