SÜNNETİ ANLAMAK

5 Ekim 2020

Bismillahirrahmanirrahim

1) Lugatte Sünnet: yol, hareket tarzı, adet, kanun.
2) Islam Şeriatında Sünnet: Dinin 2. Delili, teşri kaynağı.
3) Hadis ilminde sünnet: Kavl-i Rasul, fiil-i Rasul ve takrir-i Rasul ile sıfat-i Rasul ve dahi Sahabenin filleri ve sözleri. (2.ci ile aynı)
4) Usulü Fıkıhta Sünnet: Farzı bütünleyen unsur.
5) Fıkıhta Sünnet: Farz dışında yapılan her dinî amel. (Muekket olan ve olmayan)

Kuranda geçen “Sünnetullah” ifadesinde sünnet luğavi manada istimal edilerek Allaha nispet edilmiş ve Allahın tarzı, kanunu demek olmuştur.

“Rasulullahın sünnetine ittiba etmeli” cümlesinde sünnet ile yine lugat manası ‘yol’ kastedilmiş olup “Rasulullahın din adına yaptığı her şey; bütün farzlar vacipler sünnet ve müstehaplar” murad edilmiştir.

Sünnet Kitapla birlikde telaffuz edilirse (Kitap ve Sünnet) denirse Dinin 2. teşrî kaynağı olur, hadis ilmindeki Sünnet’le aynı şey kastedilir: Allah Rasulünun filleri sözleri ve onayları, hatta sahabelerinkileri.. Yani bütün hadisler.

Bir amelin hükmü söylenmek istendiğinde mesela “selam vermek sünnet” “sübhaneke okumak sünnet” denildiğinde sünnet’in Fıkıhtaki manası (Farz olmayan sevaplı amel) kastedilir.

Usulü Fıkıhta Sünnet, Farzı bütünleyen şey idi.

Mesela: Namazda ruku (belden eğilmek) farz. Ellerle diz kapaklarını kavramak, sırt ve başın bir hizada düz olması, kol ve bacakların gergin olması, hareketin kesilip sukunetin olması ise sünnettir.

Ruku farizası bu sünnetlerle tastamam ve mükemmel olmuştur. Yine rukuda ‘SübhaneRabbiyelAžıym’ okumak sünnettir. Bu sünnet ile rukunun gayesi olan ‘Allahı tespih tazim ve takdis etmek’ manaları tamam olur.

Demekki sünnet farzı kemale erdiren unsur olarak asla farzdan kopuk şey değil, bilakis farz ile iç içe bir bütündür. Bütün sünnetlerde bu mana ve hususiyet vardır.

Nitekim Allahın insanları yaratma gayesi ki Ona Kulluktur.. Bu kulluk farziyetini de Rasulullah efendimizin yolundan sünnetinden yürüyerek ancak kusursuz ifa edebiliriz.
Salat ve Selam ona ve âl-i Ashabına ya Rabb..

SÜNNETİ ANLAMAK (2.YAZI)

Muhammed Rasulullah aleyhisselamın en büyük Sünneti :
• Tağuta muhalefet (1)
• Allaha teslimiyet (2)
1) La ilâhe
2) illa Allah

Tağuta muhalefet ettiği icin Allah Rasulü, müşriklerin ve Yahudi Hristiyanların taptıklarına tapmamış, onların yaşam biçimlerine, adet örf geleneklerine, dini ritüellerine, eğlenme biçimlerine, bayramlarına ve milli kıyafetlerine de muhalefet etmiştir. (Bk:Bakara:120)

Allah Rasulü tağuta o kadar muhalefet etmiştir ki Allah’a ibadet sadedinde şekilsel de olsa onlara benzemekten, onlar gibi olmaktan sakınmıştır.

Bu kabilden müşriklerin güneşe tapma vakti olan güneşin doğduğu ve battığı saatlerde O, ibadeti kesmiştir.

Kuranı Kerim’de kafirler hayvanlara benzetildiğinden Allah Rasulü hayvanlara da şekilsel olarak benzemekten sakınmış, Rüku ve Secde hallerinde insana özgü, hayvanların yapamayacağı özel şekiller tercih etmiştir.

Tağut: Kulları Allaha ibadetten alıkoyan her şey.. başta şeytan ve putlar..
Tağuta muhalefet emri: Nahl:36

Allaha ibadetin bir hususi bir de umumi iki manası var:
Hususi ibadet: namaz oruç hacc umre zikir..
Umumi ibadet ise hayatın her evresini, her anı kaplayan “Allah rızasına uygun yaşama” Daima farz-haram sünnet-mekruh ekseninde hayat sürme..

Umumi manası itibariyle “ibadet” ancak salihlerin başaracağı en büyük iştir.

Tağutun kullar üzerindeki fikri amelî örfî baskı ve taleplerinden kurtulup hayatını bütünüyle Allaha adamadıkça kimse Allaha ‘hakiki kul’ olamaz, gerçek müslüman olamaz, La ilahe illallah sözünde sadıklardan olamaz.

‘La ilahe illallah’ sözünde sadık olabilmek ‘Muhammed Rasulullah’ şehadetinin gereğini yerine getirmeye bağlıdır. Yani hayatını Muhammed Rasulullah aleyhisselamın önderliğinde ve örnekliğinde şekillendirmeye.. [Ahzab:21]

Işte burada da “Sünnet” Allahın “Allaha samimi kullar olun” Emir ve Farzının ifa edilmesinde tamamlayıcı ve bütünleyici mahiyette olmuştur. [bk: Bakara:21, Beyyine:5,]

Rasulullahın sünnet ve örnekliğinde kafirkerin kıyafetlerini bayramlarını adetlerini vs bile taklit etmenin tağuta boyun eğmek olduğunu anlamış bulunmaktayız.

Sonuç: Sünnet Farzı bütünleyen hükümdür, ondan ayrı şey değildir.

isa erdoğan

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın