Emine Şenlikoğlu Alim mi Cahil mi ?

Bismillahirrahmanirrahim Bu yazıda Emine Şenlikoğlu’nun saplantılı bir fikri haline gelmiş “Kuran’daki tüm güzellikleri bozan birer hadis uydurmuşlar” sözünü tenkit edeceğiz. Kuran ve hadisleri yan yana gösterip bakalım Hadisler Kur’an’ın güzelliğini kapatıyor mu yoksa daha da mı güzelleştiriyor ? hep beraber göreceğiz.  Emine Şenlikoğlu kimdir  Emine Şenlikoğlu hanım kendini dini faaliyetlere adamış çevresindekilere faydalı olmaya çalışan önemli biri. Doğrusu kendini dini bilgi açısından da geliştirmeye çalıştı. İsmailağa Medreselerinde başlayan tahsil hayatı mısır Ezher üniversitesine kadar uzandı..  Emine Şenlikoğlu yetmişine dayandığı şu yaşına kadar bir çok dini faaliyetin içine girmiş aktivist bir şahsiyettir. “Gençlerin imanını sorularla çaldılar” kitabı 90 li yıllarda viral olmuştu.. Bundan başka bir çok kitap roman kaleme aldı Mektup dergisi çıkardı, radyo ve tv programlarına çıktı. Bazısından ceza da aldı hapse de girdi.. Ve bir gün Emine Şenlik hanımın yolu Darvinci Mustafa İslamoğlu adlı şahısla kesişti. Bir süre onun etrafında kaldı ve onun fikrinden zehirinden kaptı maalesef. Bu yazıda ondan kaptığı zehirleri virüsleri göstereceğiz ki bilmeyenler farkında olmadan o virüsü içine çekmesin kendini korusun Emine Şenlikoğlu’nun neydi iddiası? “Kur’anda ne kadar güzellik varsa onları iptal edecek Hadisler uydurmuşlar” diyordu Görüldüğü üzere konu “hadisi hevasınca inkar etme, Hadisleri Kur’an’a arz etme, uygun görülmeyenleri atma” felsefesine dayanmaktadır.  Burada bizim dava ettiğimiz…

Cumhuriyet mi gerçekten !?
ANALİZ , Türkiye Gündemi / 29 Ekim 2023

Allah’ın yüce Adıyla  Türkiye Cumhuriyeti gerçekten bir cumhuriyet midir? Bir müslüman olarak, “Böyle” bir cumhuriyet’e (fikir ve gönül bazında) taraftar olabilir miyiz ? Bu yazıda bu soruların cevabını arayacağız  Önce bunların cumhuriyetine bir mercek tutup yakından bakalım. İlk göze çarpan Cumhuriyeti sahiplenen sevinen kutlayan kesimlerin laik, seküler, çağdaş yaşamcı, batıcı, Avrupa hayranı kesimler olduğu.. Cumhuriyetin kurulduğu döneme yetişmiş dedelerimiz ninelerimizde bu sevinci bu coşkuyu hiç görmedik.. ne onlarda ne de onların yetiştirdiği kuşaklara.. Bu birinci soru işareti: Cumhuriyet kuruldu diye sevinenler neden çağdaş seküler laik kesimler !? Namazlı imanlı dini bütün Anadolu halkı neden buruk!? Gelelim işin teorik kısmına.. Cumhuriyet lliteratürde diğer iki rejimin, teokrasi ve monokrasi’nin karşıtıdır. Teokrasi : İnanca dayalı yönetim biçimi (şeriat). Monokrasi: tek kişiye dayalı yönetim biçimi (krallık) demek. Dolayısıyla cumhuriyeti kurup demokrasiye geçmekle dine dayalı baskıcı veya tek adam diktatörlüğünden kurtulup çoğulcu, halkın iradesinin yönetime hakim olduğu her kesimin mutlu ve özgür olduğu bir yönetim biçimine geçmiş oluyorduk. Ve işte bu övülesi, kutlanmaya değer bir başarıydı Ve aslında bu sözler birer propaganda aracından ibaret.  Çünkü  Osmanlı Devleti asla -başına buyruk- tek kişinin yönettiği bir rejim değildi. Bilakis Osmanlı İslam Devleti bir hukuk devletiydi. İslam hukukuna dayalı mükemmel bir rejimdi. Yani Şeriata, Kur’an’ın hukukuna dayalıydı. Bu…

Nurettin Yıldız Dosyası
ANALİZ , Bidat ehlini redd / 16 Ekim 2023

Allah’ın yüce Adıyla.. Bu çalışmada Nurettin Yıldız kimdir hangi taraftadır ne yapmaya çalışıyor tarikat ehli ile arası nasıl sorularına cevap arayacağız Babası salihlerden şeyh Mahmud efendi’nin müridi. Bu bakımdan küçüklüğü tasavvuf çevreleri arasında geçmiş, Mahmud efendi hz ni küçüklüğünde bir kaç defa görmüş konuşmuş.. Bunun dışında bildiği anlattığı Mahmud efendi herkes gibi ya medyadan ya da babasından duyduğu bazı şeyler. Yani Mahmud efendi hz ile bir alakası yok, ondan ders almışlığı veya feyz almışlığı söz konusu değil.  Nurettin Yıldız kendi youtub kanalında çekip yayınladığı “Mahmud efendiyi böyle bildim” adlı video dizisiyle sanki Mahmud efendi ile yakın ilişkili olduğu imajını vermiş ve kamuoyunu bu konuda yanıltmştır. Bu videolar devam ettiği sıralarda Mahmud efendi hz manevi varisi İsmailğa Vakfı bir açıklama yapma gereği duymuş “Mahmud efendi ile ciddi bir münasebeti olmayan. ve babası sebebiyle evine ziyarete gittiği esnada bile yanına gelmemiş, halkasına katılmamış Nurettin Yıldızın Mahmud efendi ile bir irtibatı yoktur, onu anlatacak onu vasfedecek bir salahiyeti ve yetkisi de yoktur” şeklinde açıklama yapma gereği duymuştur Hayri efendi Oğlunu küçük yaşta hafızlığa vermiş sonrasında nasıl olduysa Suud Hükümetinin okuluna girmiş orada 4 sene kalmış.. ve ne kaptıysa orada kapmış Nurettin Yıldız’da vahabi izleri …yazılıyor Nurettin Yıldız Mustafa islamoğlu yakınlığı …yazılıyor Nurettin Yıldızda…

Çelişkili Tiplerin Sahtekarlığını Deşifre
ANALİZ , Türkiye Gündemi / 14 Ekim 2023

Allah’ın yüce adıyla Bu yazıda günlük hayatta gördüğümüz çelişkileri tadat edeceğiz. Birinci yazıda çelişki paradoksun ilmi delil olduğunu çelişkiye düşenin davasını iptal ettiğini açıklamıştık. Bu yazıda örnek somut çelişkileri gösterip davası batıl olanların ipini pazara çıkaracağız. ta ki aklı zayıf insanları kandırmasınlar 1) Suriyelile yabancı o yüzden karşıyız sahtekarlığı “Biz Türkiye sevdalısıyız, o yüzden ülkeye yabancı/Suriyeli gelmesini istemiyoruz” lafıyla arap düşmanlığı yapan ve gençleri bu fitnenin içine çeken ümit özdağ gibilerin yalancı oldukları, çelişkiye düştükleri şurada net olarak görüldü ki bugünlerde gemiler uçaklar dolsu israilli yahudi ülkeye giriş yaparken bunların sesi gıkı çıkmıyor almayın ülkeye mülteci demiyorlar. demekki dert Türkiye sevdası değil Arap Düşmanlığı genelinde aslında İslam düşmanlığı  2) Parayı Araplara yedirmek ? Hacca umreye giden müslümanlar arkasından “parayı araplara yediriyorlar ama mahallenin fukarasına harcamıyorlar” türünden laf sokan münafıklar tayfasının çelişkisini şuradan anlayınız: Eğer bunlar gerçekten mahallenin fukarasını dert ednmiş olsalardı “2024 yılında tatile yunan adalarına gitmiş ve yunanistanı abad edmiş 1 milyon türkiye vatandaşı tursitler için de bir laf sokumu yaparlardı..! ama yok. demekki bunların derdi fakir fukara değil türk-arap dostluğu sancısı, islam kardeşliğinden duydukları karın ağrısı ve daha da derinde islam düşmanlığı 3) Hocaya kızdım islamdan soğudum sahtekarlığı.. Arada duyarsınız münafık tuynet konuşuyor “ben de küçükken dindardım müslüandım…

ABD ılımlı İslam Planı ve Raporu PDF

Allah’ın Yüce Adıyla.. ABD dinimizi bozmak için “Çağdaş İslam” (contemporary Islam) raporu hazırlatmış sene 2003’te. Bunun için neler yapılmalı” sorusu altında bulunan bazı başlıklar şöyle Kur’an hakkında şüpheler oluşturmalı Hadisler hakkında şüpheler oluşturmalı Modern kişileri İslam din önderi sıfatıyla ön plana çıkarmalı..!” demişler. Bu tarz modern hocaları desteklemeli (fonlammalı)  vs.. İsrail’de “Telaviv İslam Üniversitesi” nin bulunması uzun yıllardır Ümmetin kafasını kurcalamış, genel öğrencş alınmına kapalı ve mossad kontrolünde faaliyet yapan bu üniversiteyi kurmakla “amaç ne olabilir” sorusu bu raporla aslında açıklığa kavuşmuştur Fasıkların şimdiye kadar tespit edilen ifsat çabaları: Kuran yeter” sloganıyla hadislerin dindeki konumunu inkar etmek Hadislerin peygamber asrından çok sonra yazıldığı iddiasıyla güvenirliğine gölge düşürmek Hadissiz bir islam inşa etmeye çalışarak islamın içini boşaltmak Müctehit alimlere, mezhep imamlarına olan güveni sarsarak müminlerin mezhebe bağlılıklarını zayıflatmak vs..   Bu raporla haricî ellerin dokunamadığı MEDRESE EĞİTİMİNİN önemi tekrar anlaşılmış oldu. Vaktiyle hepsini çözmüş ve yıllardır bunlarla mücadele ediyoruz. Dinin safiyetini korumak için cihad edenlere ne mutlu Rapora karşı Rapor İslam’ın safiyetini muhafaza için neler yapmalı? Ehli Sünnet alimlerin beyan ettiği İslam Akaidinden kıl kadar ayrılmamalı. Her mahallede medrese açmalı, bütün mahalleye oradan din eğitimi vermel. Hoca dinlerken, kitap okurken çok seçici olmalı, Ehli Sünnete aykırı bir tek fikri görüşü olanın…

