Bismillahirrahmanirrahim
“Şefaat ya Rasulullah” demek caizdir.
Bidatçıların iddia ettiği gibi bu söz bir dua değil, temenni, bir ricadir. “Ama gaipte olana sesleniyorlar” denirse yine dua sayılmaz ve “çağırı” saylır. Zira “dua” Allaha yapılır.
Şefaat ya Rasulallah” diyen müminler Rasulullahın kul olduğunu bilirler, nitekim şefaat Allahtan değil kuldan istenir, zira Şefaat; Aracı olmaktır, Allah yanındaki hatırını araya koyup kendisi sevdiklerinin affını rica etmektir.
Yani, Şefaat ya Rasulallah demek bidatçının iddia ettiği gibi “Beni kurtar” demek değil. Belki “Kurtulmama aracı ol” demektir. Ve Rasulullahın aracılığı Ehli Sünnet yanında haktır, Kuran ve Hadis delilleriyle sabittir. >> Deliller <<
İddia: “Şefaat ya Rasululah sünnilerin sözü.. ymüş..!”
Cevap: Bidatçının Ehli Sünneti “sünnilik” tabiriyle aşağılaması kendisinin aşağılık biri olduğunu gösterir. Zira bu lafıyla Ehli Sünnetten olmadığını göstermiş oldu. Ehli Sünnet vel Cemaat olmak ise: Allah Rasulü ve Ashab-ı kiram yolunda olmaktır. Bu hak yoldan sapanlar elbette dünya ahiret aşağılanmaya layık kişilerdir.
İddia: Rasulullah Efendimiz, ümmetlerinin “Şefaat ya Rasulallah sözünü işitmez miş..!”
Cevap: İşitir mi işitmez mi” meselesi Allaha kalmıştır, dilerse işittirir. Ve aslında yukarıda da söylendiği gibi bu bir dua değil ki o an işitmesi şart olsun. Hasılı velev ki işitmese.. Dinen bir sakıncası yok.
Doğrusu, Allah Rasulu kabirlerin yanında mevtayla konuşmuştur, yani size göre “işitmeyen ölüler”le konuşmuştur.. Şimdi bir küstah çıkıp buna da “şirk!” diyecek mi !?
Mümünlerin “Şefaat Ya Rasulullah” demesi, Rasulullahın hatırasını karşılarında hazır bulduklarından dolayıdır. Yoksa o an Rasulullahın onları işittiğini hissettiklerinden değil. Ölmüş babasını hatırlayıp “babacığım ah şimdi yanımda sen olacaktın ki..” diyen adam gibi. Bu tür konuşmalarda beis olmadığı zahirdir. Ayrıca bütün toplumlarda cansız nesneleri canlı mesabesine yükseltip onlara hitap etme, onlarla konuşmak vardır. Şairin karşısında duran dağlara “Ey taş yürekli yüce dağlar, heybetiniz yüreğimi dağlar” demesi gibi.
Bu yazı Muhammed Bozdağ adlı yazarın fesbuk sayfasında yazdığı “şefaat ya Rasulullah” demek Allahtan başkasına dua etmek miş, haşa ki “şirk” imiş!” gibi sözlerine reddiye olarak yazılmıştır.
Hadiste şöyle geldi “Ahir zamanda münafıklar sizin kelimelerinizi kullanıp sizinle mücadele edecekler.” Şirk lafını avrupaperest fasıklara bizim kullanmamız gerekirken, onlar bizim kelimelerimizi bize karşı kullanır oldular.. Sadaka Rasulullah sas
Şirk nedir ?
Şirk, Allahtan başkasını İlah/Tanrı/God kabul etmektir, yani o başkasını da ibadete layık görmek, yaratıcı kabul etmektir. Bu itikadî şirktir ki “şirk-i celî” denir ve genel manada şirk denince bu kastedilir. Şirki celinin tövbe etmeden ölen için ahirette affı yoktur.
Ameldeki şirk ise Allaha ait olan ibadetin niyetine başkasını karıştırmaktır. Yani örneğin patronun gözüne girmek için namaz kılmak, iyi adam desinler için hayır yapmak gibi. Buna riya ve sum’a denir. Bu tür şirki Allah dilerse affeder dilerse cezalandırır.
Şefaat Ya Rasulallah” diyen mümin Rasulullahı ilah saymaz ki şirk olsun !
Şefaatin Hak olduğuna dair deliller bu yazıda >> tıkla <<
Yorum Yapılmamış