İçkili Adamın Çocuğu Salih Olabilir mi ?

Allahın yüce Adıyla Sual: Selamun aleyküm hocam bir evli çiftin kocası içki içiyor, karısıyla beraber olduğunda içkili halde iken kadın hamile kalsa çocuk yine İslam Fıtratı üzerine doğar mı? Doğacak çocuk bu durumun sıkıntısını ceker mi ileriki yaşlarda ? Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla.. ve aleykümselam kardeşim. Allah Rasulü aleyhisselatu vesselam Efendimiz “her doğan islam fıtratı üzere doğar” buyurmaktadır. Anne baba ister Müslüman olsun ister kafir olsun bu değişmez. Dolayısıyla içkili bir şekilde mübaşeret eden adamın çocuğu da İslam fıtratı üzere doğacaktır. Ancak içkili sarhoş, ne dediğini bilmeyen bir adamın olacak çocuğu bir kere besmelesiz olmakla Evet sıkıntı olur. ve “Allah’ım şeytanı benden ve bana vereceğin nasibimden (çocuktan) uzak eyle” manasındaki duayı da yapmış olmayacağı için yine evet, bu da çocuk için sıkıntı. Yani imtihanı biraz daha ağır olabilir. Belli ki bu işin derdini hanımlar çekmekte. Bizim tavsiyemiz, adam içkili iken birlikte olmaktan mümkün mertebe kaçınsınlar. Olmuyor güç yetmiyorsa bari o sarhoşun eksiğini kendileri Bismillah çekerek ve duasını yaparak ve Allah’a çok yalvararak telafi etmeye çalışsınlar. Sonuçta birçok Sahabenin anne babası müşrik idi ve belki içkili idiler.. Ancak evlatları İslam semasının yıldızları güneşleri oldular.. Ümmetin en hayırlıları oldular.. Allah’tan umut kesilmez. Her fert Allah nezdinde müstakil bir değere sahiptir. Ebeveyni…

100 Şehit Sevabı Kazanmak kolay mı?
ANALİZ , Dini Hüküm / 3 Aralık 2022

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.. “Ümmetim fesada düştüğü zamanda sünnetime sarılana 100 şehid ecri var” [Taberani, Terğib] Bu denli buyuk bir ecri hakediş nasıl olur? bunu izah sadedinde “Çünkü sünneti yaşayan yüz kere ölür” der imam Mahmud efendi ks. Yani sünneti yaşamak zordur, nefse ölüm gibi gelir. Ayrıca cahil millet ona rahat vermez eziyet eder, mahrum eder. Bazen sıkıntı en yakınlarından gelir, anne babası hatta nikahlı eşi karşı çıkar, hayatı zindan ederler.. Hadisi şerifte üç önemli unsur vardır: 1) ümmet bozulmuş, İslami yaşantı kaybolmuş, haramlar bidatlar her kesime her yere yayılmış.. böyle bir devirde 2) Sünnete sarılmak (temessuk) öyle sanıldığı gibi bir iki kalem sünneti yerine getirmek değil bütün hayatını sünnetle bezemek. Burada sünnet farzı da içine alan geniş bir tabir, takva ve azimet yolu 3) 100 şehit sevabı: Bir Mücahit samimi bir niyetle Allah’ın adını yüceltmek, İslam’ın nurunu yaymak için gâza eder ve bu uğurda canını verir ve şehit olur. Bu bazen 3 aylık bir süreç içinde bazen üç hafta, hatta 3 gün belki 3 saat içinde de olabilir. Şu halde 30 yıl 60 yıl süren takva ve azimet hayatı takdir edersiniz bundan çok daha zor ve meşakkatlidir. ” Ve insana ancak çabasının karşılığı vardır” Necm:39 “..ve Allah’ın…

Öğretmenler Günü Kutlamaya Dair
ANALİZ , Dini Hüküm , Türkiye Gündemi / 24 Kasım 2022

Allah’ın yüce Adıyla.. Öğretmenler günü denilen 24 kasım sıradan, Allah’ın günlerinden bir gündür. Müslüman kişinin bunu hatırlaması, kutlaması, bu maksatlı bir iki kelime yazı karalaması bidattır. Çocukların -ozellikle- bugünde öğretmenlere hediye vermesi, öğretmenin de bunu sevinçle kabul etmesi de bidattır. Çünkü bu, dinde olmayanı uydurmaktır, Allah’ın bir gününe Allah’ın vermediği rengi vermektir ve bu hususta Avrupalı inançsızlara benzeşmektir. Nitekim onlar da filan Ekim gününü öğretmenler günü olarak kutluyorlarmış ! Allah Rasulü aleyhisselam Medine’ye geldiğinde Medinelilerin milli bayramlar edinmiş olduğunu görünce hepsini iptal etti. Ramadan ve Kurban Bayramı dışında müslümanın bayramı olamayacağını ilan etti. Bu itibarla “biz o günlerde yaptıklarımızı din namına yapmıyoruz ki bidat olsun!” itirazı geçersizdir. Sahabe de Mihrican ve Bahar Bayramlarını dini bir garazla değil kültürel (?) bir faaliyet olarak kutluyorlardı, ama Hz Peygamber müdaahale etti! Sonra Din, yaşam biçimidir. “Kişi arkadaşının dini üzeredir” hadisinde dinden kasıt yaşantıdır. Bu hadis “kişi arkadaşının ‘yaşantısı’ üzeredir” demektir. Çünkü: Her türlü yaşantı deftere yazılmaktadır, ahirette ya ödül ya da ceza/azar ile karşılık görecek. Şu halde bu tür günleri önemseyip özel etkinlikler tertip etmek dinden sayılır. Madem ki dinde delili yok, delilsiz dini faaliyetin adı yalnızca “bidat”tır. ve “Her bidat dalalettir”  Ayrıca 24 Kasım tarihi geçmişine bakıldığında çok da masum bir gün…

