İSMAİL AĞA CEMAATİ VE MAHMUD EFENDİ HAKKINDA
ALİ ÖZEK’İN HÂTIRÂLARI
“..İsmail Ağa’da ders verdiğim sıralarda Mahmud Efendi orada imamdı. Henüz şeyh değildi. O zamanki şeyh Ali Haydar Efendi’ydi. Onunla tanışmak nasip olmadı. Sonra Mahmud Efendi şeyh oldu ve Ali Haydar Efendi’nin oğluyla aralarında bir anlaşmazlık çıktı. Bu işin detaylarını Ahmet Vanlı bilir. Ali Haydar Efendi’nin Mahmud Efendi’yi işaret ettiğine dair iddialar vardır. Bir kısmı bunu kabul ediyor, bir kısmı reddediyor. Vefatından sonra Mahmud Efendi ortaya çıkınca müritler ona yöneldi. Şeyh Mahmud Efendi medrese okumuş bir insandır. Müritlerinden erkeklerin sakal bırakması, sarık bağlaması ve şalvar giymesi kadınların da çarşafa bürünmesi gerektiği meselesini bizzat kendisinden dinledim.
İtiraz ve Tashih: Mahmud efendi, Şeyhinin büyük oğlu Halit Abi, damadı Nuri efendi ve kızı ile hiç kavgası olmadı. Onlar, ona itiraz etmişlerdir. Yıllar sonra Damadı Nuri efendi Mahmud efendiye gelip “hakkını helal et birbirimiz aleyhinde çok konuştuk” deyince, Mahmud efendi “Helal olsun lakin ben aleyhinizde hiç konuşmadım” demiştir. Dolayısıyla kavga tek taarflıdır.
evet Mevlana Ali Haydar efendi Emaneti Mahmud efendiye bırakmıştır bunda şüphe yok. Ali Haydar efendi hz şeyhliği tevdi için yaşlı ve hasta haliyle Bandırmaya kadar bizzat gidip asker olan Mahmud efendiyi aramış bulmuş ve tekkeye getirmiştir. dolayısıyla Ofta medresesi düzeni olan bu zatın asla şeyhlikte gözü olmamış ilahi irade onu sevk ederek ismailağa tarikatının postnişini olmuştur
Ali Özek: Benim Fatih’teki dersime İstanbul’un tanınmış birçok şahsiyeti zaman zaman geliyordu. Mahmud Efendi’de gelirdi. Onun bir gelişinde şu anki Fatih Camii’nin bitişiğindeki kütüphanede bir toplantı yaptık. Başkaları da vardı. Ben bu işleri organize eden kişi olarak ona “Medrese tahsili görmüş bir insansınız. Sakalı, çarşafı, şalvarı, sarığı İslâm’ın esasından sayıp müritlere bunları mecbur etmenin dinde bir yeri olmadığını biliyorsunuz. Bunun sebebini açıklar mısınız?” dedim. O da “Bu tarikat ehlinin bize bağlılığını imtihan etmek için koyduğumuz bir ölçüdür. Yani bizim tarikatın alamet-i farikasıdır. Adam sakal bırakıyorsa, sarık takıyorsa, şalvar giyiyorsa, kadın da çarşaf giyiyorsa, demek ki bize bağlıdır. Bunu yapmak kolay değil. Bu bir bağlılık ölçüsüdür. İslâm’a da aykırı değildir” dedi. Ben de “İslâm’a aykırı olup olmaması ayrıdır ama bu bidattir çünkü bildiğimize göre Resulullah’ın yaşadığı devirde kadınlar için de erkekler için de belli bir giyim tarzı yok. Sakala gelince; sakal o gün için âlemşümul bir şeydir. Peygamberimizin de Ebu Cehil’in de sakalı vardır. Sakal, sünneti adiyedendir. Kılık kıyafetle ilgili kısım da zaman zaman değişmiştir. Bunlar üzerinde ısrar etmenin bir anlamı yoktur” dedim. Mahmud Efendi “Bize göre var. Başka türlü bu insanları bir arada tutmak mümkün olmaz” diye cevap verdi. Bu konuşma da 15- 20 kişi vardı. Hadise yıl olarak 1970’li yıllara tekabül ediyor.
İtiraz ve tashih : Bu anlatı çok garip. Hiç kimseden duyulmuş değil. Mahmud efendinin sarık cüppe çarşafı müridlerin bağlılığını imtihan etmek için emrettiği anlatısı duyulmuş şey değil. Ali Özek toplantıda başkaları da vardı diyor madem kimmiş o başkaları bir isim bir şahit sunsaydı ya Mahmud efendinin böyle dediğine ?
