MAHALLE BASKISI

Allahın Yüce Adıyla Laikler Turkiyede uzun süre “mahalle baskısı”ndan şikayet ettiler. Hatta sözcüleri Ayşe Arman laik kıyafet içinde Fatih Çarşambaya da geldi ‘nahallede ona ne kadar baskı yapılacak’ güya gözlem yaptı. Sonucunu aşağıda açıklayacağım. Laiklerin dediği şu: “Müslüman toplum içinde biz laikler istediğimiz gibi rahat yaşayamıyoruz. Tamam döven söven laf eden yok ama.. milletin bakışları bile, içten içe nefret ve ayıplamaları bile bizde baskılanmış hissi oluşturuyor rahat laiklik yapamıyoruz” Kardeşlerim, bu sözünü ettikleri görünmez baskı var ya.. Emin olun Dini Mübin-i Islam’ın en büyük garantörü, Ahlak ve edebin en kapsamlı koruyucusu idi. Bugünlerde biz Millet-i İslam olarak bu Baskı Gücünü kaybettik galiba.. Mahalle Baskısını ilk delen bir kadın olmuştur. Şehit Bayram hoca Ismailağa kürsüsünde anlatmıştı “Osmanlı imparatorluğu son yıllarında herkes fesli sarıklı çarşaflı peçeli iken İstanbulda kısa etekle dolaşan ilk kadın bir er-meni fahişeydi. Bütün istanbul halkı onun suratına tükürdü kınadı yuhaladı ancak o bunu dava edinmişti bunca mahalle baskısına aldırmadı ve yoluna devam etti. Sonuç: bugün binlerce milyonlarca kadın onun izinde, açıldılar saçıldılar.. Müslüman! Senin bu erme-ni kadar cesaretin yok mu şu fahişe kadar bir davan, Din iman derdin yok mu ! Bayram hocanın bu anlattığından da anlaşılıyor ki hak olsun batıl olsun davalar onun çilesini çekenlerin omuzlarında yükselir….

1 Sünnet 100 Şehit Sevabı mı?

Allah’ın yüce Adıyla.. Soru : Ahir zamanda unutulmuş bir sünneti uygulayana 100 şehit sevabı verilecektir” deniyor.. Bu doğru mu ? Yüz şehit sevabı fazla değil mi? Mahmud Efendi Hazretlerinin bu hususta açıklaması nedir? CEVAP : Bu konuyla alakalı hadisi şerifler şöyledir : “Ümmetimin fesada düştüğü bir zamanda kim benim sünnetime sımsıkı sarılırsa ona şehit sevabı vardır” [1] Diğer bir rivayette “.. ona 100 şehit sevabı var” [2] Görüldüğü üzere bu büyük ecir bir tek sünneti yapana değil, umum manada “Sünnet’e sarılana” vaad edilmiştir. Yani hayatında bidat’a hiç yer vermeyip her işinde Sünnet-i Rasulillah ile amel edene.. Hadisin ifadesindeki “sarılmak/temessük” bu manaya gelir. Çünkü “Allah bidat sahibinin amelini kabul etmekten çekinir/kabul etmek istemez, o bidatı terk etmedikçe” buyuruyor peygamberimiz aleyhisselam [3] Bu hadisten anlaşılıyor ki bir çok bidat işleyip tövbe etmeyen ama bir iki sünneti de ifa eden kişiler bırak şehit sevabı almayı, sıradan sevapları bile alabilecekler mi alamayacaklar mı, tehlikedeler. İmam Mahmud Efendi Hz “Fesad vakti Sünnetime sımsıkı sarılana yüz şehit sevabı verilir” hadisini açıklarken buyurdular “Çünkü sünnete sarılanlar yüz kere ölür, yüz kere dirilirler” Yani bozuk zamanlarda Sünneti ihya eden samimi müminlere, fasık ve zalimler öyle haksızlıklar yapar, öyle zulümler reva görürler ki o kişi hayatı boyunca yüz kere…

Sahabeyi Nedir Sahabe Yapan ?

