Allahın yüce adıyla
Gazze’de İsrail zaliminin Filsitinli katliamına devam ettiği bu günlerde..
Sabah çocukları medreseye götürürken radyo açarım haber uçar dinlerim. Bugün Fıtrat radyo dedikleri Abduvulaziz Bayındır zındığının radyosu denk geldi. Şeytan 5 dakikada beş tane fecaatini bir anda kustu. Daha fazla küfür duymaya dayanamadım kapattım. Bu şeytana elbette İhsan Şenocak, Ebubekir Sifil gibi alimlerimiz okkalı cevaplar kifayetli reddiyeler yaptılar, bunu yılanı çıktığı deliğe geri soktular lakin bunları susturmak bu şekilde mümkün değil. Çünkü susmak mahcup olmaya bağlı bunlarda surat yok. Hakkı itiraf etmeye bağlı bunlarda hakkaniyet yok. Sukut hür vicdan işi, bunlar belli mihrakların paralı işçileri susmaya, hakkı kabul etmeye izin vermezler
Süleymaniye vakfı ismini kirleten bu güruh neyin mesidir ? Ele başları A.Bayındır kimdir önce bir hatırlayalım.
Laik rejim eliyle erken yaşta prof etiketi yapıştırılan Bayındır İstanbul Üniversitesinde derslere giren ve Süleymaniye Camiinde de cuma öncesi kürsüye çıkan biriydi. Kürsüden okuduğu mavallara fazla dayanamayan cami cemaatinin şikayeti üzerine zamanın diyanet yönetimi tarafından kürsüden indirilmiş bir daha da çıkmasına izin verilmemiştir. Yüce Allah’ı bir insan gibi basit, yarın ne olacağınını bilmeyen menzilesine indirgeyen Bayındır bu cürmü ile Avrupalı papazlara nasip olmayan bir küfür ortaya koymuştur.
Ayırca bizzat kendi sitelerinde verdikleri habere göre 2007 yılında Bayındır, Pensilvanyada Fethullah Gülenle buluşmuş ve sözde “fıtrat zemininde diyalog” anlaşması yapmıştır. 2015 yılında gerçekleşen darbe kalkışması akabinde hukuk önünde suçlu bulunan bu oluşumun proje ortağı görünmekten rahatsız olmayan Bayındır nasıl bir güce arkasını yaslamıştı ki bu cesareti gösterebilmişti ?

A. Bayındırın dili müminleri son derece rahatsız edici, geçmiş ulemayı istihza edici, onları bazen hain bazen cahil gibi gösteren koskoca ümmeti yıllarca kandırmışlar, insanları ALlaha değil kendilerine kul etmişler gibi en ağır ithamları yapabilen bir tip.. M. İslamoğlu ile ne kadar benzeşik değil mi ?
Müslüman toplum içinden çıkan böylesi sivri ve cüretkar her bozguncu sahipsiz kalmadığı gibi, Bayındır da sahibini bulmuş, Vatikan bunun boynuna tasmayı takıp önüne bol miktardaki yal yalak koyarak bunu fonlamıştır. Bunun takımından kopup ayrılan bir akrabası Avrupa’dan bunun vakfına 10 miyon dolar, bunun şahsına özel olarak da 1 milyon dolar geldiğini ifşa etmiştir. Nitekim Abduvulaziz Bayındır’ın Vatikan’daki baş papaza yazdığı saygı ve bağlılık mektubu İstihbarat birimlerince ele geçirilmiş Mücahit İhsan Şenocak hoca efendi bir tartışmada bu kirli mektubu bunun önüne koymuştur.. Bir anda afallayan suratsız pişkinlikle olayı geçiştirmeye çalışmıştı
Gelelim kustuğu, cahil beyinlere enjekte ettiği zehirlere:
“Kaderi inkar üzerine Allah’ın ezeli ilmini inkar etme, Allah’ın alem üzerindeki takdir gücünü inkar etme” “Peygamberlerin ismet sıfatını inkar etme, ‘onlar da küfre şirke düşebilir’ deme” “Hadislerin ilahi öğreti olduğunu inkar etme, Kurandan başka vahiy olmadığı iddia etme” “Hikmet’i Kitab ile iltisaklı, kitaptan bir çıkartım olduğunu iddia etme ve hadisleri bu bağlamda, Kuran’a (yani kendi anlayış ve felsefelerine) uymak şartıyla kabuk etme ve Hadis rivayetlerini küçümseme” “Dört mezhep te Muhammedi ilah edindiler!’ gibi laflarla ümmete en çirkin iftiraları en ağır küfürleri savurma.. KatelehumuAllah
Aklı kurcalayan soru:
Avrupa, özelde şirk ve zulüm yuvası Vatikan neden bu gibi herifere para akıtsın ? Paraya tapan bu komiteler onu neden düşman gördüğü toplumların din ve cemaat önderlerine versin ki !? 🤔
Bunun cevabını bilmek için önce dünyada hak-batıl savaşı hangi cephelerde nasıl ilerliyor, kafirler İslamı yok etmek için ne tür hile ve tuzaklar kuruyorlar görmek gerekir. Kafirlerin bütün emelleri İslam dinini yok etmek ve cümle müminleri kendileri gibi kafir etmek olduğu Kuran’da yazılı bunda şüphe yok. Su halde teyakkuzda olmalı. Peki bunun için hangi alanlarda çalışma yapıyorlar bunları bir bir sayalım
Müslümanları doğrudan Hristiyan yapamayan, bu konuda umudu kesen misyoner papalık komitesi Müslümanları İslami inanç ve amelinden uzaklaştırmayı hedefe koymuştur. Bu durumda “İslam’dan uzaklaşsın da ne olursa olsun” projesi devreye girmiştir. Önceleri her konuşmanın sonu “Tanrı İsayı kabul etmeye” varıyor ve filim orada kopuyordu. Müslümanlar ne kadar günaha batmış da olsalar Allah’ından Muhammedinden vaz geçmiyordu. Sahada bilfiil çalışan papazlar böyle olmayacağını görmüş taktik değiştirerek Hıristiyanlaştırma yerine “deist ateist agnoist hümanist darwinist bilimperest..” yapma şeytanlığına koyulmuşlardır. Allah’ın gazabı üstlerine olsun
4 Büyük Sur
Papazlar Müslümanları İslam’dan uzaklaştırma garazları önünde 4 büyük engel buldular. Bu engeller müslümanların 4 büyük intisabıydı aslında: Kur’an’a intisap, Hadislere intisap, Mezheplere intisap ve hak tarikata intisap. Tarikattan başlayarak müminlerin intisap bağlarını sırasıyla koparmaları gerekiyordu. Çünkü müntesipi sığındığı kaleden çıkarmadan yenmek alt etmek mümkün değil.
İşte bu noktada müslüman toplum içinde işlerine yarayacak hoca kılıklı, din bilgini yaftalı satılık kişilere ihtiyaçları vardı. Ehl-i Sünnete muhalif marjinal her kafa, her çatlak ses Vatikan’ın işine yarardı. Bulmakta zorlanmadılar. Sırada bunların hezimetlerine hız vermek kalıyordu gerisini onlar yapacaktı zaten. Avrupa teşvik fonları burada devreye giriyor “Senin fikirlerini beğeniyoruz seni destekliyoruz al parayı ver zehiri..”
Meşhur değilken samimi istikamet üzere gördüğümüz niceleri sonradan yoldan çıkmış Ehli Sünnete muhalif tavır içine girmiş görüyorsak büyük ihtimalle FON yemeye başlamış Vatikan’a kuyruk sallamaya başlamış demektir.
Süleymaniye vakfı Abduvulaziz Bayındır’ın görevi
Küfür şirk komitesinin İslam’ı yıkmak için dağıttığı paralı görevler içinde Bayındır’ın görevi müminleri 3 intisaptan koparmak; Tarikata (şeyhe) intisab, mezhebe (müctehide) intisap ve Hadislere (Rasulullah’a) intisab. Yaptığı tüm konuşmaları, yazıları mutlaka bu 3 intisabdan birini yıkmaya dönüktür.
“Sabah dinlediğim radyo konuşmasında son söylediği “dört mezhepin herbiri de Muhammed’i ilah edinmişler” lafı doğrudan mezhep kalesinde yapılmış bir hücum olduğu apaçık meydanda.
Kuranıclık İddiası nedir ?
Bayındır gibileri Kuran’a bağlı görünerek, tevhide sahip çıkıyor gibi yaparak müminlere kendini dinletme yemi sunmaktadır. Aslında Vatikan müminlerin çıplak Kur’an’a bağlı kalmasına da razı değildir ancak işin o kısmı müminleri Kurandan soğutmak başkasına havale edilmiştir. Hele bir mümin tarikat mezhep hadis bağlarını koparsın, Kuranla başbaşa kalsın onu oradan koparmak artık kolaydır. Bu noktada Mustafa Öztürk gibileri devreye girecektir
dvm eder..
isa erdoğan
Yorum Yapılmamış