Hasbi Abdülkerim Hocamız k.s

18 Nisan 2020

Ölmeyen Allah’ın yüce Adıyla 

Hasbi Abdülkerim hocamız Trabzon Of’ta 1938 yılında 6 kardeşin beşincisi olarak dünyaya gelir. Hasbi Abdülkerim Hoca efendi Mevlana Ali Haydar Efendi zamanından beri Mahmud Efendi Hz yanında olan onun sadık müridi en yakın dostu sırdaşıdır. O yüzden Mahmud Efendi Hz “o bana efendi babamın emanetidir” diyerek ona her zaman ayrı bir ihtimam göstermiş ve gösterilmesini istemiştir.

Hasbi hocamız -eski ihvandan- işittiğimize göre- bazen hastalanır hastalandığı zaman nazlanır Mahmud efendi hazretleri de mübarek onun nazını çekermiş. Yine böyle hasta camideki odasında yatarken talebeye bağırmış çabuk bana efendiyi çağırın okusun beni demiş te Mahmud efendi hazretleri o an kürsüde vaaz ederken vaazı bırakıp derhal Hasbi hocayı okumaya gitmiş ve tekrar dönerek vaaza devam etmiştir.

Hasbi Abdülkerim hocamızla çok hatıralarımız var. Ondan çok şeyler de dinledik öğrendik Allah razı olsun. Şu kadarını şimdilik arz edeyim.

Hasbi hocamız Büyük İsmailağa Kur’an kursunda Hadis hocası olmakta beraber İsmailağa camiinin de resmi müezzini, Mahmud Efendi hazretlerinin ilk hanımından bacanağı ve en yakın vekilidir. İsmailAğa camiasının en ileri gelen hocası, alimi idi. Müezzin olduğu yıllarda diyanet tarafından belli bir süre müezzinlik yapmış olanlara ‘imamlığa geçme hakkı’ tanınmış ancak Hasbi hocamız Mahmud Efendi hazretlerinden ayrılmamak için imamlığa gitmemiş İsmailağa Camii’nde müezzin olarak kalmıştır.

Hasbi hocamız aynı zamanda hüsnü at üstadı bir hattat idi. Kendi el yazısıyla nice vecizeler beyitler yazar onları teksir ederek ihvana rizaen lillah meccanen dağıtırdı. Bu teksirlerden elimizde toplama kalın bir klasör olmuştur, bir çoğunu kardeşi Havva Özkan hoca hanım kitabının sonuna derc etmiş oradan bakılabilir 

Ezan 

İsmailağa camiinde Mahmud Efendi Hz mikrofon kullanmadığı için ezanlar çıplak sesle minarenin şerefesinden okunur. Hasbi hocamız hastalığı sebebiyle mübarek kilolu idi. Bundan ötürü minareye çıkamazdı, O yüzden Caminin hemen karşısında bulunan Şark Sofrası lokantası sahibi ihvanımızı filanca Amcaya vazife vermiş o da Hasbi Hocamız yerine minareye çıkar o da kendine mahsus edasıyla ezanları yıllar boyu meccanen okurdu. Öyle ki onun sesi Ismailağa ile adeta özdeşleşmişti. Mikrofonsuz çıplak sesle ezan okumak kolay değil, eğer bağırmazsan kimse duymaz, bağırsan makam yapamazsın..

Hasbi hocamız cami içinde daima müezzinlik mahfilinde oturur, kendileri ne zaman aransa camide o yerinde hazır olurdu. Efendi Hazretleri çok defa kendi yerine Hasbi hocayı kürsüye çıkarır, vaazları ona yaptırırdı. Özellikle Cuma öncesi vaazları ve bazen pazar vaazlarını ve Efendi Hazretlerinin İstanbul’da olmadığı birçok zaman Hatm-i Haceganı Hasbi hocamız yaptırırdı.

Hocaların hocası 

Efendi Hazretleri Hasbi hocayı okutmuş ve icazet verdikten sonra ismailağa Camii’nde talebeleri okutma işini, Arapça Tefsir Fıkıh Akaid Hadis derslerini Hasbi Hocaya tevdi etmiştir. Nice kıdemli hocalarımız medrese derslerini 70-80’li yıllarda İsmailağada Hasbi Hoca’dan okuduklarını ifade etmişlerdir. Bu yönüyle Hasbi hocamız ekseri İsmailağa hocalarının hocasıdır.