Düzce Depremi üzerine İlmi Değerlendirme
ANALİZ , Dini Hüküm , Türkiye Gündemi / 23 Kasım 2022

Allah’ın yüce Adıyla başlarım. Nebisi son Rasul Hz Muhammed efendimiz üzerine salât ve selâm ederim ve âline ve Ashabına.. Gece saat 04:09 da.. Zangır zangır sallandık. Bina temellerinden korkunç sesler geldi evin içinde nereye kaçacağımızı ne yapacağımızı şaşırdık 10 sn kadar süren sallantı bitti dışarı baktığımda bütün mahalleyi ayakta buldum herkes camdan başını uzatmış yorum değerlendirme yapıyordu. Gerekli ibreti aldık mı? Evet diyemiyorum. İbretten kastım “eski binaları terk etmek, çök kapan tutun” tatbikatına katılmak, deprem için gerekli çantayı, su bisküvi düdük filan hazırlamak değil. Tedbirden kastım Müsebbib-il Esbab’a rücu etmek, onun buyuruğuna teslim olmak Gerekli tedbirin alınmadığına bu kadar çabuk nasıl karar verdim ? Sabah namazında camiye bakarak. Rutin cemaatten fazla en fazla iki üç kişi vardı. Caminin dolmasını beklerdik. Eskiden öyle imiş. Hani sarıklı bir hoca vaazında “salla ya Rabbi Sen her salladıkça camide bir saf çoğalıyor” demişti de hapse atılmıştı. Depremi Allah ile ilişkilendirdiği için. Hep söylüyorum bu zamanın bi-ilim adamları eski dönem kahinleri gibi; Hidayetin önünde en büyük engeldir. Bütün âyât-ı kevniye’nin üstünü bilim filim kuram kanun ile örtüp insanların gözünü perdeleyen bunlardır, bunların kitapları, okulda verdikleri eğitimleri. O yüzden artık insanlar depremi de Allah’tan bilmiyor seli de kuraklığı da.. İnkar şirk teizm a-teizm.. gibi her türlü…

Maden Faciası Kader midir?

Allah’ın yüce Adıyla  Maden Faciası Üzerinden “Kader, Ecel ve Şehit” konusu Bartın’da şehit olanlar için: “innalillahi ve inna ileyhi raciun. Allah rahmet eylesin, kalanlara sabır ecir afiyet ihsan eylesin. Benzer bir ibtila Soma’da olmuştu ve konu her nasılsa kader tartışmasına gelmiş ve ancak bazı bel’amlar çıkmışlar “bu kader değil” “bu işçiler ecelleri ile ölmediler” vs demişlerdi. Bizler de Kur’an’ın dellalları olarak kürsülerde hakikati haykırmış “Olan biten herşey Allah’ın kitabında yazılıdır” ayetine istinaden “Hayır elbette bu da Allah’ın kaderidir ve o işçiler de, ölen herkes de eceli ile ölmüştür” demiştik. Bu sözlerimiz yüzünden cemaatten bazı kesimlerin cahilce tepkisine maruz kalmıştık. Kimi de bizi kürsüde siyaset yapmakla, hükümeti müdafaya alet etmekle suçlamıştı..! Lahavle ve la kuvvete illa billah Sonra şunu tespit ettik, ne “kader” ne de “ecel” derken eğitimsiz toplumla aynı dili konuşmadığımızı fark ettik. evet cahil halklar “kader ve ecel” hakkında farklı bir istılah (terminoloji) geliştirmişler, Din’e ait bu iki kelimeye Allah’tan bağımsız (!) farklı anlamlar yüklemişlerdi.. Halkın dilinde kader: elimizden bir şey gelmezdi, bu mutlaka olacaktı, bizim ne bir dahli tesirimiz olabilir ne de bir suçumuz” gibisinden bir inanç. Elbette böylesi bir Kader anlayışı hak İslam inancına aykırıdır. Bu Ehli Sünnetin öğrettiği kader değil Cebriyye sapık fırkasının adına kader dediği…