Bismillahi.. Önce Sahabe nedir kimdir ahlakı ameli takvası nicedir bir bakalım görelim.. ..yazılıyor Sahabeyi Sahabe yapan, Rasulullah’ın kalbinden onlara yansıyan Allahın nuru feyzidir. Sahabeler sadece Kur’an ve Sünnetin metinleri ile sahabe olsalardı o metinler elimizde mevcut ama sahabenin tırnağı olamıyoruz. Demek ki O nur’a, o sohbete ihtiyacımız var. O nur belli bir ölçüde Allah dostlarının kalbinde mevcuttur. İntisab, Rabıta muhabbet ve ittiba yoluyla o nurdan hisse almalıyız. Yetişmek istiyorsak, adam olmak istiyorsak yok budur. Hadisi Şerif “Herşeyin alındığı bir madeni vardır Takvanın madeni ise Arif kulların kalbidir.” İmam Süyûti, El-Camiüssağîr isa erdoğan

Mahalle Baskısı ve Çaycı Yılmaz
Hatıralarım , İslami hayat / 14 Ağustos 2020

 Allah’ın yüce Adıyla.. Mahalle baskısı bir zamanlar Türkiye’nin gündemine oturmuş bir konu. Şikayetçi olanlar laik kesim. Müslüman mahallesinde rahat olmadıklarını istedikleri gibi salyangoz satamadıklarını haftalar boyu anlattılar. Yalan söylüyorlar. Öyle bir baskı mevcut değil halbuki. keşke olsa. Hatta gazeteci Ayşe Arman mahalle baskısı var mı yok mu öğrenmek için güya Fatih ismailağa mahallesine dekolte kıyafetle gelmiş sonra yaşadıklarını gazete köşesinde yazmıştı. Aklımda kalan “o mahalleye girince baktım herkes çarşaflı herkes Cübbeli sarıklı sakallı kadılar tepeden tırnağa kapalı bir an kendimi çıplak gibi hissettim..” demişti. Ne iyi Hacı Salih Efendi Cami bahçemizin çaycısı. Dün sabah birlikte çay içtik. Bir koşu gitti poğaça simit aldı geldi. Yakında Ecrin börekçi var, oradan aldı sandım, sormadım. Çünkü ben oradan alışveriş yapmıyorum. Ramazan’da kaldırıma masa koyuyor herkesin gözü önünde millete oruç yediriyor.. Uyardık kaale almıyor.. Yılmaz abi açtı konuyu ben açmadım “nereden alıyorum ben simiti poğaçayı biliyor musun arka sokakta bir yer var oradan. Bu Ecrin börek Ramazanda açıyor millete oruç yediriyor hayatta gitmem oraya!” Dedi hayret ettim. Caminin çaycısında bile bu şuur bu dert.. Allah tüm müminlere nasip etsin.  Boykot çok önemli. Haramı, haramzadeleri boykot etmeyi, Allah için buğuz etmeyi, Allah için terk etmeyi (Hicreti) terk ettiğimiz için bu haldeyiz. Islah amaçlı “Mahalle baskısı”…

70 Bin Kelime-i Tevhit okumak
Dini Hüküm , Hadis , İslami hayat / 11 Ağustos 2020

Allahın Yüce Adıyla Amellerin Fazileti Kitabından 70 bin Kelime-i Tevhit okumanın Fazileti  Leys radıyallahu anh dan rivayetle, Hz. İsa aleyhisselam buyurdu ki: Muhammed sallallahu aleyhi vesellem’in ümmeti (mahşerdeki amellerin tartıldığı terazide) insanlar arasında amelleri en ağır olanlardır. Çünkü onların dilleri önceki ümmetlere ağır gelen bir kelimeye yatkındır. O kelime La ilahe illallah’tır.” (Dürrü Mensur Terğib) Şeyh Zekeriyya Kandehkevi Rh.A diyor ki: Bu açık bir hakikattir ki, Kelime-i Tevhid hiç bir ümmette, ümmeti Muhammed arasındaki kadar çok yaygın ve bolca söylenir değildi. Çünkü bu Ümmet arasında Allah’a giden yola sevk eden yüz binlerce manevi terbiyeciler (Şeyhler) ve onların her birinin çok sayıda bağlıları (müridleri) bulunmaktadır. Bu kelimeyi her gün binlerce defa söylemek hemen hemen hepsinin günlük yaptıkları dersleri arasına girmiştir. Cami-ul-Usul’da şöyle yazıyor: “Allah lafzının zikri, günlük bir vazife olarak beş bin adettir. Fazlası için bir sınır yoktur. Tasavvuf ehli için günde en az yirmi beş bindir. La ilahe illallah’ın miktarı ise onlar için en az beş bindir.” Bu miktarlar bu yol ehlinin tavsiyesine göre azalıp çoğalabilir. Benim gayem Hz. Isa aleyhisselamın sözünü teyid etmek için büyük zâtların ölçülerini bildirmektir. Şöyle ki, bu zatların her birinin en azından yukarıdaki miktarları söylediği bildirilmiştir. Nitekim Mahmud Efendi hz nin tarikatında da kelime-i tevhit…

