Türk Hava Kurumu ve Orman Yangınları

Türk Hava Kurumu denilen şebeke 1925 den beri 800 ton altın değerinde yardım parası toplamış. Nereye gittiği meçhul. Bugün Türkiye Cumhuriyeti nin mevcut altın rezervi ise sadece 650 ton. Buna rağmen THK orman yangını söndürme faaliyetlerini Türkiye için asla ücretsiz yapmaz bilakis milletten devletten söndürme paralarını çatır çatır almaktadır. Şu Durumda bu örgüt neyin yardımını topluyor ?? “Bugün Airbus’ın değeri 92 milyar dolar. THK bugüne kadar topladığı para 50 milyar Dolar. Yani en azından Airbus ın yarısı kadar bir şirket olabilirdi. Ancak hiç bir imalat üretim yok. Ve bilindiğinin aksine Türkiye’nin havacılık yatırımlarının öncüsü değildir ve m.kemal de kurmuş değildir. Sadece m.kemal parayla sattığı Nutuk kitabının gelirinden 10bin lira yardım etmiştir. Hepsi bu..” THK örgütünün uçakları eski/demode olduğu için 45 derece ısı üzerinde çalışmıyorlar o yüzden bu defa yangın söndürme ihalesini alamamıştır. Yoksa m.kemalin hatırasına ihanet filan alakası yok. Kaldı ki o örgütü kuran o değil Türk Hava Kurumu kimlerden oluşur ve geliri neler ? Ekseriyeti CHP zihniyeti ve emekli askerlerden oluşur ve 800 kadar müdürü vardır.. THK’nin kurulduğu yıllardaki gelir kaynaklarını şöyle sıralamak mümkündür: 1. Halkın bağışları 2. Tayyare Piyangosu (27) 3. Fitre-zekât ve Kurban derileri 4. Tayyare Pulu (tutkallı makbuz) 5. El ve duvar ilanları imtiyazı 6. Her…

CİN الجن
Genel , Hatıralarım , İslam İnancı , Tahkikat / 26 Haziran 2021

İns-i Cinn’in Rabbisi Allahın Adıyla.. Bu çalışmada şu soruların cevabını konu edeceğiz: 1. Cin çağırmak var mı ? 2. Cnle Konuşmak var mı ? 3. Cin kullanmak mümkün müdür ? Kısa ve öz Cevap: Üçü hakkında da evet, bir yere kadar. İnsan, gözüne görünmeyen bu cinni varlıklarla kısıtlı ölçüde temasa geçebilir, onlara “kitabı sağa çevir, sola çevir, kapıya vur” gibi basit komutları yaptırabilir, bazı kolay sorular sorup cevaplarını alabilir. Bunlar mümkündür. bu sayılanların mümkün olduğu nice tecrübeden anlaşılmıştır. Kendim cinci değilim ancak benim de tecrübelerim var.. Bir ikisini aşağıda anlatacağım. Cinlerle diyalog “nispeten, kısıtlı ölçüde mümkün” dediğimin sebebi bir yanlış algıyı düzeltmek; bazılarının iddia ettiği gibi bu cinleri kapı kölesi yapıp, onları “huddam” hizmetçi gibi kullanmak söz konusu değil. Bu ancak Alaattin’in Lambası gibi masallarda olur. Aksine “Benim cinlerim var onları emrim altına aldım, onlar benim huddam’ım” diyenlere baktığımızda genelde kendileri cinlerin kontrolü altına girmiş, cinlerce yönetilen zavallılar olduklarını müşahede ettik. Bunlar bir süre sonra haddini aşan iddialara kalkışırlar yok şeyh! olurlar, yok mehdi! olurlar ve sair..! Ancak cinlerle irtibata geçip bazı cevapları gerçekten alabiliyoruz. Basit bir iki örnek üzerinde sağlama yapıldığında doğru cevaplar verdikleri de görülebiliyor ancak derin konularda ve ciddi meselelerde iş zıvanadan çıkıyor. “Şu büyüyü bu adama…

