Allah’a sığınırım şeytanı racîmden Şevval ayı ile birlikte şeytanlar yeniden salındı. Şeytanla savaş tekrar başladı. “Şüphesiz şeytan size düşmandır artık siz de onu düşman edinin” Bu ayet şeytanı tanımayı ve ona karşı gardımızı almayı emreder. Cismi görünmeyen sesi duyulmayan bir şeytanı nasıl tanıyabiliriz ki ? Onu yaratan ve alın pençemini elinde tutan Allah’a kulak vererek. Hasılı Kur’an okuyarak. Kur’an ve Sünnetin tanıttığı kadar bilmek yeterli olacaktır. Kur’an şeytana karşı farkındalıkla başlar (eğûzü) ve yine şeytandan bahisle biter (Nâs) Demek ki çok önemli, üzerinde çok durulmalı Adıyla başlayalım. Şeytan-ı racim veya iblis.. aslında gerçek adı bunlar değil. Azazil olduğu söylenir. Peki neden azazil demiyoruz da şeytan diyoruz ? Çünkü Allah ona bu adı verdi. Biz Allah’ın tarafındayız. Rabbimiz ne yaparsa aynen kabulümüzdür. O bizim iyiliğimiz için yapar. Şeytan kovulmuş, tard edilmiş demek. Adını her işitmede onun Allah ile ilişiğinin kesik olduğunu hatırlamamız içindir bu ad. İblis ise umutsuz, Allah’ın rahmetinden ümidi kesik demek. Bu adda onu tanımaya sebep olur. Burada büyük bir ders var; adını hak etmeyen ve toplumu Allah yolundan çıkaran kötülük önderlerine uygun yeni adlar takmalı ve bu çirkin adlarla anılmalıdır, put, başput gibi Kuran’da şeytan hakkında söylenen bir isim/sıfat da Garur, yani aldatıcı. Diğeri ise Tağut, yani azgın,…
Bismillahirrahmanirrahim Halkı ezersen itaat ederler. Bu fotoğraf o ezilmişlik altında halkın kuzu kuzu itaat ettiği yılların resmi Son yazdığım hakikatin Kuran’daki karşılığı şu ayet: فاستخف قومه فأطاعوه “Firavun kavmini küçümsedi onlar da ona hemen itaat ettiler “ buna karşılık Yüce Allah sayısız nimetlerle donattığı insana hürriyet verdi onlar da Allah’a isyan ettiler şükürsüzlük gittiler: قتل الانسان ما اكفره Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o! Firavun zihniyetine bir diğer örnek CHP’li bakandan: “Boşuna beklemeyin maaşları bayramdan önce yatırmayacağım. sonra gider kurban kesersiniz” Tayyip öncesi dönemi idarecilerin halka yaklaşımı aynen böyleydi: “üstten alıcı buyurgan halkını küçümseydici..” Halk da kuzu kuzu itaat ediyordu.. Küçümsenen halk cumhuriyetle birlikte 35 yılda bir tek sandık görmedi. ne demokrasi ne hürriyet! baştakinin aleyhine konuşmak yazmak çizmek, yapılan inkılapları vs kanunları sorgulamak birer idam sebebiydi.. Halk ise boynunu bükmüş kuzu gibi itaat ediyordu.. Bu itaat güdüsüyle.. Devlet dairesine giren dedemiz, baba amcamız önünü ilikleyerek girer, ellerini önde bağlar, boynunu büker, sesini kısarak konuşurdu.. Oradaki basit memur. öğretmen, hatta doktor halkın suratına bakmaz sert konuşur “çık dışarı” diye kovar, keyfe keder “bugün git yarın gel” zulmünü uygulardı.. Halk ise sessiz sakin itaat eder yoluna giderdi.. Anadolu’da hala anlatılan şu anekdot o itaatl! yılların bir hatırası: “köyden zeki bir delikanlı…
Allah’ı yüce Adıyla Arapça tabeladan neden mi nefret ediyorlar ? Ama ingilizce olanları, noel, 14 Şubat gibi batılı her iş neden mi sevimli geliyor ? Çünkü mümin değiller. İsimlerinin Türkçe olması sadece bir aldatmaca. %99 Müslüman ülke” dendiğinde başlamıştı aldatmaca. Maksat gayrimüslim halkları gizleyip kilit noktalara yerleştirmekti. Şu an ki siyasi kavga onların yerine milli ve yerli insanımızı yerleştirmek, ipleri bizim ele almamız ve onların buna direnmesi, tekrar bizden alma kavgası.. ilginç bir soru: Bunca laik gayrimüslim var, neden bir partileri yok ? Sizce hangi parti içindeler ? Anladınız Suriyeli Iraklı Özbek Afgan Paki Tacik müminlerden de nefret ederler. Sarık sakal şalvar çarşaf görmekten de. Cami cemaat ezandan da.. Sebep aynı. Kalpte iman olmayınca imana dair her şey onları kızdırır. Onları kızdırmaktan ise yüce Allah’ı razıdır. Bu bize yeter. Evet, bizzat Hz Allah onların kızmasını köpürmesini kudurmasını parmaklarını ısırmasını istemektedir. [Fetih:29] Hakiki müminleri onun için sahneye çıkardım, kuffarı kızdırmak için” buyurmaktadır.. Artık onların öfkeden fosurmasından gocunacak değiliz. “geberin öfkenizden” [3:119] deyip bildiğimizi okumaya devam edeceğiz Anahtar Bu “kızma-sevinme, nefret etme-içi açılma” durumu bizim için bir anahtardır. Dostu düşmanı bununla ayırt eder, mümini kafiri bununla tespit etme imkânı buluruz. “İman kimde olur bilinmez” değil. Bu yanlış. Bilinir Allah’ın izniyle. Anahtarı vermiş…