Ali Özek: Şeyh Mahmud Efendi benimle ilgileniyordu. Ben müdür olduğum zaman birkaç defa ziyaretime geldi. Tabi “Sırf sakallı bir müdür olduğun için seni ziyaret ediyor” diyenler oldu. Ayrıca benim belli düşüncelerim vardı. Yazdığım eserler, tercüme ettiğim kitaplar var. Toplantılar oluyor. Fatih Camisi’nde ders veriyorum, konuşma yapıyorum. Ramazanda da ayrıca konuşma yapıyorum. Düşüncelerim biliniyordu. Fikirlerimden dolayı bazı kimseler benden uzak duruyordu ama Mahmud Efendi gelip gidiyordu. Ben de onu ziyaret ediyordum. 1993–94 seneleri olması lâzım. Mahmud Efendi ile uçakta beraber yolculuk yaptık. O zamanlar İstanbul’dan Taşkent’e direk uçuşlar yoktu. Uçaklar Taşkent’ten Almaata’ya, Almaata’dan İstanbul’a gidiyordu.
İtiraz ve tashih : …
Ali Özek: Böyle bir yolculuk esnasında baktım Mahmud Efendi Abdullah Ustaosmanoğlu ile birlikte uçaktalar. Uçağa binince beni alıp şeyhin yanına oturttular. Biraz sonra uçak kalktı ve çay ikramı başladı. Onlar hostesten çay almadılar. Yanlarında termosları vardı oradan içiyorlar. Bana da verdiler. Beraber içtik. Ondan sonra yemek geldi. Yemeği de almadılar. Onlar almayınca ben de almadım. O zaman Mahmud Efendi’ye “Neden uçakta verilen ikramları almadınız?” diye sordum. “Böyle münasip gördük” dedi. Ben de “Şeyhsiniz, etrafınızda insanlar var ama bunu genel kaide olarak tutarsanız yanlış olur. Sonuçta bunlar da Müslüman” dedim. Biraz böyle konuştuk ama o gene fikrinde ısrar etti. Konuşurken sıra sünnete geldi. Ben ona “Sizin sünnet anlayışınız yanlış, çünkü sünnet sadece sakal, sarık ve cübbeden ibaret değil.” dedim. Burada mübalağa yapmıyorum. Daha önceden tanıştığımız için bunları konuşuyorduk. Orada saydım. Peygamberin adli sünneti, askeri sünneti, içtimai sünneti, ticari sünneti, ilmi sünneti var. Bir sürü sünneti saydım. “Siz bunlardan birkaç tanesini almışsınız, diğerleri ile hiç ilgilenmiyorsunuz” dedim. Bu sefer “Doğru “dedi. Konuşmamız böyle devam etti. Sonra bana “İstanbul’da bu konuda bir görüşme yapalım” dedi. Ben de kabul ettim.
İtiraz ve tashih : …
Ali Özek: Daha sonra kendisiyle İstanbul’da buluştuk ve İsmail Ağa Camisi’nde uzunca bir görüşme yaptık. Orada gördüm ki; Şeyh Mahmud Efendi benim söylediklerimi anlamış ve sonunda “Bir daha görüşelim” dedi. Bir daha buluştuk. Ondan sonra bir daha buluşmadık. Ben genel olarak peygamberin diğer sünnetlerinin de uygulanması gerektiğini ve onların üzerinde ısrarla durulması gerektiğini anlattım. Bu buluşmalarda ele aldığımız konulardan birisi de çarşaftı. Ondan sonra bir daha görüşmedik ama ziyaretlerimiz oldu. O Bursa Uludağ’ın eteklerinde bir köyde kalıyor. Orada müritleri var. Hareket edemiyor. Tekerlekli sandalyede yemeğini verip abdestini aldırıyorlar. Bana yakınlığı vardır, zaman zaman selam da gönderir. Ben de ona selam gönderirim. Onu en son iki sen önce gördüm. Abdullah Hoca ile Uludağ’a gitmiştik. Oradan yanına uğrayalım dedik. Ben o zaman şu kanaate vardım. Şeyh Mahmud Efendi benim söylediklerime inandı, kabul de etti. Fakat anladığım kadarıyla gittiği yoldan dönüşü mümkün değil..” Ali Özek
ELMALI’DAN ALMATI’YA ALİ ÖZEK’İN HÂTIRÂLARI” KİTABI
Sayfa: 277-280
İtiraz ve tashih : …
İsa Erdoğan
Ali Özekin anlatısına yapılan yorumlar
Gönderi Sahibi (Ekrem Akmanşen) :
Paylaşan mı hatalı yazan mı hatalı yoksa yalan yazana cevap vermeyen mi hatalı….
Halil Ibrahim Sunar :
Gelinen noktada Mahmut Efendi’nin mirası ortada… Cemaate bağlı medreselerin haricinde Sultanbeyli Kuran kursu dahil bir çok resmi kurs İsmailağa, yeşilcamii, ilkseç, hayırseverler, Temelinde Mahmut Efendi’nin eseridir. Talihsiz bir paylaşım olmuş kıymetli hocam.
Isa Eren :
EKREM DOĞANAY Hoca yı ELEŞTİRENLER OLMADI MI
ONAYLAMAYANLAR OLMADI MI
.