Dini Hikayeler ve İbretler
EDEBİYAT , Genel , İslami hayat / 22 Haziran 2021

Benim selamımı söyle sana bir kese versin …yazılıyor Aslan kurt ve tilkinin hikayesi …yazılıyor Kabirde ağlayan adamın hikayesi …yazılıyor Toprağa tamah eden adamın hikayesi …yazılıyor Nasrettin hoca eşeğe okuma öğretiyor …yazılıyor Sabaha kadar 100 sanduka yapacaksın …yazılıyor Kralın kulakları eşek kulağı …yazılıyor Kör kel ve abras hastası 3 fakirin hikayesi …yazılıyor …

Hocanın Tamir Dosyası
Genel , Medrese , Özel / 18 Haziran 2021

Bismillah.. Tamiratı nasıl yapıyorum ? Küçüklüğümden beri eşyalarımı söküp içine bakmaya, bozuk olanlarını tamir etmeye meraklıydım. ancak bunun dışında herhangi bir kimseden tamirat eğitimi almış değilim. İlk söktüğüm şey babamın teybi oldu. Eski nostaljik diyebileceğimiz bir teybi vardı. 10 yaşlarında ben içindeki mıknatısları almak için sökmüş kablolarını koparmıştım. Babam akşam eve geldiğinde teybi o vaziyette görünce epeyce üzülmüş bizlere kızmıştı.. Ancak Allah için.. kızmak söylenmek dışında bir fiske dahi vurmadı. Babam dünyalık şeylerden dolayı bize asla vurmazdı. Babamın nostaljik yatay teybi.. O gün bugün bozulan eşyalarımı dolma kalemlerimi kapaklı kalemliğimi şifreli çantamı volkmenimi söküp içine bakmış tamir edebileceğim bir vaziyet görülüyorsa tamir etmişimdir, en azında denemiş yapmaya çalışmışımdır. Bundan sonra da evlilik hayatımda bir çok eşya bozulmuş veya sökülmüş veya kırılmıştır. Yerinden çıkmış dolap kapakları bozulan raf rayları, duşakabin kapağı, damlatan musluklar.. gibi kadınların başına gelen bir çok ev tamiratı benim işim olmuştur. Böylesi hiç bir basit şeye tamirci veya usta çağırmam. bir mobilyayı kendi başıma söker kendi başıma takarım. Kırılan yerlerini vidayla tutkalla ilave parçalarla tamir ederim. Doğrusu ev eşyası tamiratı konusunda ilk örneğim aile dostumuz Bursalı Rifat amca olmuştur. Rifat amcayı Fransa’dan hatırlarım bozulan arabasının altına yatar üstüne çıkar kendi tamir ederdi.. Hani bir keresinde elleri yağdan simsiyah…

Muhammed Ali Sabûni R.A Hakka Yürüdü

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla  Asrımızın yetiştirdiği ender alimlerden Ehli Sünnetin Suudi Arabistandaki kalesi ve ahir ömründe Türkiye nazili, Safvet-üt Tefasir ismli muazzam tefsirin sahibi Muhammed Ali Es-Sabuni Hz bugün ruhunu Rahmana teslim etmiştir. Allah rahmet eyleye mekanı cennet makamını âli eyleye Muhammed Ali Sabuni hocamız bizlere kendi eserlerini okutmada umumi bir icazet vermiştir bununla beraber senedinde kendisi de bulunan bir hadis-i şerifi nakletmemiz konusunda da hususi bir icazet vermişlerdir. Allah Razı olsun Muhammed Ali Sabûnî, şeyh Mahmud Efendi Hz’ne intisaplı mıdır ? Merhum Muhammed Ali Sabuni Hz’nin çevresinde olan bazı arkadaşlar, bilmemekten veya farklı sebeplerden ötürü kendisinin Mahmud Efendi Hz’ne intisabını inkar cihetine gitmekteler ve oğlu Enes Sabuniyi delil göstermekteler..  Biz de bugün konuyu telefonla Hüseyin Avni hocaya sorduk. Sizin bu konudaki bilginize müracaat ediyoruz dedik. Hüseyin Avni Kansız hocaefendi “Ben de bunu Efendi Hazretlerimize sordum, Efendi hazretlerimiz şöyle anlattı “Muhammed Sabuni efendi benden Tarikat dersi almak istedi, ben de ona istihare yapmasını söyledim, o bana şimdi bir nispet ver dedi. Biz de ona tarikat dersini değil ama başka virdler verdik” buyurdular” dedi. ve ekledi “Bir cuma günü Mahmud Efendi Hazretlerimizi ziyaret etmek için teşrif odasında beklerken Fastan bir alim gelmişti 40 yaşlarında.. onun Efendi Hz ile görüşmesine…