Ayasofya Camiinde ilk Cuma | Hatıra Yazısı

 بسم الله الرحمن الرحيم Bugün Ayasofya açıldı ve ilk cuma namazı kılınacak mutlaka gitmeliydim. Oğlumla birlikte çıktık yollara revan olduk.. 11 Temmuz günü yargıtay kararıyla Ayasofya’nın camiye çevrilmesi kesinleşmişti. Tabii ki bu karının gerisinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın özverisi, dirayeti büyük riskleri de göğüsleyerek göstermiş olduğu kararlı ve güçlü tavrı var.. Bugün 24 Temmuz 2020. İlk cuma namazı bugün kılınacaktır. Günler öncesinden bu duyurulmuş ve bir heyecan ve de bir korku Müslümanları sarmıştı. insanlar o gün kalabalık olur düşüncesiyle gelmezlik ederler mi korkusu ? O yüzden sosyal medya aktivistleri olan kardeşlerimiz harıl harıl insanlarımızı teşvik ettiler “aman ha Camiyi dolduralım dosta düşmana karşı rezil olmayalım. bu bizim bir asırlık davamız Ayasofya Camii olsun Cami olsun diye yıllarca ağladık durduk bağırdık isyan ettik ve bugün Cami oldu İlk cuma namazı kılınacak eğer oralar dolmazsa vay bize !” şeklinde iyi niyetli güzel uyarılarda bulundular. Bu sorundan dolayı değil, Ben bugün orada olmayı kendi hayatım için çok önemli sayıyordum. Bu âna ben de şahit olmalıydım. Çünkü ben medresede aldığım İslami eğitim gereği öteden beri cuma namazının aslî hüviyetine kavuşturulması taraftarıyım. Yani cuma namazı devlet reisinin önderliğinde büyük topluluklarca bütün şehir halkının toplandığı meydanlarda kılınmalıdır” diyordum. Bundan birkaç sene önce Yenikapı’da yapılan siyasi…

Müceddidin İzinde..1 (TV’yi evden at)
Genel , İslami hayat / 29 Haziran 2020

Allahın Yüce Adıyla Asrın Müceddidi İmam Mahmud Efendi Hz daima “Televizyon izlemeyin, atın evden tv’yi, hatta bulunduğu odada dahi durmayın” diyordu. O Allah için, ahiret selametimiz, manevi gelişimimiz için diyordu. Kabul edenler olduu, itiraz eden zavallılar oldu.. Şimdi bakıyorum milyon takipçili yutoburlar (mesela H.Anıl) Müceddidin sözlerini aynen tekrar ediyor “Atın evden Tv’yi, ben 15 yıl oldu atalı ve çok mutluyum” diyor. Ancak bu “kişisel gelişim, dünyalık başarı için” dediğinden sebep hiç itiraz eden yok! Herkes kuzu kuzu dinliyor, patır patır beğeniyor ! Bu insanlara peşin ver de, çamur ver ! “Hayır bilakis sizler acil olanı seviyorsunuz ahireti öteliyorsunuz”  كلا بل تحبون العاجله وتذرون الاخره Televizyonu neden evden atmalıyız ? Kalbini çöplüğe dönüştürdüğü için.. Filim dizi eğlence fuzuli haberler resimler belgeseller videolar çöplüğüne.. Bu çer çöp dolu kalbe elbette Allahın feyzi doğmaz, marifetullah, muhabbetullah, mehafetullah o kalbe yerleşmez.. Şimdi ise cep telefonları birer televizyona dönüştü.. Evden tv atsa cepte aynı etkiye maruz ! isa erdoğan