Nihat Budak :
Mahmut efendi cemaatin içerisinde farklı sıkıntılar olabilir farklı akımlar olabilir ama şu bir gerçek ki Mahmut Efendi’nin açmış olduğu çığır yapmış olduğu hizmet takdire şayandır onun zamanda yaşamış onun kadar güzel mücadele ede çok nadir hocalarımız vardır Allahu Teala kendisine gani rahmet eylesin biz kendisinden razıyız Rabbim de razı olsun.
Nazım Özkan :
Ali Haydar Efendi yerine kimseyi birakmadi diyenler, Şeyh değil diyenler Ali Haydar Efendi nin Mahmud Efendi ye yazdıgi mektup lari ona hitaplarini okusunlar. Bizim açımızdan isbat gerekmez. Anlatılan hatıra doğru mu bilmiyoruz bu bir tarfa doğru olduğunu kabul ederek cevap verelim.Mahmud Efendi kazanmak istediği gönlünü tasavvufa isindirmark istediği kişileri faklı bir uslub ve cevaplar ile zamana yayarak,nabza göre şerbet vererek, sohbet muhabbet ederek tartışmadan yola getirmesi özel bir huyudur. Hatıratin sahibi hoca efendinin sorduğu sualler , başkaları tarafından sorulduğunda başka cevaplar vermiş açıklamıştır.Belli ki cedellesme yerine güvenini celb etmek onu kazanmak istemiştir. Tasavvufa karşı olanların bile onda hata aramak için sıraya girdiği ve hiç birşey bulamayınca sakal , sarık cübbe çarşaf i şart koşmasına bahane bulma çabaları ayrıca komiktir. Mahmud efendi nin şart koştuğu kisvenin,Bugün tasavvufa karşı olan selefi Arabistanda da kadınlarin çarşaflı peçeli olması, alimlerin sakalli olması, bol geniş giyinmeleri setri avreti pantolona indirgeyen, ” hatıratin sahibi sözde âlime” İslami yaşayış ve anlayışta tur bindirdiği gerçeğini ortaya koyuyor. Birine siz mürşid misiz, şeyh misiniz diye soran cahiller de var tabi
hakiki mürşitler kendilerini hep mürid görmüşlerdir. Çok şey söylenebilir ama siz İslam adına ne iş yaptınız? Ne kadar hoca hafız âlim vs. Yetiştirdiniz, kaç kişinin Tevbe etmesine, günahlardan dönmesine vesile oldunuz? Diye sormak daha Uygun olur. İştir kişinin ayinesi lafa bakilmaz sözü manidardır. MAHMUD EFENDİ KİTAP YAZAN DEĞİL İNSAN YAZAN BİR ÂLİM OLMUŞTUR.Kitabi varın siz yazın, selametle… .
Ceyhun Yoldaş :
Ali Haydar Efendi (Allah rahmet eylesin) yerine kimseyi halife bırakmamış, sağlığında vermiş olduğu icazetleride yırtmıştır, hatta mührünü kırmıştır. Bu bilinmesine rağmen cemaatte devletle bağlantılı karadenizli bir ekip Ali Haydar Efendi’nin vefatından sonra Mahmut efendi’ye;”sizi işaret etti”diyerek cemaatin başına şeyh olarak oturtmuştur. Mahmut Efendi’nin icazeti yoktur. Kendisini iyi niyetli bir Müslüman biliriz. Fener de bulunan Patrikhaneyi ablukaya almak için devlet – yasak olmasına rağmen sarık ve cüppeyle görünür bir şekilde -bu cemaati büyütmüştür. Çarşaf dediğimiz cilbâb farzdır. Bugünkü şeyhlerin hiçbiri ehil değildir, tasavvuf , uzun yıllar önce bitmiştir. Mevcut tarikatlar, bid’atları bırakıp ilmi bir hareket olarak varlıklarını Kur’an ve sünnet ölçüsünde devam ettirmelidirler. Tarikatlar ve cemaatler asli vazifesine dönmeli, insanlara sahih dini öğretmelidirler. Hatta bir çok tarikat CIA, Mossad ve M16 nın kontrolündedir. Bugünkü tarikatların tasavvufla bir alakası kalmamıştır, yaptıkları (ilmi faaliyetleri dışında) tiyatrodur .Ancak bu cemaatlerin tabanı çok samimidir.
.
Mevlüt Ünlü :
Ekrem hocam; Türkiye’de ve İslam dünyasında cemaat ve tarikatlarda kendilerini diğer müslümanlardan ayrı ve belli etmek için giyim kuşam ve dua şekillerinde ayrıştırıyorlar. Hepsi de sünnete tabi olduklarını söylüyorlar. Ellerin bitişik dua edilmesi, takke ve sarık şekilleri, renkleri, giyim tarzları, sakal, bıyık, ense tıraş şekillerinden bakınca hangi cemaat ve tarikata bağlı olduğunu anlayabiliyorsunuz. Maalesef. Bizim gibi müslümanları gördüklerinde de bize gafil ve irşada muhtaç olarak bakıyorlar.
.
Murat Altınışık :
Efendi hazretleri 4 bin sünnet var bunun 3 tanesini terk ettiğimi görürseniz arkadam gelmeyin buyurmuştur….. Sünnet-i hafife alıyormuş gibi konuşuyor bu hatıra yı alan zat Elmalılı Hamdi Yazır rahmetüllahi böyle bir şey diyeçeğini zannetmiyorum….. Kaynak önemli milletini fitneye sokmaya çalışmayın
Mehmet Hoca :
Bu mevzu neye yaramış. Ebu cehil sakallıymış!.lafımı bu? Yahudiler namaz kılıyor diye terkmi edeceksin? Sakal fitri değilmi? Erkek yüzü ile kadın yüzü farklı değilmi? İnsanın güzelliğinin merkezi olan yüz.. neden erkekler sakalı kadınlar değil..bi yanlışlık mı buldunuz?sakal hakkında …kitab sünnet icmâ kıyas da her hangi bir hüküm yokmu? Erkeklere eziyet olsun diyemi yaratılmış?. Herhalde sakalı, kasık koltuk altı ile aynı gibi görecek kadar ilimden mahrum bir mümin olmaz!.
Mehmet Yıldırım :
Malasef Mahmut Efendi hazretleri nin kemiklerini sızlatmaya başladı cemaat acı ama gerçek..o cübbelerin,sarıkların altında ne şeytanlar varmış açığa çıktı.. Şapka düştü kel göründü..
Hakan Can :
İnsanları rencide etmeye n mahmud efendi….o adama ben bütün sünnetleri yapmaya gayret edip teşvik ediyorum der mi demez …..sen onu takip edip de farz vacip sünnet vb ne kadar hassas olduğunu bilseydin teşke
Seyfi Özkan :
Ali Özek hocadan alınan bu hatıra kısmının bugün yayınlanmasının maslahata çok uygun olduğunu düşünmüyorum değerli hocam Akmanşen ailesi Hacegan bir ailedir bu incelikleri dikkat eder diye düşünüyorum dikkat edin söyledikleriniz yanlış demiyorum ama zaman uygun değil şimdi o zikrettiğiniz dergah kendi dinamikleri içerisinde Bazı sıkıntılar yaşıyor sabah akşam İslama vurmak için özellikle tasavvuf üzerinden bunu yapanlar bu yaşananlardan dolayı ellerini ovuşturarak memnuniyetlerini ifade ediyorlar bize onların ekmeğine yağ sürmeyi andıracak durumdan uzak durmak gerekir diye düşünüyorum
Kıymetli hocam sürçü lisan etti mi ise affola
Zekeriya Sargın :
Bu bilgileri bir kaç yıl önce duymuştum.Kaynağını merak ediyordum.Kitabın basılması ve paylaşım için teşekkür ediyorum.Dini hayatımızın özünü, ihsan mertebesini temsil eden tasavvuf hayatını yaşayan ve savunan bir çok kardeşimiz malesef kaş yaparken göz çıkarır duruma gelmişlerdir.Gavs, kutub, aktab, rabıta vb.inanç ve uygulamalarıyla dinimizin şiddetle kaçınmamızı istediği şirk günahıyla insanımızın kirlenmesine sebep olmuşlardır.Keşke İnsanlar şirk günahına bulaşmaktansa günahkar halleriyle kirli kalsaydılar diyesi geliyor insanın. Buna rağmen Doğrularını alkışlayıp, tebrik eder, yanlışlarını ve saplantılı aşırılıklarını, şirk tehlikesi içeren durumları reddedip Rabbimizin affını dileriz. Bu nedenle kitabın basılmasında hizmeti geçenlere teşekkürlerimi arzederim.
Seyfettin Ünlü :
Küfür sistemine kim çomak sokuyor ise cümlesine selâm olsun, asla hor görülmez vesselâm.
Bayram Üstün Türk :
Ekrem hocam şimdi dikkatimi çekti o kitabı düşün yayıncılık neşretmiş yani İslam oglu grubu çıkarmış sizin onlara itimat etmiyecegizi tahmin ediyorum
Abdullah Mikail Miral :
Mahmud Efendinin çok büyük bir evliya olduğunu bu paylaşımla bir kere daha anlamıs olduk.
İftiraların bayalığı da cabası 


Neymiş
Sakal çarsaf Sünnet bile değilmiş ya hu bunu gerçek anlamda İHL tahsili görmüş TALEBE bile demez. Bu münevver Bey e şunu sormak lazım SAKALSIZ TEK BİR İSLAM ALİMİ göster Tek bir SAHABE TABİİN GÖSTER
Hasan Caliskan :
Ali özel hoca tipik kimi ilahiyatçılar gibi eleştirmenlik yapıyor. Hocam hatırat yazsın, Mahmut Efendi talebe ve adam yetiştirmiş, en büyük eser bu.
