Allah’ın yüce Adıyla..
Mahalle baskısı bir zamanlar Türkiye’nin gündemine oturmuş bir konu. Şikayetçi olanlar laik kesim. Müslüman mahallesinde rahat olmadıklarını istedikleri gibi salyangoz satamadıklarını haftalar boyu anlattılar. Yalan söylüyorlar. Öyle bir baskı mevcut değil halbuki. keşke olsa. Hatta gazeteci Ayşe Arman mahalle baskısı var mı yok mu öğrenmek için güya Fatih ismailağa mahallesine dekolte kıyafetle gelmiş sonra yaşadıklarını gazete köşesinde yazmıştı. Aklımda kalan “o mahalleye girince baktım herkes çarşaflı herkes Cübbeli sarıklı sakallı kadılar tepeden tırnağa kapalı bir an kendimi çıplak gibi hissettim..” demişti. Ne iyi
Hacı Salih Efendi Cami bahçemizin çaycısı. Dün sabah birlikte çay içtik. Bir koşu gitti poğaça simit aldı geldi. Yakında Ecrin börekçi var, oradan aldı sandım, sormadım. Çünkü ben oradan alışveriş yapmıyorum. Ramazan’da kaldırıma masa koyuyor herkesin gözü önünde millete oruç yediriyor.. Uyardık kaale almıyor.. Yılmaz abi açtı konuyu ben açmadım “nereden alıyorum ben simiti poğaçayı biliyor musun arka sokakta bir yer var oradan. Bu Ecrin börek Ramazanda açıyor millete oruç yediriyor hayatta gitmem oraya!” Dedi hayret ettim.
Caminin çaycısında bile bu şuur bu dert.. Allah tüm müminlere nasip etsin.
Boykot çok önemli. Haramı, haramzadeleri boykot etmeyi, Allah için buğuz etmeyi, Allah için terk etmeyi (Hicreti) terk ettiğimiz için bu haldeyiz.
Islah amaçlı “Mahalle baskısı” toplumu çizgide tutmanın en etkili yolu. On müşteri Yılmaz abi gibi yapsa ve onlar neden boykot edildiklerini bilse o cürüm son bulur, haramlar yok olur Allahın izniyle toplum ıslah olur.
Bitmedi. Yılmaz abi yine anlatıyor “Geçenlerde evde abdestimi aldım biraz da geç kaldım cuma namazına geliyorum ezan okundu okunacak şu dibimdeki esnaf, yanından geçerken 5 çay istedi. “Cuma saati getiremem” dedim. “Namaz mı önemli ekmek parası mı !” Dedi. Allah’ın emri her şeyden önemli dedim. “Bak bida senden çay almam” dedi “istediğin yerden al” dedim ve günde 15 yirmi kadar çay alan müşteriyi sildim. Ha ihtiyacım var mı var. Ancak böyle adamların parası lazım değil. Benim rızkımı Allah veriyor..”
Helal olsun baba yılmaz abi !
Bakın burada da mahalle baskısı var; herif baskı yapıyor, alma gücünü kullanarak.. küfür ve isyana teşvik ediyor, Allah’a itaati yok etmeye çalışıyor..!
Ey Müslüman,
Allah için sen de mücadeleye katıl, batıl olanı, hatalı olanı boykot et, bu güzel insanları destekle.. Bari gel bir bardak çay iç.
Yılmaz abi sabah erkenden çay ocağını açar ben işrak camisinden çıkmadan gelmiş olur. Lakin sabah cemaatinde hiç görmem. Dün sabah buna takılayım, laf arasında da sabah namazını tembih ederim dedim.
_Yılmaz abi maşallah erkencisin
_Hocam ben sabah namazından sonra daha yatmam.
_Ama seni camide göremiyorum sabahları ?
_Ben namazı üretmen camisinde kılarım orada arkadaşlar var iki laflarız bir çay içeriz sonra buraya gelirim”
Aklıma Mahmud Efendi hocamızın Abdulhak’a söylediği söz geldi. “Sen yine de namaza buraya gel sen bu caminin adamısın” dedim.
Mahmud Efendi Hz İsmailağa Camii Vakfında görevli olan Abdulhak’a bir gün sorar “Sabah yatsı namazlarında neredesin seni camide göremiyorum” o da cevap verir “efendim evimin yanı başındaki camide kılıyorum o vakitleri” Efendi Hazretleri “Hayır tüm namazları burada kılacaksın sen bu caminin memurusun” der.
Böyle güzel insanların hikayelerini konuşmak işitmek çok faydalıdır. Diğer insanlara örnek olur. Bazı istidadı zayıf insanlar Enbiya ve Evliyayı örnek alınamaz görür.. Ancak kendi gibi birinin başarısını örnekleyebilir. Tarikatta bu durum “Bazen kıdemli salik, Mürşid-i kâmilen daha ziyade mübtediye fayda eder” sözüyle açıklanır
Yılmaz abide alınacak örnek davranışlar:
Sabah namazı camide olması. Namaz akabinde yatmayıp dükkanı erkenden açması. Cömert ve ikramsever olması. Allah’a asi olanlara karşı tavır alması. Dinini inancını üç kuruşa satmaması. Hocaları sevmesi din adamlarına hürmet tazim etmesi ve böylece hocaların kalbinde yer alması.
“Kişi sevdiği ile beraberdir”
Isa erdoğan 14.08.2020

Yorum Yapılmamış