Çelişki ve Paradoksun Gücü
ANALİZ / 30 Eylül 2023

Allah’ın yüce Adıyla  Çelişki paradoks معارضة.. önemli bir delildir. Kur’an’ın hak kitap olduğunun bir delili içinde çelişki olmamasıdır. “Eğer bu Kur’an Allah’ın kelamı olmasaydı içinde çok çelişkiler bulurlardı” Çünkü çelişki kişinin kendi kendini yalanlamasıdır. Bir davanın çürüklüğü sahibinin çelişkisinden belli olur. O yüzden insanlar çelişkiyi fark etmekte gecikmezler. Burada çelişki: aynı yerden sadır olan iki önermeden birinin diğerini bozması, nakzetmesi manasındadır. “ilk insan çamurdan yaratıldı – ilk insan çamurdan yaratılmadı (maymundan evrildi)” gibi Çelişkinin zıttı: uyum, muvafakat, doğruluk isabetlilik tutarlılık süreklilik.. Çelişkisi olmayan yani halinde tutarlı ve sürekli olan kişiler hangi kulvarda olsalar takdir edilirler. Bunlar dürüst/mert/dobra olmakla övülürler. Mesela filan yazar için “kafirdi ama mertti” denilir. Tam tersi sahne önünde müslüman! perde arkasında kafirlik yapanlar için de “yanar döner iki yüzlü münafık” denir. Bu açıdan Münafıklık bir tür çelişkidir Her günah/isyan Mümin hayatında bir çelişkidir O yüzden hakiki bir müslüman hayatında çelişki olmayan, içi dışı bir olan, aleniyette ve gizlide aynı olan kişidir. Bunlar göründüğü gibi olan samimi müminlerdir. “Bir kul aleniyette kıldığı namazı, ettiği ibadeti gizlide de aynen yaparsa Allah o kulu meleklerine gösterir “İşte benim hakiki kulum‘ diye iftihar eder.” Hak-batıl savaşında taraflar galip gelme çabasıyla birbirinin açıklarını, özellikle çelişkilerini arar bulurlar. O açıkları yandaşlara göstererek oradan…

Türk’ün Suriyeli ile İmtihanı
ANALİZ / 14 Eylül 2023

Allah’ın yüce Adıyla  özet: İmtihan oldu ve maskeler düştü sahte merhametçiler yakayı ele verdi Evet merhamet Allah önünde kurtulmak için büyük bir vesile.. Bir köpeğe merhamet ettiği için, kuyuya inerek ona su verdiği için azgın ve günahkar kadını Allah affetmişti.. [Buhari] YouTube da Instagramda fesbukta nice insanlar merhamet pütürcüğü gibiydiler.. Bir kedinin çıktığı ağaçtan kurtulması için çırpınanlar.. Bir köpeğin felç olan arka ayakları yerine protez takmaya çalışanlar.. Sahipsiz kedi köpeklere, kuşlara sabah akşam yem taşıyanlar.. Belgeselde bir sarışın kız çocuğu denizde bir tekne üzerinde yapayalnız.. Bunun kurtarılışını göz yaşlarıyla izleyen sulu gözlü insanlar.. Kuraran ateist ekibe “Allah razı olsun sizden” yağdıranlar.. Bunca merhametli yardımsever iyi kalpli yufka yürekli sulu gözlü insanları görünce bazen kendimizden utanıyor, bazen gibta ve takdirle bakıyor ve “ahirette paçayı kimlerin kurtaracağını ibadetinden namazından Kur’an’ından anlamak çok zor” itirafında bulunuyorduk..! İnsanlar gerçekten bu kadar merhametli miydi ? Hakikaten bir merhamet sarmalı içerisinde mi yaşıyorduk..? Her şeyin gizli sırrını bilen, kalpler içerisindeki saklı hakikatleri gören Yüce Allah’ımız bu sevgi ve merhamet pütürcüklerini elbette bir imtihana tabi tutacaktı.. ve kimin merhameti gerçek, kimlerin merhamet maskesi altında cani ve zalim olduğunu açığa çıkaracaktı. “ve , yüce Allah beyaz Türklere Suriyelileri gönderdi..” Bundan sonrasını yazmaya gerek yok siz anladınız. Tekne üzerinde…

Sert Vaaz ve Münafıkların uzaklaşması

Allah’ın yüce Adıyla Filenin sırtlanları üzerinden yorum ve değerlendirmeler devam etmekte. Bir vaiz kürsüden bunları “açık” oldukları için eleştirmiş ve güya cemaatten bu vaaza tepki gösteren bir iki kişi camiyi terk etmiş..” Konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? 1) Vaiz hocayı tebrik ediyorum. cemaatin böyle tepki vereceğini hesap etmemiştir. bundan sonra benzer tepkilerin olacağını bile bile Hakkı ve doğruyu yine söyleyebiliyorsa işte o zaman bu vaiz eli öpülecek bir vaizdir.. Hakkı ve hakikati işittiğinde hocaya tepki gösteren bu kişilerin camiyi terk edecek kadar rahatsız edilmeleri, hocanın buna vesile olması yerinde bir harekettir, Kur’an ahlakına uygundur. Çünkü yüce Allah Tebuk seferine münafıkların katılmasını istememiş, onları geri bırakarak müminler içinde bozgunculuk fitne çıkarmalarına mani olmuştur. [Tevbe:46,47] Keza yüce Allah gecenin iki karanlığında iki zor namazı emrederek münafıkların sabah yatsı camisine gelmelerini zorlaştırmıştır. Yine hazreti Kur’an münafıklarla mücadelede “onlara asla taviz verilmemesini onlara karşı sert ve katı olunmasını” emretmektedir [Tevbe:73, Tahrim:9] { یَـٰۤأَیُّهَا ٱلنَّبِیُّ جَـٰهِدِ ٱلۡكُفَّارَ وَٱلۡمُنَـٰفِقِینَ وَٱغۡلُظۡ عَلَیۡهِمۡۚ وَمَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِیرُ } Ey Peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla savaş. Onlara karşı katı ol. Onların varacakları yer cehennemdir ve orası ne kötü bir yerdir. [Tevbe suresi: 73] Şüphesiz insanlar kendisine karşı sert ve katı olanı dinlemek istemez ve orayı terk eder. Şu halde bazı münafıkların Camiyi-cemaati…

Halkı itaat altına almak için..

 Bismillahirrahmanirrahim Halkı ezersen itaat ederler. Bu fotoğraf o ezilmişlik altında halkın kuzu kuzu itaat ettiği yılların resmi Son yazdığım hakikatin Kuran’daki karşılığı şu ayet: فاستخف قومه فأطاعوه “Firavun kavmini küçümsedi onlar da ona hemen itaat ettiler “ buna karşılık Yüce Allah sayısız nimetlerle donattığı insana hürriyet verdi onlar da Allah’a isyan ettiler şükürsüzlük gittiler: قتل الانسان ما اكفره Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o! Firavun zihniyetine bir diğer örnek CHP’li bakandan: “Boşuna beklemeyin maaşları bayramdan önce yatırmayacağım. sonra gider kurban kesersiniz” Tayyip öncesi dönemi idarecilerin halka yaklaşımı aynen böyleydi: “üstten alıcı buyurgan halkını küçümseydici..” Halk da kuzu kuzu itaat ediyordu.. Küçümsenen halk cumhuriyetle birlikte 35 yılda bir tek sandık görmedi. ne demokrasi ne hürriyet! baştakinin aleyhine konuşmak yazmak çizmek, yapılan inkılapları vs kanunları sorgulamak birer idam sebebiydi.. Halk ise boynunu bükmüş kuzu gibi itaat ediyordu.. Bu itaat güdüsüyle.. Devlet dairesine giren dedemiz, baba amcamız önünü ilikleyerek girer, ellerini önde bağlar, boynunu büker, sesini kısarak konuşurdu.. Oradaki basit memur. öğretmen, hatta doktor halkın suratına bakmaz sert konuşur “çık dışarı” diye kovar, keyfe keder “bugün git yarın gel” zulmünü uygulardı..  Halk ise sessiz sakin itaat eder yoluna giderdi.. Anadolu’da hala anlatılan şu anekdot o itaatl! yılların bir hatırası: “köyden zeki bir delikanlı…

Tesettürün Ruhu Çarşaf

Rahman ve Rahîm Allah’ın yüce Adıyla Haberler şöyle ; Çarşaflı bir hanım efendiye Kocaeli’nde aşüfte bir avrat sözlü saldırıp taciz eder.. Benzer bir vukuat bir kaç gün önce İstanbul’da metroda vuku bulur.. Soru bu “Neler oluyor? Bu aşufteler çarşaftan neden bu kadar rahatsız? Saldırılar neden çarşafa? O ki hakiki tesettür çarşaftır, şeriatı gösteren çarşaftır, şeytanın dostları başka değil “Çarşafa” düşmandırlar. Çarşaf, yüz yıllardır çarşaf olarak kaldı. Cumhuriyetle beraber mantoya dönüştüğü anda küfür bize ilk golünü atmış oldu. o yüzden cumhuriyeti kuranlar Osmanlı kadının çarşaftan soyma kampanyaları düzenlediler. Çarşafını çıkarıp teslim eden kadına bedava manto verdiler. Alimi cahili abidi zahidi.. herkes bu zokayı yuttu. Fetva hocaları “adam, önemli olan tesettür, şekil önemli değil ! manto da strediyor işte kadının tüm cesedini örtüyor.. caiz!” dediler.. Şeytanın hilesine düştüler, faka bastılar.. Ancak Rabbanî âlimler müstesna. Onlar Allah’ın nuruyla mantodaki hileyi, ayrıntıdaki şeytanı fark ettiler. ve ferevan ettiler “Çarşafı çıkarıp manto giyinmek asla caiz değil” dediler.. Hayat 50 sene içinde Rabbani alimlerin haklı olduğunu gösterdi. Tesettürün sadece T’si kaldı. Şimdilerde tesettürün geldiği bu noktada herkes şikayetçi. Şikayetçiler ancak hâlâ işi anlamış değiller. Hala asla dönmeyi, tövbe etmeyi düşünmiyorlar. “Çarşaf” diyen âlimler haklıydı deyip hakkı teslim edemiyorlar. Kibir putunu kırıp tevazuyla hatalarını kabul edemiyorlar. Üstad…

Mahmut Bıyıklı nın Köşe Yazısını Tenkit

Allah’ın yüce Adıyla Yazıyı bir vaiz arkadaşım tavsiye etti “şuna bir bak” dedi. Linki tıkladım Yeni Akit sayfasından okudum. Uzun bir yazı. tavsiye olduğu için baştan sona okudum.. Yazarımız Mahmud Bıyıklı kaht-ı rical’den şikayet ediyor. şuna benzer ifadeler kullanıyor “Önceleri bundan 30-40 yıl önce İstanbul’da ilmiyle İrfanıyla insanlara bir feyz bir Hidayet nefesi sunan nice adamlar vardı nice hakiki âlimler etkili yetkili hocalar vardı.. Şimdi ise hepsinin yeri boşalmış ve geriye insanların hoca diye dinlediği yutub fenomenleri kalmış. ağzı bozuk üslubu hatalı yaparken yıkan İslam’dan bahsederken soğutan yutup şovmenleri.. kala kala bunlara kaldık..!” Kaht-ı rical’den müşteki olmak güzel olumlu bir şey.. Her devirde benzer serzenişler olmuştur. Ancak bu zamanda hakiki irşad ehli bulmak gerçekten zor.. Sonra yazarımız Mahmut Bıyıklı bir önceki dönemde mevcut ulu kametleri bir bir sayıyor “Hâlbuki önceleri hakiki hocalar vaaz ederdi. Sultanahmet ten Edirnekapıya yürüdüğünüzde Filan filan Hocaları bulurdunuz..” diyor. işte kendi ifadeleri: Fatih camii’nden çıkıp Edirnekapı’ya doğru giden bir kimse ilk olarak uğrayacağı cami hangisidir ? Elbette ismailağa camii. Fatih camii’nden Edirnekapıya yürüyen bir kimse en çok neyle karşılaşacaktır ? dikkatini ne çekecektir ? Tabi ki başlarına sarık, nurlu yüzlerinde sakal ve sırtlarında çarşaf olan büyüklü küçüklü yüzlerce hakiki müminlere.. Ancak yazarımız Fatih camii’nden sonra Edirnekapı’ya…

Diyanet Medrese Mi Açıyor?
ANALİZ , DİN HİZMETİ - CAMİ , Diyanet / 17 Ağustos 2023

Allah’ın yüce Adıyla Diyanet işleri başkanlığı eğitim dairesinin aldığı yeni karar çerçevesinde Arapça Tefsir Hadis Fıkıh Kelam eğitimi almak isteyen vatandaşlar bunu Diyanet kurslarında alabilecek..” Haber görselde görüldüğü üzere böyle. Kıymetli ilim ehli, medreseli hocalar talebeler Bu konudaki düşünceleriniz nedir? Diyanet sizce buna neden gerek duydu ? Ne oranda başarılı olabilir? Bunun diğer gönüllü eğitim veren kurumlara (medreseye) etkisi ne olabilir ?  Benim düşüncem: Bismillahirrahmanirrahim  Diyanet bu hareketiyle kanımca cemaat ve Tarikatların elindeki potansiyeli kullanmak istiyor. Yani  medreselerde okumaya devam eden, devlet okulları yerine Medreseleri tercih eden gençleri oralardan çekmek istiyor.. Neden böyle görüyorum ? Çünkü Diyanet teşkilatı bir devlet kurumudur ve devlet bu ilimleri İmam-Hatip okullarında ve ilahiyat Fakültelerinde zaten vermekte ! Bu çağrı “iman hatip ve ilahiyat öğrencileri, bırakın okulu Diyanet kursuna gelin” demek olmadığına göre, doğrudan Medrese talebesine yöneliktir. Yani hedef kitle halkın açtığı Medreseli gençler. “madem ki sen imam hatip ve ilahiyatlarda verilen din eğitimini beğenmiyorsun, alternatif kurslara gitmek istiyorsun bana gel ben senin her ihtiyacını karşılarım..” denmiş oluyor. Yani devlet “benden yine bana kaçacaksın başkasına gidemezsin!” diyor 15 temmuz sonrası devletin Reaksiyoner tutumu bütün tarikat ve cemaatleri pasifize etmek, en azından örgütsel gücünü kırıp zayıflatmak olduğunu yakinen biliyoruz. Bu gaye dahilinde 4-6 yaş Kur’an kursu…

İsrail Ürünlerini Boykot Felsefesi
ANALİZ , Genel , İslami cihad dava / 22 Temmuz 2023