Ahmet Büyükbaş :
1960 ihtilalinin karanlık ortamı içerisinde birileri tarafından koltuk sahibi yapılmıştır. O zaman ki ve 2016 yılına kadar süre gelen devlet anlayışı bunu gösteriyor. Ve Ali Haydar Efendinin boşluğu devlet tarafından doldurulmuştur. Kendisini ilim adına medreselerde yetiştirmiş bir din alimidir. MÜRŞİT lik makamında değildir. Sordum bilene böyle dedi. Konya da MÜRŞİT diye bilinen birisine ikindi namazını kıldırdıktan sonra cemaat dağıldıktan sonra siz MÜRŞİT misiniz diye sordum Evet diyemedi. Müsade isteyip ayrıldım. Bu hususta araştırma yapan üniversite tasavvuf bölümü başkanı Türkiye de 5 bine yakın şeyh var bunun 3 bini sahte demişti. Bizde soru sorma geleneği olmadığı için sahte şeyhler çoktur. Din adına hizmeti geçenlerden Allah CC razı olsun. 28 Şubat ortamında rahmeti Erbakan hocama bu cemaat yüzünden çok zulümler yapıldı. Devlet hem kurar hemde kullanır itham eder
cevap: ey büyükbaş.. nasıl da iftira ve sui zan ediyorsun.. seni partizan ahmak! Biraz oku da gör hazreti şeyh efendinin nasıl kolay yoldan postnişin olmadığını.. neler ne ızdıraplar çektiğini..
ve ey ahmak hiçbir hakiki mürşidin “ben mürşidim” demeyeceğiniz bunu demekten haya edeceğni bunun islam adabına muhayir olacağını bil.. konyada bir şeyhe sormuş da o da “ben mürşidim diyememiş” ahmak cahil seni
Erbakan demek bu cemaat yüzünden zulüm görmüş ama hakkı savunduğu için ve belki siyaseti zayıf tedbiri az olduğu için çekmemiş öyle mi ? Sanki merhum erbakan Mahmud efendiyi dinlledi de zulüm gördü.. bu kadar sığlık da pes artık
Mehmet Kocagöz :
Seni de öyle idare etmiş işte zira 1 litrelik kaba 2 litre koyamazsın ziyan olur..
Zeytinburnu Pekerî :
9 yanlışın arasına bir kaç doğru serpiştirmiş yazmış…hadi bana cevap ver Mahmut Efendi hangi sünnet olan bir şeyi yapmamış hayatı boyunca 3 tane misal getirebilir misin
Ahmet Böber :
“Müslümanlar Din işleri ile dünya işlerini karıştırmışlar” diyen bir adamın sözlerinin ve kaleminin hiç bir değeri yoktur.
Doğruluğu ispat ister .
Tesetürle ilgili düşünceside ” Tesettür füruattır”
diyen e yakın.
‘Celabib’ in Anlamını en güzel ifade eden her halde …
Şerife Tek :
Sonunda Mahmut efendiyide tartışmaya açmaya başlanmış
Tarikat erbabı deyilim ama
Allahım sevdiği kulu daima korur
Ahmet Yılmaz
Mahmud Efendi Hazretlerinin yaptıklarını konuşmaya hacet yok. Cenazesi herşeye ve herkese gereken cevabı verdi. Madem sizin dediğiniz gibi,o halde siz bütün sünnetleri yaşasaydınız da Türkiye’ye Şeriatı getirseydiniz
Osman Albayrak
Saçmasapan mantıksız uydurmasyon bir yazı…Mahmut efendi her sohbetinde yaşantısında takva yı esas almış olan bir müslümandı Mümin muvahhid bir insan sünneti seniyyesiz ve kuransız olmazz Allah rahmet eylesin
Arakan’lı Yusuf Bayhan
Rabb’im taksiratını affetsin.
Kim olursa olsun, Doğrularını alırız, yanlışlıklarını almayız.
Her kim nebevî metodu takib ederse, isabet eder. Sahabeler bizim için örnektirler.
Metin Kahveci
Yani usauşağıturkişsolcular gibi!…. en sonunda anlıyorlar ancak iş işten geçmiş….
Halil Konyalı
Okudum bu bilgiler cemaatı ve zevatı daha iyi tanışmamızı sağlıyor teşekkür ederim selamlar
Rıza Görüş
Ebu Cehil de sakallıydı örneği saçma bir örnek olmuş.
Peygamberin as yaptığı hangi sünneti Mahmut efendi yapamamış onu da açıklasaydı
Murat Yasin Gündoğdu
Şimdi sormak lazım düşün yayınlarından çıktı ise 1000 kere düşünmek lazım
Düşünmeden edemiyorum
…
Okunma sayısı: 370
İlgili
Bir yorum
Ali Özekin anlatısına yapılan yorumlar
Muhammed İsa Erdoğan
Ali Öztek doğru anlatmıyor.. el insaf
Gönderi Sahibi “Ekrem Akmanşen” :
Paylaşan mı hatalı yazan mı hatalı yoksa yalan yazana cevap vermeyen mi hatalı….
Halil Ibrahim Sunar:
Gelinen noktada Mahmut Efendi’nin mirası ortada… Cemaate bağlı medreselerin haricinde Sultanbeyli Kuran kursu dahil bir çok resmi kurs İsmailağa, yeşilcamii, ilkseç, hayırseverler, Temelinde Mahmut Efendi’nin eseridir. Talihsiz bir paylaşım olmuş kıymetli hocam.
Zühtü Acun:
Güzel tespitler.
Isa Eren:
EKREM DOĞANAY Hoca yı ELEŞTİRENLER OLMADI MI
ONAYLAMAYANLAR OLMADI MI
Nihat Budak:
Mahmut efendi cemaatin içerisinde farklı sıkıntılar olabilir farklı akımlar olabilir ama şu bir gerçek ki Mahmut Efendi’nin açmış olduğu çığır yapmış olduğu hizmet takdire şayandır onun zamanda yaşamış onun kadar güzel mücadele ede çok nadir hocalarımız vardır Allahu Teala kendisine gani rahmet eylesin biz kendisinden razıyız Rabbim de razı olsun.
Nazım Özkan:
Ali Haydar Efendi yerine kimseyi birakmadi diyenler, Şeyh değil diyenler Ali Haydar Efendi nin Mahmud Efendi ye yazdıgi mektup lari ona hitaplarini okusunlar. Bizim açımızdan isbat gerekmez. Anlatılan hatıra doğru mu bilmiyoruz bu bir tarfa doğru olduğunu kabul ederek cevap verelim.Mahmud Efendi kazanmak istediği gönlünü tasavvufa isindirmark istediği kişileri faklı bir uslub ve cevaplar ile zamana yayarak,nabza göre şerbet vererek, sohbet muhabbet ederek tartışmadan yola getirmesi özel bir huyudur. Hatıratin sahibi hoca efendinin sorduğu sualler , başkaları tarafından sorulduğunda başka cevaplar vermiş açıklamıştır.Belli ki cedellesme yerine güvenini celb etmek onu kazanmak istemiştir. Tasavvufa karşı olanların bile onda hata aramak için sıraya girdiği ve hiç birşey bulamayınca sakal , sarık cübbe çarşaf i şart koşmasına bahane bulma çabaları ayrıca komiktir. Mahmud efendi nin şart koştuğu kisvenin,Bugün tasavvufa karşı olan selefi Arabistanda da kadınlarin çarşaflı peçeli olması, alimlerin sakalli olması, bol geniş giyinmeleri setri avreti pantolona indirgeyen, ” hatıratin sahibi sözde âlime” İslami yaşayış ve anlayışta tur bindirdiği gerçeğini ortaya koyuyor. Birine siz mürşid misiz, şeyh misiniz diye soran cahiller de var tabi hakiki mürşitler kendilerini hep mürid görmüşlerdir. Çok şey söylenebilir ama siz İslam adına ne iş yaptınız? Ne kadar hoca hafız âlim vs. Yetiştirdiniz, kaç kişinin Tevbe etmesine, günahlardan dönmesine vesile oldunuz? Diye sormak daha Uygun olur. İştir kişinin ayinesi lafa bakilmaz sözü manidardır. MAHMUD EFENDİ KİTAP YAZAN DEĞİL İNSAN YAZAN BİR ÂLİM OLMUŞTUR.Kitabi varın siz yazın, selametle…
Ceyhun Yoldaş :
Ali Haydar Efendi (Allah rahmet eylesin) yerine kimseyi halife bırakmamış, sağlığında vermiş olduğu icazetleride yırtmıştır, hatta mührünü kırmıştır. Bu bilinmesine rağmen cemaatte devletle bağlantılı karadenizli bir ekip Ali Haydar Efendi’nin vefatından sonra Mahmut efendi’ye;”sizi işaret etti”diyerek cemaatin başına şeyh olarak oturtmuştur. Mahmut Efendi’nin icazeti yoktur. Kendisini iyi niyetli bir Müslüman biliriz. Fener de bulunan Patrikhaneyi ablukaya almak için devlet – yasak olmasına rağmen sarık ve cüppeyle görünür bir şekilde -bu cemaati büyütmüştür. Çarşaf dediğimiz cilbâb farzdır. Bugünkü şeyhlerin hiçbiri ehil değildir, tasavvuf , uzun yıllar önce bitmiştir. Mevcut tarikatlar, bid’atları bırakıp ilmi bir hareket olarak varlıklarını Kur’an ve sünnet ölçüsünde devam ettirmelidirler. Tarikatlar ve cemaatler asli vazifesine dönmeli, insanlara sahih dini öğretmelidirler. Hatta bir çok tarikat CIA, Mossad ve M16 nın kontrolündedir. Bugünkü tarikatların tasavvufla bir alakası kalmamıştır, yaptıkları (ilmi faaliyetleri dışında) tiyatrodur .Ancak bu cemaatlerin tabanı çok samimidir.
Mevlüt Ünlü :
Ekrem hocam; Türkiye’de ve İslam dünyasında cemaat ve tarikatlarda kendilerini diğer müslümanlardan ayrı ve belli etmek için giyim kuşam ve dua şekillerinde ayrıştırıyorlar. Hepsi de sünnete tabi olduklarını söylüyorlar. Ellerin bitişik dua edilmesi, takke ve sarık şekilleri, renkleri, giyim tarzları, sakal, bıyık, ense tıraş şekillerinden bakınca hangi cemaat ve tarikata bağlı olduğunu anlayabiliyorsunuz. Maalesef. Bizim gibi müslümanları gördüklerinde de bize gafil ve irşada muhtaç olarak bakıyorlar.
Murat Altınışık :
Efendi hazretleri 4 bin sünnet var bunun 3 tanesini terk ettiğimi görürseniz arkadam gelmeyin buyurmuştur….. Sünnet-i hafife alıyormuş gibi konuşuyor bu hatıra yı alan zat Elmalılı Hamdi Yazır rahmetüllahi böyle bir şey diyeçeğini zannetmiyorum….. Kaynak önemli milletini fitneye sokmaya çalışmayın
Mehmet Hoca:
Bu mevzu neye yaramış. Ebu cehil sakallıymış!.lafımı bu? Yahudiler namaz kılıyor diye terkmi edeceksin? Sakal fitri değilmi? Erkek yüzü ile kadın yüzü farklı değilmi? İnsanın güzelliğinin merkezi olan yüz.. neden erkekler sakalı kadınlar değil..bi yanlışlık mı buldunuz?sakal hakkında …kitab sünnet icmâ kıyas da her hangi bir hüküm yokmu? Erkeklere eziyet olsun diyemi yaratılmış?. Herhalde sakalı, kasık koltuk altı ile aynı gibi görecek kadar ilimden mahrum bir mümin olmaz!.
Mehmet Yıldırım :
Malasef Mahmut Efendi hazretleri nin kemiklerini sızlatmaya başladı cemaat acı ama gerçek..o cübbelerin,sarıkların altında ne şeytanlar varmış açığa çıktı.. Şapka düştü kel göründü..
Hakan Can :
İnsanları rencide etmeye n mahmud efendi….o adama ben bütün sünnetleri yapmaya gayret edip teşvik ediyorum der mi demez …..sen onu takip edip de farz vacip sünnet vb ne kadar hassas olduğunu bilseydin keşke
Seyfi Özkan :
Ali Özek hocadan alınan bu hatıra kısmının bugün yayınlanmasının maslahata çok uygun olduğunu düşünmüyorum değerli hocam Akmanşen ailesi Hacegan bir ailedir bu incelikleri dikkat eder diye düşünüyorum dikkat edin söyledikleriniz yanlış demiyorum ama zaman uygun değil şimdi o zikrettiğiniz dergah kendi dinamikleri içerisinde Bazı sıkıntılar yaşıyor sabah akşam İslama vurmak için özellikle tasavvuf üzerinden bunu yapanlar bu yaşananlardan dolayı ellerini ovuşturarak memnuniyetlerini ifade ediyorlar bize onların ekmeğine yağ sürmeyi andıracak durumdan uzak durmak gerekir diye düşünüyorum
Kıymetli hocam sürçü lisan etti mi ise affola
Zekeriya Sargın :
Bu bilgileri bir kaç yıl önce duymuştum.Kaynağını merak ediyordum.Kitabın basılması ve paylaşım için teşekkür ediyorum.Dini hayatımızın özünü, ihsan mertebesini temsil eden tasavvuf hayatını yaşayan ve savunan bir çok kardeşimiz malesef kaş yaparken göz çıkarır duruma gelmişlerdir.Gavs, kutub, aktab, rabıta vb.inanç ve uygulamalarıyla dinimizin şiddetle kaçınmamızı istediği şirk günahıyla insanımızın kirlenmesine sebep olmuşlardır.Keşke İnsanlar şirk günahına bulaşmaktansa günahkar halleriyle kirli kalsaydılar diyesi geliyor insanın. Buna rağmen Doğrularını alkışlayıp, tebrik eder, yanlışlarını ve saplantılı aşırılıklarını, şirk tehlikesi içeren durumları reddedip Rabbimizin affını dileriz. Bu nedenle kitabın basılmasında hizmeti geçenlere teşekkürlerimi arzederim.
Seyfettin Ünlü :
Küfür sistemine kim çomak sokuyor ise cümlesine selâm olsun, asla hor görülmez vesselâm.
Bayram Üstün Türk :
Ekrem hocam şimdi dikkatimi çekti o kitabı düşün yayıncılık neşretmiş yani İslam oglu grubu çıkarmış sizin onlara itimat etmiyecegizi tahmin ediyorum
Abdullah Mikail Miral :
Mahmud Efendinin çok büyük bir evliya olduğunu bu paylaşımla bir kere daha anlamıs olduk.
İftiraların bayalığı da cabası
Neymiş
Sakal çarsaf Sünnet bile değilmiş ya hu bunu gerçek anlamda İHL tahsili görmüş TALEBE bile demez. Bu münevver Bey e şunu sormak lazım SAKALSIZ TEK BİR İSLAM ALİMİ göster Tek bir SAHABE TABİİN GÖSTER
Hasan Caliskan :
Ali özel hoca tipik kimi ilahiyatçılar gibi eleştirmenlik yapıyor. Hocam hatırat yazsın, Mahmut Efendi talebe ve adam yetiştirmiş, en büyük eser bu.
Ahmet Büyükbaş :
1960 ihtilalinin karanlık ortamı içerisinde birileri tarafından koltuk sahibi yapılmıştır. O zaman ki ve 2016 yılına kadar süre gelen devlet anlayışı bunu gösteriyor. Ve Ali Haydar Efendinin boşluğu devlet tarafından doldurulmuştur. Kendisini ilim adına medreselerde yetiştirmiş bir din alimidir. MÜRŞİT lik makamında değildir. Sordum bilene böyle dedi. Konya da MÜRŞİT diye bilinen birisine ikindi namazını kıldırdıktan sonra cemaat dağıldıktan sonra siz MÜRŞİT misiniz diye sordum Evet diyemedi. Müsade isteyip ayrıldım. Bu hususta araştırma yapan üniversite tasavvuf bölümü başkanı Türkiye de 5 bine yakın şeyh var bunun 3 bini sahte demişti. Bizde soru sorma geleneği olmadığı için sahte şeyhler çoktur. Din adına hizmeti geçenlerden Allah CC razı olsun. 28 Şubat ortamında rahmeti Erbakan hocama bu cemaat yüzünden çok zulümler yapıldı. Devlet hem kurar hemde kullanır itham eder
cevap: ey büyükbaş.. nasıl da iftira ve sui zan ediyorsun.. seni partizan ahmak! Biraz oku da gör hazreti şeyh efendinin nasıl kolay yoldan postnişin olmadığını.. neler ne ızdıraplar çektiğini..
ve ey ahmak hiçbir hakiki mürşidin “ben mürşidim” demeyeceğiniz bunu demekten haya edeceğni bunun islam adabına muhayir olacağını bil.. konyada bir şeyhe sormuş da o da “ben mürşidim diyememiş” ahmak cahil seni
Erbakan demek bu cemaat yüzünden zulüm görmüş ama hakkı savunduğu için ve belki siyaseti zayıf tedbiri az olduğu için çekmemiş öyle mi ? Sanki merhum erbakan Mahmud efendiyi dinlledi de zulüm gördü.. bu kadar sığlık da pes artık (i.er)
Mehmet Kocagöz :
Seni de öyle idare etmiş işte zira 1 litrelik kaba 2 litre koyamazsın ziyan olur..
Zeytinburnu Pekerî :
9 yanlışın arasına bir kaç doğru serpiştirmiş yazmış…hadi bana cevap ver Mahmut Efendi hangi sünnet olan bir şeyi yapmamış hayatı boyunca 3 tane misal getirebilir misin
Ahmet Böber :
“Müslümanlar Din işleri ile dünya işlerini karıştırmışlar” diyen bir adamın sözlerinin ve kaleminin hiç bir değeri yoktur.
Doğruluğu ispat ister .
Tesetürle ilgili düşünceside ” Tesettür füruattır”
diyen e yakın.
‘Celabib’ in Anlamını en güzel ifade eden her halde …
Şerife Tek :
Sonunda Mahmut efendiyide tartışmaya açmaya başlanmış
Tarikat erbabı deyilim ama
Allahım sevdiği kulu daima korur
Ahmet Yılmaz :
Mahmud Efendi Hazretlerinin yaptıklarını konuşmaya hacet yok. Cenazesi herşeye ve herkese gereken cevabı verdi. Madem sizin dediğiniz gibi,o halde siz bütün sünnetleri yaşasaydınız da Türkiye’ye Şeriatı getirseydiniz
Osman Albayrak :
Saçmasapan mantıksız uydurmasyon bir yazı…Mahmut efendi her sohbetinde yaşantısında takva yı esas almış olan bir müslümandı Mümin muvahhid bir insan sünneti seniyyesiz ve kuransız olmazz Allah rahmet eylesin
Arakan’lı Yusuf Bayhan :
Rabb’im taksiratını affetsin.
Kim olursa olsun, Doğrularını alırız, yanlışlıklarını almayız.
Her kim nebevî metodu takib ederse, isabet eder. Sahabeler bizim için örnektirler.
Metin Kahveci :
Yani usauşağıturkişsolcular gibi!…. en sonunda anlıyorlar ancak iş işten geçmiş….
Halil Konyalı :
Okudum bu bilgiler cemaatı ve zevatı daha iyi tanışmamızı sağlıyor teşekkür ederim selamlar
Rıza Görüş :
Ebu Cehil de sakallıydı örneği saçma bir örnek olmuş.
Peygamberin as yaptığı hangi sünneti Mahmut efendi yapamamış onu da açıklasaydı
Murat Yasin Gündoğdu :
Şimdi sormak lazım düşün yayınlarından çıktı ise 1000 kere düşünmek lazım
Düşünmeden edemiyorum