Bahusus Cübbeli Ahmet Hoca “o etkili vaaz üslubunu nasıl elde ettiniz?” sorusuna “iki zattan tesir alarak elde ettim: Mahmud Efendi Hazretleri ve Hasbi hocadan” demiştir.

Fakir de arkadaşım Ebubekir hocayla talebelik yıllarında Hasbi hocamızdan hadis dersi talep ettik, o bizleri kırmayarak -çok ta hevesli olmadığı halde- kabul etmişti. Mübtediler için tavsiye ettiği Allame müfessir Muhammed Sabuni’ninMin Künuz is-Sunneh” kitabını aldırmış onun içinden ilk ders için seçtiği “Yedi sınıf arşın gölgesinde eninyette olacak” hadisini bize ders olarak ezberletmiş biz de ezberimizi onun mahfiline çıkarak ona arz etmiştik. Hocamız hevesinin kırık olma sebebini “geliyorlar ders istiyorlar, sonra devam etmeden bırakıyorlar” diyerek açıklamıştı 

Efendi’nin Vekili

Hasbi hocamız Mahmud Efendi Hazretlerinin adeta sözcüsü idi. kürsüden İhvanlara tembih edilmesi lüzumlu nice meseleleri Efendi Hazretleri yerine Hasbi Hoca söylerdi. Hasbi hocamız bir gün bunu itiraf etti, bazı insanlara dokunacak uyarılar yaptıktan sonra buyurdu ki “Bunları aslında size Efendi Hazretleri söyleyecekti ancak bana dedi ki “Hasbi Sen söyle bunları, bana darılmasınlar”

“Vekil asıl gibidir” olduğu hususundan gafil olan niceleri Hasbi hocanın o ikazları, haksızlığa, şeriatsızlığa karşı tavizsiz duruşu sebebiyle Hasbi hocaya darılmışlar ve gizli bir muhalefet tavrı içinde hareket ederlerdi. Hasbi hocamız onlardan çok eza çekmiş ve ancak sabretmiştir.

Hasbi hocamız vefat ettiği zaman Efendi Hazretleri bunları kastederek “Hasbi Efendi’yi burada istemeyenler şimdi kına yaksınlar” buyurarak için için sabrettiği o üzüntüsünü izhar etmiştir.

Hasbi hocamızın vefatından bir süre sonra Mahmud Efendi Hazretleri Şehitlik Mezarlığında metfun ihvanın kabirlerini bir bir ziyaret etmişler, Hasbi hocamızın Allahu alem ahiretteki halleri ayan olmuş ki Hasbi hocanın durumu hakkında “gayet iyi, ferahlık içinde olduğunu” ifade buyurmuşlardır.

Hadis Hassasiyeti 

Hasbi Hocamız Rasulullahın hadisleri üzerinde ehemmiyetle durur hayatını Hadis’e ve Rasulullahın sünnetini müdafaya adamıştı adeta. Bu durumu izah sadedinde “Çünkü Kuranı tutan savunan çok.. ancak Rasulullah’ın hadisleri garip sahipsiz bu zamanda” derdi. Hasbi Hocamız aşkın bir Rasulullah sevgisiyle gönlü coşar Rasulullah’tan bahsederken duygulanır gözleri dolardı. Sallallahu aleyhi ve sellem

Hasbi hocamızdan işittiğim nükteler 

şöyle anlatırdı “bir eşeği düğüne çağırmışlar O da durun semerimi alıp hemen geliyorum demiş. ne semeri düğüne gidiyorsun eğlenmeye demişler. eşek ben eşekliğimi bilirim olur ya beni işe koşarlar su taşıtırlar ben yine semerimi yanıma alayım demiş..” Hasbi hocamız bu kıssayı anlatır sonra genç acemi hocalara her ortamda Hoca olduklarını unutmayarak her an vazife yapabileceklerinin şuurunda hareket etmeleri gerektiğini tembih ederdi

yazılıyor.. 

Vefatı ve Türbesi 

Hasbi Abdülkerim hocamız 2001 yılının Nisan ayında 63 yaşında rahmeti Rahman’a kavuşmuştur. Mübarek kabri Edirnekapı Sakızağacı. Şehitlik içinde en alt sırada sağ taraftadır. Merhum Abdülmetin hocanın mezarının yanındadır. Allah rahmet eylesin, makamını âlî mekanını Cennet eylesin. Şefaatine bizleri nail eylesin. Hasbi Abdülkerim hocamız hakkında kız kardeşi Havva Özkan hoca hanım tarafından yazılmış bir de eser vardır

isa erdoğan

Havva Özkan’ın Kitabı

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın