Mart ayı hakkında çıkan bela musibet ayı olduğuna dair lafların geçersiz olduğunu dini deliller ile ispat eder
İL İLÇE MÜFTÜSÜ GÖREVLERİ MADDE 30 – (1) İl ve ilçe müftülüklerinin görevleri şunlardır: a) İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, ibadet yerlerini ve dini müesseseleri yönetmek ve din görevlilerinin hizmetlerini düzenleyip denetlemek. b) Din konusunda her türlü vasıtadan yararlanarak vatandaşları aydınlatmak, vaaz ve irşat faaliyetlerinde bulunmak, müftünün de en az haftada bir defa vaaz edeceği şekilde vaaz ve irşat programları hazırlamak. c) Görev yaptığı mahallin dini hayatıyla ilgili ihtiyaç ve sorunları tespit etmek, din hizmetlerini buna göre planlamak ve yürütmek. ç) İslam dinine mensup farklı dini yorum çevreleri, dini-sosyal teşekküller ve geleneksel dini-kültürel oluşumlar ile irtibat kurmak ve gerektiğinde Başkanlığın görev alanına giren konularda ortak çalışmalar yapmak. d) İlahiyat fakültesi öğretim üyeleri, dini yüksek ihtisas ve eğitim merkezi müdür ve eğitim görevlileri, imam hatip lisesi meslek dersleri öğretmenleri, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri, emekli Başkanlık personeli ile dini kültür, bilgi ve tecrübeleriyle temayüz etmiş diğer şahıslardan da yararlanarak din hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde sunulmasını sağlamak. e) Batıl inanç, bid’at ve hurafeleri araştırmak, incelemek ve bunlara karşı tedbirler almak. f) Hastane, ceza infaz kurumları, yetiştirme yurdu, huzurevleri ve benzeri sosyal hizmet kurumlarındaki vatandaşlarımıza dini rehberlik yapılmasını ve din hizmeti verilmesini sağlamak. g)…
Allah’ın Yüce İsmiyle.. “..Meryem oğlu (İsa) nın aranıza inmesi yakındır. Haç’ı kıracak, domuzu katledecek..” ☪️ Hilal ile haçın ✝️ savaşı devam ediyor her alanda.. ve semboller cephesinde. Hilal Allah’ın hak dinini temsil ettiğinden beri galibiyet üstüne galibiyet elde ediyor. İnsanlar Allah’ın dinine koşuyor. Buna karşılık Haçlılar gizli ve sinsi yöntemlerle karşı ataktan geri durmuyorlar. Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmeye çalışıyorlar. Apaçık mücadele yanında subliminal mesajlarla sinsi yöntemlerle de mücadele ederler. Bazen bir filim karesinde, bazen bir çizgi film arasında, bazen de elektronik oyun içinde İslam’a müslümana hakaret ettiklerini görürsünüz Semboller Savaşı İtikadî, fikri, ideolojik davalar soyut ve kimi zaman karmaşık kavramlar olması hasebiyle bazen bir resim, bir işaretle ifade edilirler. Böylesi anlam yüklü resim ve işaretlere sembol veya şiar denilir. Bu anlamda Hilal 🌙 Allah’a imanı, tevhidi, islam dinini temsil ederken, Haç (istavroz) ✝️ ise Hıristiyanlık inancını teslisi (üçleme şirkini) temsil etmektedir. Ve pek bilinmese de haçın çok türlü çeşitleri farklı şekilleri vardır. Alt kısmı uzun olabildiği gibi her yanı eşit + gibi de olabilmektedir. Cami ve mescitlere gizlice haç ✝️ motifleri yerleştirme hilesi de Haçlıların İslam’la mücadele yöntemlerden biridir. Elbette bu hilenin ne Müslümanlara, ne namaza bir zararı yok. Sadece zavallı misyonerler gizli bir tatmin yaşamış oluyorlar. Halı deseni, pencere…
Rahman Rahim Olan Allahın İsmiyle.. Neden Ehli sünnet olmak zorundayız ? Çünkü Peygamber efendimiz haber verdi Ümmet 73 parçaya bölünecek. Bir cemaat kurtulacak, gerisi cehennem yolunu tutacak. O kurtulacak tek fırka, Ehli Sünnet vel Cemaat’tir. Ehl-i Sünnet olmak ne demek ? “Ehli Sünnet” olmak gerçek Müslüman olmak demektir, Peygamber efendimiz ve sahabeleri gibi inanmaktır. Ehli Sünnet olmak Peygamberimiz ve sahabe efendilerimizin yolundan gitmektir. Onlar nasıl inandılarsa onlar gibi inanmak, Onlar nasıl müslüman oldularsa onlar gibi müslüman olmaktır Ehli Sünnet olmak sahabelerin yolunda 4 büyük halifenin izine 4 büyük muctehid imamın öğretisinde 4 milyar Müslümanla gönül ve fikir birliği içinde olmaktır Ehli Sünnet olanlar Peygamberimizin ana cemaatidir, onlar sırat-ı müstekim üzere olanlardır ve ümmetin çoğunluğunu oluştururlar. Diğerleri ise ana yoldan ayrılmışlardır. 72 ufak tefek fırkalardır. Ehl-i Sünnet olmak için neye inanmak gerekir ? Ehli Sünnet olmak Allaha iman etmektir ve Allahın meleklerine, Allahın kitaplarına Allahın Peygamberlerine, ahiret gününe (Cennet ve Cehenneme) ve kadere inanmaktır. Ehli Sünnet (gerçek müslüman) olmak bu altı esasın hepsine inanmaktır. Bunlardan birine inanmasa, diğerlerine inansa, müslüman olamaz, cennete gidemez. Ehli Sünnet olmak Kuran’a inanmaktır. Kuranda 114 sure, 6236 ayet vardır, tamamı Allah’tan peygamberimize gelmiştir. Kuran-ı Kerimi peygamberimize Melek Cebrail as getirmiştir. Kuran peygamberimizin kalbine arapça, sözlü olarak…
14 ocak 2022 Cuma vaazının konusu “Ağızdan çıkan sözlerin ehemmiyeti” Her makama münasip söylenmesi gereken sözler var. Sözün tesiri çok büyük. Söz ağızdan bir kere çıkar ve geri girmez. Sen sözü söylemedikçe söz senin esirin söz ağızdan çıkınca sen sözün esirisin. Sabah bütün azalar dile yalvarır nolur tut kendini kendini de yakacaksın bzi de yakacaksın. Şaşkınlık veren büyük işler görünce elin gavuru bile “O my God” aman Allahım diyor Allahı anıyor kendince Allahı zikrediyor.. Bizim sefih gençlerimiz ne diyor “anasını s..” yazıklar olsun ! Müslüman sövemez sövmek büyük günahtır. Ama öyle bir alıştırmışlar ki ne dediğini bilmeyen çocuklar bile söverek konuşuyor Çare o pis kelimeler yerine güzel kelimelere kendini alıştırmak Bir kişi ağzıyla bir laf eder o an kendi de önemsemez ama o lafı onu cehennemin dibine sokar. Bir mümin ağzıyla bir söz söyler o an kendi de önemsememiştir ama o sözü sebebiyle Allah onu en yüce makamlara ulaştırır Kadınları cehenneme düşüren dilleri olmuştur: laneti çok etmeleri ve kocalarına kem söz etmeleri Ağızdan çıkan her sözü murakıp bir melek derhal alır kaydeder.. Müslümanın sözü senettir. Allah ağızdan çıkan söze bakıyor Bir söz ile ebedi cehennemden kurtulur, bir söz ile ebedi cehenneme yuvarlanır, bir söz ile kadın ona helal olur bir…
Asıl ismi Suzin Yıldırım. Sonra Fatma Sezen Yıldırım ve meşhur olunca Sezen Aksu ! Birilerinin minik faresi, dokunulmaz sanatçı putu ! Son şakırdısında “selam söyleyin o cahil Havva ile Ademe..” gibi bir laf ediyor. Hedef nedir ? Neye hizmet ediyorlar ? Hz Meryeme iftira eden Cihat Kısa’nın bindiği merkep ne ise Suzin Akusyan’ın bindiği merkep te o ! Gaye Kuran’ı geçersiz kılmak ! Kuran’ın muhtevasını tahrip etmek. Kuran’ın öğretsini hafife almak ve nihayet Kuran’ı nazaran düşürmek ! Vatikan merkezli küresel İslam düşmanlığı komitesi güya sırasıyla tarikatları mezhepleri hadisleri bitirdi ! sıra Kuran’a geldi. Bundan sonraki hedef Rasulullah’a iman ve sonuç Allah’a imanı iptal ve imha etmek.. Asla ! Müminler Allahın ordusudur asla mağlub olmaz. 2. Yazı Dikkat ettiniz mi ? Hep biz saldırı altındayız. Onlar saldırıyor biz müdafaa yapıyoruz. Neden ? Çünkü biz onların kumarına zinasına içkisine sı.kısına karışmadığımız için. Hak ile batıl yerinde durmaz mücadele devam eder. Sen taarruz etmezsen, sana taarruz ederler. Top gibi.. yerinde durmaz. sen vurmazsan rakip takım vurur. Olay budur. Gerçi biz de vurduk topa bir iki.. Lgbt’ye çaktı bi ara Diyanet Reisi Ali Erbaş.. nasıl köpürmüşlerdi ama. Avrat pantuluna çalmıştı İhsan hoca.. yer yerinden oynadı. Eee, başka !? Aklıma gelmiyor hepsi bu. Gerisi onların…
Bismillahirrahmanirrahim H S S Tebliğ cemaatinin faaliyetleri kapsamında yine bir grup Müslüman mahallemize geldi, camimize misafir oldular. Ben buraya geldiğimden beri bu üçüncü cemaat. Şu ana kadar gelen bütün taleplere olumlu cevap verdim. Çok müteşekkir oluyorlar dua ediyorlar. Bu mahallenin delili olan arkadaşlar ilk cemaati kabul ettiğimde şöyle dediler “20 yıldır biz bu camide, bu mahallede çalışma yapmak istiyorduk her yere girdik ama bu camiye giremedik Hocam eğer bundan sonra istersen izin verme, burada sayende bir kere faaliyet yaptık ya.. artık gam değil !” Müslüman Cemaatlere Destek Ben onların yüzüne demedim ama niyetim Ehli Sünnet vel Cemaat olan bütün müslümanların faaliyetlerine destek olmak. Anadolu gençlik derneği mahalle sorumlusu bir genç, bir pazar sabahı camimizde faaliyet yapmak istediğini çorba ikram edeceklerini söyledi, izin istedi. Anadolu gençlik aslında siyasi bir partinin bayrağı altında, ancak camide siyaset yapmayacaklarını tahmin ettiğim için onlara da izin verdim. Sonuçta Erbakan gibi büyük bir İslam liderinin varisleri.. Şimdi aynı arkadaş her cumartesi, çalıştığı gençleri topluyor, ikindi namazını benim camimde kılıyorlar.. Buradan bütün İmam arkadaşlara tavsiyem bu konuda Müslümanlara yardımcı olmaları. Tebliğ cemaati ne yapıyor, Nasıl Çalışıyor ? Bir kısmı camide zikir ve dua ile meşgul oluyorlar diğer kısmı mahalleyi geziyor. Buldukları eriştikleri insanlara Allah’ın kelamından peygamberimizin nasihatlarından…
Soru: C. Taslaman için tasmalı, M. İslamoğlu için “isyanoğlu” “ifsatoğlu” dediklerini duyuyoruz. Hatta siz bir defasında”maymunoğlu” demiştiniz.. Bu türlü ifadeler babaya da hakaret değil midir ? En azından Allah Kuran’da “birbirinize kötü lakap takmayın” diyor..? Cevap Allah’ın yüce Adıyla.. M. İ.oğlunun babasını tanıyorum evet salih bir zat idi. Lise yıllarında Kayseri Develiye gitmiştik Şevki Yılmaz’ın konferansını dinlemek için. Akabinde babamlar ve diğer Milli Görüşçü arkadaşlarıyla vardık Ahmet İslamoğlu hocayı ziyaret ettik, elini öptük duasını aldık. Yaşı kemale ermişti.. halim selim muhterem bir zat idi Allah için. Önce şunu bilmek lazım. Fasık (hak yoldan çıkmış) kişilere sahip oldukları yaldızlı güzel isimleri vermeyip değiştirmek caizdir ve avam insanlar onlara kanmasın için bu gereklidir de. İmam Rabbani Mektubatta “fasıklar sıfat-ı zemimeleri ile yad edilmelidir ta ki cahiller onlara meyletmesin” demektedir. O yüzden Eflatun’dan bahsederken kendileri “Eflatun el ahmak” der.. Sonra ona “isyanoğlu, maymunoğlu” derken buradaki “..oğlu” tabiri hakikat değil, mecazdır. “Aidiyet, mensubiyet” manasında. Demek ki o söz babaya dokunmaz. Hem ona “maymunoğlu, isyanoğlu” denmesi İslamoğlu adını hak etmediği için. Benim evet onun hakkında bazı kere “maymunoğlu” dediğim vaki. Sebebi kendisi; “çamurdan yaratılmaktansa maymundan gelmiş olmayı tercih ederdim” dediği için. Şimdi bu lafı geveleyen kişi maymunoğlu olmayı hak etmiyor mu !? “Onlar hayvanlar gibidir…..
Caner Taslaman ve mızıka ekibi (m i.oğlu) ne diyorlar ? “Evrim Kuran’a uygunmuş, Kur’an evrimi reddetmez miş!”diyorlar. Ve kimse bunların yüzüne tükürmüyor.. biz hariç ! Nasıl reddetmez ? Allah “topraktan yarattım Ademi diyor topraktan çamurdan..” dediğimizde cevap olarak şöyle diyorlar: “ee efendim bak biz hayatta kalmak için ne yiyoruz ? Hıyar patates havuç değil mi ? Hee nolmuş ? “Olmuşu şu efendim bütün bunlar nereden çıkıyor ? topraktan değil mi. demekki biz topraktan hayat alıyoruz..” Ee yani ? “işte “Ademi topraktan yarattım demek bu demek efendim.. biz böyle şeyttik..” Cevap: Tuh senin suratına şeytanın tilmizi! Kuran bükülür de bu kadar mı bükülür !? Evrim masalı Kurân’a uymaz . Bir çok delilden biri: Çünkü Allah Hucurat 13’te “Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık..” buyurmakta. Taslaman ve M.Maymunoğlu gibilerin iddia ettiği gibi insanlık eğer maymundan evrilerek nihayet Adem’e dönüşmüş olsaydı, evrim tek tük bir iki maymun için geçerli olmuş olurdu ki evrim masalını anlatanların dediği bu değil. Onlara göre bir tür maymun koloni halinde insana dönüşmüş! Ayet ne diyor? “Bir erkek ve bir dişiden” yani sadece iki kişiden yaratıldı tüm insanlık. Demekki Kur’an evrimi reddeder yerin dibine çalar. isa erdoğan
Allah’ın Yüce Adıyla.. Deist ve ateist Teist Teu’yi (Dieu) yani Tanrıyı -sözde- kabul eden, Tanrı tanıyan.. A-teist ise tanrı tanımayan, teist’in zıttı hesapta.. Yalan ! Birbirine zıt değiller. Aslında ikiz, müttefikler. Çünkü her ikisinin ortak düşmanı Müslüman ! Teist de ateist de İslam’la, Kuranla, Müslümanlarla savaşır. Buradan anlaşılıyor ki her iki akımın da atası, komutanı aynı: şeytan. Allah lanet etsin Agnoist Ateist kafiri müslüman önünde mağlup oldu. “Neden Allah’a iman etmiyorsun” sorusuna “çünkü kanıt yok” dedi. Şu halde neden “tanrı yı inkar davası güdüyorsun. Yok olduğuna hiç kanıtın yok !? Sorusu önünde ateist kâfiri zelil oldu. Şeytan düşündü kaşındı ve agnostizm’i icad etti : “tanrının ne varlığını ne yokluğunu iddia etmeyen..” güya bu konuya ilgisiz ve tarafsız..! Tarafsız olan bertaraf olur Yani “yeter ki Allah’a iman etmesin, Allah’a teslim olmasın da bir şeytanlık daha bulur gavurlukta tutarız” ! Demekki agnostizm atesizmin piçi. Şeytanın üçüncü ahırı. İmana karşı savaşan üçüncü iblis askeri Hümanizm Ateist kafiri Müslümanın şu sorusu önünde cevapsız kaldı “ateist olmak neye yarar? Bir amacı yok. Hayvan olmak bile bundan üstün” Şeytan tekrar kafa yordu düşündü kaşındı ve ateist kullarına bir amaç icad etti: hümanizm Ey deist ateist agnoist humanist kafirler.. Cehennem hakkınızdan gelir İsa Erdoğan
Ölmeyen Diri Allahın Adıyla.. Enes Kara kimdir? Enes Kara nereli? Enes Kara babası kim? Enes Kara’nın hayatını kaybetmesinden sonra bir hayli sorgulanır oldu. Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Enes Kara, Elazığ’da bir binanın 7. katından atlayarak canına kıydı. Peki Enes Kara niye, neden intihar etti? Enes Kara’nın babası Mehmet Kara ne dedi? Mehmet Kara kimdir? Enes Kara kaç yaşındaydı? Enes Kara’nın babası Mehmet Kara ne dedi? TELE 1’den Fırat Yeşilçınar’a konuşan Enes Kara’nın babası Mehmet Kara, yaşananları anlattı. “Sürekli telefonla oynuyordu. İçine kapanık birisiydi. Fazla konuşmazdı. Çevresiyle falan da konuşmazdı. Videosunu izledim. Kaldığı yer güzel insanların kaldığı yer. Talebelerin kaldığı yer. Orada kalmasını tavsiye ettim. Devlet yurdunda başvuru yapmadık. Durumumuz iyi. Manevi olarak ahiretine faydası olsun istedim. Kaldığı yerde hiçbir sorun yoktu. Sürekli arkadaşlarıyla iletişim halindeydik. Birkaç ay kalır sonra alışır dedim. Biz kimseden şikayetçi değiliz. Olaydan sonra durumunu daha iyi anladık.” ANALİZ Enes Kara adında bir Tıp Fakültesi öğrencisi intihar ediyor ve intihar etmeden kısa süre önce bir video çekiyor. Video 11 dakikalık. İslam karşıtı medya bu videonun sadece 3 dakikalık kısmını yayınlıyor, cemaat yurdunun sözde zor şartlarını anlattığı kısmı.. Videoda Enes Kara başındaki durumları, ailesinin durumunu ve üzerindeki baskıları dile getiriyor. Yurttaki dini hayatı aktarıyor.. Öyle…
Allah’ın yüce adıyla.. Ahiska yayınları bir kitap çıkardı; Mahmud Efendi hazretleri’ni yakından tanıyan gören kimi hoca ve ihvanların hatıraları, yaşadıkları kıssalarla dolu kitap “Hatıralarla Mahmud Efendi Hazretlerinin hayatı” ismiyle çıkmıştır. iki cilt şeklinde basılan kitap belli ki iyi çalışılmış. Hiç bir yerde bulamayacağınız muazzam kıssalar menkıbeler kerametler bu kitapta.. Hazırlayanlardan Allah razı olsun kesinlikle tavsiye derim. 2 cilt halinde satılıyor, ince karton kapak ve sert kapak. Kitapçıda yumuşak kapaklı takım fiyatı 80 liraydı.. Allah hayırlı mübarek eylesin. Efendi Hazretlerinin kemalatından bizleri mustefid eylesin
Bizleri İslama Hidayet Eden Allahın Adıyla.. . 1500’lerde İngiltere’de insanların çoğu Haziran’da evleniyordu senelik banyolarını da Mayıs’da yapıyorlar, Haziran’da hala çok kötü kokmuyorlardı.. Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.. . Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu.. Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti.. Ondan sonra oğulları ve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak ta bebekler aynı suda yıkanıyordu.. Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü.. İngilizce’deki ‘banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın’ (Don’t throw the Baby out with the Bathwater) deyimi buradan gelmektedir.. . Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor, kamışların altında tahta bulunmuyordu.. Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler, böcekler) çatıda yaşıyordu.. Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşıyor ve bazen hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşüyordu.. İngilizce’deki ‘kedi-köpek yağıyor’ (It’s raining Cats and Dogs) deyimi de buradan gelmektedir.. Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey yoktu.. Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yatakların içine düşmesi büyük bir sıkıntı oluşturuyordu.. Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan İngiliz usulü yataklar bu nedenle oluştu.. ….