Kitap ciltleme ve Tamirde Kullandığım Malzemelerim
Genel , İslami Sanatlar / 24 Şubat 2021

Kitap ciltlemek, yurtılmış dağılmış kitabı tamir etmek için gerekli malzemeler: Cilt bezi veya cilt kağıdı (plastik) Şiraze ayırgaç (ara ipi) astar ara kağıdı mukavva karton Kitap ciltlemek için gerekli aletler: Maket bıçağı demir cetvel kağıt bant koli bandı tutkal Kıskaç Press aleti Kesici (kağıt kesme makinesi)                                         Diğer alet ve malzemelerin resimleri eklenecek inşaAllah isa erdoğan

Kitap Ciltlemede Kullanılan Malzemeler
Genel , Özel / 23 Şubat 2021

KARTONLAR Krome Kartonlar : Bir yüzleri satine edilmiş olup çoğunlukla ilaç kutuları ve diğer küçük ambalaj işlerinde kullanılır. Krome Lüks Kartonlar : Bir yüzleri çok iyi satine edilmiş olup lüks kapak, davetiye, kartvizit, reklam işlerinde tercih edilir. Bristol Kartonlar : Çok iyi cins kartonlar olup kapak işlerinde kullanılır. Dosyalık Kartonlar : Bristol cinsinden olup genellikle dosya ve karteks işlerinde kullanılır.  MUKAVVALAR Gri Mukavva : El işlerinde ve makinelerde kullanılmak üzere 2 çeşit imal edilir. Uzun elyaflıdır. Kutu, ambalaj, anakart ve benzeri işler makinelerde kullanılan, ciltlemede kapak olarak kullanılanlarda elle yapılır. Kullanılmış eski kağıtlardan imal edilirler. Saman Mukavva : Yanlız el işleri için imal edilirler. Kısa elyaflı olup gevrek bir yapıdadır. Çabuk kırılır. Ana maddesi buharlaştırılmış samandır. Paket olarak hesaplanır. Ucuz olduğundan kalitesiz cilt işlerinde kapak olarak kullanılır. Holzpappe (Odun hamurundan) : Bu mukavvaların öz maddesi kısa lifli odunlardır. El işleri için yapılanları paket usulü hesaplanır. Makinede kulllanılacak olanlar ise gr/m2 olarak hesaplanır. Takvim ve çeşitli pano işlerinde kullanılır. Astarlı Mukavva : Hem el işlerinde hemde makinede kullanılacak şekilde imal edilir. Ana maddesi buharlaştırılmış odun parçalarıdır. Astarlı olduğundan lüks kutu işlerinde ve ambalaj yapımında iyi netice verir. Preslenmiş Mukavva : Hadern denilen bir maddeden yapılır. Sert bir taşla zımparalanıp cilalanır. Çok sert…

Padişah “Bu Kitabı Sen Yazmadın” Kıssası
Genel , Medrese / 25 Ocak 2021

Allahın Yüce Adıyla Evvelce İslam ülkesinde hüner sahipleri, alimler, mucitler hünerlerini gelir sarayda padişahın huzurunda sergiler, alimler yazdıkları yeni kitaplarını arz eder ve Padişahın iltifat ve ikramlarına mazhar olurlarmış.. Bir çok alimin tek gelir kapısı da bu imiş.. Aldıkları bu hediye ve ikramlarla geçinir ve maişet kaygısına düşmeden ilmi çalışmalarına yoğunlaşırlarmış.. Anlatılır, Bu alimlerden biri de İbn-i Hacib adıyla meşhur “Kafiye”nin yazarı Cemalettin Osman Hz’dir. Yeni bir kitap yazmıştır Arapça üzerine ve kitabının adı “Şafiye“dir. Saraya gelir eserini arz eder. Sırası geldiğinde geçer padişahın huzuruna kitabını tanıtır. Padişah “oku bakalım” der İbni Hacib hazretleri baştan sona okur.. Padişah beğenmez.. Daha doğrusu itiraz eder Bu kitabı sen mi yazdın der. İbni Hacip tabiki efendim henüz yazdım bitirdim der. Padişah Ama biz bu kitabı zaten ezbere biliriz der ve bir çırpıda ezberden okur. İbni Hacib şaşırmıştır.. Padişah “bunu bizim hanım sultan da bilir” der ve perde arkasından bir kadın sesi kitabı baştan sona ezbere okur. İbni Hacib daha da şaşırmıştır.. Padişah “hatta benim şehzadem dahi bu kitabı bilir ezberden” deyince bu defa yanında oturan oğlu başlar okumaya ve İbni Hacib hazretleri şaşkınlıktan ne diyeceğini nasıl savunma yapacağını bilemez. Padişah “bir daha yazacağın kitabı sen İbni Hacib olarak yaz da gel” der. İbni…

Sinema Mı Daha Etkili Cami-Medrese Mi ?
Genel , Medrese , Tahkikat / 3 Ocak 2021

Allah’ın yüce Adıyla.. “Bir caminin menzili ancak bir kaç kilometredir. Bir okulun/medresenin kapsadığı mesafe beş on kilometrekare… Ancak sanat menzilsizdir. Bir filim 40 bin kilometreyi yani bütün dünyayı kapsar. Sanatın, filmin gücü bütün dünyayı dolaşır.” demiş Minyeli Abdullah ve Hür Adam filimlerinin yönetmeni Mehmet Tanrısever.  “Neden filim çekmeye başladınız?” sorusuna böyle cevap veriyormuş.. Ve bu sözü öyle tutmuş ki bir vecize gibi bazı kesimlerce kabul görmüş. Çağrı filminin yönetmeni Akkad bu iddiayı biraz daha uçurmuş ve demiş ki “Eğer Hz Muhammed bu zamanda yaşasaydı bir filim yönetmeni olurdu!” demiş Değerli okurlarım ne dersiniz? Gerçekten sinema, camiden medreseden Kuran Kursundan, Zikir Tekke’den daha mı etkili? Medreselerde ders okutan allamelerin edemediğini, camilerde vaaz eden hocaların yapamadığını, tekke ve dergahlarda halkı irşae eden Meşayıh’ın sağlayamadığı etkileri iki üç saatlik filimler yapabilir mi ? Lafla peynir gemisi yürümez “Halep oradaysa arşın burada” Buyursun yapsınlar.  Bu iş bu kadar kolaysa neyi bekliyorlar hemen filim yapsınlar. Kapatalım medreseleri dergahları biz de başlayalım filim çekmeye.. ve millet topyekun irşat olsun! Herkes kolay yoldan iman sahibi olsun !.. Yapmadılar mı filmlerini, yaptılar! Üç beş saatlik değil, aylar yıllar sürecek kadar dini(!) film, dizi, sinema vs mevcut. Hepsi vizyona girdi, hepsi izlendi.. Aylar yıllardır da izleniyor. Hele bazıları o…

Hayattan Ne Öğrendim | Tecrübelerim
ANALİZ , EĞİTİM , Genel , Hatıralarım / 20 Aralık 2020

