Münafıklar Taktik Değiştirdi Bel altı vuracaklar
Bidat ehlini redd , Hadis , Tasavvuf / 10 Ocak 2023

Allah’ın yüce adıyla  Şimdilerde münafıklar taktik değiştirdi, Tevhidin en büyük müdafiileri olan Tasavvuf ehli üzerine “şirk küfür put” gibi laflarla geliyorlar. Ahir zamanın son dilimine girdik demektir.  Çünkü Allah Rasulü sas bunu 1400 yıl öncesinden haber vermişler “..sonra zaman gelecek müşrik münafıklar, Müminlerle kendi sözleriyle/delilleriyle mücadele edecekler” buyurmuştur. [Taberâni, Hâkim] [1] Hak tasavvufun tevhidde önder olması konusu yakında gelecek. Takipte Kalın  Makaleyi sesli dinlemek için >> tıkla<< Müminlerle mücadelede yıllardır ettikleri lafların para etmediğini anladılar “Bunlar tarikatçı bunlar hucu bunlar irticacı, gerici, orta çağ zihniyeti” gibi ithamların tarikat tasavvuf ehlini halkın gözünden düşürmediğini, aksine İslam’ın ve Müslümanların daha da güçlendiğini gördüler. Ve bu durum karşısında iki şeye sarıldılar: Müminleri kendi silahıyla vurmak; Din’i kullanarak, namus kavramını kullanarak.  Yani yeni taktikleri “siz putçusunuz siz müşriksiniz! siz namus düşmanısınız!” gibi laflar edecekler ! Tanıdık geldi mi? Bu yolda selefistler kemalistler, modernistler ile mealistler kol kola girdiler, Tevhidin öncüleri olan Ehli tarikat Müslümanlara hep birlikte taarruz ediyorlar.. “bize ait kavramlarla, bizim gibi konuşarak!”  Bakın bugün tağutun kullarından biri bana ne yazmış  “Atatürk kuran kerim çevirisini yaparak, diyanet kurumunu kurarak, anadoludaki kiliseleri kapatıp camiye çevirerek, türbe ve medreseleri kapatarak Anadoluyu müslümanlaştirdi . taşıdığı 19 zebani melek sayısı numarası ile şirk e son verdi.. Şirk…

Ete kemiğe büründüm.. lafı

Allah’ın yüce Adıyla  Soru: “Ete kemiğe büründüm Yunus/Mahmud diye göründüm” sözünü münkirler ağızda sakız etmişler tarikatı kirletmek için kullanıyorlar. Onlara göre bu söz küfür! şirk! imiş ve Tarikat bundan ibaretmiş ! Buna cevabınız nedir?  Cevap: Bismillahirrahmanirrahim  Tarikatı âliyye-i Nakşibendiyye Tevhidin en muhkem kalesidir, haşa ki şirk ve küfür o kal’anın duvarını kirletsin ! Nakşibendi İsmailağa olarak o “ete kemiğe büründüm Mahmud diye göründüm” sözü tarikatımıza ait değildir. Meşayıhımızdan hiç bir zatın böyle bir sözü, iddiası olmamıştır. Cüppeli Ahmet hocanın rüyasına istinaden böyle bir sözü aktarması onu ilgilendirir, tarikatımızı bağlamaz.  Tarikatın öğretisi ortada. Verilen dersler ortada. Bu tür sözlere yer olmadığı aşikar, ispata hacet yok. Rüyasında işitmiş aktarıyormuş.. Bizi alâkadar etmez. Bu söz bizim yanımızda muteber değildir. Tarikatımızı bağlanmaz. o yüzden cevap verme gereği de duymaz. Bizim inancımız Ehli Sünnet âlimlerin Hak İslam inancıdır. Biz Ehli Sünnet itikadındayız. Tarikatımızın birincisi şartı ve ilk dersi Ehl-i Sünnet itikadına tabi olmaktır. Kur’an ve mutevatir sünnetle sabit olan bu itikadın gereği neyse inancımız odur. “ilham keşif zuhurat rüya..” bizce bağlayıcı değildir. ve hatta: “ilham zarurî ilim elde etme yollarından değildir” [Nesefi Akaidi] Bu husus hem böylesi “ete kemiğe büründüm..!” lafı için geçerlidir, hem de “Muhammed Mustafa (haşa) eşittir Allah..!” gibi şathiyyat için de ve…

Masum Bayraktar Kimdir ?
Bidat ehlini redd , İslami hayat / 31 Aralık 2022

Tarihin her devrinde olduğundan çok daha fazla şimdilerde sahte tarikat şeyhleri türemiştir. bunlardan biri de masum Bayraktar adlı şahıstır. Fatih medreseleri adlı yapılanma da buna aittir

Selefi imam Oy Vermek Farz Dedi

Allah’ın yüce Adıyla.. Soru: Şimdilerde bir video dolaşmakta 13 yaşlarında doğulu bir çocuk “oy vermek şirk!” gibi laflar ediyor.. bunun üzerinden soruyorsunuz “oy vermek günah mıdır!?” Demokratik sistemde oy vermek şirk midir ? Laik düzende oy vermek küfür müdür ? Tekrar tekrar soruyorsunuz..? El-cevap : Bu soruların hepsi aynı şey. cevabı basittir: Neden oy veriyorsun ve kime oy veriyorsun? Eğer laiklik için dinsizlik (sekulerizm, hür yaşam, lgbt)  serbest olması için veriyorsan evet bu oyu vermek küfürdür.  Ancak aksine.. İslama Müslümanlara vatana millete hizmet edilsin, laikliğin zulmünü gidermek, küfür kanunların şerrini azaltmak veya elden geldiğince kaldırmak maksadıyla Müslüman kadrolara oy veriyorsan bu oyu vermek Cihattır, bu kadroları desteklemek FARZDIR. Doğu aksanlı çocuk videosu.. Daha ziyade sol kesimin yaydığı ve devamlı paylaştığı o videoda konuşan küçük vahabi apaçık yalan söylüyor. Yani Kur’an’a göre İslam’a göre yalan söylüyor demiyorum, o zaten var. Kendi vehabi/selefi öğretisine göre de yalan söylüyor. Çünkü bunların imamları Arabistan’da ibn Useymin ve İbn-i bazz isimli kişilerdir. Aşağıda delilleriyle belirttik ki vehabilerin bu en büyük hocaları “müminleri desteklemek için seçimlere katılmaya, müminlere oy vermeye farz” demişler iken Türkiye vahabileri kendi alimlerinin bu fetvasını bilerek ve kasten gizlemekteler, kendi davalarına da ihanet etmekteler.. Yani öyle ulu orta“seçimlere katılmak şirk!” fetvası sadece…

6 yaşında gelin masalı arkasında yatan gerçek

Allah’ın yüce Adıyla.. Allah’ın indirdiği ilahi kanunlarla kavgalı solcu laik kesimi müminlere karşı özellikle Vakıf Cemaat ve Tarikatlara karşı çok kinli ve acımasız görürsünüz. Saldırmak ve linç etmek için buldukları her dedikoduyu her iftirayı köpürterek servis ederler. Günlerce gündemde tutarak herkesi o yalan ve iftiralarla meşgul ederler. Avrupa’da bir baba kendi kızına yıllarca tcvz eder ondan bi sürü çocuk peyda eder.. bu sol kesimi sus pus dilsiz şeytan gibi görürsünüz. Avrupa Amerika’da papazlar yüzlerce çocuğu iğfal ederler ne batı basını ne de içimizdeki piyonları bunu haber etmezler. Ancak Allah’ın emriyle nikahla yapılmış bir evlilik için yeri göğü inletirler 6 yaşında bir çocuğun evliliğini onaylamamız mümkün değil. Böyle bir şey de yok zaten. Kadın bugün 26 yaşında. 17 yaşında evlenmiş ki buna yasalar da müsade ediyor zaten. servis edilen beyaz elbiseli çocuk resimleri mezuniyet törenine ait. Kadın ilaç tedavisi gören bir hasta. Çocuğunu bırakmış çekip gitmiş iki yıldır nerede olduğu bilinmiyor. Bunun anne babasının çektiği acıyı kimse çekemez ve kadın din düşmanları eline düşmüş.. Onlar da hazır Şeriat’a Cemaat’e saldırmaya fırsat! demişler ve fitne ateşini alevlemişler. Bilen bilmeyen herkes konuya atlamış ve sanki İsmailağa’da 6 yaşında çocuk evlendiriyorlarmış! dini cemaatler çocukları istismar ediyormuş! gibi bir algı üretmeye çalışıyorlar ! Dert bir…