Muvahhid Müminlerin Özellikleri

Allah’ın yüce Adıyla • “İbadeti” namazı orucu cihadı yalnız Allah için yaparlar. Ve icabında polisi itfaiyeyi veya dostlarını yardıma çağırsalar da yardımı yalnız Allah’tan bilirler. Fatiha: 4 • Bir haksızlığa uğrayınca yardımlaşırlar, birbirlerinden yardım isterler. Şura: 39 • Onlar Allah’a yakınlaşmak için vesile edinirler sebeplerle sarılırlar. Maide 35 • Onlar Allah yolunda katledilmiş, ila-i kelimetullah uğruna can-feda etmiş uluların ölü olmadığına, bilmediğimiz bir hayatta diri olduklarına iman ederler. Bakara 154, Ali İmran 169 • Onlar Kafirler gibi olmazlar, diri kafirin ölüden umut kestiği gibi ölmüşlerden umut kesmezler. Dua bereket ve şefaatlerini umarlar. Saff: 13 • Bilgilerinin olmadığı bazı hususlarda zikir (ilim) ehline müracaat etmekten ar etmezler. Nahl 44 • İslam dininden ayrılmazlar başka dinler izimler felsefeler peşinde koşmazlar. Rum 32 • İslam’ın ana esasları üzerinde birleştikten sonra Allah’a giden sayısız yolların, mezhep ve meşreplerin olduğunu bilir müminleri “kâfir müşrik!” diye suçlamazlar. Ankebut 69 • Müşrikler gibi yapmazlar; müminler hakkında “bunlar kâfirlerden de sapık!” demezler. Nisa 51 • Allah’ın, kullarından dilediğini kendine “hkalil” dost seçeceğini bilir Allah dostlarını inkar etmezler. Nisa:125 • Allah’ı dost/veli edinmek müminleri dost veli edinmeye mani olmadığını bilirler. Bakara 257, Tevbe 71 • Allah’a yönelmiş bir mürşidin tarikatınan (yolundan) gitmeyi Allah’ın emri ve rızası bilirler. Lokman 15…

Mevlüt Kandili
Dini Hüküm / 7 Ekim 2022

Allahın Yüce Adıyla 12 Rabiulevvel 571 de.. Allah alemlere rahmet olarak gönderdi, Peygamberi Abdullah oğlu Muhammed Mustafa’yı Dünyaya teşrif edeli 1447 yıl oldu. Salat ve selam ona ve âline ya Rabb.. Kutlamaya değer bir gün. Bugün en Kutlu gün. Kutlu ve diğer günlerden farklı bir gün olduğuna Kurandan delil : “..السلام علي يوم ولدت “Selam üzerime olsun doğduğum günde..” Eger farklı/değerli bir gün olmasaydı konusu edilmezdi. Hadisten delil: “Pazartesi oruç tutarım çünkü doğduğum gündür..” Özel bir gün olmasaydı ona özel bir ibadet yapımazdı Allah’ın Rasulü sas Pazartesiye denk geldiği için haftalık devriyesi mübarek oluyorsa yıllık devriyesi hayli hayli mübarek olur.. Çünkü Kadir gecesi haftalık değil yıllık devriye ile kutlanır. Kurandan delilin Muhammed as ın doğumu hakkında değil başka peygamber hakkındadır” diye itiraz edilirse cevap: Tüm peygamberler yalnız kendi kavmine kendi kentine gönderilmiş iken Muhammed as tüm insanlığa kıyamete kadar gönderilmiş, dünya bir şehre üstün olduğu gibi sair peygamberler üzerine üstün olmuş varlığı tüm alemlere rahmet olmuştur. Elbette bu rahmetin aramıza geldiği gün bu denli mübarek ve faziletli olacak o güne itibar edenler o rahmetten nasibtar olacaktır. Ayetten 2. Delil : قال الله عز وجل: وما كان الله ليعذبهم وانت فيهم Allah buyurur: Allah onlara da azab edecek değil sen içlerinde…

Münafık
ANALİZ , Dini Hüküm / 1 Ekim 2022

Allah’ın yüce Adıyla Dünya (peşin) hayatın bir gerçeği beyazla siyahın arasında gri tonlarının olması. mümin Allaha iman eden, imanını ilan eden. Kafir Allah’ı inkar eden inkarını alenen yapan. münafık ise inkar edip bunu gizleyen. yani münafık aldatıcı. sahtekar. kafir ise dürüst, dobra dobra. bu dürüstlüğünün ödülünü cehennemde alacak; azabı nispeten hafif olacaktır. Münafık ise bu sahtekarlığı nın cezasını ekstra çekecek Münafık dünyada mümin, ahirette kâfirdir. o yüzden münafığın karşıtı ikidir: hakiki müslüman ve hakiki kafir Bir kişi münafık değilse diğer iki karşıtından biri olacaktır.  Şu halde biz müslümanlar için önemli olan hakiki müslüman olabilmek. Bunun için de münafığın hâl sıfat ve fiillerinden ne kadar uzak olursak hakiki müslüman olmayan o kadar yaklaşmış olacağız o yüzden münafığı iyice tanımalı ve tanımlamalıyız.  Kuran ve Hadislerde geçen münafık tanımlarına sıfatlarına çok iyi bakmalıyız KURAN’DA MÜNAFIK  Ağzı ile “Amenna billah” der aslında iman etmiş değildirler Kalplerin gözleri ve kulakları mühürlüdür, laf anlamazlar, hakkı görmez kabul etmezler Allah’ı da müminleri de aldatmayı çalışırlar Kalplerinde maraz vardır, akılları hep fesada çalışır.. devam edecek inşaAllah.. isa Erdoğan

Dînen en tehlikeli meslekler
ANALİZ , Dini Hüküm / 23 Eylül 2022

Allah’ın yüce Adıyla.. Dünyada insanlar meslekleri “en çok gelir getirenler, “toplum içinde en Saygın olanlar, “en kolay olanlar, “en zor olanlar.. şeklinde tasnif ederler.  Biz ise Allah’ın mülkünde, yarın Allah’a hesap vereceğinin şuurunda Müslümanlar olarak meslekleri ahiret saadeti noktasında değerlendireceğiz.  Bu çalışmamıza ilham veren hadise: Birkaç ceza hakimi Mahmud Efendi Hazretlerine geldiler ve ona bir fetva sordular “efendim biz mahkemede karar verirken Allah’ın hükmüne aykırı kararlar da verebiliyoruz kanun gereği bu noktada mesul muyuz ?” Mahmud Efendi Hazretleri hak ve hakikati ifade sadedinde asla lafını çekmez: Tabii ki mesulsunuz” buyurmuşlardır. Bu itibarla.. Allah’ın dini açısından en tehlikeli, günaha sebep olacak meslekler 3 grupta değerlendirilir A. Kesin günah ve haram olan meslekler  B. Türkiye şartları açısından günah olan meslekler C. Genellikle günaha sürükleyen meslekler A. Kesinlikle günah ve haram olan meslekler : bankacı banka memuru piyango bayii şarkıcı dansçı  müzisyen kadın sunucu  heykeltıraş kadın sporcular profesyonel futbolcu tekel bayii içki fab. işçisi sekreter hostes manken modelist berber kadın kuaförü …vs B. Türkiye şartları açısından günah olan meslekler  Hakim Savcı Avukat milletvekili belediye başkanı Gazeteci Yazar C. günaha vesile olabilecek meslekler: doktor hemşire öğretmen memur oyuncu (artist) modacı fotoğrafçı emlakçı galerici (aldatır, fiyatı şişirir düşürür) kitapçı (bozuk kitabı para için satar) ikinci…

Bakara Son iki Ayetteki Hazine
Dini Hüküm , Kuran İlimleri / 22 Eylül 2022

‏Mujde bu; “Gecesinde Bakara Suresinin son iki ayetini (amenerrasulü) okuyana, her işi için yeterli gelirler” Allah Rasulü’nün ümmetine Miraç’tan getirdiği hediyesi bu.  Bu yazı o iki ayeti okumak nasıl bize yeterli gelir ve yeterli gelme manası nedir? Okumasak da hocadan dinlesek yine bu fazilete nail olur muyuz” konularını ihtiva edecek. Allah’ın yüce Adıyla.. Bakara’nın son iki ayeti neleri ihtiva etmekte önce bunu görelim: 1) iman, Allaha meleklerine kitaplarına Rasüllerine 2) Allah’ın imanımıza şahitliği 3) Allah’a itaat sözü verişimiz 4) Allah’ın mağfiretini talep 5) Allah kimseye kaldıramayacağı yükü vermeyeceği 6) İyilik te kötülük te kul için 7) Unutma ve hata kuldan affedildi 8) Ağır imtihan kaldırıldı 9) Öncekilere göre bu ümmete Allah’tan tolerans 10) Af mağfiret ve merhamet 11) Velimiz (mevla) Allah olduğu 12) Kafir topluluklara karşı Allah’tan zafer. İşte Amenerrasulü bu 12 konuyu ihtiva eder. Kimi ihbar tarzında, kimi dua ve niyaz tadında.. Bu 12 husus her gece okunarak bir anlamda Allaha yeniden arzuhal gibi sunulmuş oluyor. Ve aslında bu arzuhali bize yazdıran Allah’ın bizzat kendisi. Bilirsiniz resmi evrakın dili vardır, hata edersen işleme konmaz. Neyi nasıl isteyeceğimizi bize bizzat Allah öğretmiş olunca kabul edilmesi de kesin oluyor. işin müjde kısmı bir açıdan bu. Bu 12 mesele dünya ve ahiret…

TOKİ Konut Caiz mi ?

Allah’ın yüce Adıyla Özetle: Caiz, alınabilir  Türkiye Müslümanları, başlarında Şeriat devleti, Halife ve Şeyhülislam olmayışından ötürü çıkan her yeni meselede ihtilafa düşmekte ve bu durum insanları güvendikleri mercilerce fetva sormaya yöneltmektedir. Bu mercilerin ilmi seviyesi takva ve dirayeti ve meseleye bakış seviyeleri farklı olması hasebince ortaya farklı fetvalar çıkmaktadır. Biz bu çalışmada Türkiye halkının itibar ettiği Hoca ve kurumların 2022 yılı “Toki 250 bin konut projesi” hakkında verdikleri fetvaları derlemeye çalıştık. Önce kısa ve net fetva, sonra tafsilatı aktardık Elif-ba sırasına göre: Diyanet işleri Yüksek kurulu: Caiz Eminali Yüksel Hoca: Caiz Halil Gönenç Hocaefendi: Caiz Hamdi Döndüren hoca: Alınabilir. Hüsamettin Vanlıoğlu Hocaefendi: Caiz demiyoruz ancak caiz diyenler var onlara da sözümüz yok (onların fetvasını alabilirsiniz) >> video izle << Mehmet Savaş Hocaefendi: 2022 için görüş beyan etmedi Ancak Daha önceki benzer projelere caiz demiştir  Orhan Çeker hocaefendi: Caiz Soner Duman hoca : Caiz TAFSİLAT VE İLMÎ TAHLİL  İsmailağa fıkıh heyeti adına Hüsamettin Vanlıoğlu: Biz İsmailağa fetva heyeti olarak TOKİ’nin bu şartlarla sattığı konutlar “ödeme miktarı belirsiz olduğu için “caiz değil” görüşünü beyan ettik ancak bu ictihadî bir konudur. (Ayet hadisin kesin ifadesi değil) Farklı müctehitlerin görüşlerine dayanarak farklı hocalar ‘caizdir” fetvası vermişlerdir. Buna da saygımız vardır. Halil Gönenç Hocaefendi :…

Ben Hırsızın Kafasını Keserim

Allah’ın yüce Adıyla.. Mahmud efendi hazretleri bir vaazında Allah’ın emrini okur “Hırsızlık yapan erkeğin kadının kesin ellerini.. [5:38]” Bütün cemaat huşu içinde vaazı dinler ancak arada başka niyette olanlar da vardır. Onlardan biri o gün içindeki inkarı daha fazla gizleyemez “bu zamanda el kesme olmaz böyle barbarlık olmaz!” diye bağırır. Efendi Hazretleri bu cahilden i’raz eder, cevap vermez konuya devam eder.. Ancak bunun cevabını ilahî takdir verecektir. O gece bunun arabası kapı önünden çalınır. Araba sahibi olmanın lüks ve zenginlik sayıldığı yıllar.. Bu deliye döner sağa sola saldırmak ister, ancak çaresiz. Vaazda yaptığı terbiyesizliğe şahit olan komşusu buna sorar “hırsızı bulsan ne yaparsın ? “kafasını koparırım onun.” Müslüman o anda lafı gediğine koyar: Şeriat adamın kafasını değil bak sadece elini kesiyor.. Kesiyor ki bir daha başkasının canını yakmasın. Diğer hırsızlar da korksun, hiç yeltenmesinler.” Sonra gelip durumu Efendi Hazretlerine anlatır da Şeyh efendi bunu da vaazlarında ibret olması için söylerdi. Bu vesileyle bizzat benim çevremde yaşanmış birkaç araba hırsızlığı hikayelerini aktaracağım.. Ta ki Allah’ın hükmü ne kadar yerinde herkes anlasın  1. Vaka, Gariban hocanın Kliyo’su Allah yoluna gönüllü hizmet eden bir hoca kardeşim dişinden tırnağından artırdığı, yetmemiş büyük bir borcun altına girip aldığı aldığı Clio marka bir arabası vardır, onunla…

Aşure gününde yapılacaklar | İsmailağa

Allah’ın yüce Adıyla  Mahmud Efendi Hazretlerinin Yolunda Âşure Günü  Efendi Hazretlerinin yolu Rasulullah’ın sapasağlam sünnet yoludur. Allah Rasulü sas Ramazan orucu farz edildiğinde aşure günü oruç tutmayı kendisi terk etmiş ama “dileyen bunu tutabilir” “Ramazandan sonra en efdal oruç Allah’ın ayı Muharrem’de tutulan (aşure günü) orucudur” buyurarak ümmetine müstehap olarak bıraktığı sahih kaynaklarımızda mevcuttur. (Müslim, Ahmed) İslam alimleri aşure orucunun üç türlü tutulabildiğini söylemişlerdir “yalnızca 10. gün. 9 ile birlikte 10. gün. veya 9, 10 ve 11. günler. İhtiyata uygun olanın sonuncusu olduğu da vurgulanmıştır. Çünkü bu sayede aşure günü kesin olarak idrak edilmiş olur. malumunuz hicri aylar hilale göre, bir gün önce veya sonra başlamış olabiliyor. dolayısıyla 3 gün tutanlar aşureyi mutlaka yakalamış oluyorlar” Aşure gününde oruç tutmak ve ailesine genişlik göstermek (*) dışında Allah Resulünden sas sahih bir şekilde yapılacak herhangi bir amel rivayet edilmemiştir, Mahmud Efendi hazretlerinden de nakledilmemiştir.  Hayat boyu karşılaştığımız her meselede mümkün mertebe Hocamız Mahmud Efendi Hazretlerinin öğretisi üzere hareket etmeye çalışıyoruz Bugün itibarıyla konumuz ÂŞURE günü.  Kardeşiniz, imam Mahmud Efendi Hazretlerini uzun süre görmek, arkasında namaz kılmak, sohbetlerini derslerini bizzat dinleme imkanı bulmuştur elhamdülillah. Dolayısıyla yıl içerisinde önümüze gelen her türlü dini önemli günü beraber idrak ettik. ve Mahmud efendi hazretlerinin sözlerini hareketlerini tespit edip…

Halil Konakçı Hocayı Müdafaa
ANALİZ , Dini Hüküm , Diyanet / 31 Temmuz 2022

imam hatip Halil Konakçı kürsüde neler söyledi? Laik kesim neden tepkili ?    Söyledikleri şeyler özet olarak şöyle: 1) erkek kadından üstündür dedi ve bunu Kuran ayetiyle delillendirdi. Ayet “erkekler kadınlar üzerine kayyumdur” yani idarecidir.    2) “Kadın çalışmayacak. Kadının rızık temin etme görevi yok. o senin görevin ey adam. ancak heryerde kadın istihdamı var neden? daha cazip çünkü. Araba reklamında kadın teker reklamında bile mini etekli kadın! Bu zamanda özgürlük verme adına kadının istismar edildiği gibi hiç bir cahiliye devrinde edilmedi” diyerek modern yaşamın en çok değer verdiği bir olguyu daha yerle bir etti.. Ee laikler de kızdı tabi.    3) “Erkek kadına dini inancı gereği baskı yapmalı. örtünmesini namaz kılmasını sağlamalı. çünkü Allah kendinizi ve ailenizi ateşten koruyunuz (Tahrim 5) buyuruyor” dedi. Haklı. Burada yine modern yaşamın kazanımları yerle yeksan..    4) Laik kadının “dekolte” modernite” çağdaş yaşam” diyerek soyunup açılmasını “kasaptaki ete” benzeterek küçümsedi. “ortalık kasap dükkanı gibi et görmekten içimiz dışımıza çıktı” dedi ve yine laikler çağdaşlar öfke küpü    5) Kızını karısını soyundurup sokağa salanları “teşhirci, kıskanmayan, ar damarı çatlamış vicdansız adan” diye betimleyerek onların övündüğü modern yaşamı yerin dibine soktu. …vb Halil Konakçı hoca üslubu sert ve moral bozucu olsa da aslında haklı. ve…

DİAYDER Üyelerinin Terör Davası

DİAYDER üyelerinin terör davası başladı Terör örgütü PKK ile iltisaklı olduğu belirtilen Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının da aralarında bulunduğu 23 üyesi hakkında açılan davanın görülmesine başlandı. AA. Murat Kaya, Başak Akbulut İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada sanıkların kimlik tespitlerinin ardından avukatların talepleri alındı. Sanık avukatları, bazı sanıklar hakkında benzer suçlar ve eylemlerden İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinde geçtiğimiz yıl açılan devanın devam ettiğini belirterek, bu dosyaların birleştirilmesini istedi. Mahkeme heyeti, 5 sanık hakkında İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama sürse de her iki iddianame incelendiğinde, bu davadaki eylemlerin, diğer dava açıldıktan sonra gerçekleştiğini belirtti. Bu iddianamenin daha detaylı ve kapsamlı olduğunu ifade eden heyet, İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazılarak, 5 sanık hakkındaki dosyanın bu mahkemede birleştirilmesine yönelik olumlu yönde muvafakat yazılmasına karar verdi. Heyet, İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması süren sanık Fahrettin Ürgün’ün dosyasının birleştirilmesi talebinin ise daha sonra değerlendirilmesine hükmetti. DİAYDER Başkanının savunması Taleplerin tamamlanmasının ardından sanık savunmalarına geçildi. Duruşmada önce, kimlik tespitinde lise mezunu, emekli ve aylık ortalama 30 bin lira geliri olduğunu, tutuklanmadan önceyse ticaretle uğraştığını söyleyen DİAYDER Başkanı tutuklu sanık Ekrem Baran’ın savunması alındı. Baran, medrese mezunu ilahiyatçı imam ve hocaların biraya geldiği derneğin, kuruluşundan bu…

İslam’da Boks Kingboks Neden Caiz değil

Allah’ın yüce Adıyla.. Çünkü İslam Peygamberi Muhammed aleyhisselam dövüşte/savaşta bile yüze vurmayı nehyetmiştir. Buhari Müslim hadisi “Sizden kim dövüşür/savaşırsa yüze vurmaktan sakınsın”  Gerçek savaşta bile yüze kastetmek caiz değilse.. nerede kaldı -güya spor için- yüze yumruk atmak !?  ١- [عن أبي هريرة:] إذا قاتَلَ أحَدُكُمْ فَلْيَجْتَنِبِ الوَجْهَ.   • [صحيح] • أخرجه البخاري ، ومسلم • imam Nevevi hadisin şumulünden “..Hatta hayvanın dahi yüzüne vurmak caiz değildir. terbiye maksatlı da olsa evladın hizmetçinin yüzüne vurmak hayli hayli haram” hükmünü çıkarmıştır. İslam alimleri yasağın gerekçesini açıklarken şöyle demişlerdir “çünkü yüz insanın en muhterem azasıdır yüz insanın kimliğidir yüze vurmak insan için en önemli duyu organlarına zarar verir görme konuşma işitme idrak etme gibi..” boks işi ile uğraşanların sonunda felç olmaları islam alimlerinin ne kadar haklı olduklarını ve tespitlerinde ne kadar isabetli olduklarını göstermeye yeterlidir İlgili hadisin Müslim kaydında Allah Rasulüne isnaden şöyle bir gerekçe beyan edilmiş:  “Çünkü Allah Adem’i kendi sureti üzere yarattı” [٥] Şekilce benzemekten münezzeh olduğu halde..  ٥- [عن أبي هريرة:] إذا قاتلَ أحدُكم فليجتَنبِ الوجهَ فإنَّ اللَّهَ خلقَ آدمَ على صورتِهِ ابن خزيمة (ت ٣١١)، التوحيد ٨٤‏/١ • أخرجه مسلم (٢٦١٢) Soru: “Melekler onların canını aldıkları zaman yüzlerine ve arkalarına nasıl vururlar.. (bir bilsen)”  فكيف إذا توفتهم الملائكة…

İmanla Yükümlü olmada Aklın Kâfi oluşu

Allah’ın yüce Adıyla.. Büyük İmam M.M.El-Maturîdî Kuran ve Sunnetten istihrac ettiği ilâhî hakikat “Aklı başında yetişkin her insan Allah’ı birlemekle mes’uldür. Şirk ve küfür üzere ölen cehennemliktir. Nebi görmese bile” Bu hakikati işiten her mümin boyun eğip amenna demeli, itiraz cihetine gitmemelidir. Çünkü delilsiz itiraz küfürdür. Delil muctehidin haddidir. Ancak şimdilerde ümmetin gençlerine okullarda küfür mikrobu sinsice verilmekte. “sorgulayan araştıran aydınlanan nesiller yetiştirme” adı altında gençliğimiz birer inkar makinelerine dönüşmektedir. Her hakikate itiraz edecek, her haberi/bilgiyi kurcalayıp igdiş edecek bu gençler maruz kaldıkları zehrin etkisini gösteriyorlar.. ve kaynağı Allah’ın kitabı olmuş, Allah’ın Nebisi olmuş hiç umursamadan bir çok şeyleri red ve inkar ediyorlar. İnkara muheyya ellerindeki tek malzeme “akıl !” laf bu: benim aklıma yatmıyor o yüzden yok hayır” Bence bu yanlış” bence bu saçma” işte eylem ve kapasite bu kadar ! Madem ki senin aklın bir şeyi inkar etmeye basıyor.. demekki ispat ve ikrar etmeye de basardı. ikrar etmiyorsa bunda sui kasıt var. işte küfür de budur: Kasten ve bile bile reddetmek..! Şu halde: 1) İmam Maturîdî RA içtihadında musîbdir biizniAllah; Akıl yeterli huccettir. Aklı başında olan kâfir bu küfürle ölür geberirse ebedîyyen ateşte yanacak. HafizanaAllah Lâilâhe illaAllah Hikmet: Kuran’ı inkar eden deist ateist kesim, ellerinde tutup bayraklaştırdıkları en…

Sabah Ezanı Neden İmsakta Okunmuyor

Allah’ın yüce adıyla Soru: Ramazan dışında sabah ezanı imsak saatinde değil yarım saat, belki kırk dakika sonra okunmaktadır. Hâlbuki ezana bakarak hareket eden çok insan var. bunlar sabah henüz olmadı diyerek imsaktan sonra yatsı namazı kılıyorlar. Bunun vebali kime ait olacak !?  Cevap, Allah’ın yüce Adıyla.. Diyanetin talimatı güneşten bir saat önce ezan okumaktır. neden ? çünkü bizim insanımız ezanla uyanır abdestini alır camiye gelir. güneşe yarım saat kala da imam efendi farza başlar. ve Hanefi mezhebince müstehap olan vakitte (ortalık ışıdığı saatte) namaz kılınmış olur. Bu doğru bir yaklaşım.  İmsak saatinde ezan okunsa namazı da erkenden yani henüz ortalık karanlık iken kılmış olacağız. hanefide bu makbul değildir. Gelelim işin mahzurlarına.. Hani nice insanlar vakte takvime değil ezana bakarak hareket ediyormuş ve buna göre yatsı namazını sabah ezanından az önce kılıyor muş dolayısıyla da vakit çıktıktan sonra namazı kılma durumuna düşüyormuş! Bu yanlış. vaktin son kısmını bilmede ezana göre hareket etmek imkansız. çünkü ezanı duyduğunda vakit bitmiş olacak. şu halde yatsı namazını son vakitte kılmak isteyen mutlaka takvime (cep tlf uygulamasına) bakmak durumundadır. orada da zaten imsak saati net olarak yazılıdır. şu halde ezanın imsaktan yarım saat sonra okunmasının namaza zararı yok. Ezan okunmadan saate bakıp sabah olmuş diyerek namaz…

Başörtülü Vali Olunca..

Allah’ın yüce Adıyla.. Başıörtülülerin vali hakim olması.. işin Din ve Mahremiyet boyutu var, o bakımdan zaten tasvip etmiyoruz. Bir de, Bunların müslüman haklarını daha çok koruyacağını beklersiniz ya.. Allah’ın emri ile açılmış bir Medrese mesela, laiklik önünde suçlu sayılsa bu örtülü kesimin koruyup kollayacağını umarsın ama seni hayal kırıklığına uğratırlar. Olumlu bir karar veremezler “eğer verirsem beni örtülü olduğum için taraflı yandaş bir tavır takınmakla suçlarlar” diye korkarlar. Aczimendiler kıyafetten ötürü mahkemelik olunca dindar avukat tuttular. Tecrübeli biri akıl verdi. Yanlış yaptınız gidin en dinsiz solcu bir avukat tutun.. öyle ettiler. o aşufte kitapsız avukat hepsini ipten aldı.. Sakın heryeri dinsizler doldursun köşeleri onlar kapsın diyorum sanmayın. Diyorum ki Ey müslümanlar bir köşeyi kapınca hakkını verin. maaşı kaybetmek işi kaybetmekten daha çok Allah’tan korkun. Medeni kanuna değil Allah’ın kitabına bağlı olun. Elimizdeki imkân ve fırsatı İslam’ın yükselişine Müslümanların din hizmetine sonuna kadar kullanın. Arkasında şeytan olan bir dinsizin cesareti kadar bari cesaretiniz olsun. Kaldı ki arkanızda Allah var. Melekler var Salihler var. Eğer arkanızı böyle güçlü hissetmiyorsanız demekki amelde ve niyette sıkıntı var. Başta niyet çürük. Allah’ın adını yüceltme davası yok. şu halde Allah yolunda değilsiniz. ilk işiniz niyeti tashih edin. Niyetiniz yeniden sağlamlaştırın. Allah için olun Allaha ait olun…

Yetim Olan Evde Yemek Yenir Mi ?

Soru: Yani babaları ölmüş yetimlerin evine dul kadının mahremi olan akrabası gelmiştir o kadın da sofra kurup ikram etmiştir.. Bu sofradan yiyebilir mi ? Buradan yemek yasaklanan yetim malı yemek midir ?  Cevap. Allah’ın yüce Adıyla Bu sofradan yemek helaldir, ikramı reddetme ve gönül incitme kabalığından kaçınmış olacağından yetimlere bir sahiplik kol kanat germe hissi tattıracağından sevap bile olur. En son ihtimal çıkarken çocukların eline harçlık verir, içinden yemeğin ücretine niyet eder  Yetim olan evden yemek yenmez” fikri bazı yörelerde yerleşmiş batıl inançtır. Doğrusu “Yetimin malını zulüm ve haksızlıkla yiyenler karınlarına ateş yemişlerdir yakında cehenneme sokulacaklar.” (Nisa:10) Bu ve benzeri ayetlerin nüzulü akabinde yetim barındıran Sahabeler RA yetimlerin sofralarını yemeklerini ayırmış büyük bir külfetin altına girmişlerdi. Yetimler kendi sofrasından yiyor onlar ayrı yaptıkları yemelerini yiyorlar, yetimlerin yedikleri önde yemedikleri icabında bozuluyor.. Yetim bakmak bir işkenceye dönüşmüştü. Geldiler Rasulullah Efendimize arz ettiler. sas “Yetimlerin malına ahsen suretle olandan başka yaklaşmayın” “Yetimlerin malını zulmen yiyenler karınlarına ateş yemişlerdir..” Ayetlerinden murad-ı ilahinin bu olmadığı inen şu ayetle ifade edildi “Sana yetimlerden soruyorlar de ki onların maslahatına çalışmak en iyisi.. Ama eğer onları kendi aranıza katarsanız onlar (din) kardeşleriniz. Allah bilir, bozguncuyu ıslah ediciden ayırt eder (merak etmeyin) (Bakara: 220) Bu ayet nazil olduktan…