Protestoculuk oyun mu !?  Soru: Hocam resimdeki fikir hakkında görüşünüz nedir ? Bireysel boykotlar, “şunlar İsrail mallarıdır tüketmeyin” türündeki hareketler faydasız boş işler midir ?  Cevap: Allah’ın yüce Adıyla.. Aksine çok faydalıdır. Yukarıdaki yazı bilgisizce ve şuursuzca karalanmış..  Evvela, “Allah kulunu gücü yetmediği konuda sorumlu tutmaz” Sorumluluk alanımız gücümüzün yettiği, elimizin eriştiği noktaya kadar.  Biz fert olarak Windowsu fesbuku Twitter’i değiştirmeye, bitirmeye belki gücümüz yetmiyor olabilir, ama markete girince Ariel yerine Bingo, Algida yerine Ülker Golf, Coca Cola yerine ayran gazoz veya soda almaya gücümüz yeter. Demekki bu kararından sorumluyuz. Fesbuk Mikrosoft yerine yerli olanı üretmek de devletin görevi artık. Soru: Bu tür bireysel boykot ve tercihler işe yarıyor mu, Yahudiye, küresel vampirlere zararı oluyor mu !?  Evet. Hem de öyle bir oluyor ki anında panikliyorlar. İşte Coca Cola’ya karşı Kola Turka çıktığı günlere coca cola ihanet şirketinin girdiği travma ve oynadığı numaralar hala hafızalarda. Kola Turka kola pazarının %20 kadarını ele geçirince bunların yıllık zararı yüzler milyon dolarla ifade ediliyordu. Peki sonunda neden Kola Turka pes etti ve neden şirketi Japonlara sattı ?  Resimdeki yazı gibi milletin boykot hassasiyetini kıran ve küresel şeytanların ekmeğine yağ süren münafıklar yüzünden millet mücadeleyi boykotu terk etti ve küresel vampir komitesi yine galip…

Laiklik – Şeriat Savaşı

Allah’ın yüce adıyla.. Laiklik – Şeriat savaşı devam ediyor. Müslüman halkı Şeriattan koparıp toptan laik yapmak isteyen Vatikan komitesi son yıllarda bu iş için müslüman görünümlü ilahiyatçılar piyasaya sürdü. İlahiyatçı etiketiyle kendini Allah hakkında, Din hakkında konuşmaya, yeni şeyler uydurmaya yetkili zanneden bu gizli papazlar 1400 senedir duyulmamış görülmemiş şeyleri dine sokmaya çalıştılar. Kur’an Ayetlerini evirip sündürüp manasını tahrif etmekten ibaret çürük yöntemleriyle nice cahilleri arkalarından sürükleyi de başardılar Bu kabilden “Laiklik Kur’an’ın emridir” lafını öteden beri duyar işitir ve umursamazdık. Bunun tutmadığını, İslam milleti nezdinde kabul görmediğini fark eden Vatikan komiteleri şimdilerde yeni bir laf icat ettiler ve haşa ki “Allah laik bir varlıktır. Laiklik Allah’ın gizli ismidir” gibi en çirkin küfürleri pervasızca savurmaya başladılar. Bunlara hak ettiği cinsten verilecek cevap Bediüzzaman’ın dediği gibi “Vatikan bizden 6 sayfalık cevap istemişler, ben onlara 6 sayfa değil 6 cümle değil 6 kelime değil bir tek “hkrrak tuh” suratlarına tükürdüğüm bir tükürükle cevap verdim” Deccalizm çağına yaklaştığımız bu asırda “hakkı batıl batılı hak” gibi göstermek zamanın en tehlikeli fitnesi olmuş, Din Allah düşmanı şeytanlar “kurtarıcı kahraman! olurken Allah’ın dostları âlimler seyyidler ise -haşa- sahtekar işbirlikçi hain diye yaftalanmıştır. Hakkı haykıran alimler fesli deli!, iki lafından biri yalan olanlar ise bilim adamı, cesur…

Yaz Kuran Kursunda Sevdirme Odaklı Eğitimi İrdeleme

Allah’ın yüce Adıyla.. “Cami yaz Kur’an kurslarında çocuklara daha ziyade camiyi Kuran’ı sevdirme odaklı eğitim vermeli”  görüşü üzerine:  çocuklara somut bir fayda vermediğiniz zaman anne babalar cami dışında arayışlara giriyor ve talebe sayısında düşüş yaşanıyor. mesela benim Bayrampaşa bilal’i Habeşi camii’ne mücavir derneğim vardı. dernekte bizim Medrese hocaları okutuyordu. camiye gelen talebe kadar dernek te yükünü almıştı ve paralı olduğu halde. bunun sebebi burası daha iyi okutur daha iyi öğretir düşüncesi. yani aslında “camide bir şey öğrenemez” önyargısı bu duruma sevk ediyor Veli bakıyor, çocuk Kuran’ı okumayı öğrenmiş mi namaz sürelerini öğrenmiş mi namaz kılmayı kamet okumayı 32 farzı öğrenmiş mi.. Eğer cevap hayır ise sen istediğin kadar “biz sevdirmeye yönelik eğitim vermekteyiz” de.. öğrenciyi göndermez. camide sayının düşük olma bir sebebi bu Aynı sorun hafızlık kurslarında da var. Şimdi bir kurs, sözde öğrenciyi sevdirme yıldırmama ilkesi üzere hareket ediyor. anne babalar dinliyorum şikayetçiler. hafızlık zayıf ağız gevşek talim mahreç zayıf oldu çocuk zayi oldu.. diyorlar. buna karşılık hocalar var sert ciddi prensipli.. bir tek boşa müsamahaları yok.. evet çocuk başta sızlanıyor nazlaniyor ama büyüdüğünde rahmet okuyacak. hocamızdan Allah razı olsun onun ciddiyeti sayesinde iyi konumdayım diyecek bu yazdıklarım hiç birisi afaki değil hepsi yaşanmış tecrübe edilmiş şeyler bizim medreselerde…

Derin Devlet Ak saçlılar ve Büyük planlar
ANALİZ , Dünya Gündemi , Ropörtaj , Siyaset / 11 Haziran 2023

Bismillahirrahmanirrahim “İster ak sakallılar de ister ak saçlılar de ister Türkiyenin derin devleti” de.  Gerçekten var mı böyle bir yapı ? Olmaz mı elbette var. İşte ben geçenlerden bunlardan biriyle görüştüm..” Devletin karakutusu denebilecek bir zatı dinledim. Yukarıdaki sözler ona ait. Anladım ki siyaset veya daha yaygın ifadeyle “devlet aklı” bambaşkaymış. Hayretler içindeyim. Hangisini nasıl yazayım bilemiyorum..  Sedat Peker Sedat Peker’le başlayalım. Ben sordum o söyledi. Yoksa Sedat Pekere konu gelmemişti. ; Sözleri şöyle oldu: “Sedat Peker’in Türkiye’den ayrılmasının üzerinden bir hafta geçmişti O Ak saçlı ihtiyara aynı senin sorduğun gibi sordum. “Sedat benim elimde büyüdü dedi. babasıyla çok yakın ahpabız. Beni babası gibi sayar sever. Sedatı Reis gönderdi.” dedi. Şaşırdım nasıl Reis gönderir Reis’in aleyhinde davranıyor ? Dedi ki Onu Reis gönderdi ve ona dedi ki gerekirse bana da söv ama git şu işleri hallet. Hangi İşleri ? “Bak nereye kaçtı Sedat Peker ? Birleşik Arap Emriliklerine. Neden bir avrupa amerika uzak doğu ülkesine değil de Araplara ? Onu barındıracak onlarca ülke vardı. fetocuları vermedikleri gibi onu da vermez saklarlardı ve o ülkelerde daha rahat ederdi daha çok eğlenir gezer tozardı. BAE’de ne kadar ne yapabilir ki ! Neden gitti oraya şu halde ? Gitmedi gönderildi. Bak o günlerde…

İman Küfür Savaşında Çatalca Cephesi

Bismillahirrahmaniirahim İMAN NÖBETİ Bugün ilahiyat sınavlarım vardı.. İsmailağa’da Tekamül İdaresiyle bir görüşmem vardı vs bir çok işimin arasında, orada sadece bir saat kalacağımı bile bile kalktım -bir saat gidiş bir saat dönüş- iki saatlik yola gittim. O ateistlerin gözü önünde tertip edilen bu içtimaya iştirak benim için bir iman nöbeti mesabesinde, büyük bir cihat idi. Bu Mücahitlerin kalabalığını çoğaltmak lazımdı. Allah “müminlerle kafirleri kızdırmak, dengelerini bozmak diler.. [Fetih:29] O müminlerden olmak istiyordum. Beş yüz evlerden bir hoca arkadaşımı da aldım gittik elhamdülillah Sekiz dönüm arazi üzerinde bulunan Medrese-Mescidin hikayesi: Bir mümin kardeşimize ait bu bahçenin yanına Allah’a Kitaba söven inkâr eden ateistler gelir vakıf kurma bahanesiyle yerleşirler. Kimsesiz terk edilmiş öksüz yetim çocukları toplayarak sözde bakar okuturlar. Bir ateistin elinden geçen çocuğun hâli ne olabilir! O mümin burada yanıbaşında Allah’ın kulları Allah’a düşman edildiğini gördükçe kahrolur ve tutar o bahçesini Türkiye’de ateizme en zıt Allah’a en yakın bir cemaate vermek ister gelir bizim o bölgede hizmet eden sarıklı sakallı Cübbeli mollalara Allah yolunda infak eder. Allah razı olsun Bizim mollalar da hemen oracıkta şiddetle ihtiyaç olan bir mescit inşa ederek işe başlarlar. Vakıf bahanesiyle Allah’ın nimetlerini keyfe keder sömüren ateistler yanıbaşında zuhur eden bu sakallı sarıklılardan rahatsız olurlar keyifleri neşeleri…

Seçimde Manevi İnayet Kodları

Bismillahirrahmanirrahim  İlk tur seçimden bir hafta önce.. Devlet dairesinde yetkili etkili bir amirle sohbet ediyoruz.. Bana sordu “seçim ne olur ?” Biliyorum kendisi de ailecek Reis’in müdafiilerinden.. gizlice. Dedim ki Reis alacak Allah’ın izniyle. Dedi ki : Bunu nasıl, neye dayanarak diyorsun? Anketler %60 karşı cepheyi önde gösterirken ?  Dedim ki: CHP ye karşılık Ak Parti’nin iktidar olması yani Reisin başımızda olması Allah’ın bu millete bu halka lütfudur. Lütuf hali devam mı edecek yoksa azaba mı inkılab edecek?” bunu bu halkın tutumu şükrü-kufrü belirleyecek. Eğer şu deprem olmasaydı korkardım ki içimizdeki zulüm ve küfür (nankörlük) sahiplerinin çokluğuna bakarak Allah bu nimeti elimizden alırdı. Çünkü nimete karşı burun kıvırma var, fırsatçılık almış başını gitmiş fiyatlar tavan yapmış kiralar fırlamış Zengin doymuyor fakir daha çok eziliyor, Allah’ın garip gurebası Mülteci yaftası yemiş bütün pislikler onlara izafe ediliyor.. Bütün bunlar kuvvetli bir tokadı, kendimize gelmemiz için iyi bir şoku yememize sebepti. Ancak depremle birlikte bir anda durum tersine döndü. Bu millet bir anda merhamet ve iyilik abidesi kesildi. fakirinden zenginine cömertinden cimrisine herkes seferber oldu oraya yardım etmeye çalıştı ve büyük bir merhameti bir mükafatı haketti. O yüzden korkmuyorum aldatıcı anketlere bakmıyorum Allah bu nimeti bu Tayyib’i yeniden başımıza koyacak” dedim. sustu ve…

Sabır Meşhur Sağlam mı ?
ANALİZ , REDDİYELER , Tahkikat / 4 Haziran 2023

Allah’ın Yüce Adıyla Reddiyecilikte gelinen nokta: Dostunu düşman ilan etme!! Bazı hocalar, youtuburlar bu zat hakkında videolar çekmişler Sabır Meşhur aleyhine reddiye vs yapıyorlar.. Bunun üzerine bu   Türkiye dostu büyük mücahidi hakkaniyet adına müdafaa edeceğiz Evvela: Sabır Meşhur kimdir ?  Sabır Meşhur Mısırlı araştırmacı yazar ve gazeteci, Mısır Lideri Muhammed Mursi’nin müdafiilerinden, onun yakın ekibinden. Muhammed Mursinin darbe ile indirilmesi sonucunda Türkiye’ye iltica etmiş ve var gücüyle İslamı Müslümanları ve özelde Türkiye’yi koruma ve mudafaa etme, Tayyip Erdoğan hükümetini islam ve müslümanların menfaati uğruna destekleme çalışmalarına girmiş bunun için onlarca etkili videolar çekmiştir.  1. Husus: Sabır Meşhur mezhepsiz” iddiası  Hoca arkadaş atını mahmuzlamış bağırıyor : “Sabır meşhur mezhepsiz miş çünkü şöyle demiş “mezhebini sorarsa biri sana, Hanefiyim demek olmaz” sonra hükmü basıyor “Desene sen mezhepsizsin !” Tashih: Sabır’ın ilgili videosunu dinledik “mezhebini sorarsa biri sana Hanefiyim demek olmaz” demiyor ki !! “Sen kimsin diye sorulduğunda Müslümanım dersin nispet İslam’a dır, şahıslara değildir. şahıslara nispet yapılsaydı hepimizin Muhammedi denilmesi lazımdı Hz Muhammed sas Ebu Hanifeden elbette üstündür” diyor ve çok enfes bir tespit yapıyor Allah razı olsun. Hatırlayınız (Mahmud Efendi hz müridleri) için birileri “Mahmutçular” ismi takmışlar da Efendi Hazretleri ne kadar üzülmüştü “Mahmudcular diyorlar mış Rica ederim Mahmud yeni bir din…

2023 Seçim Değerlendirmesi | isa Erdoğan
ANALİZ , Türkiye Gündemi / 29 Mayıs 2023

Allah’ın yüce Adıyla 2023 Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlandı YSK resmi sonuçları açıkladı.  AK parti adayı Recep Tayyip Erdoğan: % 52.18 oy oranı ile yeniden Cumhurbaşkanı seçildi CHP adayı Kemal Kılıçtaroğlu ise % 47.82 ile mağlub oldu Kendi değrlendirmemize geçmeden önce seçim öncesi ve seçim günü CHP saflarında esen havayı hatırlamakta fayda var. “Bu defa seçimi kesin kazanıyoruz “seçim anket sonuçları chp’yi % 60’larda gösteriyor” eğer farklı yönde haber verilirse sakın inanmayın kesin kazandık” hatta seçim akşamı chp binası önünde kutlama dahi yapılmış bütün sosyal mecralarda chp seçmeni birbirine gaz vermiş bu sefer iş tamam kesin kazandık havasına girmişler..!  Aşağıdaki resimde de gördüğünüz üzere seçim ikinci tura kaldı. İlk turda işi bitiriyoruz diyen chp’liler Recep Tayyip Erdoğanın %49.52 oyuna karşılık sadece %44.88 oy alabildiler. Bununla beraber 3. aday Sinan Oğan ise %5.17 oy alarak bir anlamda 2. turun kilit adamı noktasında düğümlendi. İlk tur seçim öncesi 4. aday olan Muharrem ince adaylıktan çekilerek bir anlamda K.K’a destek vermiş oldu. BU çekilmenin gerisinde chp tabanı tarafından gördüğü aşırı baskı yergi ve sövgüler ve sonunda hakkında çıkacak müstehcen kaset tehdidi etkili oldu dense de biz onun çekileceğini, gerçek bir aday olmadığını bir ay öncesinden görmüşüz fesbuk hesabımızda yazmışız. Çekilmiş olmasına rağmen %0.25…