Muvahhid Müminlerin Özellikleri

Allah’ın yüce Adıyla • “İbadeti” namazı orucu cihadı yalnız Allah için yaparlar. Ve icabında polisi itfaiyeyi veya dostlarını yardıma çağırsalar da yardımı yalnız Allah’tan bilirler. Fatiha: 4 • Bir haksızlığa uğrayınca yardımlaşırlar, birbirlerinden yardım isterler. Şura: 39 • Onlar Allah’a yakınlaşmak için vesile edinirler sebeplerle sarılırlar. Maide 35 • Onlar Allah yolunda katledilmiş, ila-i kelimetullah uğruna can-feda etmiş uluların ölü olmadığına, bilmediğimiz bir hayatta diri olduklarına iman ederler. Bakara 154, Ali İmran 169 • Onlar Kafirler gibi olmazlar, diri kafirin ölüden umut kestiği gibi ölmüşlerden umut kesmezler. Dua bereket ve şefaatlerini umarlar. Saff: 13 • Bilgilerinin olmadığı bazı hususlarda zikir (ilim) ehline müracaat etmekten ar etmezler. Nahl 44 • İslam dininden ayrılmazlar başka dinler izimler felsefeler peşinde koşmazlar. Rum 32 • İslam’ın ana esasları üzerinde birleştikten sonra Allah’a giden sayısız yolların, mezhep ve meşreplerin olduğunu bilir müminleri “kâfir müşrik!” diye suçlamazlar. Ankebut 69 • Müşrikler gibi yapmazlar; müminler hakkında “bunlar kâfirlerden de sapık!” demezler. Nisa 51 • Allah’ın, kullarından dilediğini kendine “hkalil” dost seçeceğini bilir Allah dostlarını inkar etmezler. Nisa:125 • Allah’ı dost/veli edinmek müminleri dost veli edinmeye mani olmadığını bilirler. Bakara 257, Tevbe 71 • Allah’a yönelmiş bir mürşidin tarikatınan (yolundan) gitmeyi Allah’ın emri ve rızası bilirler. Lokman 15…

İranlı Şii Kadınların İsyanı

Allah’ın yüce Adıyla Yazının Orijin Adı: İranlı şii kadınlar neden meymenetsiz ve asi ? Ben bunu konuşmak istiyorum. “İran’da neler oluyor” Ölen kadın meselesi nedir ? Neden sokak hareketleri ? Herkes bunları konuşa dursunlar, benim konum bugün İranlı kadınlar özelinde “güzellik ve çirkinlik” Özet: İran/ırak’lı şii kadınların yüzünde meymenet yok, çünkü İran dini “Şia” kadınlarla zina yapmayı serbest kılar. İran dini kadını meta gibi görür ve onları istedikleri gibi kullanır. Buna bir de dini kılıf bulmuşlardır adına “mut’a nikahı” derler. Suratlarında iz bırakan o büyük günah zina ve kadının eşya gibi görülüp anlık satılması.. bütün bunlar iran kadınlarını asi ve hırçın yapmış, şuuraltında hem kendilerine dayatılan o din’e, hem rejime, hem de mollalara tepkililer. ilk günden beri olayı takip ediyorum. Kendini güzel sanan İranlı bir kız/kadın güzelliğini (her güzel gibi) teşhir etmek, herkesten beğeni toplamak için olsa gerek, sokakta açık seçik dolaşıyor. Allah’ın örtünün farzına isyan ediyor, kanuna da karşı geliyor. İrşad devriyesi varmış İran’da, bunu uyarıyorlar bu dikleniyor. alıyorlar içeri.. Bir saat vaaz/ders dinlemesi gerekiyormuş.. İçeride ne oluyorsa oluyor ve bu hastanelik oluyor ve orada ölüyor. Pkk işi ırkçılığa vuruyor “o Kürt idi o yüzden katledildi” diyerek Kürtleri sokağa döküyor. Ci_a mos_sad durur mu ! Bir müslüman ülkede ateş…

İslamoğlu Öztürk – ABD ilişkisi

Bismillahi ve Neğužübillah MUSTAFA İSLAMOĞLU NERELERDEN BESLENİYOR ? Mustafa İslamoğlu’nun Amerika Birleşik Devletleri’nde seminerler verdiğini biliyor musunuz?  Almanya gibi gurbetçilerimizin olduğu ülkelere de gidip “gurbetçi vatandaşlarımıza sohbet veren hocalar da var” diye hemen itiraz etmeyin.  Mustafa İslamoğlu’nun faaliyetlerinin bunlar ile bir ilgisi yok. ABD üniversitelerinde herkese seminer verdirmezler, ancak beraber iş tuttukları akademisyenlerin faaliyetlerine izin verirler.  Mustafa İslamoğlu ABD ile birlikte ortak proje çalışmaları olan bir kişidir.  O kadar ki, Merkezi Washington’da bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) Mustafa İslamoğlu’na ödül vermiş.  Mustafa İslamoğlu’nun bu örgütten para yardımı da aldığını söylemeye gerek var mı ?  Mustafa İslamoğlu’nun değirmeni nasıl döndüğünü bilmiyorsanız öğrenin.  Tabi sadece Abd’den değil İran’dan da beslendiğini çok iyi biliyoruz. Hasılı, Mustafa islamoğlu 1997 yılında Hellman Hammett Human Rights Watch 1997 ödülünü almıştır.” imza: Burhan Yılmaz Şunu da ben ilave etmiş olayım, bilgi zayi olmasın: Edirne’li emekli asker Turgut Oğuztürk abiden dinledik. Onun tanıdığı bir albay Amerika’ya gitmiş ABD’nin davetlisi olarak. İslam’la mücadele kurumu mu ne varmış orada.. Albay demiş ki Turgut abiye “Orada bizim Yaşar Nuri hocayı da gördüm” yani yaşar Nuri Öztürk’ü !  Anlaşılan her dönemde batılı abilerinin talimatıyla Hakiki İslam aleyhine çalışan kripto hocalar her zaman var olmuştur. Onlar da gelmişler Türkiye’ye islam neferi postu içinde…

İran Şiyası ile Suud Vahabi Elele
ANALİZ , Bidat ehlini redd , Dünya Gündemi / 14 Ağustos 2022

Allah’ın El-Mudill ismiyle..  iran şiyalığı ile suudi vahabiliği arasında güçlü bir bağ var, her ikisi de Ehli Sünnet’e muhalif ve mücadele icindeler. Bu iki fırkanın İslam dünyası içindeki konumunu tespit etmek için aralarında bulunan bu ortak noktaya bakmak yeterli. Çünkü kategorize, benzerlikler ve ortak noktalar üzerinden yapılır. Vahabilik ve iran şiyalığı arasında en bariz ortak nokta: her ikisinin de mücadele alanı olarak müslüman camiayı seçmiş olmasıdır. Hak tarikat ve cemaatler, nötr, seküler, dinden hafersiz gafil kesimden insan devşirmeye, yani İslam’a adam kazanmaya çalışırken.. ..bir vahabi/sefeli ise tıpkı bir iran şii’i gibi cami cemaatine yönelir, hedef kitlesi müslümandır. koparabiliği dost, aldatmadığı müslüman ise düşman’dır ! Yani yaptıkları şey tam anlamıyla “fitne” Müslümanların cemaatini bölmek, milleti birbirine düşürmek ! Sadece bu sıfatları, bu iki güruhun “batıl” yolda olduğunu göstermeye yeter. O yüzden İslam’ın en büyük düşmanı Batı bu iki guruhtan nefret etmekle beraber varlıklarını ve çalışmalarını korurlar, önlerini açarlar. Çünkü batı bu iki fırkanın İslam ümmetini parçalayıp birliği yok edecek potansiyelde olduğunu bilir.  O yüzden Ehli sünnete dayalı bir devlet rejimine asla müsade etmeyen Seytan ordusu (batı) İran şia rejimine ve Suud vahabi rejimine ses etmez. Ve bu iki güruh (vahabi-şii) bütün dünyada yayılmacı bir politikayla dini faaliyet yürütür, her devlette mescitler…

Sarık Cübbeye Karşı Çıkanlar

Soru: Hocam beş vakit namaz kıldığı halde sarık ve cübbeye karşı olan kişinin durumu nedir ? Cevap. Allah’ın yüce Adıyla.. “Ameller niyete göredir” Fasık ve münafıkların neden karşı olduğu açıktır, onlar İslam’la İslam’a dair olan herşeyle kavgalılar. Onlar Allah’ın düşmanlarıdır. Bes vakit namaz kılan bir müslüman ise sarığa cübbeye neden karşı olabilir? Sarık cübbe Rasulullah’ın kıyafeti iken yüz binlerce alimler evliyalar imamlar bu kıyafeti bayrak gibi taşımışken..? Bu kişiler niyet ve maksadını gözden geçirmelidir, Eğer niyeti salih değilse düzeltmeli ve tevbe etmelidir Camide sarık Cübbe ile namaz kılan bir Müslüman gördüklerinde genelde şu sebeplerden karşı oldukları görülmektedir: 1) Sarık cübbe âlimlerin seyyidlerin kıyafetidir, herkes bunu kuşanamaz, kuşanmamalı” Cevap: Evet alimler, fazıl kişiler toplum içinde temeyyüz etmelidir ta ki insanlar kime tabi olacağını bilsin. Ancak bunun yordamı İslami kıyafeti âlimlere has kılıp, umum halkı frenk giysisi içine mahkum etmek değildir. Böylesi bir mahkumiyetin delili yoktur. Doğrusu alimler daha büyük sarık, daha geniş ve uzun cübbe giyerler avam ise kısa ve nispeten dar cübbe ve bir iki dolamlık hafif sarık sararlar ve böylece fark belirgin olur 2) Sarık cübbe giymeye ehil değilsiniz, hatalı işlerle bu kıyafete laf ve leke getiriyorsunuz” Cevap: Suç şahsidir. Bir kimsenin işlediği bir kabahat bir zümreye mal edilemez….

Zekeriyya Beyaz öldü. Geriye ne bıraktı ?

Zekeriyya Beyaz öldü evet bir zamanlar seküler televizyonların ekran yüzü, ramazan maskarası, verdiği fetvalarla laiklerleri sevindirip güldüren, müminleri sinirlendirip üzen Zekeriya Beyaz.. Bu yazıda 80 yıllık bedbaht bir ömrün gerisinde neler bırakıp gittiğini ibretle okuyacaksınız.  Beyaz, “Sancak” adında bir gazete çıkarıyordu. Onunla çok operasyon yapmıştı. Refah Partisi Millî Görüş hareketinin kapatılması işinde aktif rol oynamıştı. Böyle bir konuşma olmadığı halde, Erbakan’ın, 13 Mayıs 1991 günü Sivas Çermik’te partili arkadaşlarına, “RP cihad ordusudur. Cihada para vermeyen cennete gidemez’’ dediğini yazmış bu yolla partiyi gerekli mihraklara jurnallemişti. Savcı Vural Savaş da Erbakan’ın ağzından çıkmadığı halde, Sancak gazetesinde kullanılan o ifadeleri RP’nin “laiklik aleyhtarı faaliyetlerin odağı” iddiasına delil olarak kullanmış ve Parti’nin kapatılmasını sağlamıştı. Yapılanlar tam bir tiyatro, danışıklı dövüştü. Siyasette tutunamayınca, akademik kimliği üzerinden kariyer planlaması yaptı. Milletlere has Müslümanlık olmayacağı halde, “Türk Müslümanlığı” kavramını savundu. “Biz İslam’la mükellefiz, Arapların örf ve adetleri ile sorumlu değiliz” dedi.  ‘‘İslam ve Giyim Kuşam (Başörtüsü Sorununa Dini Çözüm)’’ başlıklı bir kitap yazarak tesettüre savaş açtı. “Ne türban ne pantolon, en kutsalı don…” sözleri, laikçi azınlığın diline pelesenk oldu.  Zekeriya Beyaz Kadınların mini etek ve göğüsleri tamamen açık bir şekilde namaz kılabileceği fetvasını verdi ! Erkeklerin de şortla namaz kılabileceğini söyledi. “Orucu, beyinsiz iş yapan tutsun”…

Kabe’de Tavaf ve Karma Eğitim

Allah’ın yüce Adıyla.. Kadın erkek karışık yaşamak, arada bir engel bir perde olmamak nefsi emmarenin öteden beri arzusudur. Ancak ne var ki bunun yeri cennettir. Şeriat buna dünyada musade etmez. Şeriat kadınları ayrı erkekleri ayrı ortamda tutar. Şeriatın bu kuralını delmek ve karışık eğitime bahane bulmak için şeytan akıl verir ; “Kabede bile erkek kadın karışık tavaf ediyor, bu zamanda eğitimde haremlik selamlık sevdası da neyin nesi’ deyin” demiş. Allah bu şeytanlığı Kuran’da reddeder : “Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar” (Nur:30) “Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.” (Nur:31 Yani Kabe’de bile olsak yabancı kadınlara karşı gözler neredeyse yumuk olmalı. Okulda, sınıfta kapalı gözlerle ders olmayacağına göre demekki kız-erkek karışık eğitime İslam’da fetva çıkmaz, günahtır, haramdır. Konunun şeytanla alakası şu ayeti kerimede açıklandı: “Üzerine Allah adı anılmayanlardan yemeyin. (Allah’ın adıyla başlamayan kitapları da okumayın) Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.” Enam:121. Allah her daim doğru söyler. Allah’ın bir yasağını (kızları dikizlemek) yine Allah’ın bir emri (Kabeyi tavaf etmek) ile delmeye çalışmak ancak şeytanın aklına gelebilirdi. Konuyla alakalı ilmi/aklî cevabımız : >> İslâm’da aslolan kadın ile erkeğin ayrı…

Bilime Uymayan Efsane Hadis !

Allah’ın yüce Adıyla B-ilime uymuyor diyerek nice nebevî Hadisleri inkar eden ve Allah dostlarının kerametlerini reddedenlere sorarım şu hadis hakkında ne dersiniz ? Mezhebiniz bunu da inkar etmeyi gerektirir zira :  Allah eski ümmetlerden salih bir zata öyle üstün meziyetler vermiş ki.. rüzgara emreder dilediği yöne estirirmiş, o rüzgara biner istediği yere zahmetsiz gidermiş, hayvanları, uçan kaçan kuşları hatta görünmez cinleri şeytanları emrine amade etmiş, bunlarla konuşur dillerini anlar istediği her ağır işi yaptırırmış.. Yüksek muhkem binalar, saraylar inşa ettirir, denize daldırır, inci mercan çıkarttırırmış..  Bu zatın öyle yardımcıları varmış ki göz açıp kapayıncaya kadar uzak memleketlere gider devasa ağır eşyaları anında alır getirirlermiş?  Bu zat öyle bir mülk ve saltanata nail olmuş ki tüm dünyaya sultan olmuş.. insanlara cinlere şeytanlara hayvanlara rüzgarlara ve yeryüzü hazinelerine hakim olmuş..”  Ne dersiniz bu hadis/menkıbe hakkında ?  Herhalde modernist ilahiyatçı bu hadisi “B-ilime uymuyor, cin kuş rüzgar kimsenin emrine girmez” diyerek inkar edecek..!  Vahabi sefeliler ise “bu kişiyi ilah yapmışlar.. şirk şurk!” diyerek onlar da bu menkıbeleri inkar edecektir..!  Ancak bu anlatı ne bir kul sözü, de ne uyduruk bir masal ! Bu Allah’ın ayetleriyle sabit Allah’ın peygamberi Hz. Süleyman Aleyhisselam ! İsa Erdoğan

İsyanoğlu gibi lakaplar takmak caiz mi ?

Soru: C. Taslaman için tasmalı, M. İslamoğlu için “isyanoğlu” “ifsatoğlu” dediklerini duyuyoruz. Hatta siz bir defasında”maymunoğlu” demiştiniz.. Bu türlü ifadeler babaya da hakaret değil midir ? En azından Allah Kuran’da “birbirinize kötü lakap takmayın” diyor..? Cevap Allah’ın yüce Adıyla.. M. İ.oğlunun babasını tanıyorum evet salih bir zat idi. Lise yıllarında Kayseri Develiye gitmiştik Şevki Yılmaz’ın konferansını dinlemek için. Akabinde babamlar ve diğer Milli Görüşçü arkadaşlarıyla vardık Ahmet İslamoğlu hocayı ziyaret ettik, elini öptük duasını aldık. Yaşı kemale ermişti.. halim selim muhterem bir zat idi Allah için. Önce şunu bilmek lazım. Fasık (hak yoldan çıkmış) kişilere sahip oldukları yaldızlı güzel isimleri vermeyip değiştirmek caizdir ve avam insanlar onlara kanmasın için bu gereklidir de. İmam Rabbani Mektubatta “fasıklar sıfat-ı zemimeleri ile yad edilmelidir ta ki cahiller onlara meyletmesin” demektedir. O yüzden Eflatun’dan bahsederken kendileri “Eflatun el ahmak” der.. Sonra ona “isyanoğlu, maymunoğlu” derken buradaki “..oğlu” tabiri hakikat değil, mecazdır. “Aidiyet, mensubiyet” manasında. Demek ki o söz babaya dokunmaz. Hem ona “maymunoğlu, isyanoğlu” denmesi İslamoğlu adını hak etmediği için. Benim evet onun hakkında bazı kere “maymunoğlu” dediğim vaki. Sebebi kendisi; “çamurdan yaratılmaktansa maymundan gelmiş olmayı tercih ederdim” dediği için. Şimdi bu lafı geveleyen kişi maymunoğlu olmayı hak etmiyor mu !? “Onlar hayvanlar gibidir…..

Yılbaşı Noel’den farklı Mıdır ?

Allah’ın yüce adıyla.. Soruyor, Noel Hristiyanlara ait. Fakat yılbaşı tüm dünyaya malolmuş bir kültür. Dinle bir bağlantısı yok. Ben de günah ortamlara girmeden yılbaşı süslemesi yapsam,  yeni yıla ailemle güzel vakit geçirerek girsem bunun ne mahzuru var !? Sonuçta ortada dini bir kutlama yok ? CEVAP Kim demiş bunların ayrı şey oldu !? Adı üstünde miladi yıl başı. Milad doğum günü demek. Neyin doğum günü ? Tanrı İsa’ın (!) doğum günü !  Öyle veya böyle.. Yüce Allah Kuranı Kerimde kesin bir dille Ehl-i Kitaba (Yahudi Hıristiyanlara) uymamızı yasaklar. “Sana ilim (Kuran) geldikten sonra hala onların arzularına uyarsan sana Allah’tan ne bir dostluk ne de bir yardımcı olmaz”  Allah Rasulü sas bu ayetler nazil olduktan sonra yahudi hiristiyanlara değil dini işlerde sıradan basit konularda da onlara uymaktan onlarla benzer duruma düşmekten sakınmış ve kendi sünnetini ikmal etmiştir. Kutlama “bayram” demektir. Medineli müslümanların islam öncesi örfi iki bayramları vardı. İslam bu iki bayramı iptal etti ve onlara Ramazan ve Kurban bayramlarını verdi.  Haydi diyelim ki “noel” ile “yılbaşı” ayrı şeyler olsun! Şimdi bunları kutlamayı ayrı ayrı ele alıp hükümlerini açıklayalım: Noel kutlamak: Noel nedir? Hıristiyanların sahte tanrısının doğum günü..! Bunu kutlamak elbette küfürdür. Çünkü Allahtan başka “tanrı” varlığını kabul etmiş oluyor ki…

“İnsanlar Topluca Günah işlediğinde.. El Kafi” Hadisi Uydurmadır
Bidat ehlini redd , Hadis / 17 Aralık 2020

Allah Rasulünün (salat ve selam olsun) böyle bir hadisi yok. Ne sahih kaynaklarda ne de Mevzularda. Burada kaynak gibi gösterilen El Kafi kitabı Şianın uydurma dolu hadis kitabı. İşin tuhaf tarafı bu söz orada da yok, açıp baktım, ne eski baskı PDF lerde ne de yeni dizgilerde böyle bir şii hadisi de yok. Ve ancak millet bunu hadis diye yayıyor.. Belli ki Fesbukçu bir zibidi konjöktüre bakarak bunu uydurmuş olabilir. Bu vb lafları hadis diye yaymak Rasulullaha iftiradır. “Kim bana yalan isnad ederse Cehenneme kendini hazırlasın” Mütevatir hadisi şerifi, ister olumlu ister olumsuz olsun laf uydurup “Bunu Peygamber söyledi” diyenlere Cehennemi vaad ediyor. Ne kötü bir son ! Zerre kadar Allah korkusu olan bu vb uyduruk lafları yayamaz, paylaştıysa da siler. Maalesef watsap fesbuk vb çıktığından beri birileri dinimizle alay ediyor ve piyasaya boyuna uyduruk lafı “hadis” diye servis ediyor. Bizim cahil milletimiz de lafın süsüne aldanarak hemen paylaşmaya başlıyor.. Ne vahimdir ki bunu yapanlar içinde hoca sandıklarımız da var !! Laf şu: “Yüce Allah İnsanlar topluca günah işlediklerinde, öğüt alıp tövbe etsinler diye onlara salgın bir bela gönderir miş ! Emr-i bi’l-maruf ile Nehy-i ani’l-münker (iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak ilkesini terk ettiklerinde, onları evlerinden dışarı çıkamayacakları duruma düşürür müş!…

İmamlar yatıyor bilim adamları çalışıyor mu ?

Allah’ın yüce Adıyla Yoğun korona virüs pandemi günlerinde bir islam düşmanı bir laf attı ortalığa “Imamlar yatıyor ! bilim adamları insanlığı kurtarmak için çalışıyor” dedi. Bu lakırdı üzerine: Cevap: Müslüman varlığı aleme rahmet. Dünyada müslüman kalmadığı zaman Allah kainatı yıkacak ve kâfirler için acıklı cehennem hayatı başlayacak. Ateistler komünistler laik humanistler.. kim varsa hepsi, Müslümanlar sayesinde dünyada bir lokma ekmek yiyor. Bir gram lezzetleniyor. Müslüman evinde ibadet ederken bile sizin için fayda kaynağı. Ona göre, iyi çalışın onu yaşatın ki yaşamınız devam etsin  Allah ölümü ve hayatı yaratandır. Insan ve cin Allah’a ibadet için yaratıldı. Ibadet devam ettikçe dünya devam eder. Ibadet eden kalmayınca herkes bilim filim oyun eğlence peşinde olunca Allah dünyanın pimini çekecek vee BUMM ! Dünya bitti Ahiret başladı. Herkes Allahın huzurunda hesap verecek. Iman ehli cennete küfür ehli cehenneme. Değdi mi ? Hayır Işte o patlama ikinci patlamadır ve adı heralde Bigest Bang olur.. patlamadan İslam gemisine atla. Aklın varsa Bugün deist zavallı ateist Kabe ziyareti durdu, camide cemaat olmuyor diye sevine dursun batıda gayrimüslim insanlar Allahın ibadetine susamış bir vaziyette müslümanların arkasında safa duruyor namaza iştirak ediyorlar. Bu secdeyi dünyada yapan yaptı. Yapmayanın vay başına geleceklere.. “O gün kıyamet günü ayaktan inkişaf olacak (Allah rububiyetini…

72 FIRKA KURAN İLE SAPITTI (1)

Rahman ve Kahhar Olan Allah’ın Adıyla.. Allah’ın kitabı sapıtma kitabı değil, hidayete erme kitabıdır, yolunu bulma kitabıdır (isra:9). Ancak bu Kurana ‘Yürüyen Kuran; Muhammed aleyhisselam’ın penceresinden bakmayıp nefsanî arzu ve heves deliğinden bakanlar, Allah’ın muradını lisanına almak yerine, nefsinin muradını Allah’ın lisanıyla söyletenler Kuran ile sapıtmaya mahkumdur. (Bakara:26) Istedikleri kadar kendilerine ‘ehli kuran! desinler, ‘indirilmiş dinci! desinler.. Tarihte Müslümanların yolu Ehli Sünnet’ten (Nisa:115) ayrılıp cehennem yoluna sapan 72 islâm fırkalarının tamamı Kurancılık iddiasında olmuştur. Hepsi de Kuranı başucu kitabı yaptıklarını söylemişler ve ancak Allah Rasulünün nurlu Hadislerini arkalarına attıkları için haktan ve Kurandan sapmışlardır. (Enfal:42) Işte Kuran ile sapıtanların örnekleri: • Hariciler: İşit’in ataları olan hariciler çok kuran okuyan çok ibadet eden, kelimenin tam anlamıyla halisane Kurancı bir firka idi. Bunlar Hz Aliyi haşa tekfir ederken Hz Alinin Kur’an ile amel etnedigi gerekçesini one sürmüşler, Hz Ali buna son derece kızarak “Kuran Benim” demek zorunda kalmıştır. • Yine Hz Alinin karşısına Amr b As komutasında çıkan ordu Hz Ali taraftarlarını şaşırtmak için mızrakların uçlarına Kuran sahifeleri saplamışlar, Hz Ali’nin içtihatlarına karşı güya Kuran ile karşılık vermişler idi. • Mutezile: Bugünkü reformist, indirilmiş dinciler’in ataları olan ‘Mutezile fırkası’ da Hadislere değil yalnız Kuran’a ve akla öncelik veren bir tayfa idi. Kuranı…

Cumaya Açılan: YENİKAPI

Allahın El-Vahid ismi şerifi ile.. Cuma toplanmak bir araya gelmek demektir. Hafta boyu mahalle camisinde, kendi evinde, işyerinde dağınık şekilde namazlarını kılan müslümanlar Cuma günü toplanır, bir araya gelirler. Cumanın hikmeti de budur: bir araya gelme, Dağınıklığı giderme. Bu sebeple bir şehirde yalnız bir yerde kılınır” demiş İslam Müctehitleri. Cuma namazı akabinde 4 rekat kılınan son öğle namazı ‘zuhru ahir‘ Vehbi Zuhayl’in kaleme aldığı Islam Fıkhı kitabında ‘Hanefi mezhebince vacip’ olduğu kayıtlıdır. Sebebi, bu zamanda cuma namazı şartlarına riayet edilmediği.. Bu şartlardan biri: “bir şehirde yalnızca bir yerde kılınması gerektiği” Zuhr-i ahir’i inkar eden, ihmal eden kesim yıllarca şöyle dediler : “şehirler artık çok kalabalık koca İstanbulu bir yerde nasıl toplayacaksın! Bu yüzden bu zamanda bu şart düşer ve her camide cuma kılmak geçerli olur! Öyle ise artık zuhru ahir kılmak gerekmez!” Bu izah bazılarımıza mantıklı geldi ve hemen zuhr-u ahir kılmayı terkettik. Hatta Kayseri İzmir gibi bazı illerde Müftülük eliyle zuhr-u ahir namazı cebren iptal edildi.. Bu iptalciler ve ihmalciler büyük yanılgı içinde idiler. 7 ağustos 2016 Yenikapı mitingi bunu açıkça gösterdi. “Zuhru Ahir kılmak vacip” diyenlerin isabetli olan taraf olduğunu da böylece isbat etti. Yenikapı Mitingi  Haberler bu yönde “Dün 5 milyon insan Cumhurbaşkanı çağrısıyla Yenikapı miting alanında…