Bismillahirrahmanirrahim
Bu yazıda Emine Şenlikoğlu’nun saplantılı bir fikri haline gelmiş “Kuran’daki tüm güzellikleri bozan birer hadis uydurmuşlar” sözünü tenkit edeceğiz. Kuran ve hadisleri yan yana gösterip bakalım Hadisler Kur’an’ın güzelliğini kapatıyor mu yoksa daha da mı güzelleştiriyor ? hep beraber göreceğiz.
Emine Şenlikoğlu kimdir
Emine Şenlikoğlu hanım kendini dini faaliyetlere adamış çevresindekilere faydalı olmaya çalışan önemli biri. Doğrusu kendini dini bilgi açısından da geliştirmeye çalıştı. İsmailağa Medreselerinde başlayan tahsil hayatı mısır Ezher üniversitesine kadar uzandı..
Emine Şenlikoğlu yetmişine dayandığı şu yaşına kadar bir çok dini faaliyetin içine girmiş aktivist bir şahsiyettir. “Gençlerin imanını sorularla çaldılar” kitabı 90 li yıllarda viral olmuştu.. Bundan başka bir çok kitap roman kaleme aldı Mektup dergisi çıkardı, radyo ve tv programlarına çıktı. Bazısından ceza da aldı hapse de girdi..
Ve bir gün Emine Şenlik hanımın yolu Darvinci Mustafa İslamoğlu adlı şahısla kesişti. Bir süre onun etrafında kaldı ve onun fikrinden zehirinden kaptı maalesef. Bu yazıda ondan kaptığı zehirleri virüsleri göstereceğiz ki bilmeyenler farkında olmadan o virüsü içine çekmesin kendini korusun
Emine Şenlikoğlu’nun neydi iddiası?
“Kur’anda ne kadar güzellik varsa onları iptal edecek Hadisler uydurmuşlar” diyordu
Görüldüğü üzere konu “hadisi hevasınca inkar etme, Hadisleri Kur’an’a arz etme, uygun görülmeyenleri atma” felsefesine dayanmaktadır.
Burada bizim dava ettiğimiz husus ‘uydurma hadisleri savunmak!’ değil elbette. Bilakis ‘uydurma olanını sahih olanından ayırt etme’de kadim İslam ulemasının usulü üzere hareket etmeye davet ediyoruz ve bunların icat ettiği yolun yol olmadığını gösteriyoruz. Hasılı müminleri Selef-i Salih’in yoluna, umum müminlerin yoluna sevk ve sebat ettirmeye çağırıyoruz.
Nisa 115: Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir.
İslam Âlimleri evet uydurma hadis probleminin farkına varmışlar ve daha ilk asırda bununla mücadele etmişlerdir. Hadisleri toplama kayıt altına alma faaliyeti bu çabanın bir ürünüdür. Buhari Müslim gibi şaheserler böyle vücut bulmuştur. Kur’an’a Allah kelamı dışında bir tek harfin girişine izin vermeyen İslam Ümmeti Peygamberinin mübarek Hadisleri arasına başkalarının laflarının sokulmasına da musaade etmemiş ve çok titiz bir çalışmayla unu sıkı eleyerek bu işi de başarmışlardır.
Vatikan Etkisi
İslam Dinindeki bu nizam; Allah kelamı belli, Rasulullahın Hadisleri belli, İslam müctehidlerinin fıkıh ve fetvaları belli, tefsir hadis akaid fıkıh ahlak ilimleri ayrı ayrı belirgin.. Bu disiplin bu düzen İslam düşmanlarının dikkatini çekmiş ve haset fesatla bunu bozmak için uğraşmışlardır. Kur’an çevresinde hale hale konumlanmış diğer ilim ve disiplinler Kur’an’ın hem lafzını hem de manasını koruyor gördükleri için önce çevreden başlamışlardır
..dvm edecek
_______
dipnotlar:
قَالَ الْبُخَارِيُّ: حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيّ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ: لَمَّا نَزَلَتْ ﴿وَلَمْ يَلْبِسُوا إِيمَانَهُمْ بِظُلْمٍ﴾ قَالَ أَصْحَابُهُ: وَأَيُّنَا لَمْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ؟ فَنَزَلَتْ: ﴿إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ﴾ [لُقْمَانَ: ١٣]
وَقَالَ الْإِمَامُ أَحْمَدُ: حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا الْأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَة، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ: لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الْآيَةُ: ﴿الَّذِينَ آمَنُوا وَلَمْ يَلْبِسُوا إِيمَانَهُمْ بِظُلْمٍ﴾ شَقَّ ذَلِكَ عَلَى النَّاسِ وَقَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، فَأَيُّنَا لَا يَظْلِمُ نَفْسَهُ؟ قَالَ: “إِنَّهُ لَيْسَ الَّذِي تَعْنُونَ! أَلَمْ تَسْمَعُوا مَا قَالَ الْعَبْدُ الصَّالِحُ: ﴿يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ﴾ إِنَّمَا هُوَ الشِّرْكُ
2 Yorum
Öncelikle Mevcut Meale bakalım ;
An o zamanı ki Musa, genç arkadaşına, ben demişti, iki denizin kavuştuğu yere dek durmadan, dinlenmeden gideceğim, Yahut bu hedefe doğru senelerce yürüyeceğim demişti. KEHF 60. İki denizin kavuştuğu yere vardıkları zaman balıklarını unutmuşlardı; balık, denize atlamış, dalıp bir yol tutmuş gitmişti. KEHF 61. Oradan geçtikten sonra Musa, genç arkadaşına kuşluk yemeğimizi getir dedi, gerçekten de şu yolculuk, yordu bizi KEHF 62. Arkadaşı, gördün mü dedi, kayanın üstünde oturduğumuz zaman balığı unutmuştum; onu bana unutturan ve sana söylememe mani olan da ancak Şeytan’dır; balık, şaşılacak bir surette denizde bir yoldur tuttu, dalıp gitti KEHF 63. Musa, buydu aradığımız işte dedi ve kendi izlerini izleyerek geri döndüler KEHF 64.
Bu mevcut meal üzerinden bir kaç soru soralım önce..
1-Hz Musanın peygamberlik ve tebliğ görevi ola ola senelerce yürüme işi çıkarması normal midir ? İşini gücünü bırakıp ta nereye gidiyorsun demezler mi adama ?
2-İki denizin birleştiği yer neresidir ?
3- Yürürken bu balık nereden çıktı ? balığı evden alıp getirdilerse bu balık yolda nasıl ölmedi ? öldü ise nasıl kokuşmadı ? Eee balık canlı ve kaçıyor…nereden geldi bu balık ve nerede unutuldu da kaçtı , kaçmasına neden olan ne idi ? Balık örneği ile ayette ne anlatılmak istenilir ki ? Ayette balık olmasaydı mesajı yerine iletemez miydi ?
Mealleri Okudunuz Ama Konu anlaşılmadı değil mi…Çünkü Meallerde hakkı gizlediler saçma sapan çeviriler yaptılar bilerek…Konu gerçekte nasıldır doğrusunu açıklayalım Allah cc un izni ile…Allah cc asla saçma sapan mantıksız cümleler kurmaz !!!
Hz Musa Yanındaki gence şöyle diyor ; iki deniz birleşmeye başlasa bile (sular yükselse de-Med cezir olsa da) buradan (yakaladığımız balığın yanından) ayrılma لَٓا اَبْرَحُ KEHF 60. Ama suların yükselmesi (MED-CEZİR) başlayınca o genç boğulma endişesi ile korkarak yüksek bir kayaya çıktı ve kendisine emanet olan balık gencin aklından çıktı , kendisi yüksek kayada iken yerde unuttuğu balık ta Med-Cezir sebebi ile iskele şeklindeki adacığın 2 tarafından yükselip birleşen suyun içinde yüzüp kaçtı KEHF 61. Med cezir dinip deniz onlara müsaade (cevaz-فَلَمَّا جَاوَزَا) ettiğinde Hz Musa genç arkadaşına yemeğimizi (balığı ) getir , gerçekten bu seferimizden çok yorulduk dedi KEHF 62 . Arkadaşı, gördün mü dedi, kayanın üstünde oturduğumuz zaman balığı unutmuştum; onu bana unutturan ve sana söylememe mani olan da ancak Şeytan’dır; balık ta çok acayip şekilde denizde bir yol tutup dalıp gitti dedi KEHF 63. Karnı acıkmış ve yorulmuş olan Hz Musa emanet balığın başına gelenleri duyunca ; Kızgın ve imalı şekilde “tam istediğimiz şey dedi ve eli boş şekilde anlattığın hikayeler ile eli boş geri dönmek !!! KEHF 64
TOPARLAYALIM..
Burada Hz Musa ve yanında bulunan gencin birlikte doğal ya da yapay iskele şeklinde 2 tarafı deniz olan , denize girintili adacık gibi olan bir yere balık tutmaya gittikleri , bir ya da birkaç balık tuttukları ama ellerindeki balıkları da talihsiz şekilde kaybettikleri anlaşılıyor. Hz Musa yanındaki gence Med Cezir olayının iç yüzünün nasıl bir şey olduğunu , boğulmak gibi korkulacak bir durum olmadığını anlatmadan balığı o gence emanet ettiği için bulundukları iskelede , adacıkta Med cezir gerçekleşince(adacığın iki yanındaki deniz suları yükselip birleşince) boğulmaktan korkan genç balığı yerde unutarak ,boğulurum endişesi ile adacıkta bulunan yüksek bir kayanın üzerine çıkıyor. Sular yükselince de haliyle Balık kaçıyor yemekleri ve emekleri boşa gitmiş oluyor.
İlk ayetin sonunda geçen
اَوْ اَمْضِيَ حُقُبً veya senelerce yürüyeceğim demek değil..
.yani sular فَلَمَّا جَاوَزَا cevaz(izin) verine kadar devam et ama ayrılma balığın başından.
ilk ayetin başındaki لَٓا اَبْرَحُ la ebrahu asla gideceğim demek değildir.Aynı kelime yusuf 80 de de kullanılır.yanındaki gence “Ayrılma” der!
فَلَمَّا اسْتَيْـَٔسُوا مِنْهُ خَلَصُوا نَجِيًّاۜ قَالَ كَب۪يرُهُمْ اَلَمْ تَعْلَمُٓوا اَنَّ اَبَاكُمْ قَدْ اَخَذَ عَلَيْكُمْ مَوْثِقًا مِنَ اللّٰهِ وَمِنْ قَبْلُ مَا فَرَّطْتُمْ ف۪ي يُوسُفَۚ فَلَنْ اَبْرَحَ الْاَرْضَ حَتّٰى يَأْذَنَ ل۪ٓي اَب۪ٓي اَوْ يَحْكُمَ اللّٰهُ ل۪يۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ
Ana hatları ile konuyu anladıktan sonra biraz detaya inelim şimdi..
Allah cc öyle bir anlatım yapıyor ki Hz Musanın yanındaki gencin içinde bulunduğu suçlu durumdaki bir insanın duygusunu bile bize veriyor. Nasıl mı ? Diyelim ki Babanızdan izinsiz arabayı alıp bir tur atmak istediniz , sonra kendi kusurunuzdan dolayı virajlı bir yerde virajı alamayıp kaza geçirdiniz ve büyük maddi zarar oluştu..tabi babanız size kızacak değil mi..
Babanız ile konuyu konuşurken İnsan pisikolojisi olarak suçunuzu bir nebze bastırabilmek için ” yaaa viraj da çok acayipti ama..” diyerek suçun bir kısmını yolun virajlı olmasına atarsınız değil mi ???
“balık ta çok acayip şekilde denizde bir yoldur tuttu”,
Kayanın üstünde oturduğumuz zaman balığı unutmuştum; onu bana unutturan ve sana söylememe mani olan da ancak Şeytan’dır; balık ta çok acayip şekilde denizde bir yoldur tuttu, dalıp gitti dedi. Ayet gencin duygusunu heyecanını ve korkusunu ve korkudan suçu balığa ve şeytana yüklediğini nasıl veriyor anlayabildiniz mi !!! Ayetlerin anlatımı öylesine muhteşem ki , ama bunu anlayabilmek için konunun içerisine girebilmek ve oradaymış gibi hissetmek gerekir tefekkür (fikir yürütmek ) de budur !!!
Hz Musanın gence haksız yere hayıflanmasından sonra 65-82 Ayetler arasında Allah cc Hz Musaya bir kul (HIZIR) göndererek Hz Musayı da O gencin düştüğü durumun benzerine düşürüp Hz Musaya ders veriyor. Aynı şekilde Hz Musa da iç yüzünü bilmediği konular hakkında imtihana tabi tutuluyor , sabredemiyor ve o kuldan fırçayı yiyor…
Mealleri okurken şunu unutmayın ,
1-Allah cc asla saçmasapan cümleler kurmaz !! Mealde saçmasapanlık , anlaşılmazlık farkederseniz o meali işaretleyip okumanıza devam edin..ileride mutlaka anlayacaksınız Allah cc un izni ile.
2-Bazı ayet ve konular zip li (sıkıştırılmış klasör) gibidir.Anlamak için ısrar , tekrar ve tefekkür gerekir..
3-Anlayamadı iseniz daha dikkatli okumaya çalışın.. Kuran furkandır kendi kendisini açıklar…
Her doğru yolun başında oturanlara değil Kurana sarılın. Kuran Furkandır kendi kendisini açıklar.
emine şenlikoğlunun çelişkilerini fena yakalamışınız. o ablamız da doğru yolun başına oturmuş insanları eğri yollara kanalize etmeye başladı