Allah’ın yüce adıyla 45 Yıllık ömrümde şunu öğrendim: Kırılan kalp tamir olsa da eskisi olmuyor.. Hiç kimseyi bir kere olsun kırmaya gör.. o kırıklığı tamir edemezsin. Uzaklaşır. Bu isterse en yakın dostun istese en iyi taleben olsun Millet nezdinde senden daha çok sevilen senden daha itibarlı birini eğer levm edersen onun itibar ve şerefini tenkıs ettiğini düşünme. Bil ki kendini tenkıs ve tad’if etmiş olursun. Kim iş yapacak kim Allah yoluna hizmet edecek hiç belli olmaz. Bazen zeki görülmeyen dersleri çok anlamayan bir talebe olur sınıfta en gözde en zeki talebeden çok daha büyük işler yapar. Ölçü zeki olmak değil. Adanmış olmak ihlâsla davaya bağlanmak Hasıma vereceğin cevap kısa olsun. Cevabın ne kadar uzun olursa itiraz ihtimali o kadar artar. Çok laf içinde illa ki bir açıklık bulur ve söylediğin onca delil boşa gider.. Cemaat olsun talebe olsun, yaşları konumları ne olursa olsun, sen vermediğin bir şeyi onlardan isteme, kendiliklerinden yapmalarını bekleme. Yani “yahu bunu da mı bilmiyorlar, neden kendiliklerinden yapmıyorlar” deme. Evet her nefis cahil bir çocuk gibidir yaşı başı kaç olursa olsun. Sen önce uygun bir dil ve yaşına münasip bir uslüple o “şeyi” öğret bildir sonra onlardan bunu tatbik etmelerini bekle. Sevgiler Allah için değil. Nefs için….

SÜNNETİ ANLAMAK
Bilgi , Dini Hüküm , Hadis / 5 Ekim 2020

Bismillahirrahmanirrahim 1) Lugatte Sünnet: yol, hareket tarzı, adet, kanun.2) Islam Şeriatında Sünnet: Dinin 2. Delili, teşri kaynağı.3) Hadis ilminde sünnet: Kavl-i Rasul, fiil-i Rasul ve takrir-i Rasul ile sıfat-i Rasul ve dahi Sahabenin filleri ve sözleri. (2.ci ile aynı)4) Usulü Fıkıhta Sünnet: Farzı bütünleyen unsur.5) Fıkıhta Sünnet: Farz dışında yapılan her dinî amel. (Muekket olan ve olmayan) Kuranda geçen “Sünnetullah” ifadesinde sünnet luğavi manada istimal edilerek Allaha nispet edilmiş ve Allahın tarzı, kanunu demek olmuştur. “Rasulullahın sünnetine ittiba etmeli” cümlesinde sünnet ile yine lugat manası ‘yol’ kastedilmiş olup “Rasulullahın din adına yaptığı her şey; bütün farzlar vacipler sünnet ve müstehaplar” murad edilmiştir. Sünnet Kitapla birlikde telaffuz edilirse (Kitap ve Sünnet) denirse Dinin 2. teşrî kaynağı olur, hadis ilmindeki Sünnet’le aynı şey kastedilir: Allah Rasulünun filleri sözleri ve onayları, hatta sahabelerinkileri.. Yani bütün hadisler. Bir amelin hükmü söylenmek istendiğinde mesela “selam vermek sünnet” “sübhaneke okumak sünnet” denildiğinde sünnet’in Fıkıhtaki manası (Farz olmayan sevaplı amel) kastedilir. Usulü Fıkıhta Sünnet, Farzı bütünleyen şey idi. Mesela: Namazda ruku (belden eğilmek) farz. Ellerle diz kapaklarını kavramak, sırt ve başın bir hizada düz olması, kol ve bacakların gergin olması, hareketin kesilip sukunetin olması ise sünnettir. Ruku farizası bu sünnetlerle tastamam ve mükemmel olmuştur. Yine rukuda ‘SübhaneRabbiyelAžıym’…

Kıssa Paylaşımında Milli Duruş ve Çinli Masalı
Genel / 4 Ekim 2020

Allahın Adıyla.. Israfa karşı olmak, iktisatlı davranmak elbette Allahın bizden istediği önemli bir iş. Bunun için çalışmak kıssa aktarmaya: evet. Ancak bunu israfın dibi olan gavurların uyduruk hikâyeleriyle yapmaya: hayır.Yıllarca o masalı “çin başbakanı..” diye anlatıp durdular. “Güya bir yemek esnasında tabağındaki son pirinç tanesini özenle yiyen çin başına “niye ki?” diye sormuşlar da o da “ülkemde 1.5 milyar çinli var her biri bir pirinç bıraksa ülke ekonomisi çöker demiş miş !! Şimdi aynı masal.. Bu defa masal kahramanı amerikada çalışan bir çinli işçi imiş ! Bi de Amerika şirketi yemek veriyormuş ve bir levha asmış “yiyeceğin kadar al aldığını ye” yazılıymış.. Bizim sazan oradan bize nasihat çekiyor “bakın herifler israfa karşı ne kadar duyarlıymışlar!” Diyor. Ve bu masallar dolaşır durur. Yazının altına da yazmışlar mı “prof. falan” sanki bana ayet oldu ! Allah aşkına ! Biz israfı iktisadı bu putperestlerden mi öğreneceğiz !? Bizim Enbiya ve Evliya kıssalarında hiç mi iktisad kahramanımız yok !? Hem masalda tutarsızlık var. Tabakta kalan son pirincin yenmesi veya yenmemesi.. ülke ekonomisine hiç bir katkısı olmaz. Ha mideye gitmiş ha çöpe gitmiş. Depodan çıkmış tabağa girmiş bir kere.. Ekonomiye katkı, onu pişirmeyerek, kilerde tutarak olurdu. Ve çubukla yiyen çinli bir tek pirinci çubukla alabilir…

Laiklerin Kukla Şey-i Çözüldü
Genel , Haberler , Türkiye Gündemi / 3 Eylül 2020

Allah’ın yüce Adıyla.. Haberler böyle: “Kendini Halveti tarikatı postnişini olarak tanıtan sahte şey-h gerçek şaklaban Fatih Nurullah bir örgüt üyesinin 12 yaşındaki kızını taciz etmesi sebebiyle tutuklandı ve hapse atıldı. Kızın babasına telefonda yaptıklarını itiraf edip şikayetçi olmaması için babaya yalvaran ve vakfın parasını rüşvet vermeyi teklif eden sahtekar şey-h paçayı kurtaramadı” Ey laikler güruhu..! Yahudi dostlarınıza söyleyin bir dahakine uçkuruna sahip daha oturaklı daha üsturuplu birine giydirsinler o şey-h kostümünü..! Hani sakız gibi geveliyosunuz ya “Türkiyedede yüzlerce tarikatı yahudiler kurmuş!” diye.. Sonra da çıkıp kendi koyduğunuz laik düzenbaz adamlarınızdan sebep Tarikata Şeriata salya sümük saldırıyorsunuz ! geçin bu bayat numaraları! çünkü hepsini görüyoruz ve gülesimiz geliyor.. Ama asıl ahirette güleceğiz “Asıl şimdi iman edenler koltuklarına yaslanıp kafirlerin acıklı hallerine gülerler” Mutaffifin 34,35

Beşinci Evladım Aramıza Katıldı
Genel / 3 Eylül 2020

Elhamdü lillah 28 ağustos Cuma günü saat 13:40 İkinci oğlum beşinci evladım Muhammed Yahya Erdoğan aramıza hoş geldin. Allah seni salihlerden eylesin, hayırlı uzun ömür sıhhat afiyet muvffakiyetler ihsan eylesin. Amin

Reisin Müjdesini Beklerken
Genel , Siyaset , Tahkikat , Türkiye Gündemi / 20 Ağustos 2020

Allahın yüce Adıyla Reis Mujdeyi vereceğim demiş “Türkiyenin Kaderini değiştirecek büyük bir müjde..” Bu yazılırken henüz müjde verilmemiş.. Kemalistler dediler “bizim için müjde ancak Kemalin mumyalı cesedinden yeniden aramıza dönmesidir” Koministler de demişler “bizim için müjde ancak sosyalizmdir” Bazı müslümanlarımız da bunları taklit ederek “Bizim için müjde ancak Şeriattır” demişler. Eyvallah. Ancak bu söz “Bundan aşağısı bizi sevindirmez” demekse orada durun Neden sevindirmesin ? Islamda gaye kutdal olduğu kadar gayeye götüren yol da, o yolda atılacak her adım da kutsal değil midir ? Beni sevindirecek müjde nedir söyleyim mi ? Reis mesela desin ki “gelecek secimde tekar aday olacağım” bu benim için mujdedir. Veya desin ki “bomba civatası üretmeyi başardık” veya “bir hastane daha açtık” büyük müjde. “Akdenizde petrol bulduk, Gaz bulduk..” Çok büyük müjdeler bunlar. Reisin büyük dediğine ben asla küçük demem.. ne olursa olsun.  Cumhurreis benim Şeyhimi ziyaret esnasında sordu “Efendim var mı benden bir istediğiniz ? Seyh efendi “Başımızda ol yeter” dedi. Seyhimiz imam Mahmud Efendi hz bu tavrıyla bize büyük edepler yüksek bir ahlak dersi veriyor. Bize hasbi olmayı öğretiyor. Bize hüsnü zan etmeyi, müslümana güvenmeyi, müteşekkir olmayı, kadirşinas olmayı öğretiyor.  Neden böyle davrandı? Neden sıfır istek sundu ona ? Çünkü görüyor azmini. Şu aziz vatana,…

İslamı Yıkmada Eski Bir Numara
Genel , REDDİYELER , Tahkikat / 6 Ağustos 2020

Allahın Yüce Adıyla Islamı yıkmada kullanılmış eski bir numara: Daha üstün, daha iyi olana tutunmuş görünme hilesi ! Küfrün hilesi tarih boyunca aynıdır. Aynı olduğu için doğru-yanlışı, dostu-düşmanı tanımak için Kuran okumak yeter. Kuran-ı Kerim Hz Ademden Kıyamete değin kafirlerin tüm oyun hile ve tuzaklarını deşifre eder, müminleri ikaz eder. Numara şu: Hilebaz kafir bir hakikati inkar edeceği zaman güya daha üstün olanına tutumuş, daha iyisini öe sürüyor görünür. Buna biz “Üste sarılıp alt etme numarası” diyoruz. veya “Boyununa sarılıp karnı oyma hilesi” İşte örnekleri: ➡️ Bir deist Rasulullah’ı veya Kuranı mı inkar edecek ? Bu inkarını Tanrı (ilah) inancına sarılmış görünerek yapar.➡️ Bir vahabi Evliyaullah’ı, kerameti ve şefaatı mı inkar edecek ? Bunu Tevhid’e sarılma numarasıyla yapar➡️ Bir şii; Sahabenin Yolunu (Ehli Sünnet’i) inkar edecek ya, Ehl-i Beyte sarılası gelir!➡️ Bir Mealci; Hadisi Şerifleri mi inkar edecek ? Güya Kurancı olmuş, Kurana sarılmış gibi yapar !➡️ Bir Hıristiyan kul İsa’yı ve Muhammed as’ı inkar mı edecek? Güya daha üstün olana tanrı(!) İsa’ya iman etmiş görünür ! Haşa ve kella! Allah bu hilebazlara haddini bildirmektedir: “..Siz misiniz Kitabın bir kısmına iman edip diğer kısmını inkar eden ! Sizin cezanız dünyada alçak olmak Ahirette ise en şiddetli azaba çarpılmak..” Bakara:85 Islam…

Türkiyede ilkokul problemi.. Neden ilim Adamı yetişmiyor ?
ANALİZ , Genel / 2 Ağustos 2020

Allahın yüce Adıyla.. “Siz bu kadar zeki çocukları nasıl eğitiyorsunuz da böyle düşüncesiz (ahmak) insanlar yetiştiriyorsunuz” demiş Türkiyede çocukları ve yetişkinleri inceleyen bir yabancı. Bu yazıda Türkiye ile Fransa ilkokul sistemini mukayese edeceğiz. Malumunuz bizdeki okul eğitim modeli 1941 Fullbrigt anlaşmasıyla amerika tarafından dayatılan model.. Anaokulu ve ilkokulu Fransa’da okudum. Türkiye’ye döndüğümüzde iki sene daha, 4. ve 5. sınıfları yeniden okumak durumunda kaldım. Böylece her iki eğitim sistemini yaşayarak gözlemleme ve kıyaslama imkanı elde ettim. En önemli fark Fransa’da ilkokul öğretmenleri sınıf geçmez. Türkiye’de öğretmen öğrencilerini 1. Sınıftan alır 4. Sınıfa kadar okutur. Böylece öğrenci 4 sene boyunca aynı öğretmen elinde kalır. Fransa’da ise öğretmenin sınıfı sabittir. 1.sınıf öğretmeni sadece 1. sınıfları okutur. ikinci sınıf öğretmeni sadece ikinci sınıfları okutur.. Yani öğrenciler sınıf geçtikçe öğretmeni de değiştirmiş olurlar ve ilkokulda bir öğrenci dört farklı öğretmen elinden geçer.. Fransa sistemini daha isabetli ve avantajlı buluyorum ve hükümetimize bunu tavsiye ediyorum. En büyük faydası öğretmen, sınıf derslerine aşina olur o yaş öğrencilerin psikolojilerini yeteneklerini çözmüş tecrübe elde etmiş olarak en iyisini yapma imkanına bulur. Her sene yeni öğrencilere kavuşmakla motivasyonu artar. öğretmen çocuk arasında oluşan istenmeyen duygusal bağların ve diğer çocukların bunu kıskanması önüne geçilmiş olur Türkiye’deki sistemin birçok dezavantajları var. en…

Osmanlı Alfabesinin Suçu Yok
Genel , İslami cihad dava / 28 Temmuz 2020

Allahın Yüce Adıyla Bugün küfür ve tahrip komitesinin Kuran Harflerini, Osmanlı Imparatorluğu Elifbasını imha edip yerine latin frenk alfabesini bizlere dayattığı ve bir gecede milyonlarca Osmanlı evladını geçmişinden kopardığı, milyarlarca ilim hikmet irfan yüklü kitapları kütüphanelerde mahzenlerde çürümeye terk ettiği gündür. Bahane basit ve yalan: “Arap harfleri bizi geri bırakmış!” Haşa. Bizi geri bırakan sizin aşağılık kompleksi ile batıya köle olmanız. Bakın japonyaya çine hindistana.. o kargacık burgacık harflerle fen ve tekniğin çakalı oldular. O taptığınız dünyanın baronları oldular, yörüngeyi uydu çöplüğüne çevirdiler.. Demek ki teknik devinimin harfle yazıyla şekille ilgisi yok zihniyetle ilgisi var.. Fakir, İzmir Narlıdere İstihkam Alayında askerlik yaptım 1996. Alay mescidinin imamıydım.. Süleyman Efendi talebelerinden bir hoca arkadaş bana eski, kıymetli iki kitap getirdi. Ikisi de Osmanlıca yazılmış aziz ecdadımın ilmi mirasından iki nadide eser; Ahmediyye ve Muhammediyye_Isa Hoca al bunları sen okur anlarsın” dedi. _Nerden buldun? _Bizim bölük başçavuşu depoyu düzenliyordu sandık sandık kitap doluydu. Kuran yasağı günlerinde halktan cebren jandarma baskısıyla toplatılmış.. bana jest olsun diye bu ikisini verdi..” _Sübhanallah. Katelehumullah Şimdi bu köhne zihniyet, batıya köle aslına yabancı aşağılık zihniyet yüzüne mülayemet maskesi takmış olarak karşıma çıkmış benden oy iktidar istiyor.. Okullar marifetiyle cahil bıraktıkları, twitır fesbuklarla iğva ettikleri yığınlarca gafil insanları da kandırmayı başardılar. Kokuşmuş…