İslam Karantinadır
İslami hayat / 28 Mayıs 2020

Allahın Yüce Adıyla İslam Karantinadır Nisan 2020 yılındayız. Covid 19 tehlikesi var. Herkes zorunlu karantinada tutuluyor. 65 yaş üstü 20 yaş altı sokağa çıkmak yasak. Haftasonu herkese yasak. Bu günler bize Dinimiz İslam’ı daha iyi anlamamızı sağlamıştır. İnşallah gafil insanlar da Allah’ın Dinini İslamı bu sayede idrak ederler ve Dinin buyruklarına itiraz etmeyi terk ve tövbe derler. Karantina güvence altında olmak demektir. Virüs kapmaktan, varsa bulaştırmaktan güven içinde olmak.. Islâm Dini de Müminleri bir karantina yani güvence altında tutar; Allahın azabına yakalanmaktan korur. Karantinada hedef insan sağlığını korumaktır. İslam Karantinasının hedefi ise beş şeyi korumaktır; inancı, nesli, aklı, irzı, ve malı. Bütün emir ve yasaklar bu beş şeyi korumak için. Karantinada en önemli tedbir soyutlanmaktır. Karantinada olan kişi başkalarıyla görüşmez kırk yıllık ahbap olsa evine gitmez, evine kimseyi almaz..Islam da müminleri soyutlar. Erkek-kadın görüşmelerini, karışık yaşamı yasaklar. Kalplere fitne virüsü bulaşıp günaha düşme tehlikesinden ötürü.. Ve islam Dini kafirlerden de bizleri soyut tutar. Onları dost edinmekten, onları sevmekten, onların moda ve tarzına uymaktan müminleri men eder. Onlardan bize küfür, şirk, isyan, günaha cüret virüsleri bulaşıp bizi kendileri gibi küfre düşme tehlikesinden ötürü. Bu virüs kalpten kalbe sevgi ve takip yoluyla geçmektedir zira. Çaresi karantinadır Hastanede karantina altında olan hastaya bazı gıdalar…

Hasbi Abdülkerim Hocamız k.s

Ölmeyen Allah’ın yüce Adıyla  Hasbi Abdülkerim hocamız Trabzon Of’ta 1938 yılında 6 kardeşin beşincisi olarak dünyaya gelir. Hasbi Abdülkerim Hoca efendi Mevlana Ali Haydar Efendi zamanından beri Mahmud Efendi Hz yanında olan onun sadık müridi en yakın dostu sırdaşıdır. O yüzden Mahmud Efendi Hz “o bana efendi babamın emanetidir” diyerek ona her zaman ayrı bir ihtimam göstermiş ve gösterilmesini istemiştir. Hasbi hocamız -eski ihvandan- işittiğimize göre- bazen hastalanır hastalandığı zaman nazlanır Mahmud efendi hazretleri de mübarek onun nazını çekermiş. Yine böyle hasta camideki odasında yatarken talebeye bağırmış çabuk bana efendiyi çağırın okusun beni demiş te Mahmud efendi hazretleri o an kürsüde vaaz ederken vaazı bırakıp derhal Hasbi hocayı okumaya gitmiş ve tekrar dönerek vaaza devam etmiştir. Hasbi Abdülkerim hocamızla çok hatıralarımız var. Ondan çok şeyler de dinledik öğrendik Allah razı olsun. Şu kadarını şimdilik arz edeyim. Hasbi hocamız Büyük İsmailağa Kur’an kursunda Hadis hocası olmakta beraber İsmailağa camiinin de resmi müezzini, Mahmud Efendi hazretlerinin ilk hanımından bacanağı ve en yakın vekilidir. İsmailAğa camiasının en ileri gelen hocası, alimi idi. Müezzin olduğu yıllarda diyanet tarafından belli bir süre müezzinlik yapmış olanlara ‘imamlığa geçme hakkı’ tanınmış ancak Hasbi hocamız Mahmud Efendi hazretlerinden ayrılmamak için imamlığa gitmemiş İsmailağa Camii’nde müezzin olarak kalmıştır. Hasbi…

2 Ayda Hafızlık Yap

Allahın Yüce Adıyla 2 Ayda Hafızlık Korona virus salgını nedeniyle karantinada olduğumuz şu günlerde zamanı en iyi değerlendirecek karlı bir teklif : Hafızlık yapmak Eve hapsolmuş arkadaşlar.. Talebeler Imamlar Müezzinler Hocalar.. Böyle bir fırsat arasan bulunmaz. Geçen yıllarda bir hocamız kendine bir ay tatil verdi, bütün telefonlarını kapattı, herkesle ilişkisini kesti, yanına bir hafızlık hocası da alarak evinde hafızlığa başladı. Hedefi 1 ayda Kur’an ezberlemekti. Bunun için günde 20 sayfa ezberlemesi gerekiyordu 1 sayfa ezberliyor dinletiyor, öbür sayfaya geçiyor dinletiyor, bu şekilde gerçekten bir ay içerisinde bütün Kur’an ezberledi. ..ve belki de Türkiye tarihinde bir ayda Kur’an’ı en çabuk ezberleyen hafiz unvanına sahip oldu. “Şimdilerde hafızlığı nasıl” diye sorarsanız  gayet iyi. Her gün haslamaları (tekrarlarını) yapıyor ve sabah namazlarında cemaat önünde okuyacak kadar sağlamlaştırmış. Ben düşünürdüm “böyle bir ay kendime verebilir miyim, imam olarak ve medrese derslere giren biri olarak, aile sahibi biri..?” hayır. Bir kere bir aylık tatilim yok. Olsa bile ailemle beraber değerlendirmek zorundayım, onları bir yere götürmek zorundayım. Dolayısıyla hayatım boyunca böyle bir fırsat bulamazdım. Bu itibarla evlere kapandığımız bu günlerde hafızlığı yaptık yaptık! Bir daha bu fırsat ele geçmez. O yüzden artık düşünme kaşınma faslını geçip harekete eyleme geçmeliyiz  Bizler Haydi günde 20 sayfa değil de…

ZEKAT NASIL HESAPLANIR

Allahın Yüce Adıyla Müslüman nisab miktarı mala, yani 85 gram altın veya o kadar para, veya o değerde satılık, yatırımlık ticaret malına sahip olduğu günü iyi tespit etmeli, kenara yazmalı. O güne zekat miladı denir. Zekat miladı üzerinden bir sene geçince kırkta bir zekat vermek farz olur.  Şöyle ki : Ahmet’in zekat miladı mesela Ramazan ayı 1440 yılı olsun. 1441′ in Ramazan ayı olduğunda Ahmet bakacak elinde ne var ? 110 gr altın ederinde parası var. Ne kadar borcu var ? 10 gram altın ederinde. Borcunu nisabdan düşer. Demekki 100 gramlık zekat malı var. Bu 100 gram altının kırkta birini zekat olarak verecek. Yani Ahmet 2.5 gram altın verecek. Not: Nisaba malik olduğu gün (zekat miladı) ile zekatı ödeme günü arasındaki iniş çıkışlar önemli değil. Bu süre içinde elde ettiği bütün zekat malları, yeni olsun eski olsun, nisaba katılmalıdır. Yani zekat ödeme vaktinden bir gün önce eline bir mal girişi olsa onu da nisaba ilave eder. Bundan sonra her sene zekat miladı gününde elindeki mala bakar, borcunu düşer, kalan malın %2.5’ini yani kırkta birini zekat olarak verir. Nisaba malik olduktan sonra iflas etse sıfırı tüketse, sonra yeniden sahip olsa milad yenilenmez. eski miladı geçerlidir. Ahmet dilerse zekat ödeme vaktini geri…

Recep Tayyip Erdoğan ve Mahmud Efendi

Allah’ın yüce Adıyla  Sene 1994 yılı. Recep Tayyip Erdoğan, Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı. Bir ihvan zuhurat’ta görüyor ki Fatih Sultan Muhammed Han, elinde padişahlık emanetleri, yanına gelen Mahmud Efendi hazretlerine teslim ediyor ve şöyle diyor “Erdoğan’ı çağır ve bu emanetleri ona ver hakkını verip gereğini yerine getirsin.”  O ihvan bu zuhuratı Efendi Hazretlerine anlatıyor. Şeyh efendi “Bana anlattığını Erdoğan’a da anlat, istiyorsa gelsin vereyim” buyuruyor.  1 hafta sonra seçim sabahı Recep Tayyip Erdoğan İsmailağa’ya sabah namazına geliyor. Namazdan önce Şeyh efendinin odasına geçiyor. Bir süre sonra cemaatimizin bilinen hocalarından merhum Alaaddin hoca odaya giriyor. Erdoğan, Efendi hazretlerinin huzuruna oturmuş ve efendi hazretleri şöyle buyuruyor : “Şimdi emanetleri aldın hakkını verecek gereğini yerine getireceksin. Bizzat sen olmasan da ikici bir şahıs görevlendireceksin, medreselere yardım edeceksin!”  Sonra namaza geçiliyor, namaz kılınıyor, namazdan sonra ‘Lev Enzelna’yı Erdoğan okuyor ve ayrılıyor..  Ve aradan 20 yıl geçiyor.. genel seçimler için Kazlıçeşme mitinginde Erdoğan: “BİZ BU EMANET’İ İSTANBUL FATİH’İNDEN ALDIK” diyor.. Millet alkışlıyor.. Fakat o sırada bunun ne anlama geldiğini kimse anlamıyor.. Aktaran kişi: Ali Keskin hoca Başımızda Kal Recep tayyip erdoğan 2015 yıllarında Mahmud efendi hazretlerini ziyarete gelir, odada Ahmet Hoca da vardır (oğul) ayrılırken Tayyip Mahmud efendiye sorar bir isteğiniz var…

