Bismillahirrahmanirrahim
Kıymetli dostum Davut hoca kardeşim bir davet gönderdi.. “İcazetname” merasimi varmış. Kimin diye merak ettim meğer kendi icazetnamesiymiş.. Bu ilginçti.. adam 47 yaşında.. Demekki oluyormuş.. Azim yaş dinlemiyormuş. Bunu yazmaya değer buldum
Yer Mehmet Ağa camii, Çarşamba Fatih
İcazetname merasimleri bizim için hayatın en önemli anlarından
İmam Mahmud Efendi Hazretlerini bir açılış var diye götürürler.. Meğer dükkan açılışı imiş. Hz imam sağına bakar, soluna bakar dünya için koşturan insanlar görür.. çok darlanır “Benim burada ne işim var ! Ben de sandım bir medrese açılışı, bir icazetname.. Beni buraya neden getirdiniz!?” der ve kalkıp gider
Bizler Medrese cami ortamlarında, müminler arasında rahat ederiz. İcazetname merasimleri bizler için düğün dernekten sevimlidir. Kur’an’ın garip kaldığı şu zamanda bu tür merasimlere iştirak bizim için Kur’an’a hizmet, Kur’an ehline destek manası taşır. Bu şuur ve niyetle gideriz, Yanımızda ailelerimizi çocuklarımızı da götürür onların da heveslenmesini, o feyzden istifade etmesini, yapılacak dualardan nasiplenmelerini isteriz
Bir çok icazet merasimine iştirak ettik Kimi talebelerimiz Medresede İslami ilimler eğitimini tamamlamışlar “hocalık” icazeti almıştı. Kimi yavrularımız koskoca Kuran’ı azîmüşşanı ezberlemiş yutmuş “Hafızlık” icazeti almışlardı.. Ancak bu İcazet merasimi diğerlerinen farklı idi. Burada önemli bir fark vardı ki her konuşmacı bu farka mutlaka değindi, böylesi bir icazete ilk defa iştirak ediyorum demeden kendilerini alamadılar çünkü “İcazet alan dört tane hafızın yaşları 40’ın üzerinde idi!”
Hafızlık icazetinde genellikle küçük çocuklar, yeni ergenler görürsünüz. Çünkü hafızlık taze beyin, boş bir gönül, körpe bir dimağ ister. Ne kadar genç yaşta yapılırsa o kadar iyidir. Nitekim bu yaşlı 4 Hafız içerisinde Zübeyir Hoca bizzat itiraf etmiştir “4-5 defa hafızlığa teşebbüs ettiği halde bir türlü sonuca ulaşamamış. Bir defasında 3’e kadar gelmiş, bir diğerinde 5’e kadar gelmiş hatta 7’ye kadar çıkmış ama 20’ye kadar gelip bitirememiş.. ve nihayet bu defa, bu medresede oğlu ile beraber yeniden başlamış ve elhamdülillah muvaffak olmuştur.
Kırklı 50’li yaşlarda hafızlığı kamilen tamamlayıp ve imtihana katılıp icazetname alabulmek.. işin erbabı bilir ki öyle kolay iş değildir. Hani sağda solda bazen duyarsınız “50 yaşında Hafız olmuş ! 60 yaşında Hafız olmuş..!” Hayır hayır.. Hafız oldum demekle iş bitmiyor. Diyanet teşkilatının hafızlık tespit komisyonunda imtihana girip hafızlığını ispat etmek, tescil etmek gerekiyor. Asıl zor olan da burası. Bu sınavdan başarıyla geçmek için o genç hafızlar kadar Kur’an’ı kuvvetli bir şekilde ezberlemiş olmak gerekiyor. Sonra da unutmadan o hafızlığı korumak gerekiyor.
Hafızlık teftiş kurulundan bir Hoca şöyle demişti “nice hafızlar var ellerinde belge yok, nice belgesi olanlar var ellerinde hafızlık yok.“ Yani hafızlığı unutmuşlar ama o belgeyi bir kere almış olduklarından resmiyette Hafız sayılıyorlar ve nimetlerinden yararlanmaya devam ediyorlar.
O yüzden kürsüye çıkan hatiplerin özellikle vurguladıkları bir mesele de buydu:
“Allahım bu kardeşlerimizi, hocalarımızı Hafız olmaya muhakkak kıldığın gibi bir ömür Kur’an’ın muhafızı olmaya da muvaffak eyle”
Nasıl başardılar
Evet daha önce defalarca teşebbüs edilmesine rağmen başarılamayan hafızlık bu defa nasıl oldu da başarıldı bu son teşebbüsün öncekilerden farkı neydi ?
Bu yaşlı hafızlarımızın hafızlığını kamilen bitirmelerine sebep 3 önemli faktör vardı:
- Disiplinli çalışma
- Hoca ciddiyeti
- Rekabet/Topluluk sinerjisi
Öncelikle şunu belirteyim Bu yaşlı hafızlarımızın her birisi bir camide imam ve aslında oraya kendi çocuklarını götürmekteler her sabah saat 8’de kursta olmak zorundalar. “buraya kadar gelmişken Hocam biz de çalışsak bizi de dinler misiniz” şeklindeki soruya Ramazan hoca hayır demiyor “olur” diyor. “siz de çalışın şurada” ve onları da kursa kabul ederek böylece bir yaşlı sınıfı oluşmuş oluyor..
Çocuklarına destek olmak ve onlar önünde mahcup olmamak, yarım bırakıp da kötü örnek olmamak gibi etkenlerin de tesiriyle bu İmam arkadaşlarımız dişlerini sıkıyorlar ve her gün muntazam bir şekilde saat 8’de kursa giderek öğleye kadar çalışıyorlar. Evet sadece sabahtan öğleye kadar çalışmak suretiyle bu başarıyı 2 senede elde ediyorlar.
Mevlana Ali Haydar efendi Hz’nin “Her mümin ahirette pişman olacak, biir: hafız olmadığına..” mealindeki sözü bütün ihvanların hafızasında dipdiri bir halde, her vakit sevenlerini hafızlığa teşvik etmektedir.
Lakin 600 sayfada 6 bin küsür Ayet bir Kuran’ı unutmadan ezberlemek.. hele ilerlemiş yaşlarda hiç kolay değil. O yüzden adaylarımız def’aten teşebbüs etmiş ve her seferinde umudu kırılarak bırakmışlardır.
O yüzden bu sonuncu gayretle gelen muvaffakiyetin tahlili çok iyi yapılmalıdır
2.si
…devam edecek inşaAllah
isa Erdoğan
Yorum Yapılmamış