Allahın yüce Adıyla.. “2. Mektup: 7 Nisan 1953, Faziletkar bir huzura, Büyük üstadımız efendimiz Ebu’l Ula beyefendi Hazretleri müsaade-i fadînalerini istirham ederek kıymetli vaktinizi işgal edeceğim. İlk defa huzurda ders takrir eden 4. dedem Ebu Said el-Hadimi merhum hakkında bu mektubumda yazdığım hikayeyi yüksek affınıza sığınarak bir malumat kabilinden olmak üzere arza mücaseret eyledim. Hammer[*] tarihinde Resmi Efendi tarihine atfen yazdığı sütunda 16 Asrın başından 18 asır ortalarına kadar geçen vakıaları anlatırken 1. Mahmud devrinde Kızlarağası olan Hacı Beşir Ağa için Haremeynin en büyük mensabında bulunmuş olan 37. Darüssaade Ağası Beşir Ağa diye bahseder [203] Hacı Beşir Ağa Hicaz’da bulunduğu sırada Medine-i Münevverenin Harem ağlığı vazifesinde de bulunmuştu bir gün padişah Birinci Mahmut RhA ile mülakatı esnasında padişah “Hacı Beşir Ağa, Harem-i Şerif’te ne kadar kaldığını bu kadar müddet zarfında harikulade ne gibi hallere muttali olabildiğini” sual edince Hacı Beşir Ağa “Harem-i Şerif’te geçirdiğim bu kadar müddet zarfında fevkalâde olarak 3 hale muttali oldum” der ve bu üç halden birisini şöyle anlatır: “Ravza-i Mutahhara’daki Cibril kapısı gecenin seher vaktinde yakın bir zamanda aralanırdı, gireni anlamak ve tecessüs etmek isterdim fakat vücuduma arız olan rehavet ve durgunluk neticesi içeri giren zatın kim olduğuna muttali olamıyordum. Bir gece yine Cibril kapısı açıldı….
Ehad olan Allahın Adıyla.. Putlar tarih boyunca Allah’ın dini önündeki en büyük engeller olagelmiştir. Bu yazıda ölmüş insanlardan nasıl camit putlar ve pagan dinler ürettiklerini.. Türkiye’de bu pagan dini nasıl kanun içine sokuşturup hile ile koruduklarını. Ve biz bunlara karşı mücadele ederken Mustafa Kemal in şahsına ilişmeden ve o kanuna takılmadan putçulukla nasıl mücadele edebilceğinizi ifade etmeye çalışıyoruz. Kısaca “bu heykeller put olmuş” “ona tapmayın” demenin ölmüş kişiye hakaret değil, tapan dirilere uyarı niteliği taşıdığını öğretiyoruz ومن الله التوفيق ayrıca bu nokta “pagan Kemalizmle” mücadelede mevcut hükümetin aldığı “yeni tavır” olduğunu bildirmek isterim: Mustafa Kemal’e sahip çıkmakla birlikte ölüsü üzerinden inşa edilen “seküler ideolojiyi reddetmek” tavrı. Çünkü bu ideoloji muhalefetin beslendiği kirli damar, Mill! eğitim eliyle okullarda genç beyinlere enjekte edilen küfür, şirk ! Bu hususu iyi mütalaa ederseniz Cübbeli hocanın son zamanlarda yaptığı o ezber bozan “Atatürk” açıklamalarını da anlamış olursunuz. Bu yeni mücadele tavrını yüzde yüz benimsiyor değilim. Sadece durum tespiti yapıyorum. Pandora’nın kutusu mahiyetindeki gizli arşivler anı defterleri açılıncaya kadar belki de en uygun mücadele taktiği bu olacaktır. A..A Savunmadaki hile Türkiye’de putçuluğu eleştirdikçe, “bir takım ölmüşleri put yapmayın” dedikçe, o puta perestiş olanlar ve o şahsa sevgisi olanlar hep birlikte karşı çıkarlar, savunma refleksiyle “Siz ona…
Allahın yüce Adıyla.. Mekan: İsmailağa Tekamül ve İhtisas Medresesi (yeni bina) 29 Aralık 2021 İsa Erdoğan: Hocam kaç doğumlusunuz Fatih Kalender: 1978 İstanbul İsa Er: Medreseye kaç yılında başladınız? Fatih Kalender: 13 yaşında başladım hayrola İsa Er: Hocam sizi tanımak istiyoruz Fatih Kalender: Biz sizi tanıyalım önce İsa Er: Hocam ben isa, Eminali Hoca ile beraber okudum Fatih Kalender: Nerede okudunuz Eminali Yüksel: İsa Erdoğan bu, o dairede (tuttuğumuz talebe evinde) beraber idik İsa Er: Biz kubbealtı medresesinde okuduk Mahmut Eren Hoca, Hüsamettin Hoca, Seyit Ahmet hocalarda Fatih Kalender: Taş medreseden bahsediyorsun.. Kaç yılı ? Bayram Hoca da orada mıydı o zaman? İsa Er: Yoktu. 1995–2000 yılları arası benim ki.. Bayram hocamız bir dönem önceydi bizden Fatih Kalender: O çıktıktan sonra o zaman.. Sizin zamanınızda Mahmut Eren Hoca orada müdürdü İsa Er: Evet.. Eminali Yüksel: Ben de oradaydım Fatih Kalender: Sen o kursa girmiş miydin ? Eminali Yüksel: Evet girdim Fatih Kalender: Benim haberim yok senin oraya girdiğinden Eminali Yüksel: Ali Kara hocamdan sonra taş medreseye geçtim ben de.. İsa Erd: Hocam sizi bazen İsmailağa kürsüsünde görüyorduk ? Fatih Kalender: Evet o işi bizim medresede ben başlattım Ali kara hoca’dan önce ben kürsüye çıktım İsa Erd: Belirli bir gününüz mü vardı, yoksa.. ? Fatih Kalender: Cuma günleri Mehmet Talu Hoca çıkıyordu, hocanın gelmediği günlerde beni…
Allahın Yüce Adıyla . Not: buradaki değerlendirme internette yayılan ses kaydına göredir. “Kayıtta montajlama var” diyorlarsa aslını yayımlamak onlara aittir. . Dr Cihat Kısa adlı ilahiyatçı derste anlatıyor; “Benî İsrail içinde bir kadın zina etmiş Yahudiler Hz İsaya baskı yapmışlar onu recm et Yahudi Şeriatını uygula diye.. Hz İsa’nın canı sıkılmış, bunu yapmak istemiyormuş çünkü. Nihayet demiş “tamam yapacağım ama ilk taşı içinizde kim günahsız ise o atacak!” Herkes elindeki taşını yere düşürmüş.. Yaşlı bir kadın hariç. O atmış taşı ama isabet ettirememiş. Bir taş daha atmış. O da isabet etmemiş ! Yerden bir taş daha alınca Hz İsa “anne yeter artık” demiş “Ben küçükken sen de beni bırakıp bir yerlere gidiyordun” yani “sen de çok masum değilsin! attığın taş o yüzden o suçluya isabet etmiyor” demiş! Haşa vestağfirullah. . Bu masal üzerinden Hz Meryem’e fuhuş(!) isnadı yapan bilim(!) adamı Dokuz Eylül Ü. ilahiyat fakültesinden Dr Cihat Kısa ! . Hem ilahiyatçı hem de Kuran’ı inkar edebiliyor ! Kur’an-ı Kerim Yahudilerin iftirasından Hz Meryem’e beraat verirken “Onun en iffetli, tertemiz bir hanımefendi, bütün dünya kadınlarına örnek olduğunu ilan ederken bu vatandaş “yahudi ağzı” ile ona zina suçu atabiliyor ! Ve bunu uyduruk masallarla yapıyor. Bu apaçık Kuran’ı inkar etmektir, Allah’ın…
“eşcinsellik doğuştan” olduğu şeklinde bir fikir yayılmak isteniyor. lise öğrencileri nezdinde de bu konu böyle konuşulmuş ve böyle olduğu kabul edilmiş.. Bu fikre karşı hak ve hakikati nasıl müdafaa edebiliriz ?