YIL-AN-BAŞI HATIRALARIM

Allah’ın yüce Adıyla… Bugün pazar, camide cenaze taziye merasimi icra edildi. Emekli bir imam şunu aktardı “Bu gece şerli bir gece, malumunuz yılbaşı.. işin sevindirici tarafı şu ki bizim çocukluğumuzdaki kadar öyle yılbaşı süslemesi hazırlığı yok artık. Bizim gençliğimizde neydi o çaba o gayret her yere sokaklarda dükkanlarda süslemeler çam ağaçları.. Şimdi pek kalmadı çok şükür.” Lillahi el Hamd 31.12.2023 Pejo Fabrikası ve Yılbaşı Hediyeleri Yıl 1986 Yaşım 10 Babam fransa’da işçi iken peugot fabrikası her yıl başında işçi çocuklarına hediye verirdi. Yılbaşından iki hafta önce fabrikadan babam elinde bir forum kağıdı ile gelir, orada biz çocukların isimleri ve yaşımıza göre seçebileceğimiz oyuncaklar yazılıdır. Sevinç ve heyecanla oyuncağımızı seçer, forumu doldurur ve sabırsızlıkla oyuncakların gelmesini beklerdik. Babam her fabrikadan eve döndüğünde koşarak kapıya çıkar ellerine bakardık ancak her seferinde babamın elleri boş olurdu.. Yılbaşı gelir geçer diğer tüm işçi çocukları arkadaşlarımız hediyelerini almış, biz üzüntü ile bakardık. O zamanlar babamın elleri boş gelmesini, onun ihmalkâr oluşuna bağlıyor ve annem de, biz de ona kızıyorduk. Büyüyünce anladım, meğer babam yılbaşı hıristiyan yortusunu protesto ediyor Müslüman aile çocuklarını o küfre bulaştırmak istemezmiş.. Bilmeden eve getirdiği ve abimin bilgisiyle doldurduğunuz o forumu teslim etmez yırtıp atarmış.. Yılan başı üzerinden bir hafta geçmiş, her…

Kasko Sigortası Caiz mi ?

Hocam “kasko yaptırmak caiz mi?” sorusuna alimlerimizin verdiği “kasko caiz değil” fetvası üzerine bazıları şöyle itiraz ediyorlar : “Kasko yaptırmak bir tedbirdir. Tedbir almak tevekküle aykırı değildir. Sebeplere yapıştıktan sonra tevekkül edilir. Tedbir almak, sebeplere yapışmak da dinimizin emridir” Buna cevabınız nedir ? Kasko yaptırmak tedbir olarak değerlendirilir mi ? Cevap: Bismillahi.. Arkadaş hak ile batılı birbirine karıştırmış. Evet tedbir almak lazım. Dinimiz tedbiri elbette emreder. Ancak faizi kumarı hırsızlığı da yasaklar, haram eder. Bu itibarla “belki ileride fakir olurum şimdiden tedbir alayım” diyen bir kişi nasıl ki kumara faize hırsızlığa gidemez ise.. “Belki kaza ederim bir tedbir alayım da kaskoya gireyim!” De diyemez. Çünkü Allah “Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin” buyuruyor. Batıl yol: hırsızlık rüşvet faiz kumar.. Kasko nedir peki, Batıl yol mudur ? Alimler incelemiş ve batıl olduğunu tespit etmişler. Çünkü evvela kaskoda faiz var. 10 bin lira veriyorsun sonra “kaza yaptım hadi bana 50 bin lira öde !!” Nereden geldi o 40 bin ? Kimin parası bu !? Bin lira verip 1 lira fazlasını istesen bu 1 lira faizdir haramdır. Ikincisi kaskoda kumar var. Çünkü verdiğin paranın akıbeti meçhul. Ya hiç kaza etmeyip zarar edecek ya da daha fazlasını alacak.. Bu yönüyle de kumardır. Kazaya karşı tedbir…

