İhtida Eden Kilise Camiler *
ANALİZ , Genel , Türkiye Gündemi / 11 Temmuz 2020

Allahın Yüce Adıyla Ayasofya CamiiKariye Camii Elhamdülillah Ayasofya açıldı bugün. Bir kayıt düşmeliydim. Konuyla alakalı bir şeyler yazmalıydım. Aceleyle bunu yazabildim. Ayasofya’nın müzelikten camiye çevrilmesi Türkiye Cumhuriyet tarihinden İslam ve Şeriat lehine laiklik kalesine atılmış en büyük top. Laiklik şatosundan bugün yıkıldığı kadar hiç yıkılmamıştı. Laik kafirlerin sancısı bu yüzden. Yoksa müzeymiş camiymiş onları pek ilgilendirmiyor. Müze ne işe yarar ? Girip bakarsın. Cami olunca girip bakılmıyor mu ? Bakılıyor hem de bedavaya.. yani derdi müze olanlara bu yeni durum daha iyi giriş ücretinden kurtuldular.. Demekki dert müze değil. Dert iman küfür savaşında konumunu almak, imanın edindiği bu kazanımda duyduğu rahatsızlığı dile getirmek.. bu sayede büyük şeytanlardan yardım dilenmek.. Devam edecek inşallah İsa Erdoğan

Efendi Hz: “Manevi Hastaya Fatiha Oku”
Genel / 2 Temmuz 2020

Allahın Yüce Adıyla Ali Küpeli anlatıyor: “Malumunuz üzere Mahmud Efendi Hazretleri bugünlerde (Temmuz 2020) hastanede tedavi görmekte Allah acil şifa versin. İsmailağa resmi sitede de yayınlandı, İsmailağa Vakfı’ndan bütün hocalara bir mesaj geldi “Sevgili mürşidimiz Efendi hazretlerinin şifası için 41 Fatiha ve Yasin okumamız istendi” Bu vesileyle bunu da ilan etmiş olalım. Bu 41 fatihanın bende anısı var şöyle ki; Yıl 1991 idi. Çengelköy Hazreti Hamza Camiine Mahmud Efendi Hazretleri beni görevlendirdi Cami imamı olarak. Cumartesi günleri de kendisi oraya sohbete geliyordu, iki haftada bir. Bir hafta Hızır Efendi geliyor, bir hafta Efendi Hazretleri.. Ben o caminin imamı.. Ama o kadar kalabalık oluyordu ki Hazretleri Efendi geliyor diye.. o kadar kalabalık oluyordu ki.. cami büyük bir cami, tamamen doluyordu, dışarıları bile doluyordu. Tek tesellim, Efendi Hazretleri geldiği zaman şöyle bir iki sokak ötede bekliyordum köşede.. kadınlar olduğu için yanaşmıyordum, Şoför Zekeriya abi beni görüyordu.. Tek tesellim işte, Efendi Hazretlerini görüyorduk öyle, arabaya girip selâmlaşıyorduk “Ne var ne yok genç hoca..” diye soruyordu halimi.. Bu bana çok huzur veriyordu. O bir kere görüşmemiz beni götürüyordu. Bir defasında beni çağırttı Efendi Hazretleri, kadınlar dağıldıktan sonra. Zekeriya abi dedi ki Efendi Hazretleri seni çağırıyor. Heyecanlandım hayırdır dedim. Caminin içine gir” dedi. Buyurun efendi…

Müceddidin İzinde 2 (Cinsellikte akıl tutulması)
Genel / 29 Haziran 2020

Allahın Yüce Adıyla “Şehvet Akıl Gözünü kör eder, cinsellik akıl tutulması yapar” Herkesin mutlaka okuması bilmesi gereken mühim bilgiler, vahiy ve ilhamla sabit muhkem hakikatler, şimdilerde bilim ve tıp yordamıyla da elde edilmiş ve aynen tekrar edilmiştir.. Artık hangi Allah Dostunu yalanlayacaksın !? Asrın Müceddidi ara ara sohbetlerinde cemaati ikaz eder şöyle derdi “insanın erkekliği uyandığı zaman aklının üçte ikisi gider. Aklının tamamıyla kendini idare edemiyordun üçte biriyle nasıl idare edeceksin!?”  Yani Hazreti İmam demektedir ki : “şehvet aklı dumura uğratır ve seni helaka sürükler. Şehvetine esir olmadan önce kendine hakim ol, gözlerini koru. Çünkü iş o noktaya vardığında kendine hakim olacak akıl ve iradeye sahip olamayacaksın” Bu vaazlardan on yıllar sonra bilim adamı sıfatıyla prof Oytun Erbaş adında bir doktor aynı şeyleri tekrar eder, bu defa bilimsel açıklama sadedinde: “Zevk alırken beyninizin çekirdek kısmı hariç hiç bir yeri çalışmaz. Yani diğer beyin durur. İnsanın en önemli zevki de orgazmdır. orgazm en tepe zevktir o yüzden orgazm esnasında beynin diğer kısımları çalışmaz o yüzden ‘borçlar ne oluyor çocuk okuldan alınacak mı’ düşünmezsin. Ama daha sonra iş bittiğinde dersin ‘ben ne yaptım” [*] Görüldüğü üzere cinsellik uyanması ile aklın sönmesi arasında alaka var. Cinsellik zirveye çıktığında akıl bütünüyle iptal oluyor.. Gerçek…

Müceddidin İzinde..1 (TV’yi evden at)
Genel , İslami hayat / 29 Haziran 2020

Allahın Yüce Adıyla Asrın Müceddidi İmam Mahmud Efendi Hz daima “Televizyon izlemeyin, atın evden tv’yi, hatta bulunduğu odada dahi durmayın” diyordu. O Allah için, ahiret selametimiz, manevi gelişimimiz için diyordu. Kabul edenler olduu, itiraz eden zavallılar oldu.. Şimdi bakıyorum milyon takipçili yutoburlar (mesela H.Anıl) Müceddidin sözlerini aynen tekrar ediyor “Atın evden Tv’yi, ben 15 yıl oldu atalı ve çok mutluyum” diyor. Ancak bu “kişisel gelişim, dünyalık başarı için” dediğinden sebep hiç itiraz eden yok! Herkes kuzu kuzu dinliyor, patır patır beğeniyor ! Bu insanlara peşin ver de, çamur ver ! “Hayır bilakis sizler acil olanı seviyorsunuz ahireti öteliyorsunuz”  كلا بل تحبون العاجله وتذرون الاخره Televizyonu neden evden atmalıyız ? Kalbini çöplüğe dönüştürdüğü için.. Filim dizi eğlence fuzuli haberler resimler belgeseller videolar çöplüğüne.. Bu çer çöp dolu kalbe elbette Allahın feyzi doğmaz, marifetullah, muhabbetullah, mehafetullah o kalbe yerleşmez.. Şimdi ise cep telefonları birer televizyona dönüştü.. Evden tv atsa cepte aynı etkiye maruz ! isa erdoğan

Sayılar Rakamlar ve Sırlar
ANALİZ , EDEBİYAT , EĞİTİM , Genel / 22 Haziran 2020

El-Ehad: Sayı, adet ve rakamdan münezzeh olarak Bir ve Tek Olan yalnızca ALLAH’ tır Allah, 2’si olmayan 1 ile birdir. Çifti olmatan tek ile Tek. Allah Bu konuda da bir ve tek; misli misali eşi nazîri benzeri yok. 1) El-Vâhidiyye : Bir olanlar Rabbimiz 1Peygamberimiz 1Kitabımız 1Dinimiz 1Kabemiz, kıblemiz 1Kelime-i Tevhit ezanda 1Namazımız 1Selamımız 1Babamız 1 AdemAnamız 1 HavvaRamazan bayramı 1 günAdalette zayıf erkeğe 1 eşSonumuz 1 toprakKalbimiz 1 taneGüneş 1Ay 1… 2) Esšunâiyye: iki olanlar Allahın isimleri 2 nevi: Lütuf ve KahırAllahın kemalatı 2 çeşit: Cemal ve CelalIslam 2 şehadetNamaz 2 rekatRubai namazlar 2 şef’Rekatta 2 secdeEzan kamet sözleri 2’şerNamaza davet 2 kez Ezan KametNikahta mahkemede 2 şahitBir erkek yerine 2 kadın şahitOruç zıhar Keffareti 2 ayInsan 2 cins erkek dişiKainat 2 taraf yer gökYaşam 2 safha Dünya AhiretAmel 2 çeşit: sevab günahBayram 2 tane: Ramazan KurbanMirasta kızın hakkı erkeğin 2’de biriMirasta koca hakkı 2’de bir (çocuk yoksa)Göz kulak 2’şer taneEl ayak 2’şer taneGün 2 dilim gece gündüzYazıcı melek 2 taneEbeveyn 2 tane anne babaMahlukat 2 çift… 3) Esšülâšiyye: Üç Olanlar Akşam namazı 3 rekatVitir namazı 3 rekatHacda Cemreler 3 taneInsanlar Mahşerde 3 sınıfRuku Secde tesbihi 3’erYemin keffareti 3 gün oruçMübarek 3 aylarIddet süresi 3 ayÇoğun azı 3 defaHacda…

Efendi Hz’nin Bayram Tebriği Mektubu
Genel , Mahmud Efendi Hz / 30 Mayıs 2020

Allahın Yüce Adıyla Mahmud Efendi Hazretleri 1980’li yıllarda Emir Efendi isimli bir müride göndermiş olduğu mektup. Bu Mektup Mektubatta yok. (Mektubat-ı Mahmudiyye’de) Bu açıdan çok önemli bir vesikadır. Mektubu alan zat muhtemelen bir hattata Nesih hattıyla yazdırmış. Çünkü Efendi hazretlerinin el yazısının bu olmadığını biliyoruz. Mektub türkçe yazılmış. Kuran harfleriyle.. Mektubun Okunuşu HuveB H S S السلام عليكم ورحمه الله و بركاته على من لديكم من عباد الله الصالحين Ekhî fillahım Muhterem Emir efendi tebriknamenizi aldık çok memnun olduk. Bilmukabele.. Mübarek Ramazan’ı Şerif Bayramınızı tebrik eder Din-i Mübin-i İslam’a hâdim olmak üzere hakiki bayram olan Mevlamızın Cemaline kavuşmak şerefi ile müşerref olmamızı Cenab-ı Hak Celle ve Alâ Hazretleri’nden dilerim. Kıymetli vakitlerimizi en kıymetli olan vazifelerimize sarf etmeye canla gayret edelim. Bu fırsat bir daha ele girmez. Bu yoldaki kardeşlerimizi de bu hususta uyandırmaya dikkat edelim. Din-i Mübin-i İslam’ın devam ve bekası, kişi kendi vazifesini ifâ ettikten sonra milleti uyandırmak için çalışmaya bağlıdır. Tekrar selam ve hürmetlerimizle hatm-i kelam edip istikamet ve hüsn-ü hatimemiz için dualarınızı diler ve dua ederiz. Miskin kardeşiniz Mahmud UstaOsmanoğlu Açıklama: B H S S = Bismillahi.. El Hamdülillah.. ve Ssalattü.. ve selamü ala Rasulina.. Selam kısmı arapça yazılmış manası: Allahın selamı rahmeti ve bereketi sizin ve…

İmamlar yatıyor bilim adamları çalışıyor mu ?

Allah’ın yüce Adıyla Yoğun korona virüs pandemi günlerinde bir islam düşmanı bir laf attı ortalığa “Imamlar yatıyor ! bilim adamları insanlığı kurtarmak için çalışıyor” dedi. Bu lakırdı üzerine: Cevap: Müslüman varlığı aleme rahmet. Dünyada müslüman kalmadığı zaman Allah kainatı yıkacak ve kâfirler için acıklı cehennem hayatı başlayacak. Ateistler komünistler laik humanistler.. kim varsa hepsi, Müslümanlar sayesinde dünyada bir lokma ekmek yiyor. Bir gram lezzetleniyor. Müslüman evinde ibadet ederken bile sizin için fayda kaynağı. Ona göre, iyi çalışın onu yaşatın ki yaşamınız devam etsin  Allah ölümü ve hayatı yaratandır. Insan ve cin Allah’a ibadet için yaratıldı. Ibadet devam ettikçe dünya devam eder. Ibadet eden kalmayınca herkes bilim filim oyun eğlence peşinde olunca Allah dünyanın pimini çekecek vee BUMM ! Dünya bitti Ahiret başladı. Herkes Allahın huzurunda hesap verecek. Iman ehli cennete küfür ehli cehenneme. Değdi mi ? Hayır Işte o patlama ikinci patlamadır ve adı heralde Bigest Bang olur.. patlamadan İslam gemisine atla. Aklın varsa Bugün deist zavallı ateist Kabe ziyareti durdu, camide cemaat olmuyor diye sevine dursun batıda gayrimüslim insanlar Allahın ibadetine susamış bir vaziyette müslümanların arkasında safa duruyor namaza iştirak ediyorlar. Bu secdeyi dünyada yapan yaptı. Yapmayanın vay başına geleceklere.. “O gün kıyamet günü ayaktan inkişaf olacak (Allah rububiyetini…

ZEKAT NASIL HESAPLANIR

Allahın Yüce Adıyla Müslüman nisab miktarı mala, yani 85 gram altın veya o kadar para, veya o değerde satılık, yatırımlık ticaret malına sahip olduğu günü iyi tespit etmeli, kenara yazmalı. O güne zekat miladı denir. Zekat miladı üzerinden bir sene geçince kırkta bir zekat vermek farz olur.  Şöyle ki : Ahmet’in zekat miladı mesela Ramazan ayı 1440 yılı olsun. 1441′ in Ramazan ayı olduğunda Ahmet bakacak elinde ne var ? 110 gr altın ederinde parası var. Ne kadar borcu var ? 10 gram altın ederinde. Borcunu nisabdan düşer. Demekki 100 gramlık zekat malı var. Bu 100 gram altının kırkta birini zekat olarak verecek. Yani Ahmet 2.5 gram altın verecek. Not: Nisaba malik olduğu gün (zekat miladı) ile zekatı ödeme günü arasındaki iniş çıkışlar önemli değil. Bu süre içinde elde ettiği bütün zekat malları, yeni olsun eski olsun, nisaba katılmalıdır. Yani zekat ödeme vaktinden bir gün önce eline bir mal girişi olsa onu da nisaba ilave eder. Bundan sonra her sene zekat miladı gününde elindeki mala bakar, borcunu düşer, kalan malın %2.5’ini yani kırkta birini zekat olarak verir. Nisaba malik olduktan sonra iflas etse sıfırı tüketse, sonra yeniden sahip olsa milad yenilenmez. eski miladı geçerlidir. Ahmet dilerse zekat ödeme vaktini geri…

İDLİB’E YARDIM FAALİYETİMİZ 01.2020
Genel / 31 Ocak 2020

  İDLİBE KONUT YARDIMI ve ZEKAT     1 MEHMET ERDOĞAN HOCA 500  65 $ 2 MEHMET ÖZTÜRK 100   3 SÜHEYP KARAMAN 200   4 MEHMET ERDOĞAN EDİRNE 250   5 MEHMET TALHA HACIAHMETOĞLU 100   6 CÜNEYT ASLAN 150   7 SERHAD AÇAR 200   8 MUSTAFA ELDEMİR 100   9 BURAK SOYSAL 200   10 MEHMET ALİ ÖKSÜZ 1000   11 YUSUF YAĞMUR 100   12 KAMİL TOPRAK 150   13 RAMAZAN KARABAL 100   14 KAMİL TOPRAK 100   15 YUSUF ÇINAR 200   16 KENAN UÇAN 100   17 MUSTAFA AYDIN 3000   18 MUSTAFA ÖMEROĞLU 100   19 FERHAT SEZER 100   20 ABDULSAMET NAYIR 300   21 AHMET GENÇ 100   22 AHMET AĞAR 100   23 İSMAİL FINDIK 100   24 YASİN ÖĞÜT 100   25 NURULLAH YAZAR 500   26 ABDURRAHMAN ERDOĞAN 100   27 ABDULLAH GEGEZ 250   28 MAHMUT TATLI 20   29 NESİH TUNÇ 100   30 İSA ERDOĞAN 400   31 ZEKİ 100   32 KADİR ARAT 3000   33 SELAHADDİN ABDAL 200   34 EMRE KAYA 100   35 MUSTAFA ÜZÜLMEZ İN ÇOÇUĞU 50   36 RECEP KEMALOĞLU 100   37 ERKAN ERGÜN 3000   38…

Kuran Yeterli iken hadis Neden Gerekeli ?
Genel / 5 Kasım 2019

Allahın Yüce Adıyla Kuran Yeterli iken neden hadislere gerek duyarız ? Sorunsalına KURAN ‘dan ilmî cevap. (veya) Hadisi İnkara Dayalı KURANCILIK FELSEFESİNE REDDİYEİsa Erdoğan 05.11.2017 Uzun ve karmaşık anlatmayacağım ilkokul seviyesinde anlaşılabilir netlikte konuşacağım. Kurandan iki farklı Ayet ekseninde Soruyorum: Yardımcı olarak Allah tek başına yeter mi yetmez mi !? Tabi ki “yeter” ! Peki Allah Nisa:45’te tek başına yeter oluşunu vurgularken Tahrim:4’te Allah neden kendisiyle birlikte başkalarını da katarak “yeterli olma” sorunsalına kapı aralar! Birlikte Okuyalım : Nisa:45 “Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir. Gerçek bir dost olarak Allah yeter. Ve yardımcı olarak da Allah yeter” Tahrim:4 “..Onun (Resulün) dostu ve yardımcısı Allah, Cibrîl ve müminlerin iyileridir. Bunun ardından melekler de ona arkadır.” Soru bu: Allah kuluna yardım konusunda elbette tek başına yeterli iken ve “Yardım ancak Allah’tandır” [Ali Imran:126] demiş iken Allah, Cebraili, melekleri ve saliheri de yardımcı olarak yanına katması “Bir başına yeter olma” gerçeğini bozmazdığı gibi.. Çünkü Cebrail ve Salih müminler ile Melekler hepsi Allahın ordusu.. Allah’tan ayrı değiller. Hepsi Allah’a ait ve Allah’ın irade ve rızasına uygun hareket ederler. Dolayısıyla onlardan gelecek bir yardım aslında Allahtan gelmiştir.. Aynı böyle.. Kuranın Yeter olması ile Hadislere de ihtiyaç duyulması birbirine zıt ve çelişik değildir _Tıpkı Resule itaat…

Rabıtanın Terbiyedeki Yeri
Genel / 28 Eylül 2019

• Mahmud Efendi Hz yolunda Rabıtanın ehemmiyeti • Tarikatta müritlerin terbiye usulü • Efendi Hazretlerinin bir Kerameti • Salih Topçu hocanın Efendi hz ile hatırası Salih Topçu Hocaefendi bu sabah işrak vakti Mektubat dersinde anlattı. Konu “Tarikatta müridlerin terbiyesinde ne mürşidin ne de müritlerin bundan haberdar olması gerekmediği” idi. Efendi hazretleri bunun misalini şöyle verdi : “Güneş sabah olduğu vakit bütün meyve sebzeler üzerine parlar.. tarlada yatan kavunu karpuzu kızartır, tat verir renk verir.. ancak bundan ne güneşin haberi olur ne kavun karpuzun..” Tarikattaki terbiye de bunun gibi.. Rabıta güneşi ile müritler gerekli gıdayı alırlar, iki tarafın da haberi olmaz. Ancak Allah bazen müridlerin hallerine Şeyh efendiyi muttali kılar..” Salih hoca devamla şu kıssayı aktardı “Bir mürit Efendi Hazretlerine halini şikayet etti “efendim ben şöyle diz üstü derse oturacak olsam sanki bacaklarıma cam sokuluyor (uyuşuyor) . Istediğiniz üzere diz üstü oturamıyorum ne buyurursunuz ? Efendi Hazretlerinin cevabı kısa oldu ona sadece “Rabıta yap” buyurdu. Ben buna bizzat şahit oldum.. Şaşırdık. Ayak uyuşması ile rabıta arasında bir alaka kuramadık. Ona sordum, neden sana “rabıta yap” dedi ? Meğer bu kişi dersini yapacağı zaman rabıtaları yapmıyor, zikirden başlıyormuş. Inkar ettiğinden değil. Güya sadece ehem olanı yapacakmış..! Rabıta yapmayı aklınca ehemmiyetli görmüyor..! Ve…

Ehl-i Beyt’in Ayşeleri Ebubekir Ömerleri
Genel / 28 Eylül 2019

Allahın yüce Adıyla Sapkın Şiya-Caferi Mezhebini Bitiren Gerçekler Şiya mezhebini aslı esası Ehli Beyt ile Sahabeyi birbirinden yarı tutmak ve ehli beyti 4 kişiye (Fatım Ali Hasan Hüseyin)e  inhisar edip geri kalan tüm sahabeyi bunlara Bunları da Sahabeye muhalif ve düşman zannetmek.. Bu ayırımdan sonra güya ehli beyte taraftar (şia) olurken Sahabeye de düşman olup lanet okumak ! Bu düzmece ve çürük mezheplerini temellendirmek için “velayet” felsefesini icat etmişler, ehli beytin soyundan gelecek 12 imama iman etmeyi iman şartı saymışlardır. Güya şiaya göre 12 imamın velayeti (imam ve halife olmaları) Kuranda yazılı bir hakikat imiş ve dolayısıyla peygamberlere iman etmek iman şartı olduğu gibi bu 12 imama da iman etmek aynen iman şartı imiş. İlk 4 halife de bütün sahabe de bunu biliyormuş ve Kurandan sünnetten bunu görüyorlar imiş ve ancak hepsi Hz Aliye düşmanlık ettiklerinden(!) halife olma hakkını elinden almışlar ve delilleri de Kurandan silip iptal ederek Allaha ve Rasulüne ve Velisine ihanet ve hainlik etmişler! o yüzden hepsi (haşa) dinden irtidat etmişler..! Sübhanallah ! ne kadar çirkin fitiralar bunlar ve ne kadar çirkin yakışıksız bir tasvir !  Bu çirkin itikad ve iftiralarla sahabenin ulularını; Hz Ebubekir, Hz Ömer ve Hz Ayşeyi reddetmek, küfre nispet etmek, hatta sövmek, sebb…

Kuran Alimi Olabilmek veya İndirilmiş Din
Genel / 21 Eylül 2019

Allahın Yüce Adıyla Son yıllarda Kuran müslümanlığı, kurana dönüş, Kuran halkaları, Kuran islamı” gibi tabirleri sıkça duymaktayız. İddia güzel; Kurana dönmek. Evet bizim de isteğimiz halkıyla yaşayışıyla okullarıyla meclisiyle yasalarıyla topyekün Kurana dönmek.. Bunun için Kuran merkezli ilim medreseleri tesis ediyoruz.. Ancak bizimle onların arasındaki fark bizler Kurana dönüşü islam alimlerin beyan ettiği usul dairesinde yapmayı salık ederken onlar ise tersine, müctehit alimleri, fıkhi mezhepleri, Tefsir kitaplarını Kuranla aramızda birer duvar ve engel gibi görerek bütün bunları yıkarak güya Kurana ulaşma ve Kuranı bir de kendileri okuyup ne anladılarsa onu din edinme iddiasındalar. Peki bunu nasıl yapacaklarmış ? Türkçe Kuran okuyarak.. Yani Alinin Mehmetin şimdilerde yazdığı mealleri okuyarak..! Sonra bunalrın meallerden okuyup anladıkları indirilmiş din olacak, Bizlerin 1400 yıllık anlayış ve tatbikin tabiileri ise uydurulmuş din peşinde olmuş olacağız ! Ya Rabbel alemin Halbuki Kurandan fikir/inanç, tatbik/fıkıh çıkarabilecek bir kapasiteye sahip (alim) olabilmek için gerekli donanımlar vardı, Kuran alimi ancak 1) Arab lisanına ileri derecede vakıf, Kuran kelimelerinin lügat ve ıstılah manalarını (bir yere bakmadan) bilen,2) Ayetlerin iniş sebeplerini bilen (esbab-ı nüzul)3) Ayetlerin sevk edildiği gaye/manaları bilen (Zahir, Nass, Muhkem, Müteşabihi bilen)4) Ayetlerin iniş sıralarını, nâsih-mensûhu bilen ,5) Ayetlerin birbirileriyle olan alakasını.. Hangi ayet hangisini tahsis, takyid, tebyin, tefsir eder…..

“Mahmud Efendim Dua Edin de Şeriat Gelsin”
Genel / 8 Eylül 2019

• Mahmud Efendi Hz’nden Mektubatçı Bayram Hocanın talebi• Şeriatın gelmesi için dua yetmez, çalışmak da gerekir• Şeriat, onu taşıyacak, tatbik edecek Medreseli alimler eliyle gelecekti• Mahmud Efendinin ince siyaseti Şehit Bayram Hoca merhum şeyhi Mahmud Efendi Hazretleri ile ne zaman istese görüşme imkanına sahipti. O da gerek Mektubattan bazı derin mevzuların izahı, gerek bazı diğer konulardan aklına takılanları sorar cevaplarını alırdı. Bayram Hoca bir gün üç soru sordu: Efendim itikadımız odur ki siz Allah nezdinde duası müstecab bir zatsınız. Şöyle kuvvetli bir dua ve niyaz ile Mevlaya yönelseniz de Mevla Teala bizlere yeniden Şeriat-ı Garrayı nasip etse, yeniden Yavuzlar, Fatihler gibi Ümmete sahipler gönderse..? Efendi Hazretleri buyurdu “Bayram hoca Bayram hoca ben dua ederim etmesine, ediyorum da.. Ancak söyler misin Şeriat için kaç hoca yetiştirdin ?” Bu veciz ifadesiyle Hz. Imam az söyleyerek çok şey ifade etmiştir “Şeriatın gelmesi öyle mücerret bir dua ile olsaydı ben her daim dua ediyorum” demeyi murad etmiştir.. Efendi Hazretleri nitekim her gece teheccütte Şeriatın gelmesi için 2 rekat istiane namazı kılmaktadır. Uzun uzun dualar etmektedir. Bakın video kaydı mevcut, Cübbeli Hocanın 96 Yılında Beykoz Külliyesinde yaptığı büyük sohbette Mahmud Efendi hazretleri Dua etmek için kürsüye çıkıyor ve cümle alemin şehadetinde “Kuranî düzen ihsan eyle…

15 TEMMUZ Demokrasi Zaferi ve Yeni 15 Temmuzlar
ANALİZ , Genel , Siyaset , Türkiye Gündemi / 18 Temmuz 2019

Bismillahirrahmanirrahim  özet: 15 temmuzda demokrasi, yani halkın seçtiği yönetici/idare ile yönetilme hakkı korunmuş oldu. Gerçekte ise Türkiye’de demokrasi yoktur. halk, yani çoğunluk sözgelimi Kur’an yasalarıyla yönetilmek istese, kanunlar buna müsaade eder mi ?etmez. Hani demokrasi halkın kendini yönetmesiydi !? Şu halde böyle bir şey yok. demokrasi bir aldatmacadan ibaret. Kur’an hakimiyeti bu yolla; demokrasi ile oluşması mümkün değil. Artık demokrasi için bu kadar heyecanlamaya gerek yok. Erbakan’ın sözünü hatırlayalım “Adil düzen iktidar olacak (Allah nurunu tamamlayacak) ama kanlı olur ama kansız olur..” Yani ya demokrasi ile ya da demokrasi dışında bir yolla..” Allah rahmet eylesin. Yazının tamamı : Ogün darbe haberini arkadaşlardan aldım. “Askerler yolları kapatmış mahalleye dönemiyoruz darbe oluyor..!” dediler. Sonra Başbakanın “bu bir kalkışmadır, devlet olarak işin başındayız” açıklamasını duyduk. İş ciddiydi. Sonra Reisin çağrısı geldi ve.. zaten abdestliydim, yatsı namazını camide kılmıştık. Iki rekat hacet namazı kıldık ve sokağa fırladık. Avrupada çalışan ve memlekete izine gelmiş olan abim de bizdeydi.. Abim, medreseden bir kaç talebem derhal fırladık sokağa.. 250 kişilik watsapp grubuma sesli sedalı “çıkın sokağa, teslim olmayın hainlere, direnin” çağrısı yapan da ben oldum.. Niceleri cesaret almış çıkmış.. Ama neden ? Demokrasi için miydi !? Asla ! 15 Temmuz hadisesi tarihe “demokrasi zaferi” olarak geçti. “Hakimiyet…

İsmailağa Kime Nasıl Oy Verir ?
Genel / 2 Temmuz 2019

Allahın Yüce Adıyla Islamiğa Cemaatini tanımayanlar için yazıyorum: O cemaatte şöyle bir durum asla yoktur “cemaat fertleri seçim öncesine kadar kime nereye oy vereceklerini bilmez şekilde, son dakikada gelecek bir talimatı beklemezler” Aksine herkes bir fikir ve şuur sahibi olarak oku hangi hedefe atacağını bilir, kimin samimi mümin, kimin sahtekar munafik olduğunu.. kimin Vatan için olduğunu, kimin vatanı satan olduğunu çok iyi bilirler. Şimdi nerden icab etti bu! diye sorabilirsiniz. Tarikat cemaat benzeri yapılanmaları “aklını lidere teslim etmiş sürü” gibi gören cahiller var. Her fırsatta tarikatlara bu tür sözlerle söver tarikat ehline hakaret ederler. Eğer gerçekten bu tarz hareket eden oluşumlar varsa bilin ki ismailağa bundan beridir ve asla onlardan biri değildir. Ismailağa mensuplarını ilimle eğitir. Tarikat törehatıyla değil. Onlara Kuran ve Sünneti ; Allahın Dinini öğretir. Artık onları sevk ve idare eden Din’dir tarikat değil. “Din, mensuplarını bizzat kendi hür tercihleri ve övülmüş iradeleriyle en doğruya ve en güzele sevk eden ilahi nizamdır” tarifindeki durum aynen ismailağanın hâlidir. Ismailağa cemaati bu şaşmaz ölçü sayesinde ülke menfaatini cemaat menfaatine tercih ederler. “Devlet bizim kursumuzu kapattı! yok bize arsa vermedi bina ihale vermedi!” gibi cüzi zararlara! göz dikip ülkeyi Vatanı toptan kaybedecek, tökezletecek büyük zararlar, ihanetler içine girmezler. Sadece 2018 yılında…

Alman Uzmandan Dehşet Türkiye Yorumu
Genel , Haberler , İktibas , Türkiye Gündemi / 23 Haziran 2019

Yaygın alıntı haber: ALMAN HABER KANALINDA TÜRKİYE HAKKINDA EZBER BOZUCU BİLGİLER Alman haber kanalının muhabiri, İTÜ’de gizli gizli cami yapılması haberini Türkiye’den canlı yayın yaparak şu sözlerle duyurdu “Türkiye’de çok enteresan şeyler yaşanıyor sayın seyirciler! Resmen yüzde 98’i Müslüman olan ülkede, en önde gelen üniversitelerden birinde, Müslümanlar gizli gizli cami yapmak çabası içine girmişler.Bundan daha sarsıcı ve şaşkınlık verici olan şey, Ülkede etkin şekilde habercilik yapıp sürekli olarak “özgürlük”, “eşitlik”, “adalet”, “fikir ve vicdan özgürlüğü”, “tarafsız habercilik” söylemlerini dile getiren haber kuruluşları bile “İTÜ’de gizlice cami temeli atıldı” şeklinde başlıklarla gelişmeleri izleyici ve okuyucularına adeta bir terör suçu işlenmiş ya da en azından bir üniversitede çok büyük bir yolsuzluk yapılmış gibi bir tavır ile duyurdular.” Bizleri oldukça şaşırtan ve kafamızdaki Türkiye olgusu ile de çatışan bu olaydan sonra, konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Türkiye uzmanı, tecrübeli araştırmacı, gazeteci ve aynı zamanda ödüllü tarihçi Klaus Gunter’e canlı yayın üzerinden bağlanıyoruz. Klaus Gunter, genç kadın muhabirin şaşkınca sorduğu sorular karşısında, özetle şu cümleleri kurdu; “Şu anda yaşananları doğru yorumlamak için biraz geçmişe bakmak lazım. Ben Türk tarihi üzerinde de uzman birisiyim. Alman toplumu da dâhil, bütün Avrupa toplumları Türkiye’yi çok yanlış tanırlar. Türklerin gerçek İslam ile bağları kopalı nerede ise iki asır…

Insana Secde
Genel , Hadis , İslami hayat / 8 Haziran 2019

Allah’ın yüce ismiyle..   “Sahabeden Muaz bin Cebel ra o zamanlar Rum diyarı olan Şam tarafına bir seferden dönünce gelir Allah Rasulü’ne secde eder. Peyganber efendimiz sas “bu nedir şimdi ey Muaz !?” diye sorar. Muaz: “Ya Rasulallah gördüm ki Şamda insanlar patriklere piskoposlara secde ediyorlar. O vakit içimden geçti ki biz de sana secde edelim çünkü tazim ve hürmete sen onlardan daha layıksın”   Peygamber Efendimiz: “Hayır bunu yapmayın. Allah’tan başkasına secde etmek layık değildir. Eğer Allah’tan başkasına secde edilmesini söyleseydim kadın kocasına secde etmesini emrederdim. Muhammedin canı elinde olan Allah’a yemin ederim ki kadın kocasının hakkını ödemedikçe Allah’ın hakkını ödeyemez. Deve sırtında bile olsa onu arzulayıp çağırsa kalkıp gelmelidir” [Müsned, Ebu Davud, Ibni Kesir, ibni Hibnan, Terğib, Şevkani; Sahih]1   Bazı rivayetlere sokuşturulan “kocasının bütün vücudu irin olsa ve kadın diliyle temizlese vesair..” lafları uydurmadır.   Farklı rivayetlerde Allah Rasulü sas Muaz ra’ sorar: Ya kabrime (ölüme) secde eder miydin? Hayır demektedir. Şu halde dirime de etme” Yani “ben de faniyim. Secdeye layık olan ancak ölmeyen Diri, Allahtır” demek ister.   Yine aktarılır, Medine’de bir deve Rasulullah’a secde eder. Bunun üzerine insanlar “Ya Rasulallah akılsız şuursuz bir hayvan bile sana secde ederken bizlerin sana tazim ve saygımızı sunmamız…

Atatürkçüler ve Biz
ANALİZ , Genel , Türkiye Gündemi / 14 Nisan 2019

Allah’ın yüce Adıyla  Bu yazıda şu soruların cevabını arayacağız:1) Bir insan neden atatürkçü olur ?2) Atatürkçülüğün kökeni nedir ? Atatürkten önce atatürkçü var mıydı ?3) Atatürkçüler Dindar idarecileri neden istemez ?4) Atatürkçüler İslam Şeriatına karşı iken Hıristiyan batıyla neden barışıktır ? Atatürkçüler kendi tanımlarıyla “çağdaş yaşamcı” “laik” kişilerdir. Laik; yani Din’in insan hayatına müdahalesini istemeyen ve “çağdaş yaşam” dedikleri seküler hayatı arzulayan kişilerdir. Bu arzularının karşılığını “atatürkçülük” fikri içinde bulurlar. Kemal Atatürk’e sarılmalarının sebebi budur. Dinî ve ilahî hiç bir baskı, hiç bir telkin tavsiye altında kalmak istemezler. Dinin norm ve yasalarına uyma gereği hissetmeden dünya hayatını gönüllerince sürdürmek isterler. Hz Kur’an bu arzuya “nefsin hevasına uymak” “Hevasını tanrı edinmek” der. Meselenin kilit noktası budur: Hevaya uymak. Atatürkçünün istediği tek şey de bu: “Benim yaşantıma kimse karışmasın, canım nasıl istiyorsa öyle yaşarım, nelerden zevk alıyorsam onu yaparım” Adına “Din baskısı” dedikleri “İslamın farz ve haramlarından” soyutlanmış bu tür gönlünce yaşamaya “çağdaş yaşam” ve “laiklik” “batılı olmak” “aydınlanmak” demişlerdir. İslam Şeriatını Türkiye topraklarında iptal edip bu çağdaş yaşamı bunlara sunduğu için Kemal Atatürke minnettardırlar. Yeniden dine dayalı idare biçimine imkan tanımadığı için de “atatürkçülük” ve “laikilik” bunların dünya görüşüdür. Allah ise bu Din-i mübin-i İslamı, nefsin hevasını iptal etmek için indirmiştir….

EHL-İ SÜNNET VEL CEMAAT, HAK İSLAM AKİDESİ
Genel / 10 Mart 2019

Bizleri Hidayet eden Allahın Adıyla Rasulullah aleyhisselam efendimiz ahirete irtihal etmesiyle ümmetin bir kısmı Cadde-i Kübradan ayrıldı ve 72 çıkmaz yola saptı.. Bu 72 fırkanın hepsi cehennemlik oldular. Bunlara Fırak-ı Dâlle denir. Ana caddeden sapmayan kurtulucu tek fırkaya da Fırka-ı Naciye veya bilinen adıyla “Ehli Sünnet vel Cemaat” denir. Ehl-i Sünnet vel Cemaat bir fırka/sapma değildir. İslamın kendisidir. Kuran ve Sünnet üzere yaşayan Sahabenin yoludur. Bu akide üzere olmak için aşağıda belirtilen hususlara inanmak gerekir: Allah birdir. Allah, eş oğul kız dengi benzeri ortağı şeriki olmaktan uzak ve münezzehtir. Kainatın yaratıcısı ve sahibi Odur. Allah, Vucud Kıdem Beka Vahdaniyet Muhalefün lil havadis, Kıyam bi-nefsihi adında 6 tane zati sıfatlarıyla muttasıf ve Hayat İlim Semi Basar İrade Kudret Kelam Tekvin adında 8 sübuti sıfatlarıyla muttasıftır Allahtan başka ilah, Tanrı, God yoktur. Allahtan başkasına Tanrı veya God demek, tanrılar ifadesini kullanmak şirktir, affı olmayan en büyük günahtır Allah ezeli ve ebedidir, varlığının başlangıcı ve sonu yoktur. Allah doğmamıştır, doğurmamıştır, ölmez uyumaz yorulmaz her şeye gücü yeter. Hiçbir şey ona benzemez Allah hayat sahibi, her şeyi, geçmişi ve geleceği bilen, her şeyi işiten, her şeyi gören, dilediği ile konuşan, dilediği şeyi ol diyerek yaratandır Allah mekanda değildir. Yukarı aşağı sağ sol Allaha yaraşmaz….