Insana Secde
Genel , Hadis , İslami hayat / 8 Haziran 2019

Allah’ın yüce ismiyle..   “Sahabeden Muaz bin Cebel ra o zamanlar Rum diyarı olan Şam tarafına bir seferden dönünce gelir Allah Rasulü’ne secde eder. Peyganber efendimiz sas “bu nedir şimdi ey Muaz !?” diye sorar. Muaz: “Ya Rasulallah gördüm ki Şamda insanlar patriklere piskoposlara secde ediyorlar. O vakit içimden geçti ki biz de sana secde edelim çünkü tazim ve hürmete sen onlardan daha layıksın”   Peygamber Efendimiz: “Hayır bunu yapmayın. Allah’tan başkasına secde etmek layık değildir. Eğer Allah’tan başkasına secde edilmesini söyleseydim kadın kocasına secde etmesini emrederdim. Muhammedin canı elinde olan Allah’a yemin ederim ki kadın kocasının hakkını ödemedikçe Allah’ın hakkını ödeyemez. Deve sırtında bile olsa onu arzulayıp çağırsa kalkıp gelmelidir” [Müsned, Ebu Davud, Ibni Kesir, ibni Hibnan, Terğib, Şevkani; Sahih]1   Bazı rivayetlere sokuşturulan “kocasının bütün vücudu irin olsa ve kadın diliyle temizlese vesair..” lafları uydurmadır.   Farklı rivayetlerde Allah Rasulü sas Muaz ra’ sorar: Ya kabrime (ölüme) secde eder miydin? Hayır demektedir. Şu halde dirime de etme” Yani “ben de faniyim. Secdeye layık olan ancak ölmeyen Diri, Allahtır” demek ister.   Yine aktarılır, Medine’de bir deve Rasulullah’a secde eder. Bunun üzerine insanlar “Ya Rasulallah akılsız şuursuz bir hayvan bile sana secde ederken bizlerin sana tazim ve saygımızı sunmamız…

Cevap: medrese talebesine bilmeceler
İslami hayat / 1 Şubat 2019

1. Bilmece “Hoca tahtaya yazdı: ان زيد كريم yazdı ve Enne zeydün kerimin” diye okudu. Nasıl olabilir ? manası nedir ?   2. Bilmece “Ahmakılhımara” ne demek ?   3. Bilmece من من من من من من من ne demek ? nasıl okunur ?   1. Bilmecenin cevabı “Enne zeydün kerimin” أن زيدٌ كـ ريمٍ Yani zey geyik gibi iniledi.   2. Bilmecenin cevabı “Ahmakılhımara” Ahmed eşekten korun demektir. Ahmed terhim edilerek ahme olmuş, qı zaten korun demek. أحم ق الحمار   3. Bilmecenin cevabı من من من من من من من okunuşu: men menne min mennin münne min mennin manası: kim bir iyilik ederse ona bir iyilik edilir.

İMAM

Allah’ın yüce adıyla. “İmam” lider, önder demektir. Bu kelimeyi ilk defa Kuran’la duyduk Hz Allah, dostu İbrahim’e “seni insanlığa imam yapacağım” dediğinde1. Ve Allah’ımız “ahiret günü her insanı imamıyla çağıracağız”2 buyurmuş olunca.. Yani dünyada hangi liderin (imamın) izinden gittin ise, ahirette onunla birlikte olacaksın..” Bir de Müslümanların duası var “Allahım bizleri mütteki kullara imam eyle“3 O yüzden.. Rasulullah efendimiz imamdı sas Hz Ebubekir RA efendimiz imamdıHz Ömer Ra Efendimiz imamdıHz Osman Ra efendimiz imamdıHz Ali Ra efendimiz de imamdı.. imamlığın kıymetini anlamak için bu kadarı kafi.. Hayır, Türkiyede cami imamı bundan farklı değil. Bizzat budur, Kuranda sözü edilen imamdır. Belki imamlarımız amel cihetinden makamın yerini tam dolduramıyor. Ancak bu şan, bu fazilet o makamın içeriğinde münderictir. Dünyada en büyük rütbe Cuma Namazına liderlik yapmaktır.4 Sahabe geldi “Ya Rasulallah bana bir amel öğret ki onu yaparsam Cennete gideyim” deyince Peygamber Efendimiz ona “imam ol” buyurdular. “Eğer olamazsan imama en yakın ol, namazını imamın gölgesinde kıl.”5 Diğer bir hadisinde “Allah namaza liderlik yapan İmamın başını sıvazlar”6 ve “Allah namazda imamın kalbine nazar eder, onda hayır arar, görürse daha cemaate bakmaz, bütün cemaati ona bağışlar namazlarını toptan kabul eder”7 İmam olmak mı üstün, müezzin olmak mı ? Konusunda müçtehit alimler ihtilaf edince “Müezzinlik…

Tövbe Sütunu ve Ebu Lübabe Ra
Hadis , İslami hayat , Tahkikat / 4 Aralık 2018

Ebu Lübabe direği veya Tövbe Direği veya أسطوانة التوبة Hendek gazvesinden hemen sonra Allah rasulu sallallahu aleyhi ve sellem 3000 sahabesiyle birlikte yürüdü, anlaşmayı bozmuş ve islam düsmanlarıyla birlikte hareket etmiş olan Beni Kurayza yahudilerini (kalelerini) kuşattı. Ya Müslüman olmak, ya savaşmak ya da teslim olmaktan başka çareleri yoktu. Ancak teslim olmaları durumunda başlarına ne gelir öğrenmek için Müslümanlardan biriyle istişare yapmak istediler. Ve eski komşuları tanıdıkları Lübabe bin Abdilmunzir hazreterini istediler. Allah rasulu Ebu Lubabeyi onlara gönderdi. Kaleye gelişinde onu ayakta karşıladılar, kadınlar çocuklar yüzüne karşı ağladılar. Ebu Lubabenin kalbi rikkate geldi onlara acıdı. Sordular Muhammedin bize teslim ol teklifini kabul edelim mi ? o da ağız ile “evet teslim olun” dedi ancak eliyle boynunu işaret ederek “bu sizin sonunuz olur” demeyi ima etti. o anda yerimden kıpırdamadan Allaha ve Rasulüne ihanet ettiğimi anladım dedi ve pişmanlıkla çıkıp onu bekleyen Rasulullaha da uğramadan doğruca Mescidi Nebeviye vardı ve kendini bir direğe bağlattı ve “ya burada yemeden içmeden öleceğim ya da Allah tövbemi kabul edecek” dedi. Peygamberimize bu iletildiğinde “Eğer bana gelseydi onun için istiğfar ederdim ancak o yapacağını yapmış, Allah tövbesini kabul etmedikçe onu direkten çözecek değilim” buyurmuştur. Namaz ve hacet vakti hanımı veya kızı onu çözüyor gündüzleri oruç tutuyor…

Kız Erkek Ayırımı Bebekken Başlar

Soru: Allah Rasulü sas yeni doğmuş bebeğe sarı renk giydirmeyi yasaklamış mıdır, bu işin aslı nedir ? Cevap: Allah Rasulü sas cinsiyet ayırımına çok önem vermiş ve erkeğin kadınsı tavırlar, kadının erkeksi tavırlar göstermesini yasaklamış bu yasağı ihlal edenlerin lanet olacağını haber vermiştir. (1) Bu itibarla konuşma şekli, davranışlar ve giysiler çocuk erkekse erkeğe, kız ise kıza özgün olmalıdır. Hatta bebek kundağı ve beşiğin rengi bile.. O gün Asr-ı Sadette doğan çocuk erkek idi ve hazırlanan kundak kızlara özgün renkte sarı idi. Allah Rasulü sas bunu görünce razı olmamış kızmış ve derhal değiştirilmesini emretmiştir. Şimdilerde unisekiz denilen güya her iki cinsiyete uygun kıyafetler türemiştir. Bunlar dinen caiz değildir. Ileride başgösteren eşcinsellik gibi sapıklıklar anne babanın bu husustaki hataları ve cahillikleri yüzünden olmaktadır. Erkek çocuk küçük yaşta erkek gibi, kız çocuğu da kız gibi yetişmelidir. Baba oğluna rol-model olmalı, anne de kızına. Bunun için erkek çocuklar babayla daha çok vakit geçirmeli annenin dünyasına mahkum olmamalıdır. Keza Medresede okulda da kızların öğretmeni kadın, erkek çocukların öğretmeni erkek olmalıdır. Isa Erdoğan 27.11.2018 gop __________ ١- [عن عبدالله بن عباس:] لعن رسولُ اللهِ ﷺالمُترجِّلاتِ من النساءِ والمُخنَّثين من الرجالِ وقال: أخرجوهم من بيوتكم قال: فأخرج رسولُ اللهِ ﷺ فلانًا وأخرج عمرُ فلانًا. [مسند أحمد ٣/٣١٤ • إسناده…